Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (TMK 174): Şartlar, Kusur ve Süre
01 Mart 2026

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (TMK 174): Şartlar, Kusur ve Süre

Mevzuat güncellemesi — 7589 sayılı Kanun (RG 31 Temmuz 2026, Sayı 33326): belirsiz alacak davası kaldırıldı.

  • HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır; 31 Temmuz 2026’dan itibaren yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz.
  • Yerine kısmi dava güçlendirilmiştir. HMK m.109’a eklenen fıkra uyarınca davacı, ıslaha gerek olmaksızın ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus talebini artırabilir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
  • Pratik uyarı: artırım hakkı tek kullanımlıktır. Bu nedenle artırım dilekçesi, bilirkişi raporu dosyaya girdikten sonra verilmelidir; erken verilen artırım, sonradan ortaya çıkan farkın talep edilememesine yol açar.
  • Derdest davalar: geçici madde uyarınca 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski HMK m.107 uygulanmaya devam eder; dava türünü değiştirmek gerekmez.

Ayrıntılar: Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı (HMK 107): Yerine Ne Gelecek?

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (TMK m.174/1-2): Şartlar, Miktar ve 1 Yıllık Süre

Boşanma davası; evlilik birliğinin sona ermesinin yanında eşlerin yıllar içinde birlikte kurdukları ekonomik düzenin çözülmesini ve boşanmaya yol açan olaylar yüzünden yaşanan manevi sarsıntının hukuki bir sonuca bağlanmasını da içerir. Türk Medeni Kanunu (TMK) m.174, boşanmadan doğan tazminat taleplerini iki fıkra hâlinde birbirinden ayrık biçimde düzenler. Birinci fıkra “mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafa” maddi tazminat isteme hakkı verirken; ikinci fıkra “boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa” manevi tazminat talep etme imkânı tanır. Boşanmada manevi tazminat TMK 174/2 çerçevesinde değerlendirildiği için hem talep koşulları hem de “uygun miktar” ölçütü doğrudan bu maddenin lafzına ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına dayanır. Bu rehberde maddi ve manevi tazminatın şartları, hesaplama esasları, TMK m.178’de düzenlenen bir yıllık süre ile davanın boşanma davasıyla birlikte veya ayrı olarak açılması usulü güncel mevzuat ışığında ele alınmaktadır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Maddi Tazminat — TMK m.174/1 (Mevcut ve Beklenen Menfaat Zararı)

TMK m.174/1 hükmüne göre “mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.” Bu hüküm; boşanmanın eşlerden birinin ekonomik dengesinde yaratacağı olumsuz sonuçların hafifletilmesi ve evlilik süresince kurulan hayat düzeninden doğan meşru beklentilerin korunması amacına hizmet eder. Uygulamada tazminat kalemleri yalnızca boşanma anında somut olarak yitirilen değerlerle sınırlı tutulmaz; evlilik devam etseydi elde edilmesi kuvvetle muhtemel olan menfaatler de bu kapsamda değerlendirilir.

Maddi tazminata hükmedilebilmesi için birbirini tamamlayan üç temel koşulun birlikte gerçekleşmesi aranır:

  • Kusur şartı. Talep eden eşin kusursuz veya karşı eşe göre daha az kusurlu olması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin istikrarlı içtihadına göre eşit kusurlu eş lehine maddi tazminata hükmedilmez; kusur dengesi bozulmadıkça talep reddedilir. Boşanma hükmünde belirlenen kusur oranı, tazminat davasında da hâkimi bağlar.
  • Mevcut veya beklenen menfaat zararı. Boşanma nedeniyle konut hakkının yitirilmesi, ortak yaşam standardının düşmesi, eşin sağlanan sağlık ve sosyal güvenlik olanaklarından yararlanamayacak olması, evlilik süresince beklenen refah artışından ve eşin gelecekteki kazanç, emeklilik ve miras beklentilerinden mahrum kalınması bu kapsamda değerlendirilir. HGK kararlarında evlilik devam etseydi elde edilecek destek ve dayanışmanın da menfaat kavramı içinde ele alındığı vurgulanır.
  • Uygun nedensellik bağı. Yaşanan zarar ile boşanma arasında doğrudan bir illiyet bulunmalıdır. Boşanmadan bağımsız sebeplerle doğan ekonomik kayıplar TMK m.174/1 kapsamında değil, TBK’nın haksız fiile ilişkin genel hükümleri çerçevesinde ileri sürülür.

Maddi tazminat kural olarak toptan (defaten) ödenir. Ancak TMK m.176/1 uyarınca hâkim, “durumun gereklerine göre” tazminatın irat biçiminde ödenmesine de karar verebilir. İrat şeklinde ödenmesi hâlinde ilerideki gelişmelere bağlı olarak tazminatın artırım veya azaltım davasıyla uyarlanması gündeme gelebilir; bu konuda ayrıntılı çerçeve için nafaka artırım ve azaltım davası (TMK m.176) rehberi incelenebilir.

Hesaplama Esasları — Ekonomik Güç ve Kusur Oranı

TMK m.174/1’de yer alan “uygun bir maddi tazminat” ibaresi, hâkime geniş bir takdir alanı tanımaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında istikrar kazanan ölçütler şunlardır:

  • Tarafların yaşı, sağlık durumu, mesleği ve çalışma kapasitesi.
  • Evliliğin süresi ile evlilik boyunca sürdürülen yaşam standardı.
  • Eşlerin gelirleri, malvarlıkları, üstlendikleri borçlar ve olağan yaşam giderleri.
  • Kusur oranı ve boşanmaya yol açan olayların ağırlığı.
  • Talep eden eşin boşanmadan sonra elde edeceği kazanç imkânı ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler.
  • Evlilik devam etseydi elde edilmesi muhtemel maddi menfaatler (refah artışı, ortak birikim, miras beklentisi, sosyal güvenlik hakları).

Yargıtay uygulaması; tazminat miktarının talep edeni zenginleştirmemesi, aynı zamanda hakkı yalnızca kâğıt üzerinde bırakan sembolik bir tutar hâline gelmemesi gerektiğini vurgular. Aksi durum bozma sebebi oluşturur. Eşler arasında ciddi bir ekonomik dengesizlik varsa hâkim, daha ağır kusurlu eşin ödeme gücüyle orantılı; ancak talep edenin yoksullaşmasını önleyecek düzeyde bir tutar belirlemekle yükümlüdür.

Maddi tazminat, boşanmanın diğer mali sonuçlarından bağımsız bir hukuki temele oturur. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejimindeki tasfiye ile TMK m.174/1 kapsamındaki tazminat farklı dayanaklardan doğar; biri diğerinin yerine geçmez ve birlikte istenebilir. Bu ilişkiye dair ayrıntılar için boşanmada mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı (TMK m.231-232) rehberi incelenebilir. Aynı şekilde yoksulluk nafakası ile maddi tazminat da birbirinden farklıdır; tazminat bir defalık dengeleme amacına, nafaka ise düzenli geçim desteği amacına hizmet eder. Yoksulluk nafakasının koşulları için yoksulluk nafakası (TMK m.175) rehberi incelenebilir.

Manevi Tazminat — TMK m.174/2 (Kişilik Hakkı İhlali)

TMK m.174/2’ye göre “boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” Bu hüküm; boşanmaya yol açan davranışlar nedeniyle eşin şeref, itibar, onur, beden bütünlüğü ya da duygu dünyası gibi kişilik değerlerinde meydana gelen tahribatı hukuken telafi etmeyi amaçlar. Boşanmada manevi tazminat TMK 174/2 çerçevesinde yalnızca bu olayların kişilik hakkına sarsıcı bir müdahale niteliği taşıdığı hâllerde gündeme gelir; her boşanma otomatik olarak manevi tazminatı gerektirmez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi uygulamasında manevi tazminata hükmedilebilmesi için şu koşullar birlikte aranmaktadır:

  • Kişilik hakkına saldırı. Boşanmaya sebep olan olaylar; talep eden eşin şerefine, onuruna, beden bütünlüğüne veya duygusal dünyasına doğrudan zarar veren nitelikte olmalıdır. Fiziksel şiddet, ağır hakaret, güven sarsıcı davranış, sadakatsizlik, alenen aşağılama ve terk gibi eylemler bu kapsamda değerlendirilir.
  • Talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olması. Manevi tazminat kusur sorumluluğuna dayanır; eşit kusurlu eş lehine hükmedilmez. Hâkim, boşanma hükmünde belirlenen kusur dengesini titizlikle inceler.
  • Davalı eşin kusurunun tespiti. Boşanma sebeplerine (TMK m.161-166) dayalı yargılamada belirlenmiş kusurlu tarafın varlığı, manevi tazminat için ön koşuldur. Kusursuz eşten manevi tazminat istenemez.
  • Uygun nedensellik. Kişilik hakkı ihlalinin boşanmaya sebep olan olaylardan kaynaklanmış olması gerekir. Evlilikten bağımsız olarak yaşanan başka bir olayın verdiği manevi zarar TMK m.174/2 çerçevesinde değil, TBK m.58 kapsamında ileri sürülür.

Manevi tazminat, TMK m.176/2 hükmü gereği yalnızca defaten (toptan) ödenir; irat şeklinde ödemeye karar verilemez. Bu yönüyle maddi tazminattan ayrılır ve tek seferlik bir tatmin/telafi amacı taşır.

Manevi Tazminat Miktarı — Hâkim Takdiri ve Sarsıcı Olay Ölçütü

TMK m.174/2’de yer alan “uygun miktar” ibaresi, hâkime somut olayın özelliklerine göre karar verme yetkisi tanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu içtihatlarında manevi tazminatın belirlenmesinde şu ölçütlerin bir arada değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir:

  • Boşanmaya sebep olan olayın niteliği, süresi ve tekrarlanma sıklığı.
  • Olayın alenilik derecesi ve tarafların sosyal çevresi üzerindeki etkisi.
  • Kusurun ağırlığı (kast, ihmal veya ağır ihmal).
  • Tarafların ekonomik ve sosyal durumu.
  • Talep eden eşin yaşı, mesleği ve toplumsal konumu.
  • Evliliğin süresi ve tarafların birbirine karşı sarsılan güven düzeyi.
  • Olayın talep edende yarattığı elem, üzüntü ve itibar kaybı.

Yerleşik Yargıtay uygulaması; manevi tazminatın bir ceza olmadığını, malvarlığına ilişkin bir zararı karşılamadığını ve zenginleşmeye yol açmayacak, buna karşın sembolik de kalmayacak bir tutar olarak belirlenmesi gerektiğini vurgular. Aksi hâlde takdir yetkisinin sınırları aşılmış sayılır ve karar bozulur. Hâkim, manevi tazminatın miktarını gerekçesinde açıklamak; hangi olguları, hangi ölçütle değerlendirdiğini denetlenebilir biçimde ortaya koymak zorundadır.

Boşanma davası kesinleştikten sonra ayrıca açılan manevi tazminat davasında da hâkim, boşanma hükmündeki kusur tespitiyle bağlıdır; kusur konusunu yeniden inceleyemez. Bu, hem yargılama ekonomisi hem de kararlar arası tutarlılık açısından önem taşıyan bir bağdır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Zamanaşımı — TMK m.178 (1 Yıl)

TMK m.178 açık bir hükümle “evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar” demektedir. Bu bir yıllık süre; boşanma davasında ileri sürülmemiş maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası gibi boşanmanın fer’î niteliğindeki talepleri kapsar. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı ve değer artış payı ise boşanmanın fer’isi olmadığından bu süreye tabi değildir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu alacaklara TBK m.146’daki on yıllık genel zamanaşımını uygulamaktadır (YHGK 05.10.2016, E.2016/8-1061, K.2016/959; YHGK 17.04.2013, E.2013/8-375, K.2013/520). Kanun metninin açıkça belirttiği gibi süre zamanaşımı niteliğindedir; hâkim tarafından kendiliğinden gözetilmez, davalının süresinde zamanaşımı def’inde bulunması gerekir. Def’i ileri sürülürse süresinden sonra açılan tazminat veya nafaka davası reddedilir.

Sürenin başlangıç tarihi boşanma hükmünün kesinleşmesidir. Kesinleşme; kararın istinaf ve gerektiğinde temyiz aşamalarının tamamlanmasıyla ya da kanun yollarına başvurulmaksızın sürenin geçmesiyle gerçekleşir. Boşanma davası ile birlikte tazminat talep edilmişse; talep zaten dava içinde ileri sürülmüş olduğundan bu bir yıllık süre ayrıca işlemez.

Bir yıllık sürenin kaçırılması hâlinde TMK m.174 kapsamındaki tazminat talebi ileri sürülemez. Uygulamada boşanma sonrası duygusal süreç, kesinleşme tarihinin gözden kaçmasına yol açabildiğinden kararın kesinleşme tarihi ile bir yıllık sürenin dolduğu tarihin takvim üzerinde açıkça işaretlenmesi ve dilekçenin bu süre dolmadan önce mahkemeye verilmesi büyük önem taşır.

Boşanma Davasıyla Birlikte ya da Ayrı Dava Usulü

TMK m.174 kapsamındaki tazminat talepleri iki farklı yolla ileri sürülebilir:

  • Boşanma davası ile birlikte talep. Uygulamada en sık tercih edilen yoldur. Boşanma dilekçesinde ya da karşı davada maddi ve manevi tazminat talepleri açıkça belirtilir; delil ve gerekçe olarak boşanma sebebi ile birlikte açıklanır. Bu yol; hem yargılama ekonomisi sağlar hem de kusur tespiti ile tazminat değerlendirmesinin aynı hâkim tarafından yapılmasına imkân verir. Hâkim, boşanmaya hükmederken tazminat miktarını da hüküm fıkrasında birlikte belirler.
  • Boşanmadan sonra ayrı dava açılması. Boşanma hükmü kesinleşen tarafın, TMK m.178’de düzenlenen bir yıllık süre içinde ayrıca aile mahkemesinde tazminat davası açması mümkündür. Bu yolda hâkim, boşanma hükmünde belirlenen kusur tespitine bağlıdır; kusur konusunu yeniden inceleyemez. Ayrı dava tercih edildiğinde harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin yeniden karşılanması gerekeceği unutulmamalıdır.

Görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu görev, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesince yerine getirilir. Yetkili mahkeme, boşanma davası devam ediyorsa boşanma davasının bakıldığı mahkeme; boşanmadan sonra açılacak ayrı davada ise genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6).

Dava dilekçesinde tazminat miktarının açıkça belirtilmesi zorunludur. Yargıtay uygulaması, boşanma nedeniyle tazminat davasında miktarın somut biçimde belirtilmesini tercih etmekle birlikte, HMK m.107 çerçevesinde belirsiz alacak davası olarak açılmasına ilişkin tartışmalar, bu maddenin 7589 sayılı Kanun’la 31.07.2026’da yürürlükten kaldırılmasıyla konusuz kalmıştır. Yargılama sırasında miktarın artırılması, kısmi dava açılmışsa HMK m.109 uyarınca bir defaya mahsus talep artırımıyla; aksi hâlde HMK m.176 uyarınca ıslah yoluyla mümkündür.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Faiz Ne Zaman Başlar? Kesinleşme Tarihi Kuralı (TMK m.174 — Muacceliyet)

Uygulamada en çok para kaybettiren teknik hata buradadır. Boşanmanın fer’i (eki) niteliğindeki maddi ve manevi tazminat, boşanma hükmü kesinleşmedikçe muaccel hâle gelmez. Alacak istenebilir hâle gelmediği için borçlu da temerrüde düşmüş sayılmaz. Sonuç olarak faiz, dava tarihinden veya karar tarihinden değil, boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren işler.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ilkeyi istikrarlı biçimde uygulamakta ve dava tarihinden faiz yürüten yerel mahkeme kararlarını bozmaktadır (örn. Y2HD, E. 2015/24838, K. 2017/3583, T. 30.03.2017). Bu nedenle dilekçede faiz talebinin nasıl kurgulandığı, uzun süren yargılamalarda yüksek meblağlarda ciddi fark yaratır. Ayrıca faiz talebi ileri sürülmemişse hâkim kendiliğinden faize hükmedemez; talep aşılmış olur.

Faizin başlangıç tarihi

Talebin ileri sürülme biçimiFaiz başlangıcıDayanak
Boşanma davasıyla birlikte (fer’i talep)Boşanma hükmünün kesinleşme tarihiMuacceliyet — Yargıtay 2. HD yerleşik uygulaması
Boşanma kesinleştikten sonra ayrı davaKural olarak dava tarihiTMK m.178’deki bir yıllık süre içinde açılmak kaydıyla
Faiz talebi hiç ileri sürülmemişseFaize hükmedilemezTalebin aşılması yasağı

Karar kesinleştiği anda tazminat, ilamlı icra takibine konu edilebilir bir alacağa dönüşür. Tahsil aşamasında işlemiş faiz ve takip masrafları da talep edilebildiğinden borç, ödenmedikçe hızla büyür. Takip aşamasındaki harç kalemleri için 2026 yargı ve icra harçları rehberimize bakabilirsiniz.

İrat Biçiminde Ödenen Maddi Tazminat: Sona Erme ve Uyarlama (TMK m.176/3-4-5)

Maddi tazminatın irat (dönemsel ödeme) biçiminde bağlanması hâlinde, bu ödeme sonsuza kadar sabit kalmaz. TMK m.176 bu ödemenin hem kendiliğinden sona ereceği hâlleri hem de mahkeme kararıyla kaldırılabileceği hâlleri ayrı ayrı düzenler. Bu ayrım kritiktir: birinci grupta ayrıca dava açmaya gerek yoktur, ikinci grupta kaldırma kararı alınması şarttır.

İrat biçimindeki maddi tazminat ve nafakanın sona ermesi (TMK m.176)

HâlSonuçFıkra
Alacaklı tarafın yeniden evlenmesiKendiliğinden kalkarm.176/3
Taraflardan birinin ölümüKendiliğinden kalkarm.176/3
Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşamaMahkeme kararıyla kaldırılırm.176/3
Yoksulluğun ortadan kalkmasıMahkeme kararıyla kaldırılırm.176/3
Haysiyetsiz hayat sürmeMahkeme kararıyla kaldırılırm.176/3
Malî durumların değişmesi / hakkaniyetİrat artırılır veya azaltılırm.176/4

TMK m.176/5 ayrıca hâkime, istem hâlinde iradın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini şimdiden karara bağlama yetkisi verir. Bu, her yıl yeniden dava açma yükünü ortadan kaldıran pratik bir imkândır. Artırım ve birikmiş fark hesabı için TMK m.176/4 artırım hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Bu rejimin manevi tazminata uygulanamayacağını tekrar vurgulamak gerekir: TMK m.176/2 manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesini yasakladığı için, yukarıdaki sona erme ve uyarlama hâlleri manevi tazminat bakımından gündeme gelmez. Manevi tazminat tek seferlik ve kesin bir alacaktır; alacaklının sonradan yeniden evlenmesi bu alacağı etkilemez.

Anlaşmalı Boşanmada Tazminattan Feragat: Protokolün Bağlayıcılığı (TMK m.166/3)

Anlaşmalı boşanmada tazminat talebi çoğu zaman protokolde karşılıklı feragatle kapatılır ve bunun sonuçları geri alınamaz niteliktedir. TMK m.166/3’e göre evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Boşanma kararı verilebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.

Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur. Kabul edilmezse dava çekişmeli boşanmaya döner ve kusur incelemesi yeniden gündeme gelir. Karar kesinleşinceye kadar taraflar irade beyanlarından dönebilir — bu durumda da dava çekişmeli olarak görülür.

Pratik sonuç şudur: protokolde “maddi ve manevi tazminat talebim yoktur” ibaresi yer alıyor ve karar bu şekilde kesinleşiyorsa, sonradan TMK m.178’deki bir yıllık süreye dayanılarak yeni bir tazminat davası açılamaz. Feragatin geçerli sayılabilmesi için somutlaştırılmış bir hakka ilişkin, kayıtsız ve şartsız, kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması aranır. Bu nedenle protokol metnindeki ifadelerin gerekçeli kararda da yer alması gerekir. Hazır metin ve madde başlıkları için anlaşmalı boşanma protokolü örneğimizi inceleyebilirsiniz.

İlgili Rehberler

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Islah ve Talep Artırımı: Tazminat Miktarı Sonradan Nasıl Yükseltilir?

Boşanma davasında maddi ve manevi tazminatın gerçek ölçüsü çoğu zaman yargılama sırasında, tanık beyanları, sosyal ve ekonomik durum araştırması ve gelir kayıtlarıyla netleşir. Dava veya karşı dava dilekçesinde istenmiş tazminatın miktarı ıslahla artırılabilir; ancak aynı davada taraflar yalnız bir kez ıslah yoluna başvurabilir (HMK m.176/2) ve ıslah tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir (HMK m.177/1). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu ise dava dilekçesinde hiç yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya eklenemeyeceğine karar vermiştir (E. 2021/8, K. 2026/1, T. 08.05.2026; RG 30.06.2026). Bu nedenle tazminat istenecekse, miktar başlangıçta düşük tutulsa bile talep dava veya karşı dava dilekçesinde mutlaka yer almalıdır.

7589 sayılı Kanun’la belirsiz alacak davası kaldırıldığından (HMK m.107 mülga), miktarı baştan kesin olarak belirlenemeyen maddi tazminat talebi kısmi dava olarak kurulabilir. Kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilir; artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Manevi tazminatta ise miktar hâkimin takdirine bağlı olmakla birlikte, hâkim talep edilenden fazlasına hükmedemeyeceğinden (HMK m.26) istenen tutar baştan gerçekçi belirlenmelidir.

Tazminat talebinin genişletilmesi ve artırılması

Aşama veya yolKuralDayanak
Dilekçeler aşamasıİddia serbestçe genişletilebilir veya değiştirilebilirHMK m.141/1
Ön inceleme aşamasıKarşı tarafın açık muvafakatiyle genişletilebilirHMK m.141/1
IslahAynı davada yalnız bir kez; tahkikat sona erinceye kadarHMK m.176/2, m.177/1
Dilekçede hiç olmayan talepKısmen ıslahla davaya eklenemezYİBBGK E. 2021/8, K. 2026/1
Kısmi davaBir defaya mahsus artırım; zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılırHMK m.109/4
Taleple bağlılıkHâkim talep edilenden fazlasına hükmedemezHMK m.26

Tazminat Alacağının Tahsili: Kesinleşme, İcra ve Tazyik Hapsi Farkı

Boşanmaya bağlı tazminat, aile hukukuna ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceği kuralına tabidir (HMK m.367/2); tazminat hükmü bu nedenle boşanma kararı kesinleşmeden icraya konulamaz. Kesinleşmeden sonra ilamlı icra takibi başlatılır ve borçluya, borcu yedi gün içinde ödemesi gerektiğini bildiren icra emri gönderilir (İİK m.32). Borçlu bu aşamada yalnız borcun itfa edildiği, imhal edildiği veya zamanaşımına uğradığı sebeplerine dayanarak icranın geri bırakılmasını isteyebilir (İİK m.33). İlam hükmünün zamanaşımı on yıldır (İİK m.39).

Nafakadan farklı olarak ödenmeyen tazminat için tazyik hapsi istenemez; İİK m.344’teki tazyik hapsi yalnız nafaka kararlarına ilişkindir. Tazminat alacağı, borçlunun maaşı, banka hesapları, taşınmaz ve araçları gibi malvarlığı değerleri üzerine haciz konularak tahsil edilir. Faiz bakımından ise boşanmayla birlikte istenen tazminatta faizin kesinleşme tarihinden işlediği unutulmamalıdır; icra takibinde de faiz başlangıcı ilama uygun olarak bu tarih gösterilmelidir.

Tazminat ilamının tahsil aşamaları

AşamaKuralDayanak
KesinleşmeBoşanmaya bağlı tazminat kesinleşmeden icra edilemezHMK m.367/2
FaizBoşanmayla birlikte istenen tazminatta kesinleşme tarihinden işlerYargıtay 2. HD (muacceliyet)
İcra emriBorç yedi gün içinde ödenmelidirİİK m.32
Borçlunun itirazıYalnız itfa, imhal ve zamanaşımıİİK m.33
Tazyik hapsiUygulanmaz; nafakaya özgüdürİİK m.344
İlam zamanaşımıOn yılİİK m.39

Tazminat Talebinde Netice-i Talep

Çekişmeli boşanma dilekçesinde tazminat talepleri, boşanma talebinden sonra ayrı bentler hâlinde ve fıkra numaralarıyla yazılmalıdır. Maddi ve manevi tazminatın ayrı ayrı gösterilmesi, hâkimin her birini kendi şartları yönünden değerlendirmesini kolaylaştırır; faizin başlangıcı da açıkça belirtilmelidir. Boşanma kesinleştikten sonra TMK m.178’deki bir yıllık süre içinde ayrı dava açılıyorsa, birinci bent çıkarılır ve faiz dava tarihinden istenir.

NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. TMK m.166/1 uyarınca tarafların boşanmalarına,

2. TMK m.174/1 uyarınca … TL maddi tazminatın boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına,

3. TMK m.174/2 uyarınca … TL manevi tazminatın boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına,

4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim.

Tam dilekçe metni için boşanma dava dilekçesi örneği sayfamıza bakabilirsiniz.

Maddi ve manevi tazminat talebinizi kusur ve delil durumuna göre birlikte değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Tazminat yalnız bir kalemdir: Kusurun hangi hakkı etkileyip hangisini etkilemediğini Boşanmada Kadının Hakları 2026 yazımızdaki tabloda gösterdik.

Şiddette tazminat: Tek seferlik şiddette manevi tazminatın hangi durumda reddedilebileceğini (eşit kusur) Eşim Bir Kez Tokat Attı: Tek Seferlik Şiddet Boşanma Sebebi mi? yazısında anlattık.

Kısa evlilikte tazminat: Evlilik süresinin tazminat ve nafaka miktarına etkisi için Birkaç Aylık Evlilikten Sonra Boşanma yazısını okuyun.

Boşandıktan sonraki hakaretler: Boşanma kesinleştikten sonra yaşanan hakaret ve iftiralar boşanma tazminatının kapsamında değildir; genel hükümlere göre manevi tazminat için Boşandıktan Sonra Eski Eşin Hakaret ve İftiraları: Manevi Tazminat yazımıza bakın.

Rakamlarla: Yargıtay’ın az veya çok bulduğu manevi tazminat tutarları ve yıllara göre karar tablosu için Yargıtay Kararlarında Boşanma Manevi Tazminat Tutarları rehberimize bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada maddi tazminat için hangi koşulların bulunması gerekir?
TMK m.174/1 uyarınca talep eden eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması, mevcut ya da beklenen bir menfaatinin boşanma nedeniyle zedelenmiş bulunması ve zarar ile boşanma arasında uygun nedensellik bağı gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre eşit kusurlu eş maddi tazminat isteyemez.

Boşanmada manevi tazminat her boşanmada verilir mi?
Hayır. TMK m.174/2 uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebep olan olayların talep eden eşin kişilik hakkına sarsıcı bir saldırı niteliği taşıması ve davalı eşin kusurlu olması gerekir. Sıradan geçimsizlik veya eşit kusur hâllerinde manevi tazminata hükmedilmez.

Maddi ve manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Hâkim; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusur oranı, evliliğin süresi, olayın ağırlığı ve talep edenin boşanma sonrası koşullarını birlikte değerlendirerek “uygun bir tutar” belirler. Yargıtay içtihadı; miktarın talep edeni zenginleştirmeyecek ancak sembolik de kalmayacak biçimde belirlenmesini şart koşar; aksi hâlde karar bozulur.

Boşanmadan sonra tazminat davası ne zaman açılabilir?
TMK m.178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde tazminat davası açılmalıdır. Bu süre bir zamanaşımı süresidir: hâkim kendiliğinden dikkate almaz (TBK m.161), ancak karşı taraf zamanaşımı def’ini ileri sürerse talep reddedilir. Bu nedenle süre kaçırılmamalıdır.

Maddi tazminat toplu mu yoksa taksitle mi ödenir?
Kural olarak defaten (toptan) ödenir. Ancak TMK m.176/1 uyarınca hâkim, borçlunun ekonomik durumu ile talep edenin menfaatini gözeterek maddi tazminatın irat (dönemsel ödeme) biçiminde ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat ise TMK m.176/2 gereği yalnızca defaten ödenir; irat şeklinde ödemeye karar verilemez.

Tazminat talebini boşanma davası açıldıktan sonra ekleyebilir miyim?
Sınırlı olarak. İddia, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle serbestçe genişletilebilir; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ancak karşı tarafın açık muvafakatiyle genişletilebilir (HMK m.141). Dava dilekçesinde hiç yer almayan bir tazminat talebi kısmen ıslah yoluyla davaya eklenemez (YİBBGK 08.05.2026, E.2021/8, K.2026/1; RG 30.06.2026); dilekçede istenmiş maddi tazminatın miktarı ise ıslahla artırılabilir (Y2HD 04.11.2024, E.2024/926, K.2024/8200). Boşanma davasında istenmeyen tazminat için boşanma kesinleştikten sonra TMK m.178’deki bir yıllık süre içinde ayrı dava açılması gerekir.

Boşanma tazminatı karar kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Hayır. Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.367/2); boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat da ancak boşanma hükmü kesinleştikten sonra ilamlı icraya konulabilir.

Ödenmeyen boşanma tazminatı için tazyik hapsi istenebilir mi?
Hayır. İİK m.344’teki tazyik hapsi yalnız nafaka kararlarına ilişkindir. Tazminat alacağı, ilamlı icra takibiyle borçlunun malvarlığı üzerine haciz konularak tahsil edilir; ilam hükmünün zamanaşımı on yıldır (İİK m.39).

Tazminat miktarını yargılama sırasında kaç kez artırabilirim?
Islah aynı davada yalnız bir kez ve tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir (HMK m.176/2, m.177/1). Kısmi dava olarak açılan maddi tazminat talebi ise HMK m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılabilir. Dava dilekçesinde hiç istenmemiş bir tazminat kısmen ıslahla davaya eklenemez (YİBBGK E. 2021/8, K. 2026/1).

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

📚 Boşanma ve Aile Hukuku Rehberi
Bu yazı; dava türleri, süreç adımları, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve sık sorulan soruları tek sayfada toplayan rehberimizin bir parçasıdır. Rehberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz →
Post by Av. Fatma Öztürk