Evlilik Birliği: TMK 185 Yardım, Sadakat, Konut ve Katkı (2026)
10 Temmuz 2026

Evlilik Birliği: TMK 185 Yardım, Sadakat, Konut ve Katkı (2026)

Evlilik birliği yalnızca iki kişinin nüfus kaydında birleştirilmesi değildir. Türk Medeni Kanunu, evlenmeyle eşler arasında karşılıklı hak ve borçlardan oluşan bir birlik kurulduğunu kabul eder ve bu birliği özel bir korumaya alır. Evliliğin genel hükümleri TMK m.185 ile m.201 arasında düzenlenmiştir. Bu yazıda birlikte yaşama, sadakat ve yardım yükümlülüklerini, ortak konut ve giderlere katılmayı, birliğin temsilini, eşlerin bağımsızlığını, aile konutunun korunmasını, kadının soyadına ilişkin güncel durumu ve birliğin korunması için hâkimden istenebilecek önlemleri kanun maddeleriyle birlikte ele alıyoruz.

Evlilik, nikâh ve nüfus işlemlerinde destek alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Evlilik birliği ve temel yükümlülükler: TMK m.185

TMK m.185/1’e göre evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Birlik bir sözleşme değil, kanunun belirlediği hak ve borçlar bütünüdür ve evlenmenin gerçekleştiği andan itibaren doğar. İkinci fıkraya göre eşler bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür. Böylece birlik iki eksende tanımlanır: eşlerin karşılıklı ilişkisi ve çocuklara karşı ortak sorumluluk.

Üçüncü fıkra temel kişisel yükümlülükleri sayar: eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır. Bu hükümler emredici niteliktedir; eşler sözleşmeyle bu yükümlülükleri ortadan kaldıramaz. Yükümlülüklerin ihlali boşanma davasında kusur değerlendirmesinin temelini oluşturur; TMK m.174 uyarınca maddi ve manevi tazminat, TMK m.175 uyarınca yoksulluk nafakası talepleri bu değerlendirmeye göre şekillenir. Mali yükümlülüklerin ağır ihlali ayrıca ceza hukukunu da ilgilendirir: TCK m.233/1 uyarınca aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi şikâyet üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (7593 sayılı Kanunla 18.08.2026 tarihinden itibaren; önceki fiillerde bir yıla kadar) ve uygulamada eşi aile konutundan yoksun bırakma gibi davranışlar da bu kapsamda değerlendirilmiştir.

Tablo 1 — Evlilik birliğinin temel yükümlülükleri ve ihlalin sonuçları

Yükümlülükİçeriğiİhlalin olası sonucu
Birliğin mutluluğunu sağlamak (m.185/2)Elbirliğiyle ortak yaşamı sürdürmek; çocukların bakım, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekKusur değerlendirmesi; velayet düzenlemesi
Birlikte yaşama (m.185/3)Ortak konutta maddi ve manevi beraberlikHaklı sebepsiz terkte TMK m.164; ayrı yaşama hakkı TMK m.197
Sadakat (m.185/3)Cinsel sadakat, dürüstlük, güveni sarsan davranışlardan kaçınmaTMK m.161 zina veya m.166 evlilik birliğinin sarsılması
Yardım (m.185/3)Hastalık, işsizlik, çocuk bakımı gibi durumlarda maddi ve manevi destekKusur; tazminat ve nafaka taleplerine etki (TMK m.174-175)
Giderlere katılma (m.186/3)Güçleri oranında emek ve malvarlığı ile katkıParasal katkının belirlenmesi TMK m.196; TCK m.233/1
Aile konutunu koruma (m.194)Açık rıza olmadan kira sözleşmesini feshetmeme, devretmeme, hakları sınırlamamaHâkimin müdahalesi; şerh; işlemin geçersizliği

Birlikte yaşama, sadakat ve yardım: TMK m.185/3, 164 ve 197

Birlikte yaşama yükümlülüğü eşlerin ortak konutta beraber yaşamasını içerir, ancak bununla sınırlı değildir; kanun ortak yaşamın hem maddi hem manevi boyutuyla sürdürülmesini bekler. İş, sağlık, eğitim veya askerlik gibi objektif nedenlerle geçici ayrılıklar ihlal sayılmaz. Buna karşılık eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi, TMK m.164’teki terk sebebine dayalı boşanmanın konusudur; bu yolda en az altı aylık ayrılık ve hâkim tarafından yapılan ihtarın sonuçsuz kalması aranır. Ayrıntılar için terk sebebiyle boşanma yazımıza bakabilirsiniz.

Birlikte yaşama yükümlülüğünün sınırı TMK m.197’dir: birlikte yaşama sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece eş ayrı yaşama hakkına sahiptir. Bu hakkı kullanan eş terk etmiş sayılmaz. Ayrı yaşamada haklı sebeplerin varlığı hâlinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine eşlerin birbirine yapacağı parasal katkıyı belirler, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ilişkin önlemleri alır ve eşlerin mallarının yönetimini düzenler. Ayrı yaşama hakkı yazımızda bu konuyu ayrıca işledik.

Sadakat yükümlülüğü cinsel sadakati kapsar ancak bununla sınırlı değildir; eşlerin birbirlerine dürüst davranmasını, önemli mali ve kişisel olayları gizlememesini ve birliğin çıkarları aleyhine üçüncü kişilerle işbirliği yapmamasını da içerir. Sadakatsizlik uygulamada hem TMK m.161’deki zina hem de TMK m.166/1’deki evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan davalarda sık karşılaşılan bir gerekçedir. Yardım yükümlülüğü ise hastalık, işsizlik, psikolojik sıkıntı ve çocuk bakımı gibi durumlarda eşlerin birbirine maddi ve manevi destek olmasını ifade eder; bu yükümlülük TMK m.186/3’teki giderlere katılma yükümlülüğünden daha geniştir.

Ortak konut, yönetim ve giderlere katkı: TMK m.186 ve 196

TMK m.186 uyarınca eşler oturacakları konutu birlikte seçer, birliği beraberce yönetir ve birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılır. 4721 sayılı Kanun, 743 sayılı eski Medeni Kanun’daki kocanın birliğin reisi olduğu anlayışını terk etmiştir; ekonomik kararlar, konutun kullanımı ve çocuklarla ilgili tercihler kural olarak ortak alınır. Konutun birlikte seçilmesi, eşlerden birinin tek başına ortak yaşamın merkezini belirleyemeyeceği anlamına gelir; anlaşamayan eşler TMK m.195 uyarınca hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Giderlere katılma mutlak bir eşit paylaşım değildir; her eşin ekonomik ve fiziki durumu esas alınır. Geliri olmayan eşin ev içi emeği de bu katkının parçasıdır. Eşlerden biri katkı yükümlülüğünü yerine getirmezse TMK m.196 devreye girer: eşlerden birinin istemi üzerine hâkim ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler. Eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması ve diğer eşin meslek veya işinde karşılıksız çalışması katkı miktarının belirlenmesinde göz önünde tutulur. Bu katkılar geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir ve talep için boşanma davası açılmış olması gerekmez.

Katkı belirlendiği hâlde ödenmezse TMK m.198 uyarınca hâkim, yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşin borçlularına — örneğin işverenine — ödemelerini kısmen veya tamamen diğer eşe yapmaları için emir verebilir. Ev emeğinin mal rejiminin tasfiyesindeki karşılığı ise ayrı bir konudur; bunun için TMK m.227 değer artış payı ve katkı payı ile katılma alacağı farkı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tablo 2 — Ortak konut, yönetim ve giderlere katkı

KonuKuralDayanak
Konut seçimiEşler oturacakları konutu birlikte seçerTMK m.186/1
Birliğin yönetimiEşler birliği beraberce yönetir; kocanın reisliği kaldırılmıştırTMK m.186/2
Giderlere katılmaGüçleri oranında emek ve malvarlıkları ileTMK m.186/3
Parasal katkının belirlenmesiEşlerden birinin istemi üzerine hâkim her birinin katkısını belirlerTMK m.196
Ev emeğiEv işleri, çocuk bakımı, diğer eşin işinde karşılıksız çalışma katkının belirlenmesinde gözetilirTMK m.196
Zaman kapsamıGeçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilirTMK m.196
ÖdenmezseEşin borçlularına ödemelerini diğer eşe yapmaları emredilebilirTMK m.198

Birliğin temsili ve eşlerin bağımsızlığı: TMK m.188-193

TMK m.188/1’e göre eşlerden her biri ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder. Gıda, giyim, çocukların eğitim ve sağlık giderleri, faturalar ve konutla ilgili günlük harcamalar bu kapsamdadır. Ailenin diğer ihtiyaçları için ise ikinci fıkra daha katı bir rejim öngörür: eşlerden biri birliği ancak diğer eş veya hâkim tarafından yetkili kılınmışsa ya da birliğin menfaati işin ertelenmesine engel olacak kadar önemliyse ve diğer eş hastalık, yokluk veya benzeri sebeplerle rızasını açıklayamayacak durumdaysa temsil edebilir. Yüksek tutarlı taşınır alımı veya uzun vadeli kredi gibi işlemler bu gruptadır.

TMK m.189 uyarınca eşlerden her biri evlilik birliğini temsil ederek yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur ve üçüncü kişilerce temsil yetkisinin aşıldığı anlaşılabilecek durumlar dışında diğer eş de müteselsilen sorumlu olur. TMK m.190 uyarınca birliği temsil yetkisini aşan veya kullanmada yetersiz kalan eşin yetkisi, diğer eşin istemi üzerine hâkimce kısmen veya tamamen kaldırılabilir; bu karar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ancak hâkimin emriyle ilan edilmişse ileri sürülebilir. TMK m.191 uyarınca koşullar değiştiğinde karar değiştirilebilir.

Evlilik birliği eşleri birbirinin iznine bağlı kılmaz. TMK m.192’ye göre eşlerden her biri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir; ancak meslek ve işin seçiminde ve yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur. TMK m.193’e göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir. Eşin rızasının arandığı aile konutu gibi hâller bu kuralın kanunda sayılmış istisnalarıdır. Bu nedenle “eşim benden izinsiz işe girdi” iddiası tek başına kusur oluşturmaz.

Tablo 3 — Temsil yetkisi ve sorumluluk: TMK m.188-191

KonuKuralDayanak
Sürekli ihtiyaçlarHer eş ortak yaşam süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için birliği temsil ederTMK m.188/1
Diğer ihtiyaçlarDiğer eş veya hâkim yetkili kılmışsa ya da birliğin menfaati ertelemeye engelse ve diğer eş rızasını açıklayamayacak durumdaysaTMK m.188/2
Sorumlulukİşlemi yapan eş kişisel olarak, diğer eş de müteselsilen sorumludur; yetkinin aşıldığı üçüncü kişilerce anlaşılabiliyorsa diğer eş sorumlu olmazTMK m.189
Yetkinin kaldırılmasıYetkiyi aşan veya kullanmada yetersiz kalan eşin yetkisi hâkimce kısmen veya tamamen kaldırılabilir; iyiniyetli üçüncü kişilere ilanla ileri sürülürTMK m.190
DeğişiklikKoşullar değişince hâkim kararı değiştirebilir; ilk karar ilan edilmişse değişiklik de ilan olunurTMK m.191

Aile konutunun korunması: TMK m.194

TMK m.194/1’e göre eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Koruma, tapuda kimin adına kayıtlı olduğuna bakılmaksızın fiilen ailenin yaşam merkezini oluşturan konut için geçerlidir. İkinci fıkra uyarınca rızasını sağlayamayan veya haklı bir sebep olmaksızın rıza verilmeyen eş hâkimin müdahalesini isteyebilir. Açık rıza olmadan yapılan satış veya ipotek, diğer eşin açacağı davada iptal edilebilir.

Üçüncü fıkra uyarınca aile konutu olarak özgülenen taşınmaz eşlerden birine aitse diğer eş tapu kütüğüne gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir; şerh için boşanma davası açılmış olması gerekmez. Şerh, üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasını fiilen ortadan kaldırır. Dördüncü fıkra kiralık konutları korur: aile konutu eşlerden biri tarafından kiralanmışsa sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur. Şerh işlemleri için aile konutu şerhi ve aile konutu şerhi dilekçesi sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Kadının soyadı: TMK m.187 ve Anayasa Mahkemesi kararının sonuçları

TMK m.187 kadının evlenmekle kocasının soyadını alacağını, ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabileceğini düzenliyordu. Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularda uzun süre kadının yalnızca bekârlık soyadını kullanma talebini kişinin maddi ve manevi varlığı ile eşitlik ilkesi yönünden değerlendirmiş ve bu talepleri kabul etmişti.

Norm denetiminde dönüm noktası Anayasa Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli, E.2022/155, K.2023/38 sayılı kararıdır. TMK m.187 Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş, karar 28.04.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve iptal dokuz ay sonra, 28.01.2024’te yürürlüğe girmiştir. Ancak kanun koyucu bu süre içinde yeni bir düzenleme yapmamıştır. Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği’nde iptal edilen hükümle aynı içerikteki düzenlemenin uygulanmaya devam etmesi nedeniyle idari uygulamada tereddütler bulunmaktadır.

Bu nedenle bugün evli kadının yalnızca bekârlık soyadını kullanmak istemesi hâlinde idari başvurunun sonuç vermediği durumlarda, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36 çerçevesinde nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılması uygulamada sık başvurulan yoldur; bu davalarda Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve TMK m.24 kapsamındaki kişilik hakkı dayanak gösterilir. İki soyadının birlikte kullanılması ise nüfus idaresine başvuruyla yapılabilmektedir. Çocuğun soyadına ilişkin TMK m.321 hükmü ise ayrı bir düzenleme olup yürürlüktedir. Alandaki idari uygulama değişebildiğinden işlem öncesinde güncel durum teyit edilmelidir.

Tablo 5 — Kadının soyadı: güncel çerçeve

KonuDurumDayanak
TMK m.187İptal edildi; iptal 28.01.2024 tarihinde yürürlüğe girdiAYM E.2022/155, K.2023/38
Yeni kanuni düzenlemeDokuz aylık sürede yapılmadı; yasal boşluk tartışması sürüyor—
İki soyadı kullanımıNüfus idaresine başvuruyla yapılabilmektedirNüfus uygulaması
Yalnız bekârlık soyadıİdari başvuru sonuç vermezse nüfus kaydının düzeltilmesi davası5490 s.K. m.36 · TMK m.24
Görevli mahkemeBekârlık soyadı davasında aile mahkemesi (yoksa aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk); davalı nüfus müdürlüğü4787 s.K. m.4; YHGK, 30.09.2015, E.2014/2-889, K.2015/2011
Çocuğun soyadıAyrı düzenleme; yürürlükteTMK m.321

Birliğin korunması ve hâkimin müdahalesi: TMK m.195-201

TMK m.195/1’e göre eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği veya eşler birliği ilgilendiren önemli bir konuda anlaşmazlığa düştükleri takdirde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir. Hâkim önce eşlere yükümlülüklerini hatırlatarak onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin rızasıyla uzmanların yardımını sağlar; gerektiğinde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır. Bu yol boşanma davası açmadan işletilebilir ve birliğin kendiliğinden dağılmasını beklemek yerine erken bir hukuki müdahaleye imkân verir.

Kanunda öngörülen önlemler şunlardır: TMK m.196 uyarınca parasal katkının belirlenmesi; TMK m.197 uyarınca ayrı yaşama hâlinde katkı, konut ve eşya kullanımı ile malların yönetimine ilişkin önlemler; TMK m.198 uyarınca borçlulara ödeme emri; TMK m.199 uyarınca ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde belirli malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların diğer eşin rızasına bağlanması ve taşınmazda bunun tapuya şerh edilmesi. Bu önlemler kalıcı değildir; koşullar değiştiğinde eşlerden birinin istemi üzerine değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Görevli mahkeme 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesidir. Çerçevenin ayrıntısı için evlilik birliğinin korunması yazımıza bakabilirsiniz.

Uygulamada bu yol özellikle mali kararların birliği tehlikeye attığı, aile konutunun keyfi olarak elden çıkarılma riski taşıdığı ve eşlerden birinin geçime katkıdan kaçındığı durumlarda işlev görür. Hangi önlemin sizin durumunuza uygun olduğunu ve boşanma davası açmadan hangi taleplerin ileri sürülebileceğini dosyanız üzerinden birlikte değerlendirebiliriz. Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Tablo 4 — Birliğin korunması: hangi sorunda hangi önlem?

SorunÖnlemDayanak
Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya önemli konuda anlaşmazlıkHâkimin müdahalesi; yükümlülüklerin hatırlatılması, uzlaştırma, rızayla uzman yardımıTMK m.195
Geçime katkı yapılmamasıHer eşin parasal katkısının belirlenmesi; geçmiş bir yıl dahilTMK m.196
Birlikte yaşamanın kişilik, ekonomik güvenlik veya huzuru tehlikeye sokmasıAyrı yaşama hakkı; katkı, konut ve eşya, mal yönetimi önlemleriTMK m.197
Katkının ödenmemesiEşin borçlularına ödemeyi diğer eşe yapma emriTMK m.198
Malvarlığının eritilmesiBelirli malvarlığı değerlerinde tasarrufun diğer eşin rızasına bağlanması; taşınmazda şerhTMK m.199
Koşulların değişmesiAlınan önlemlerin değiştirilmesi veya kaldırılmasıTMK m.200-201

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Evlilik birliğinin korunması ve parasal katkı talebi dilekçesi örneği

Aşağıdaki metin, birlikte yaşayan eşlerden birinin geçime katkıdan kaçındığı bir olay için TMK m.195, 196 ve 198 esas alınarak hazırlanmış genel bir şablondur.

[ … ] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Adres]

DAVALI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Adres]

DAVA KONUSU: Evlilik birliğinin korunması için hâkimin müdahalesi, ailenin geçimine yapılacak parasal katkının belirlenmesi ve ödemenin davalının işvereni tarafından doğrudan müvekkile yapılması istemidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Taraflar evli olup ortak konutta birlikte yaşamaktadır (TMK m.185)

Taraflar …/…/20… tarihinde evlenmiş, bu evlilikten [ … ] yaşında [ … ] adlı çocukları olmuştur (Ek-1). Taraflar halen [ … ] adresindeki ortak konutta yaşamaktadır. Müvekkil çocuğun bakımı ve ev işleriyle ilgilenmekte olup düzenli bir geliri bulunmamaktadır.

2. Davalı giderlere katılma yükümlülüğünü yerine getirmemektedir (TMK m.186/3, m.195)

Davalı [ … ] işyerinde çalışmakta ve aylık net [ … ] TL gelir elde etmektedir (Ek-2). Buna rağmen …/20… tarihinden bu yana kira, fatura, gıda ve çocuğun okul giderlerine katkıda bulunmamakta, bu giderler müvekkilin ailesinden aldığı destekle karşılanmaktadır (Ek-3). Müvekkilin uyarıları ve aile büyüklerinin arabuluculuğu sonuç vermemiştir. Davalının geçici bir mali sıkıntı içinde bulunduğu da söylenemez; aynı dönemde kişisel harcamalarını sürdürdüğü banka kayıtlarından anlaşılmaktadır.

3. Müvekkilin ev emeği ve çocuk bakımı katkı miktarında gözetilmelidir (TMK m.196)

Müvekkil ev işlerini görmekte ve çocuğun bakımını tek başına üstlenmektedir. Bu emek, katkı miktarının belirlenmesinde müvekkil lehine dikkate alınmalıdır. Katkının dava tarihinden geriye doğru bir yıllık dönem ve gelecek dönem için belirlenmesini talep ederiz.

4. Ödemenin davalının işvereni tarafından doğrudan müvekkile yapılmasına karar verilmelidir (TMK m.198)

Davalının katkıdan bilinçli olarak kaçındığı dikkate alındığında, belirlenecek katkının ödenmesini güvence altına almak için işverene ödemenin doğrudan müvekkile yapılması yönünde emir verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.185, 186, 195, 196, 198; 4787 sayılı Kanun m.4; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.

DELİLLER: Nüfus kayıtları, davalının maaş bordroları ve SGK kayıtları, banka hesap hareketleri, kira sözleşmesi ve faturalar, okul kayıtları, tanık beyanları, sosyal ve ekonomik durum araştırması ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; davalıya evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerinin hatırlatılmasına, ailenin geçimi için davalının yapacağı aylık parasal katkının dava tarihinden geriye doğru bir yıl ve gelecek dönem için belirlenmesine, belirlenen katkının davalının işvereni [ … ] tarafından doğrudan müvekkile ödenmesi için işverene emir verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

EKLER:
Ek-1: Nüfus kaydı
Ek-2: Gelir belgeleri
Ek-3: Gider belgeleri
Ek-4: Vekâletname

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sadakat ve kıskançlık dengesi: Aşırı kıskançlığın kusur sayıldığı ve sayılmadığı durumlar için Eşim Aşırı Kıskanç, Telefonumu Kontrol Ediyor rehberine bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Birlikte yaşama yükümlülüğü sürekli aynı konutta bulunmayı mı zorunlu kılar?

Hayır. İş, sağlık, eğitim gibi objektif nedenlere dayalı geçici ayrılıklar ihlal sayılmaz. TMK m.197 uyarınca birlikte yaşama kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzurunu ciddi biçimde tehlikeye sokuyorsa ayrı yaşama hakkı doğar. Haklı sebepsiz terk ise TMK m.164 kapsamında boşanma sebebi olabilir.

Sadakat yükümlülüğü yalnızca cinsel sadakati mi kapsar?

Hayır. Dürüst davranma, önemli mali ve kişisel olayları gizlememe ve birlik aleyhine üçüncü kişilerle işbirliği yapmama da sadakat kapsamındadır. Bu davranışlar TMK m.166/1 kapsamında boşanma sebebi olarak ileri sürülebilir.

Ev hanımı olan eş giderlere nasıl katılır?

TMK m.186/3 katkının emek ve malvarlığıyla yapılabileceğini belirtir. TMK m.196 uyarınca ev işlerini görmek, çocuklara bakmak ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışmak katkı miktarının belirlenmesinde gözetilir.

Eşim eve para vermiyor, boşanmadan ne yapabilirim?

TMK m.195 uyarınca hâkimin müdahalesini, TMK m.196 uyarınca geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için parasal katkının belirlenmesini ve ödenmezse TMK m.198 uyarınca eşin işverenine ödemeyi size yapması için emir verilmesini isteyebilirsiniz.

Eşim benden izinsiz işe girebilir mi?

Evet. TMK m.192 uyarınca eşlerden her biri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir; ancak birliğin huzur ve yararı gözetilir. TMK m.193 uyarınca eşler kanunda aksine hüküm yoksa her türlü hukuki işlemi yapabilir.

Eşimin yaptığı alışverişlerden ben de sorumlu muyum?

TMK m.188-189 uyarınca ailenin sürekli ihtiyaçları için yapılan işlemlerden diğer eş de müteselsilen sorumludur. Diğer ihtiyaçlar için temsil ancak yetki verilmişse veya acil durumda mümkündür. Yetkiyi aşan eşin yetkisi TMK m.190 uyarınca hâkimce kaldırılabilir.

Tapuda eşimin adına kayıtlı konuta aile konutu şerhi koydurabilir miyim?

Evet. TMK m.194/3 uyarınca aile konutu olarak özgülenen taşınmaz eşlerden birine aitse diğer eş tapu müdürlüğünden şerh verilmesini isteyebilir; boşanma davası açılmış olması gerekmez.

Kiralık evde oturuyoruz, eşim kira sözleşmesini tek başına feshedebilir mi?

Hayır. TMK m.194/1 uyarınca açık rıza olmadan aile konutu ile ilgili kira sözleşmesi feshedilemez. TMK m.194/4 uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelebilir.

Evli kadın bugün yalnızca kendi soyadını kullanabilir mi?

Anayasa Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli, E.2022/155, K.2023/38 sayılı kararıyla TMK m.187 iptal edilmiş ve iptal 28.01.2024’te yürürlüğe girmiştir. Yeni kanuni düzenleme yapılmadığından idari uygulamada tereddüt bulunmakta; yalnızca bekârlık soyadı için uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası yoluna başvurulmaktadır.

Hâkimin müdahalesi davası hangi mahkemede açılır?

4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesinde; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. TMK m.195-201 kapsamındaki önlemler boşanma davası açmadan istenebilir ve koşullar değişince değiştirilebilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk