26 Ağustos 2026

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği (2026) — Madde Madde Hazır Metin

Anlaşmalı boşanmada asıl belge dilekçe değil, protokoldür. Dilekçe bir sayfalık usul metnidir; tarafların gelecek yıllarını bağlayan hükümler protokolde yer alır. Aşağıda madde madde hazır bir protokol örneği ve her maddenin altında neden öyle yazılması gerektiğinin açıklaması var. En kritik ayrım baştan bilinmeli: yoksulluk nafakasından feragat geçerlidir ve geri alınamaz; iştirak nafakasından feragat ise hukuken geçersizdir.

Protokol Ne İşe Yarar, Tek Başına Geçerli midir?

Protokol, tarafların boşanmanın tüm hukuki sonuçları üzerinde mutabık kaldığını gösteren yazılı bir metindir. Ancak tek başına hüküm doğurmaz: boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

📌 Protokolün üç şartı

  • Taraflarca bizzat imzalanmalıdır — vekilin imzası yeterli değildir
  • Hâkim tarafından onaylanmalıdır — hâkim gerekli gördüğü değişiklikleri isteyebilir
  • Boşanma anlaşmalı olarak sonuçlanmalıdır — dava çekişmeliye dönerse protokoldeki feragat beyanları da geçersiz hâle gelir

Üçüncü şart çoğu kişinin gözünden kaçar. Protokolde feragat eden taraf, dava çekişmeliye dönerse o feragatle bağlı kalmaz. Bu bir güvencedir: hâkimin istediği değişikliği kabul etmeyip çekişmeliye geçtiğinizde, daha önce vazgeçtiğiniz talepleri yeniden ileri sürebilirsiniz.

Feragat: Hangisi Geçerli, Hangisi Değil?

Protokolün en çok hata yapılan bölümü burasıdır ve iki nafaka türü tamamen farklı kurallara tabidir.

Yoksulluk nafakası — feragat GEÇERLİ

Bir eşin kendi adına olan yoksulluk nafakasından feragat etmesi mümkündür. İrade bozukluğu olmadan, açık ve kesin bir dille yapılan feragat hukuken geçerlidir; kural olarak geri alınamaz ve ileride yoksulluk nafakası davası açılmasına engel oluşturur. Bu husus doktrinde oybirliğiyle kabul edilmekte ve Yargıtay kararları da bu yönde bulunmaktadır.

İştirak nafakası — feragat GEÇERSİZ

İştirak nafakası çocuğun hakkıdır; ebeveynin bu haktan vazgeçme yetkisi kamu düzenine aykırı sayılır. Protokolde “çocuk için nafaka istemiyorum” yazsa dahi velayet sahibi eş, boşanmadan sonra çocuk için iştirak nafakası davası açabilir.

Yargıtay uygulamasında, boşanma sırasında yapılan “iştirak nafakası istemiyorum” beyanının çocuğun ergin olacağı tarihe kadar devam eden nafaka hakkını ortadan kaldırmayacağı; feragat beyanının yalnızca o anki şartlarla sınırlı olduğu ve geleceğe yönelik bağlayıcı sonuç doğurmayacağı belirtilmiştir. Protokolde iştirak nafakasına hiç yer verilmemiş olması da feragat sayılmaz.

Genel feragat cümlesi işe yaramaz. “Tüm haklarımdan feragat ediyorum” gibi belirsiz ifadeler geçerli sayılmamaktadır. Her kalem tek tek yazılmalıdır: yoksulluk nafakası, maddi tazminat, manevi tazminat, katılma alacağı, değer artış payı ve ziynet talepleri ayrı ayrı ele alınmalıdır. Aşağıdaki şablon bu nedenle her feragati kendi maddesinde ayrı ayrı düzenlemiştir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Kişisel İlişki Takvimi: Belirsizlik En Büyük Düşman

Protokoldeki en sık uyuşmazlık kaynağı, kişisel ilişkinin muğlak yazılmasıdır. “Baba çocuğu istediği zaman görebilir” gibi bir cümle, iyi niyetle yazılsa bile ilk anlaşmazlıkta uygulanamaz hâle gelir ve icra edilemez.

Takvim, gün, saat, teslim ve iade yeri belirtilerek yazılmalıdır. Kapsanması gereken dönemler:

  • Hafta sonları — hangi haftalar, saat kaçtan kaça, yatılı mı
  • Yarıyıl ve yaz tatili — tarih aralığıyla
  • Dinî bayramlar — hangi bayram kimde; yıllara göre dönüşümlü de olabilir
  • Resmî tatiller ve doğum günleri
  • Teslim ve iade yeri — tarafsız ve ulaşılabilir bir yer

Takvime bir esneklik cümlesi eklemek de faydalıdır: tarafların çocuğun eğitim ve sağlık programını aksatmayacak şekilde karşılıklı rıza ile değişiklik yapabileceği belirtilebilir. Böylece hem uygulanabilir bir çerçeve hem de pratik esneklik sağlanır.

Nafakaya Artış Esası Yazın

Nafaka miktarı yazılıp artış esası yazılmazsa, enflasyon karşısında miktar zamanla erir ve alacaklı taraf her yıl artırım davası açmak zorunda kalır. Uygulamada nafakanın her yıl TÜİK’in açıkladığı ÜFE veya TÜFE oranında artırılacağı kararlaştırılır.

Protokolde artış esası bulunması, sonraki dava yükünü ortadan kaldırır. Buna karşılık bu, nafakanın sonsuza kadar değişmeyeceği anlamına gelmez: koşullar değiştiğinde TMK m.176/4 uyarınca artırım veya azaltma davası her hâlde açılabilir.

Yoksulluk nafakası süresizdir; ancak kanunda sayılan hâllerde kaldırılır: nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ve taraflardan birinin ölümü.

Mal Rejimi: Protokole Almak mı, Saklı Tutmak mı?

Eşler aksini kararlaştırmamışlarsa 1 Ocak 2002’den itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Anlaşmalı boşanmada tasfiye protokole dâhil edilebilir ya da ayrı dava olarak saklı tutulabilir. İkisi de meşru bir tercihtir — ama tercih edilerek yapılmalıdır.

En pahalıya mal olan hata: mal paylaşımını protokol dışında farkında olmadan bırakmak. Boşanma kararı geçerli olur, ancak taraflar sonradan mal rejiminin tasfiyesi davası açmak zorunda kalır. Bu davalar bilirkişi incelemesi ile tapu ve banka kayıtlarının toplanmasını gerektirdiğinden yıllarca sürebilir ve ciddi maliyet doğurur.

Protokolde tasfiyeye yer veriliyorsa edinilmiş mallar, kişisel mallar, katılma alacağı ve değer artış payı kalemleri açıkça belirtilmelidir. Taşınmaz devri öngörülüyorsa devir için bir süre yazın — “kararın kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde” gibi. Süresiz bir devir taahhüdü, uygulamada takip edilmesi en zor maddedir.

Tasfiyeyi saklı tutuyorsanız da bir sınır var: protokolde yer verilmemişse, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı dava açılabilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği (2026)

Aşağıdaki metin on iki maddelik hazır bir protokol şablonudur. Köşeli parantez içindeki alanları kendi durumunuza göre doldurun; müşterek çocuk yoksa ilgili maddeleri çıkarın. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz. Protokol, ayrıca hazırlanacak dava dilekçesine ek olarak sunulur.

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ

TARAFLAR:
1. EŞ: [Ad Soyad] — T.C. [Kimlik No] — [Açık adres]
2. EŞ: [Ad Soyad] — T.C. [Kimlik No] — [Açık adres]

MADDE 1 — BOŞANMA İRADESİ. Taraflar …/…/20… tarihinde evlenmiş olup, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmıştır. Taraflar, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmak hususunda serbest iradeleriyle mutabık kalmışlardır. Taraflar karşılıklı olarak kusur iddiasında bulunmamaktadır.

MADDE 2 — MÜŞTEREK ÇOCUK VE VELAYET. Tarafların [ … ] doğumlu müşterek çocuğu [Ad Soyad] bulunmaktadır. Müşterek çocuğun velayeti [anneye / babaya] bırakılacaktır. Velayet kendisine bırakılmayan taraf, çocuğun eğitim, sağlık ve genel gelişimine ilişkin konularda bilgilendirilecektir.

(Müşterek çocuk yoksa: “Tarafların müşterek çocuğu bulunmamaktadır.” yazılır ve 2, 3 ve 4. maddeler çıkarılır.)

MADDE 3 — KİŞİSEL İLİŞKİ. Velayet kendisine bırakılmayan taraf ile müşterek çocuk arasında aşağıdaki şekilde kişisel ilişki kurulacaktır:

a) Hafta sonları: Her ayın [1. ve 3.] hafta sonu, cumartesi saat [09.00]’dan pazar saat [18.00]’e kadar yatılı olarak,
b) Yarıyıl tatili: Her yıl [1 – 7 Şubat] tarihleri arasında,
c) Yaz tatili: Her yıl [1 – 31 Temmuz] tarihleri arasında,
d) Dinî bayramlar: Kurban Bayramı’nın 1. günü saat [09.00] – 3. günü saat [18.00] arası babada, Ramazan Bayramı aynı saatlerle annede olmak üzere (bayramlar yıllara göre dönüşümlü de kararlaştırılabilir),
e) Resmî tatiller: [23 Nisan / 19 Mayıs] günleri saat [09.00 – 18.00] arası,
f) Doğum günleri: Çocuğun doğum gününde saat [14.00 – 18.00] arası.

Çocuğun teslim ve iade yeri [ … ] olarak belirlenmiştir. Taraflar, çocuğun eğitim ve sağlık programını aksatmayacak şekilde bu takvimde karşılıklı rıza ile değişiklik yapabilir.

MADDE 4 — İŞTİRAK NAFAKASI. Velayet kendisine bırakılmayan taraf, müşterek çocuk için aylık [ … ] TL iştirak nafakası ödeyecektir. Nafaka her ayın [ … ]. gününe kadar [Ad Soyad] adına kayıtlı [ … ] IBAN numaralı hesaba yatırılacaktır. Nafaka, her yılın [Ocak] ayında, bir önceki yılın TÜİK tarafından açıklanan yıllık TÜFE oranında artırılacaktır. Nafaka yükümlülüğü çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; çocuk ergin olduktan sonra da eğitimine devam ediyorsa taraflar bu hususu ayrıca değerlendirecektir.

MADDE 5 — YOKSULLUK NAFAKASI. (Aşağıdaki iki seçenekten dosyanıza uyanı bırakın, diğerini çıkarın.)

Seçenek A (nafaka ödenecekse): [Ad Soyad], diğer eşe aylık [ … ] TL yoksulluk nafakası ödeyecektir. Nafaka her ayın [ … ]. gününe kadar [ … ] IBAN numaralı hesaba yatırılacak ve her yılın [Ocak] ayında bir önceki yılın TÜİK yıllık TÜFE oranında artırılacaktır.

Seçenek B (karşılıklı feragat): Taraflar, birbirlerinden yoksulluk nafakası talep etmeyeceklerini; bu haktan karşılıklı, açık ve kesin olarak feragat ettiklerini beyan ve kabul ederler.

MADDE 6 — MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT. Taraflar, Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi kapsamındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinden karşılıklı, açık ve kesin olarak feragat ettiklerini beyan ederler. (Tazminat ödenecekse feragat yerine miktar, ödeme tarihi ve ödeme biçimi açıkça yazılmalıdır.)

MADDE 7 — MAL REJİMİNİN TASFİYESİ. Taraflar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiş sayılacaktır. Tasfiye aşağıdaki şekilde yapılacaktır:

a) [ … ] İli, [ … ] İlçesi, [ … ] ada [ … ] parsel sayılı taşınmaz [Ad Soyad]’a devredilecektir. Devir işlemi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren [ … ] gün içinde tapu müdürlüğünde gerçekleştirilecektir.
b) [ … ] plaka sayılı araç [Ad Soyad]’da kalacaktır.
c) Ev eşyaları, hâlihazırdaki fiilî durumları itibarıyla taraflar arasında paylaşılmış olup bu konuda karşılıklı talep bulunmamaktadır.
d) Taraflar, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı ve değer artış payı taleplerinden karşılıklı olarak feragat ederler.

MADDE 8 — ZİYNET EŞYALARI. Taraflar, düğünde takılan ziynet eşyaları ve para yönünden birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmayacaklarını; bu konudaki taleplerinden karşılıklı ve kesin olarak feragat ettiklerini beyan ederler. (İade edilecek ziynet varsa cinsi, adedi ve gramajı ile teslim tarihi açıkça yazılmalıdır.)

MADDE 9 — AİLE KONUTU. Tarafların [ … ] adresindeki aile konutu, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren [ … ] gün içinde [Ad Soyad] tarafından tahliye edilecektir. Konuta ilişkin abonelikler ve varsa kredi borcu [Ad Soyad] tarafından üstlenilecektir.

MADDE 10 — SOYADI. Kadın eş, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte evlenmeden önceki soyadını [kullanacaktır / kullanmaya devam etmek istemektedir]. (Evlilik soyadının kullanılmaya devam edilmesi talep ediliyorsa, bu hususun ayrıca karara bağlanması gerekir.)

MADDE 11 — YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKÂLET ÜCRETİ. Yargılama giderleri ve her bir tarafın kendi vekiline ödeyeceği vekâlet ücreti kendi üzerlerinde bırakılacaktır. Taraflar birbirlerinden yargılama gideri ve vekâlet ücreti talep etmeyeceklerdir.

MADDE 12 — YÜRÜRLÜK. İşbu protokol [12] maddeden ibaret olup, taraflarca okunarak ve içeriği tümüyle anlaşılarak, hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın serbest iradeleriyle …/…/20… tarihinde iki nüsha olarak imza altına alınmıştır. Protokol, anlaşmalı boşanma kararının verilmesi ve kesinleşmesi hâlinde hüküm ifade eder.

1. EŞ
[Ad Soyad]
İmza

2. EŞ
[Ad Soyad]
İmza

İmza ve Sunum: Küçük Ama Belirleyici Ayrıntılar

  • Her sayfa paraflanmalı, son sayfa ıslak imza ile imzalanmalıdır — sonradan “bu sayfayı görmedim” itirazını baştan kapatır
  • İki nüsha düzenlenmeli, bir nüsha mahkemeye sunulmalıdır
  • Ad-soyad ve T.C. kimlik numaraları dilekçe ile protokolde birebir aynı olmalıdır
  • Tarih atılmalıdır — protokolün düzenlendiği tarih dava tarihinden önce olmalıdır
  • Duruşmada her iki eş de hazır bulunmalıdır — hâkim protokolü okuyup anlaşıp anlaşmadığınızı soracaktır

Sık Yapılan Beş Hata

  1. İştirak nafakasından feragat yazmak. Geçersizdir; çocuğun hakkıdır ve sonradan dava açılabilir.
  2. Genel feragat cümlesi kullanmak. Her kalem ayrı ayrı yazılmalıdır.
  3. Kişisel ilişkiyi muğlak bırakmak. Gün, saat, teslim yeri yazılmayan takvim icra edilemez.
  4. Nafakaya artış esası koymamak. Miktar erir, her yıl artırım davası gerekir.
  5. Mal paylaşımını farkında olmadan dışarıda bırakmak. Yıllar süren ayrı bir tasfiye davası doğar.

Protokolün Kanunî Zemini: TMK m.166/3

Protokol tek başına duran bir sözleşme değildir; anlaşmalı boşanmayı mümkün kılan hükmün gerektirdiği belgedir. O hüküm TMK m.166’nın üçüncü fıkrasıdır ve protokolün neden bu kadar ayrıntılı yazılması gerektiğini de açıklar.

Fıkraya göre evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu, karinenin ilk şartıdır: bir yıllık evlilik süresi.

Devamı iki şart daha ekler: bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.

Son cümle ise hâkime müdahale yetkisi tanır: hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur.

Şartİçeriği
SüreEvlilik en az bir yıl sürmüş olmalı
BaşvuruBirlikte başvuru veya davanın kabulü
DinlenmeHâkim tarafları bizzat dinlemeli
DüzenlemeMalî sonuçlar ve çocukların durumu uygun bulunmalı
Hâkimin yetkisiGerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir

Bu nedenle protokol, hâkimin “uygun bulma” denetimini kolaylaştıracak biçimde — her kalem ayrı ve tereddütsüz — yazılmalıdır.

Onay Olmadan Geçerli Olmaz: TMK m.184

Tarafların imzası protokolü bağlayıcı kılmaz. TMK m.184, boşanma yargılamasının genel usul hükümlerine tâbi olduğunu söylerken bir dizi istisna sayar ve bunlardan biri doğrudan protokolü ilgilendirir.

Maddeye göre boşanma veya ayrılığın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. Aynı maddenin bir başka kuralı da bu denetimi güçlendirir: tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz ve hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.

Bunun pratik sonuçları vardır. Birincisi, protokol imzalandıktan sonra ancak onay alınmadan yapılan ödemeler ve devirler risklidir; onay gerçekleşmezse hukukî dayanaktan yoksun kalırlar. İkincisi, “taraflar zaten anlaştı” beyanı hâkimin inceleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Üçüncüsü, hâkim değişiklik önerirse ve taraflar bunu kabul etmezse boşanmaya hükmedilemez; dosya çekişmeli yola döner.

AşamaHukukî durum
İmzaTek başına geçerlilik doğurmaz
Hâkim onayıFer’î sonuçlar için zorunlu
Tarafların ikrarıHâkimi bağlamaz
Onay öncesi ödeme/devirRisklidir
Değişiklik kabul edilmezseBoşanmaya hükmedilemez

Protokol Kalemlerinin Kanunî Karşılıkları

Protokoldeki her madde bir kanun hükmüne karşılık gelir. Bu eşleşmeyi bilmek, hem eksik kalem bırakmamayı hem de yazılan hükmün gerçekten sonuç doğurup doğurmayacağını görmeyi sağlar.

Tazminat kalemleri TMK m.174’e dayanır; maddî tazminat mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu tarafa, manevî tazminat ise kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa tanınır.

Yoksulluk nafakası TMK m.175’te, ödeme biçimi ise TMK m.176’da düzenlenmiştir: maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Aynı maddenin son fıkrası protokoldeki artış klozunun dayanağıdır: hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. “İstem hâlinde” ifadesi, klozun protokolde açıkça yazılmasını zorunlu kılar.

Kişisel ilişki bakımından ölçüt TMK m.182’nin ikinci fıkrasındadır: düzenlemede çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur ve velayeti verilmeyen eş bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

Protokol kalemiDayanakDikkat
Maddî ve manevî tazminatm.174Kusur ve menfaat ilişkisi
Yoksulluk nafakasım.175Feragat geçerli
Ödeme biçimim.176Toptan veya irat
Artış klozum.176 son fıkraAçıkça istenmeli
Kişisel ilişki ve iştirak nafakasım.182/2Çocuğun yararı esas

Protokolden Sonra İşleyen İki Süre

Protokol imzalanıp karar kesinleştiğinde iş bitmez; iki ayrı süre işlemeye başlar ve ikisi de hak kaybına yol açabilir.

Birincisi TMK m.178’deki bir yıllık süredir: evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Protokolde yer almayan ancak saklı tutulan tazminat veya nafaka talepleri bu süre içinde ileri sürülmelidir.

İkincisi mal rejimine ilişkindir. TMK m.225 uyarınca mahkemece boşanma sebebiyle evliliğin sona erdirilmesine karar verilmesi hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Bu tarih, tasfiyeye girecek malların belirlenmesinde esas alınır; dolayısıyla protokolde mal rejimi saklı tutulmuşsa bile dava tarihi sonradan açılacak tasfiye davasının çıpasıdır.

Bu iki süre birbirinden bağımsız işler. Protokolde “mal paylaşımı konusunda anlaşılamamıştır, taraflar haklarını saklı tutmuştur” ifadesinin yer alması, tasfiye davasının açılmasını gerektirmekten kurtarmaz; yalnız o talebin protokol dışında bırakıldığını gösterir.

KonuBaşlangıçDayanak
Boşanmadan doğan dava haklarıHükmün kesinleşmesinden 1 yılm.178
Mal rejiminin sona ermesiDava tarihim.225
Saklı tutma ifadesiTalebi korur; dava açma yükünü kaldırmaz

Eksik Bırakılmaması Gereken Kalemler

Hâkim protokolü TMK m.166/3 uyarınca “uygun bulmak” zorunda olduğundan, açık bırakılan her başlık dosyanın geri dönmesine ya da duruşmanın ertelenmesine yol açar. Aşağıdaki kalemler bu denetimin doğrudan konusudur.

Malî sonuçlar tarafında dört başlık vardır: maddî tazminat, manevî tazminat, yoksulluk nafakası ve bunların ödeme biçimi. Her biri için ya bir miktar ya da açık bir feragat beyanı bulunmalıdır; boş bırakılan kalem “kararlaştırılmamış” sayılır. Nafaka irat biçiminde ödenecekse artış esası ayrıca yazılmalıdır; aksi hâlde TMK m.176’nın son fıkrasındaki “istem” şartı karşılanmaz.

Çocuklara ilişkin tarafta ise üç başlık aranır: velayet, kişisel ilişki takvimi ve iştirak nafakası. Kişisel ilişki, tarih ve saat verilerek somutlaştırılmalı; yarıyıl, yaz tatili ve bayramlar ayrı ayrı düzenlenmelidir. İştirak nafakası hiç yazılmasa dahi hâkim çocuğun yararı gereği bu konuda karar verebileceğinden, miktarın baştan belirlenmesi tarafların lehinedir.

Mal rejimi bakımından iki seçenek vardır: tasfiyenin protokolde yapılması ya da hakların açıkça saklı tutulması. Her iki hâlde de tercihin metinde tereddütsüz görünmesi gerekir.

KümeKalemler
Malî sonuçlarMaddî tazminat, manevî tazminat, yoksulluk nafakası, ödeme biçimi
ArtışEsası açıkça yazılmalı (m.176 son fıkra)
ÇocuklarVelayet, kişisel ilişki takvimi, iştirak nafakası
Mal rejimiTasfiye veya hakların saklı tutulduğu beyanı

Onay alınamaması hâlinde izlenecek yol için anlaşmalı boşanma reddedilirse ne olur yazımıza, iradeden dönme ihtimali için iradeden dönme yazımıza, mal rejimi tarafı için mal rejimi tasfiyesi davası yazımıza, cezai şart tartışması için protokolde cezai şart yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Protokolü kim imzalamalı?

Protokolün taraflarca bizzat imzalanması gerekir. Protokolün taraf vekilleri tarafından imzalandığı ve davacının duruşmada hazır bulunmadığı bir dosyada Yargıtay, verilen boşanma kararını usul ve kanuna aykırı bularak bozmuştur.

Protokol tek başına geçerli midir?

Değildir. Boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. Protokol, ancak anlaşmalı boşanma kararının verilmesi ve kesinleşmesi hâlinde hüküm ifade eder.

Yoksulluk nafakasından feragat edebilir miyim?

Evet. Bir eşin kendi adına olan yoksulluk nafakasından feragat etmesi mümkündür. İrade bozukluğu olmadan, açık ve kesin bir dille yapılan bu feragat hukuken geçerlidir; kural olarak geri alınamaz ve ileride yoksulluk nafakası davası açılmasına engel oluşturur.

İştirak nafakasından feragat edebilir miyim?

Hayır. İştirak nafakası çocuğun hakkıdır ve ebeveynin bu haktan vazgeçme yetkisi kamu düzenine aykırı sayılır. Protokolde ‘çocuk için nafaka istemiyorum’ yazsa dahi velayet sahibi eş, sonradan çocuk için iştirak nafakası davası açabilir.

Protokolde iştirak nafakası hiç yazılmazsa ne olur?

Protokolde iştirak nafakasına yer verilmemiş olması, bu haktan kesin olarak vazgeçildiği anlamına gelmez. Bu sessizlik, velayeti elinde bulunduran ebeveynin ilerleyen süreçte çocuğun ihtiyaçlarına dayanarak nafaka talebiyle dava açmasına engel değildir.

‘Tüm haklarımdan feragat ediyorum’ yazmak yeterli mi?

Yeterli değildir. Genel ve belirsiz feragat ifadeleri geçerli sayılmamaktadır; her kalem tek tek ve açık biçimde yazılmalıdır. Yoksulluk nafakası, maddi tazminat, manevi tazminat, katılma alacağı ve ziynet talepleri ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Dava çekişmeliye dönerse feragatlerim geçerli kalır mı?

Kalmaz. Anlaşmalı boşanma protokolüyle yapılan feragat, ancak boşanmanın anlaşmalı olarak sonuçlanması hâlinde geçerlidir. Dava çekişmeliye dönerse protokole dayalı feragat beyanları da geçersiz hâle gelir.

Nafaka miktarı sonradan değiştirilebilir mi?

Koşullar değiştiğinde Türk Medeni Kanunu’nun 176/4. maddesi uyarınca nafakanın artırılması veya azaltılması için dava açılabilir. İştirak nafakası ise çocuğun ihtiyaçlarına göre yeniden belirlenebilir.

Yoksulluk nafakası ne zaman kalkar?

Yoksulluk nafakası süresizdir; ancak kanunda sayılan hâllerde kaldırılır. Bunlar nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ve taraflardan birinin ölümüdür.

Nafakaya artış oranı yazmak zorunlu mu?

Zorunlu değildir ancak güçlü biçimde önerilir. Artış esası yazılmazsa nafaka miktarı zamanla eriyip her yıl artırım davası açmayı gerektirebilir. Uygulamada nafakanın her yıl TÜİK’in açıkladığı ÜFE veya TÜFE oranında artırılacağı kararlaştırılır.

Mal paylaşımını protokole yazmazsam ne olur?

Boşanma kararı geçerli olur; ancak taraflar sonradan mal rejiminin tasfiyesi davası açmak zorunda kalabilir. Bu davalar bilirkişi incelemesi ile tapu ve banka kayıtlarının toplanmasını gerektirdiğinden uzun sürebilir ve ciddi maliyet doğurur.

Mal rejimi tasfiyesi için süre var mı?

Protokolde tasfiyeye yer verilmemişse, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı dava açılabilir. Bu nedenle tasfiyeyi protokole almak ya da bilinçli olarak saklı tutmak, tercih edilerek yapılmalıdır.

Hangi mal rejimi geçerli?

Eşler aksini kararlaştırmamışlarsa 1 Ocak 2002’den itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Protokolde tasfiyeye yer veriliyorsa edinilmiş mallar, kişisel mallar, katılma alacağı ve değer artış payı kalemleri açıkça belirtilmelidir.

Protokole cezai şart konulabilir mi?

Uygulamada protokollere cezai şart klozu konulduğu görülmekle birlikte, bu klozların geçerliliği ve kapsamı tartışmalıdır. Özellikle velayet ve kişisel ilişki gibi çocuğun menfaatini ilgilendiren konularda cezai şart öngörülmesi sorunludur. Ayrıntılar için aşağıdaki rehbere bakabilirsiniz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu şablon genel bir çerçevedir. Protokol tarafları uzun yıllar bağlar; imzalamadan önce her maddenin somut durumunuza göre bir avukatla gözden geçirilmesi önemle önerilir.

Bu sayfadaki örnek dilekçe yalnızca bilgilendirme amaçlı genel bir şablondur ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; süreler hak düşürücü olabilir. Dilekçenizi mutlaka avukatınızla birlikte hazırlayın. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Post by Av. Fatma Öztürk