Boşanma Davası Sürerken Sadakat Yükümlülüğü Devam Eder mi? Dava Sırasında Yeni İlişki
24 Temmuz 2026

Boşanma Davası Sürerken Sadakat Yükümlülüğü Devam Eder mi? Dava Sırasında Yeni İlişki

“Dava açtım, artık evli sayılmam. İstediğim gibi yaşayabilirim.” — Bu ifade, boşanma davası süresince duyduğumuz en yaygın yanılgılardan biridir. Türk hukukunda evlilik birliği ve onunla birlikte gelen sadakat yükümlülüğü, boşanma kararının kesinleşmesine kadar sürer. Dava açılmış olması evlilik statüsünü sona erdirmez; dolayısıyla sadakat de sona ermez. Bu rehber, kuralı Yargıtay çizgisiyle netleştiriyor; dava sürerken sadakat ihlalinin kusur, tazminat ve yeni dava boyutlarını ayırıyor. Zinanın maddi çerçevesi için bu rehbere, ispatı için şu yazıya, affetmenin dava üzerindeki etkisi için şu rehbere bakabilirsiniz.

⚖️ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: “…boşanma davasının açılmış olması nasıl ki eşlerin birbirlerine karşı olan sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyorsa…” (HGK 10.11.2022, E.2020/2-367, K.2022/1497). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de sadakat yükümlülüğünün ayrı yaşanan dönemde dahi boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam ettiğini belirtmiştir (Y2HD 07.03.2012, E.2011/8624, K.2012/5010).

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Kural: Sadakat, Kesinleşmeye Kadar Sürer

TMK m.185 evlilik birliğinin temel ilkelerini sayar: eşler, birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür (m.185/2); birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır (m.185/3). Bu yükümlülük statik bir kalıp değil; evlilik birliği yaşadıkça yaşayan bir borçtur. Evlilik birliği ise dava açıldığında değil, boşanma kararı kesinleştiğinde sona erer. Yerel mahkeme kararı yeterli değildir; istinaf ve gerektiğinde temyiz aşamalarının tamamlanması aranır. Bu nedenle dava sürerken taraflar hâlâ hukuken evlidir ve sadakat borcu tam olarak işler.

Yaygın Yanlış Anlama: “Yargıtay İçtihat Değiştirdi”

Bazı hukuk çevrelerinde Yargıtay 2. HD’nin “her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir; dava tarihinden sonra oluşan olaylar hükme esas alınamaz” formülünün, sadakat borcunun dava anında sona ermesi olarak yorumlandığı görülür. Bu okuma hatalıdır. Yargıtay burada bir maddi hukuk kuralı değil, usul hukuku ilkesi ifade eder: her dava açıldığı tarihteki şartlara göre sonuçlandırılır; dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar, ıslah yoluyla dahi eldeki davada taraflara kusur olarak yüklenemez (HGK 15.11.2022, E.2020/362, K.2022/1514). Bu olaylar için yeni bir dava açılır ve birleştirme istenir (Y2HD 22.06.2015, E.2014/28212, K.2015/13216). Aynı Hukuk Genel Kurulu, boşanma davasının açılmasının sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını da açıkça vurgulamıştır (HGK 10.11.2022, E.2020/2-367, K.2022/1497).

Dava Sürerken Sadakat İhlalinin Sonuçları

Kusur cephesinin ağırlaşması — yeni davada. Dava açıldıktan sonra yaşanan ilişki eldeki davada kusur olarak yüklenemez. Ancak bu olgulara dayanılarak açılan yeni dava eldeki davayla birleştirilirse kusur değerlendirmesi birlikte yapılır; ayrı yaşayan ve dava aşamasındaki bir eşin başka bir ilişki yaşaması eşit kusur dengesini bozabilir. Bu, tazminat ve nafaka sonucunda somut fark yaratır.

Maddi ve manevi tazminat riski. Kişilik hakkının ihlali kapsamında TMK m.174/2 uyarınca manevi tazminat talepleri güçlenir. Bu talep de dava sonrası olaylar bakımından yalnız yeni (birleşen) davada ileri sürülebilir: Yargıtay, dava tarihinden sonraki sadakatsizliği esas alarak eldeki davada kurulan kusur ve tazminat hükmünü bozmuştur (Y2HD 22.06.2015, E.2014/28212, K.2015/13216). Tazminatın çerçevesi için bu rehbere bakın.

Yoksulluk nafakası talebine etki. TMK m.175 uyarınca yoksulluk nafakasına hükmedilirken kusur karşılaştırması yapılır; sadakatsizliği usulüne uygun biçimde ileri sürülüp ispatlanan taraf, “kusuru daha ağır olmamak” ölçütünde kaybeder ve yoksulluk nafakası talep hakkı ortadan kalkabilir.

Zina davası riski. Cinsel ilişkiyle sonuçlanan sadakatsizlik, TMK m.161 kapsamında ayrı bir zina davasına konu olabilir. Karşı taraf bu yolu tercih ederse mevcut dosyayla birleştirilme talebi de gündeme gelir.

Velayet üzerinde dolaylı etki. Sadakat ihlali doğrudan velayet ölçütü değildir; ancak yaşam düzenindeki değişiklikler, çocuğun üstün yararı incelemesinde dolaylı olarak değerlendirilebilir.

İhlali Dava Dosyasına Nasıl Taşıyabilirsiniz?

Dava tarihinden sonra gerçekleşen olayları mevcut davada dinletemezsiniz: her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir ve Hukuk Genel Kurulu’na göre bu olaylar ıslah yoluyla dahi eldeki davaya eklenemez (HGK 15.11.2022, E.2020/362, K.2022/1514). İki yol var:

1) Yeni dava + birleştirme. Sadakat ihlaline dayalı ayrı bir dava açar, mevcut boşanma davasıyla birleştirilmesini istersiniz. Aynı olaylar iki dosyada değil tek dosyada işlenir; kusur değerlendirmesi bütüncül yapılır. Karşı davanın süre ve şartları için bu rehbere göz atın.

2) Sonradan ayrı tazminat talebi — belirsiz yol. Boşanma kesinleştikten sonra, dava sırasında yaşanan sadakatsizlik nedeniyle eşe karşı genel hükümlere (TBK m.58) dayanan bir manevi tazminat talebinin kabul edilip edilmeyeceği tartışmalıdır; TMK m.174 yalnız boşanmaya sebep olan olaylar için tazminat öngörür. Birlikte olunan üçüncü kişiye karşı ise manevi tazminat istenemez (YİBBGK 06.07.2018, E.2017/5, K.2018/7). Bu nedenle hak kaybı yaşamamanın güvenli yolu, dava derdestken yeni dava açıp birleştirme istemektir.

Karşı Cephe: Sadakat İhlaliyle Suçlanıyorsanız

Sadakat ihlali iddiasına karşı savunmanız için önce delil rejimini kontrol edin: karşı tarafın sunduğu deliller hukuka uygun mu (HMK m.189/2), yoksa şifre kırma veya casus yazılım gibi TCK m.132-134 kapsamındaki yollarla mı elde edilmiş? Delilin hukuka aykırılığı hükme esas alınmasını engeller; bu ayrım için bu rehbere bakın. Aynı zamanda karşı tarafın “affetmiş” olabileceği argümanlarını da değerlendirin: barışma denemesi, ortak konuta dönüş, birlikte tatil gibi olgular varsa af savunması gündeme gelebilir.

Pratik Sonuç

Dava açtınız diye evli olmaktan çıkmıyorsunuz; boşandığınıza dair belge, kesinleşme şerhli hükümdür. Bu şerh gelene kadar sadakat borcunuz sürer ve ihlaliniz hem mevcut dosyada hem sonraki taleplerde kusurunuza yazılır. Yeni bir ilişki başlatmak istiyorsanız hukuki güvenlik, boşanma hükmünün kesinleşmesini beklemektir.

Dava sürerken yeni ilişki — dosyanız için ciddi bir soru.
Hukukçular Evi Ankara — kusur, tazminat ve dava birleştirme stratejisi için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Boşanma sürecinde doğru adımı atmak önemlidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İki Ayrı Düzlem: Maddi Hukuk ve Usul Hukuku

Bu konudaki bütün karışıklık, iki farklı sorunun tek soru sanılmasından doğar. Ayrı ayrı sorulduğunda tablo netleşir.

SoruCevap
Dava açılınca sadakat yükümlülüğü sona erer mi?
(maddi hukuk)
Hayır. Evlilik birliği, boşanma kararının kesinleşmesine kadar sürer; yükümlülük de devam eder
Dava tarihinden sonraki eylem, eldeki davada kusur sayılır mı?
(usul hukuku)
Kural olarak hayır. Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir; davadan sonra oluşan vakıalar görülmekte olan davada hükme esas alınamaz
O hâlde bu eylem hiç sonuç doğurmaz mı?Doğurur. Ayrı bir davaya konu olabilir; ayrıca tazminat talepleri bakımından değerlendirilebilir

“Yargıtay içtihat değiştirdi, artık sadakat yok” yorumu hatalıdır. Söz konusu kararlar, sadakat yükümlülüğünün ortadan kalktığını değil; dava tarihinden sonraki eylemlerin eldeki dosyada kusur incelemesine konu edilemeyeceğini söyler. Yükümlülük yerinde durur, yalnızca hangi dosyada değerlendirileceği değişir. Bu ayrımın kaçırılması, “nasıl olsa sonucu yok” varsayımıyla hareket edilmesine ve ağır sonuçlara yol açar.

Uygulamada farklı kararlar da bulunduğu belirtilmelidir: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nüfus kaydı ve soybağı hükmü gibi güçlü delillerle desteklenen dava sonrası sadakatsizliğin ayrı dava açılmadan savunma yoluyla ileri sürülebileceğini kabul etmiştir (Y2HD 07.03.2012, E.2011/8624, K.2012/5010). Ancak Hukuk Genel Kurulu’nun 2022 tarihli kararı, dava tarihinden sonraki olayların ıslahla dahi eldeki davada kusur olarak yüklenemeyeceğini belirttiğinden güncel ve güvenli yol yeni dava açmaktır (HGK 15.11.2022, E.2020/362, K.2022/1514).

Fiilî Ayrılık Neyi Değiştirmez?

Uygulamada en tehlikeli varsayım, ayrı yaşamanın hukuki bir serbestlik doğurduğu düşüncesidir. Aşağıdaki durumların hiçbiri evliliği sona erdirmez:

  • Ayrı evlerde yaşamak — haklı sebebe dayansa dahi
  • Boşanma davasının açılmış olması
  • Ayrılık kararı verilmiş olması
  • İlk derece mahkemesinin boşanmaya karar vermiş olması — karar kesinleşmedikçe
  • Davanın reddi üzerine işleyen bekleme süresi — bu dönemde de evlilik devam eder

Son madde özellikle önemlidir: boşanma davası reddedildikten sonra işleyen bekleme süresi boyunca evlilik hukuken sürdüğünden, bu dönemdeki sadakatsizlik sonraki davada kusur olarak değerlendirilebilir. “Zaten yıllardır ayrıydık” savunması bu bakımdan sonuç doğurmaz.

İhlali Dosyaya Taşımanın Yolları

Dava sürerken ortaya çıkan bir sadakatsizlik iddiasının nasıl ileri sürüleceği, dosyanın aşamasına göre değişir.

YolKullanımı
Yeni davaEn güvenli yol; yeni vakıalara dayanan bağımsız boşanma davası açılıp mevcut dosyayla birleştirilmesi talep edilir
Karşı davaCevap süresi henüz geçmemişse; kendi talepleriniz aynı dosyada ileri sürülür
Beyan ve delil sunmaGüçlü delille savunma olarak (Y2HD 2012/5010 K.); HGK 2022/1514 K. sonrası eldeki davada hükme esas alınmama riski yüksektir
Tazminat davasıEşe karşı sonradan ayrı dava tartışmalı; üçüncü kişiye karşı manevi tazminat istenemez (YİBBGK 2018/7 K.)

Delilleri hemen ve hukuka uygun biçimde koruyun. Hangi yol seçilirse seçilsin, delil zamanla kaybolur. Nüfus kaydı, mahkeme ilamları, resmî kayıtlar ve tarafı olduğunuz yazışmalar korunmalıdır. Buna karşılık eşin telefonuna izinsiz erişmek, takip yazılımı yüklemek veya gizli kayıt almak delil değeri taşımaz ve ayrı bir cezai sorumluluk doğurur — dava sürerken yapılan bu tür bir girişim, çoğu zaman yapanın aleyhine sonuç verir.

Karşı cephede savunma kuruluyorsa iki argüman öne çıkar: (1) iddiaya konu eylemin dava tarihinden sonra gerçekleştiği ve eldeki dosyada hükme esas alınamayacağı (HGK 15.11.2022, E.2020/362, K.2022/1514); (2) iddianın dayandığı delilin hukuka aykırı yolla elde edildiği. Her ikisinin de duruşmada ve tutanağa geçirilerek ileri sürülmesi gerekir.

Kusur derecelerinin tazminat ve nafaka üzerindeki etkisi için boşanmada kusur rehberimize, zinaya dayalı davada hak düşürücü süreler ve terditli kurgu için zina ve deliller rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

TMK m.161: Çifte Süre ve Affın Sonucu

Dava sürerken yaşanan sadakat ihlali zina niteliğindeyse, bu özel sebebe dayanmanın kendine özgü süre rejimi vardır.

TMK m.161: eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Çifte hak düşürücü süre. Madde iki ayrı süre öngörür: sübjektif süre — öğrenmeden itibaren altı ay; ve objektif süre — zina eyleminden itibaren beş yıl. İkisi birlikte işler; hangisi önce dolarsa dava hakkı düşer.

Devam eden ilişkide hesap. Birden çok zina ya da zinanın devam eden bir ilişki içerisinde gerçekleşmesi hâlinde, süre en son zina esas alınarak hesaplanır. Bu, dava sürerken başlayan ve süren bir ilişki bakımından önemlidir: Yargıtay’a göre sürüp giden eylemlerde altı aylık süre son eylemin bittiği tarihten başlar (Y2HD 25.06.2025, E.2025/527, K.2025/6502).

Üçüncü fıkra — af. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Af; sözlü veya yazılı olabileceği gibi, eşler arasında sergilenen davranışlarla da anlaşılabilir. Öğrenmeye rağmen birlikte yaşamaya devam etmek ya da ilişkiyi sürdürmeye çaba göstermek bu çerçevede değerlendirilebilir.

Kusur aranır. Zinadan söz edebilmek için cinsel birlikteliğin bilerek ve isteyerek gerçekleşmesi gerekir.

Tek eylem yeterlidir. Zina sebebine dayalı davada hâkimin boşanmaya karar vermesi için eylemin bir defaya mahsus gerçekleşmiş olması yeterlidir; süreklilik aranmaz.

Kapsam sınırı. Yargıtay’a göre zina için eşlerden birinin karşı cinsten başka bir kişiyle cinsel ilişkide bulunması ya da buna kesin inanç oluşturacak bir durumun ispatlanması gerekir (Y2HD 08.10.2025, E.2025/1397, K.2025/8448). Bu tanıma girmeyen sadakatsizlikler sonuçsuz değildir; TMK m.166/1, ağır hâllerde m.162 kapsamında değerlendirilir.

KonuKural
Sübjektif süreÖğrenmeden altı ay
Objektif süreEylemden beş yıl
Devam eden ilişkiEn son eylem esas alınır
AfDava hakkını düşürür; davranışla da olabilir
Manevî unsurBilerek ve isteyerek
SıklıkTek eylem yeterli

Fiilî Ayrılık Sadakati Sona Erdirmez

En yaygın yanılgı, ayrı yaşamaya başlamanın sadakat yükümlülüğünü kaldırdığı düşüncesidir. Kanun buna farklı bir cevap verir.

Dayanak — TMK m.185. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Yükümlülük, evlilik birliğinin kendisinden doğar.

Ne zaman sona erer? Evlilik birliği, boşanma hükmü kesinleşinceye kadar devam eder. Dava açılmış olması evliliği sona erdirmez; dolayısıyla sadakat yükümlülüğü de sürer.

Yargı uygulaması. Evlilik birliği devam ettiği sürece — ayrılık, gaiplik, ayrı bir konut edinmiş olma gibi durumlarda dahi — eşlerden birinin başka bir kişiyle cinsel ilişkide bulunması zina olarak değerlendirilir. Yani ayrı konutta yaşamak bir muafiyet sağlamaz.

Ayrı yaşama hakkı da değiştirmez — TMK m.197. Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Bu hüküm ayrı yaşamayı meşru kılar; ancak sadakat yükümlülüğünü kaldırmaz.

Ayrılık kararı da kaldırmaz — TMK m.171. Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Ayrılık kararı evliliği sona erdirmediğinden, bu dönemde de yükümlülük devam eder.

Pratik sonuç. “Zaten ayrıyız”, “dava açıldı, bitmiş sayılır” veya “aylardır görüşmüyoruz” biçimindeki değerlendirmeler hukukî bir dayanak oluşturmaz. Belirleyici tek tarih kesinleşme tarihidir.

DurumSadakat yükümlülüğü
Dava açıldıDevam eder
Ayrı konutta yaşamaDevam eder
m.197 ayrı yaşama hakkıAyrı yaşamayı meşru kılar; kaldırmaz
Ayrılık kararı (m.171)Devam eder
Sona erme anıHükmün kesinleşmesi

Dava Tarihinden Sonraki Olgular: Yargıtay’ın Çizgisi

Dava sürerken yaşanan sadakatsizliğin hangi dosyada değerlendirileceği sorusu, Hukuk Genel Kurulu’nun 2022 tarihli kararıyla netlik kazanmıştır. Aşağıdaki kararlar birlikte okunduğunda tablo açıktır: yükümlülük sürer, ama ihlal yeni bir davayla dosyaya girer.

Islah yoluyla dahi eklenemez. Eşler 2015 yılının Eylül ve Ekim aylarında karşılıklı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle dava açmış; erkek, 31.05.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle davasını, davalardan sonra 04.12.2015’te gerçekleştiği ileri sürülen zinaya dayandırmıştır. Bölge adliye mahkemesi zina iddiasını kabul etmiş, Daire bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu oy çokluğuyla, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğini ve dava tarihinden sonra gerçekleşen bir olayın ıslah yoluyla dahi eldeki davada kusur olarak yüklenemeyeceğini; bu tür olguların ancak yeni bir davada dikkate alınabileceğini belirtmiştir (HGK 15.11.2022, E.2020/362, K.2022/1514). Karşı oy ise tamamen ıslahın yeni dava dilekçesi anlamına geldiğini ve sadakat yükümlülüğünün evlilik sürdükçe devam ettiğini savunmuştur.

Yeni dava ve birleştirme. İlk derece mahkemesinin erkeği tam kusurlu bulurken dava açıldıktan sonra gerçekleşen sadakatsizliğe de dayandığı dosyada Daire, davadan sonra oluşan vakıaların görülmekte olan boşanma davasında hükme esas alınamayacağını; bu vakıaların yeni bir dava konusu yapılıp birleştirilerek görülebileceğini belirterek kararı bozmuştur (Y2HD 22.06.2015, E.2014/28212, K.2015/13216). Aynı Daire başka bir kararında, boşanma davasının açılmasıyla eşlerin sadakat yükümlülüğünün elbette ortadan kalkmadığını, ancak dava sonrası olayların yeni bir davada ileri sürülmesi gerektiğini vurgulamıştır (Y2HD 15.09.2015, E.2015/1895, K.2015/15882).

Eski ve istisnai görüş: savunma yoluyla. Kadının dava sırasında evlilik dışı ilişki yaşayıp çocuk doğurduğu, erkeğin soybağının reddi hükmünü aldığı dosyada Daire, nüfus kaydı ve mahkeme ilamıyla kanıtlanan bu olgunun ayrı dava açılmadan savunma yoluyla ileri sürülebileceğini kabul etmiştir (Y2HD 07.03.2012, E.2011/8624, K.2012/5010). Bu karar, Hukuk Genel Kurulu’nun 2022 tarihli kararından önce verilmiştir; bugün buna güvenerek yeni dava açmamak risklidir.

Yükümlülük devam eder. Hukuk Genel Kurulu, tedbir nafakasına ilişkin bir kararında boşanma davasının açılmasının evlilik birliğinden doğan hak ve yükümlülükleri sona erdirmediğini; nasıl ki sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyorsa, birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü de kaldırmadığını belirtmiştir (HGK 10.11.2022, E.2020/2-367, K.2022/1497).

Dava sürerken sadakat: kararların özeti
KonuKararİlke
Islahla eklemeHGK 2020/362 E., 2022/1514 K.Dava sonrası olgu ıslahla dahi yüklenemez
Yeni davaY2HD 2014/28212 E., 2015/13216 K.Yeni dava açılıp birleştirilir
Yükümlülük sürerY2HD 2015/1895 E., 2015/15882 K.Dava açılması sadakati kaldırmaz
Savunma yoluylaY2HD 2011/8624 E., 2012/5010 K.Güçlü delille kabul edilmiş; eski görüş
Birlik yükümlülükleriHGK 2020/2-367 E., 2022/1497 K.Dava açılması yükümlülükleri sona erdirmez
Üçüncü kişiYİBBGK 2017/5 E., 2018/7 K.Üçüncü kişiye manevi tazminat istenemez
Zina tanımıY2HD 2025/1397 E., 2025/8448 K.Karşı cinsten kişiyle cinsel ilişki
Süregelen zinaY2HD 2025/527 E., 2025/6502 K.Altı ay son eylemin bittiği tarihten

Islahın genel kuralları için ıslah yazımıza, üçüncü kişiye dava konusunun ayrıntısı için üçüncü kişiye tazminat yazımıza bakabilirsiniz.

İhlali Dosyaya Taşımanın Üç Yolu

Asıl mesele, henüz dosyaya girmemiş bir olgunun hangi yolla ileri sürüleceğidir. Önce sınırı bilmek gerekir: aşağıdaki ilk üç yol, dava açılmadan önce gerçekleşmiş ama dilekçede anlatılmamış olgular içindir. Dava tarihinden sonra gerçekleşen olgular bu yollarla, ıslah dahil, eldeki davaya eklenemez; onlar için yeni dava açılır (HGK 15.11.2022, E.2020/362, K.2022/1514).

Birinci yol — dilekçeler aşamasında. HMK m.141 uyarınca taraflar, dilekçeler aşamasında iddia ve savunmalarını serbestçe genişletebilir veya değiştirebilirler (7251 sayılı Kanunla değişik). Dava öncesine ait bir olgu bu aşamada dilekçeyle dosyaya girebilir.

İkinci yol — karşı tarafın muvafakati. Dilekçeler aşamasından sonra genişletme ve değiştirme, karşı tarafın açık muvafakati ile mümkündür. Uygulamada bu yol nadiren işler.

Üçüncü yol — ıslah. Aynı hüküm, muvafakat bulunmasa dahi ıslah yoluyla değişikliğe imkân tanır. Islah, tarafın kendi usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmesini sağlayan bir kurumdur ve tahkikat sona erinceye kadar kullanılabilir. Her taraf bir kez ıslaha başvurabilir.

Islahla ne yapılabilir? Dava sebebi genişletilebilir; örneğin yalnız m.166/1’e dayanan bir dava, ıslahla m.161‘i de kapsayacak biçimde düzenlenebilir. Talep sonucu da ıslahla artırılabilir. Ancak ıslah, dava tarihinden sonra gerçekleşen olguları kapsamaz.

Dördüncü yol — karşı dava. Davalı bakımından HMK m.132-133 devrededir. Karşı dava; asıl dava ile karşı dava arasında bağlantı bulunması ya da takas veya mahsup ilişkisi olması hâlinde açılabilir ve cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle ileri sürülür.

Beşinci ihtimal — ayrı dava. Süre bakımından m.161’e dayanılamıyorsa ya da usul yolları kapanmışsa, olgular ayrı bir davada ileri sürülebilir; bu durumda derdestlik ve birleştirme değerlendirmesi yapılır.

YolŞartı
GenişletmeDilekçeler aşamasında (m.141)
MuvafakatKarşı tarafın açık kabulü
IslahTahkikat sonuna kadar; bir kez; dava sonrası olgular hariç
Karşı davaBağlantı ve süre (m.132-133)
Ayrı davaBirleştirme değerlendirmesi

İspat: TMK m.184 ve Hukuka Aykırı Delil Sınırı

Olgu dosyaya taşınsa dahi, nasıl ispatlandığı belirleyicidir. Burada iki hüküm birlikte işler.

Boşanmaya özgü rejim — TMK m.184. Hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz. Madde ayrıca; hâkimin yemin öneremeyeceğini, tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağını ve kanıtların serbestçe takdir edileceğini öngörür. Duruşma, taraflardan birinin istemi üzerine gizli yapılabilir.

Sonuç. Karşı tarafın “evet, ilişkim var” beyanı tek başına yeterli değildir; olgular dosyaya delillerle girmelidir. Aynı şekilde yemin yolu kapalı olduğundan ispat belge ve tanık üzerinden kurulur.

Hukuka aykırı delil — HMK m.189/2: hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Maddenin dördüncü fıkrası uyarınca gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir; madde gerekçesine göre bu inceleme re’sen yapılır; karşı taraf itiraz etmese dahi hukuka aykırı delil dosyadan dışlanır.

Riskin ikinci yüzü. Karşı tarafın rızası dışında cihazlarına, hesaplarına veya haberleşmesine erişmek yalnız delilin dışlanmasıyla sonuçlanmaz; ayrıca cezaî sorumluluk doğurabilir ve dosyada kendi aleyhine kusur olarak değerlendirilebilir.

Hangi deliller kullanılır? Uygulamada otel ve konaklama kayıtları, banka ve kart harcamaları, tarihli fotoğraf ve görüntüler, alenî sosyal medya paylaşımları ve tanık beyanları temel ispat araçlarıdır. Salt yazışma ya da görüşme tek başına zinanın varlığı için yeterli görülmeyebilir; ancak güçlü bir emare olarak değerlendirilir.

Dijital veri belgedir — HMK m.199. Elektronik ortamdaki veriler, görüntü ve ses kayıtları belge niteliğindedir; dilekçeye ekli sunulmalı, tarih ve akış bütünlüğü korunmalıdır.

KuralSonucu
m.184 — yeminÖnerilemez
m.184 — ikrarHâkimi bağlamaz
m.189/2Hukuka aykırı delil dikkate alınamaz
m.189/4Mahkeme karar verir; gerekçeye göre re’sen
Salt yazışmaTek başına yetmeyebilir; emare
Dijital veriBelgedir (m.199)

Malî Sonuçlar ve Gözden Kaçan Bir Ayrıntı

Kusur tespitinin doğuracağı sonuçlar, hangi maddeye dayanıldığına göre değişir. Bu, sürelerin neden kritik olduğunu da açıklar.

Maddî tazminat — TMK m.174/1: mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Eşit kusurlu eş maddî tazminat isteyemez.

Manevî tazminat — TMK m.174/2: ölçüt menfaat kaybı değil, kişilik hakkına yönelmiş bir saldırıdır. Ayrıca TMK m.176/2 uyarınca manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez; yalnız toptan hükmedilebilir.

Yoksulluk nafakası — TMK m.175: eşik daha geniştir; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir ve nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

Gözden kaçan ayrıntı — mal rejimi. TMK m.236’nın ikinci fıkrası uyarınca zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Sürelerin asıl önemi burada. Süreler geçtiği için zina sebebine dayanılamaz ve dava evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayandırılırsa, mal rejimi yönünden zina eden eşin haklarının azaltılması ya da kaldırılması şeklinde bir karar verilemez.

Yani m.161’in altı aylık süresi kaçırıldığında kaybedilen yalnız bir hukukî sebep değil, aynı zamanda mal rejimindeki indirim imkânıdır.

Süre — TMK m.178: evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Üçüncü kişiye dava. Birlikte olunan üçüncü kişiye karşı manevî tazminat istenemez. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, evlilik birliği devam ederken eşlerden biriyle evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevî tazminat isteminde bulunamayacağına karar vermiştir (YİBBGK 06.07.2018, E.2017/5, K.2018/7). Böylece bu talebi kabul eden önceki Hukuk Genel Kurulu çizgisi (HGK 22.03.2017, K.2017/545) sona ermiştir.

KonuKuralMadde
Maddî tazminatKusursuz/daha az kusurlum.174/1
Manevî tazminatKişilik hakkı; irat olamazm.174/2, m.176/2
Yoksulluk nafakasıKusuru daha ağır olmamakm.175
Mal rejimi indirimiYalnız zina ve hayata kastm.236/2
Süre kaçarsam.166/1’e dayanılır; indirim yapılamaz—
Sonraki taleplerKesinleşmeden bir yılm.178

Dava Sürerken Sadakat: Mevzuat Haritası

Aşağıdaki tablo, dava sürerken yaşanan sadakatsizlik dosyasında başvurulacak hükümleri tek yerde toplar.

Dava sürerken sadakat: mevzuat haritası
KonuKuralDayanak
SadakatBirlikte yaşama, sadakat ve yardım yükümlülüğüTMK m.185/3
Evliliğin sonuBoşanma hükmünün kesinleşmesiTMK m.185 · HGK 2022/1497 K.
ZinaAltı ay / beş yıl; af dava hakkını düşürürTMK m.161
Genel sebepBirliğin temelinden sarsılmasıTMK m.166/1
AyrılıkBir yıldan üç yıla kadar; evlilik sürerTMK m.171
Ayrı yaşama hakkıAyrı yaşamayı meşru kılar; sadakati kaldırmazTMK m.197
TazminatMaddi: kusursuz veya daha az kusurlu; manevi: kişilik hakkıTMK m.174
Ödeme biçimiManevi tazminat irat olarak ödenemezTMK m.176/2
Yoksulluk nafakasıKusuru daha ağır olmamakTMK m.175
ZamanaşımıKesinleşmeden itibaren bir yılTMK m.178
İspatVicdani kanaat; yemin yok; ikrar bağlamaz; gizli duruşmaTMK m.184
Pay indirimiZina veya hayata kast hâlindeTMK m.236/2
İddianın genişletilmesiDilekçeler aşamasında serbest; sonra ıslah veya açık muvafakatHMK m.141
IslahBir kez; tahkikat sonuna kadar; dava sonrası olgular hariçHMK m.176-177 · HGK 2022/1514 K.
Hukuka aykırı delilDikkate alınamaz; caizliğe mahkeme karar verirHMK m.189/2, 189/4
BelgeElektronik veri, görüntü ve ses kaydı belgedirHMK m.199
Delil toplarken suç riskiHaberleşme, konuşma, özel hayatTCK m.132-134
Üçüncü kişiManevi tazminat istenemezYİBBGK 2018/7 K.

Zinanın süreleri için aldatmanın geç öğrenilmesi yazımıza, mesajlaşmanın hangi durumda kusur sayıldığı için sosyal medyada mesajlaşma yazımıza bakabilirsiniz.

Dava sürerken asılsız suç duyurusu: Dava tarihinden sonraki olaylar kuralının iftira bakımından uygulanması için Boşanma Davası Açtım, Eşim Hakkımda Asılsız Suç Duyurusunda Bulundu: İftira yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası açılınca sadakat yükümlülüğü biter mi?

Hayır. TMK m.185/3 uyarınca eşler birbirine sadık kalmak zorundadır; bu yükümlülük ancak boşanma hükmünün kesinleşmesiyle sona erer. Hukuk Genel Kurulu, boşanma davasının açılmasının sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını vurgulamıştır (HGK 10.11.2022, E.2020/2-367, K.2022/1497).

Dava sürerken başka biriyle ilişki yaşarsam ne olur?

Sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olursunuz; ancak bu olay eldeki davada size kusur olarak yüklenemez (HGK 15.11.2022, E.2020/362, K.2022/1514). Eşiniz bu olaya dayanarak yeni bir boşanma davası açıp birleştirme isterse kusur dengesi aleyhinize değişebilir; nafaka ve tazminat sonucu etkilenir. Zina şartları oluşmuşsa TMK m.161’e dayanan yeni dava da açılabilir.

Yargıtay 2. HD ‘dava tarihinden sonra oluşan olaylar dikkate alınmaz’ demiyor mu?

Der; ancak bu, sadakat yükümlülüğünün sona erdiği anlamına gelmez. Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir; dava tarihinden sonraki olaylar ıslah yoluyla dahi eldeki davada kusur olarak yüklenemez (HGK 15.11.2022, E.2020/362, K.2022/1514). Bu olaylar yeni bir dava konusu yapılıp birleştirme istenebilir (Y2HD 22.06.2015, E.2014/28212, K.2015/13216).

Dava sürerken yaşanan sadakatsizliği hangi yolla ileriye taşıyabilirim?

En güvenli yol, bu olaylara dayanan yeni bir boşanma davası açıp devam eden dosyayla birleştirilmesini istemektir; ispat edilirse birleşen davada boşanma kararı verilebilir (Y2HD 22.06.2015, E.2014/28212, K.2015/13216). Kişilik hakkına saldırı oluşturan olaylar için manevi tazminat (TMK m.174/2) da yeni davada istenir.

Dava sürerken sevgilim var; hangi hukuki riskler bekliyor?

Eşiniz yeni bir dava açarsa kusur ve tazminat riski doğar; zina koşulları oluşmuşsa TMK m.161 kapsamında özel bir dava da açılabilir. Sadakat ihlali tek başına velayet ölçütü değildir; velayette belirleyici olan çocuğun üstün yararıdır. Karşı tarafın delilleri de hukuka uygun yoldan toplanmış olmalıdır (HMK m.189/2).

Dava sonrası ilişkiyi ıslahla mevcut davaya ekleyebilir miyim?

Hayır. Hukuk Genel Kurulu, davalardan sonra gerçekleştiği ileri sürülen zinaya ıslahla dayanılan dosyada, dava tarihinden sonraki olayın ıslah yoluyla dahi eldeki davada kusur olarak yüklenemeyeceğine karar vermiştir (HGK 15.11.2022, E.2020/362, K.2022/1514). Islah yalnız dava tarihinden önceki olgular için kullanılabilir.

Eşimin birlikte olduğu kişiye tazminat davası açabilir miyim?

Manevi tazminat istenemez. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, evlilik devam ederken eşlerden biriyle evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağına karar vermiştir (YİBBGK 06.07.2018, E.2017/5, K.2018/7). Tazminat talebi boşanma davasında eşe karşı ileri sürülür (TMK m.174).

Dava sonrası sadakatsizliği savunma olarak ileri sürebilir miyim?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nüfus kaydı ve mahkeme ilamıyla kanıtlanan bir olguyu savunma yoluyla kabul etmiştir (Y2HD 07.03.2012, E.2011/8624, K.2012/5010). Ancak bu karar, dava sonrası olayların eldeki davada kusur olarak yüklenemeyeceğini belirten 2022 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararından öncedir (HGK 15.11.2022, E.2020/362, K.2022/1514); güvenli yol yeni dava açmaktır.

Ayrı yaşıyorsak da sadakat yükümlülüğü sürer mi?

Evet. TMK m.197’deki ayrı yaşama hakkı ve TMK m.171’deki ayrılık kararı evliliği sona erdirmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, sadakat yükümlülüğünün ayrı yaşanan dönemde de boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam ettiğini belirtmiştir (Y2HD 07.03.2012, E.2011/8624, K.2012/5010).

Zina sayılması için ne gerekir?

Yargıtay’a göre eşlerden birinin karşı cinsten başka bir kişiyle cinsel ilişkide bulunması ya da buna kesin inanç oluşturacak bir durumun ispatlanması gerekir (Y2HD 08.10.2025, E.2025/1397, K.2025/8448). Tek eylem yeterlidir. Dava hakkı, öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde eylemden başlayarak beş yıl geçmekle düşer (TMK m.161/2).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için mutlaka bir avukata danışınız.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk