Tedbir Nafakası: Dava Sürerken Geçim ve Kusurun Rolü
25 Temmuz 2026

Tedbir Nafakası: Dava Sürerken Geçim ve Kusurun Rolü

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası süresince eşin ve çocukların geçimini koruyan geçici bir nafakadır ve hükmedilirken kusura bakılmaz (TMK 169). Hâkim talep olmasa bile re’sen hükmedebilir; sadece kadın değil, ekonomik gücü yetersiz erkek de alabilir. Bu rehberde tedbir nafakasının şartlarını, kusurun rolünü, başlangıç-bitiş zamanını ve tahsilini yalın bir dille açıklıyoruz.

⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).

Boşanma davası sürerken geçiminiz mi tehlikede?

Tedbir nafakası talebi ve tahsili konusunda haklarınızı netleştirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Tedbir nafakası nedir?

Boşanma veya ayrılık davası açıldığında, dava aylarca, hatta yıllarca sürebilir. Bu süreçte ekonomik olarak zayıf olan eşin ve çocukların mağdur olmaması için kanun geçici bir koruma getirmiştir: tedbir nafakası. TMK 169 şöyle der: “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.”

Mantığı basittir: boşanma kararı kesinleşene kadar evlilik hukuken devam eder; dolayısıyla eşlerin birbirine ve çocuklara karşı bakım yükümlülüğü de sürer. Tedbir nafakası, bu yükümlülüğün dava süresindeki somut karşılığıdır.

En kritik kural: Kusura bakılmaz

Tedbir nafakasının en önemli ve en çok yanlış bilinen özelliği budur: hükmedilirken eşlerin kusur durumu hiç dikkate alınmaz. Yani “sen kusurlusun, nafaka alamazsın” denemez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına göre, kusurlu eş, hatta aldatan eş bile, yoksulluğa düşecek olması ihtimaline binaen tedbir nafakası alabilir. Bunun nedeni, tedbir nafakasının bir “ödül” veya “ceza” olmaması; sadece henüz sonlanmamış aile birliği içinde geçimi koruyan geçici bir önlem olmasıdır. Kusur tartışması, davanın esasında (boşanma, tazminat) yapılır; tedbir nafakasına etkisi yoktur.

Hâkim talep olmadan da hükmedebilir (re’sen)

TMK 169’daki “re’sen” ibaresi çok önemlidir: hâkim, taraflardan bir talep gelmese bile, davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri kendiliğinden almakla yükümlüdür. Yani ekonomik olarak güçsüz eş veya çocuk lehine, talep olmasa dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.

Yine de uygulamada, dava dilekçesinde tedbir nafakasını açıkça talep etmek faydalıdır; çünkü bu, miktarın belirlenmesi ve gerekli ekonomik delillerin (SGK kaydı, banka hareketleri, gider belgeleri) dosyaya girmesi açısından süreci hızlandırır.

Cinsiyet ayrımı yoktur

Toplumda tedbir nafakasını yalnızca kadınların alabileceği gibi yaygın bir yanılgı vardır. Oysa kanunda cinsiyet ayrımı yapılmamıştır. Ekonomik gücü yetersiz olan erkek eş de tedbir nafakası talep edebilir. Erkek, çalışmadığını ve geliri olmadığını kesin delillerle kanıtlar ve diğer şartlar da mevcutsa, geliri olan kadından tedbir nafakası alabilir. Belirleyici olan cinsiyet değil, taraflar arasındaki ekonomik güç dengesidir.

İki tarafın da geliri varsa?

Her iki eşin de gelirinin bulunması, tedbir nafakasına hükmedilmesini otomatik olarak engellemez. Yargıtay’a göre dikkate alınan esas, tarafların gelirlerinin varlığı değil, ekonomik güçleri arasındaki dengedir. Eğer eşlerin ekonomik güçleri birbirine yakınsa, nafaka hiç verilmeyebilir veya düşük belirlenebilir. Ancak gelir farkı belirginse, geliri olan eş lehine bile uygun miktarda nafaka takdir edilebilir. Nafaka yükümlüsünün işsiz, tutuklu veya asker olması da yükümlülüğü kural olarak ortadan kaldırmaz; olsa olsa miktarı etkiler.

Başlangıç, bitiş ve dönüşüm

Tedbir nafakasına davanın açıldığı tarihten itibaren hükmedilir ve boşanma/ayrılık kararı kesinleşene kadar devam eder. Karar kesinleştiğinde tedbir nafakası ya tamamen sona erer ya da niteliği değişerek devam eder:

  • Eş için: Koşulları varsa “yoksulluk nafakası”na (TMK 175) dönüşür.
  • Çocuk için: “İştirak nafakası”na dönüşür ve çocuğun ergin olmasına kadar sürebilir.

Bir mali kolaylık: boşanma ile birlikte talep edilen tedbir nafakası, boşanmanın fer’i (eki) niteliğinde olduğundan ayrıca harca tabi değildir.

Tahsil ve artırım

Mahkemenin tedbir nafakasına ilişkin ara kararı icra takibine konu edilebilir; nafaka ödenmezse bu ara karara dayanarak ilamsız icra takibi başlatılabilir. Faiz, nafakaya hükmedilen ara karar tarihinden itibaren işlemeye başlar. Ayrıca yargılama sürerken ihtiyaçlar değişirse (örneğin çocuğun eğitim/sağlık giderleri artarsa), nafaka miktarının artırılması her zaman talep edilebilir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Başlangıç Tarihi: Üç Farklı Senaryo

Tedbir nafakasının hangi tarihten itibaren işleyeceği, uygulamada en çok ihtilaf doğuran husustur. Birikmiş alacağın hesabı bu tarihe bağlıdır.

SenaryoBaşlangıç
Dava dilekçesinde talep edilmişKural olarak dava tarihi
Sonradan ayrı dilekçeyle istenmişKural olarak talep tarihi — geriye dönük işlemez
Hâkim kendiliğinden hükmetmişKararda belirtilen tarih; belirtilmemişse karar tarihi tartışma konusu olur

Bu tablo, talebin neden geciktirilmemesi gerektiğini açıklar. Dava dilekçesinde istenmeyen tedbir nafakası, sonradan talep edildiğinde aradaki dönem için alınamaz. Boşanma davası bir yıl sürmüş ve nafaka altıncı ayda istenmişse, ilk altı ay kaybedilmiş olur. Bu nedenle nafakaya ihtiyaç bulunmasa dahi, dava dilekçesinde talebin yer alması — miktar düşük tutulsa bile — sonraki artırım imkânını açık tutar.

Kararda başlangıç tarihinin açıkça yazılması da önemlidir. İcra takibinde birikmiş alacağın hesabı bu tarihe göre yapılır; belirsizlik, takibe itirazın gerekçesi hâline gelir.

Eş ve Çocuk İçin Ayrı Hesap

Tedbir nafakası tek bir kalem değildir. Eş için ve her çocuk için ayrı tutar belirlenmesi, ilerideki aşamalar bakımından belirleyicidir.

  1. Dönüşüm kolaylaşır. Boşanma kesinleştiğinde eş için olan kısım sona erer, çocuk için olan kısım iştirak nafakasına dönüşür. Tutarlar ayrı belirlenmemişse, hangi kısmın devam edeceği tartışmalı hâle gelir.
  2. Kısmi değişiklik mümkün olur. Yalnızca bir çocuğun ihtiyacı değiştiğinde, tüm tutarın yeniden belirlenmesi gerekmez.
  3. Kusur tartışmasından etkilenmez. Çocuk için olan kısım, eşe ilişkin kusur değerlendirmesinden bağımsızdır.
  4. İcra takibinde netlik sağlar. Birikmiş alacağın hangi kalem için olduğu belirgin olur.

Bu nedenle dilekçede “aylık X TL tedbir nafakası” yerine, “eş için aylık X TL, [çocuk adı] için aylık Y TL” biçiminde talep kurulmalıdır.

Dava Reddedilirse veya Uzarsa Ne Olur?

Tedbir nafakasının kaderi, boşanma davasının sonucuna göre değişir. Üç ihtimal vardır:

SonuçTedbir nafakasının akıbeti
Boşanmaya karar verilirKesinleşmeyle sona erer; hükümde kararlaştırılmışsa yoksulluk ve iştirak nafakası devreye girer
Dava reddedilirEvlilik devam eder; eşlerin birbirine bakım yükümlülüğü sürdüğünden, birliğin korunmasına ilişkin hükümler kapsamında nafaka talep edilebilir
Dava uzar veya kanun yoluna giderKarar kesinleşene kadar devam eder — istinaf ve temyiz süresince ödeme yükümlülüğü sürer

Üçüncü satır en çok kaçırılan noktadır. İlk derece mahkemesinin boşanma kararı vermesi, tedbir nafakasını sona erdirmez. Karar kesinleşene kadar ödeme devam eder; kanun yoluna başvurulmuşsa bu süre yıllara yayılabilir. “Boşandık, artık ödemem gerekmiyor” düşüncesiyle ödemenin kesilmesi, birikmiş alacak ve icra takibi doğurur. Ödemenin ne zaman duracağı, kesinleşme şerhi ile belirlenmelidir.

Tahsil: Birikmiş ve İşleyecek Nafaka Birlikte Takip Edilir

Ödeme aksadığında izlenecek yol nettir; ancak takibin nasıl kurulacağı sonucu etkiler.

  • İlamlı icra takibi. Tedbir nafakasına ilişkin ara karar, ilam niteliğindedir ve doğrudan takibe konulabilir.
  • Birikmiş + işleyecek. Takip talebinde hem geçmiş dönem alacağı hem de ileride işleyecek aylık nafaka birlikte gösterilmelidir. Böylece her ay yeniden takip açma zorunluluğu ortadan kalkar.
  • Maaş haczi. Nafaka alacakları bakımından öncelikli ve daha geniş kapsamlı uygulanır.
  • Şikâyet ve tazyik hapsi. Nafaka alacağına özgüdür; ancak kanuni süre içinde şikâyette bulunulmalıdır. Süre kaçırıldığında bu yol kapanır, alacak icra takibiyle takip edilmeye devam eder.

Artırım talebi bakımından bir kolaylık daha vardır: tedbir nafakasının artırılması için ayrı dava açılmasına gerek yoktur; talep, görülmekte olan boşanma davasına bakan mahkemeye dilekçeyle sunulur. Aynı şekilde azaltma talebi de aynı dosyaya yöneltilir. Ancak her iki hâlde de, karar verilene kadar mevcut tutarın ödenmesi zorunludur.

Tedbir nafakası talep dilekçesinin nasıl kurulacağı ve miktar için sunulacak veriler için tedbir nafakası dilekçesi rehberimize, dört nafaka türünün karşılaştırması ve tahsil rejimi için nafaka türleri rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Maddenin Dört Alanı ve “Re’sen” Kaydı: TMK m.169

Tedbir nafakasının dayanağı olan hüküm kısa ama yoğundur; içinde dört alan ve iki belirleyici ifade barındırır.

TMK m.169’a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.

Birinci ifade — “dava açılınca”. Önlem için duruşma günü beklenmez; dava açıldığı anda hâkimin yetkisi doğar. Bu nedenle tedbir talepleri dava dilekçesinde yer aldığında, tensip aşamasında karara bağlanabilir.

İkinci ifade — “re’sen”. Hâkim bu önlemleri talep olmasa dahi alır. Bu, tedbir nafakasını diğer nafaka türlerinden ayıran temel özelliktir; örneğin yoksulluk nafakası ancak istem üzerine hükmedilir.

Dört alan. Madde önlemleri sayarken “özellikle” demektedir; yani sayım sınırlayıcı değildir. Sayılan alanlar şunlardır: barınma, geçim, eşlerin mallarının yönetimi ve çocukların bakım ve korunması.

Uygulamadaki karşılıkları: geçim alanında tedbir nafakası; çocuklar bakımından geçici velâyet ve geçici kişisel ilişki; barınma bakımından konuttan yararlanma; malların yönetimi bakımından ise tasarruf yetkisinin sınırlanması.

Yine de talep edilmeli. Re’sen alınabilmesi, talebin yazılmamasını gerektirmez. İhtiyaç ve malî duruma ilişkin veriler dosyaya sunulmadıkça değerlendirme somutlaşmaz; miktar da bu verilere göre belirlenir.

UnsurAnlamı
“Dava açılınca”Duruşma beklenmez
“Re’sen”Talep olmasa da alınır
“Özellikle”Sayım sınırlayıcı değil
1. alanBarınma
2. alanGeçim — tedbir nafakası
3. alanMalların yönetimi
4. alanÇocukların bakım ve korunması

Kusur Neden Aranmaz? Dayanak: TMK m.185

“Kusurluysam nafaka alamam” düşüncesi, tedbir nafakası bakımından yanlıştır. Sebebi, bu nafakanın hangi yükümlülükten doğduğudur.

Dayanak — TMK m.185: eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Tedbir nafakası, bu yardım yükümlülüğünün yargılama süresince devam etmesinin malî karşılığıdır.

Yükümlülük ne zaman sona erer? Evlilik birliği, boşanma hükmü kesinleşinceye kadar devam eder. Dava açılmış olması evliliği sona erdirmez; dolayısıyla yardım yükümlülüğü de sürer. İşte kusurun aranmamasının sebebi budur: yükümlülüğün kaynağı kusur değil, evlilik bağının kendisidir.

Karşılaştırma — kusurun arandığı hükümler. Boşanmanın malî sonuçlarında kusur belirleyicidir: TMK m.174/1 uyarınca maddî tazminat kusursuz veya daha az kusurlu tarafa; m.174/2 uyarınca manevî tazminat kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa tanınır. TMK m.175 uyarınca yoksulluk nafakası ise kusuru daha ağır olmamak koşuluyla istenebilir.

Görüldüğü gibi bu üç hüküm de boşanmadan sonrası içindir. Tedbir nafakası ise evlilik sürerken uygulandığından bu ölçütlere tâbi değildir.

Cinsiyet ayrımı da yoktur. Madde metni “eşlerin barınmasına, geçimine” demektedir; hangi eşin talep edeceğine ilişkin bir sınır getirmez. İhtiyaç ve ödeme gücü ölçütü her iki eş için aynı biçimde işler.

Miktarın ölçütü — TMK m.4: kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. İki tarafın da geliri varsa, karşılaştırma bu ilke çerçevesinde yapılır.

TalepKusur ölçütüDönem
Tedbir nafakasıAranmazDava süresince
Maddî tazminatKusursuz veya daha az kusurluBoşanmadan sonra
Manevî tazminatKişilik hakkı saldırısıBoşanmadan sonra
Yoksulluk nafakasıKusuru daha ağır olmamakBoşanmadan sonra
DayanakTedbir nafakasında m.185 yardım yükümlülüğü

Başlangıç, Bitiş ve Dönüşüm

Tedbir nafakasının hangi tarihten başlayıp ne zaman biteceği, dosyanın malî sonucunu doğrudan belirler.

Başlangıç. Kural olarak tedbir nafakası dava tarihinden itibaren hüküm doğurur. Talep sonradan ileri sürülmüşse, talep tarihi esas alınır. Bu nedenle tedbir talebinin dava dilekçesinde yer alması, geçmişe dönük hak kaybını önler.

Bitiş. Tedbir nafakası, boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam eder. Sebebi yine dayanağındadır: evlilik birliği kesinleşmeye kadar sürdüğünden, yardım yükümlülüğü de o ana kadar işler.

Dönüşüm. Kesinleşmeyle birlikte tedbir nafakası sona erer. Boşanma sonrası dönem için hükmedilmiş bir yoksulluk nafakası varsa, ödeme yükümlülüğü TMK m.175 çerçevesinde devam eder. Çocuk bakımından ise iştirak nafakası devreye girer; bunun dayanağı TMK m.182/2‘dir: velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

Talep edilmezse dönüşüm olmaz. Tedbir nafakası kendiliğinden yoksulluk nafakasına dönüşmez. Boşanma sonrası nafaka isteniyorsa, bu ayrıca talep edilmelidir; aksi hâlde kesinleşmeyle birlikte ödeme sona erer ve sonradan TMK m.178‘deki bir yıllık süre işlemeye başlar.

Dava reddedilirse. Boşanma davasının reddi, tedbir nafakasının geçmişe dönük olarak geçersiz olduğu anlamına gelmez; önlem, yürürlükte olduğu dönem bakımından geçerliliğini korur. Ret kararının kesinleşmesiyle birlikte önlem sona erer.

Dava uzarsa. Yargılama uzadıkça koşullar değişebilir. Tedbir nafakası bir ara kararla hükmedildiğinden, mahkeme verdiği ara kararla bağlı değildir; miktarın artırılması, azaltılması veya kaldırılması yargılama sürerken istenebilir. Talep, değişikliği gösteren somut verilerle desteklenmelidir.

KonuKural
BaşlangıçDava tarihi; sonradan istenmişse talep tarihi
BitişHükmün kesinleşmesi
Sonrası — eşYoksulluk nafakası (m.175) — ayrıca istenmeli
Sonrası — çocukİştirak nafakası (m.182/2)
Dava reddedilirseGeçmiş dönem geçerli kalır
Dava uzarsaAra karardan dönülebilir

Tahsil: Karar Yeterli Değildir

Tedbir nafakası kararı verilmiş olması ödemeyi sağlamaz. Tahsil, kendi kurallarına tâbi ayrı bir aşamadır ve nafaka alacakları burada ayrıcalıklı bir rejime sahiptir.

İlamlı icra. Tedbir nafakası kararı ilamlı icra yoluyla takip edilir. Takip talebinde birikmiş nafaka ile işleyecek nafaka birlikte gösterilebilir; böylece her ay için ayrı takip açmak gerekmez.

Borçlunun alanı dardır. İlamlı icrada, ilamsız takipteki gibi icra dairesine itiraz ederek takibi durdurmak mümkün değildir. Borçlunun yolu icranın geri bırakılmasıdır ve bu talep icra mahkemesine yöneltilir.

Sınırlı sebepler — İİK m.33. Borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borcun zamanaşımına uğradığı, imhal edildiği (süre verildiği) veya itfa edildiği (ödendiği) itirazında bulunabilir. Bu sebepler sınırlı sayıdadır; nafaka miktarının yüksekliği gibi esasa ilişkin itirazlar bu yolda dinlenmez.

İspat rejimi katıdır. İtfa ve imhal iddiaları kural olarak noterlikçe düzenlenmiş veya tasdik edilmiş belge ya da alacaklının ikrarı ile ispatlanır. “Elden ödedim” beyanı bu ölçütü karşılamaz. Bu nedenle nafaka ödemeleri banka üzerinden ve açıklamalı yapılmalıdır; bu kayıt, ödeyen tarafı da korur.

Nafakaya özgü güvence. Nafaka verilmesine ilişkin bir hükmün temyiz edilmesi ilâmın icrasını durdurmadığı gibi, teminat karşılığında dahi nafaka ilâmının icrasının durdurulmasına karar verilemez.

Ödenmezse — İİK m.344. Nafaka hükmüne uymayan borçlu bakımından bu madde devrededir; nafaka borcunun ödenmemesi, kanunda öngörülen usul ve süreler içinde şikâyet üzerine tazyik hapsi yaptırımını gündeme getirir. Şikâyet icra ceza mahkemesine yapılır.

Görev ve yetki. Nafakaya ilişkin talepler aile mahkemesinde görülür. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında ise TMK m.177 uyarınca yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.

KonuKural
Takip yoluİlamlı icra; birikmiş + işleyecek birlikte
Borçlunun yoluİcra mahkemesinde geri bırakma — 7 gün
Sebeplerİtfa, imhal, zamanaşımı
İspatNoter belgesi veya alacaklının ikrarı
Tehiri icraTeminatla dahi mümkün değil
ÖdenmezseİİK m.344 — tazyik hapsi

Eş ve Çocuk İçin Neden Ayrı Kalem Yazılmalı?

Tedbir nafakası tek bir rakam olarak istendiğinde sonradan sorun çıkar. Eş ve çocuk için istenen tutarlar ayrı kalemler hâlinde gösterilmelidir.

Dayanakları farklıdır. Eş için istenen tutar TMK m.185‘teki yardım yükümlülüğüne dayanır ve boşanma hükmünün kesinleşmesiyle sona erer. Çocuk için istenen tutar ise bakım borcuna dayanır ve kesinleşmeden sonra da iştirak nafakası olarak devam eder.

Ölçütleri farklıdır — TMK m.330: nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir; ayrıca çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. Eş için yapılan değerlendirmede ise ihtiyaç ve ödeme gücü karşılaştırması esastır.

Sona ermeleri farklıdır. Kesinleşmeyle birlikte eş için ödenen tutar sona erer; çocuk için ödenen tutar ise kesintisiz devam eder. Kalemler ayrılmamışsa, hangi tutarın devam edeceği tartışmalı hâle gelir ve icra aşamasında uyuşmazlık doğar.

Değişiklik yolları da farklıdır. Çocuk nafakası bakımından TMK m.331 devrededir: durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Eş nafakası bakımından ise boşanma sonrası dönem için TMK m.176/4 uygulanır.

Birden çok çocuk varsa. Her çocuk için ayrı tutar istenmesi yerinde olur; çünkü çocuklardan biri ergin olduğunda yalnız ona ilişkin kalem sona erer.

 Eş içinÇocuk için
Dayanakm.185 yardımBakım borcu
KesinleşinceSona ererDevam eder
Ölçütİhtiyaç ve ödeme gücüm.330 — çocuğun gelirleri dâhil
Değişiklikm.176/4m.331
Birden çok çocuktaHer çocuk için ayrı tutar

Sıkça Sorulan Sorular

Tedbir nafakası nedir?

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası süresince eşlerin geçimini ve çocukların bakımını sağlamak için mahkemece hükmedilen geçici bir nafakadır (TMK 169). Boşanma kararı kesinleşene kadar evlilik hukuken devam ettiğinden, eşlerin birbirine ve çocuklara karşı bakım yükümlülüğü sürer; tedbir nafakası bu yükümlülüğün dava süresindeki karşılığıdır.

Tedbir nafakası için kusurlu olmak engel mi?

Hayır. Bu, tedbir nafakasının en kritik özelliğidir: hükmedilirken eşlerin kusuru dikkate alınmaz. Yargıtay’a göre kusurlu eş, hatta aldatan eş bile, yoksulluğa düşecek olması ihtimaline binaen tedbir nafakası alabilir. Çünkü tedbir nafakası bir ‘ceza’ değil, dava süresince geçimi koruyan geçici bir önlemdir.

Tedbir nafakası talep etmek zorunda mıyım?

Hayır. TMK 169’daki ‘re’sen’ ibaresi gereği hâkim, talep olmasa bile gerekli geçici önlemleri kendiliğinden almakla yükümlüdür ve ekonomik olarak güçsüz eş veya çocuk lehine tedbir nafakasına hükmedebilir. Yine de uygulamada dilekçeyle açıkça talep etmek, miktarın ve delillerin doğru değerlendirilmesi açısından faydalıdır.

Tedbir nafakasını sadece kadın mı alır?

Hayır, kanunda cinsiyet ayrımı yoktur. Toplumda yaygın inanışın aksine, ekonomik gücü yetersiz olan erkek de tedbir nafakası talep edebilir. Erkek eş, çalışmadığını ve geliri olmadığını kanıtlar ve diğer şartlar da varsa, geliri olan kadından tedbir nafakası alabilir. Belirleyici olan cinsiyet değil, ekonomik güç dengesidir.

Benim de gelirim var, yine de nafaka alabilir miyim?

Mümkündür. Yargıtay’a göre her iki tarafın da gelirinin bulunması tedbir nafakasına hükmedilmesini otomatik olarak engellemez; bakılan şey tarafların ekonomik güçleri arasındaki dengedir. Tarafların gelirleri birbirine yakınsa nafaka verilmeyebilir veya düşük belirlenebilir; ama gelir farkı belirginse, geliri olan eş lehine bile uygun miktarda nafaka takdir edilebilir.

Tedbir nafakası ne zaman başlar, ne zaman biter?

Tedbir nafakasına davanın açıldığı tarihten itibaren hükmedilir ve boşanma/ayrılık kararı kesinleşene kadar devam eder. Boşanma kararı kesinleştiğinde tedbir nafakası ya tamamen sona erer ya da niteliği değişerek devam eder: eş için ‘yoksulluk nafakası’, çocuk için ‘iştirak nafakası’ biçimine dönüşür.

Tedbir nafakasını ödemeyen eşe ne yapabilirim?

Mahkemenin tedbir nafakasına ilişkin ara kararı, icra takibine konu edilebilir. Nafaka ödenmezse, bu ara karara dayanarak ilamsız icra takibi başlatıp tahsil yoluna gidebilirsiniz. Ayrıca yargılama sürecinde ihtiyaçlar değişirse (örneğin çocuğun giderleri artarsa), nafaka miktarının artırılması her zaman talep edilebilir.

Boşanma sürecinde nafaka haklarınız için yanınızdayız

Tedbir nafakası talebi, miktarı ve tahsili için uzman bir aile hukuku avukatıyla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk