Haksız Şikâyete Uğradım: Tazminat Davası Nasıl Kazanılır? Beraat, Kötüye Kullanma, İftira ve Zamanaşımı (TBK 49-58, TCK 267)
27 Haziran 2026

Haksız Şikâyete Uğradım: Tazminat Davası Nasıl Kazanılır? Beraat, Kötüye Kullanma, İftira ve Zamanaşımı (TBK 49-58, TCK 267)

Hakkınızda yapılan bir şikâyetin kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla veya beraatle sonuçlanması, şikâyetçiden kendiliğinden tazminat alabileceğiniz anlamına gelmez. Şikâyet ve ihbar, Anayasa m.36 ve m.74 ile güvence altına alınmış hak arama yollarıdır; bu hakkı dürüstlük kuralına uygun kullanan kişi, iddiası sonradan ispatlanamasa bile sorumlu tutulmaz. Tazminat, şikâyetçinin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille zarar verdiği, yani şikâyet hakkını açıkça kötüye kullandığı durumlarda doğar (TMK m.2/2, TBK m.49). Şikâyetçi, işlemediğinizi bildiği bir fiili size yüklediyse bu aynı zamanda iftira suçudur (TCK m.267) ve bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası gerektirir; bu hâlde tazminat talebi için ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı da gündeme gelir (TBK m.72/1). Beraat kararı hukuk hâkimini bağlamadığından (TBK m.74) davayı kazandıran, şikâyetin hiçbir gerçek olguya dayanmadığını gösteren somut delillerdir.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

📌 Ana rehber: Hakkımda Asılsız Suç Duyurusu Yapıldı, Karşı Dava Hakkım. Bu sayfa, haksız şikâyete uğrayan kişinin şikâyetçiye karşı açacağı tazminat davasına odaklanır; davanın hangi durumda kazanılacağını, neyin ispatlanması gerektiğini ve sürelerin nasıl hesaplanacağını kanun maddeleri üzerinden anlatır.

Hakkınızda asılsız bir şikâyet mi yapıldı?
Tazminat davasını ve iftira şikâyetini birlikte planlayalım.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚡ Net Cevap: Haksız şikâyet nedeniyle tazminat davası açılabilir; ancak beraat veya takipsizlik kararı tek başına yeterli değildir. Şikâyetçinin kusurunu ve şikâyetin hukuka aykırılığını ispatlamanız gerekir (TBK m.49-50): şikâyetin hiçbir gerçek olguya dayanmadığını, husumet, baskı veya intikam amacıyla yapıldığını gösteren deliller. Şikâyetçi fiili işlemediğinizi bilerek isnat ettiyse iftira suçu oluşur (TCK m.267/1: 1 – 4 yıl hapis) ve savcılık resen soruşturur. Manevi tazminat TBK m.58’e, maddi tazminat TBK m.49 ve m.51’e dayanır. Zamanaşımı kural olarak iki ve on yıldır; fiil iftira oluşturuyorsa sekiz yıllık, delil uydurulmuşsa on beş yıllık ceza zamanaşımı uygulanabilir (TBK m.72/1, TCK m.66). Dava asliye hukuk mahkemesinde açılır ve kendi yerleşim yerinizde de açılabilir (HMK m.2, m.16).

Kanun Metni: TBK m.49, TMK m.2 ve TCK m.267

“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” (TBK m.49)

“Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” (TMK m.2)

“Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (TCK m.267/1)

Haksız şikâyet dosyalarında üç ayrı katman birlikte çalışır. En altta şikâyet hakkı vardır: Anayasa m.36 herkese meşru vasıta ve yollardan faydalanarak iddia ve savunma hakkı tanır, m.74 ise dilek ve şikâyetler hakkında yetkili makamlara yazıyla başvurma hakkını güvenceye alır. Suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir (CMK m.158/1). Bu hakkı kullanan kişi, kural olarak kanunun kendisine verdiği bir yetkiyi kullanmaktadır ve TMK m.24/2 uyarınca kanunun verdiği yetkinin kullanılması, kişilik hakkına yönelik bir saldırıyı hukuka uygun hâle getiren sebeplerden biridir.

İkinci katman, hakkın kötüye kullanılmasıdır. TMK m.2 bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını söyler; şikâyet hakkı da bu sınırın dışında değildir. Gerçekleşmediğini bildiği bir olayı savcılığa bildiren, bir alacak takibini durdurmak ya da boşanma davasında üstünlük kurmak için soruşturmayı araç olarak kullanan kişi, artık hakkını değil, hakkın görüntüsünü kullanmaktadır. Bu durumda şikâyet, TBK m.49 anlamında kusurlu ve hukuka aykırı bir fiile dönüşür. Üçüncü ve en ağır katman ise iftiradır: isnat edilen fiilin işlenmediğinin bilinmesi ve soruşturma başlatılmasının amaçlanması, olayı ceza hukukunun alanına taşır.

Beraat veya Takipsizlik Tek Başına Neden Yetmez?

Tazminat davasında ispat yükü davacıdadır: zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK m.50/1). Hakkınızdaki soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanması veya yargılamanın beraatle bitmesi, iddianın ispatlanamadığını gösterir; şikâyetçinin kusurlu olduğunu göstermez. Delil yetersizliği nedeniyle kapanan bir dosyada şikâyetçi, gerçekten yaşandığına inandığı bir olayı bildirmiş olabilir. Kanun koyucu, insanların suç şüphesini makamlara bildirmekten çekinmemesini istediği için şikâyetçiyi her başarısız şikâyette sorumlu tutmaz.

Belirleyici olan, kararın gerekçesidir. “Delil yetersizliği” ile “fiilin hiç gerçekleşmediğinin anlaşılması” arasında büyük fark vardır. İkinci durumda, özellikle şikâyetçinin olayın tarafı olduğu ve gerçeği bilebileceği hâllerde, şikâyetin dayanaksızlığı kararın kendisinden okunabilir. CMK m.158/6 ise ayrı bir ihtimali düzenler: ihbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir ve şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Bu karar, şikâyetin somut bir olguya dayanmadığını gösteren bir veri olarak dosyaya konulabilir; ancak şüpheli sıfatı verilmediği için zararın boyutu da buna göre değerlendirilir. Karar türlerinin farkını beraat, takipsizlik ve düşme rehberinde ayrıca anlattık.

Şikâyetin sonucu tazminat davasında ne anlama gelir?
SonuçTazminat bakımından anlamıDikkat edilecek nokta
Kovuşturmaya yer olmadığı kararıŞikâyetin başarısız kaldığını gösterir; kötüye kullanmayı tek başına ispatlamazGerekçenin delil yetersizliği mi, fiilin hiç gerçekleşmemesi mi olduğu
Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı (CMK m.158/6)Şikâyetin soyut ve genel olduğunu veya fiilin açıkça suç oluşturmadığını gösterirŞüpheli sıfatı verilmediğinden zarar kalemleri sınırlı kalabilir
Beraat kararıHukuk hâkimini bağlamaz (TBK m.74)Beraat gerekçesi ve kesinleşme şerhi dosyaya konulmalı
Şikâyetçinin iftiradan mahkûmiyetiTBK m.74’te düzenlenmemiştir; bilerek asılsız isnadın en güçlü delilidirKesinleşme şerhiyle birlikte sunulmalı
Şikâyetçinin iftiradan beraatiHukuk hâkimi kötüye kullanma iddiasını ayrıca incelerİftiradaki bilme unsuru, hukuki kusurdan daha dardır

Tablonun son satırı sıkça gözden kaçar. İftira için şikâyetçinin, isnat ettiği fiili sizin işlemediğinizi bilmesi gerekir. TBK m.49’daki kusur kavramı ise bundan daha geniştir. Bu nedenle şikâyetçinin iftiradan beraat etmesi, şikâyet hakkını dürüstlük kuralına aykırı biçimde kullandığı iddiasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; hukuk hâkimi, şikâyetin hangi olgulara dayandığını ve bu olguların bir şikâyeti haklı gösterecek nitelikte olup olmadığını kendisi değerlendirir.

İftira, Suç Uydurma ve Şikâyet Hakkının Kötüye Kullanılması

Haksız şikâyetin hukuki niteliği, sonuçlarını belirler. Aşağıdaki tabloda cezalar TCK metninden, zamanaşımı süreleri TCK m.66’dan alınmıştır.

Asılsız şikâyetin nitelendirilmesi
DurumDayanakCeza veya sonuçTazminat bakımından
Belirli bir kişiye, işlemediğini bilerek suç veya idari yaptırım gerektiren fiil isnadıTCK m.267/11 – 4 yıl hapisTBK m.49 ve m.58; uzamış zamanaşımı 8 yıl
Maddi eser ve delil uydurularak iftiraTCK m.267/2Ceza yarı oranında artırılırUzamış zamanaşımı 15 yıl
İftira sonucu gözaltı ve tutuklama dışında koruma tedbiri (arama, el koyma gibi)TCK m.267/3Ceza yarı oranında artırılırTedbirin yol açtığı zarar da istenir
İftira sonucu gözaltı veya tutuklamaTCK m.267/4Ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlulukDevlet ödediği tazminatı iftira edene rücu eder (CMK m.143/3)
Belirli bir kişi hedef alınmadan, işlenmediği bilinen suçun ihbarı veya delil uydurulmasıTCK m.271/13 yıla kadar hapisZarar görenin kim olduğu somut olaya göre belirlenir
Gerçek olgulara dayanan ama ispatlanamayan şikâyetAnayasa m.36, m.74; CMK m.158Suç yokKural olarak tazminat yok
Olgu dayanağı olmayan, baskı veya intikam amaçlı şikâyetTMK m.2/2; TBK m.49Suç oluşmayabilirTazminat mümkün

İftira şikâyete bağlı bir suç değildir; savcılık, iftira şüphesini öğrendiği anda resen soruşturur. Suçun dava zamanaşımı da özel bir kurala bağlanmıştır: iftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK m.267/8). Bu kural, hakkınızdaki dosya yıllarca sürse bile iftira eden kişinin süre geçtiği gerekçesiyle sorumluluktan kurtulmasını önler. Suçun unsurları ve savunma boyutu için iftira suçu (TCK 267), belirli bir kişi hedef alınmadan yapılan asılsız ihbarlar için suç uydurma (TCK 271) rehberlerine bakabilirsiniz.

İftira edenin sonradan gerçeği söylemesi de kanunda düzenlenmiştir. İftira eden, mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce iftirasından dönerse cezasının beşte dördü, kovuşturma başlamadan önce dönerse dörtte üçü indirilir; daha sonraki aşamalarda dönme hâlinde de indirim oranları kademeli olarak devam eder (TCK m.269). Şikâyetçinin iftirasından dönmesi, ceza dosyasındaki indirimden bağımsız olarak, tazminat davasında isnadın bilerek yapıldığını gösteren açık bir kanıttır. Uzlaşmaya çalışan karşı taraf “şikâyetimi geri çekerim” dediğinde, iftiranın şikâyete bağlı olmadığını ve dönme beyanının yazılı olarak savcılığa verilmesi gerektiğini bilmek bu nedenle önemlidir.

Ceza Kararı Hukuk Hâkimini Ne Ölçüde Bağlar? (TBK m.74)

“Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” (TBK m.74)

Madde, iki yönlü sonuç doğurur. Şikâyetçi iftira suçundan beraat etmiş olsa bile tazminat davanız bu nedenle reddedilmek zorunda değildir; hukuk hâkimi şikâyetçinin kusurunu kendisi araştırır. Aynı kural sizin aleyhinize de işler: sizin beraat etmiş olmanız, şikâyetçinin kusurlu olduğunu hukuk hâkimi bakımından kendiliğinden kanıtlamaz. Madde mahkûmiyet kararından ise hiç söz etmez. Bu nedenle şikâyetçi hakkında iftiradan verilmiş kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı, tazminat davasında bilerek asılsız isnadın en güçlü delili olarak, kesinleşme şerhiyle birlikte dosyaya konulur. Konuyu ceza mahkemesi kararının tazminat davasına etkisi rehberinde ayrıntılı olarak ele aldık.

Ceza dosyasındaki kararların hukuk davasındaki yeri
KararTBK m.74 karşısındaPratik değeri
Hakkınızdaki beraat kararıHukuk hâkimini bağlamazGerekçesi fiilin hiç gerçekleşmediğini tespit ediyorsa güçlü veridir
Hakkınızdaki kovuşturmaya yer olmadığı kararıSavcılık kararıdır; bir mahkeme hükmü değildirSoruşturmada toplanan deliller hukuk davasında kullanılır
Şikâyetçinin iftiradan mahkûmiyetiMaddede düzenlenmemiştirBilerek asılsız isnadın en güçlü delili
Şikâyetçinin iftiradan beraatiHukuk hâkimini bağlamazKötüye kullanma iddiası ayrıca incelenir
Ceza hâkiminin kusur ve zarar değerlendirmesiHukuk hâkimini bağlamazTazminatın kapsamını hukuk hâkimi belirler (TBK m.51)

Kötü Niyeti ve Dayanaksızlığı Nasıl İspatlarsınız?

Davayı soyut bir “bana iftira attı” iddiası kazandırmaz. Hukuk hâkimi, şikâyetçinin şikâyetine dayanak yaptığı olguları ve bu olguların bir şikâyeti haklı gösterecek nitelikte olup olmadığını değerlendirir. Bu nedenle dosyaya konulacak her delilin neyi göstermeye yaradığı baştan düşünülmelidir.

Kötü niyet ve dayanaksızlık delilleri
DelilNeyi gösterirNasıl elde edilir
Şikâyet dilekçesi ve şikâyetçinin ifade tutanaklarıİsnadın hangi olguya dayandığı, beyanlar arasındaki çelişkilerSoruşturma dosyasından onaylı örnek
Taraflar arasındaki önceki uyuşmazlık (alacak, kira, boşanma, iş, komşuluk)Şikâyetin saikiDava ve icra dosyaları, yazışmalar
Şikâyetin zamanlamasıŞikâyetin baskı aracı olarak kullanıldığıTakip, dava veya ihtar tarihleriyle karşılaştırma
“Takibi çekmezsen şikâyet ederim” türünden mesajlarŞikâyetin bir başka amaca ulaşmak için yapıldığıTaraf olduğunuz yazışmaların kayıtları
Olayın gerçekleşmediğini gösteren nesnel kayıtlarİsnadın dayanaksızlığıKamera, giriş-çıkış, banka, konum ve iletişim kayıtlarının soruşturmada istenmesi
İsnadın çevreye, işyerine veya sosyal medyaya yayılmasıZararın büyüklüğü ve kasıtTanık beyanları, paylaşım kayıtları
Kararın gerekçesiFiilin hiç gerçekleşmediğinin tespitiKarar ve kesinleşme şerhi

Delil toplarken sınır da gözetilmelidir. Kendi taraf olduğunuz yazışmaları ve size gönderilen mesajları kullanabilirsiniz; ancak karşı tarafın telefonuna erişerek veya başkaları arasındaki yazışmaları ele geçirerek delil toplamak sizi de şüpheli konumuna getirebilir. Bu ayrımı başkasının WhatsApp mesajlarını okumak rehberinde anlattık. Olayın gerçekleşmediğini gösteren kamera ve iletişim kayıtları gibi deliller, kaybolmadan önce soruşturma aşamasında savcılıktan istenmelidir; bu kayıtların saklama süresi sınırlı olabilir.

İsnat şikâyetle sınırlı kalmayıp çevreye de yayılmışsa, ayrı bir kişilik hakkı saldırısı gündeme gelir. Şikâyet dilekçesinin savcılığa verilmesi ile aynı iddiaların işyerinde, aile çevresinde veya sosyal medyada dolaştırılması aynı şey değildir; ikincisi şikâyet hakkının koruması altında değildir. Bu durum için hakkımda asılsız iddialar yayıldı ve hakaret suçu ve isnadın ispatı rehberlerine bakabilirsiniz.

Soruşturma kapandı, şimdi tazminat mı istemek istiyorsunuz?
Dosyanızı, gerekçeyi ve delilleri birlikte değerlendirelim: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Zamanaşımı: İki Yıl, On Yıl ve Uzamış Ceza Zamanaşımı

“Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.” (TBK m.72/1)

Genel kural iki yıllık süredir ve bu süre, zararınızı ve şikâyetçinin kim olduğunu öğrendiğiniz tarihte başlar. Maddenin ikinci cümlesi ise önemli bir imkân tanır: haksız şikâyet aynı zamanda iftira suçunu oluşturuyorsa, ceza kanunundaki dava zamanaşımı süresi uygulanır. TCK m.267/1’deki cezanın üst sınırı dört yıl olduğundan, TCK m.66/1-e uyarınca bu süre sekiz yıldır. Fiil maddi eser ve delil uydurularak işlenmişse ceza yarı oranında artırıldığından üst sınır altı yıla çıkar ve TCK m.66/1-d uyarınca on beş yıllık süre söz konusu olur; zamanaşımı belirlenirken dosyadaki deliller itibarıyla suçun nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m.66/3).

Maddenin lafzı, fiilin cezayı gerektiren bir fiil olmasını arar; ceza davası açılmış olmasını veya mahkûmiyet kararı verilmesini ayrıca şart olarak saymaz. Fiilin suç niteliği taşıyıp taşımadığını hukuk hâkimi değerlendirir. Yine de uzamış zamanaşımı bir güvence değil, hâkimin nitelendirmesine bağlı bir savunmadır. En güvenli yol, davayı iki yıllık süre içinde açmaktır. Ceza hukukundaki zamanaşımı kurallarını dava ve ceza zamanaşımı rehberinde ele aldık.

Haksız şikâyet dosyalarında süreler
KonuSüreDayanak
Tazminat davası, genel kuralZarar ve yükümlünün öğrenilmesinden itibaren 2 yılTBK m.72/1
Tazminat davası, her hâldeFiilden itibaren 10 yılTBK m.72/1
Fiil iftira oluşturuyorsa8 yılTBK m.72/1, TCK m.66/1-e
Delil uydurularak iftira15 yılTBK m.72/1, TCK m.66/1-d ve m.66/3
İftira suçunda dava zamanaşımının başlangıcıMağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihTCK m.267/8
Devletten koruma tedbiri tazminatıKesinleşmenin tebliğinden itibaren 3 ay, her hâlde kesinleşmeyi izleyen 1 yılCMK m.142/1; 6384 s.K. m.5/B
İftira şikâyetinde verilen takipsizliğe itirazTebliğden itibaren 2 haftaCMK m.173/1

Ceza Dosyasının Sonucunu Beklemek mi, Hemen Dava Açmak mı?

İftira şikâyeti sonucunda şikâyetçi mahkûm olursa, bu karar tazminat davanızdaki ispat yükünü büyük ölçüde hafifletir. Bu nedenle ceza dosyasının sonucunu beklemek cazip görünebilir. Ancak tazminat davasının zamanaşımı işlemeye devam eder ve ceza dosyası yıllar sürebilir. Kanun bu iki ihtiyacı bekletici mesele kurumuyla dengeler: bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına kadar yargılama bekletilebilir (HMK m.165/1).

Uygulanabilir yol şudur: süre riski varsa tazminat davası açılır ve iftira dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması istenir. Dava açılmakla süre korunur, ceza dosyasında çıkacak karar ise hukuk davasına delil olarak girer. Buna karşılık ceza dosyasının takipsizlikle kapanması tazminat davasını bitirmez; takipsizlik kararına itiraz edilmesi ise toplanacak ek delillerin hukuk davasında da kullanılabilmesi bakımından yararlıdır. Stratejik tercih için bekletici mesele rehberine bakabilirsiniz.

Neler İstenebilir? Maddi Tazminat, Manevi Tazminat ve Kınama Kararı

“Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.” (TBK m.58)

Hakkında asılsız suç isnadıyla soruşturma yürütülen kişinin kişilik hakkı, onur ve saygınlık yönünden zedelenir. Bu zarar, manevi tazminatın konusudur. Kişilik hakkı saldırısına karşı TMK m.25 ayrıca saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteme imkânı tanır; davacı bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini ya da yayımlanmasını da isteyebilir. İsnadın iş çevresine yayıldığı dosyalarda, tespit ve yayım talebi çoğu zaman paradan daha önemli bir onarım sağlar. Genel çerçeve için kişilik hakkına saldırı ve manevi tazminat rehberine bakabilirsiniz.

Haksız şikâyet nedeniyle istenebilecekler
TalepDayanakAçıklama
Manevi tazminatTBK m.58/1Kişilik hakkının zedelenmesi; miktarı kusurun ağırlığı ve olayın özellikleri belirler
Kınama kararı ve yayımıTBK m.58/2Paraya ek olarak veya onun yerine hükmedilebilir
Hukuka aykırılığın tespiti, düzeltmenin bildirilmesi veya yayımıTMK m.25Etkisi süren saldırılarda özellikle önemlidir
Müdafilik ücreti ve savunma giderleriTBK m.49Makbuz ve ödeme belgeleriyle ispatlanmalıdır
Yol, konaklama ve kazanç kaybıTBK m.49-51İfade ve duruşmalar için yapılan giderler, işten uzak kalınan günler
FaizTBK m.117Haksız fiilde borçlu, fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşer

Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler (TBK m.51). Bilerek yapılan bir iftira ile özensiz ama iyi niyetli bir şikâyet arasındaki fark, tazminat miktarına doğrudan yansır. Buna karşılık zarar gören, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir (TBK m.52). Kendi davranışlarıyla şikâyete zemin hazırlayan veya isnadı kendisi de yayan kişi bu indirimle karşılaşabilir.

Talep sonucunun kurulmasında güncel bir usul değişikliğine dikkat edilmelidir. HMK m.107’deki belirsiz alacak davası 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır; mülga hükmü 31/10/2026 tarihinde yürürlüğe girer. Aynı tarihte yürürlüğe giren HMK m.109/4 ise alacağın bir kısmının dava edildiği durumlarda talebin aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini ve zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağını düzenler. Maddi zarar kalemleri henüz tam olarak hesaplanamıyorsa dava açılacak tarihteki usul hükümleri buna göre değerlendirilmelidir. Genel çerçeve için tazminat hukuku rehberimize bakabilirsiniz.

Gözaltı, Tutuklama veya Arama Yapıldıysa: Devlete Karşı Tazminat

Asılsız şikâyet sonucunda gözaltına alındıysanız, tutuklandıysanız veya evinizde arama yapıldıysa, şikâyetçiye karşı açılacak davadan tamamen ayrı ikinci bir yol vardır. Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi, maddi ve manevi her türlü zararını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-e). Bu kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirmek ve bunu karara geçirmek zorundadır (CMK m.141/2). İstem, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK m.142/1). 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle m.141/1’in (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler bakımından 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır ve başvuru Tazminat Komisyonuna yapılır (CMK m.142/2; 6384 s.K. m.5/B).

Bu yolun iki önemli yanı vardır. Birincisi, tazminatı Devlet ödediği için şikâyetçinin ödeme gücüne bağlı değildir. İkincisi, iftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama hâlinde Devlet, ödediği tazminatı iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder (CMK m.143/3). Ancak bir istisnaya dikkat edilmelidir: şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da davanın düşmesine karar verilen kişi bu tazminatı isteyemez (CMK m.144/1-c). Asılsız bir şikâyetle tutuklanan kişinin dosyayı uzlaşmayla kapatmayı kabul etmesi, bu nedenle Devlete karşı tazminat hakkını ortadan kaldırabilir. Ayrıntılar için koruma tedbirleri nedeniyle tazminat ve beraat sonrası tutukluluk tazminatı rehberlerine bakabilirsiniz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Davanın açılacağı yer
KonuKuralDayanak
Görevli mahkemeAsliye hukuk mahkemesiHMK m.2/1
Genel yetkiDavalının dava tarihindeki yerleşim yeriHMK m.6/1
Haksız fiil yetkisiFiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeriHMK m.16/1
Kişilik hakkı davalarıDavacının veya davalının yerleşim yeriTMK m.25
Devletten koruma tedbiri tazminatıTazminat KomisyonuCMK m.142/2; 6384 s.K. m.2/3-b
Ceza dosyasının beklenmesiMahkeme yargılamayı bekletebilirHMK m.165/1

HMK m.16 ve TMK m.25 birlikte değerlendirildiğinde, haksız şikâyete uğrayan kişi davayı çoğu zaman kendi yerleşim yerinde açabilir. Şikâyetçi başka bir ilde oturuyor olsa bile, kendi ilinizde dava açmanız mümkündür. Bu, özellikle şikâyetin sizin yaşadığınız yerde yayıldığı ve tanıklarınızın da orada bulunduğu dosyalarda yargılamayı kolaylaştırır.

İftira Yönünden Ceza Süreci

Tazminat davası ile iftira şikâyeti birbirini dışlamaz; çoğu dosyada ikisinin birlikte yürütülmesi gerekir. İftira şikâyeti Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır (CMK m.158/1). Dilekçede, hakkınızdaki soruşturmanın dosya numarası, kapanma kararı ve kesinleşme tarihi ile şikâyetçinin isnadın gerçek dışı olduğunu bildiğini gösteren olgular açıkça yazılmalıdır. Savcılık iftira şikâyeti hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m.173/1). Dava açılırsa, mağdur olarak hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunuzu bildirip kamu davasına katılabilirsiniz (CMK m.237/1); katılan sıfatı, kanun yollarına başvurma imkânı bakımından önemlidir. Bu sıfatlar için müşteki, katılan ve müdahil, itiraz için takipsizlik kararına itiraz ve itiraz dilekçesi örneği rehberlerine bakabilirsiniz.

Soruşturma sürerken ifadenizi müdafi eşliğinde vermeniz ve isnadın gerçek dışı olduğunu gösteren delilleri erken sunmanız, hem hakkınızdaki dosyanın hızla kapanmasını hem de sonraki tazminat davasının güçlü bir zemine oturmasını sağlar. İfade sırasındaki haklarınız için ifade verme ve susma hakkı, soruşturmanın gizliliği ve itibarınızın korunması için lekelenmeme hakkı rehberlerine bakabilirsiniz. Dosya kapandıktan sonra kayıtlarınızın durumunu adli sicil ve arşiv kaydı rehberinden kontrol edebilirsiniz.

Adım Adım Yol Haritası

  1. Tarihleri kayıt altına alın. Şikâyeti ve şikâyetçinin kimliğini öğrendiğiniz tarih, iki yıllık zamanaşımının başlangıcıdır.
  2. Soruşturma dosyasının örneğini alın. Şikâyet dilekçesi, ifade tutanakları, karar ve kesinleşme şerhi davanın temel belgeleridir.
  3. Kararın gerekçesini okuyun. Delil yetersizliği ile fiilin hiç gerçekleşmediğinin tespiti arasındaki fark, davanın gücünü belirler.
  4. Kötü niyet delillerini toplayın. Önceki uyuşmazlık belgeleri, şikâyetin zamanlaması, tehdit içerikli mesajlar ve tanık bilgileri.
  5. İftira şikâyetini değerlendirin. Şikâyetçi gerçeği bildiği hâlde isnatta bulunduysa savcılığa başvurun; kovuşturmaya yer olmadığı kararına iki hafta içinde itiraz edin.
  6. Gözaltı veya tutuklama yaşandıysa Devlete başvurun. Üç aylık ve bir yıllık süreleri kaçırmayın; dosyayı uzlaşmayla kapatmanın bu hakka etkisini bilin.
  7. Tazminat davasını süresinde açın. Gerekirse ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını isteyin.

⚠️ Misilleme şikâyetine dikkat: Hakkınızdaki dosya kapandıktan sonra şikâyetçiyi, elinizde somut bir veri olmadan “iftira attı” diyerek şikâyet etmek, aynı kuralları bu kez sizin aleyhinize işletebilir. İftira şikâyeti, isnadın bilerek yapıldığını gösteren olgulara dayanmalıdır.

Haksız şikâyet ve iftira dosyalarında Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Görüşmeye soruşturma dosyasının örneği, kapanma kararı ve şikâyetçiyle aranızdaki yazışmalarla gelmeniz yeterlidir.

Tazminat Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek, bir alacak takibinden hemen sonra gerçekleşmemiş bir tehdit olayını savcılığa bildiren kişiye karşı açılacak maddi ve manevi tazminat davası için hazırlanmıştır. Olayınıza göre düzenlenmelidir.

ANKARA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNEDAVACI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), Adres: … VEKİLİ: Av. … DAVALI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), Adres: … DAVA DEĞERİ: … TL maddi, … TL manevi tazminat KONU: Davalının hakkımda gerçeğe aykırı şikâyette bulunması nedeniyle uğradığım maddi ve manevi zararın, fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemidir.AÇIKLAMALAR1- TBK m.49 bakımından: Davalı ile aramızda … tarihli kira sözleşmesinden doğan bir alacak uyuşmazlığı bulunmaktadır. Davalı aleyhine … İcra Dairesinin …/… Esas sayılı dosyasıyla takip başlatmamdan on gün sonra, … tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak … tarihinde işyerinde kendisini tehdit ettiğimi ileri sürmüştür (Soruşturma No: …). Oysa şikâyette belirtilen tarihte yurt dışında bulunduğum pasaport giriş-çıkış kayıtlarıyla sabittir. Davalı, takibi öğrendiği gün tarafıma “takibi geri çekmezsen seni savcılığa veririm” şeklinde mesaj göndermiştir. Şikâyet gerçek bir olguya değil, takibi durdurma amacına dayanmaktadır; davalının fiili kusurlu ve hukuka aykırıdır.2- TMK m.2 ve Anayasa m.74 bakımından: Davalının, şikâyet hakkını kullandığını savunması beklenir. Şikâyet hakkı dürüstlük kuralına uygun kullanıldığı ölçüde korunur. Bir alacak takibini durdurmak için gerçekleşmediğini bildiği bir olayı savcılığa bildirmek bu hakkın açıkça kötüye kullanılmasıdır ve hukuk düzenince korunmaz.3- TBK m.74 bakımından: Talebim yalnızca soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmasına dayanmamaktadır. Başsavcılığın … tarihli kararında isnat edilen olayın hiç gerçekleşmediği tespit edilmiş, karar … tarihinde kesinleşmiştir. Davalının kusuru ayrıca mesaj kayıtları, giriş-çıkış kayıtları ve dinletilecek tanıklarla ispat edilecektir.4- TCK m.267 ve TBK m.72 bakımından: Davalının fiili, işlemediğimi bildiği bir suçu yetkili makama bildirmek suretiyle iftira suçunu oluşturmaktadır ve davalı hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunulmuştur (Soruşturma No: …). Fiil, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suç niteliğinde olduğundan bu süre uygulanmalıdır; kaldı ki dava, zararı ve davalıyı öğrendiğim tarihten itibaren iki yıllık süre içinde de açılmıştır.5- TBK m.58 ve TMK m.25 bakımından: Soruşturma süresince … ay boyunca şüpheli sıfatıyla işlem gördüm. Davalı isnadı ortak tanıdıklarımıza ve iş çevreme de duyurmuştur. Kişilik haklarım bu şekilde zedelendiğinden manevi tazminat ile birlikte saldırının hukuka aykırılığının tespitini ve hüküm özetinin yayımlanmasını talep ediyorum.6- TBK m.51 bakımından: Soruşturma aşamasında ödediğim … TL müdafilik ücreti, ifade için yaptığım yol ve konaklama giderleri (… TL) ve işyerinden alınan ücretsiz izin nedeniyle kaybettiğim … TL ücret maddi zararımı oluşturmaktadır. Davalının kastı, tazminatın belirlenmesinde kusurun ağırlığı yönünden ayrıca değerlendirilmelidir.7- TBK m.117 bakımından: Haksız fiilde borçlu fiilin işlendiği tarihte temerrüde düştüğünden, faizin şikâyet tarihinden itibaren işletilmesi gerekmektedir.8- HMK m.16 bakımından: Haksız fiilden doğan bu davada zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğundan dava Ankara’da açılmıştır.HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.74; 4721 sayılı TMK m.2, m.24, m.25; 6098 sayılı TBK m.49-52, m.58, m.72, m.74, m.117; 5237 sayılı TCK m.267; 6100 sayılı HMK m.16 ve ilgili mevzuat.DELİLLER: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının …/… soruşturma dosyası, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve kesinleşme şerhi, mesaj kayıtları, pasaport giriş-çıkış kayıtları, … İcra Dairesinin …/… Esas sayılı dosyası, serbest meslek makbuzu, yol ve konaklama belgeleri, işyeri yazısı, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; … TL maddi ve … TL manevi tazminatın şikâyet tarihi olan … tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kişilik haklarıma yapılan saldırının hukuka aykırılığının tespitine ve hüküm özetinin davalı giderleriyle yayımlanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. … /… /2026Davacı Vekili Av. … İmza

Sık Yapılan Hatalar

  • Beraatin tazminatı kendiliğinden getireceğini düşünmek: Beraat hukuk hâkimini bağlamaz; kusur ayrıca ispatlanmalıdır.
  • Ceza dosyasını beklerken iki yılı kaçırmak: Uzamış zamanaşımı hâkimin nitelendirmesine bağlıdır; dava açılıp bekletici mesele istenebilir.
  • Kararın gerekçesini okumamak: Delil yetersizliği ile fiilin hiç gerçekleşmediği arasındaki fark davanın kaderini belirler.
  • Tutuklamaya uğrayıp dosyayı uzlaşmayla kapatmak: CMK m.144/1-c uyarınca Devletten tazminat hakkı ortadan kalkabilir.
  • Devlete başvuru süresini kaçırmak: Üç aylık ve bir yıllık süreler kesindir.
  • Delil için karşı tarafın cihazına erişmek: Kişiyi de şüpheli konumuna getirebilir.
  • Zarar kalemlerini belgelememek: Müdafilik ücreti, yol gideri ve kazanç kaybı makbuz ve yazılarla ispatlanmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Haksız şikâyet nedeniyle tazminat davası açabilir miyim?

Evet. Şikâyetçi şikâyet hakkını açıkça kötüye kullandıysa veya bilerek asılsız isnatta bulunduysa, TBK m.49 ve m.58 uyarınca maddi ve manevi tazminat istenebilir. Şikâyetin başarısız olması tek başına yeterli değildir; kusurun ve hukuka aykırılığın ispatı gerekir.

Beraat ettim, tazminat otomatik olarak doğar mı?

Hayır. Beraat kararı hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m.74) ve şikâyetçinin kusurlu olduğunu kendiliğinden göstermez. Davayı kazandıran, şikâyetin hiçbir gerçek olguya dayanmadığını ve kötü niyetle yapıldığını gösteren somut delillerdir.

Takipsizlik kararı tazminat için yeterli mi?

Tek başına yeterli değildir. Kararın gerekçesi önemlidir: delil yetersizliği yerine isnat edilen olayın hiç gerçekleşmediği tespit edilmişse, bu durum şikâyetin dayanaksızlığını gösteren güçlü bir veri olur.

İftira ile haksız şikâyet arasındaki fark nedir?

İftira, işlemediğini bildiği bir fiilin soruşturma başlatılması amacıyla bir kişiye isnat edilmesidir ve suçtur (TCK m.267). Haksız şikâyet ise daha geniş bir kavramdır; suç oluşturmasa bile şikâyet hakkının açıkça kötüye kullanılması tazminat sorumluluğu doğurabilir (TMK m.2, TBK m.49).

İftira suçunun cezası nedir?

Bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır (TCK m.267/1). Maddi eser ve delil uydurularak işlenirse veya mağdura gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmışsa ceza yarı oranında artırılır; gözaltı veya tutuklama hâlinde iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

İftira şikâyete bağlı bir suç mu?

Hayır. Savcılık iftira suçunu resen soruşturur. Bu nedenle iftira eden kişinin şikâyetini geri çekmesi, kendi hakkındaki iftira soruşturmasını sona erdirmez.

Haksız şikâyet tazminatında zamanaşımı ne kadar?

Zararın ve şikâyetçinin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıldır. Fiil iftira oluşturuyorsa sekiz yıllık, delil uydurularak işlenmişse on beş yıllık ceza zamanaşımı uygulanabilir (TBK m.72/1, TCK m.66). En güvenli yol davayı iki yıl içinde açmaktır.

Ceza davasının bitmesini beklemeli miyim?

Süre riski varsa beklemeden dava açıp iftira dosyasının bekletici mesele yapılmasını isteyebilirsiniz (HMK m.165/1). Böylece zamanaşımı korunur ve ceza dosyasında çıkacak karar hukuk davasına delil olarak girer.

Tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Asliye hukuk mahkemesinde açılır (HMK m.2/1). Davalının yerleşim yerinin yanında fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya kendi yerleşim yeriniz mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16/1).

Manevi tazminat dışında ne isteyebilirim?

Müdafilik ücreti, yol ve konaklama giderleri, kazanç kaybı gibi belgelenmiş maddi zararları; saldırının hukuka aykırılığının tespitini ve kararın yayımlanmasını (TMK m.25, TBK m.58/2) ve fiilin işlendiği tarihten itibaren faizi isteyebilirsiniz.

Asılsız şikâyet yüzünden tutuklandım, kimden tazminat isterim?

Şikâyetçiye karşı açacağınız davadan ayrı olarak Devletten de tazminat isteyebilirsiniz (CMK m.141/1-e). Başvuru, kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde Tazminat Komisyonuna yapılır; Devlet ödediği tazminatı iftira edene rücu eder (CMK m.143/3).

Dosyam uzlaşmayla kapandı, Devletten tazminat isteyebilir miyim?

Hayır. Şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da davanın düşmesine karar verilen kişi koruma tedbiri tazminatı isteyemez (CMK m.144/1-c).

Şikâyetçi iftirasından dönerse ne olur?

İftira eden, soruşturma başlamadan önce dönerse cezasının beşte dördü, kovuşturma başlamadan önce dönerse dörtte üçü indirilir (TCK m.269). Bu dönme beyanı, tazminat davasında isnadın bilerek yapıldığını gösteren açık bir kanıttır.

Belirsiz alacak davası olarak açabilir miyim?

HMK m.107’deki belirsiz alacak davası 7589 sayılı Kanunla kaldırılmıştır ve bu değişiklik 31/10/2026 tarihinde yürürlüğe girer. Aynı tarihte yürürlüğe giren HMK m.109/4, kısmi davada talebin tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılmasına imkân tanır. Dava tarihindeki usul hükümlerine göre talep sonucu kurulmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Haksız şikâyet, iftira ve tazminat dosyalarında vekâlet
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa, TMK, TBK, TCK, CMK, HMK ve 6384 sayılı Kanun hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk