Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Nedir, Dava Nasıl Açılır? 2026 Rehberi: Şartlar, İspat, Süre ve Tapu İptali
25 Temmuz 2026

Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Nedir, Dava Nasıl Açılır? 2026 Rehberi: Şartlar, İspat, Süre ve Tapu İptali

Baba vefat eder. Veraset ilamı alınır, tapuya gidilir ve ortaya şu çıkar: on beş yıl önce babanın üzerinde olan üç daire, ölümünden birkaç yıl önce “satış” yoluyla tek bir çocuğa devredilmiştir. Bedel ödendiğine dair bir iz yoktur; baba o dairelerde ölene kadar oturmaya devam etmiştir. Diğer çocuklar, mirasın kendilerinden kaçırıldığını düşünmektedir. Türk hukukunda bu durumun adı muris muvazaası, halk arasındaki adıyla mirastan mal kaçırmadır.

Bu rehber, muris muvazaasının ne olduğunu, hangi işlemlerde söz konusu olduğunu, davanın kimler tarafından kime karşı ve nerede açılacağını, Yargıtay’ın mal kaçırma kastını hangi ölçütlerle belirlediğini, ispatın nasıl yapıldığını, süre sorununu, 2026 harçlarını ve davanın sonunda tapunun nasıl iptal edildiğini tek yerde anlatır. Dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.19, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun tapu sicili ve miras hükümleri ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 1.4.1974 tarihli, 1974/1 E., 1974/2 K. sayılı kararıdır. Dosyanız için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Bu rehberin dayandığı mevzuat ve içtihat

Kanun / kararMaddeDüzenlediği konu
6098 s. TBKm.19Muvazaa: sözleşmenin yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesinin esas alınması
6098 s. TBKm.237, m.288Taşınmaz satışının ve taşınmaz bağışlamasının resmî şekle bağlı olması
4721 s. TMKm.706Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin resmî şekilde yapılması
4721 s. TMKm.1023-1025İyiniyetli üçüncü kişinin korunması, kötüniyetin korunmaması, yolsuz tescilin düzeltilmesi davası
4721 s. TMKm.560-571Tenkis davası ve süreleri (muvazaadan farklı, tamamlayıcı yol)
4721 s. TMKm.669-675Mirasta denkleştirme
4721 s. TMKm.528, 578, 605Mirastan feragat, mirastan yoksunluk, mirasın reddi (dava hakkını ortadan kaldıran hâller)
6098 s. TBKm.611-619Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
6100 s. HMKm.2, m.12Görevli mahkeme (asliye hukuk) ve taşınmazın aynından doğan davalarda kesin yetki
6100 s. HMKm.111, m.200, m.389Terditli dava, senetle ispat kuralı ve istisnaları, ihtiyati tedbir
3402 s. Kadastro Kanunum.12/3Kadastro tespitinden önceki işlemlerde on yıllık hak düşürücü süre
492 s. Harçlar Kanunum.28, (1) sayılı tarife2026 nispi karar harcı (binde 68,31), peşin harç (dörtte bir), asliye başvurma harcı 732,00 TL
Yargıtay İBBGK1.4.1974, 1974/1 E., 1974/2 K.Muris muvazaasının temel dayanağı: saklı paylı olsun olmasın tüm mirasçıların dava hakkı
Yargıtay İBBGK22.5.1987, 1986/4 E., 1987/5 K.Muvazaalı işlemden sonra doğan, evlat edinilen veya murisle evlenen mirasçının da dava hakkı

Muris Muvazaası Nedir?

Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan bir işlem yapmaları ve bu işlemin kendi aralarında hüküm doğurmayacağı konusunda anlaşmalarıdır. TBK m.19, sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağını söyler. Görünürdeki işlem, tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için hükümsüzdür.

Muris muvazaası bu genel kuralın miras hukukundaki özel görünümüdür. Miras bırakan, mirasçılarından birini ya da birkaçını miras hakkından yoksun bırakmak için, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını tapu müdürlüğü önünde “satış” olarak devreder. Görünürdeki işlem satıştır; gizli işlem bağışlamadır; taraflar arasında satışın gerçek olmadığı konusunda bir anlaşma vardır ve bütün bunların amacı diğer mirasçıları aldatmaktır. Yargıtay bu yapıyı nitelikli (mevsuf) muvazaa olarak adlandırır.

Türk mevzuatında “muris muvazaası” başlığı altında ayrı bir madde yoktur. Kurumun çerçevesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 1.4.1974 tarihli ve 1974/1 E., 1974/2 K. sayılı kararıyla çizilmiştir. Kararın sonuç bölümü özetle şunu söyler: bir kimse, mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını tapu sicil memuru önünde satış olarak devretmişse, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen bütün mirasçılar, görünürdeki satışın muvazaa nedeniyle, gizli bağışın ise şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek dava açabilir. Bu dava hakkı, geçerli sözleşmeler için öngörülen tenkis ve denkleştirme yollarından bağımsızdır.

Sonuç iki katmanlıdır. Görünürdeki satış, taraflarca istenmediği için geçersizdir. Gizli bağış ise TMK m.706 ve TBK m.288 uyarınca resmî şekilde yapılması gerekirken tapuda bağış olarak değil satış olarak açıklandığından şekil eksikliği nedeniyle geçersizdir. Geçerli bir hukuki sebep olmadan yapılan tescil yolsuzdur ve TMK m.1025 uyarınca düzeltilmesi istenebilir. Davanın teknik adı bu yüzden “muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası”dır.

Bir cümlede

Muris muvazaası, tapulu taşınmazın mirasçılardan mal kaçırmak için satış gibi gösterilerek bağışlanmasıdır; satış gerçek olmadığı, bağış da şekle uymadığı için tapu iptal edilir ve davacı mirasçının payı adına tescil edilir.

Hangi İşlemler Muris Muvazaası Davasına Konu Olur?

1974 tarihli karar, tapu sicilinde kayıtlı taşınmazların devrini kapsar. Uygulamada davaya en çok konu olan işlem türleri şunlardır: tapuda satış görünümünde yapılan devirler, bakım fiilen yapılmadığı hâlde ölünceye kadar bakma sözleşmesi görünümünde yapılan devirler, tapuda düşük bedel gösterilerek yapılan devirler, vekâletname ile mirasçılardan biri lehine yapılan devirler ve satış vaadi sözleşmesine dayanılarak sonradan tapuya işlenen devirler. Bu işlemlerin her birinin kendine özgü ispat ve savunma sorunları vardır; bedelde muvazaa, vekâletname ile mal kaçırma ve satış vaadi ile mal kaçırma ayrı rehberlerde ele alınmıştır.

Buna karşılık bazı işlemler muris muvazaası davasının kapsamı dışındadır. Miras bırakanın bedelini kendisi ödeyip tapuyu doğrudan bir mirasçı adına tescil ettirdiği taşınmazlar, miras bırakanın kendi üzerinde hiç kayıtlı olmadığı için bu davaya konu olmaz; burada denkleştirme veya tenkis yolu düşünülür. Tapusuz taşınmazlar, para, altın, araç ve hisse gibi taşınırların elden bağışlanması da muvazaa davasının değil, TMK m.669 denkleştirme ve TMK m.560 tenkis hükümlerinin alanına girer. Bedeli gerçekten ödenmiş bir satış, bedel piyasa değerinin altında olsa bile tek başına muvazaa değildir; karma bağışlama olarak tenkise konu olabilir.

Muris muvazaası davasının kapsamı

İşlemMuris muvazaası davasına konu olur mu?Alternatif yol
Tapulu taşınmazın satış gibi gösterilerek devriEvet, temel hâl
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devir (bakım yapılmamış)EvetBakım fiilen yapılmışsa tenkis (TMK m.565)
Tapuda düşük bedel gösterilmesiBedel hiç ödenmemişse evet; gerçekten düşük bedelle satılmışsa hayırKarma bağışlama nedeniyle tenkis
Vekâletname ile mirasçı lehine devirEvet; ayrıca vekâletin kötüye kullanılmasıTBK m.502 vd. sorumluluk
Satış vaadi sözleşmesine dayalı devirEvet, vaadin muvazaalı olduğu ispatlanırsa
Murisin bedelini ödeyip doğrudan mirasçı adına aldığı taşınmazHayırDenkleştirme (TMK m.669), tenkis (TMK m.560)
Para, altın, araç, hisse gibi taşınırların elden bağışıHayırDenkleştirme, tenkis
Tapusuz taşınmazın zilyetliğinin devriHayırDenkleştirme, tenkis
Gerçek bedelle yapılmış satışHayırBedel terekeye girmişse mesele yok

Muris Muvazaasının Dört Şartı

Davanın kabulü için dört unsurun birlikte bulunması gerekir. Birincisi, görünürdeki bir işlemdir; bu neredeyse her zaman tapuda yapılmış bir satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesidir. İkincisi, tarafların bu görünürdeki işlemin kendi aralarında hüküm doğurmayacağı konusundaki anlaşmasıdır; buna muvazaa anlaşması denir ve yazılı olması gerekmez, çoğu zaman sözlü ve örtülüdür. Üçüncüsü, gizli işlemdir; miras bırakanın gerçek iradesi bağışlamadır. Dördüncüsü ve belirleyici olanı, mirasçıları aldatma, yani mal kaçırma kastıdır.

Dördüncü unsur davanın kalbidir. Miras bırakanın taşınmazı bir mirasçısına bağışlamak istemesi tek başına muvazaa değildir; herkes sağlığında malını dilediğine bağışlayabilir ve bu bağış tapuda “bağış” olarak yapılmışsa yalnızca tenkis ve denkleştirme yoluna konu olur. Muvazaayı doğuran, bağışın satış kılığına sokulması ve bunun diğer mirasçıların miras hakkını çiğnemek amacıyla yapılmış olmasıdır. Mal kaçırma kastı yoksa, örneğin miras bırakan mirasçılar arasında adil bir paylaştırma yapmak amacıyla hareket etmiş ve diğer mirasçılara da denk kazandırmalarda bulunmuşsa, Yargıtay muvazaa iddiasını kabul etmemektedir.

Dört unsur ve ispat kaynakları

ŞartNe aranırNasıl ortaya çıkar
Görünürdeki işlemTapuda satış, ölünceye kadar bakma veya benzeri bir resmî işlemTapu kaydı ve resmî senet
Muvazaa anlaşmasıTarafların görünürdeki işlemin gerçek olmadığı konusunda anlaşmasıBedelin ödenmemesi, taraf beyanları, tanık, işlem sonrası davranışlar
Gizli işlem (bağış)Miras bırakanın gerçek iradesinin karşılıksız kazandırma olmasıBedel yokluğu, murisin mali durumu, alıcının ödeme gücünün bulunmaması
Mal kaçırma kastıDiğer mirasçıları miras hakkından yoksun bırakma amacıAile ilişkileri, murisin diğer mirasçılara tutumu, kazandırmanın tek mirasçıya yapılması

Mal Kaçırma Kastı Nasıl Belirlenir? Yargıtay’ın Ölçütleri

Miras bırakanın gizlenen gerçek iradesini ölümünden sonra ortaya çıkarmak güçtür. Yargıtay bu yüzden davanın bütün delillerin birlikte değerlendirilmesiyle çözülmesini ister ve yerleşik uygulamasında şu olguları birlikte gözetir: bedelin ödenip ödenmediği ve ödenmişse gerçek değere yakın olup olmadığı; miras bırakanın satışa ihtiyacının bulunup bulunmadığı, yani mali durumu; devralanın alım gücünün bulunup bulunmadığı; miras bırakanın devralan ile diğer mirasçılara karşı tutumu ve aile içi ilişkiler; ülkenin ve yörenin gelenek ve görenekleri; miras bırakanın işlemden sonra taşınmazı kullanmaya, kirasını almaya devam edip etmediği; devrin ölüme yakın bir tarihte yapılıp yapılmadığı; devralanın satış bedelini nereden bulduğunu açıklayıp açıklayamadığı.

Bu ölçütlerin hiçbiri tek başına belirleyici değildir. Yargıtay, bedelsizliğin başka delillerle desteklenmediği sürece tek başına muvazaanın kabulü için yeterli olmadığını kabul eder; tersinden, tapuda bedel yazılmış ve hatta bir miktar para el değiştirmiş olması da muvazaayı dışlamaz. Mahkeme, taşınmazın devir tarihindeki gerçek değerini bilirkişiyle belirler, tarafların banka kayıtlarını ve gelir durumunu ister, tanıkları dinler ve bütün bu olguları birlikte tartarak miras bırakanın gerçek iradesine ulaşır. İspatın ayrıntıları muris muvazaasında ispat rehberinde anlatılmıştır.

Yargıtay uygulamasında birlikte değerlendirilen olgular

Muvazaa lehine olguMuvazaa aleyhine olgu
Bedel ödendiğine dair banka kaydı veya makbuz yokBedel banka kanalıyla ödenmiş ve murisin hesabında izlenebiliyor
Miras bırakanın satışa ihtiyacı yok, düzenli geliri ve başka malları varMiras bırakan borçlu, tedavi masrafı veya nakit ihtiyacı belgeli
Devralanın devir tarihinde alım gücü yok (öğrenci, işsiz, düşük gelir)Devralanın geliri, kredi kaydı veya satış bedelini karşılayan malvarlığı var
Devir yalnızca bir mirasçıya, diğerlerine hiçbir kazandırma yokDiğer mirasçılara da denk kazandırmalar yapılmış (paylaştırma iradesi)
Miras bırakan devirden sonra taşınmazda oturmaya, kirasını almaya devam etmişTaşınmaz devirden sonra fiilen devralana geçmiş, vergisini ve giderlerini o ödemiş
Devir ölümden kısa süre önce, ağır hastalık dönemindeDevir ölümden yıllar önce, sağlıklı dönemde ve açık bir sebeple
Miras bırakanın diğer mirasçılarla arasında husumet veya dışlamaAile ilişkileri normal, devir bir aile planlamasının parçası

Muris Muvazaası Davasını Kimler Açabilir?

1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı’nın en önemli sonucu, dava hakkının saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen bütün mirasçılara tanınmasıdır. Eş, çocuklar, torunlar, ana-baba, kardeşler ve zümre sistemi içinde mirasçı olan diğer hısımlar bu davayı açabilir. Yasal mirasçı olmanın yanı sıra vasiyetname veya miras sözleşmesiyle atanmış mirasçılar da miras hakkına dayanarak dava açabilir. Mirasçılar bu davayı miras bırakanın külli halefi olarak değil, miras hakları çiğnenen üçüncü kişi sıfatıyla açar; bu ayrım, ispat kurallarında belirleyici olur.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 22.5.1987 tarihli, 1986/4 E., 1987/5 K. sayılı kararı kapsamı daha da genişletmiştir: muvazaalı işlemin yapıldığı tarihte henüz doğmamış olan, sonradan evlat edinilen veya miras bırakanla sonradan evlenen kişiler de mirasçı sıfatını taşıdıkları sürece dava açabilir. Dava, miras bırakanın ölümünden sonra açılır; miras bırakan sağken mirasçıların yalnızca beklenen bir hakkı vardır ve bu aşamada muvazaa davası açılamaz.

Dava hakkı bulunmayanlar da vardır. Mirası reddeden (TMK m.605), miras bırakanla mirastan feragat sözleşmesi yapan (TMK m.528), mirasçılıktan çıkarılan (TMK m.510) ve mirastan yoksun olan (TMK m.578) kişiler mirasçı sıfatını yitirdikleri için bu davayı açamaz. Her mirasçı davayı tek başına ve kendi payı için açabilir; davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Bir mirasçının davayı kazanması, dava açmayan diğer mirasçıların payını etkilemez.

Dava Kime Karşı Açılır?

Davalı, muvazaalı işlemle taşınmazı devralan kişidir. Devralan ölmüşse dava onun mirasçılarına karşı açılır. Taşınmaz devralan tarafından üçüncü bir kişiye satılmışsa durum değişir: TMK m.1023 uyarınca tapu siciline güvenerek ayni hak kazanan iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunur; bu hâlde tapu iptali istenemez, davalı devralandan davacının payına düşen bedelin tazmini istenir. Üçüncü kişi muvazaayı biliyor ya da bilebilecek durumdaysa, örneğin devralanın yakın akrabası ise, TMK m.1024 gereğince korunmaz ve dava ona karşı da yöneltilir. Üçüncü kişiye satış ve TMK m.1023 koruması ayrı rehberde ele alınmıştır.

Dava sürerken taşınmazın el değiştirmesini önlemek için dava dilekçesiyle birlikte HMK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir istenir ve tapu kaydına tedbir şerhi işletilir. Şerh olmadan dava sürerken yapılan devirler iyiniyetli üçüncü kişiler lehine sonuç doğurabilir; ihtiyati tedbir ve tapu şerhi bu nedenle davanın ilk adımıdır.

Tapu babanızın üzerinden satış görünümüyle çıkmışsa, dosyayı gecikmeden inceleyelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Görevli ve Yetkili Mahkeme, 2026 Harç ve Masraflar

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası malvarlığına ilişkin bir davadır; HMK m.2 uyarınca görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetki bakımından HMK m.12 kesin yetki kuralı getirir: taşınmazın aynından doğan davalar taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Birden fazla taşınmaz farklı yerlerdeyse dava, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde açılabilir. Davacının veya davalının oturduğu yer, miras bırakanın son yerleşim yeri bu davada yetkiyi belirlemez.

Harç, dava değeri üzerinden nispi olarak alınır. Dava değeri, davacının payına düşen taşınmaz değeridir; taşınmazın tamamı değil, davacı mirasçının miras payına karşılık gelen kısım esas alınır. 2026 yılında nispi karar ve ilam harcı binde 68,31’dir; Harçlar Kanunu m.28 gereğince bunun dörtte biri dava açılırken peşin ödenir, kalanı karar sonrasında tamamlanır. Asliye hukuk mahkemesi başvurma harcı 2026’da 732,00 TL’dir. Bilirkişi, keşif ve tebligat masrafları için gider avansı yatırılır; davacının beyan ettiği değer düşük görülürse mahkeme keşifle gerçek değeri belirler ve harç tamamlattırılır. Hesaplama örnekleri muris muvazaası davasında harç ve dava değeri rehberinde, vekâlet ücretinin nasıl belirlendiği miras avukatı vekâlet ücreti rehberinde anlatılmıştır.

Muris muvazaası davasında usul ve 2026 masraf çerçevesi

Kalem2026 esasıDayanak
Görevli mahkemeAsliye hukuk mahkemesiHMK m.2
Yetkili mahkemeTaşınmazın bulunduğu yer (kesin yetki)HMK m.12
Başvurma harcı732,00 TLHarçlar Kanunu (1) sayılı tarife
Nispi karar ve ilam harcıDava değerinin binde 68,31’i; dörtte biri peşinHarçlar Kanunu m.28 ve (1) sayılı tarife
Dava değeriDavacının payına düşen taşınmaz değeri; keşifle belirlenirHarçlar Kanunu m.16, HMK m.120
Gider avansıBilirkişi, keşif, tebligat; artan kısım iade edilirHMK m.120, Gider Avansı Tarifesi
Vekâlet ücretiÜcret sözleşmesi; asgari sınır AAÜT nispi tarife1136 s. Avukatlık Kanunu
İhtiyati tedbirDava dilekçesiyle birlikte istenir; teminat aranabilirHMK m.389-392

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Var mı?

Muris muvazaası davası zamanaşımına veya hak düşürücü süreye bağlı değildir. Muvazaalı işlem baştan itibaren geçersiz olduğundan buna dayanan tescil yolsuzdur ve TMK m.1025 uyarınca yolsuz tescilin düzeltilmesi her zaman istenebilir. Miras bırakanın ölümünden on, yirmi, otuz yıl sonra da dava açılabilir; davanın uzun süre sonra açılması tek başına hakkın kötüye kullanılması sayılmaz ve zamanaşımı savunması dinlenmez. Bu, tenkis davasından en önemli farktır: tenkis, TMK m.571 uyarınca saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl içinde açılmalıdır.

Tek istisna kadastro çalışmalarıyla ilgilidir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.12/3 uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Yargıtay, kadastro tespitinden önce yapılmış muvazaalı işlemlerde bu on yıllık süreyi uygulamaktadır. Kadastro sonrası yapılan devirlerde ise herhangi bir süre sınırı yoktur.

Süre yok, ama gecikmenin bedeli var

Dava süresiz olsa da her geçen yıl tanıklar azalır, banka kayıtlarına erişim güçleşir ve taşınmaz üçüncü kişilere geçebilir. Üçüncü kişiye geçen taşınmazda tapu iptali yerine yalnızca tazminat istenebildiğinden, ölüm öğrenilir öğrenilmez tapu kayıtlarının incelenmesi ve tedbir alınması gerekir.

Muvazaa Nasıl İspatlanır? Deliller

Muris muvazaası davasında en büyük kolaylık ispat kuralındadır. HMK m.200 uyarınca belli bir miktarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı gerekir ve kural olarak resmî senedin aksi ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Ne var ki mirasçılar bu davayı miras bırakanın halefi olarak değil, miras hakkı çiğnenen üçüncü kişi sıfatıyla açtıklarından senetle ispat kuralıyla bağlı değildirler. Muvazaa iddiası tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir.

Uygulamada toplanan başlıca deliller şunlardır: tapu müdürlüğünden getirtilen resmî senet ve devir tarihindeki beyan edilen bedel; bilirkişi raporuyla belirlenen devir tarihindeki gerçek değer; miras bırakanın ve devralanın devir tarihini kapsayan banka hesap hareketleri; tarafların gelir, vergi ve sosyal güvenlik kayıtları; miras bırakanın devirden sonra taşınmazı kullandığına ilişkin abonelik, kira ve vergi ödeme kayıtları; miras bırakanın sağlık kayıtları; tanık beyanları; miras bırakanın diğer mirasçılara yaptığı kazandırmalar; varsa vasiyetname ve miras bırakanın yazılı beyanları. Delillerin nereden nasıl toplanacağı ispat rehberinde adım adım anlatılmıştır.

Davalı tarafın tipik savunmaları, bedelin elden ödendiği, satışın miras bırakanın borçları için yapıldığı, taşınmazın zaten devralana ait olup miras bırakan adına inançlı olarak tutulduğu ve devrin bir aile paylaşımının parçası olduğu yönündedir. Muvazaa ile inançlı işlem farkı bu savunmalardan en tekniğidir; inançlı işlem iddiası kural olarak yazılı delil gerektirir.

Davanın Sonucu: Tapu İptali ve Payı Oranında Tescil

Dava kabul edilirse mahkeme, muvazaalı devre dayanan tapu kaydını davacının miras payı oranında iptal eder ve o payın davacı adına tesciline karar verir. İptal, taşınmazın tamamı için değil, yalnızca dava açan mirasçının payı için yapılır; dava açmayan mirasçıların payı devralan üzerinde kalır. Eş ve üç çocuk bıraktığı hâlde bir çocuğuna daireyi satış gibi devretmiş bir miras bırakanın dosyasında, dava açan diğer iki çocuktan her biri için 8’de 2, yani toplam 8’de 4 pay iptal edilerek onlar adına tescil edilir; devralan çocuğun ve dava açmayan eşin payı devralanda kalır. Payınızı görmek için tenkis ve saklı pay hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Taşınmaz üçüncü kişiye geçmiş ve o kişi iyiniyetli ise tapu iptali yerine davalıdan, davacının payına düşen değerin karar tarihine yakın tarihteki bedeli tazminat olarak hüküm altına alınır. Tescil kararından sonra davacı, kendisine intikal eden pay için taşınmazı kullanan davalıdan ecrimisil talep edebilir; bu talep ayrı bir davanın konusudur.

Muvazaa ispatlanamazsa dava reddedilir; ancak devir gerçekte bağış ise saklı payı zedelenen mirasçı tenkis isteyebilir. Bu nedenle uygulamada iki talep HMK m.111 uyarınca terditli olarak birlikte ileri sürülür: önce muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil, bu kabul edilmezse tenkis. Terditli dava rehberi bu yapıyı, muris muvazaası tapu iptali ve tescil dava dilekçesi örneği ise dilekçenin tam metnini içerir.

Muvazaa mı, Tenkis mi, Denkleştirme mi?

Miras bırakanın sağlığında bir mirasçısına yaptığı kazandırma karşısında üç yol vardır ve doğru yolu seçmek davanın kaderini belirler. Muvazaa, işlemin geçersizliğine dayanır ve süresizdir. Tenkis, geçerli bir bağışın saklı payı zedelemesi hâlinde TMK m.560 uyarınca saklı pay sahibi mirasçılara tanınmış, süreye bağlı bir yoldur. Denkleştirme, TMK m.669 uyarınca miras bırakanın altsoyuna miras payına mahsuben yaptığı kazandırmaların terekeye geri verilmesini sağlar; muvazaa da, saklı pay ihlali de gerektirmez ama yalnızca altsoy ve mirasçılar arasında işler. Muvazaa ile tenkis arasındaki seçim ve mirasta denkleştirme ayrı rehberlerde ayrıntılı işlenmiştir.

Üç yolun karşılaştırması

ÖlçütMuris muvazaasıTenkisDenkleştirme
DayanakTBK m.19, TMK m.1025, 1974 İBKTMK m.560-571TMK m.669-675
İşlemin durumuGeçersiz (satış gerçek değil, bağış şekle aykırı)Geçerli bağışGeçerli kazandırma
Kim açabilirSaklı paylı olsun olmasın bütün mirasçılarYalnızca saklı paylı mirasçılar (altsoy, ana-baba, eş)Yasal mirasçılar, esas olarak altsoy arasında
SüreYok (Kadastro K. m.12/3 istisnası hariç)1 yıl / 10 yıl (TMK m.571)Paylaşma ile birlikte; ayrı süre öngörülmemiştir
SonuçTapu iptali ve davacı payı oranında tescilSaklı payı aşan kısmın iadesi veya bedeliKazandırmanın terekeye geri verilmesi veya mahsup
KonuTapulu taşınmazHer türlü kazandırma (TMK m.565)Her türlü kazandırma
İspatHer türlü delilKazandırmanın varlığı ve saklı pay hesabıKazandırmanın varlığı ve mahsup iradesi

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile Yapılan Devirler

TBK m.611 uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusu, bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısı da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretmeyi üstlenir. Sözleşme geçerli olduğunda devir karşılıklıdır ve muvazaa söz konusu olmaz. Ancak miras bırakanın bakıma ihtiyacı yokken, ölümüne çok yakın bir tarihte, zaten kendisiyle birlikte yaşayan bir çocuğuyla bu sözleşmeyi yapması ve fiilen bakımın gerçekleşmemesi hâlinde sözleşme, bağışı gizleyen görünürdeki işlem olarak değerlendirilir. Yargıtay, sözleşmenin yapıldığı tarihte miras bırakanın yaşını, sağlığını, bakım ihtiyacını, bakımın fiilen yapılıp yapılmadığını ve devredilen malvarlığı ile bakım karşılığı arasındaki oranı birlikte değerlendirir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve muris muvazaası rehberi bu değerlendirmeyi örneklerle açıklar.

Adım Adım Yol Haritası

  1. Veraset ilamı alın; mirasçı sıfatınız ve payınız belgelenmeden dava açılamaz.
  2. Miras bırakanın ölüm tarihinden geriye doğru tapu kayıtlarını çıkarın: hangi taşınmaz, kime, ne zaman, hangi işlemle ve hangi bedelle devredilmiş.
  3. Devralanın taşınmazı elinde tutup tutmadığını kontrol edin; üçüncü kişiye geçmişse talebiniz tapu iptali değil tazminat olacaktır.
  4. Dava açmadan önce taşınmazın devir tarihindeki ve bugünkü değeri hakkında fikir edinin; harç ve teminat buna göre belirlenir.
  5. Delilleri toplayın: banka kayıtları için mahkemeden müzekkere isteyeceğinizi bilerek tanıkları, murisin gelir ve sağlık durumunu, devralanın ödeme gücünü belgeleyin.
  6. Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde, ihtiyati tedbir talepli, muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis talepli terditli dava açın.
  7. Tedbir kararını alır almaz tapu kaydına şerh işletin.
  8. Bilirkişi ve keşif aşamasında dava değeri belirlendiğinde eksik harcı tamamlayın.
  9. Kararı istinaf ve temyiz süreçlerinde takip edin; kesinleşen kararı tapuya götürerek payınızın tescilini yaptırın.
  10. Tescilden sonra ecrimisil ve ortaklığın giderilmesi için ayrı adımları planlayın.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tapuda “bağış” olarak yapılmış devre muvazaa davası açmak. Bağış açıkça yapılmışsa gizlenen bir şey yoktur; doğru yol tenkis veya denkleştirmedir.
  • Taşınırlar için muvazaa davası açmak. Para, altın ve araç bağışları bu davanın kapsamı dışındadır.
  • Tedbir istemeden dava açmak. Dava sırasında taşınmaz üçüncü kişiye geçerse tapu iptali imkânı kaybolur.
  • Yalnızca muvazaa talep edip tenkisi terditli olarak eklememek. Muvazaa ispatlanamazsa tenkis süresi geçmiş olabilir.
  • Dava değerini düşük göstererek harçtan kaçınmaya çalışmak. Keşifte gerçek değer belirlenir ve harç tamamlattırılır; dava uzar.
  • Miras bırakan sağken dava açmak. Mirasçının beklenen hakkı dava konusu yapılamaz; ölüm beklenir.
  • Yetkili mahkemeyi kendi oturduğunuz yer sanmak. Yetki kesindir: taşınmazın bulunduğu yer.
  • Mirası reddettikten veya feragat ettikten sonra dava açmak. Mirasçı sıfatı yitirilince dava hakkı da yiter.

Muvazaa mı, tenkis mi, denkleştirme mi? Doğru yolu birlikte seçelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

Muris muvazaası ne demektir?

Miras bırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı tapuda satış gibi göstererek devretmesidir. Görünürdeki satış gerçek olmadığı, gizli bağış da resmî şekle uymadığı için işlem geçersizdir (TBK m.19, TMK m.706, 1.4.1974 tarihli İBK).

Mirastan mal kaçırma davasını kimler açabilir?

Saklı pay sahibi olsun olmasın miras hakkı çiğnenen bütün yasal ve atanmış mirasçılar açabilir. Mirası reddeden, mirastan feragat eden, mirasçılıktan çıkarılan veya mirastan yoksun olanlar açamaz.

Muris muvazaası davasında zamanaşımı var mı?

Yoktur. Yolsuz tescilin düzeltilmesi her zaman istenebilir (TMK m.1025). Tek istisna, kadastro tespitinden önceki işlemler için Kadastro Kanunu m.12/3’teki on yıllık süredir.

Muris muvazaası davası hangi mahkemede açılır?

Asliye hukuk mahkemesinde (HMK m.2). Yetki kesindir: dava taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır (HMK m.12).

Muris muvazaası davasında harç ne kadar? (2026)

Harç nispidir; davacının payına düşen taşınmaz değerinin binde 68,31’i karar harcı olup dörtte biri dava açılırken peşin ödenir. Başvurma harcı 732,00 TL’dir. Dava değeri keşifle belirlenir ve harç tamamlattırılır.

Muvazaa nasıl ispat edilir?

Mirasçılar üçüncü kişi konumunda olduğundan senetle ispat kuralıyla bağlı değildir; tanık dâhil her türlü delil kullanılabilir. Bedelin ödenmemesi, murisin satış ihtiyacının olmaması, alıcının ödeme gücünün bulunmaması ve murisin taşınmazı kullanmaya devam etmesi başlıca delillerdir.

Bedel ödenmemişse dava kesin kazanılır mı?

Hayır. Yargıtay, bedelsizliğin başka delillerle desteklenmedikçe tek başına yeterli olmadığını kabul eder; mal kaçırma kastı bütün olguların birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.

Dava kazanılırsa taşınmazın tamamı geri döner mi?

Hayır. Tapu, yalnızca dava açan mirasçının miras payı oranında iptal edilir ve o pay davacı adına tescil edilir. Dava açmayan mirasçıların payı devralanda kalır.

Taşınmaz üçüncü kişiye satılmışsa ne olur?

Üçüncü kişi iyiniyetli ise TMK m.1023 uyarınca kazanımı korunur; tapu iptali yerine davalıdan davacı payına düşen bedel tazminat olarak istenir. Üçüncü kişi muvazaayı biliyorsa TMK m.1024 gereğince korunmaz.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan devir muvazaa sayılır mı?

Bakım fiilen yapılmışsa sayılmaz. Miras bırakanın bakıma ihtiyacı yokken, ölüme yakın tarihte, bakım gerçekleşmeden yapılan devirlerde Yargıtay sözleşmeyi bağışı gizleyen görünürdeki işlem olarak değerlendirebilir.

Para, altın veya araç bağışı için muris muvazaası davası açılır mı?

Hayır. 1974 tarihli karar tapulu taşınmazları kapsar. Taşınır bağışları için denkleştirme (TMK m.669) veya tenkis (TMK m.560) yolu düşünülür.

Muris muvazaası ile tenkis birlikte istenebilir mi?

Evet. HMK m.111 uyarınca terditli dava açılır: önce muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil, kabul edilmezse tenkis. Tenkis süreye bağlı olduğundan bu yapı hak kaybını önler.


Post by Av. Fatma Öztürk