Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Mal Paylaşımı ve Feragat: Sonradan Katılma Alacağı İstenebilir mi? (HGK 2022/850 ve 2025/498)
24 Temmuz 2026

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Mal Paylaşımı ve Feragat: Sonradan Katılma Alacağı İstenebilir mi? (HGK 2022/850 ve 2025/498)

“Anlaşmalı boşandık, protokolde mal paylaşımını yazmadık. Şimdi katılma alacağı isteyebilir miyim?” Aile hukukunun en çok karşılaşılan pratik sorularından biridir. Cevap; protokolün ne dediğine, feragatin nasıl yazıldığına ve boşanmanın kesinleşme tarihine bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.06.2022 tarihli, 2019/8-335 E., 2022/850 K. sayılı kararı bu alandaki kilit ilkeyi koydu: mal rejiminin tasfiyesi, anlaşmalı boşanmanın fer’i (eki) niteliğinde değildir. Protokolde açıkça yer verilmemişse, sırf anlaşmalı boşanılmış olması mal rejiminin de tasfiye edildiği anlamına gelmez. Bu rehber; kuralı örnek protokol cümleleriyle netleştiriyor ve stratejinizi kuruyor. Anlaşmalı boşanmanın temeli için şartlar rehberimize, protokol yazımı için bu yazıya, mal rejimi kavramları için temel rehberimize göz atın.

Net Cevap: Anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejimine hiç yer verilmemişse, boşanma kesinleştikten sonra katılma alacağı ve değer artış payı için ayrı dava açılabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın fer’isi değildir ve sırf anlaşmalı boşanılmış olması tasfiyenin yapıldığı anlamına gelmez (HGK 07.06.2022, 2019/8-335 E., 2022/850 K.). Dava, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146; HGK 17.04.2013, 2013/8-375 E., 2013/520 K.). Protokolde mal rejimine yönelik açık ve duraksamaya yer vermeyen bir feragat varsa ve protokol hâkimce onaylanıp boşanma kesinleşmişse dava feragat nedeniyle reddedilir. 31.07.2026’dan sonra açılan davalarda belirsiz alacak davası yerine kısmi dava ve HMK m.109/4’teki artırım imkânı kullanılır.

Mal paylaşımında hak kaybı yaşamayın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

⚖️ HGK 07.06.2022, 2019/8-335 E., 2022/850 K.: Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın fer’isi niteliğinde değildir; eşler tasfiyeyi anlaşmalı boşanmayla birlikte yapabilecekleri gibi bu haklarını zamanaşımı süresi içinde sonradan da kullanabilir. Anlaşmada ayrıca yer verilmemişse, sırf anlaşmalı boşanılmış olması mal rejiminin de tasfiye edildiği anlamına gelmez. Sonuç: mal paylaşımı protokolde yoksa, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde ayrı dava açılabilir (HGK 17.04.2013, 2013/8-375 E., 2013/520 K.).

Kural: Mal Paylaşımı Anlaşmalı Boşanmanın Fer’îsi Değildir

TMK m.166/3 anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsurlarını iki başlıkta toplar: (i) boşanmanın mali sonuçları (nafaka ve tazminat) ile (ii) çocukların durumu. Bu ikisi üzerinde tam anlaşma sağlanmadıkça anlaşmalı boşanma mümkün değildir. Ancak mal rejiminin tasfiyesi bu listede yer almaz. Hukuk Genel Kurulu da TMK m.166/3’teki “boşanmanın mali sonuçları” ifadesinin maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk ve iştirak nafakasını anlattığını, mal rejiminin tasfiyesini kapsamadığını açıkça belirtmiştir (HGK 07.06.2022, 2019/8-335 E., 2022/850 K.). Yargıtay’ın kararlılıkla vurguladığı üzere, mal rejimi tasfiyesi ihtiyaridir; taraflar bunu protokole koyabilir de koymayabilir de. Bu durumun pratik sonucu şudur: protokolde mal paylaşımı hiç geçmiyorsa, anlaşmalı boşanma kesinleşse dahi katılma alacağı, katkı payı ve değer artış payı talepleri kural olarak ayrı bir davanın konusu olarak saklıdır.

Kanuni Çerçeve: TMK m.166/3, m.184/5 ve Mal Rejimi Hükümleri

Anlaşmalı boşanma, TMK m.166/3’e göre evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını, eşlerin birlikte başvurmasını ya da birinin diğerinin davasını kabul etmesini ve hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesini gerektirir. Hâkimin uygun bulması gereken düzenleme, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumudur; mal rejiminin tasfiyesi bu zorunlu unsurlar arasında sayılmaz. TMK m.184/5 ise boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmaların hâkim onaylamadıkça geçerli olmayacağını öngörür. Protokole mal paylaşımı eklendiğinde bu hükümler, anlaşmalı boşanma kararıyla birlikte onaylanıp kesinleştiğinde tarafları bağlar. Tasfiyenin içeriğini ise TMK m.202-241 arasındaki edinilmiş mallara katılma rejimi hükümleri belirler.

Anlaşmalı boşanma ve mal rejimi: kanuni çerçeve
HükümNe düzenler?Protokol bakımından sonucu
TMK m.166/3Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı; eşler birlikte başvurmalı veya biri diğerinin davasını kabul etmeli; hâkim tarafları bizzat dinlerHâkim, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulmalıdır; gerekirse değişiklik yapabilir
TMK m.184/5Boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmazAnlaşmalı boşanma gerçekleşmezse protokol hükümleri bağlamaz
TMK m.202Yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadırMal rejimi sözleşmesi yoksa tasfiye bu rejime göre yapılır
TMK m.225/2Boşanmada mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona ererDava tarihinden sonra edinilen mallar kural olarak tasfiyeye girmez
TMK m.227Diğer eşin malına karşılıksız katkıda bulunan eşin değer artış payıFeragat cümlesinde ayrıca anılmalıdır
TMK m.229Eklenecek değerler: son bir yıldaki rızasız karşılıksız kazandırmalar ve kasıtlı devirlerProtokolde sayılmayan devirler tasfiyede hesaba katılabilir
TMK m.236/1Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidirFeragat edilen asıl alacak katılma alacağıdır
TMK m.239/3Aksine anlaşma yoksa faiz tasfiyenin sona erdiği tarihten işlerÖdeme tarihi ve faiz protokolde ayrıca yazılmalıdır
TBK m.146Kanunda aksine hüküm yoksa 10 yıllık genel zamanaşımıProtokolde yer almayan talepler için süre boşanmanın kesinleşmesinden işler

Feragat edilen şey tam olarak nedir? Katılma alacağı, her eşin artık değeri üzerinden hesaplanır. Artık değer; eklenecek değerler ve denkleştirmeden doğan alacaklar da dahil olmak üzere edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır ve değer eksilmesi göz önüne alınmaz (TMK m.231). Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir ve karşılıklı alacaklar takas edilir (TMK m.236/1). Zina veya hayata kast sebebiyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir ya da kaldırabilir (TMK m.236/2); anlaşmalı boşanma TMK m.166/3’e dayandığından bu indirim kural olarak gündeme gelmez. Protokolde vazgeçilen şey bu hesabın sonucudur; bu yüzden feragatten önce karşı tarafın edinilmiş mallarını ve borçlarını bilmek, neyden vazgeçildiğini anlamanın tek yoludur. Hesap yöntemi için artık değer ve denkleştirme rehberimize bakabilirsiniz.

01.01.2002’den önce kurulmuş evliliklerde o tarihe kadarki dönem için yasal rejim mal ayrılığıdır; bu dönemde edinilen mallar yönünden katkı payı alacağı gündeme gelir (4722 sayılı Kanun m.10). Protokolde feragat edilecekse bu alacak da adıyla anılmalıdır. Ayrıntı için 2002 öncesi evlilikler rehberimize ve değer artış payı yazımıza bakabilirsiniz.

Protokoldeki İfadelerin Beş Farklı Ağırlığı

Aile mahkemeleri ve Yargıtay, protokoldeki mal paylaşımına ilişkin cümleyi tek bir kalıba sokmaz. Uygulamada karşımıza çıkan beş temel senaryo vardır.

1) Hiç yazılmamış. Protokolde mal paylaşımına dair tek cümle bile yoksa, tasfiye davası yolu tam olarak açıktır. Boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi işler (TBK m.146; HGK 17.04.2013, 2013/8-375 E., 2013/520 K.).

2) Genel-soyut feragat cümlesi. “Tüm haklarımdan feragat ediyorum” veya “boşanmayla ilgili karşılıklı hiçbir talebim yoktur” gibi genel ifadelerin katılma alacağını, katkı payını ve değer artış payını kapsayıp kapsamadığı yoruma bağlıdır; Yargıtay bu tür ifadeleri birçok kararında mal rejimini kapsamayacak şekilde yorumlamıştır. Yargıtay’a göre feragatin mal rejimine yönelik olduğu, duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta anlaşılmalıdır. Nitekim “tazminat ve nafaka talebimiz yoktur” ve “eşyalar taksim konusunda da anlaşma sağlanmıştır” ifadelerini içeren protokole dayanılarak mal rejimi davasının reddedilmesi hatalı bulunmuştur (Yargıtay 8. HD 26.12.2017, 2015/22210 E., 2017/17561 K.). En güvenli yol, “katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı” kavramlarını açıkça yazmaktır.

3) Kısmi anlaşma. Yalnızca konut ya da yalnızca bir taşıt hakkında düzenleme yapılmışsa ve diğer mallar (banka mevduatı, şirket payı, döviz vb.) yönünden feragat hükmü konulmamışsa, protokol dışı kalan mallar bakımından tasfiye davası açılabilir. Bu yerleşik uygulamadır ve pratikte en sık karşımıza çıkan senaryodur.

4) Saklı tutma kaydı. “Tarafların edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı, katkı payı alacağı ve değer artış payı alacağı taleplerine ilişkin hakları saklı tutulmuş olup, bu konuda işbu protokol hüküm içermemektedir” gibi bir madde konulduğunda tasfiye hakkı korunur; boşanma kesinleştikten sonra ayrı davada ileri sürülebilir.

5) Spesifik, kalem kalem feragat. Malvarlığının tamamı tek tek sayılmış; katılma alacağı, katkı payı ve değer artış payından “her biri için ayrı ayrı” ve “kavram olarak” feragat edilmişse ve protokol hâkimce onanıp boşanma kesinleşmişse, sonradan açılacak tasfiye davasının feragat nedeniyle reddedilmesi beklenir. Bu, protokolün mal paylaşımını gerçekten “kapatmasının” en güvenli yoludur.

Protokol bir sözleşme olarak yorumlanır: sözcüklere değil, tarafların gerçek ve ortak iradesine bakılır (TBK m.19). Yargıtay bu yorumda iki soruyu birlikte sorar: feragat mal rejimine mi yöneliktir, yoksa yalnızca nafaka, tazminat ve eşya gibi boşanmanın fer’î sonuçlarına mı? Aşağıdaki tablo, sık görülen ifadeleri doğrulanmış kararlarla eşleştirir.

Protokoldeki ifade ve Yargıtay’ın yaklaşımı
Protokoldeki ifadeYargıtay’ın yaklaşımıDayanak / örnek karar
Mal rejimine hiç değinilmemişTasfiye davası açılabilir; sırf anlaşmalı boşanma tasfiye anlamına gelmezHGK 07.06.2022, 2019/8-335 E., 2022/850 K.
“Başkaca maddi ve manevi talebimiz yoktur”Boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkindir; mal rejimini kapsamazHGK 2022/850 K. (olayda benzer ifade)
“Tazminat ve nafaka talebimiz yoktur; eşyalar taksim edildi”Feragat fer’îler ve eşyayla sınırlıdır; mal rejimi davası açılabilirYargıtay 8. HD 26.12.2017, 2015/22210 E., 2017/17561 K.
Yalnız bazı mallar düzenlenmişDüzenlenmeyen mallar yönünden dava yolu açık kalabilir; sonuç yoruma bağlıdırTBK m.19 (gerçek ve ortak irade)
Mal rejiminden doğan alacaklardan açık ve adıyla feragatHâkim onayı ve kesinleşmeyle bağlayıcıdır; sonraki dava feragat nedeniyle reddedilirHâkim onayı ve kesinleşme; yerleşik uygulama
Saklı tutma kaydıHak korunur; 10 yıl içinde dava açılabilirTBK m.146; HGK 17.04.2013, 2013/8-375 E., 2013/520 K.
Anlaşmalı boşanma gerçekleşmediProtokol hükümleri bağlamaz; dava çekişmeli olarak sürerTMK m.184/5
“Davalı evde oturmaya devam edecek; evdeki eşyalar davalıya ait olacak”Konutun kullanımına ve eşyaya ilişkin düzenleme tek başına tam bir tasfiye anlamına gelmez; mal rejimi davası görülürHGK 07.06.2022, 2019/8-335 E., 2022/850 K.
Duruşmada: “Paylaşılacak bir malımız ve eşya talebim yoktur”Mahkemenin gerekçe ve hükmünde yer almayan genel beyan feragat sayılmaz; feragat somut bir hakka ilişkin, kayıtsız ve şartsız olmalıdırHGK 10.09.2025, 2024/2-7 E., 2025/498 K. (oy çokluğu)
“Bunun dışında karşılıklı olarak hiçbir şey talep edilmeyecektir” (gizlenen mal iddiası)Gizlendiği iddia edilen malvarlığını kapsamaz; bu mallar yönünden tasfiye yapılmış sayılmazYargıtay 2. HD 08.02.2024, 2022/8549 E., 2024/697 K.

“Doğmayan Haktan Feragat” Tartışması

Yargıtay uygulamasında zaman zaman “doğmayan haktan feragat olmaz” ilkesi öne çıkar. Hukuk Genel Kurulu bu tartışmayı anlaşmalı boşanma bakımından açıklığa kavuşturmuştur. Boşanmada mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2) ve tasfiyeden doğan hak da bu tarih itibarıyla doğar. Bu nedenle boşanma davası sırasında protokolde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin anlaşma yapılması, doğmamış bir hakkın kullanımı anlamına gelmez (HGK 07.06.2022, 2019/8-335 E., 2022/850 K.). Ayrıca açılan tasfiye davasında ise talebin görülebilmesi için boşanmanın kesinleşmesi gerekir; dava bu nedenle reddedilmez, boşanma davası bekletici mesele yapılır (HGK 27.06.2012, 2012/8-268 E., 2012/420 K.). Ayrı açılmış bir tasfiye davasından boşanma kesinleşmeden feragat edilmesi ise farklı değerlendirilmiştir: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davası sürerken açılıp feragatle sonuçlanan tasfiye davasının, boşanma kesinleştikten sonra açılan yeni davaya engel olmadığını; mal rejiminin tasfiyesi davasının ancak evlilik boşanmayla sona erince görülebilir hâle geldiğini ve doğmamış bir haktan feragat mümkün olmadığından bu feragatin hukuki sonuç doğurmayacağını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD 10.10.2022, 2021/10487 E., 2022/7835 K.). Bu nedenle feragatin protokolde, anlaşmalı boşanma kararıyla birlikte onaylanarak yapılması ile boşanma sürerken ayrı bir davada yapılması aynı sonucu doğurmaz. Protokoldeki feragatin bağlayıcılığı ise hâkim onayına ve boşanmanın kesinleşmesine bağlıdır (TMK m.184/5). Anlaşmalı boşanmadan vazgeçilir, dava çekişmeliye döner veya karar kesinleşmezse protokoldeki feragat maddesi geçerlilik kazanmaz.

Anlaşmalı boşanma gerçekleşmezse. Taraflardan biri duruşmada protokolden dönerse veya hâkim düzenlemeyi uygun bulmazsa dava çekişmeli boşanma olarak sürer; protokoldeki mal paylaşımı ve feragat hükümleri, hâkim onayı olmadığı için tarafları bağlamaz (TMK m.184/5). İradeden dönmenin hangi aşamaya kadar mümkün olduğu için bu yazımıza, kesinleşmeden önce yapılamayacak işlemler için kesinleşme rehberimize bakın.

Zamanaşımı: 10 Yıl

Mal rejimi tasfiyesi davası, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir; dayanağı, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu öngören TBK m.146’dır (HGK 17.04.2013, 2013/8-375 E., 2013/520 K.). TMK m.178’deki bir yıllık süre boşanmanın fer’îlerine (nafaka, tazminat) uygulanır; katılma alacağı boşanmanın fer’îsi olmadığından bu süreye tabi değildir. Hukuk Genel Kurulu bu görüşünü sonraki kararında da sürdürmüş; katılma alacağının kanundan doğan ve boşanmanın fer’îsi olmayan bir alacak olduğunu, “Boşanmada tazminat ve nafaka” başlığı altındaki TMK m.178’in kıyas yoluyla bu alacağa uygulanamayacağını belirtmiştir (HGK 05.10.2016, 2016/8-1061 E., 2016/959 K.). Her iki karar da oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oylarda bir yıllık sürenin uygulanması gerektiği savunulmuştur. Uygulamada on yıllık süre boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten başlatıldığından, kesinleşme şerhli karar örneği dava dosyasının ilk belgelerinden biri olmalıdır. Bu ayrımı şu rehberde ele aldık.

Dava Açarken: Görev, Yetki, Faiz ve 7589 Sonrası Kısmi Dava

Katılma alacağının tutarı çoğu zaman ancak bilirkişi incelemesiyle ortaya çıktığından, bu davalar uygulamada büyük ölçüde belirsiz alacak davası olarak açılıyordu. 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, S.33326) bu tabloyu değiştirdi: Kanunun 19. maddesiyle HMK m.107 yürürlükten kaldırıldı; 20. maddesiyle HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkraya göre alacağın bir kısmı dava edildiğinde talep, tahkikatın sonuna kadar ve aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Geçiş hükmüne göre HMK m.107, kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder. Bu nedenle 31.07.2026’dan sonra açılacak mal paylaşımı davalarında dilekçe kısmi dava olarak kurgulanmalı ve artırım hakkının tek kullanımlık olduğu hesaba katılmalıdır.

Mal rejimi davasında usul (2026)
KonuKuralDayanak
Görevli mahkemeAile mahkemesi4787 s. K. m.4
Yetkili mahkemeBoşanma hâlinde boşanma davasında yetkili olan mahkemeTMK m.214
Zamanaşımı10 yıl; boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibarenTBK m.146; HGK 17.04.2013, 2013/8-375 E., 2013/520 K.
Bekletici sorunBoşanma kesinleşmeden tasfiyeye karar verilemezHGK 27.06.2012, 2012/8-268 E., 2012/420 K.
DeğerlemeSona erme tarihindeki mallar, tasfiye tarihindeki değerleriyleTMK m.235
FaizAksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona erdiği tarihtenTMK m.239/3
Ödeme kolaylığıHemen ödeme ciddi güçlük yaratıyorsa uygun süre istenebilirTMK m.239/2
Dava türü (31.07.2026 sonrası)Belirsiz alacak davası kaldırıldı; kısmi dava açılır, talep tahkikat sonuna kadar bir defa artırılabilir7589 s. K. m.19-20; HMK m.109/4
Üçüncü kişilere davaKatılma alacağı karşılanamazsa eklenecek değerleri kazananlara karşı; hakkın zedelendiğini öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren 5 yıl; süreler hak düşürücüdür (kanun metninde “düşer”)TMK m.241

Değerleme tarihinin önemi için TMK m.235 rehberimize, mal kaçırma ihtimalinde eklenecek değerler yazımıza, zamanaşımının ayrıntısı için zamanaşımı rehberimize bakın.

Karşı Cephe: “Protokolde Halletmiştik” Savunması

Davalı taraf çoğu zaman “biz mal paylaşımını hallettik, bu dava açılamaz” savunmasını ileri sürer. Bu savunmanın başarısı, protokol metninin somut yazımına bağlıdır. Yargıtay incelemesinde beş nokta belirleyicidir:

Malvarlığının kapsamı — protokolde tüm mallar sayılmış mı, yoksa yalnızca bir kısmı mı? Kapsam eksiği tasfiye davasının kapısını açar.

Feragatin teknik ifadesi — “katılma alacağı”, “katkı payı”, “değer artış payı” ibareleri açıkça geçiyor mu? Genel “tüm haklarımdan feragat” ibaresi yeterli değildir.

Duruşma tutanağı ve mahkeme içi ikrar — duruşmada söylenen genel cümleler tek başına feragat sayılmaz. Hukuk Genel Kurulu, boşanma duruşmasında eşlerin “paylaşılacak bir malımız ve eşya talebim yoktur” yönündeki beyanlarının, mahkemenin gerekçe ve hükmünde yer almadığı sürece mal rejiminin tasfiyesinden feragat olarak yorumlanamayacağını kabul etmiş; feragatin somutlaştırılmış bir hakka ilişkin, kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini vurgulamıştır (HGK 10.09.2025, 2024/2-7 E., 2025/498 K., oy çokluğu). Bu beyanların mahkeme içi ikrar sayılması ve dokuz yıl sonra açılan davanın dürüstlük kuralına aykırı olması gerektiği görüşü karşı oyda kalmıştır. Katılma alacağından adıyla ve açıkça feragat edildiği tutanağa geçmiş ve hükme yansımışsa sonuç farklı olabilir.

Hâkim onayı ve kesinleşme — protokol mahkemece onaylanıp boşanma kesinleşmişse feragat geçerlilik kazanır; anlaşmalı boşanma bozulmuş veya kesinleşmemişse feragat geçerli değildir.

Gizlenen ve sonradan öğrenilen mallar — protokol imzalanırken varlığı gizlenmiş mallar (yurt dışı hesap, şirket payı vb.) bakımından genel feragat cümlesi kural olarak yeterli görülmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, protokoldeki “bunun dışında karşılıklı olarak hiçbir şey talep edilmeyecektir” cümlesinin kadından gizlendiği iddia edilen malvarlığını kapsadığından söz edilemeyeceğine ve bu mallar yönünden mal rejiminin tasfiye edildiğinin kabul edilemeyeceğine karar vermiş, davayı dürüstlük kuralına dayanarak reddeden bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Mahkemeden, gizlendiği iddia edilen malların HMK m.31 uyarınca davacıya açıklattırılması, delillerin toplanması ve muvazaa iddiasının değerlendirilmesi istenmiştir (Yargıtay 2. HD 08.02.2024, 2022/8549 E., 2024/697 K.). Ayrıca mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler TMK m.229 uyarınca eklenecek değer olarak hesaba katılır; kasıtlı devirlerde bir yıllık sınır aranmaz.

Strateji: Protokol Yazılırken ve Yazıldıktan Sonra

Protokol yazılırken. Malvarlığının tam envanterini çıkarın; her kalemin protokolde yer aldığından emin olun. Feragat edilecekse “katılma alacağı, katkı payı ve değer artış payı taleplerinden karşılıklı ve tümüyle feragat ediyoruz” ibaresini teknik olarak kullanın; hâkim bu ibareyi tutanağa geçirtsin. Aksi hâlde “saklı tutma” kaydı yazın: dava yolunu açık bırakır. Bu ayrımı bilmeden protokol imzalamak, ileride yıllara yayılan tasfiye davalarına yol açar.

Protokol yazıldıktan sonra dava açacaksanız. Elinizdeki protokol metnini titizlikle inceleyin: feragat kalem kalem mi, genel mi? Malvarlığının tam kapsamı sayılmış mı? Duruşma tutanağında ek beyan var mı? Bu üç sorunun cevabı davanızın seyrini belirler. Tasfiye davasında hesaplama için katılma alacağı aracımıza, artık değer için TMK 236 rehberimize, katkı payı ile katılma alacağı ayrımı için bu yazımıza, sürecin işleyişi için tasfiye rehberimize, dilekçe şablonu için örneğimize göz atın.

Protokole Mal Paylaşımı Yazılacaksa: Madde Madde Kontrol Listesi

İyi yazılmış bir protokol, ileride açılabilecek tasfiye davasının kapısını ya bilinçli olarak kapatır ya da bilinçli olarak açık bırakır. Belirsiz ifadeler ise yıllar sonra yorum uyuşmazlığına dönüşür. Aşağıdaki liste, protokol taslağını imzadan önce gözden geçirmek içindir. Örnek metin için protokol örneğimize, ziynet eşyasının niteliği için ziynet rehberimize, kişisel mallar için TMK m.220 yazımıza bakabilirsiniz.

Protokole mal paylaşımı yazılacaksa: kontrol listesi
MaddeNeden gerekli?Dayanak
Tam malvarlığı envanteri (taşınmaz, araç, mevduat, şirket payı, hisse ve fon)Kapsam dışında kalan mallar için dava yolu açık kalabilirTBK m.19
Katılma alacağı, değer artış payı ve gerekiyorsa katkı payı adlarıyla feragat veya saklı tutmaFeragatin mal rejimine yönelik olduğu duraksamasız anlaşılmalıdırHGK 07.06.2022, 2019/8-335 E., 2022/850 K.
Taşınmaz devrinde ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgisiHüküm fıkrasında borç ve haklar şüpheye yer vermeyecek açıklıkta gösterilmelidirHMK m.297/2
Ödeme tutarı, vadesi ve faiziAksine anlaşma yoksa faiz tasfiyenin sona erdiği tarihten işlerTMK m.239/3
Ortak kredi ve borçların iç ilişkide kime ait olacağıEşler arasındaki paylaşım bankaya karşı borçluyu değiştirmezSözleşmenin nispiliği
Ziynet eşyasıKural olarak kadının kişisel malı sayılır ve ayrı bir alacak konusudur; ayrıca yazılmalıdırTMK m.220
Duruşmada beyanın tutanağa geçmesiHâkim tarafları bizzat dinler; iradenin serbestçe açıklandığı tespit edilirTMK m.166/3

Protokolde Mal Paylaşımı Yapıldıysa: Tapu Devri ve İfa

Protokolde taşınmaz, araç veya para ödemesi kararlaştırılmışsa bu hükümler, anlaşmalı boşanma kararıyla birlikte onaylanıp kesinleştiğinde ilam niteliği kazanır. Burada iki ayrı yazım biçimi farklı sonuç doğurur. Hüküm fıkrasında taşınmazın bir eş adına tesciline açıkça karar verilmişse mülkiyet, mahkeme kararıyla kazanıldığı için tescilden önce geçer; ancak yeni malik taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini tapuya tescilden sonra kullanabilir (TMK m.705/2). Protokol yalnızca “devredecektir” biçiminde bir borç öngörüyorsa, borç kendiliğinden ifa edilmediğinde icra yoluna veya tescil davasına başvurulması gerekebilir. Bu nedenle taşınmaz devri yazılırken ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgisi eksiksiz verilmeli ve hükmün şüpheye yer vermeyecek açıklıkta kurulması istenmelidir (HMK m.297/2). Protokole uyulmadığında izlenecek yollar için bu rehberimize bakın.

Protokoldeki paylaşım nasıl uygulanır? Aile hukukuna ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2). Bu nedenle protokoldeki taşınmaz devri ve tescil hükümleri, anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra uygulanır. Kesinleşmeden sonra izlenecek yol, protokol hükmünün nasıl yazıldığına göre değişir:

Protokoldeki mal paylaşımı hükmünün yerine getirilmesi
Protokol hükmüNasıl yerine getirilir?Dayanak
Taşınmazın bir eş adına tesciline karar verilmişMülkiyet mahkeme kararıyla kazanılır; tescil kesinleşmiş kararla doğrudan istenir; tescilden önce taşınmaz üzerinde tasarruf yapılamazTMK m.705/2, m.716/2; HMK m.350/2
Yalnızca “devredecektir” biçiminde bir borç yazılmışBorçlu eş devirden kaçınırsa mülkiyetin hükmen geçirilmesi (tescil) istenebilirTMK m.716/1
Para ödemesi (denkleştirme bedeli gibi)İlamlı icra; icra emriyle borçludan yedi gün içinde ödeme istenirİİK m.32
Taşınır teslimi (araç, ev eşyası gibi)İcra emriyle yedi gün içinde teslim istenirİİK m.24
Bir işin yapılmasıİlamda gösterilen sürede, süre yoksa icra memurunun belirleyeceği sürede yapılırİİK m.30
Ödeme tarihi ve faizAksine anlaşma yoksa faiz tasfiyenin sona erdiği tarihten işler; hemen ödeme ciddi güçlük doğuruyorsa uygun süre istenebilirTMK m.239/2-3

Ödeme tarihi, faiz ve tescil hükmü protokolde açıkça yazılmamışsa kesinleşmeden sonra yeni bir uyuşmazlık doğar. İcra emrinin işleyişi için ilamlı icra rehberimize bakabilirsiniz.

Protokol mal rejimi sözleşmesi değildir. Anlaşmalı boşanma protokolü, sona eren mal rejiminin tasfiyesine ilişkindir; evlilik sürerken mal rejimini değiştirmez. Evlilik devam ederken başka bir rejime geçmek isteyen eşler TMK m.205’teki şekle, yani noterde düzenleme veya onaylama ya da evlenme başvurusu sırasında yazılı seçim şekline uymak zorundadır. Boşanmadan önce haricen imzalanan ve mahkemeye sunulmayan paylaşım belgeleri bu nedenle ayrıca değerlendirilir. Şekil şartının ayrıntısı için TMK m.205 rehberimize bakabilirsiniz.

Karşılaştırma: Nafakadan Feragat vs. Katılma Alacağından Feragat

Nafakadan feragat ile katılma alacağından feragatin hukuki mimarisi farklıdır. Nafakadan feragat, koşulları büyük ölçüde değişmediği sürece kural olarak bağlayıcıdır ve Yargıtay bu ilkeyi net biçimde uygular (bkz. nafakadan feragat rehberimiz). Katılma alacağından feragat ise “doğmayan haktan feragat” tartışmasıyla iç içedir; bu nedenle protokol yazımının kalitesi belirleyicidir. İki alanın kılavuz ilkesi farklıdır: nafakada Yargıtay feragati güçlü tutar; katılma alacağında feragatin geçerli olabilmesi için teknik ifadenin varlığı aranır.

Aşağıdaki tablo, protokolde en sık feragat edilen alacakları kanuni nitelikleri ve süreleriyle yan yana koyar. Farkın kaynağı, nafaka ve tazminatın boşanmanın fer’î sonucu olması, katılma alacağının ise olmamasıdır.

Protokolde feragat edilen alacaklar: nitelik ve süre
AlacakNiteliğiProtokolde yoksa süreFeragatin etkisi
Yoksulluk nafakasıBoşanmanın fer’î sonucu (TMK m.175)Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl (TMK m.178)Onaylanıp kesinleşince kural olarak bağlayıcıdır
Maddi ve manevi tazminatBoşanmanın fer’î sonucu (TMK m.174)Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl (TMK m.178)Onaylanıp kesinleşince bağlayıcıdır
İştirak nafakasıÇocuğun menfaatine ilişkin (TMK m.182)—Hâkim çocuğun menfaatine göre düzenlemeyi değiştirebilir (TMK m.166/3)
Katılma alacağı ve değer artış payıBoşanmanın fer’isi değildir (TMK m.227, m.236)Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl (TBK m.146; HGK 17.04.2013, 2013/8-375 E., 2013/520 K.)Mal rejimine yönelik açık ve duraksamasız feragat gerekir

Protokoldeki tek cümle, katılma alacağınızın yıllara mal olabilir.
Hukukçular Evi Ankara — feragat kapsamı ve tasfiye stratejisi için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Mal ayrılığı sözleşmesi ve protokol: Protokoldeki feragat ifadeleri ile noterde yapılmış mal ayrılığı sözleşmesinin farkı için Mal Ayrılığı Sözleşmesi Yaptık: Boşanınca Ne Alabilirim? Önceki Dönem, Katkı Payı ve Ortak Mallar yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı zorunlu mu?

Hayır. TMK m.166/3 anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsurları olarak yalnızca boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat) ve çocukların durumunu sayar. Mal rejiminin tasfiyesi anlaşmalı boşanmanın fer’i (eki) niteliğinde değildir; protokolde yer alması ihtiyaridir.

Protokolde mal paylaşımı yoksa sonradan dava açılabilir mi?

Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.06.2022 tarihli, 2019/8-335 E., 2022/850 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, protokolde mal rejimine dair hüküm bulunmaması ayrı bir mal paylaşımı davası açılmasına engel değildir. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren kural olarak 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde mal rejimi tasfiyesi (katılma alacağı) davası açılabilir.

‘Tüm haklarımdan feragat ediyorum’ cümlesi katılma alacağını kapatır mı?

Çoğu durumda hayır. Yargıtay, feragatin mal rejimine yönelik olduğunun duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta anlaşılmasını arar (HGK 07.06.2022, 2019/8-335 E., 2022/850 K.); sonuç yine de protokolün bütününün yorumuna bağlıdır. En güvenli yol, katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payını adlarıyla açıkça yazmaktır.

Doğmayan haktan feragat geçerli mi?

Anlaşmalı boşanma bakımından bu itiraz kural olarak sonuç doğurmaz. Hukuk Genel Kurulu’na göre boşanmada mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erdiğinden tasfiyeden doğan hak bu tarihte doğar; dava sırasında protokolde tasfiyeye ilişkin anlaşma yapılması doğmamış bir hakkın kullanımı sayılmaz (HGK 07.06.2022, 2019/8-335 E., 2022/850 K.). Buna karşılık, protokolün hâkimce onaylanması ve boşanmanın kesinleşmesi hâlinde protokoldeki spesifik feragat hükmü geçerlilik kazanır. Anlaşmalı boşanmadan vazgeçilir ve dava çekişmeliye dönerse protokoldeki feragat hukuki değerini yitirir.

Yalnız konut yazılıp banka ve şirket payları protokolde yoksa dava açabilir miyim?

Evet. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre yalnızca konuta ilişkin anlaşma yapılmış ve diğer mallar (araç, banka mevduatı, şirket payı vb.) yönünden feragat hükmü konulmamışsa protokol dışı kalan mallar bakımından mal rejiminin tasfiyesi davası açılabilir.

Protokolde “başkaca maddi ve manevi talebimiz yoktur” yazıyor; katılma alacağı isteyebilir miyim?

Kural olarak evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu tür ifadelerin boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin olduğunu, mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın fer’isi olmadığından katılma alacağını kapsamadığını kabul etmiştir (HGK 07.06.2022, 2019/8-335 E., 2022/850 K.). Sonuç yine de protokolün bütününün yorumuna bağlıdır.

Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davasını ne zamana kadar açabilirim?

Katılma alacağı ve değer artış payı talepleri, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146; HGK 17.04.2013, 2013/8-375 E., 2013/520 K.). TMK m.178’deki bir yıllık süre bu alacaklara uygulanmaz.

12. Yargı Paketi’nden sonra katılma alacağı davası nasıl açılır?

7589 sayılı Kanunla HMK m.107 (belirsiz alacak davası) 31.07.2026’dan itibaren yürürlükten kaldırıldı. Artık alacağın bir kısmı dava edilir; talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davalarında HMK m.107 uygulanmaya devam eder.

Anlaşmalı boşanma çekişmeliye dönerse protokoldeki mal paylaşımı geçerli olur mu?

Kural olarak hayır. Boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5); protokol, anlaşmalı boşanma kararıyla birlikte onaylanıp kesinleştiğinde bağlayıcılık kazanır. Taraflardan biri duruşmada protokolden dönerse dava çekişmeli olarak sürer ve protokoldeki feragat hükmü onu bağlamaz.

Duruşmada “paylaşılacak malımız yok” dedim; sonradan mal paylaşımı davası açabilir miyim?

Kural olarak evet. Hukuk Genel Kurulu, boşanma duruşmasındaki “paylaşılacak bir malımız ve eşya talebim yoktur” yönündeki beyanların, mahkemenin gerekçe ve hükmünde yer almadığı sürece mal rejiminin tasfiyesinden feragat sayılamayacağını kabul etmiştir; feragat somut bir hakka ilişkin, kayıtsız ve şartsız olmalıdır (HGK 10.09.2025, 2024/2-7 E., 2025/498 K., oy çokluğu). Katılma alacağından adıyla feragat edildiği tutanağa geçmiş ve hükme yansımışsa sonuç farklı olabilir.

Eşim protokol imzalanırken bazı mallarını gizlediyse ne yapabilirim?

Protokoldeki genel “başka talebimiz yoktur” cümlesi, gizlendiği iddia edilen malları kapsamaz; bu mallar yönünden tasfiye yapılmış sayılmaz (Yargıtay 2. HD 08.02.2024, 2022/8549 E., 2024/697 K.). Dava boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılabilir. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içindeki rızasız karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler de eklenecek değer olarak hesaba katılır (TMK m.229).

Protokolde bana bırakılan ev ne zaman adıma geçer?

Aile hukukuna ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2). Hükümde taşınmazın sizin adınıza tesciline karar verilmişse mülkiyet kararla kazanılır ve kesinleşmiş kararla tescil doğrudan istenir; tescilden önce taşınmaz üzerinde tasarruf yapılamaz (TMK m.705/2, m.716/2). Protokolde yalnızca “devredecektir” yazıyorsa ve eşiniz devirden kaçınırsa mülkiyetin hükmen geçirilmesi istenebilir (TMK m.716/1).

Protokol taslağınızdaki feragat ifadesinin kapsamı, anlaşmalı boşanmadan sonra açılacak mal paylaşımı davası veya 7589 sonrası dava stratejisi konusunda dosyanıza özel değerlendirme için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için mutlaka bir avukata danışınız.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk