Kişilik Hakkına Saldırı ve Manevi Tazminat: TMK 24-25 & TBK 58
10 Temmuz 2026

Kişilik Hakkına Saldırı ve Manevi Tazminat: TMK 24-25 & TBK 58

Kişilik hakları; kişinin şeref, itibar, özel yaşam ve beden bütünlüğü gibi hukuki değerlerini koruyan mutlak haklardır ve Türk Medeni Kanunu (TMK) m.24-25 ile Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.58’de düzenlenmiştir. Kişilik hakkına saldırı manevi tazminat başta olmak üzere pek çok hukuki koruma yolunu gündeme getirir: tespit, durdurma, önleme (men), hukuka aykırılığın tespiti ile kararın ilanı ve maddi tazminat talepleri bunların başında gelir. Bu yazıda saldırının unsurları, açılabilecek dava türleri, manevi tazminatın belirlenmesi, internet ortamındaki ihlallere karşı erişimin engellenmesi ile görevli mahkeme ve zamanaşımı süreleri ele alınmaktadır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Kişilik Hakkı Kavramı ve Kapsamı

Kişilik hakkı, kişinin maddi ve manevi varlığına sıkı sıkıya bağlı, doğumla kazanılan, devredilemez ve vazgeçilemez nitelikte mutlak bir haktır. TMK m.23 hükmüne göre kimse hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez; özgürlüklerini de hukuka veya ahlaka aykırı olarak sınırlayamaz. Bu çerçevede kişilik hakkının kapsamı, kişinin fiziksel varlığından (yaşam, sağlık, beden bütünlüğü) manevi varlığına (şeref, itibar, onur, isim, resim, ses, özel yaşam, sır çevresi, kişisel veri) uzanan geniş bir yelpazeye yayılır. Anayasa m.17 kişinin dokunulmazlığı ile maddi ve manevi varlığını koruma güvencesi verir; TMK m.24-25 ile TBK m.58 bu güvencenin özel hukuktaki uzantılarıdır.

Kişilik haklarına yönelik ihlaller günlük yaşamda pek çok farklı biçimde karşımıza çıkabilir:

  • Sözlü veya yazılı hakaret, sövme, aşağılayıcı ifadeler.
  • Basın ve internet yayınları yoluyla şeref, itibar veya özel yaşamın zedelenmesi.
  • İzinsiz fotoğraf, ses ve görüntü kaydı ile bunların üçüncü kişilerle paylaşımı.
  • Ad, unvan veya işletme adının haksız kullanımı.
  • Sağlık hizmetinden kaynaklanan beden bütünlüğü ihlalleri (bkz. malpraktis davası).
  • Sistematik hakaret, tehdit veya bedduaya dönüşen huzur bozma davranışları (bkz. beddua ve huzur bozma).

TMK 24: Hukuka Aykırılık ve Giderim Yolları

TMK m.24/1 uyarınca hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Bu hüküm, tazminat davasının yanında saldırının önlenmesi, sona erdirilmesi ve hukuka aykırılığının tespiti gibi tüm koruyucu davaların temelini oluşturur. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre kişilik haklarına yapılan her saldırı kural olarak hukuka aykırıdır; ancak üç halde saldırı hukuka aykırı sayılmaz:

  • Zarar görenin rızası: Rıza; kişilik hakkının niteliğine, sınırlarına ve süresine ilişkin geçerli irade beyanıyla açıklanmış olmalı, ahlaka aykırı olmamalıdır.
  • Üstün nitelikte özel veya kamusal yarar: Basın özgürlüğü, haber verme hakkı, bilimsel eleştiri gibi durumlarda gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve ölçülülük ilkesi kapsamında değerlendirme yapılır.
  • Kanunun verdiği yetkinin kullanılması: Örneğin kolluk görevlerinin yerine getirilmesi, hakimin usul işlemlerini uygulaması gibi haller.

Yargıtay uygulamasında hakim, saldırının hukuka aykırı olup olmadığını değerlendirirken olayın bütünü, tarafların sıfatı, kullanılan ifadenin bağlamı ve kamuoyunu ilgilendiren yönler ile kişinin özel yaşam alanı arasında ölçülü bir denge kurar. Hukuka aykırılığın belirlenmesi manevi tazminat miktarının takdirinde de belirleyici olur.

TMK 25: Kişilik Hakkına İlişkin Dava Türleri

TMK m.25, kişilik hakkının korunması için birbirinden farklı dava türlerini birlikte düzenler. Davacının somut olayın koşullarına göre bu davaların birini veya birkaçını birlikte açması mümkündür.

  • Tespit davası: Sona ermiş olsa da etkileri süren saldırının hukuka aykırılığının mahkemece tespit edilmesi amaçlanır.
  • Durdurma (son verme) davası: Devam etmekte olan bir saldırıya son verilmesi talep edilir; internet paylaşımlarının kaldırılması bunun tipik örneğidir.
  • Önleme (men) davası: Henüz başlamamış ancak yakın bir tehlike arz eden saldırının önlenmesi istenir.
  • Kararın ilanı davası: Saldırıya ilişkin verilen kararın veya düzeltmenin üçüncü kişilere duyurulmasına, örneğin gazetede ya da ilgili internet sayfasında yayımlanmasına hükmedilmesi talep edilir.
  • Maddi ve manevi tazminat davası: TMK m.25/3 uyarınca TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümleri saklı tutulmuş olup, TBK m.49 ve 58 çerçevesinde tazminat istenir.
  • Vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kazancın iadesi: Saldırıdan elde edilen kazancın vekaletsiz iş görme kurallarına göre iadesi istenebilir.

Davacı bu davaları kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açabilir. Basın yoluyla kişilik hakkı ihlallerinde 5187 sayılı Basın Kanunu ile getirilen düzeltme ve cevap hakkı yolları da bu davalar yanında ileri sürülebilir.

Manevi Tazminat, TBK 58 ve Hakimin Takdir Yetkisi

TBK m.58’e göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hakim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Manevi tazminatın amacı; zarar görende bir tatmin duygusu doğurmak, saldırının olumsuz etkilerini bir ölçüde gidermek ve benzer saldırılar bakımından caydırıcılık sağlamaktır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre bu tutar bir ceza değildir; malvarlığına ilişkin bir zararı karşılama amacı da taşımaz. Hakim manevi tazminatı belirlerken şu ölçütleri esas alır:

  • Saldırının ağırlığı, kapsamı, sürekliliği ve alenilik derecesi.
  • Tarafların ekonomik ve sosyal durumları.
  • Kusurun ağırlığı (kast, ihmal, ağır ihmal).
  • Zarar görenin toplumsal konumu, mesleği ve saldırıdan etkilenme derecesi.
  • Olayın gerçekleştiği yer, zaman ve iletişim aracı (basın, sosyal medya, işyeri vb.).
  • Zenginleşmeye yol açmayacak, buna karşın sembolik de kalmayacak makul bir tutar.

TBK m.58/2 hükmü, para tazminatı dışında hakime alternatif giderim biçimleri kararlaştırma yetkisi verir. Basın veya internet yoluyla yapılan saldırılarda kararın ilanı, düzeltme metninin yayımlanması, saldırıyı kınayan hükmün kamuoyuyla paylaşılması sıkça uygulanan yollardır. Kişilik hakkına saldırı manevi tazminat davasında maddi tazminat da bu davayla birlikte veya ayrıca istenebilir; iş kaybı, tedavi gideri ve kazanç kaybı somut deliller ile ispatlandığında TBK m.49 çerçevesinde hüküm altına alınır.

İnternet Ortamındaki Kişilik Hakkı İhlalleri ve 5651 Sayılı Kanun

İnternet ortamındaki yayınlar yoluyla kişilik hakkı ihlallerine karşı özel bir usul öngörülmüştür. Bu usul 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinde düzenlenmiştir. Kişilik hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişi;

  • Önce içerik sağlayıcısına, buna ulaşamıyorsa yer sağlayıcısına başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebilir.
  • Doğrudan sulh ceza hakimliğine başvurarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilmesini talep edebilir.
  • Hakimlik kural olarak duruşmasız biçimde yirmi dört saat içinde karar verir; karara karşı itiraz yolu açıktır.

Anayasa Mahkemesi 2023 tarihli kararıyla 5651 sayılı Kanun m.9’un bir kısım fıkralarını, ifade ve basın özgürlüğü bakımından ölçüsüz bulduğu için iptal etmiş; iptal kararı 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sonrasında yasa koyucu tarafından yapılan yeni düzenleme ile “ilk bakışta ihlal” ölçütü esas alınarak madde yeniden yürürlüğe konulmuş; sulh ceza hakimliğinin ayrıntılı inceleme yapmasına gerek olmaksızın ihlalin açıkça anlaşıldığı hallerde karar verebileceği kabul edilmiştir. Bu yol; iftiralı içerikler, izinsiz görüntüler, özel yaşam ihlalleri veya asılsız haberler karşısında hızlı bir koruma sağlamayı amaçlar. Aynı olayda ceza yaptırımı gerektiren iftira suçu gibi fiiller varsa savcılığa suç duyurusunda bulunmak ile TMK m.24-25 çerçevesindeki hukuk davalarını açmak eş zamanlı olarak mümkündür.

Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Uluslararası Boyut

Kişilik hakkının korunmasına ilişkin davalarda görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise TMK m.25/5 uyarınca davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız fiil niteliği taşıyan saldırılarda HMK m.16 uyarınca haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir. Uzlaştırma kapsamına giren hakaret gibi bazı suçlarda CMK m.253 uyarınca ceza dosyası uzlaştırma bürosuna gönderilir; uzlaşmanın başarısız olması hukuk davalarını etkilemez.

Zamanaşımı açısından TBK m.72 uygulanır. Zarar gören, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde saldırının gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl içinde tazminat davasını açmalıdır. Aynı olay ceza kanunlarına göre daha uzun bir zamanaşımı süresine bağlı bir suç oluşturuyorsa, uzamış (ceza) zamanaşımı süresi tazminat davasında da uygulanır. Örneğin hakaret veya iftira suçlarında ceza zamanaşımı süresi TBK m.72 çerçevesinde dikkate alınır.

Kişilik hakkı ihlali yurt dışında gerçekleşmiş veya faili yurt dışında ise Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümleri devreye girer. Yurt dışında elde edilmiş mahkeme kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi için tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir. Kamu yönetimi kaynaklı ihlallerde ise idari işleme karşı iptal davası gündeme gelebilir; hem tam yargı hem de tazminat talepleri idari yargı önünde ileri sürülür.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Sık Sorulan Sorular

Kişilik hakkına saldırı halinde hangi davalar açılabilir?
TMK m.25 uyarınca tespit, durdurma, önleme (men), kararın ilanı ile maddi ve manevi tazminat davaları açılabilir. Vekaletsiz iş görme hükümlerine göre elde edilen kazancın iadesi de talep edilebilir. Bu davalar tek dilekçeyle birlikte veya ayrı ayrı ileri sürülebilir.

Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Hakim, TBK m.58 çerçevesinde saldırının ağırlığını, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, kusurun derecesini, saldırının aleniyet düzeyini ve zarar görenin toplumsal konumunu birlikte değerlendirir. Tutar; zarar göreni zenginleştirmemeli, aynı zamanda sembolik seviyede kalmamalıdır.

Kişilik hakkı davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
TBK m.72 uyarınca zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her halde saldırının gerçekleştiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı işler. Saldırı aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülmüşse bu uzamış süre uygulanır.

İnternet ortamındaki paylaşımlara karşı ne yapılabilir?
5651 sayılı Kanun m.9 kapsamında sulh ceza hakimliğine başvurarak içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilebilir. Ayrıca TMK m.24-25 kapsamında tespit, durdurma ve tazminat davası açılması ile suç niteliği taşıyan hallerde savcılığa suç duyurusunda bulunulması mümkündür.

Kişilik hakkı ihlali davasında görevli mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme davacının veya davalının yerleşim yeri ile haksız fiilin işlendiği ya da zararın doğduğu yer mahkemesidir. Uzlaştırmaya tabi bazı suçlarda ceza uyuşmazlığı CMK m.253 gereği uzlaştırma bürosuna gönderilir.

Kişilik hakkına saldırı manevi tazminat davası, çok yönlü hazırlık gerektiren teknik bir süreçtir. Delillerin ihlal anında derhal (ekran görüntüsü, noter tespiti, e-tespit, tanık beyanları vb.) belgelenmesi, hukuka aykırılık savunmasının doğru değerlendirilmesi ve tazminat kalemlerinin doğru talep edilmesi büyük önem taşır. Süreçte alanında deneyimli bir avukatla çalışmak, hak kaybını önlemek için değerli bir güvence sağlar.

{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Kişilik hakkına saldırı halinde hangi davalar açılabilir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TMK m.25 uyarınca tespit, durdurma, önleme (men), kararın ilanı ile maddi ve manevi tazminat davaları açılabilir. Vekaletsiz iş görme hükümlerine göre elde edilen kazancın iadesi de talep edilebilir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Hakim TBK m.58 çerçevesinde saldırının ağırlığını, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, kusurun derecesini, aleniyet düzeyini ve zarar görenin toplumsal konumunu değerlendirir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Kişilik hakkı davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TBK m.72 uyarınca zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her halde saldırının gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl içinde dava açılmalıdır. Suç oluşturan hallerde uzamış ceza zamanaşımı uygulanır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “İnternet ortamındaki paylaşımlara karşı ne yapılabilir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “5651 sayılı Kanun m.9 kapsamında sulh ceza hakimliğine başvurarak içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilebilir. TMK m.24-25 kapsamında tazminat davası ve suç duyurusu da mümkündür.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Kişilik hakkı ihlali davasında görevli mahkeme hangisidir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme davacının veya davalının yerleşim yeri ile haksız fiilin işlendiği yer mahkemesidir.” } } ] }
Post by Av. Fatma Öztürk