Uyuşturucu Kullanan Birini Bildirmek Zorunda mıyım? (TCK 278-280)
20 Ağustos 2026

Uyuşturucu Kullanan Birini Bildirmek Zorunda mıyım? (TCK 278-280)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5237 sayılı TCK m.278 — Suçu bildirmeme: herkes bakımından basit hâl
  • 5237 sayılı TCK m.278/3 — Mağdurun korunmaya muhtaç olması hâlinde artırım
  • 5237 sayılı TCK m.279 — Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi
  • 5237 sayılı TCK m.280 — Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi
  • 5237 sayılı TCK m.6 — Kamu görevlisi tanımı
  • Yargıtay 4. CD, 2012/13441 E., 2012/30482 K. — Kamu görevlisi hekimde m.279’un uygulanması

Komşusunun, öğrencisinin, hastasının ya da bir yakınının madde kullandığını öğrenen kişilerin aklına gelen soru şudur: bildirmezsem ben de suç işlemiş olur muyum?

Cevap kişinin sıfatına göre değişir. Kanun üç ayrı durum düzenlemiştir: herkes, kamu görevlileri ve sağlık mesleği mensupları.

Bu yazıda her üç hâlin şartları, cezaları, aradaki kritik ayrımlar ve uygulamada en çok karıştırılan noktalar ele alınmaktadır.

Suçu Bildirmeme Nedir?

Suçu bildirmeme; işlenmekte olan bir suçu ya da işlenmiş olmakla birlikte sonuçları hâlâ önlenebilecek veya sınırlandırılabilecek bir suçu yetkili makamlara haber vermeme eylemidir.

Düzenleme Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde, 278 ile 280. maddeler arasında yer alır.

Korunan hukuki değer; adlî mercilerin gerçeğe ulaşma ve suçla etkin mücadele etme fonksiyonudur.

İki kritik şart

Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: bildirim ödevi her suç için ve her zaman doğmaz. Kanun iki durumu esas alır:

  • Suçun işlenmekte olması, ya da
  • İşlenmiş olmakla birlikte sonuçlarının sınırlandırılabilecek olması.

Uyuşturucu suçları bakımından bu şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilir.

Üç Ayrı Düzenleme

MaddeKimCeza
TCK m.278/1Herkes; işlenmekte olan suçu bildirmeyenBir yıla kadar hapis
TCK m.278/2Herkes; sonuçları sınırlandırılabilir suçu bildirmeyenBir yıla kadar hapis
TCK m.278/3Mağdur korunmaya muhtaç durumdaysaCeza yarı oranında artırılır
TCK m.279/1Kamu görevlisi; göreviyle bağlantılı öğrendiği suçu bildirmeyenAltı aydan iki yıla kadar hapis
TCK m.279/2Adlî kolluk görevlisi tarafından işlenmesiCeza yarı oranında artırılır
TCK m.280/1Sağlık mesleği mensubu; görevi sırasında belirtiyle karşılaşanBir yıla kadar hapis

Her üç hâlde de bildirimde bulunmama kadar, bildirimde gecikme gösterme de yaptırıma bağlanmıştır.

Herkes İçin: TCK m.278

Bu, en geniş uygulama alanına sahip hükümdür ve sıfat aranmaz.

İşlenmekte olan suçu bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı ceza, işlenmiş olmakla birlikte sonuçları sınırlandırılabilecek bir suçu bildirmeyen kişi bakımından da uygulanır.

Korunmaya muhtaç mağdur: ceza artıyor

Maddenin üçüncü fıkrası önemli bir ağırlaştırıcı hâl öngörür. Mağdurun;

  • On beş yaşını bitirmemiş olması,
  • Bedensel veya ruhsal engelli olması,
  • Hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunması

hâllerinde ceza yarı oranında artırılır.

Bu hüküm, özellikle çocukların söz konusu olduğu olaylarda bildirim ödevini ağırlaştırmaktadır.

Yakınlık ilişkisi

Bildirim ödevinin sınırlarına ilişkin olarak, yakınlık ilişkisi nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkı bulunan kişilerin durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Bu husus somut olaya göre farklılık gösterdiğinden avukatla görüşülmesi yerinde olur.

Tanıklıktan çekinme hakkı için tanıklıktan çekinme hakkı sayfasına bakabilirsiniz.

Somut Durumlar ve Değerlendirme

DurumHangi maddeNot
Komşumun kullandığını duydumm.278 değerlendirilirŞartların gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır
Sokakta bir olaya tanık oldumm.278Görev dışı öğrenme
Öğretmenim, öğrencimde tespit ettimm.279Göreviyle bağlantılı öğrenme
Devlet hastanesinde hekimimm.279Kamu görevlisi sıfatı öne çıkar
Özel muayenehanede hekimimm.280Görevi sırasında belirtiyle karşılaşma
Eczacıyım, şüpheli durum fark ettimm.280Sağlık mesleği mensubu
Hekimim ama olayı sokakta gördümm.278Görev dışı öğrenildiği için basit hâl

Belirleyici olan bilginin görev nedeniyle mi yoksa görev dışında mı öğrenildiğidir.

Kamu Görevlileri: TCK m.279

Bu hüküm öğretmenler, idareciler, sosyal hizmet görevlileri ve diğer kamu personeli bakımından doğrudan önem taşır.

Kanuna göre; kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Suçun adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Kim kamu görevlisi sayılır?

Tanım geniştir: kamusal faaliyete sürekli, süreli veya geçici olarak katılan herkes kamu görevlisi sayılır.

Bu nedenle yalnızca kadrolu memurlar değil, kamusal faaliyete katılan diğer kişiler de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Belirleyici ölçüt: görev bağlantısı

Bu maddede kilit unsur, bilginin görev nedeniyle öğrenilmiş olmasıdır. Görevle bağlantısı bulunmayan, özel hayatta öğrenilen bilgiler bu madde kapsamında değildir.

Soruşturma izni

Bir usul özelliği de vardır: bu suçun faili kamu görevlisi olduğundan, kovuşturma için 4483 sayılı Kanun hükümleri gereğince yetkili makamdan soruşturma izni alınması gerekir.

Sağlık Mesleği Mensupları: TCK m.280

Bu hüküm, tıbbi sır ile bildirim ödevi arasındaki gerilimin merkezinde yer alır.

Kanuna göre; görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Maddenin ikinci fıkrasında sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler anlaşılacağı belirtilmiştir.

Sayım sınırlayıcı değildir; örneğin bir tıbbi tahlil laboratuvarında görev yapan kişiler bakımından da yükümlülük bulunmaktadır.

“Belirti” yeterlidir

Dikkat çeken nokta şudur: madde, suçun kesin olarak bilinmesini değil, bir suçun işlendiği yönünde belirti ile karşılaşılmasını yeterli görmektedir.

Ayrıca suç tanımında bildirim yükümlülüğü doğuran suçlara ilişkin herhangi bir sınırlama yapılmamış olması, sağlık mesleği mensuplarını oldukça geniş bir yükümlülükle karşı karşıya bırakmaktadır.

Görevle nedensellik bağı şart

Yükümlülük sınırsız değildir. Sağlık mesleği mensubu, ancak görevini yaptığı sırada ve göreviyle bağlantılı olarak karşılaştığı suçlar bakımından yükümlü tutulmuştur; görevle suç arasında nedensellik bağı kurulabilmelidir.

Doktrinde verilen örnek meseleyi netleştirir: doğum için bir hastanın evine giden ebe, doğum yapan kadının vücudunda darp izleri görür ve bildirmezse 280. maddedeki suç oluşur. Aynı izleri başka bir kimsede görür ve bildirmezse bu suç oluşmaz; koşulları varsa 278. madde uygulanır.

Birden fazla sağlık personeli varsa

Muayene ve tedavi birden fazla sağlık mesleği mensubu tarafından yapılmışsa, her birinin ayrı ayrı bildirim yükümlülüğü bulunur. “Diğeri bildirir” varsayımı sorumluluğu kaldırmaz.

m.279 mu m.280 mi? Kritik Ayrım

ÖlçütTCK m.279TCK m.280
FailKamu görevlisiSağlık mesleği mensubu
Devlet hastanesi hekimiKamu görevlisi sıfatı nedeniyle bu madde öne çıkarİkincil kalır
Özel sağlık kuruluşu personeliUygulanmazUygulanır
Öğrenme biçimiGöreviyle bağlantılıGörevi sırasında belirtiyle karşılaşma
CezaAltı aydan iki yıla kadar hapisBir yıla kadar hapis
UsulSoruşturma izni gerekirGenel usul

Yargıtay, kamu görevi kapsamındaki tedavi görevi nedeniyle öğrenilen suçta m.279’un uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

Yargıtay: Yanlış Madde Bozma Sebebi

Uygulamada en sık yapılan hata, iki madde arasındaki ayrımın gözden kaçırılmasıdır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2012/13441 esas, 2012/30482 karar sayılı ilamında; sağlık ocağında hekim olan sanığın kamu görevi kapsamındaki tedavi görevi nedeniyle öğrendiği suçu bildirme yükümlülüğünün TCK’nın 279. maddesi kapsamında bulunduğu gözetilmeden, 280. madde ile hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.

Bunun sebebi açıktır: devlet hastanelerinde görevli doktorlar memur olup ceza hukukuna göre kamu görevlisi statüsündedir.

Aynı kararda ayrıca; sanığın sabıkasız olması ve somut maddi zarar bulunmaması karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yaptırımın niteliği

Bu suçlar bakımından öngörülen cezalar kısa süreli hapis niteliğinde olabildiğinden; seçenek yaptırımlara çevirme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi kurumları gündeme gelebilir.

Fail Olabilmek İçin Yetkili Olmak Gerekir

Sağlık mesleği mensuplarının bu suçun faili olabilmesi için, kanuni düzenlemeler çerçevesinde mesleklerini icra hususunda yetkili kılınmış olmaları gerekir.

Bu bakımdan diploması olmadığı hâlde hekimlik yapan kişiler bu suçun faili olamaz; ancak bu kişilerin fiilleri başka suçlar bakımından değerlendirilir.

Tedavi Başvurusunda Bildirim Yükümlülüğü Kalkar

Yukarıda kamu görevlileri ve sağlık mesleği mensupları bakımından öngörülen yükümlülükler ele alındı. Ancak bu yükümlülüklerin uygulanmadığı bir hâl vardır ve bu hâl, bu yazının konusu bakımından en çok merak edilen soruya cevap verir.

Kanunun etkin pişmanlığa ilişkin maddesine 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’la eklenen cümleyle; uyuşturucu kullanan kişinin tedavi edilmek istediğini belirterek resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurması hâlinde, kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının bu iki maddedeki bildirim yükümlülükleri ortadan kaldırılmıştır. Düzenlemenin amacı, kullanıcıların tedavi talebinde bulunmasını kolaylaştırmaktır.

Bunun uygulamadaki karşılığı doğrudandır. Bağımlılık nedeniyle bir sağlık kuruluşuna başvuran kişi bakımından, o kuruluştaki görevlilerin durumu bildirme yükümlülüğü bu hâlde işlemez. Dolayısıyla "hastaneye gidersem ihbar edilirim" endişesi, tedavi talebiyle yapılan başvurular bakımından hukuken karşılıksızdır. Bu, hem yakınları hem de sağlık personelini ilgilendiren bir açıklıktır: personel bakımından bildirmeme, bu hâlde suç oluşturmaz.

İstisnanın sınırı da belirtilmelidir. Kaldırılan yükümlülük bu hâle özgüdür. Başvurunun tedavi talebiyle yapılmış olması gerekir; başka bir sebeple gerçekleşen bir tespit bakımından genel kurallar işlemeye devam eder. Bu nedenle başvurunun niteliğinin kayıtlara açıkça geçirilmesi, hem başvuran hem de personel bakımından korumanın dayanağını oluşturur.

Bildirmemenin Ötesi: Delili Yok Etme (TCK m.281)

Bildirmeme ile aktif bir müdahale arasındaki sınır, bu yazının en kritik ayrımıdır. Yükümlülük bulunmadığı için bildirmemek bir şeydir; delilleri ortadan kaldırmak bambaşka bir şeydir ve ayrı bir suç oluşturur.

TCK m.281/1. Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.

Ceza Genel Kurulu kararlarında doğrudan bu yazının konusuna ilişkin bir örnek yer alır: suçun delili olan esrarı polise yakalatmamak için banyo giderine döken kişi, bu maddedeki suçu işlemiş olur. Örnek, sınırın ne kadar somut olduğunu gösterir: maddeyi saklamak, atmak, dökmek veya başka bir yere taşımak — hepsi bu maddedeki seçimlik hareketler kapsamına girebilir.

İki Davranışın Karşılaştırması

DavranışDeğerlendirme
Bilmesine rağmen bildirmemekYalnızca yükümlülük bulunan kişiler bakımından suç oluşturur
Maddeyi saklamak, atmak veya yok etmekHerkes bakımından ayrı bir suç oluşturabilir
Kendi suçuna ilişkin delili yok etmekBu fıkra bakımından ceza verilmez (şahsi cezasızlık)

Üçüncü satırdaki cezasızlık sebebinin sınırı iyi bilinmelidir. Öğretide ve kararlarda vurgulandığı üzere, bu şahsi cezasızlık yalnızca bu suç bakımından geçerlidir. Failin aynı eylemi ayrıca başka bir suçu da oluşturuyorsa, o suçtan dolayı cezalandırılması mümkündür. Yani cezasızlık, failin diğer suçlar bakımından bir dokunulmazlığı anlamına gelmez. Ayrıca yok edilen, gizlenen veya değiştirilen nesnenin gerçekten bir suçun delilini oluşturduğunun şüpheden uzak biçimde ispatlanması gerekir.

Bu ayrımın yakınlar bakımından anlamı çok nettir. Bir yakınının uyuşturucu kullandığını bilen kişi, yazının yukarıdaki bölümünde anlatıldığı üzere kural olarak bildirim yükümlülüğü altında değildir. Buna karşılık aynı kişi, aramaya gelindiğinde maddeyi saklarsa veya atarsa, bu kendi suçuna ilişkin bir delil olmadığından şahsi cezasızlık sebebinden yararlanamaz ve bu maddedeki suçu işlemiş olabilir. Yani "bildirmek zorunda değilim" sonucu, "müdahale edebilirim" anlamına gelmez.

Kamu görevlisi bakımından artırım

Aynı maddede kamu görevlileri için ayrı bir hüküm bulunur: bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Yani kamu görevlileri bakımından tablo iki yönlü ağırlaşır: bir yandan yazının yukarıdaki bölümünde anlatılan bildirmeme yükümlülüğü altındadırlar, öte yandan aktif bir müdahalede bulunmaları hâlinde artırılmış bir cezayla karşılaşırlar.

Artırımın şartı "göreviyle bağlantılı olarak" işlenmiş olmasıdır. Bu ibare, sıfatın tek başına yeterli olmadığını gösterir: kamu görevlisi olmak değil, fiilin görevle bağlantısı aranır. Görev dışında ve tamamen özel bir ilişki çerçevesinde gerçekleşen bir davranış bakımından bu artırımın uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca tartışılabilir. Bu tartışmanın dayanağı, fiilin işlendiği ortam, kullanılan imkânlar ve görevle olan somut bağlantıdır.

Delili teslim etmenin sonucu

Kanun bu suç bakımından güçlü bir etkin pişmanlık hükmü öngörmüştür: ilişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişi hakkında, bu maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir. Bu oran, kanundaki etkin pişmanlık hükümleri arasında en yüksek indirim oranlarından biridir ve kanun koyucunun gerçeğin ortaya çıkmasına geç de olsa katkı sunulmasını güçlü biçimde teşvik ettiğini gösterir.

İki ayrıntı bu hükmün kullanımını belirler. Birincisi zamanlama: teslim, ilişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir; hükümden sonraki teslim bu indirimi sağlamaz. İkincisi muhatap: delillerin mahkemeye teslim edilmesi öngörülmüştür. Bu nedenle gizlenmiş bir delilin varlığı sonradan fark edildiğinde, teslimin hangi aşamada ve hangi mercie yapılacağı gecikmeden belirlenmelidir; süre işledikçe bu imkân daralır.

Uyuşturucu Olaylarında Pratik Sorular

“Komşum kullanıyor, bildirmezsem suç mu?” Değerlendirme, suçun işlenmekte olup olmadığına ve sonuçlarının sınırlandırılabilir olup olmadığına göre yapılır. Somut durumun avukatla değerlendirilmesi yerinde olur.

“Öğrencimde tespit ettim.” Kamu görevlisi sıfatınız varsa ve bilgiyi göreviniz nedeniyle öğrendiyseniz 279. madde kapsamında değerlendirme yapılır. Kurum içi bildirim prosedürünüzü de işletin.

“Hastamda belirti gördüm ama tıbbi sır kapsamında mı?” Kanun, görevi sırasında belirtiyle karşılaşan sağlık mesleği mensubuna bildirim yükümlülüğü yüklemiştir. Bu yükümlülük geniş yorumlanmaktadır.

“Bildirirsem başım derde girer mi?” Somut ve ciddi şüpheye dayanan bildirim hukuka uygundur. Ancak gerçeğe aykırı isnat iftira sorumluluğu doğurabilir.

Haksız şikâyet riski için haksız şikâyet ve iftira sayfasına bakabilirsiniz.

Bildirim Nasıl Yapılır?

  • Kolluğa (polis veya jandarma) başvurabilirsiniz.
  • Cumhuriyet başsavcılığına yazılı veya sözlü bildirimde bulunabilirsiniz.
  • Kamu görevlisiyseniz kurum içi prosedürü de işletin ve yazılı kayıt bırakın.
  • Bildirimin tarihini ve kaydını saklayın; gecikme iddiasına karşı korur.
  • Somut olguları aktarın; yorum ve tahminden kaçının.

Sık Yapılan Hatalar

  • Bildirim ödevinin herkes için ve her suç için mutlak olduğunu sanmak.
  • Kamu görevlisi hekimde 280. maddeyi uygulanacak sanmak; 279. madde öne çıkabilir.
  • “Diğer meslektaşım bildirir” diyerek yükümlülüğü devretmek.
  • Bildirimi geciktirmek; gecikme de yaptırıma bağlanmıştır.
  • Bildirimin kaydını saklamamak.
  • Somut dayanağı olmayan isnatta bulunmak.
  • Çocuk mağdur bulunduğu hâlde ağırlaştırıcı hükmü göz ardı etmek.
  • Yakınlık ilişkisinin etkisini hiç değerlendirmemek.
Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Suç tiplerinin bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ceza hukukunun genel çerçevesini ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Adım Adım Süreç

  1. Sıfatınızı belirleyin — Herkes, kamu görevlisi veya sağlık mesleği mensubu ayrımı sonucu değiştirir.
  2. Öğrenme biçimini tespit edin — Bilgiyi göreviniz nedeniyle mi yoksa görev dışında mı öğrendiniz?
  3. Şartları değerlendirin — Suç işlenmekte mi, sonuçları sınırlandırılabilir mi?
  4. Somut olguya dayanın — Yorum ve tahmin yerine gözleme dayalı bilgiyi aktarın.
  5. Bildirimi yapın — Kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurun.
  6. Kurum içi prosedürü işletin — Kamu görevlisiyseniz yazılı kayıt bırakın.
  7. Kaydı saklayın — Bildirim tarihini belgeleyin; gecikme iddiasına karşı korur.

Uyuşturucu suçlamasında ilk 24 saat belirleyicidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Uyuşturucu suçları

Yeni rehberler

Tanıklık ve bildirim

Soruşturma ve savunma

Çocuklar ve korunma

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu kullanan birini bildirmek zorunda mıyım?

Bildirim ödevi işlenmekte olan veya sonuçları sınırlandırılabilecek suçlar bakımından doğar; somut durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Suçu bildirmemenin cezası nedir?

İşlenmekte olan suçu bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kamu görevlisi için ceza farklı mı?

Evet. Göreviyle bağlantılı olarak öğrendiği suçu bildirmeyen veya gecikme gösteren kamu görevlisi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Adlî kolluk görevlisi için ne olur?

Suçun adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Sağlık personeli için hangi madde uygulanır?

Görevini yaptığı sırada bir suç belirtisiyle karşılaşan sağlık mesleği mensubu TCK m.280 uyarınca bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Sağlık mesleği mensubu kimdir?

Tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişilerdir; sayım sınırlayıcı değildir.

Devlet hastanesindeki hekim için hangi madde geçerli?

Yargıtay, kamu görevi kapsamındaki tedavi görevi nedeniyle öğrenilen suçta TCK m.279’un uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

Görev dışında öğrenirsem ne olur?

Görevle nedensellik bağı kurulamayan hâllerde m.280 uygulanmaz; koşulları varsa m.278 gündeme gelir.

Mağdur çocuksa ceza artar mı?

Mağdurun on beş yaşını bitirmemiş olması, bedensel veya ruhsal engelli olması ya da hamileliği nedeniyle kendini savunamayacak durumda bulunması hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Birden fazla sağlık personeli varsa kim bildirir?

Muayene ve tedavi birden fazla kişi tarafından yapılmışsa her birinin ayrı bildirim yükümlülüğü bulunur.

Bildirimde gecikmek de suç mu?

Evet. Her üç maddede de bildirimde bulunmama kadar gecikme gösterme de yaptırıma bağlanmıştır.

Hakkınızda uyuşturucu soruşturması mı başlatıldı?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Ceza miktarları ve süreler mevzuat değişiklikleriyle güncellenmektedir. Somut dosyanız için iddianame, ekspertiz raporu ve yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır. Nihai hukuki değerlendirme avukata aittir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk