Miras Sözleşmesi: Mirasçı Atama ve Belirli Mal Bırakma (TMK 527 vd.)
25 Temmuz 2026

Miras Sözleşmesi: Mirasçı Atama ve Belirli Mal Bırakma (TMK 527 vd.)

Miras sözleşmesi, mirasbırakanın bir kişiyle yaptığı, ölümünden sonra hüküm doğuran iki taraflı ve bağlayıcı bir tasarruftur; geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde (noterde, iki tanıkla) düzenlenmesi zorunludur (TMK 545). Vasiyetnameden farkı: tek taraflı dönülemez. Türleri olumlu miras sözleşmesi ve mirastan feragat sözleşmesidir. Bu rehberde şekil şartını, türleri ve sona erme hâllerini yalın bir dille açıklıyoruz.

Miras planlaması için sözleşme mi düşünüyorsunuz?

Miras sözleşmesinin şekli, türü ve sonuçları için durumunuzu birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Miras sözleşmesi nedir?

Miras sözleşmesi, mirasbırakanın bir veya daha fazla kişi ile yaptığı ve kendi ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere bazı haklar tanımayı veya bazı yükümlülüklerden feragat etmeyi üstlendiği iki taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur. Türk Medeni Kanunu, ölüme bağlı tasarruflar için iki şekil öngörmüştür: mirasbırakanın tek taraflı yaptığı ve her zaman dönebileceği vasiyetname (TMK 531-544) ile iki taraflı, bağlayıcı özelliği olan miras sözleşmesi.

İki kurum sık karıştırılır ama temel farkları nettir. Vasiyetname tek taraflı bir hukuki işlemdir ve mirasbırakan tarafından her zaman değiştirilebilir veya geri alınabilir. Buna karşılık miras sözleşmesi, tarafların karşılıklı iradeleriyle kurulan iki taraflı bir sözleşme olduğundan kural olarak tek taraflı olarak ortadan kaldırılamaz. İşte bu bağlayıcılık, miras sözleşmesini güçlü bir planlama aracı yapar.

Şekil şartı: Resmî vasiyetname (TMK 545)

Miras sözleşmesi, tarafların kendi aralarında yapacakları adi yazılı bir sözleşmeyle kurulamaz. TMK 545 emredici biçimde şöyle der: “Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.”

Uygulamada taraflar birlikte notere başvurur; noter tarafından hazırlanan sözleşmede mirasçı atama, belirli mal bırakma, mirastan feragat veya kararlaştırılan diğer ölüme bağlı tasarruflar açıkça düzenlenir. Bu şekil bir geçerlilik şartıdır: resmi şekle uyulmadan yapılan miras sözleşmeleri kesin hükümsüzdür. Adi yazılı sözleşme, imzalı kâğıt ya da dijital beyan bu şartı karşılamaz.

Olumlu miras sözleşmesi

Olumlu miras sözleşmesi, mirasbırakanın sözleşme yoluyla karşı taraf veya üçüncü bir kişi yararına bağlayıcı bir ölüme bağlı tasarrufta bulunduğu türdür. İki temel biçimi vardır: mirasçı atama (bir kişiyi terekenin tamamı veya belirli bir payı üzerinde mirasçı olarak atama) ve belirli mal bırakma (vasiyet). Örneğin mirasbırakanın bir taşınmazını ölümünden sonra belirli bir kişiye bırakmayı taahhüt etmesi olumlu miras sözleşmesidir. Bu sözleşmeyle yapılan tasarruf, vasiyetnamenin aksine bağlayıcıdır.

Olumsuz miras sözleşmesi: Mirastan feragat

Olumsuz miras sözleşmesi, diğer adıyla mirastan feragat sözleşmesi, gelecekte mirasçı olacak kişinin miras hakkından kısmen veya tamamen vazgeçmesini konu alır. TMK 528 şöyle düzenler: “Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin alt soyu için de sonuç doğurur.”

Bu sözleşme, aile içi malvarlığı planlamasında ve ileride çıkabilecek miras uyuşmazlıklarının önlenmesinde sıkça kullanılır; özellikle aile şirketlerinin tek bir mirasçıya devrinde veya arazi paylaşımında öne çıkar. Dikkat edilmesi gereken kritik nokta: ivazlı (karşılıklı) feragat, aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin altsoyunu da bağlar. Yani feragat edenin çocukları da o mirastan pay alamayabilir; bunun önüne geçmek için sözleşmeye açık hüküm konulmalıdır.

Ehliyet: Tam fiil ehliyeti gerekir

Miras sözleşmesi yapmak, vasiyetnameye göre daha yüksek bir ehliyet gerektirir. Vasiyetname için 15 yaşını doldurmak ve ayırt etme gücüne sahip olmak yeterliyken (TMK 502), miras sözleşmesi için bu yeterli değildir. TMK 503 gereğince miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, ayrıca kısıtlı bulunmamak gerekir; yani tam fiil ehliyeti aranır. Bu nedenle ayırt etme gücüne sahip olsa bile velayet altındaki kişiler ve kısıtlılar miras sözleşmesi yapamaz. Ölüme bağlı tasarrufta bulunmayan karşı taraf bakımından ise genel ehliyet kuralları geçerlidir.

Sona erme, dönme ve iptal

Miras sözleşmesi iki taraflı olduğundan kural olarak tek taraflı dönülemez; ancak çeşitli yollarla sona erebilir. Taraflar yazılı anlaşmayla (ikale) sözleşmeyi her zaman ortadan kaldırabilir. Miras sözleşmesiyle lehine tasarruf yapılan kişi, sözleşmeden sonra mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunursa, mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir (TMK 546). Önemli bir koruma: TMK 546/I uyarınca mirasbırakan, sözleşmeyle bağdaşmayan ölüme bağlı bir tasarruf yapamaz; buna rağmen aykırı bir vasiyetname yapılırsa, sözleşmeden hak kazanan kişi onun iptalini talep edebilir. Ayrıca lehine tasarruf yapılan kişi mirasbırakandan önce ölürse sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar. Son olarak, TMK 557’de sayılan sebeplerin varlığı halinde miras sözleşmesinin iptali için dava açılabilir ve saklı paylar ihlal edilirse TMK 560 vd. uyarınca tenkis talep edilebilir.

Miras Sözleşmesi ile Vasiyetname: Asıl Fark Bağlayıcılıktır

İki ölüme bağlı tasarruf sık karıştırılır. Aralarındaki fark, sonradan vazgeçme imkânında toplanır.

ÖlçütVasiyetnameMiras sözleşmesi
NitelikTek taraflı işlemİki taraflı sözleşme
Geri almaHer zaman serbestçe mümkünTek taraflı geri alınamaz
EhliyetAyırt etme gücü ve belirli yaşTam fiil ehliyeti gerekir
ŞekilResmî, el yazılı veya sözlüYalnızca resmî vasiyetname şeklinde
KullanımSerbest planlamaGüvence verilmesi gereken hâller

İkinci satır sözleşmenin hem gücü hem riskidir. Miras sözleşmesi, karşı tarafa güvence verir; bakım karşılığı mal bırakma gibi düzenlemelerde tercih edilmesinin sebebi budur. Ancak aynı özellik, ilişkiler bozulduğunda miras bırakanı bağlar. Bu nedenle sözleşmeye; hangi hâllerde dönülebileceği, karşı edimin yerine getirilmemesi durumunda ne olacağı ve fesih usulü baştan yazılmalıdır. Bu kayıtlar yoksa çözüm yalnızca dava yoluyla aranır.

Sözleşme Sonrası Tasarruf Serbestisi

Miras sözleşmesi yapmak, malvarlığını dondurmaz. Ancak sınır vardır.

  1. Sağlararası işlemler. Miras bırakan, malvarlığında kural olarak eskisi gibi tasarruf edebilir.
  2. Bağdaşmayan tasarruflar. Sözleşmedeki yükümlülükle bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflara ve bağışlamalara itiraz edilebilir.
  3. Muvazaa. Sözleşmeyi etkisiz kılmak amacıyla yapılan görünürdeki işlemler tartışılabilir.
  4. Tenkis. Saklı paylı mirasçılar bakımından tenkis talepleri ayrıca gündeme gelir.
  5. Koruma. Sözleşmeden hak sahibi olan kişi, gerektiğinde tedbir isteyebilir.

İkinci madde sözleşmenin gerçek koruma alanıdır. Miras bırakan, sözleşmeyle taahhüt ettiği malı sonradan başkasına bağışlarsa; bu işlem kendiliğinden geçersiz olmaz, ancak itiraza açıktır. İtirazın işleyebilmesi için bağışlamanın tarihi, kapsamı ve sözleşmedeki yükümlülükle çeliştiği gösterilmelidir. Bu nedenle sözleşmeden hak sahibi olan kişi; taşınmazlar bakımından tapu kayıtlarını düzenli izlemeli ve devir hâlinde gecikmeden hukuki yola başvurmalıdır.

Mirastan Feragatte Dikkat Edilecekler

Olumsuz miras sözleşmesi, ileride ciddi tartışmalara yol açabilecek bir işlemdir.

KonuAçıklama
İvazlı feragatKarşılık alınarak yapılır; alınan bedel ve tarihi yazılmalıdır
İvazsız feragatKarşılıksızdır; sonuçları farklı değerlendirilir
Altsoya etkiFeragatin çocukları kapsayıp kapsamadığı açıkça belirtilmelidir
Belirli kişi lehineO kişi mirasçı olamazsa feragatin akıbeti tartışılır
AlacaklılarFeragat edenin borçları bakımından ayrı değerlendirme yapılır

Üçüncü satır kuşaklar arası uyuşmazlık doğurur. Feragat edenin çocuklarının da bu işlemle bağlı olup olmadığı, sözleşmede açıkça düzenlenmemişse yıllar sonra tartışma konusu olur. Miras bırakan öldüğünde, feragat edenin çocukları kendi paylarını talep edebilir mi sorusu gündeme gelir ve sonuç, sözleşmenin ivazlı olup olmadığına ve metnin lafzına göre belirlenir. Bu nedenle feragat metnine, altsoyun durumu ayrı bir madde olarak yazılmalıdır.

Şekil şartı bakımından son hatırlatma: miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde yapılmalı; taraflar iradelerini resmî memura aynı anda bildirmeli ve metni memur ile iki tanık önünde imzalamalıdır. Noterde düzenlenmemiş, el yazısıyla yazılmış veya taraflardan biri sonradan imzalamış metinler geçersizdir.

Vasiyetnamenin geçersizliği iddiası ve süreler için vasiyetnamenin iptali rehberimize, saklı pay oranları ve tenkis hesabı için saklı pay hesaplama rehberimize bakabilirsiniz.

Miras Sözleşmesi Nasıl Sona Erer? Dört Yol (TMK m.546-547)

Miras sözleşmesinin bağlayıcılığı mutlak değildir. Kanun, sözleşmeden kurtulmak için dört ayrı yol tanır ve bunların şartları birbirinden tamamen farklıdır.

1. Tarafların anlaşmasıyla. TMK m.546/1: “Miras sözleşmesi, tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir.” Dikkat çekici olan şudur: kurulurken resmî vasiyetname şekli aranan sözleşme, ortadan kaldırılırken yalnızca yazılı şekille sona erdirilebilir. Kuruluş ağır, sona erdirme hafif şekle bağlıdır.

2. Mirasbırakanın tek taraflı ortadan kaldırması. TMK m.546/2 dar bir imkân tanır: miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişinin, mirasbırakana karşı sözleşmenin yapılmasından sonra mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan davranışta bulunduğu ortaya çıkarsa, mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı ortadan kaldırabilir.

İki sınır vardır. Birincisi, davranışın sözleşmeden sonra gerçekleşmiş olması gerekir; önceki olaylar bu yolu açmaz. İkincisi, davranış TMK m.510’daki mirasçılıktan çıkarma sebeplerinden biri olmalıdır — yani ağır suç veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali. Kırgınlık, görüşmeme veya fikir ayrılığı yeterli değildir.

Maddenin son fıkrası şekli belirler: tek taraflı ortadan kaldırma, vasiyetnameler için kanunda öngörülen şekillerden biriyle yapılır. Yani resmî, el yazılı veya (şartları varsa) sözlü vasiyetname şekillerinden biri kullanılmalıdır.

3. Sözleşmeden dönme. TMK m.547: miras sözleşmesi gereğince sağlararası edimleri isteme hakkı bulunan taraf, bu edimlerin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde borçlar hukuku kuralları uyarınca sözleşmeden dönebilir.

Bu hüküm, bakım veya ödeme karşılığı yapılan miras sözleşmelerinde işler. Karşı taraf edimini yerine getirmiyorsa, mirasbırakan borçlar hukuku hükümlerine göre dönme hakkını kullanabilir.

4. Mirasbırakandan önce ölme. Lehine tasarrufta bulunulan kişi mirasbırakandan önce ölürse sözleşme kural olarak sona erer.

YolKim kullanırŞartŞekil
Anlaşmayla kaldırmaHer iki tarafYokYazılı
Tek taraflı kaldırmaMirasbırakanSözleşmeden sonra çıkarma sebebi doğmasıVasiyetname şekillerinden biri
Sözleşmeden dönmeEdim alacaklısıSağlararası edimin ifa edilmemesiBorçlar hukuku kuralları
Önce ölmeLehtarın mirasbırakandan önce ölmesiKendiliğinden

Sonradan Malvarlığı Azalırsa Ne Olur? (TMK m.549)

Miras sözleşmesiyle mirasçı atanan kişi, mirasbırakanın ölene kadar malvarlığını koruyacağını varsayamaz. Peki tasarruf edilebilir kısım sonradan daralırsa sözleşme çöker mi?

TMK m.549 net cevap verir: miras sözleşmesi veya vasiyetnameyle yapılan ölüme bağlı kazandırmalar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmın sonradan daralması yüzünden hükümsüz olmaz; sadece tenkis edilebilir.

Bunun anlamı şudur: sözleşme yapıldığında mirasbırakanın hiç çocuğu yokken sonradan çocuğu doğarsa, saklı paylar devreye girer ve tasarruf oranı daralır. Ancak sözleşme geçersiz hâle gelmez; yalnızca saklı payı aşan kısmı tenkise tabi tutulur.

Lehine miras sözleşmesi yapılan kişi bakımından pratik sonuç açıktır: sözleşme mutlak bir güvence değildir. Mirasbırakanın aile durumundaki değişiklikler ve sağlararası kazandırmaları, sözleşmeden elde edilecek net değeri sonradan düşürebilir.

Miras Sözleşmesi ile Vasiyetname Karşılaştırması

ÖlçütVasiyetnameMiras sözleşmesi
Hukuki nitelikTek taraflı işlemİki taraflı sözleşme
EhliyetAyırt etme gücü + 15 yaş (TMK m.502)Ayırt etme gücü + ergin + kısıtlı olmamak (TMK m.503)
ŞekilResmî, el yazılı veya sözlüYalnız resmî vasiyetname şekli (TMK m.545)
BağlayıcılıkMirasbırakan her zaman dönebilirTek taraflı dönülemez
Ortadan kaldırmaYeni vasiyetname veya yok etmeYazılı anlaşma veya dar şartlarla tek taraflı
Saklı payAşan kısım tenkise tabiAşan kısım tenkise tabi (TMK m.549)

İkinci satırdaki ehliyet farkı sıkça gözden kaçar. TMK m.502 vasiyet için onbeş yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip olmayı yeterli görürken; TMK m.503 miras sözleşmesi için ergin olmayı ve kısıtlı bulunmamayı arar. Onaltı yaşındaki bir kişi geçerli vasiyetname yapabilir, ancak geçerli miras sözleşmesi yapamaz.

Dördüncü satır ise iki kurumun varlık sebebini gösterir. Vasiyetname mirasbırakana esneklik verir; miras sözleşmesi karşı tarafa güvence verir. Bakım karşılığı devir, aile içi planlama veya işletmenin devamını sağlama gibi karşılıklı taahhüt gerektiren durumlarda miras sözleşmesi tercih edilir.

İrade Sakatlığı ve Bir Yıllık Dönme Süresi (TMK m.504)

Ehliyet yerinde olsa bile irade özgür değilse tasarruf ayakta kalmaz. TMK m.504/1: mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir.

Ancak maddenin devamı önemli bir sınır getirir: mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır.

Yani sakatlık kendiliğinden ve sonsuza kadar sonuç doğurmaz. Mirasbırakan durumu öğrendikten sonra bir yıl boyunca sessiz kalırsa, tasarruf geçerli hâle gelir. Bu, ölümden sonra açılacak iptal davasında davalı tarafın en güçlü savunmalarından biridir: mirasbırakan yıllarca yaşadı ve tasarruftan dönmedi.

Maddenin son fıkrası ise düzeltici bir kural içerir: ölüme bağlı tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlinde mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse, tasarruf iptal edilmez, bu arzuya göre düzeltilir. Vasiyetnamede yanlış parsel numarası veya yanlış yazılmış bir isim, gerçek irade belirlenebiliyorsa tasarrufu geçersiz kılmaz.

Miras Sözleşmesi Ne Zaman Doğru Araçtır?

Miras sözleşmesi vasiyetnameden daha ağır bir araçtır: bağlayıcıdır, tek taraflı dönülemez ve yalnızca resmî vasiyetname şeklinde yapılabilir. Bu ağırlık, ancak karşı tarafa güvence verilmesi gereken durumlarda anlamlıdır.

DurumUygun araçSebep
Bakım karşılığı mal devri planlanıyorMiras sözleşmesiBakan tarafın güvenceye ihtiyacı var
Aile işletmesinin devamı sağlanacakMiras sözleşmesiDevralanın uzun vadeli yatırım yapması gerekir
Bir mirasçı payından şimdiden vazgeçiyorMirastan feragat sözleşmesiİki taraflı işlem gerekir
Mirasbırakan esnek kalmak istiyorVasiyetnameHer zaman dönülebilir
Karar henüz netleşmemişVasiyetnameBağlayıcılık erken olur

İlk iki satır, miras sözleşmesinin asıl kullanım alanıdır. Karşı taraf yıllarca emek veya para harcayacaksa, mirasbırakanın her an fikir değiştirebileceği bir vasiyetname yeterli güvence sağlamaz.

Buna karşılık bağlayıcılık, mirasbırakan için ciddi bir kısıttır. Sözleşmeden sonra da malvarlığı üzerinde sağlararası tasarrufta bulunabilir; ancak sözleşmeyle bağdaşmayan kazandırmalar, lehtar tarafından dava konusu edilebilir. Bu nedenle sözleşmeye, mirasbırakanın hangi tasarrufları yapmakta serbest kalacağına ilişkin açık kayıtlar konulması ileride doğacak uyuşmazlıkları önler.

Sözleşme Hazırlanırken Yazılması Gerekenler

Noterde düzenlenecek miras sözleşmesinde aşağıdaki başlıkların açıkça yer alması, sonradan doğacak tartışmaların büyük kısmını baştan kapatır.

BaşlıkNeden yazılmalı
Tarafların kimlik ve sıfatlarıEhliyet şartı TMK m.503’e göre denetlenir
Kazandırmanın konusu ve kapsamıMirasçı atama mı, belirli mal bırakma mı ayrılmalı
Karşı edim ve ifa biçimiTMK m.547’ye göre dönme hakkının şartını belirler
Mirasbırakanın tasarruf serbestisiSağlararası devirlerde uyuşmazlığı önler
Sözleşmenin sona erme hâlleriTMK m.546 dışında ek hâller kararlaştırılabilir
Lehtarın önce ölmesi ihtimaliYedek düzenleme yapılmazsa sözleşme sona erer
Saklı pay uyarısıTMK m.549 uyarınca tenkis riski bilinerek üstlenilir

Son satır, lehine sözleşme yapılan taraf bakımından en önemlisidir. Miras sözleşmesi saklı payları aşamaz; aşarsa tenkis edilir. Sözleşmede bu riskin açıkça belirtilmesi ve gerekirse saklı paylı mirasçıların da sözleşmeye katılarak feragat etmesi, tek gerçek güvencedir.

Altıncı satır da sık atlanır: lehine tasarrufta bulunulan kişi mirasbırakandan önce ölürse sözleşme kural olarak sona erer. Bakım veya yatırım yapmış olan tarafın mirasçılarının korunması isteniyorsa, sözleşmede yedek lehtar veya yapılan harcamaların iadesine ilişkin kayıt bulunmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Miras sözleşmesi nedir, vasiyetnameden farkı nedir?

Miras sözleşmesi, mirasbırakanın bir veya daha fazla kişiyle yaptığı, kendi ölümünden sonra hüküm doğuran iki taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur. En önemli fark bağlayıcılıktır: vasiyetname tek taraflıdır ve mirasbırakan tarafından her zaman değiştirilip geri alınabilir; oysa miras sözleşmesi karşılıklı iradeyle kurulduğundan kural olarak tek taraflı ortadan kaldırılamaz.

Miras sözleşmesi nasıl yapılır, şekil şartı nedir?

TMK 545’e göre miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Taraflar arzularını resmî memura (uygulamada noter) aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar. Adi yazılı sözleşme, imzalı kâğıt veya dijital beyan bu şartı karşılamaz; şekle aykırı miras sözleşmesi kesin hükümsüzdür.

Miras sözleşmesinin türleri nelerdir?

Esas olarak ikiye ayrılır. Olumlu miras sözleşmesi, mirasbırakanın bir kişiyi mirasçı atadığı veya ona belirli bir mal bırakmayı üstlendiği türdür (örneğin bir taşınmazı ölümünden sonra belirli birine bırakma taahhüdü). Olumsuz miras sözleşmesi (mirastan feragat sözleşmesi, TMK 528) ise gelecekte mirasçı olacak kişinin miras hakkından kısmen veya tamamen vazgeçmesini konu alır. Her ikisi de ivazlı (karşılıklı) veya ivazsız olabilir.

Mirastan feragat sözleşmesi feragat edenin çocuklarını da bağlar mı?

Kural olarak evet. TMK 528’e göre bir karşılık sağlanarak yapılan mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. Yani feragat eden kişinin çocukları da o mirastan pay alamayabilir. Feragatin yalnızca sözleşme tarafına özgü tutulması isteniyorsa, sözleşmede buna açıkça yer verilmesi gerekir.

Miras sözleşmesi yapan kişi sonradan vazgeçebilir mi?

Miras sözleşmesi iki taraflı olduğundan kural olarak tek taraflı dönülemez. Ancak istisnalar vardır: Taraflar yazılı anlaşmayla (ikale) sözleşmeyi her zaman ortadan kaldırabilir. Ayrıca miras sözleşmesiyle lehine tasarruf yapılan kişi, sözleşmeden sonra mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunursa, mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir (TMK 546).

Miras sözleşmesi yapıldıktan sonra ona aykırı vasiyetname yapılırsa ne olur?

TMK 546/I uyarınca mirasbırakan, miras sözleşmesiyle bağdaşmayan ölüme bağlı bir tasarruf yapamaz. Buna rağmen sözleşmeye aykırı bir vasiyetname düzenlenirse, sözleşmeden hak kazanan kişi bu vasiyetnamenin iptalini dava yoluyla talep edebilir. Yani geçerli bir miras sözleşmesi, sonradan yapılan aykırı vasiyetnameye üstün gelir.

Miras sözleşmesi yapmak için hangi ehliyet gerekir?

Vasiyetname için 15 yaşını doldurmak ve ayırt etme gücüne sahip olmak yeterliyken, miras sözleşmesi için bu yeterli değildir. TMK 503 gereğince miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, ayrıca kısıtlı bulunmamak gerekir; yani tam fiil ehliyeti aranır. Bu nedenle ayırt etme gücüne sahip olsa bile velayet altındaki kişiler ve kısıtlılar miras sözleşmesi yapamaz.

Miras sözleşmesi ve planlaması için yanınızdayız

Sözleşmenin şekli, türü ve sonuçları için uzman bir miras avukatıyla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Miras sözleşmesi tek taraflı sona erdirilebilir mi?

Kural olarak hayır. Kanunda öngörülen hâller dışında tek taraflı dönme mümkün değildir; taraflar anlaşarak ortadan kaldırabilir.

Sözleşme saklı payları etkiler mi?

Saklı paylı mirasçıların hakları korunur. İhlal hâlinde tenkis talebi gündeme gelir.

Sözleşmeye aykırı tasarruf yapılırsa ne olur?

Kanunda öngörülen talep imkânları değerlendirilir; koşulları varsa iptal istenebilir.

İvazlı feragat sözleşmesi nasıl işler?

Feragat eden bir karşılık alır. Alınan karşılık bakımından denkleştirme ve tenkis değerlendirmesi ayrıca yapılır.

Sözleşmenin iptali istenebilir mi?

Ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya şekle aykırılık iddialarıyla iptal davası açılabilir.

Lehine sözleşme yapılan kişi önce ölürse ne olur?

Sözleşmede yedek düzenleme varsa uygulanır. Yoksa sözleşmenin akıbeti yorum yoluyla belirlenir.

Sözleşme tapuya şerh edilebilir mi?

Taşınmaz devri vaadi içeriyorsa şerh imkânı ayrıca değerlendirilir. Bu, üçüncü kişilere karşı koruma sağlar.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk