Evlilik birliğinin korunması, eşler arasındaki uyuşmazlıkların boşanmaya varmadan çözüme kavuşturulması ve aile bütünlüğünün sürdürülmesi amacıyla hâkim tarafından alınabilecek özel tedbirleri düzenleyen bir müessesedir. Türk Medeni Kanunu (TMK) m.195 hükmü ile düzenlenen bu koruma yolu, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda hâkimin devreye girmesini sağlar. Bu yazıda evlilik birliğinin korunmasının hukuki dayanağı, hangi durumlarda başvurulacağı, alınabilecek tedbirler, süreç ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
1) Kanuni Dayanak — TMK m.195
Evlilik birliğinin korunması, TMK m.195 hükmünde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca “evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler. Hâkim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.”
Bu hüküm, aile hukukunun temel prensiplerinden biri olan “boşanmadan koruma” yaklaşımını yansıtır. Kanun koyucu, evliliği sürdürülebilir kılmak için hâkime aktif bir rol tanımıştır. Boşanma her uyuşmazlığın çözümü olmadığından, eşlere birlikte yaşamayı sürdürmeleri için hukuki destek sunulur. Hâkim, evlilik uzmanı gibi hareket eder; taraflara uyarıda bulunur, uzlaştırmaya çalışır, gerekli tedbirleri alır. Bu düzenleme özellikle boşanmayı istemeyen ancak yaşadıkları uyuşmazlığa çözüm bulamayan eşler için önemli bir başvuru yoludur.
2) Başvuru Sebepleri
Evlilik birliğinin korunması davası çeşitli sebeplerle açılabilir. Öncelikle evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumu bu davaya konu olur. Bu yükümlülükler; barınma sağlama, aile giderlerine katılma, sadakat gösterme, karşılıklı yardım ve destek, çocuğun bakımına ortak katılım gibi çok çeşitli konuları kapsar. Bir eşin bu yükümlülüklerden birine sürekli veya ciddi biçimde uymaması, koruma davası için gerekçe oluşturabilir.
Uygulamada karşılaşılan başlıca durumlar şunlardır: (i) bir eşin aile giderlerine katılmaması veya yetersiz katılması, (ii) evi terk etme veya haber vermeksizin uzun süre eve dönmeme, (iii) sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar, (iv) aile içi ciddi tartışmalar ve çatışmalar, (v) çocukların bakımı konusunda uyuşmazlık, (vi) mal varlığının yönetimi konusunda ihtilaflar (özellikle bir eş mal kaçırma girişiminde bulunuyorsa), (vii) evin ortak kararla belirlenmesi konusunda anlaşamama. Bu tür durumlarda eşlerden biri veya birlikte aile mahkemesine başvurarak koruma tedbirlerini talep edebilir. Talep yazılı olarak dilekçe ile yapılır ve somut sebepler açıklanır.
3) Hâkimin Alabileceği Tedbirler
Hâkim, evlilik birliğinin korunması davasında çeşitli tedbirler alabilir. Bu tedbirler TMK m.195 ve devamı hükümlerinde belirtilmiştir. Öncelikle, hâkim eşleri “uyarır” ve yükümlülüklerini hatırlatır. Bu uyarı bazen ilişkiyi düzeltmek için yeterli olabilir; taraflar hâkimin ciddi müdahalesi karşısında uyarılara uyarak sorunlarını çözebilir. İkinci olarak, hâkim eşleri “uzlaştırmaya çalışır”; müzakere ve arabuluculuk yaklaşımıyla tarafları ortak zemin bulmaya davet eder.
Hâkim, ayrıca uzman kişilerden yardım isteyebilir. Bu uzmanlar; aile terapisti, psikolog, sosyal hizmet uzmanı olabilir. Uzman desteği, tarafların ilişkilerini yeniden değerlendirmelerine ve daha sağlıklı iletişim kurmalarına yardımcı olur. Ancak bu destek eşlerin ortak rızasıyla mümkündür; tek taraflı olarak dayatılamaz. Hâkim ayrıca somut tedbirler de alabilir. Örneğin; aile giderlerine katılım oranını belirleme, taşınmaz malın belirli bir eş adına yönetilmesine karar verme, ayrı yaşama haklıysa buna bağlı önlemleri alma (TMK m.197), aile konutunun tahsisine ilişkin düzenleme yapma, tedbir nafakasına hükmetme gibi çeşitli önlemler mümkündür. Bu tedbirlerin amacı, evlilik ilişkisini bozmak değil, sürdürülebilir kılmaktır.
4) Ayrı Yaşama Hakkı — TMK m.197
Evlilik birliğinin korunması kapsamındaki en önemli düzenlemelerden biri ayrı yaşama hakkıdır. Bu hak kanundan doğar; eşin ayrı yaşamaya başlamak için hâkimden izin alması gerekmez. Hâkim, istem üzerine ayrı yaşamanın haklı olup olmadığını değerlendirir ve buna bağlı önlemleri alır. TMK m.197 uyarınca “eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.” Bu düzenleme, ciddi çatışma yaşayan eşlere birlikte yaşamayı sürdürmek zorunda kalmadan koruma altında olma imkânı tanır.
Ayrı yaşamanın haklı sayılabilmesi için ciddi sebeplerin bulunması gerekir. Ciddi sebep olarak değerlendirilen durumlar arasında; aile içi şiddet, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, ciddi psikolojik baskı, sadakatsizlik durumları, çocukların üzerinde olumsuz etki yaratan çatışmalar yer alır. Ayrı yaşama haklı bulunduğunda hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıyı, konut ve ev eşyasından kimin yararlanacağını ve eşlerin mallarının yönetimini düzenler (TMK m.197/2); ergin olmayan çocuklar varsa ana ve baba ile çocuk arasındaki ilişkilere ilişkin hükümlere göre çocuğun bakımı ve kişisel ilişki konusunda da gerekli önlemleri alır (TMK m.197/4). Eşlerden biri haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınıyorsa veya ortak hayat başka sebeplerle olanaksız hâle gelmişse de aynı önlemler istenebilir (TMK m.197/3). Bu düzenlemeler, tarafların ayrı yaşamları süresince pratik yaşam koşullarını organize eder. Bu önlemler geçici niteliktedir ve ayrı yaşamayı haklı kılan durum sürdükçe geçerlidir; koşullar değişirse TMK m.200 uyarınca değiştirilebilir veya kaldırılabilir; ilişkinin düzelmesi durumunda tekrar birlikte yaşama mümkündür. Ancak ayrı yaşama süresi uzarsa boşanma gündeme gelebilir.
5) Tedbir Nafakası
Evlilik birliğinin korunması davasında hâkimin verebileceği önemli tedbirlerden biri de tedbir nafakasıdır. Bir eşin aile giderlerine yeterince katılmaması veya diğer eşin geliri olmaması durumunda hâkim, aylık nafaka ödemesine hükmedebilir. Kanunun kullandığı terim parasal katkıdır (TMK m.196, m.197/2); uygulamada bu katkıya tedbir nafakası da denir. Katkı dava süresiyle sınırlı değildir; ayrı yaşamayı haklı kılan durum devam ettikçe ödenir. Eşlerden biri boşanma davası açtığında ise dava süresince geçici önlemler TMK m.169 uyarınca boşanma hâkimince alınır.
Tedbir nafakası miktarı; ödeme yükümlüsü eşin ekonomik durumu, alacaklı eşin ihtiyaçları, çocukların bakım masrafları göz önünde bulundurularak belirlenir. Nafaka; hem eş nafakası (bir eşin diğerine ödediği geçim nafakası) hem de çocuk için hükmedilebilir. Evlilik sürdüğü için velayet ana ve babaya birlikte aittir (TMK m.336/1); çocuğun giderlerine katkıyı, çocuğun yanında kalmadığı ebeveyn öder (TMK m.197/4, m.327). Nafaka miktarı sabit değildir; koşulların değişmesi hâlinde uyarlanabilir. Evlilik birliğinin korunması kapsamında hükmedilen katkı, boşanma davasında TMK m.175 uyarınca hükmedilebilecek yoksulluk nafakasından bağımsızdır ve şartları da farklıdır: yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşmeyi ve kusurun daha ağır olmamasını arar. Nafaka ödenmemesi durumunda icra takibi başlatılabilir ve tazyik hapsi de gündeme gelebilir. Nafaka ödemeyen eş için İİK m.344 çerçevesinde tazyik hapsi uygulaması mümkündür.
6) Aile Konutu ile İlgili Tedbirler
Aile konutu, evlilik birliği için özel bir öneme sahiptir ve TMK m.194 hükmü ile özel koruma altındadır. Bu düzenleme uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu koruma, evlilik birliğinin korunması davası kapsamında güçlendirilebilir.
Hâkim, ciddi uyuşmazlık durumunda aile konutu ile ilgili çeşitli tedbirler alabilir. Örneğin ayrı yaşama haklıysa konut ve ev eşyasından hangi eşin yararlanacağı belirlenebilir (TMK m.197/2), aile konutu dâhil malvarlığı değerleri üzerindeki tasarruflar eşin rızasına bağlanabilir (TMK m.199). Buna karşılık bir eşin konuttan uzaklaştırılması Medeni Kanun’daki önlemlerle değil, 6284 sayılı Kanun m.5/1-b uyarınca verilen önleyici tedbirle sağlanır; şiddet uygulayan eşin konuttan uzaklaştırılması mağdur eş ve çocukları koruma altına alır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde de benzer koruyucu tedbirler alınabilir. 6284 sayılı Kanun ile TMK m.195 hükümleri birlikte uygulanabilir ve mağdur eş için kapsamlı koruma sağlanır. Bu tedbirler kararı verildikten sonra kolluk tarafından uygulanır; karara aykırı davranana 6284 sayılı Kanun m.13 uyarınca zorlama hapsi uygulanır, fiil ayrıca suç oluşturuyorsa ceza soruşturması da yürüyebilir.
7) Süreç Yönetimi ve Pratik Öneriler
Evlilik birliğinin korunması davası açmak isteyen eşler için pratik öneriler şunlardır: (i) sorunları objektif ve somut biçimde tespit etmek, (ii) delilleri toplamak (mesajlaşmalar, tanık ifadeleri, harcama belgeleri, sağlık raporları vb.), (iii) hangi tedbirlerin talep edileceğini net olarak belirlemek, (iv) uzman aile hukuku avukatı desteği almak, (v) mümkünse eşle de görüşerek dostane çözüm imkânlarını değerlendirmek.
Bu tür davalarda hem hukuki hem de psikolojik boyut önemlidir. Dava süreci ilişkiyi zedeleyebilir; ancak diğer taraftan uyuşmazlığın çözülmemesi de ilişkiyi daha da bozar. Bu nedenle davanın açılıp açılmayacağının stratejik biçimde değerlendirilmesi gerekir. Bazı durumlarda aile terapisi veya arabuluculuk gibi alternatif çözüm yolları daha uygun olabilir. Ancak ciddi ve tekrarlanan yükümlülük ihlalleri, aile içi şiddet, mal kaçırma girişimi gibi durumlar hukuki müdahaleyi gerektirir. Ayrıca korunmaya gerçekten muhtaç olan eş için bu dava yolu, boşanmadan önce alınacak koruyucu bir tedbirdir; hem hukuki hem de duygusal olarak zaman kazandırabilir. Süreç boyunca uzman avukat, psikolog ve gerektiğinde sosyal hizmet uzmanı desteği alınması önerilir. Bu tür kapsamlı destek, hem koruma tedbirlerinin etkili olmasını sağlar hem de eşlerin uyuşmazlığı çözerek evliliklerini sürdürme veya sağlıklı biçimde sonlandırma imkânı sunar.
İlgili Rehberler
- Aile Konutu Şerhi Talep Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 194
- Mal Rejimi Tasfiyesi (Mal Paylaşımı) Davası Nasıl Açılır?
- Boşanmada Kusur Nasıl Belirlenir? Tam, Ağır, Eşit ve Az Kusurun Sonuçlar
- Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi: Boşanma, Nafaka, Velayet ve Mal Paylaşım
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Korunacak Olan: m.185-186’daki Yükümlülükler
Hâkimin hangi yükümlülüğü korumak için müdahale ettiği, m.195‘ten önceki iki maddede tanımlanmıştır.
Birliğin kurulması — TMK m.185/1: evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur.
Ortak yükümlülük — m.185/2: eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.
Üç temel borç — m.185/3: eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.
Bu fıkra dayanak oluşturur. m.195 kapsamındaki başvurular çoğu zaman bu üç borçtan birinin ihlâline dayandırılır: birlikte yaşamama, sadakatsizlik veya yardım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi.
Konut ve yönetim — TMK m.186/1-2: eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Birliği eşler beraberce yönetirler.
Giderlere katılma — m.186/3: eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.
“Emek” ifadesi belirleyicidir. Katkı yalnız para ile olmaz. Eşlerden birinin çalışmıyor olması, giderlere katılmadığı anlamına gelmez; ev işlerinin görülmesi de giderlere katkıdır.
Hâkimin müdahalesi — TMK m.195. Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler. Hâkim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Hâkim, gerektiğinde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
| Madde | İçerik |
|---|---|
| m.185/2 | Mutluluğu elbirliğiyle sağlama |
| m.185/3 | Birlikte yaşama, sadakat, yardım |
| m.186/1 | Konutu birlikte seçme |
| m.186/3 | Güç oranında emek ve malvarlığı |
| Çalışmayan eş | Ev işleri de katkıdır |
| m.195 | Uyarı, uzlaştırma, önlem |
Parasal Katkı: TMK m.196
Ayrı yaşama olmasa dahi istenebilecek bu önlem, geriye dönük talep imkânı tanıyan nadir hükümlerden biridir.
Birinci fıkra: eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler.
İkinci fıkra — ölçütler: eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması, diğer eşin işinde karşılıksız çalışması, katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.
Bu üç kalem karşı tarafı korur. Ev işlerini gören, çocuklara bakan ya da eşinin işinde karşılıksız çalışan taraf bakımından bu emek, parasal katkı yerine geçer ve kendisinden ayrıca yüksek bir parasal katkı beklenmez.
Üçüncü fıkra — süre: bu katkılar, geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir.
Bu fıkra istisnaîdir. Madde gerekçesine göre katkı, istemden geriye doğru bir yıl ile gelecek yılları kapsar. Aile hukukundaki çoğu talep dava tarihinden itibaren sonuç doğururken, m.196 geçmişe dönük bir yıl için de talep imkânı verir.
Tedbir nafakasından farkı. TMK m.169‘daki tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası açılınca ve dava süresince geçerlidir. m.196‘daki parasal katkı ise boşanma davası açılmadan ve evlilik birliği sürerken istenebilir.
Kapsam farkı. Doktrinde belirtildiği üzere m.196, eşlerin birliğe emekleriyle yaptığı katkıyla ilgili değildir; malvarlığı kapsamına giren değerlerden ailenin geçimi için gerekli belirli bir parayı esas alır.
Harç uyarısı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/9027 E., 2015/23432 K. sayılı kararında; aleyhine boşanma davası açılmış eşin m.169, m.175 ve m.196‘ya dayalı nafaka ile tazminat isteklerini karşı davayla ileri sürmesi hâlinde maktu harcın yeterli olmadığı, nispî peşin harç eksikliğinin tamamlattırılarak işin esasına girilmesi gerektiği belirtilmiştir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kim ister | Eşlerden biri |
| Ölçütler | Ev işleri, çocuk bakımı, karşılıksız çalışma |
| Süre | Geçmiş bir yıl + gelecek yıllar |
| m.169’dan farkı | Dava açılmadan istenebilir |
| Konusu | Ailenin geçimi için belirli bir para |
| Harç | Nispî; maktu yetmez |
Temsil Yetkisi ve Kaldırılması: m.188-191
Ekonomik korumanın ikinci ayağı, eşin birliği temsil yetkisine müdahaledir.
Sürekli ihtiyaçlar — TMK m.188/1: eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder.
Diğer ihtiyaçlar — m.188/2. Ailenin diğer ihtiyaçları için eşlerden biri birliği ancak iki hâlde temsil edebilir: diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili kılınmışsa; ya da birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebeplerle rızası alınamazsa.
Sorumluluk — TMK m.189/1: birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde, eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar.
Yetkisiz işlemde — m.189/2: eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi olmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur. Ancak temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde eşler müteselsilen sorumlu olurlar.
Bu ayrım çok önemlidir. Eşin tek başına yaptığı borçlanmadan diğer eşin sorumlu olup olmayacağı, işlemin ailenin sürekli ihtiyaçlarına ilişkin olup olmadığına ve üçüncü kişinin yetkinin aşıldığını anlayıp anlayamayacağına bağlıdır.
Yetkinin kaldırılması — TMK m.190/1: birliği temsil yetkisi, eşlerden birinin bu yetkiyi aşması veya kullanmada yetersiz olduğunu göstermesi hâlinde hâkim tarafından kaldırılabilir veya sınırlanabilir.
Üçüncü kişilere bildirim — m.190/2. İstemde bulunan eş, bu önlemi üçüncü kişilere sadece kişisel durum siciline kaydettirmek ve ilân ettirmek suretiyle bildirebilir.
Geri verilmesi — TMK m.191. Temsil yetkisinin kaldırılmasını veya sınırlanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması hâlinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine yetkiyi geri verir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Sürekli ihtiyaçlar | Her eş tek başına temsil eder |
| Diğer ihtiyaçlar | Yetkilendirme veya gecikmede sakınca |
| Yetkili işlemde | Müteselsil sorumluluk |
| Yetkisiz işlemde | Kişisel sorumluluk |
| Anlaşılamayan aşma | Yine müteselsil |
| Kaldırma | m.190; sicile kayıt ve ilân |
Malvarlığına İlişkin Üç Önlem: m.198-200
Kanun, ekonomik koruma için birbirini tamamlayan üç araç daha öngörmüştür.
Borçlulara ait önlemler — TMK m.198: eşlerden biri, birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse, hâkim onun borçlularına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir.
Bu hüküm çok az bilinir ama güçlüdür. Karar, doğrudan üçüncü kişiye yöneltilir. Eşin işvereni, kiracısı ya da herhangi bir borçlusu, ödemeyi artık diğer eşe yapmakla yükümlü kılınabilir.
Kapsamı geniştir. Doktrinde belirtildiği üzere hüküm para borçlarının ifasına yöneliktir ve borcun kaynağı önemli değildir: kanundan, sözleşmeden, haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden doğan alacaklar arasında fark bulunmaz. Arızî nitelikteki tek seferlik borçlar gibi, ücret ve kira gibi dönemsel borçlar da bu kapsamdadır.
İcra takibine gerek kalmaz. m.198 uyarınca verilen karar, alacağın doğrudan diğer eşe ödenmesini sağladığından ayrı bir icra takibine ihtiyaç doğurmaz.
Tasarruf yetkisinin sınırlanması — TMK m.199. Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.
Hâkim re’sen bildirir. Aynı madde uyarınca hâkim gerekli önlemleri alır ve taşınmazlar bakımından tapu kütüğüne şerh verilmesi için re’sen tapu müdürlüğüne bildirimde bulunur.
m.194’ten farkı. m.194 yalnız aile konutunu korur ve şerh idarî yolla alınır. m.199 ise her türlü malvarlığı değerini kapsar; ancak mahkeme kararı gerektirir.
Değişiklik ve kaldırma — TMK m.200: koşullar değiştiğinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse alınan önlemi kaldırır.
Bu madde iki yönlü işler. Önlem alınmasını isteyen eş genişletme; aleyhine önlem alınan eş ise kaldırma talebinde bulunabilir.
| Madde | Önlem |
|---|---|
| m.198 | Borçlulara ödeme emri |
| Kapsamı | Ücret, kira, her tür para borcu |
| m.199 | Tasarrufun rızaya bağlanması |
| Şerh | Hâkim re’sen bildirir |
| m.194 ile farkı | Kapsam ve usul |
| m.200 | Değiştirme ve kaldırma |
Yetki, Görev ve Usul
Bu davalara özgü yetki kuralı ayrı bir maddede düzenlenmiştir ve genel kuraldan farklıdır.
Yetki — TMK m.201/1: evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler konusunda yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir.
Bu kural davacıyı korur. Genel kural olan HMK m.6‘dan farklı olarak, başvuran eş kendi yerleşim yerinde de talepte bulunabilir.
Karşılıklı istem — m.201/2: eşlerin yerleşim yerleri farklı ve her ikisi de önlem alınması isteminde bulunmuş ise, yetkili mahkeme ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesidir.
Değiştirme ve kaldırma — m.201/3: alınan önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması konusunda yetkili mahkeme kural olarak önlemi alan mahkemedir; eşlerin her ikisinin de yerleşim yeri değişmişse herhangi birinin yeni yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Görev. Bu talepler aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir. Görev kamu düzenindendir ve re’sen gözetilir.
Ayrı yaşama — TMK m.197. Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine; birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Boşanmadan farkı. Bu dava evliliği sona erdirmez; amacı birliği korumaktır. Verilen kararlar, sonradan açılacak boşanma davasında delil olarak kullanılabilir.
Şiddet varsa ayrı yol. Şiddet ya da şiddet tehlikesi bulunan hâllerde 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleri ayrıca istenmelidir. O Kanunun 8. maddesi uyarınca koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için delil veya belge aranmaz ve önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilir.
Yargılama usulü. Parasal katkı ve ayrı yaşamaya bağlı nafaka talepleri, her çeşit nafaka davasını kapsayan HMK m.316/1-ç uyarınca basit yargılama usulüne tâbidir; HMK m.318 uyarınca taraflar delillerini dilekçeleriyle birlikte sunmak zorundadır. Terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi, birliği temsil için hâkimden yetki istenmesi ve aile konutuna ilişkin işlemde diğer eşin rızası alınamaması gibi bazı istemler ise HMK m.382/2-b kapsamında çekişmesiz yargı işidir; bunlarda da işin niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır (HMK m.385/1).
Dilekçe — HMK m.119 ve m.121. Vakıalar sıra numarası altında açık özetler hâlinde yazılmalı; her vakıa için ayrı delil gösterilmelidir. Gelir belgeleri, tapu ve banka kayıtları için bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılarak celbi istenmelidir.
Tahsil. Parasal katkıya ilişkin karar ilamlı icra yoluyla takip edilir; ödenmemesi hâlinde İİK m.344 uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Yetki | m.201 — herhangi birinin yerleşim yeri |
| Çifte istem | İlk isteyenin yeri |
| Değiştirme/kaldırma | Önlemi alan mahkeme; iki eş de taşınmışsa yeni yerleşim yeri |
| Görev | Aile mahkemesi; re’sen |
| Şiddet varsa | 6284 ayrıca istenmeli |
| Tahsil | İlamlı icra; İİK m.344 |
Terk, Birlikte Yaşamaktan Kaçınma ve Ortak Konuta Davet
Evlilik birliğinin korunması ile terk sebebiyle boşanma çoğu zaman aynı olaydan doğar, ancak sonuçları farklıdır. Eşlerden biri haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınıyorsa ya da ortak hayat başka sebeplerle olanaksız hâle gelmişse, diğer eş evliliği sürdürmek istese bile TMK m.197/3 uyarınca parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimine ilişkin önlemleri isteyebilir. Böylece evden ayrılan eşin ailenin geçimine katılmaması, boşanma davası açılmadan çözüme bağlanabilir.
Evliliği sona erdirmek isteyen eş için yol ise TMK m.164’tür. Terk sebebiyle boşanma için eşin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmiş veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemiş olması, ayrılığın en az altı ay sürmesi, durumun devam etmesi ve hâkim veya noter tarafından yapılan ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. İhtar için başvuru, altı aylık sürenin dördüncü ayı dolmadan yapılamaz; ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmezse doğacak sonuçlar bildirilir. Diğer eşi ortak konutu terke zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesine engel olan eş de terk etmiş sayılır.
Terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi, HMK m.382/2-b kapsamında çekişmesiz yargı işidir. Uygulamada davetin samimi olması aranır: ihtarda dönülecek konutun açıkça gösterilmesi ve konutun oturmaya hazır bulunması gerekir; daveti yapan eşin, diğer eşin dönmemesini haklı kılacak davranışları varsa ihtar sonuç doğurmaz. Usul için terk ihtarı nasıl çekilir ve terk sebebiyle boşanma (TMK m.164) yazılarımıza bakabilirsiniz.
Hangi Sorunda Hangi Madde?
Medeni Kanun, evlilik devam ederken ortaya çıkan sorunlar için tek bir dava değil, her biri ayrı şartlara bağlı bir dizi araç öngörür. Dilekçede doğru aracın seçilmesi, talebin kabul edilip edilmeyeceğini doğrudan belirler:
Evlilik sürerken başvurulabilecek koruma araçları
| Sorun | Dayanak | Ne sağlar? |
|---|---|---|
| Eş ailenin geçimine katılmıyor | TMK m.196 | Parasal katkı; geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için |
| Ayrı yaşama haklı | TMK m.197/1-2 | Katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma, malların yönetimi |
| Eş haklı sebep olmadan birlikte yaşamaktan kaçınıyor | TMK m.197/3 | Aynı önlemler, boşanma davası açmadan |
| Ergin olmayan çocuk var | TMK m.197/4 | Çocuğun bakımı ve kişisel ilişkiye ilişkin önlemler |
| Eşin geliri var ama ödeme yapmıyor | TMK m.198 | İşveren, kiracı gibi borçlulara doğrudan ödeme emri |
| Mal kaçırma tehlikesi | TMK m.199 | Tasarrufun rızaya bağlanması, tapuya şerh |
| Aile konutu satılmak isteniyor | TMK m.194 | Açık rıza şartı, aile konutu şerhi |
| Birliği temsil yetkisi kötüye kullanılıyor | TMK m.190 | Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması |
| Eş terk etti, boşanma isteniyor | TMK m.164 | İhtar; altı ay sonunda terk sebebiyle boşanma |
| Şiddet veya şiddet tehlikesi | 6284 s.K. m.5 | Konuttan uzaklaştırma, yaklaşmama; önleyici tedbir geciktirilmeksizin verilir (m.8/3) |
Tablodaki araçlar birbirini dışlamaz. Örneğin ayrı yaşama haklı olan ve eşinin işyerinden düzenli maaş aldığını bilen eş, aynı dilekçede hem TMK m.197/2 uyarınca katkı belirlenmesini hem de TMK m.198 uyarınca bu katkının işverence doğrudan kendisine ödenmesini isteyebilir. Ayrı yaşamanın şartları için ayrı yaşama hakkı (TMK m.197), mal kaçırmaya karşı koruma için eşin tasarruf yetkisinin sınırlanması (TMK m.199) rehberlerimize bakabilirsiniz.
Dilekçe ve Talep Sonucu Nasıl Kurulur?
Evlilik birliğinin korunmasına ilişkin istemler tek dilekçede birlikte ileri sürülebilir; önemli olan her talebin dayandığı maddenin ve o maddenin aradığı vakıaların ayrı ayrı gösterilmesidir. Parasal katkı talebinde davalının gelirini gösteren bordro, SGK kaydı, tapu ve araç kayıtları ile ailenin giderlerini gösteren kira, okul ve fatura belgeleri sunulmalı; başka yerden getirilecek kayıtlar için bulunduğu yer belirtilerek celbi istenmelidir (HMK m.121, m.318). TMK m.198 talebinde borçlunun, örneğin işverenin unvanı ve adresi yazılmalıdır; kararın uygulanabilmesi için ödemeyi kimin yapacağı açıkça belirlenmiş olmalıdır.
TMK m.199 talebinde ise hangi malvarlığı değerinin neden risk altında olduğu somutlaştırılmalı, taşınmaz için il, ilçe, ada ve parsel bilgisi verilmelidir. Dava sürerken malın elden çıkarılması tehlikesi varsa HMK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir de istenmelidir. Bu talepler bir arada şöyle kurulabilir:
NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. TMK m.196 ve m.197/2 uyarınca davalının ailenin geçimi için davacıya, dava tarihinden geriye doğru bir yıl ve gelecek için aylık … TL parasal katkıda bulunmasına,
2. Ortak çocuk … için TMK m.197/4 ve m.327 uyarınca aylık … TL katkıya,
3. TMK m.197/2 uyarınca … adresindeki aile konutu ile ev eşyasından davacı ve ortak çocuğun yararlanmasına,
4. TMK m.198 uyarınca davalının işvereni … unvanlı şirkete, davalıya yapacağı ödemelerin aylık … TL’lik kısmını doğrudan davacıya ödemesinin emredilmesine,
5. TMK m.199 uyarınca davalı adına kayıtlı … ada … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tasarrufların davacının rızasına bağlanmasına ve tapu kütüğüne şerh verilmesi için ilgili tapu müdürlüğüne bildirimde bulunulmasına,
6. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim.
Katkı ödenmezse karar ilamlı icra yoluyla takip edilir ve İİK m.344 uyarınca tazyik hapsi istenebilir. Koşullar değiştiğinde önlemlerin değiştirilmesi veya kaldırılması TMK m.200 uyarınca, kural olarak önlemi alan mahkemeden istenir (TMK m.201/3). Eşlerin birbirine karşı yükümlülüklerinin kaynağı için evlilik birliği ve TMK m.185 yazımıza bakabilirsiniz.
Ayrı yaşama, parasal katkı veya mal kaçırmaya karşı tedbir talebinizi birlikte değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Boşanma davası açmadan nafaka: Aynı evde yaşarken geçmiş bir yıl için de istenebilen parasal katkı (TMK 196), ayrı yaşarken nafaka (TMK 197), işverene doğrudan ödeme talimatı (TMK 198) ve dava dilekçesi örneği için Boşanmadan Nafaka Alınabilir mi? Evlilik Devam Ederken Nafaka rehberine bakın.
Çocuklar da götürüldüyse: Eşin çocukları alıp ailesinin yanına gittiği, henüz dava bulunmayan durumlarda TMK 195-197 ve HMK 389 yollarını Eşim Çocukları Alıp Ailesinin Yanına Gitti: Dava Yokken İlk 48 Saat rehberinde adım adım anlattık.
TMK 199 önleminin uygulanışı: Hâkimin müdahalesi çerçevesinde tasarruf yetkisinin sınırlanması, kaldırılması ve yetkili mahkeme için Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması (TMK 199) Talep Dilekçesi Örneği yazımıza bakın.
Dilekçe örnekleri: TMK 195-198 kapsamında müdahale, parasal katkı, ayrı yaşama nafakası ve cevap dilekçesi örnekleri için Ayrı Yaşama ve Evlilik Birliğinin Korunması Talep Dilekçesi Örneği yazımıza bakın.
Sıkça Sorulan Sorular
Evlilik birliğinin korunması davası nedir?
TMK m.195 uyarınca evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya önemli bir uyuşmazlık durumunda eşlerin hâkimin müdahalesini isteyebildiği davadır. Hâkim uyarır, uzlaştırmaya çalışır ve kanunda öngörülen tedbirleri alır.
Hangi durumlarda dava açılır?
Aile giderlerine yeterince katılmama, evi terk etme, sadakatsizlik, ciddi tartışmalar, çocukların bakımında ihtilaf, mal varlığının yönetiminde uyuşmazlık, mal kaçırma girişimi gibi durumlar dava sebebi olabilir. Ciddi ve sürekli yükümlülük ihlalleri değerlendirilir.
Hâkim hangi tedbirleri alabilir?
Hâkim önce eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır ve uzlaştırmaya çalışır; eşlerin ortak rızasıyla uzman yardımı isteyebilir. İstem üzerine ailenin geçimi için parasal katkıyı belirler (TMK m.196), ayrı yaşama haklıysa katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır (TMK m.197), eşin borçlularına ödemeyi diğer eşe yapmalarını emredebilir (TMK m.198) ve belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufları diğer eşin rızasına bağlayabilir (TMK m.199).
Ayrı yaşamak için hâkimden izin almak gerekir mi?
Gerekmez. TMK m.197 uyarınca ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düşen eş, bu durum sürdükçe ayrı yaşama hakkına sahiptir; hak kanundan doğar. Hâkimden istenen, ayrı yaşamanın haklı olduğunun değerlendirilmesi ve buna bağlı parasal katkı, konut ve ev eşyası ile malların yönetimine ilişkin önlemlerdir. Şiddet, ağır psikolojik baskı veya bağımlılık gibi durumlar haklı sebep olarak değerlendirilebilir.
Tedbir nafakası nedir?
Evlilik birliğinin korunması kapsamında hükmedilen tedbir nafakası, kanundaki adıyla parasal katkıdır (TMK m.196, m.197/2). Ailenin geçimine katılmayan eşe karşı istenir, geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için talep edilebilir ve dava süresiyle sınırlı değildir. Boşanma davası açılınca dava süresince geçici önlemler TMK m.169 uyarınca alınır.
Bu dava boşanmadan farklı mı?
Evet. Boşanma davası evliliği sonlandırmayı amaçlar; evlilik birliğinin korunması davası ise evliliği sürdürmek için hâkimin müdahalesini talep eder. Boşanmaya gitmek istemeyen ancak yaşadığı uyuşmazlığa çözüm bulamayan eşler için önemli bir başvuru yoludur.
Aile içi şiddet için bu dava mı açılır?
Aile içi şiddet için 6284 sayılı Kanun çerçevesinde koruyucu tedbir kararı istenmelidir. Bu tedbirler daha hızlı ve etkilidir. TMK m.195 kapsamındaki tedbirler ile 6284 sayılı Kanun tedbirleri birlikte uygulanabilir. Şiddet vakalarında 6284 sayılı Kanun öncelikle değerlendirilmelidir.
Terk eden eşe ihtar ne zaman çekilebilir?
TMK m.164 uyarınca terk en az altı ay sürmüş olmalıdır; ihtar için başvuru bu sürenin dördüncü ayı dolmadan yapılamaz. Hâkim veya noter ihtarında terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmezse doğacak sonuçlar bildirilir. Diğer eşi ortak konutu terke zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın dönmesine engel olan eş de terk etmiş sayılır.
Eşimin maaşı doğrudan bana ödenebilir mi?
Evet. TMK m.198 uyarınca eşlerden biri ailenin geçimine katkı yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim, onun borçlularına ödemelerini tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir. Karar işverene, kiracıya veya başka bir borçluya yöneltilebilir; böylece ayrıca icra takibine gerek kalmadan ödeme doğrudan diğer eşe yapılır.
Eşim evi veya başka bir malı satmak isterse ne yapabilirim?
Aile konutu bakımından TMK m.194 uyarınca diğer eşin açık rızası olmadan konut devredilemez, kira sözleşmesi feshedilemez ve konut üzerindeki haklar sınırlanamaz; tapuya aile konutu şerhi konulabilir. Diğer malvarlığı değerleri için TMK m.199 uyarınca tasarrufların rızanıza bağlanması istenebilir; hâkim taşınmazlar için tapu kütüğüne şerh verilmesini re’sen bildirir. Dava sürerken satış tehlikesi varsa HMK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir de istenmelidir.
⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın
Hukukçular Evi — Av. Fatma Öztürk
📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile YazBu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


