Vekâletname ile Yapılan Devirde Mal Kaçırma: Vekâletin Kötüye Kullanılması (TBK m.502-514)
03 Eylül 2026

Vekâletname ile Yapılan Devirde Mal Kaçırma: Vekâletin Kötüye Kullanılması (TBK m.502-514)

Miras bırakanın sağlığında verdiği vekâletname kullanılarak taşınmazının devredilmesi, mirastan mal kaçırmanın sık görülen bir biçimidir. Ancak bu, muris muvazaası değildir. Muvazaada işlemi miras bırakan bizzat yapar; burada işlemi vekil yapar. Hukuki dayanak, ispat konusu ve süre rejimi tümüyle farklıdır.

Bu rehberin dayandığı mevzuat

KanunMaddeDüzenlediği konu
6098 s. TBKm.502Vekâlet sözleşmesinin tanımı
6098 s. TBKm.504Vekâletin kapsamı ve özel yetki gerektiren işlemler
6098 s. TBKm.505Talimata uygun ifa
6098 s. TBKm.506Özen ve sadakat borcu
6098 s. TBKm.508Hesap verme borcu
6098 s. TBKm.510Vekâlet verenin borçları ve zarar
6098 s. TBKm.513Vekâletin ölümle sona ermesi
6098 s. TBKm.146On yıllık genel zamanaşımı
4721 s. TMKm.2Dürüstlük kuralı
4721 s. TMKm.15Ayırt etme gücü bulunmayanın fiilleri
4721 s. TMKm.1023-1024Tapu siciline güven ve kötüniyet
6100 s. HMKm.12Taşınmazın aynına ilişkin davada kesin yetki
6100 s. HMKm.389 vd.İhtiyati tedbir

Vekâletle yapılmış bir devir mi var? Hemen değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Hukuki Temel: Vekâlet Sözleşmesi ve Sınırları

TBK m.502/1’e göre vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Bu tanım, sözleşmenin merkezinde güven ilişkisi bulunduğunu gösterir.

TBK m.504/3

Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, konkordato veya yeniden yapılandırma talebinde bulunamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz, başkasını vekil edemez, bir ülke veya bölgeye ilişkin tahkim veya yargı yetkisini kabul edemez.

Bu hükümden çıkan ilk sonuç şudur: taşınmaz devri için özel yetki zorunludur. Genel vekâletname ile taşınmaz devredilemez. Uygulamada tapu müdürlükleri bu şartı denetler; ancak vekâletnamede taşınmaz satış yetkisi bulunması, işlemin her koşulda geçerli olacağı anlamına gelmez.

TBK m.504/1 uyarınca vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Yetkinin varlığı ile bu yetkinin nasıl kullanılacağı ayrı meselelerdir.

Vekilin Sadakat ve Özen Borcu: Asıl Sınır Burada

TBK m.506/2 ve /3

Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.

Bu hüküm, vekâletin kötüye kullanılması davalarının kilit noktasıdır. Vekile taşınmazı satma yetkisi verilmiş olması, bu yetkiyi vekâlet verenin zararına kullanma hakkı doğurmaz.

Yargıtay uygulamasında yerleşmiş ilke şudur: malikin, vekile taşınmazın satışında dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde geniş yetki vermesi, hatta satılacak kişiyi belirlemesi dahi, vekile dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı ederek makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkı vermez.

Buna göre değerlendirilen ölçütler:

  • Bedel. Devir bedeli, taşınmazın devir tarihindeki rayiç değerinin çok altında mı?
  • Bedelin akıbeti. Satış bedeli vekâlet verene teslim edildi mi? TBK m.508 uyarınca vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve edindiği her şeyi ona vermekle yükümlüdür.
  • Devralanın kimliği. Taşınmaz vekilin kendisine, eşine, çocuğuna veya yakınına mı devredildi?
  • Zamanlama. Devir, vekâlet verenin hastalık veya ileri yaş döneminde mi yapıldı?
  • Vekâlet verenin bilgisi. Devirden haberdar edildi mi, TBK m.508’deki hesap verme borcu yerine getirildi mi?

Vekâletin kötüye kullanılmasında değerlendirilen olgular

OlguDeğerlendirmeDayanak
Rayicin çok altında satışKötüniyet emaresi; alıcının bilmesi gerekirTMK m.2, m.1024
Bedel hiç ödenmemişVekilin sadakat borcuna aykırılıkTBK m.506/2
Bedel vekâlet verene ulaşmamışHesap verme borcunun ihlaliTBK m.508
Vekil taşınmazı kendine devretmişMenfaat çatışması; sadakat borcu ihlaliTBK m.506/2
Vekil taşınmazı yakınına devretmişEl ve işbirliği araştırılırTMK m.2
Vekâlet veren işlemden habersizBilgilendirme ve hesap borcunun ihlaliTBK m.508
Vekâlet veren ayırt etme gücünü yitirmişVekâletname geçersizTMK m.15

Alıcı Korunur mu? TMK m.2 ile m.1023 Arasındaki Denge

Vekilin yetkisini kötüye kullanmış olması, taşınmazı alan üçüncü kişinin durumunu doğrudan etkilemez. TMK m.1023 uyarınca tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur.

Ancak bu korumanın sınırı TMK m.2’dir. Yargıtay uygulamasında benimsenen ilke şudur: üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içindeyse veya kötüniyetli olup vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor ya da bilmesi gerekiyorsa, vekâlet verenin sözleşmeyle bağlı sayılmaması gerekir. TMK m.2 buyurucu nitelik taşıdığından hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir.

Pratik sonuç

Alıcının kötüniyetli olduğunu göstermek, davanın kaderini belirler. En güçlü göstergeler: bedelin rayicin çok altında olması, bedelin hiç ödenmemiş olması ve alıcı ile vekil arasındaki yakınlık veya ticari ilişki. Bunlardan biri tek başına yeterli olmayabilir; birlikte değerlendirildiğinde sonuç doğurur.

Muris Muvazaası ile Karşılaştırma

İki hukuki sebep sık sık karıştırılır. Yanlış sebebe dayanan dava, hukuki nitelendirme hatası nedeniyle reddedilebilir.

İki hukuki sebebin karşılaştırılması

ÖlçütMuris muvazaasıVekâletin kötüye kullanılması
İşlemi yapanMiras bırakan bizzatVekil
Sorunİrade gizlenmiş (bağış, satış gösterilmiş)İrade dışına çıkılmış
DayanakTBK m.19, 1.4.1974 t. 1/2 s. İBKTBK m.502-514, TMK m.2
DavacıTüm yasal mirasçılar (saklı pay şartı yok)Miras bırakan sağsa kendisi; ölmüşse mirasçılar
İspat konusuBedel ödenmedi + mal kaçırma kastıVekil yetkisini zararına kullandı + alıcı kötüniyetli
Alıcının korunmasıTMK m.1023TMK m.1023, sınırı TMK m.2
Tazminat muhatabıMuvazaalı devri alan kişiVekil (TBK m.506, m.510)
ZamanaşımıAyni talepte yokAyni talepte yok; vekile karşı 10 yıl (TBK m.146)

Doğru hukuki sebebi belirlemek davanın yarısıdır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Vekâlet Ölümle Sona Erer: Kritik Tarih Kontrolü

TBK m.513/1

Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur.

Bu hüküm uygulamada çok değerli bir kontrol noktası sağlar. Miras bırakanın ölümünden sonra vekâletname kullanılarak yapılan devir, yetkisiz temsil niteliğindedir ve kural olarak geçersizdir.

Bu nedenle dava hazırlığında yapılması gereken ilk işlerden biri, tapu işlem tarihi ile ölüm tarihinin karşılaştırılmasıdır. Ölüm tarihinden sonraki işlemlerde ayrıca ispat yükü tartışmasına girmeye gerek kalmaz.

TBK m.513/2 uyarınca sona erme, vekâlet verenin veya halefinin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi, onlar işi kendileri görebilecek duruma gelinceye kadar işi görmekle yükümlüdür. Ancak bu istisna, taşınmaz devri gibi işlemleri kapsamaz; koruyucu nitelikteki zorunlu işlemler için öngörülmüştür.

Ayırt Etme Gücü Meselesi

TMK m.15

Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz.

Miras bırakan vekâletnameyi verdiği tarihte ayırt etme gücünden yoksun ise, vekâletname geçersizdir ve buna dayanılarak yapılan devir de geçersiz olur. Bu ilke, 11.6.1941 tarihli ve 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenmiştir. Karşı tarafın iyiniyetli olması, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin yaptığı işlemi geçerli kılmaz.

Ayırt etme gücünün araştırılmasında incelenen kayıtlar:

  • Vekâletname tarihine yakın dönemdeki hastane kayıtları ve epikrizler
  • Varsa sağlık kurulu raporları
  • Reçete ve ilaç kullanım kayıtları
  • Vasi atanmasına ilişkin dosya varsa vesayet kararı ve tarihi
  • Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak geriye dönük değerlendirme raporu
  • Vekâletnameyi düzenleyen noterin ve tanıkların beyanı

Talep Sonucu Nasıl Kurulur?

Dava dilekçesinde talep sonucunun kurgusu, usulden ret riskini doğrudan etkiler. Uygulamada işleyen kurgu:

  1. Asıl talep: Tapu kaydının iptali ile davacının miras payı oranında adına tescili. Bu talep, alıcının kötüniyetli olması hâlinde kabul edilir.
  2. Terditli talep: Alıcının iyiniyetli bulunması hâlinde, taşınmazın dava tarihindeki değerinin miras payına düşen kısmının vekilden tahsili (TBK m.506/2, m.510).

Talebin “terekeye iade” olarak mı yoksa “pay oranında tescil” olarak mı kurulacağı ayrı bir tercihtir. Terekeye iade istenirse dava tereke adına takip edilmesi gereken bir davaya dönüşür ve tereke temsilcisi atanması gündeme gelebilir. Bu, taraf teşkili bakımından ek bir aşama yaratır.

📄 Vekâletin Kötüye Kullanılması — Dava Dilekçesi Örneği

... ( ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE

                                              (İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR)

DAVACI     : ...  (TC: ...)
VEKİLİ     : Av. ...
DAVALILAR  : 1- ...  (vekil)
             2- ...  (tapuda malik görünen)

KONU : Vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve
tescil; kabul edilmediği takdirde birinci davalıdan tazminat istemi ile
ihtiyati tedbir taleplerimizi içerir dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR :

1. Müvekkilin murisi ... , .../.../.... tarihinde vefat etmiştir. Müvekkil,
   ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı mirasçılık belgesi uyarınca
   murisin ... oranında mirasçısıdır.

2. Muris, .../.../.... tarih ve ... yevmiye numaralı vekâletname ile birinci
   davalıya taşınmaz satış yetkisi vermiştir. Birinci davalı bu vekâletnameyi
   kullanarak, murise ait ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel sayılı
   taşınmazı .../.../.... tarihinde ikinci davalıya devretmiştir.

3. TBK m.506/2 uyarınca vekil, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek
   sadakat ve özenle hareket etmekle yükümlüdür. Aynı maddenin üçüncü fıkrası,
   özen borcunun basiretli bir vekil ölçütüne göre belirleneceğini
   düzenlemektedir. Somut olayda birinci davalı bu yükümlülüğe aykırı
   davranmıştır. Şöyle ki:

   a) Devir bedeli tapuda ... TL olarak gösterilmiştir. Oysa taşınmazın devir
      tarihindeki rayiç değeri, emsal satışlar dikkate alındığında bu
      tutarın kat kat üzerindedir.

   b) TBK m.508 uyarınca vekil, yürüttüğü işin hesabını vermek ve edindiği
      her şeyi vekâlet verene teslim etmekle yükümlüdür. Birinci davalı,
      satış bedelini murise teslim etmemiştir. Murisin banka hesaplarında
      devir tarihine yakın dönemde bu tutara karşılık gelen bir giriş
      bulunmamaktadır.

   c) İkinci davalı, birinci davalının ... yakınıdır. Rayicin çok altındaki
      bedel ve taraflar arasındaki bu ilişki birlikte değerlendirildiğinde,
      ikinci davalının işlemin niteliğini bilmemesi mümkün değildir.

4. TMK m.1023 tapu siciline iyiniyetle dayanan kazanımı korumakta ise de,
   TMK m.1024 uyarınca tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken
   kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz. Ayrıca TMK m.2'deki dürüstlük kuralı
   buyurucu nitelikte olup mahkemece resen gözetilir.

5. Yargılama sürerken taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesi hâlinde
   müvekkilin ayni talep hakkı geri dönülemez biçimde ortadan kalkacaktır.

HUKUKİ SEBEPLER : 6098 s. TBK m.502, 504, 505, 506, 508, 510, 513, 146;
4721 s. TMK m.2, 15, 1023, 1024, 1025; 6100 s. HMK m.12, 111, 389 vd. ve
ilgili sair mevzuat.

DELİLLER : Mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları, vekâletname aslı ve noter
kayıtları, tapu kayıtları ve işlem dosyası, tarafların banka hesap
hareketleri, emsal satış kayıtları, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık
beyanları ve her türlü yasal delil.

TALEP SONUCU :

1- Öncelikle ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına, üçüncü
   kişilere devrinin önlenmesi bakımından HMK m.389 vd. uyarınca İHTİYATİ
   TEDBİR konulmasına,

2- Dava konusu taşınmazın ikinci davalı adına olan tapu kaydının müvekkilin
   miras payı oranında İPTALİ ile müvekkil adına TESCİLİNE,

3- İkinci davalının iyiniyetli olduğu kanaatine varılması hâlinde, terditli
   olarak, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değerinin müvekkilin miras
   payına düşen kısmının TBK m.506 ve m.510 uyarınca birinci davalıdan
   yasal faiziyle tahsiline,

4- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine

karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz.  .../.../2026

                                                    Davacı Vekili
                                                       Av. ...

Delil Toplama: Nereden Ne İstenir?

Delil listesi ve kaynakları

DelilKurumNe gösterir
Vekâletname aslı ve düzenleme kayıtlarıİlgili noterlikYetkinin kapsamı, tarih, tanıklar
Tapu işlem dosyası ve akit tablosuTapu müdürlüğüBeyan edilen bedel, işlem tarihi
Vekilin banka hesap hareketleriİlgili bankalarSatış bedelinin akıbeti
Murisin banka hesap hareketleriİlgili bankalarBedelin murise ulaşıp ulaşmadığı
Alıcının ödeme kayıtlarıİlgili bankalarBedelin gerçekten ödenip ödenmediği
Emsal satışlarTapu müdürlüğü, belediyeRayiç değer karşılaştırması
Hastane kayıtları ve epikrizİlgili sağlık kuruluşlarıAyırt etme gücü
Vesayet dosyasıSulh hukuk mahkemesiEhliyet durumu ve tarihi
Nüfus kayıt örneğiNVİTaraflar arasındaki akrabalık
Ölüm tutanağı ve tarihiNVİVekâletin sona erme tarihi

Süreler ve Zamanaşımı

Bu davada iki farklı talep, iki farklı süre rejimine tabidir. Karıştırılması hak kaybına yol açar.

Talep türüne göre süreler

TalepSüre rejimiDayanak
Tapu iptali ve tescil (ayni talep)Zamanaşımına tabi değilMülkiyet hakkının niteliği
Vekilden tazminat (sözleşmeye dayalı)10 yılTBK m.146
Vekilden tazminat (haksız fiile dayalı)2 yıl / 10 yılTBK m.72
Sebepsiz zenginleşme2 yıl / 10 yılTBK m.82
İhtiyati tedbir sonrası dava açma2 haftaHMK m.397
Tedbir kararına itiraz1 haftaHMK m.394

Ceza Boyutu: Güveni Kötüye Kullanma ve Sahtecilik

Vekâletin kötüye kullanılması, koşulları oluştuğunda hukuk davasının yanında ceza sorumluluğu da doğurabilir. Bu, hukuk davasında delil elde edilmesi bakımından da yararlı olabilir.

TCK m.155/2

Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Vekilin, kendisine idare yetkisi verilen malı zimmetine geçirmesi veya bedelini teslim etmemesi, güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Vekâletnamenin sahte olması hâlinde ise TCK m.204’te düzenlenen resmî belgede sahtecilik gündeme gelir.

Ceza soruşturmasının hukuk davasına iki katkısı olur. Birincisi, savcılık delil toplama yetkileriyle banka ve kurum kayıtlarına daha hızlı ulaşır. İkincisi, sahtecilik iddiası varsa hukuk mahkemesi HMK m.165 uyarınca ceza dosyasını bekletici mesele yapabilir.

Buna karşılık dikkat edilmesi gereken nokta şudur: ceza yargılamasının sonucu, hukuk hâkimini her yönüyle bağlamaz. TBK m.74 uyarınca hâkim, ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Ancak ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin kesinleşmiş tespitleri hukuk hâkimini bağlar.

Vekâlet ilişkisinde gündeme gelebilecek suçlar

FiilOlası suçKanun maddesi
Satış bedelini teslim etmemekGüveni kötüye kullanma (nitelikli)TCK m.155/2
Sahte vekâletname kullanmakResmî belgede sahtecilikTCK m.204
Sahte belgeyle tapu işlemi yaptırmakResmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyanTCK m.206
Ayırt etme gücü olmayanı yanıltmakDolandırıcılık (nitelikli)TCK m.158
Malı kaçırmak için muvazaalı devirAlacaklıdan mal kaçırmaİİK m.331 vd.

Sık Yapılan Hatalar

  • Muris muvazaası olarak dava açmak. İşlemi vekil yapmışsa muvazaa hükümleri değil, vekâlet hükümleri uygulanır. Hukuki sebep yanlış gösterildiğinde dava reddedilebilir.
  • Vekili davalı göstermemek. Alıcı iyiniyetli çıkarsa tazminat talep edilecek kişi vekildir; husumet yöneltilmemişse talep sonuçsuz kalır.
  • Ölüm tarihini kontrol etmemek. TBK m.513 uyarınca vekâlet ölümle sona erer; ölüm sonrası işlemler ayrıca ispat gerektirmeden geçersizdir.
  • Özel yetki denetimini atlamak. TBK m.504/3 uyarınca taşınmaz devri özel yetki gerektirir; genel vekâletnameye dayalı devir geçersizdir.
  • Bedelin akıbetini araştırmamak. TBK m.508’deki hesap verme borcunun ihlali, davanın en güçlü dayanağıdır.
  • İhtiyati tedbir istememek. Tedbir konulmadan geçen sürede taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişiye geçebilir.
  • Talep sonucunu belirsiz kurmak. Terekeye iade mi, pay oranında tescil mi istendiği açıkça yazılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Vekâletin kötüye kullanılması ile muris muvazaası arasındaki fark nedir?

Muris muvazaasında işlemi miras bırakan bizzat yapar; iradesi gerçektir ancak gizlenmiştir. Vekâletin kötüye kullanılmasında ise işlemi vekil yapar ve miras bırakanın iradesine aykırı davranır. Birincisinde muvazaa, ikincisinde temsil yetkisinin amaca aykırı kullanımı vardır. Dayanaklar, ispat konuları ve süre rejimi farklıdır.

Vekâlette satış yetkisi verilmişse vekil dilediği kişiye satabilir mi?

Hayır. TBK m.506/2 uyarınca vekil, vekâlet verenin yararına ve iradesine uygun davranmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür. Satış yetkisinin verilmiş olması, bu yetkinin makul ölçüler dışında ve vekâlet verenin zararına kullanılmasına izin vermez.

Vekâletin kapsamı nasıl belirlenir?

TBK m.504/1 uyarınca vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca taşınmazın devri veya bir hakla sınırlandırılması için özel yetki verilmesi zorunludur; genel vekâletname bu işlemler için yeterli değildir.

Vekilin özen borcu hangi ölçüte göre değerlendirilir?

TBK m.506/3 uyarınca vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır. Bu, somut vekilin kişisel özelliklerine değil, objektif bir ölçüte bağlanmış bir sorumluluktur.

Taşınmazı satın alan kişi korunur mu?

Alıcı iyiniyetliyse TMK m.1023 uyarınca kazanımı korunur. Ancak alıcı, vekille çıkar ve işbirliği içindeyse veya vekilin yetkisini kötüye kullandığını biliyor ya da bilmesi gerekiyorsa, TMK m.2’deki dürüstlük kuralı gereği bu korumadan yararlanamaz.

Rayicin çok altında satış kötüniyet göstergesi midir?

Uygulamada güçlü bir emare sayılır. Taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedelle devredilmesi, alıcının işlemin olağan bir satış olmadığını bilmesi gerektiği yönünde değerlendirilir. Bedelin hiç ödenmemiş olması ise kötüniyeti doğrudan gösterir.

Vekâletin kötüye kullanılmasında zamanaşımı var mıdır?

Ayni talep niteliğindeki tapu iptali ve tescil istemi mülkiyet hakkına dayandığından kural olarak zamanaşımına tabi değildir. Buna karşılık vekilden istenecek tazminat talebi, vekâlet sözleşmesine dayandığı için TBK m.146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımına tabidir.

Vekilden tazminat istenebilir mi?

Evet. TBK m.506/2 ve m.510 uyarınca vekil, vekâlet verenin zararından sorumludur. Taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişide kaldığı için iptal edilemiyorsa, mirasçılar vekilden taşınmazın değeri oranında tazminat talep edebilir.

Vekil aynı zamanda mirasçı ise durum değişir mi?

Hukuki sebep değişmez ancak ispat kolaylaşır. Vekilin taşınmazı kendisine veya yakınına devretmesi, TBK m.506/2’deki sadakat borcuyla açıkça çelişir. Bu tür işlemlerde vekilin, işlemin vekâlet verenin talimatına dayandığını ispat etmesi beklenir.

Vekâletname sahte ise ne olur?

Sahte vekâletname hiç yetki doğurmaz. Bu hâlde işlem yetkisiz temsil değil, yok hükmündedir ve tapu kaydı yolsuzdur. Sahtelik iddiası ceza soruşturmasına da konu olur; hukuk mahkemesi ceza dosyasını bekletici mesele yapabilir.

Miras bırakan ayırt etme gücünü kaybetmişken vekâlet verdiyse?

TMK m.15 uyarınca ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. Bu hâlde vekâletname geçersizdir ve buna dayanan devir de geçersiz olur. Bu durum 11.6.1941 tarihli ve 4/21 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsenmiştir.

Hangi mahkeme görevli ve yetkilidir?

Tapu iptali ve tescil talebi asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır. HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Vekile karşı açılan tazminat davasında ise genel yetki kuralları uygulanır.

Terekeye iade mi, pay oranında tescil mi istenmeli?

Her ikisi de mümkündür ancak sonuçları farklıdır. Terekeye iade istenirse dava tereke adına takip edilir ve tereke temsilcisi atanması gündeme gelebilir. Miras payı oranında tescil istenirse davacı yalnız kendi payı için hüküm alır. Talep sonucunun baştan doğru kurulması, usulden ret riskini önler.

Dava açmadan önce ne yapılmalı?

Noterden vekâletnamenin aslı ve düzenleme bilgileri temin edilmeli, tapu müdürlüğünden işlem dosyası ve akit tablosu istenmeli, alıcının ödeme kayıtları araştırılmalıdır. Ayrıca taşınmazın devredilme riski nedeniyle HMK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir talep edilmelidir.

Miras dosyanız için Ankara’dan hukuki destek

📞 0554 648 37 15

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara


Post by Av. Fatma Öztürk