Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ve Muris Muvazaası
25 Temmuz 2026

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ve Muris Muvazaası

Yaşlı veya bakıma muhtaç kişiler, kendilerine bakılması karşılığında mallarını devredebilir. Bu sözleşme geçerli bir yoldur; ancak bazen mirastan mal kaçırma aracına dönüşebilir. Bu sözleşme ivazlı olduğundan kural olarak bağışlama sayılmaz; ancak bakım amacının gerçekliği tartışmaya açıldığında muvazaa iddiası gündeme gelir. Rehber, ölçütleri ve dava yollarını ele alıyor.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle mal mı devredilmiş?

Şekil denetimi, muvazaa ve tenkis stratejisinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kanun ne diyor?

TBK m.611’e göre ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakıp gözetmesi karşılığında bir malvarlığının ya da malın devredilmesini öngören, taraflara karşılıklı borç yükleyen ivazlı bir sözleşmedir. Resmî şekilde (miras sözleşmesi şeklinde) yapılır.

Yargıtay bu kuralı nasıl uyguluyor?

Sözleşme ivazlı olduğundan, gerçek bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi kural olarak muris muvazaası sayılmaz. Ancak Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında; miras bırakanın gerçekte bakıma ihtiyacı yokken ya da üstlenilen bakım ile devredilen malların değeri arasında açık bir orantısızlık varken tüm malvarlığının tek mirasçıya devredilmesi, mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) aracı sayılarak iptal edilebilir. Muris muvazaasının temel ölçütü, içtihadı birleştirme kararında “satış veya ölünceye kadar bakma” sözleşmesi yönünden ortaya konmuştur (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 01.04.1974, E. 1974/1, K. 1974/2).

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Gerçek bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlıdır ve kural olarak muvazaa sayılmaz.
  • Bakım ihtiyacı yoksa ya da devirle bakım arasında orantısızlık varsa, sözleşme muvazaa sayılıp iptal edilebilir.
  • Sözleşmenin gerçek mi yoksa mal kaçırma aracı mı olduğu somut olaya göre değerlendirilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, gerçek bir bakım ilişkisine dayandığında geçerli ve güçlüdür; ancak göstermelikse muris muvazaası olarak iptal edilebilir. Belirleyici olan, bakımın gerçekliği ve dengedir.

Şekil şartı: en sık kaybedilen dava burada kaybediliyor

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi TBK m. 611 vd.’da düzenlenmiştir ve karşılıklı hak ve borç yükleyen ivazlı bir sözleşmedir: bakım alacaklısı malvarlığının tamamını veya bir kısmını devreder, bakım borçlusu ise onu ölünceye kadar bakıp gözetmeyi üstlenir.

TBK m. 612: miras sözleşmesi şekli

Kanun nettir: ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atamasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Miras sözleşmesi ise TMK m. 545 uyarınca resmî vasiyetname şeklinde düzenlenir: taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi resmî memurun ve iki tanığın önünde imzalar.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 1952 tarihli kararında da vurgulandığı üzere kanun, yalnız resmî şekil zorunluluğu getirmekle yetinmemiş, sözleşmeyi düzenleyecek resmî memurları da belirlemiştir; bu bakımdan sulh hâkimleri ve noterler birinci derecede yetkilidir. Uygulamada tapu memuru önünde düzenlenen sözleşmeler de kabul edilmektedir.

Şekle aykırılığın sonucu

Şekle uyulmadan yapılan sözleşme geçersizdir ve buna dayanılarak tapu iptali ve tescil hükmü kurulamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2008/14-70, K. 2008/104 sayılı kararı ile Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin E. 2023/5611, K. 2024/3993 sayılı kararı bu esası açıkça ortaya koymaktadır.

Bir istisna

TBK m. 612 uyarınca sözleşme, Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmışsa, geçerliliği için yazılı şekil yeterlidir.

Bakıma muhtaçlık şart mı?

Hayır. Sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içinde bulunması zorunlu değildir; bu gereksinim sonradan doğabilir veya ölüme kadar çok kısa sürmüş olabilir. Bu durum sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Zira ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, yaşam süresince bakımı gerektiren ve rastlantıya bağlı bir sözleşme türüdür.

Muris muvazaasına konu olur mu?

Evet — ve İçtihadı Birleştirme Kararı bunu açıkça söyler

01.04.1974 tarihli, E. 1974/1, K. 1974/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere muris muvazaasında mirasbırakan, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı hakkında tapu memuru önünde iradesini “satış veya ölünceye kadar bakma akdi” şeklinde açıklamaktadır. Yani bakım sözleşmesi, mirasçılardan mal kaçırmak için kullanılan iki tipik örtüden biridir.

Muvazaa hâlinde sonuç

Görünürdeki ölünceye kadar bakma sözleşmesi tarafların gerçek iradelerine uymadığı için muvazaa nedeniyle, gizlenen bağış sözleşmesi ise resmî şekil koşulundan yoksun olduğu için geçersiz sayılır. Bu davada saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar tapu iptali ve tescil isteyebilir ve talep süreye tabi değildir.

Ama her bakım sözleşmesi muvazaalı değildir

Yargıtay bu noktada dengeli bir ölçüt uygular. Mirasbırakanın taşınmazını sadece bir görünüş yaratmak için değil, samimi olarak bakımının temini amacıyla devrettiği ve bakım borçlusunun karşı edimini fiilen ifa ettiği anlaşılıyorsa, gerçek bakım karşılığı yapılan sözleşmenin muris muvazaası nedeniyle geçersiz olduğundan söz edilemez.

Mahkemenin araştırdığı hususlar

  • Mirasbırakanın gerçekten bakıma ihtiyacı olup olmadığı,
  • Bakım borcunun fiilen ifa edilip edilmediği: birlikte yaşama, sağlık harcamaları, hastane refakati, günlük ihtiyaçların karşılanması,
  • Devrin, terekeden mal kaçırma amaçlı mı yoksa gerçekten bakımı sağlamak amacıyla mı yapıldığı,
  • Devredilen malın değeri ile üstlenilen bakım yükü arasındaki oran,
  • Mirasbırakanın diğer mirasçılarla ilişkisi ve varsa dengeli paylaştırma yapıp yapmadığı.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 20.12.2018 tarihli, E. 2017/4646, K. 2018/15767 sayılı kararında, mirasbırakanın iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve devrin mal kaçırma amaçlı mı yoksa gerçekten bakımı sağlamak amacıyla mı yapıldığının araştırılması gerektiğini vurgulamıştır.

Tenkis mümkün mü? İvazlılık sorunu

Kural: tenkise tabi değildir

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlı bir sözleşme olduğundan, karşılıksız kazandırma sayılmaz ve kural olarak tenkise tabi kılınamaz. Bu, bağışa göre önemli bir farktır.

İstisna: TMK m. 565/4

Buna karşılık, saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı kesin biçimde kanıtlanırsa sözleşme TMK m. 565/4 kapsamında değerlendirilir ve tenkise tabi olur. Bu kanıt sağlanamadığı sürece mirasbırakanın sağlığında yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlı tasarruf sayılır.

TBK m. 615: mirasçıların hakları saklı

Kanun, mirasçıların ölünceye kadar bakma sözleşmesine karşı iptal ve tenkis davası açma haklarının saklı olduğunu ayrıca düzenlemiştir. Yani sözleşmenin ivazlı niteliği, mirasçıların denetim imkânını tümüyle ortadan kaldırmaz.

Bakım alacaklısının güvencesi

TBK m. 613 uyarınca bakım alacaklısı, sözleşmeden doğan haklarını güvence altına almak üzere devrettiği taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir. Bu hak, bakım borçlusunun edimini yerine getirmemesi riskine karşı en etkili önlemdir ve sözleşme yapılırken mutlaka gündeme getirilmelidir.

Bakım yapılmazsa ne olur?

Bakım borçlusu edimlerini yerine getirmezse bakım alacaklısı sözleşmeden dönebilir ve devrettiği malın iadesini isteyebilir. Ancak bunun ön koşulu, ortada geçerli şekilde kurulmuş bir sözleşmenin bulunmasıdır; şekle aykırı bir sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil istenemez.

Dava stratejisi ve pratik noktalar

Mirasçılar açısından

  1. Şekli kontrol edin. Sözleşme resmî memur ve iki tanık önünde miras sözleşmesi şeklinde mi düzenlenmiş? Değilse zaten geçersizdir ve bu, muvazaa tartışmasına girmeden sonuç alınmasını sağlayabilir.
  2. Bakımın fiilen yapılıp yapılmadığını belgeleyin. Hastane kayıtları, refakatçi kayıtları, ikametgâh bilgileri, sağlık harcamaları, tanık beyanları.
  3. Devri tek başına değerlendirmeyin. Mirasbırakanın tüm sağlararası devirlerini çıkarın; dengeli paylaştırma varsa muvazaa iddiası zayıflar.
  4. Terditli dava kurun. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 22.05.1987 tarihli, E. 1986/4, K. 1987/5 sayılı kararı uyarınca önce muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil, kabul edilmezse tenkis talep edilebilir.
  5. Süreleri ayırın. Muvazaa talebi süreye tabi değildir; ancak terditli tenkis talebi TMK m. 571’deki bir yıllık ve on yıllık hak düşürücü sürelere tabidir.

Tapu hâlâ mirasbırakan adınaysa

Bakım borçlusu adına tapuda tesis edilmiş bir kayıt bulunmuyor ve taşınmaz hâlâ bakım alacaklısı adına kayıtlıysa, yalnızca sözleşmenin iptaline hükmedilir; ayrıca tapu iptali ve tescil kararı verilmesine gerek kalmaz.

Sözleşme yapacaklar açısından

  • Sözleşmeyi mutlaka resmî memur ve iki tanık önünde düzenletin; adi yazılı metin geçersizdir.
  • Bakım borcunun içeriğini (barınma, beslenme, giyim, sağlık ve tedavi giderleri) somut olarak yazın.
  • Bakım alacaklısı için yasal ipotek tesisini gündeme getirin.
  • Saklı payların zedelenip zedelenmediğini önceden hesaplayın; edimler arasında aşırı oransızlık, sözleşmenin bağış olarak nitelendirilmesi riskini doğurur.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Sözleşmenin Kanuni Çerçevesi (TBK m.611-614)

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, miras hukuku ile borçlar hukukunun kesiştiği yerde durur. Tanımı ve unsurları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda, şekli ise miras sözleşmesine yapılan atıfla Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenir. Muvazaa tartışmasının yönü, çoğu zaman bu maddelerin lafzında saklıdır.

TBK m.611 sözleşmeyi tanımlar: “Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” Aynı maddenin ikinci fıkrası, bakım borçlusu bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağını belirtir.

Tanımın en kritik yanı şudur: bu sözleşme iki tarafa borç yükleyen ivazlı bir sözleşmedir. Taşınmaz karşılıksız devredilmiş değildir; karşılığı bakım ve gözetim edimidir. Muvazaa iddiasının başarısı, tam da bu karşılığın gerçekten var olup olmadığına bağlıdır.

Güvence: Yasal İpotek Hakkı (TBK m.613)

TBK m.613 bakım alacaklısına önemli bir koruma tanır: bakım borçlusuna bir taşınmazını devretmiş olan bakım alacaklısı, haklarını güvence altına almak üzere bu taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir.

Uygulamada bu hak neredeyse hiç kullanılmaz. Oysa devirden sonra bakımın aksaması hâlinde, taşınmaz üçüncü kişiye satılmış olsa bile alacaklının konumunu koruyan tek araç çoğu zaman budur. Sözleşme düzenlenirken ipoteğin tapuya tescil ettirilmesi, sonradan doğacak uyuşmazlıkta belirleyici olur.

Bakım Borcunun İçeriği (TBK m.614)

Bakım borcunun kapsamı belirsiz değildir. TBK m.614 önce bir sonuç bağlar: bakım alacaklısı, sözleşmenin kurulmasıyla bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış olur. Ardından ölçüyü verir: bakım borçlusu, almış olduğu malların değerine ve bakım alacaklısının daha önce sahip olduğu sosyal duruma göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri ifa etmekle yükümlüdür.

Maddenin üçüncü cümlesi asgari içeriği sayar: bakım borçlusu, bakım alacaklısına özellikle uygun gıda ve konut sağlamak, hastalığında gerekli özenle bakmak ve onu tedavi ettirmek zorundadır.

UnsurKanuni ölçüDayanak
Aile topluluğuna katılmaSözleşmenin kurulmasıyla kendiliğindenTBK m.614/1
Edimin ölçüsüAlınan malın değeri + alacaklının önceki sosyal durumuTBK m.614/2
Asgari içerikUygun gıda, konut, hastalıkta özen, tedavi ettirmeTBK m.614/3

Bu tablo, muvazaa davasında ispat konusunu doğrudan belirler. Bakım borçlusunun bu edimleri hiç ifa etmediği, alacaklının başka bir evde ya da başka bir çocuğun yanında yaşamaya devam ettiği, tedavi masraflarının başkalarınca karşılandığı ortaya konabiliyorsa, sözleşmenin gerçekte bir bakım karşılığı değil bağış görüntüsünü gizlemek için kurulduğu iddiası güç kazanır.

Nafaka Yükümlüsü Yakınların İptal Hakkı (TBK m.615)

Muvazaa iddiası her zaman gerekli olmayabilir; kanun, mirasçı olmayan bazı yakınlara doğrudan iptal hakkı tanır. TBK m.615’e göre bakım alacaklısı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi yüzünden kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getirme imkânını kaybediyorsa, bundan yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilirler.

Hâkime ara bir çözüm de tanınmıştır: sözleşmenin iptali yerine, bakım borçlusunun ifa edeceği edimlerden mahsup edilmek üzere, bakım alacaklısının nafaka yükümlüsü olduğu kişilere nafaka ödemesine karar verilebilir.

Maddenin son cümlesi miras hukuku bakımından belirleyicidir: “Mirasçıların tenkis ve alacaklıların iptal davası açma hakları saklıdır.” Yani ölünceye kadar bakma sözleşmesi, saklı payı zedelediği ölçüde tenkise tabi tutulabilir. Muvazaa ispatlanamasa dahi tenkis yolu açık kalır.

Sözleşmenin Feshi: İki Ayrı Rejim (TBK m.616-617)

Bakım alacaklısı hayattayken sözleşme feshedilebilir. Kanun iki ayrı fesih yolu tanır ve şartları farklıdır.

Önel verilerek fesih (TBK m.616). Tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunur ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunulma amacı güdüldüğünü ispat edemezse, diğer taraf altı ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir.

Maddenin devamı oransızlığın nasıl tespit edileceğini de gösterir: ilgili sosyal güvenlik kurumunca, bakım borçlusuna verilenin değerine denk düşen anapara değeri ile bağlanacak irat arasındaki fark esas alınır. Bu, muvazaa davalarında bilirkişiden istenecek hesabın yöntemini de verir.

Dikkat çekici olan ispat yükünün yer değiştirmesidir: oransızlık ortaya konduğunda, bağış amacı güdüldüğünü ispat yükü fazla alan tarafa düşer. Bu, taşınmazın değeri ile bakım süresi ve niteliği arasında büyük fark bulunan dosyalarda davacının elini güçlendirir.

Önel verilmeksizin fesih (TBK m.617). Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkânsız kılar ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir.

Bu hâlde kusurlu taraf aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat öder. Bakımı üstlenip fiilen ilgilenmeyen borçlunun taşınmazı iade etmesi bu hükme dayanır.

Bakım Borçlusu Önce Ölürse: Bir Yıllık Süre (TBK m.618)

Sözleşmelerde çoğu zaman bakım alacaklısının önce öleceği varsayılır; ancak tersi de olur. TBK m.618 bu ihtimali düzenler: bakım borçlusu ölürse bakım alacaklısı, bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir.

Bu durumda bakım alacaklısı, bakım borçlusunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini, bakım borçlusunun mirasçılarından isteyebilir.

Bir yıllık süre hak düşürücüdür ve pratikte kolayca kaçırılır; çünkü yaşlı bakım alacaklısı çoğu zaman hukuki durumunun değiştiğinin farkına varmaz. Bakım borçlusunun ölümü hâlinde bakım borcunun mirasçılarına geçtiği varsayımıyla beklemek, bu süreyi tüketir.

TBK m.619 ise hakkın niteliğini belirler: bakım alacaklısı hakkını başkasına devredemez. Hak kişiye sıkı sıkıya bağlıdır. Aynı madde, bakım borçlusunun iflası hâlinde alacaklının iflas masasına alacak kaydettirme hakkını ve üçüncü kişilerce yürütülen hacze katılma imkânını da tanır.

Tek bakışta: şekil şartı, muvazaa ve tenkis

Bu dosyaların büyük kısmı esasa hiç girilmeden şekil şartından kaybedilir. Önce ona bakın.

Tablo 1 — Geçerlilik şartları: dosyaların çoğu burada kaybediliyor
KonuKuralDayanak
Sözleşmenin niteliğiMirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmazTBK m.612/1
Miras sözleşmesinin şekliAncak resmî vasiyetname şeklinde yapılabilirTMK m.545
Resmî vasiyetnameyi kim düzenler?Sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş diğer görevli; iki tanık katılırTMK m.532
Tek istisnaDevletçe tanınmış bir bakım kurumunca, yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmışsa yazılı şekil yeterlidirTBK m.612/2
Şekle aykırılığın sonucuGeçersiz sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil hükmü kurulamazYargıtay HGK 6.2.2008, E.2008/14-70, K.2008/104
Bakım alacaklısının güvencesiDevrettiği taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkıTBK m.613
Hakkın devriBakım alacaklısı hakkını başkasına devredemezTBK m.619

Şekil şartı tamamsa sıra ikinci soruya gelir: sözleşme gerçek mi, yoksa bağışı gizleyen bir kılıf mı?

Tablo 2 — Gerçek bakım sözleşmesi mi, gizlenmiş bağış mı?
GöstergeMuvazaa iddiasını güçlendirirMuvazaa iddiasını zayıflatır
Bakım fiilen yapıldı mı?Bakım hiç yapılmamış, taraflar ayrı şehirlerdeDüzenli bakım, birlikte yaşama, sağlık takibi ispatlanıyor
Murisin durumuMuris sözleşme tarihinde bakıma hiç ihtiyaç duymuyor ve kısa süre sonra vefat etmişMuris yaşlı/hasta, gerçek bakım ihtiyacı var
Bakım borçlusunun imkânıBakacak durumda değil (çalışıyor, uzakta, kendisi bakıma muhtaç)Bakım verecek fiilî imkâna sahip
Devredilen malın oranıTerekenin neredeyse tamamı tek kişiye geçmişDevir, verilen bakımla makul orantıda
Tablo 3 — Hangi yol, ne zaman, hangi sürede?
Dava yoluNe zaman işlerSüre
Muris muvazaası (tapu iptali ve tescil)Sözleşme göstermelikse, gizlenen işlem bağışsaHak düşürücü süreye tabi değildir
Şekil eksikliğine dayalı geçersizlikResmî şekil şartı hiç sağlanmamışsaGeçersizlik her zaman ileri sürülebilir
TenkisSözleşme geçerli ve gerçek, ama saklı pay zedelenmişseÖğrenmeden 1 yıl, her hâlde 10 yıl (TMK m.571/1)
Tenkis def’iAleyhe dava açıldığında savunma olarakSüre sınırı yoktur (TMK m.571/son)

Not: Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ivazlı (karşılıklı) niteliği sebebiyle tenkise tabi olup olmadığı ve hangi ölçüde tabi olacağı öğretide tartışmalıdır; somut olayda verilen bakımın değeri belirleyici olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir?

TBK m. 611 vd.’da düzenlenen, taraflarına karşılıklı hak ve borç yükleyen ivazlı bir sözleşmedir. Bakım alacaklısı malvarlığının tamamını veya bir kısmını devreder; bakım borçlusu onu ölünceye kadar bakıp gözetmeyi üstlenir.

Sözleşme hangi şekilde yapılmalıdır?

TBK m. 612 uyarınca mirasçı atamasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. TMK m. 545 uyarınca bu, resmî vasiyetname şeklidir: resmî memur ve iki tanık önünde düzenleme. Adi yazılı sözleşme geçersizdir.

Şekle aykırı sözleşmeye dayanarak tapu alınabilir mi?

Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2008/14-70, K. 2008/104 sayılı kararı uyarınca resmî şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir.

Sözleşme yapılırken bakıma muhtaç olmak şart mı?

Hayır. Sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içinde bulunması zorunlu değildir; bu gereksinim sonradan doğabilir veya çok kısa sürmüş olabilir. Bu durum sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.

Bu sözleşme muris muvazaasına konu olur mu?

Evet. 01.04.1974 tarihli, E. 1974/1, K. 1974/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, mirasbırakanın iradesini satış veya ölünceye kadar bakma akdi şeklinde açıklayabileceğini belirtir. Muvazaa hâlinde saklı pay sahibi olsun olmasın tüm mirasçılar tapu iptali ve tescil isteyebilir.

Her bakım sözleşmesi muvazaalı sayılır mı?

Hayır. Mirasbırakanın taşınmazını sadece bir görünüş yaratmak için değil, samimi olarak bakımının temini amacıyla devrettiği ve bakım borçlusunun edimini fiilen ifa ettiği anlaşılırsa, gerçek bakım karşılığı yapılan sözleşmenin muris muvazaası nedeniyle geçersiz olduğundan söz edilemez.

Bu sözleşme tenkise tabi midir?

Kural olarak hayır; ivazlı bir sözleşme olduğundan karşılıksız kazandırma sayılmaz. Ancak saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı kesin biçimde kanıtlanırsa TMK m. 565/4 kapsamında tenkise tabi olur. TBK m. 615 uyarınca mirasçıların iptal ve tenkis davası açma hakları saklıdır.

Bakım yapılmazsa ne olur?

Bakım borçlusu edimlerini yerine getirmezse bakım alacaklısı sözleşmeden dönebilir ve devrettiği malın iadesini isteyebilir. Ayrıca TBK m. 613 uyarınca bakım alacaklısı, devrettiği taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde anılan yüksek mahkeme kararları gerçek olup künyeleri (esas/karar numarası ve tarih) UYAP, Lexpera ve resmî karar kaynakları üzerinden doğrulanabilir. İçtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Sözleşme sonrası bakım fiilen yapılmışsa muvazaa iddiası zayıflar mı?

Evet. Bakımın fiilen sağlandığının ispatı, sözleşmenin gerçek olduğunu gösteren güçlü bir dayanaktır.

Bakım süresinin kısalığı tek başına muvazaa gösterir mi?

Hayır. Ancak edimler arasında açık orantısızlık doğuruyorsa değerlendirmede dikkate alınır.

Bakım borçlusu yakın akraba ise sonuç değişir mi?

Akrabalık tek başına muvazaa göstermez. Ancak bakım ilişkisinin gerçekliği daha yakından incelenir.

Muvazaa iddiasında hangi deliller toplanır?

Sağlık kayıtları, bakım masraflarına ilişkin belgeler, tanık beyanları ve tarafların ekonomik durumu birlikte değerlendirilir.

Sözleşme noterde yapılmışsa muvazaa iddia edilemez mi?

Edilebilir. Resmî şekilde yapılmış olması, işlemin gerçek iradeyi yansıttığını kesin olarak göstermez.

Muvazaa kabul edilirse taşınmaz ne olur?

Devir işlemi geçersiz sayılır ve taşınmaz terekeye döner; mirasçılar arasında payları oranında paylaşılır.

Post by Av. Fatma Öztürk