Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma (TCK 191): 7571 Sayılı Kanun Sonrası Yeni Denetimli Serbestlik Rejimi
24 Temmuz 2026

Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma (TCK 191): 7571 Sayılı Kanun Sonrası Yeni Denetimli Serbestlik Rejimi

Türk hukuku, kişisel kullanım için uyuşturucu bulunduran kişiyi cezalandırırken bir kapı da açar: hapis değil tedavi ve denetimli serbestlik. Ana kural şudur — soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir; bu süre içinde yükümlülüklere uyulursa dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanır. 25 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla denetimli serbestlik rejiminde önemli değişiklikler yapıldı.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Konunun bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ilgili genel çerçeveyi ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Kullanmak için uyuşturucu bulundurmadan hakkınızda soruşturma mı başlatıldı?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Kanunun Metni ve Temel Ceza

Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin birinci fıkrasına göre; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Suç, dört seçimlik hareketle işlenebilir:

  • Satın alma: maddeyi bedel karşılığında elde etmek.
  • Kabul etme: maddeyi bedelsiz olarak almak.
  • Bulundurma: maddeyi hâkimiyet alanında tutmak.
  • Kullanma: maddeyi tüketmek.

Ancak uygulamada bu ceza doğrudan uygulanmaz. Kanun, faili cezalandırmak yerine tedavi ve rehabilitasyona yönlendiren bir sistem kurar. Doğrudan hapis cezasına yalnızca ertelenmeye uyulmadığı takdirde hükmedilir.

Asıl Süreç: Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi

Maddenin ikinci fıkrası çok kritiktir. Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Yani genel kamu davasının açılmasının ertelenmesi hükümlerinin şartları burada aranmaz; erteleme kural olarak verilir.

Kararı veren merci Cumhuriyet savcısıdır. Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir.

Denetim süresince Cumhuriyet savcısı, şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa ilgili kuruma sevkine karar verir.

Gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.

İhlal Sebepleri: Hangi Durumlarda Dava Açılır?

Erteleme kararı otomatik olarak sonuç doğurmaz; kanun üç ihlal sebebi sayar. Kişinin, erteleme süresi zarfında;

  • Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
  • Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması

hâlinde hakkında kamu davası açılır. Bu durumda fail, doğrudan iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla yargılanır.

Yargı uygulamasında ısrar unsuru üzerinde ayrıca durulmaktadır: her yükümlülük ihlalinin doğrudan davayla sonuçlanmayacağı, kanunun “ısrar” kelimesi ile bir süreklilik ve tekrar unsuru aradığı vurgulanmaktadır. Bir kez randevuya gitmemek gibi münferit bir davranış, tek başına ısrar sayılmayabilir.

Yargıtay bir başka önemli hususa da açıklık getirmiştir: ihlal, bağımsız bir suç oluşturmaz. Erteleme süresi içinde tekrar kullanma veya bulundurma yeni bir dosyaya değil, mevcut ertelemenin bozulmasına yol açar. Böylece aynı fiilden dolayı çifte kovuşturma önlenir.

7571 Sayılı 11. Yargı Paketi: 31 Temmuz 2023 Kritik Tarihi

25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla (11. Yargı Paketi) uyuşturucu kullanma suçu bakımından sanık lehine önemli düzenlemeler yapıldı. Bu paketin en dikkat çeken hükümlerinden biri, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen suçlar için özel bir infaz rejimidir.

Bu tarih öncesi işlenen kullanma suçlarında getirilen başlıca kolaylıklar:

  • Ek denetimli serbestlik imkânı. Kanunda öngörülen denetimli serbestlik süresine ilaveten belirli bir ek süre daha eklenmesi.
  • Açık cezaevine erken ayrılma imkânı. Kapalı cezaevinden açığa geçiş için gereken sürelerde indirim.

Bu düzenlemenin faydalanma koşulu, suçun 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenmiş olmasıdır. Suç tarihinin bu tarihten önce mi sonra mı olduğunun doğru tespit edilmesi, infaz aşamasında sanık lehine sonuçlar doğurabilir. Kesinleşmiş hükümler bakımından da lehe düzenlemenin gözetilmesi gündeme gelir.

Erteleme Süresinde Tekrar Kullanma: Ayrı Dava Açılmaz

Erteleme süreci devam ederken tekrar bir olay yaşanması, uygulamada en çok endişe edilen durumdur. Kanun bu ihtimali açıkça düzenlemiş ve önemli bir güvence getirmiştir.

İlgili fıkraya göre; erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da kullanması, ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. Bu hüküm 6545 sayılı Kanun’la getirilmiştir. Yani ikinci olay, yeni ve bağımsız bir dosya doğurmaz; mevcut ertelemenin ihlali olarak değerlendirilir ve sonuç, o dosyada kamu davasının açılmasıdır.

Bunun pratik değeri iki yönlüdür. Olumlu yönü, kişinin iki ayrı dosyada iki ayrı cezayla karşılaşmamasıdır. Olumsuz yönü ise, ikinci olayın tek başına savunulabilir bir dosya olmaktan çıkmasıdır: ihlal sonucu doğrudan mevcut dosyada işler. Bu nedenle ikinci olayın kendisine ilişkin itirazlar — örneğin maddenin gerçekten ele geçip geçmediği veya usul eksiklikleri — ihlal değerlendirmesi yapılırken ileri sürülmelidir; ayrı bir dosyada tartışma imkânı bulunmaz.

İhlalden sonra ikinci bir erteleme yok

Kanun, ihlal sonrası dönem bakımından kapıyı kapatmıştır: ihlal nedeniyle kamu davasının açılmasından sonra, aynı suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. Yani erteleme imkânı, ihlal edilmesi hâlinde bir daha işlemez.

Bu hükmün Anayasa’ya uygunluğu yargı önünde tartışılmıştır. Bir mahkemenin itiraz başvurusunda; ilk suç yönünden kamu davasının açılmış olmasının, ikinci suç yönünden erteleme kararı verilmeksizin dava açılması için yeterli sayılmasının masumiyet karinesini ihlal ettiği ileri sürülmüştür. Başvuruda, kanun yolu ve kesinleşme süreçleri sonucunda ilk suç için beraat veya durma kararı verilebileceği; buna karşılık bu fıkranın sanığın ilk suçu işlediği ön kabulüne dayandığı; bunun hukuk devleti ilkesiyle de bağdaşmadığı belirtilmiştir.

Bu tartışmanın savunmadaki karşılığı somuttur. İkinci dosyada erteleme talebi reddedildiğinde, ilk dosyanın henüz kesinleşmemiş olması ayrı bir itiraz gerekçesi olarak ileri sürülebilir. İlk dosya beraatla veya başka bir sonuçla kapanırsa, ikinci dosyada erteleme verilmemesinin dayanağı da ortadan kalkmış olur. Bu nedenle iki dosyanın durumu birlikte takip edilmeli; ilk dosyanın seyri ikinci dosyaya düzenli olarak bildirilmelidir.

İhlal ile başarılı tamamlamanın sonuçları

Erteleme sürecinin iki olası sonucu vardır ve ikisi arasındaki fark çok keskindir.

Sürecin İki Sonucu

DurumSonuç
Yükümlülüklere aykırı davranmama ve yasakları ihlal etmemeHakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; dava açılmadan dosya kapanır
Yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uymamakta ısrarHakkında kamu davası açılır
Erteleme süresinde tekrar kullanmaİhlal sayılır; ayrı dava açılmaz, mevcut dosyada kamu davası açılır

İkinci satırdaki "ısrar" ibaresi savunma bakımından değerlidir. Kanun, yükümlülüklere aykırı davranmayı değil, aykırı davranmakta ısrar etmeyi ihlal sebebi olarak öngörmüştür. Dolayısıyla tek bir aksama — bir imza gününe gidilememesi veya bir görüşmeye katılınamaması — tek başına ısrar oluşturmayabilir. Aksamanın haklı bir sebebe dayandığı belgelenebiliyorsa bu husus ileri sürülmelidir. Belgenin o anda temin edilmesi, sonradan açıklama yapmaktan çok daha etkilidir.

Birinci satır ise sürecin asıl hedefini gösterir. Süreç başarıyla tamamlandığında verilen karar bir beraat değil, kovuşturmaya yer olmadığı kararıdır; yani dava hiç açılmamış olur. Bunun adli sicil ve sonraki başvurular bakımından doğurduğu sonuçlar, mahkûmiyetten tamamen farklıdır. Bu nedenle erteleme sürecindeki yükümlülüklerin yerine getirilmesi, dosyanın esasına ilişkin her türlü tartışmadan daha öncelikli bir hedef olarak görülmelidir.

Ticaret Dosyasında Nitelendirme Değişirse: Zorunlu HAGB

Maddenin en az bilinen ancak sonucu en ağır fıkralarından biri, başka bir suçtan açılmış dosyalarda uygulanır.

Kanuna göre; uyuşturucu imal ve ticareti ile kullanılmasını kolaylaştırma suçlarından yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. Fıkra "verilebilir" değil "verilir" demektedir; yani takdire bağlı değil, kanuni bir zorunluluktur.

Yargı kararlarında bu kararın niteliği de belirtilmiştir: bu fıkra uyarınca kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı kabul edilmektedir. Dolayısıyla ticaret iddiasıyla açılan bir davada nitelendirmenin değişmesi, yalnızca cezanın azalması değil; erteleme rejiminin sağladığı sonuçlara ulaşılması anlamına gelir.

"Münhasıran" ibaresi bu fıkranın anahtarıdır. Fıkranın uygulanabilmesi için fiilin tamamının bu madde kapsamında kalması gerekir. Dosyada devir veya satışa ilişkin ayrı bir fiil de sabit görülüyorsa bu şart gerçekleşmez. Bu nedenle nitelendirme itirazı kurulurken hedef, cezanın azaltılması değil; fiilin bütünüyle kullanma kapsamında kaldığının gösterilmesi olmalıdır. Kısmi bir kabul, bu fıkranın uygulanmasını sağlamaz.

Üç Yolun Karşılaştırması

YolHangi aşamadaSonuç
Kamu davasının açılmasının ertelenmesiSoruşturma evresindeSüre sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıKovuşturma evresinde, nitelendirme değişinceErtelemeyle aynı hukuki sonuçlar
Genel hükümlerin uygulanmasıMaddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerdeCeza Muhakemesi Kanunu’nun erteleme veya geri bırakma maddeleri işler

Üçüncü satır, boşluk doldurma kuralıdır ve gözden kaçmamalıdır. Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri uygulanır. Yani bu maddedeki özel rejim, genel hükümleri tamamen devre dışı bırakmaz; yalnızca farklı düzenlediği noktalarda önceliklidir. Somut bir sorunun bu maddede karşılığı yoksa, genel hükümlere bakılması gerekir.

Nitelikli Hâller: Ceza Artırımı

Maddenin üçüncü fıkrası, mekân ölçütüne bağlı bir ağırlaştırıcı hâl düzenler: uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştıran veya alenen özendiren nitelikli ortamlarda işlenen fiillere daha ağır ceza öngörülür.

Uygulamada özellikle şu ölçüt önem taşır: suçun okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların çevre duvarı, tel örgü veya benzeri işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Uygulamada bu artırım için eylemin umuma açık yer niteliği taşıması ayrıca aranır. Bir kişinin evinde kendi kullanımı için bulundurma bakımından bu artırım gündeme gelmez.

Asıl Mesele: TCK 191 mi, TCK 188 mi?

Bu suçun uygulamadaki en belirleyici sorusu budur ve aynı anda en büyük ceza farkını yaratır:

  • TCK 191 (kullanmak için bulundurma): asliye ceza mahkemesinde görülür, kural olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesiyle sonuçlanır, hapis çok istisnaidir.
  • TCK 188 (uyuşturucu ticareti): ağır ceza mahkemesinde görülür, alt sınırı on yıldan başlar. Cezai süreç yıllar sürer.

Ayrım kanunda gram cinsinden yazmaz; yargı uygulamasında bir bütün olarak değerlendirilen ölçütlerle belirlenir: miktar, ambalajlama biçimi, yanında bulunan materyaller (hassas terazi, çok sayıda boş poşet), ele geçirilme yeri ve şekli, failin kullanıcı olup olmadığı, iletişim içeriği, ekonomik durum. Bu ölçütler kesin sonuç vermiyorsa şüpheden sanık yararlanır ilkesi devreye girer.

Uyuşturucu ticareti suçunun ayrıntıları ilgili rehberimizde ele alınmıştır. Savunmanın ilk hedefi ceza indirimi değil, nitelendirmenin doğru yapılmasıdır.

Usul Noktaları: Neye Dikkat Etmeli?

Bu dosyalarda savunmanın kontrol etmesi gereken hususlar:

  • Arama kararının kapsamı ve gerekçesi. Adli arama ile önleme araması farklı rejimlere tabidir.
  • Ele geçirme tutanağı ile ekspertiz raporu arasındaki uyum. Tartım farkları, numune zinciri.
  • Delilin niteliği bakımından bilirkişi incelemesi. Maddenin gerçekten yasa kapsamındaki bir uyuşturucu veya uyarıcı olup olmadığı.
  • İkrarın yer aldığı ifade tutanağının usulüne uygunluğu. Müdafi hazır bulundu mu, ifade özgür iradeyle mi alındı?
  • Ortak kullanılan yerlerde aidiyet. Ortak konut veya araçta ele geçen madde, hangi somut delille faile bağlanmıştır?

Ayrıca 7571 sayılı Kanunla getirilen düzenlemelerin dosyanız bakımından uygulanabilir olup olmadığı, özellikle suç tarihi kritik bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

31 Temmuz Düzenlemesinin Ayrıntıları

7571 sayılı Kanunun 27. maddesi, 5275 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin altıncı fıkrasını değiştirerek “31 Temmuz eşitsizliği” olarak anılan sorunu ele almıştır. Eski düzenlemede yararlanmanın koşulu, 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunmaktı; bu şart kaldırılarak ölçüt suçun işlendiği tarihe bağlanmıştır.

UnsurAçıklama
ÖlçütCezanın kesinleştiği veya kuruma girildiği tarih değil, suç tarihi
Sağlanan imkânAçık kuruma üç yıl erken ayrılma ve buna ek üç yıl denetimli serbestlik
Kapalıda kalmaToplam ceza on yıldan azsa en az bir ay; on yıl veya fazlaysa en az üç ay
Açıkta kalmaDenetimli serbestliğe geçiş için kural olarak en az üç ay
Kapsam dışıKasten öldürmenin bazı nitelikli hâlleri, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, terör ve örgütlü suçlar; deprem sebebiyle meydana gelen ölümlerden doğan cezalar
Kesinleşmemiş dosyalarİstinaf veya temyiz aşamasındakiler ile teslim olmamış hükümlüler de kapsama girebilir

Düzenlemede disiplin affı bulunmamaktadır. Kapsama giren bir hükümlü, disiplin cezası almışsa doğrudan yararlanamaz: önce cezanın infaz edilmesi, ardından kanunda öngörülen sürelerin geçmesi ve iyi hâlin yeniden kazanılması gerekir. Bu tespit yapılmadan açık kuruma ayrılma veya denetimli serbestlik mümkün olmaz. Bu nedenle disiplin cezalarına karşı süresinde itiraz edilmeli, koşulları oluştuğunda sicilden kaldırılması ayrıca talep edilmelidir.

Ayrıca 30 Mart 2020 tarihi bakımından geçici 6. maddedeki rejim ayrı işlemeye devam eder. Geçici 6. maddede istisna sayılıp geçici 10. maddenin altıncı fıkrası kapsamına alınan suçlar yönünden farklı bir denetimli serbestlik süresi uygulanabilmektedir. Bu nedenle iki tarih — 30 Mart 2020 ve 31 Temmuz 2023 — her dosyada ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Erteleme Kararının İhlali ve Sonuçları

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, yükümlülüklere bağlı bir imkândır. İhlal hâlinde süreç yeniden işler.

  1. Denetim süresi. Belirlenen süre boyunca yükümlülüklere uyulmalıdır.
  2. Tedavi ve danışmanlık. Öngörülmüşse programa devam zorunludur.
  3. Yeniden kullanma. Süre içinde tekrar kullanma, yeni bir dosya değil mevcut ertelemenin bozulmasına yol açar.
  4. Bildirim yükümlülüğü. Adres değişikliği ve çağrılara uyulmaması ihlal sayılır.
  5. Sonuç. İhlal hâlinde kamu davası açılır ve yargılama yürütülür.

Dördüncü madde en çok bozulma sebebidir. Erteleme kararı sonrasında adres değiştiren veya çağrı yazılarını almayan kişiler, yükümlülüğü ihlal etmiş sayılabilir. Oysa çoğu zaman kasıtlı bir kaçınma değil, tebligatın ulaşmaması söz konusudur. Bu nedenle denetim süresi boyunca; adres kaydı güncel tutulmalı, denetimli serbestlik müdürlüğüne her değişiklik yazılı bildirilmeli ve başvuru kayıtları saklanmalıdır.

Usul bakımından son bir not: maddenin uygulanmasında suç tarihinin doğru tespiti belirleyicidir. Hem erteleme rejimi hem infaz düzenlemesi bu tarihe bağlandığından; iddianame ve kesinleşen karardaki suç tarihi kontrol edilmeli, hatalı yazım varsa düzeltilmesi talep edilmelidir.

İnfaz süresi ve müddetname denetimi için infaz hesaplama rehberimize, denetimli serbestlik talebi ve beş günlük müracaat kuralı için denetimli serbestlik rehberimize bakabilirsiniz.

Lehe Uygulama İlkesi ve Aleyhe Sonuç Yasağı

Geçici infaz rejimlerinin amacı hükümlü lehine sonuç doğurmaktır. Tersi hâlde uygulanmazlar.

DurumSonuç
Lehe sonuçGeçici düzenleme uygulanır; erken ayrılma imkânları işler
Aleyhe sonuçDüzenleme uygulanmaz; genel hükümlere göre işlem yapılır
Açık kurumdakilerDoğrudan açık kuruma alınma ile kapalıdan ayrılma arasında fark gözetilmez
Birden çok dosyaHer hüküm kendi suç tarihine göre ayrı ayrı değerlendirilir

İkinci satır çoğu kişinin bilmediği bir güvencedir. Geçici düzenlemeler bazı hükümlüler bakımından, genel rejime göre daha geç bir tahliye tarihi doğurabilir. Böyle bir tespit yapıldığında düzenleme uygulanmaz ve genel hükümlere göre işlem tesis edilir. Bu nedenle müddetname eline geçtiğinde; iki hesabın da yapılıp yapılmadığı sorgulanmalı, aleyhe bir sonuç görülüyorsa bu husus infaz hâkimliğine sunulacak dilekçede açıkça gösterilmelidir.

Üçüncü satır ise sık sorulan bir tereddüdü giderir. “Ben kapalıda hiç kalmadım, bana uygulanmaz” değerlendirmesi hatalıdır; şartları sağlayan her iki grup da yararlanabilir. Suç tarihi uygunsa ve diğer koşullar varsa talep edilmelidir.

Sürecin Aşamaları ve Süreleri

Kullanmak için bulundurma suçunda sistem, cezalandırmadan önce iyileştirmeyi hedefler. Sürecin aşamaları ve kritik eşikler şunlardır:

Erteleme ve Denetimli Serbestlik Süreci

AşamaSüre veya ölçütSonuç
Erteleme kararıBeş yılKamu davası açılmaz
Savcının uyarısıKarar verilirkenSonuçlar konusunda bilgilendirme
Denetimli serbestlikEn az bir yılİmza, tahlil, gerekirse tedavi
Israrlı ihlalEn az iki kez ve uyarı içeren ikinci tebligatKamu davası açılır
Yeni fiilErteleme süresi içindeErteleme kaldırılır
Mahkeme aşamasıTCK m.191/8Hükmün açıklanmasının geri bırakılması zorunludur
Başarıyla tamamlamaBeşinci yılın sonundaKovuşturmaya yer olmadığı kararı
Adli sicilErteleme ve HAGBSicile işlemez, e-Devlet belgesinde görünmez

Yargıtay, ilk aykırılıkta doğrudan dava açılmasını bozma sebebi saymaktadır.

Tek ihlal dosyayı bozar mı?

Hayır. Kanun kamu davası açılması için yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar arar. Uygulamada ısrar, yükümlülükleri en az iki kez ihlal etmektir.

Yargıtay bu şartı titizlikle uygular: ısrarın kabulü için şüpheliye uyarı içeren ikinci bir çağrı tebligatının usulüne uygun yapılması zorunludur.

İhlal rejiminin ayrıntısı için uyuşturucu kullanmada denetimli serbestlik sayfasına bakınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Kullanmak için uyuşturucu bulundurmanın cezası nedir?

TCK 191 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak uygulamada Cumhuriyet savcısı kural olarak beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir; erteleme süresince yükümlülüklere uyulursa dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanır.

Denetimli serbestlik süresi ne kadar?

Asgari bir yıldır. Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir.

Denetim süresi içinde tekrar yakalanırsam ne olur?

Erteleme süresi zarfında tekrar kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da uyuşturucu kullanma hâlinde kamu davası açılır. Bu ihlal ayrı bir suç oluşturmaz; mevcut ertelemenin bozulmasına yol açar.

7571 sayılı Kanunla ne değişti?

25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından ek denetimli serbestlik imkânı ve açık cezaevine erken ayrılma gibi sanık lehine düzenlemeler getirildi.

Uyuşturucu ticareti ile kullanma nasıl ayrılır?

Kanunda sabit bir gram sınırı yoktur. Miktar, ambalajlama, yanında bulunan materyaller, ele geçirilme yeri ve şekli, failin kullanıcı olup olmadığı ve iletişim içeriği bir bütün olarak değerlendirilir. Ölçütler kesin sonuç vermiyorsa şüpheden sanık yararlanır.

Erteleme süresi sorunsuz biterse ne olur?

Şüpheli, beş yıl boyunca yükümlülüklere uygun davrandığında hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve dosya kapanır. Bu, adli sicilde kayda alınmayan bir sonuçtur.

TCK 188 mi TCK 191 mi ayrımı, dosyanın kaderini belirler
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk