Vekaletname Türleri ve İptali: TBK 502-514 Rehber
10 Temmuz 2026

Vekaletname Türleri ve İptali: TBK 502-514 Rehber

Vekâletnamenin hukuki iskeleti iki ayrı kanunda ve iki ayrı özel yetki listesinde kuruludur. Maddi hukuk tarafında TBK m. 504/3, vekilin özel olarak yetkili kılınmadıkça yapamayacağı işlemleri sayar; usul hukuku tarafında ise HMK m. 74, davaya vekâlette açıkça yetki verilmedikçe yapılamayacak işlemleri düzenler. İki liste aynı değildir: taşınmazı devretmek yalnız TBK m. 504/3’te, haczi kaldırmak yalnız HMK m. 74’tedir. Şekil bakımından ise 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 89 belirleyicidir: niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnameler düzenleme şeklinde yapılır. Azil ve istifa ise TBK m. 512’de, davadaki sonuçları HMK m. 81-83’te düzenlenmiştir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Mevzuat Haritası

Vekâletnameye ilişkin kaynaklar
HükümDüzenlediği konu
TBK m. 502Vekâlet sözleşmesinin tanımı
TBK m. 503Önerinin reddedilmemesi hâlinde sözleşmenin kurulmuş sayılması
TBK m. 504Vekâletin kapsamı ve üçüncü fıkrada özel yetki gerektiren işler
TBK m. 505-509Vekilin talimata uyma, özen, sadakat, bizzat ifa ve hesap verme borçları
TBK m. 510-511Vekâlet verenin borçları ve birden çok vekilin sorumluluğu
TBK m. 512Tek taraflı sona erdirme: azil ve istifa; uygunsuz zamanda sona erdirme
TBK m. 513Ölüm, ehliyet kaybı ve iflas ile kendiliğinden sona erme
TBK m. 514Sona ermenin menfaatleri tehlikeye düşürmesi hâlinde işlerin sürdürülmesi
HMK m. 71-76Davaya vekâlet ehliyeti, kanuni kapsam ve m. 74 özel yetki listesi
HMK m. 81-83Azil ve istifanın bildirimi, istifada iki haftalık devam, azilde iki haftalık süre
Noterlik Kanunu m. 60, 72-75, 89-90Noterin görevleri, kimlik ve irade denetimi, düzenleme şeklinde yapılacak işlemler
TBK m. 40-48Temsil, yetkisiz temsil ve icazet

Vekâletin Kapsamı: TBK m. 504’ün Üç Fıkrası

Maddenin yapısı kademelidir ve her fıkra ayrı bir işlev görür.

Birinci fıkra — yorum kuralı: “Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.”

İkinci fıkra — zımni kapsam: “Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar.” Yani vekâletnamede tek tek sayılmamış olsa bile, işin görülmesi için zorunlu olan işlemler kapsamdadır.

Üçüncü fıkra — özel yetki listesi: “Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz.”

TBK m. 504/3’teki özel yetki gerektiren işler
İşlemAçıklama
Dava açmaMaddi hukuk düzeyinde dava açma yetkisi
Sulh olmaHem TBK m. 504/3’te hem HMK m. 74’te yer alır
Hakeme başvurmaTahkim yoluna gitme
İflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talebiMadde metninde üçü birlikte sayılmıştır
Kambiyo taahhüdünde bulunmaBono, çek, poliçe düzenleme ve bunlara imza atma
BağışlamaKarşılıksız kazandırma
Kefil olmaÜçüncü kişinin borcu için kefalet
Taşınmazı devretmeSatış, trampa, bağış yoluyla mülkiyetin nakli
Taşınmazı bir hak ile sınırlandırmaİpotek, intifa, irtifak gibi ayni hak kurulması — taşınmaz satılmasa bile üzerine yük konulması için özel yetki gerekir

Son bendin iki ayrı fiili vardır. Fıkra “devretmek” ve “bir hak ile sınırlandırmak” fiillerini ayrı ayrı sayar. Bu nedenle “satış yetkisi verdim, ipotek de kurabilir” veya tersi bir yorum mümkün değildir; her iki fiil için ayrı ve açık yetki aranır.

“Her türlü yetki” ibaresi yeterli değildir. Genel vekâletnamede “vekilime her konuda yetki verilmiştir” yazması, m. 504/3’teki işlemler bakımından sonuç doğurmaz. Yetkinin varlığı yorumla veya belgenin genel niteliğinden çıkarılamaz; işlemin vekâletnamede adıyla yazılı olması gerekir. Aksi hâlde tapu müdürlüğü işlemi reddeder. Uygulama ayrıntıları için vekâletle gayrimenkul satışı yazımıza bakabilirsiniz.

İkinci Liste: HMK m. 74

Davada temsil bakımından ayrı ve daha uzun bir liste vardır. HMK m. 74’e göre açıkça yetki verilmemiş ise vekil şunları yapamaz:

sulh olamaz, hâkimi reddedemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez, başkasını tevkil edemez, haczi kaldıramaz, müvekkilinin iflasını isteyemez, tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz, konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunamaz ve bunlara muvafakat veremez, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra ve davasını kabul edemez, yargılamanın iadesi yoluna gidemez, hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamaz, hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez.

İki listenin karşılaştırması
İşlemTBK m. 504/3HMK m. 74
Sulh olmakVarVar
Tahkim / hakeme başvurmaVarVar
İflas talebiVarVar
KonkordatoVarVar
Taşınmazı devretme / sınırlandırmaVarYok
Bağışlama, kefalet, kambiyo taahhüdüVarYok
Haczi kaldırmakYokVar
Hâkimi reddetmek, yemin teklifi, tevkilYokVar
Davanın tamamını ıslah, ibra, davayı kabulYokVar
Kanun yollarından feragatYokVar
Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurmaYokVar

Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar için ek koşul. HMK m. 74’ün son cümlesi, diğerlerinden farklı bir standart getirir: vekil, hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez. Yani burada “özel yetki” yetmez; hangi hakka ilişkin yetki verildiğinin tek tek belirtilmesi gerekir. Boşanma, soybağı, nüfus kaydının düzeltilmesi gibi davalarda vekâletname bu yönden özellikle kontrol edilmelidir.

Alternatif uyuşmazlık çözümü kalemi uygulamada en sık atlanan yetkidir. Arabuluculuk oturumuna katılıp anlaşma belgesi imzalayacak vekilin bu yetkiyi açıkça taşıması gerekir.

Vekâletname metnini birlikte kontrol edelim: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Şekil: Noterlik Kanunu m. 89 ve Düzenleme Şartı

Vekâlet verme kural olarak şekle bağlı değildir. Ancak Noterlik Kanunu m. 89, bazı işlemlerin düzenleme şeklinde (re’sen tanzim) yapılmasını zorunlu kılar. Maddeye göre; niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekâletnamelerle, vasiyetname, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış, gayrimenkul satış vaadi, vakıf senedi, evlenme mukavelesi, evlat edinme ve tanıma, mirasın taksimi sözleşmesi ve diğer kanunlarda öngörülen sair işlemler, düzenleme hükümlerine göre yapılır. Benzer bir şekil zorunluluğu mirastan feragat sözleşmesinde de vardır.

Düzenleme ile onaylama arasındaki fark. Onaylamada noter yalnızca imzanın kime ait olduğunu tasdik eder; metni noter hazırlamaz. Düzenlemede ise noter, ilgilinin beyanını alır, metni bizzat düzenler, kimliğini ve iradesini denetler ve belgeyi okuyup imzalatır. Tapu işlemlerinde onaylama şeklindeki bir vekâletname kabul edilmez; bu ayrım pratikte en sık yapılan hatadır.

Noterin denetim yükümlülüğü. Noter, işlemi yaparken ilgilinin kimliğini, ehliyetini ve gerçek iradesini araştırmakla yükümlüdür. Aynı titizlik, ehliyet eksikliğine dayalı işlemlerde de aranır; bkz. kısıtlama sebepleri ve vesayet kararı. Kanun, özel durumlar için ayrık usuller de öngörmüştür: Türkçe bilmeyen ilgililer bakımından yeminli tercüman bulundurulması; imza atamayan, göremeyen, işitemeyen veya konuşamayan kişiler bakımından tanık veya tercüman huzurunda işlem yapılması gerekir. Bu usul kurallarına aykırılık, vekâletnamenin geçerliliğini tartışmalı hâle getirir.

Yurt dışında düzenlenen vekâletnameler. Türk konsolosluklarında düzenlenen vekâletnameler Türkiye’de doğrudan kullanılabilir. Yabancı bir noter huzurunda düzenlenmişse, ülkenin Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraf olup olmadığına göre apostil şerhi veya konsolosluk onayı ile yeminli tercümesinin eklenmesi gerekir. Tapu işlemlerinde ayrıca vekâletnamede fotoğraf bulunması aranır.

Sona Erme: TBK m. 512, 513 ve 514

Tek taraflı sona erdirme (m. 512). Madde, her iki tarafa da tek taraflı sona erdirme hakkı tanır: vekâlet veren azledebilir, vekil istifa edebilir. Ancak maddenin ikinci fıkrası bir kayıt getirir: uygunsuz zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

Bu hüküm sıkça yanlış anlaşılır. Azil hakkı sınırlandırılamaz; azil her zaman geçerlidir. Uygunsuz zamanda azil, azlin geçersizliği sonucunu doğurmaz; yalnızca tazminat sorumluluğu doğurur.

Kendiliğinden sona erme (m. 513). “Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası hâllerinde kendiliğinden sona ermiş olur.”

Buradaki “sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça” kaydı önemlidir: tarafların ölüme rağmen devam edecek bir vekâlet kararlaştırmaları mümkündür ve bazı işlerin niteliği de devamı gerektirebilir. Vefat sonrası yapılan işlemleri ayrı bir yazıda inceledik.

Zorunlu devam (m. 514). Vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa; vekil, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar vekilin veya mirasçısının ya da temsilcisinin vekâleti ifaya devam etmesi gerekir. Bu, bir hak değil yükümlülüktür; ihmali sorumluluk doğurur.

Sona ermenin etkisi ileriye dönüktür. Azil veya istifadan önce yapılan işlemler geçerliliğini korur; sonra yapılanlar ise yetkisiz temsil hükümlerine tabi olur (TBK m. 46 vd.). Yetkisiz temsilde işlem, temsil olunanın icazetiyle geçerlilik kazanabilir.

Azil Usulü ve Davadaki Sonuçları

Azilname ve tebliğ. Uygulamada “vekâletname iptali” denildiğinde azil kastedilir. Vekâlet veren, notere başvurarak azilname çıkarır; azilnamede asıl vekâletnamenin tarihi, yevmiye numarası, düzenleyen noter, tarafların kimliği ve azil iradesi açıkça yer alır. Azilnamenin vekile tebliği sağlanmalıdır; vekil, azli öğrendiği andan itibaren yetkisizdir.

Üçüncü kişilere karşı etki. Azlin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için onların da durumu bilmesi gerekir. Bu nedenle vekâletnamenin kullanıldığı yerlere — tapu müdürlüğü, bankalar, vergi dairesi, sosyal güvenlik kurumu, ilgili mahkeme kalemi — azilname örneğinin ivedilikle bildirilmesi gerekir. Tapu ve banka gibi hızlı işlem gören mercilerde gecikme, telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

Davada azil ve istifa: HMK m. 81-83. Usul hukuku bu konuda üç ayrı madde öngörmüştür ve her biri farklı bir sonuç doğurur.

Davada azil ve istifanın sonuçları
HükümKural
HMK m. 81Vekilin azli veya istifasının mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde tebligat giderinin peşin ödenmesi gerekir
HMK m. 82/1İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder
HMK m. 82/2Vekâlet veren davayı takip etmez ve yeni vekil görevlendirmezse, tarafın yokluğu hâlindeki hükümler uygulanır
HMK m. 82/3Bu hususlar, istifa dilekçesiyle birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir
HMK m. 83Azil hâlinde vekâlet veren davayı takip etmez ve iki hafta içinde yeni vekil görevlendirmezse, tarafın yokluğu hükümleri uygulanır

m. 81’in pratik sonucu belirleyicidir. Noterden azilname çıkarmak, davadaki azil için tek başına yeterli değildir. Beyanın dosyaya sunulması gerekir; aksi hâlde mahkeme ve karşı taraf bakımından azil hüküm ifade etmez ve tebligatlar eski vekile yapılmaya devam eder. Bu da tebliğ tarihlerinin kaçırılması ve süre kaybı riski doğurur.

İki haftalık süreler karıştırılmamalıdır. m. 82’deki iki hafta istifa eden vekilin görevinin devam ettiği süredir; m. 83’teki iki hafta ise azil hâlinde vekâlet verenin yeni vekil görevlendirmesi için tanınan süredir.

Vekâlet ücreti. Azledilen avukat bakımından ücret hakkı, Avukatlık Kanunu hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir; haklı sebep bulunup bulunmaması sonucu etkiler.

Yetkisiz Temsilin Sonuçları

Özel yetki gerektiren bir işlemin yetkisiz yapılması hâlinde işlem kendiliğinden geçersiz olmaz; askıda hükümsüzlük durumu doğar.

İcazet. Temsil olunan işleme icazet verirse, işlem başlangıçtan itibaren geçerli hâle gelir. İcazet açık veya örtülü olabilir; işlemin sonuçlarından yararlanmak örtülü icazet sayılabilir.

İcazet verilmezse. İşlem temsil olunanı bağlamaz. Bu hâlde, yetkisiz temsilcinin karşı tarafın güven zararını gidermesi gündeme gelir.

Üçüncü kişinin iyiniyeti. Azilname tebliğ edilmesine rağmen vekilin işlem yapması hâlinde vekilin iyiniyeti korunmaz. Buna karşılık işlemin yapıldığı üçüncü kişinin iyiniyeti TMK m. 3 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir; özellikle tapu sicilinin aleniyeti ve TMK m. 1023’teki iyiniyetli üçüncü kişinin korunması ilkesi devreye girebilir. Bu nedenle azlin ilgili sicile bildirilmesi, yalnızca pratik bir tedbir değil hukuki bir zorunluluktur.

Vekâletin kötüye kullanılması. Yetki mevcut olsa dahi vekilin bu yetkiyi vekâlet verenin yararına ve iradesine aykırı kullanması ayrı bir sorumluluk doğurur. Vekil, TBK m. 506 uyarınca özen borcu altındadır ve vekâlet verenin menfaatine uygun davranmakla yükümlüdür. Uygulamada bu tür işlemler tapu iptali ve tescil davasına konu olur; vekâletname ile mal kaçırma başlığını ayrıca ele aldık.

Vekâletname Hazırlarken Kontrol Listesi

1. Hangi listeye tabi olduğunuzu belirleyin. Malvarlığı işlemi ise TBK m. 504/3, dava işlemi ise HMK m. 74 esas alınır; çoğu dosyada her ikisi birden gerekir.

2. İşlemi adıyla yazın. “Her türlü yetki” ibaresi özel yetki yerine geçmez.

3. Taşınmazda iki fiili ayrı yazın. Devretme ve bir hak ile sınırlandırma ayrı yetkilerdir; ipotek için ayrı yetki gerekir.

4. Taşınmazı somutlaştırın. İl, ilçe, ada ve parsel bilgisi yazılmalıdır.

5. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarda tek tek sayın. HMK m. 74 son cümlesi “hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça” der.

6. Arabuluculuk yetkisini unutmayın. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma HMK m. 74’te ayrı bir kalemdir.

7. Doğru şekli seçin. Tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletname düzenleme şeklinde olmalıdır; onaylama yeterli değildir.

8. Süre ve kapsam sınırı koyun. Kanun zorunlu kılmasa da süreli ve konu ile sınırlı vekâletname, riski önemli ölçüde azaltır.

9. Tevkil yetkisini bilinçli verin. Başkasını tevkil, HMK m. 74’te özel yetkiye tabidir; istemiyorsanız açıkça hariç tutun.

10. Azilde iki adımı birlikte yapın. Noterden azilname + vekile tebliğ ve ayrıca ilgili sicillere bildirim.

11. Davada dosyaya sunun. HMK m. 81 uyarınca azil veya istifa beyanı dilekçeyle bildirilmedikçe mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade etmez.

12. Azil sonrası takvimi izleyin. HMK m. 83 uyarınca iki hafta içinde yeni vekil görevlendirilmezse tarafın yokluğu hükümleri uygulanır.

Vekâletname Türleri

Uygulamada vekâletnameler kapsamlarına göre adlandırılır; ancak bu adlandırmaların kanunda karşılığı yoktur. Kanun yalnızca yetkinin kapsamını düzenler. Bu nedenle “genel” veya “özel” nitelemesi, belgenin adından değil içeriğinden çıkar.

Uygulamadaki vekâletname türleri
TürKapsamSınırı
Genel vekâletnameOlağan işlerin yürütülmesi: kurum başvuruları, belge alma, fatura ve rutin banka işlemleriTBK m. 504/3‘teki işlemler için yetki vermez
Özel vekâletnameBelirli bir işlem için, işlem adıyla ve konusu somutlaştırılarak düzenlenirYalnızca yazılı işlemle sınırlıdır
Dava (avukat) vekâletnamesiHMK m. 73 uyarınca davanın takibi için gerekli işlemleri kapsarHMK m. 74‘teki işlemler için açık yetki gerekir
Tapu vekâletnamesiTaşınmaza ilişkin devir veya sınırlandırma işlemleriDüzenleme şeklinde olmalı; taşınmaz ve işlem somut gösterilmeli
Şirket (temsil) vekâletnamesiTüzel kişi adına işlem yapma yetkisiYetkili organ kararı ve imza sirküleri ile birlikte değerlendirilir

Kanuni temel. TBK m. 502 vekâlet sözleşmesini, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlenmesi olarak tanımlar. Vekâletname ise bu ilişkiyi ve temsil yetkisini üçüncü kişilere karşı belgeleyen yazılı metindir. Yani sözleşme ile belge birbirinden farklıdır: sözleşme taraflar arasındaki iç ilişkiyi, vekâletname ise dışa karşı yetkiyi gösterir.

Sözleşmenin kurulması bakımından bir özellik. TBK m. 503 uyarınca, kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi bu işi görme konusunda resmî sıfata sahipse veya işin yapılması mesleğinin gereği ise ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, öneri onun tarafından hemen reddedilmedikçe vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır. Bu hüküm, avukat ve benzeri meslek mensupları bakımından sessiz kalmanın kabul sayılması sonucunu doğurur.

Vekilin Borçları: Yetki Kadar Özen

Vekâletnamenin yetki kısmı kadar önemli olan, vekilin kanundan doğan borçlarıdır. Bu borçlar vekâletnamede yazmasa da geçerlidir ve sınırlandırılmaları TBK m. 27 karşısında tartışmalıdır.

Talimata uyma (m. 505). Vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. Ancak vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmayan ve onun izni alınsaydı da yapılması onaylanacak olan durumlarda, talimattan ayrılabilir.

Bizzat ifa ve özen (m. 506). Vekil, üstlendiği işi bizzat görmekle yükümlüdür; ancak yetki verildiği veya durumun zorunlu kıldığı hâllerde işi başkasına gördürebilir. Aynı madde özen ölçüsünü de koyar: vekil, vekâlet verenin menfaatlerini gözeterek işi görmek zorundadır ve vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.

Başkasını kullanma (m. 507). Vekil, işi yetkisiz olarak başkasına gördürürse, onun fiilinden kendisi yapmış gibi sorumludur. Yetkili olarak gördürdüğü hâllerde ise yalnızca seçmede ve talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür.

Hesap verme (m. 508). Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür. Bu borç, uygulamada en sık ihlal edilen ve en çok dava konusu olan yükümlülüktür; özellikle vekâletle satılan taşınmazın bedelinin akıbeti tartışmalarında belirleyicidir.

Vekâlet verenin borçları (m. 510). Vekâlet veren, vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek, üstlendiği borçlardan onu kurtarmak ve işin görülmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Ücret ise sözleşmede kararlaştırılmış veya teamül varsa ödenir.

Yetki ile özen arasındaki fark. Vekilin özel yetkiye sahip olması, o yetkiyi istediği gibi kullanabileceği anlamına gelmez. Satış yetkisi bulunan vekilin taşınmazı emsalinin çok altında bir bedelle devretmesi, yetki bakımından geçerli ama özen borcu bakımından ihlal oluşturur. Bu ayrım, uygulamadaki vekâletin kötüye kullanılması davalarının hukuki temelini kurar.

Fon uyuşmazlıklarında vekâletname: Arabuluculuk ve sulh için özel yetki, yurt dışından vekâlet ve acil hâllerde vekâletnamesiz dava fon davası için vekâletname yazımızda ele alındı.

Avukata verilen vekâletnamenin azli: Boşanma davasında azlin mahkemeye bildirilmesi, ücret ve yeni vekâletnamedeki özel yetkiler için Boşanma Davasında Avukatımı Değiştirmek İstiyorum rehberine bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Genel vekâletname ile taşınmaz satılabilir mi?

Hayır. TBK m. 504/3 uyarınca vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz. Satılacak taşınmazın vekâletnamede somut olarak gösterilmesi ve satış yetkisinin açıkça yazılması gerekir.

Satış yetkisi olan vekil ipotek de kurabilir mi?

Hayır. m. 504/3 “devretmek” ve “bir hak ile sınırlandırmak” fiillerini ayrı ayrı sayar. İpotek, intifa veya irtifak kurulması için ayrı ve açık yetki gerekir.

Özel yetki listesi tek mi?

Hayır, iki ayrı liste vardır. Malvarlığı işlemleri bakımından TBK m. 504/3, davaya vekâlet bakımından HMK m. 74. Bazı işlemler her ikisinde de (sulh, tahkim, iflas), bazıları yalnız birinde yer alır: taşınmazı devretmek yalnız TBK’da, haczi kaldırmak yalnız HMK’da.

Avukatım arabuluculukta anlaşma imzalayabilir mi?

HMK m. 74 uyarınca alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma açıkça yetki verilmesini gerektiren hâller arasındadır. Vekâletnamede bu yetki yoksa vekilin imzaladığı anlaşma, müvekkil bakımından yetkisiz temsil oluşturur.

Boşanma davası için genel vekâletname yeterli mi?

Yeterli değildir. HMK m. 74’ün son cümlesi, hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaların açılamayacağını ve takip edilemeyeceğini öngörür. Bu tür davalarda yetkinin tek tek belirtilmesi gerekir.

Tapu işlemi için hangi şekil gerekir?

Noterlik Kanunu m. 89 uyarınca niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnameler düzenleme şeklinde yapılır. İmza onayı (tasdik) şeklindeki vekâletname tapu işlemlerinde kabul edilmez.

Düzenleme ile onaylama arasındaki fark nedir?

Onaylamada noter yalnızca imzanın kime ait olduğunu tasdik eder. Düzenlemede ise noter beyanı alır, metni bizzat düzenler, kimlik ve iradeyi denetler ve belgeyi okuyup imzalatır.

Vekâletname iptali için mahkemeye gitmek gerekir mi?

Hayır. TBK m. 512 uyarınca azil, vekâlet verenin tek taraflı beyanıyla sonuç doğurur. Notere başvurup azilname çıkarılması ve bunun vekile tebliğ ettirilmesi yeterlidir.

Uygunsuz zamanda azil geçersiz mi olur?

Hayır. Azil her hâlde geçerlidir. TBK m. 512/2, uygunsuz zamanda sona erdiren tarafın diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu öngörür; yaptırım geçersizlik değil tazminattır.

Azilname çıkardım, davada da geçerli mi?

Kendiliğinden değil. HMK m. 81 uyarınca azlin mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi gerekir. Aksi hâlde tebligatlar eski vekile yapılmaya devam eder.

Avukatım istifa etti, dosya hemen sahipsiz mi kalır?

Hayır. HMK m. 82/1 uyarınca istifa eden vekilin görevi, istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta devam eder. Bu süre, yeni vekil bulunması için tanınmıştır.

Avukatımı azlettim, ne kadar sürem var?

HMK m. 83 uyarınca vekâlet veren davayı takip etmez ve iki hafta içinde yeni bir vekil görevlendirmezse, tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.

Vekâlet verenin ölümü vekâleti sona erdirir mi?

Kural olarak evet. TBK m. 513 uyarınca sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası hâllerinde kendiliğinden sona erer.

Ölümden sonra vekil hiçbir şey yapamaz mı?

TBK m. 514, sona erme vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, ilgililer işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar vekâletin ifasına devam edilmesi gerektiğini öngörür. Bu bir yükümlülüktür.

Azil sonrası yapılan işlemin akıbeti ne olur?

Tebliğden sonraki işlemler yetkisiz temsil sayılır ve askıda hükümsüzdür; temsil olunanın icazetiyle geçerlilik kazanabilir. Üçüncü kişinin iyiniyeti ise TMK m. 3 ve tapu sicili bakımından TMK m. 1023 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Yurt dışında düzenlenen vekâletname geçerli mi?

Türk konsolosluklarında düzenlenenler doğrudan kullanılabilir. Yabancı noter huzurunda düzenlenmişse apostil şerhi veya konsolosluk onayı ile yeminli tercümesinin eklenmesi gerekir; tapu işlemlerinde ayrıca fotoğraf aranır.

Sonuç

Vekâletname hukukunun tamamı tek bir ilkede toplanır: yetki yorumla değil metinle kurulur. TBK m. 504/1-2 kapsamı genişletirken, m. 504/3 ve HMK m. 74 iki ayrı liste hâlinde bu genişlemenin sınırını çizer ve her ikisi de yetkinin “özel olarak” veya “açıkça” verilmesini arar. Şekil tarafında Noterlik Kanunu m. 89, tapuda işlem gerektiren vekâletnameler için düzenleme şartı koyar. Sona ermede ise iki takvim birlikte işler: noterden azilname ve vekile tebliğ, ayrıca davada HMK m. 81 uyarınca beyanın dosyaya sunulması. Bu adımlardan biri atlandığında, kâğıt üzerinde sona ermiş bir vekâlet fiilen yaşamaya devam eder. Usul boyutu için yargılama usulü rehberimize bakabilirsiniz. Vekâletname metninin hazırlanması, yetki denetimi ve azil sürecinin yürütülmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Atıf yapılan başlıca mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 40-48, 502, 503, 504, 505-511, 512, 513, 514; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 71, 73, 74, 76, 81, 82, 83; 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 60, 72-75, 89 ve 90; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 3 ve 1023; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu (vekâlet ücretine ilişkin hükümler); Lahey Apostil Sözleşmesi. Mevzuat değişebileceğinden, işlem tarihinde yürürlükteki metnin teyidi gerekir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş ya da avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Her somut durum için vekâletname metni ve olay özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Post by Av. Fatma Öztürk