Ne yaşandı?
Evli bir kişi vefat ediyor ve geride eşi ile çocukları kalıyor. Aile, doğrudan tüm malları miras olarak paylaşmaya çalışıyor; ancak sağ kalan eşin, miras payından ayrı olarak evlilik birliği boyunca edinilen mallar üzerinde bir hakkı olup olmadığı belirsiz kalıyor. Rehber, mal rejimi tasfiyesi ile miras paylaşımının sırasını örnek hesapla açıklıyor.
Mal rejimi hesabı yapılmadan mı miras paylaşıldı?
Katılma alacağı, değer artış payı ve pay hesabında Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Hukuki durum
Eşlerden birinin ölümüyle, eşler arasındaki mal rejimi sona erer (Türk Medeni Kanunu m. 225). Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, önce mal rejiminin tasfiyesi yapılır: sağ kalan eş, kural olarak diğer eşin edindiği malların artık değerinin yarısı üzerinde “katılma alacağı” hakkına sahiptir (m. 236). Bu alacak bir miras hakkı değildir; mirastan önce ayrılır.
Yani sağ kalan eş çoğu zaman iki ayrı hak elde eder: önce mal rejiminden doğan katılma alacağı, ardından terekenin kalanı üzerinden gelen miras payı. Mal rejimi tasfiyesi yapılmadan miras paylaşımına geçilmesi, sağ kalan eşin önemli bir hakkının gözden kaçmasına yol açabilir.
Eşler bir mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim (örneğin mal ayrılığı) seçmişlerse hesap değişir. Katılma alacağında, miras ya da bağış yoluyla edinilen kişisel mallar ile evlilik içinde edinilen mallar titizlikle ayrılır; yalnızca edinilmiş malların artık değeri paylaşıma girer.
Ne yapmalısınız?
Evlilik süresince edinilen malları (gayrimenkul, araç, banka hesapları) ve bunların edinme tarihlerini belirleyin. Mal rejimi tasfiyesi ile miras paylaşımının sırayla ve doğru yürütülmesi için bir avukata danışmanız önemlidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Sıra neden önemli: iki ayrı hak, iki ayrı hesap
Evli bir kişi öldüğünde ortaya tek bir paylaşım değil, art arda gelen iki işlem çıkar. Bu sıra bozulduğunda sağ kalan eşin en büyük hakkı gözden kaçar.
Birinci aşama: mal rejiminin tasfiyesi
TMK m. 225 uyarınca mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle sona erer. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, TMK m. 236/1 uyarınca her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur; karşılıklı alacaklar takas edilir.
Bu alacağın hukuki niteliği kritiktir: katılma alacağı bir miras hakkı değildir. Kanundan doğan kişisel bir alacaktır ve terekenin pasifinde yer alır. Yani terekeden önce çıkar; mirasçılar arasında paylaşılacak olan, bu alacak ayrıldıktan sonra kalan tutardır.
İkinci aşama: miras paylaşımı
Kalan tereke, TMK m. 495 vd. hükümlerine göre paylaşılır. Sağ kalan eş burada da mirasçıdır: TMK m. 499 uyarınca altsoyla birlikte mirasın dörtte birini alır. Sonuç olarak sağ kalan eş iki ayrı kalem elde eder: önce katılma alacağı, sonra miras payı.
Basit bir örnek
Ölen eşin edinilmiş mallarının artık değeri 4.000.000 TL, sağ kalan eşin artık değeri 0 olsun. Terekede başka mal bulunmadığını, geride eş ve iki çocuk kaldığını varsayalım. Sağ kalan eş önce katılma alacağı olarak 2.000.000 TL alır. Kalan 2.000.000 TL tereke olarak paylaşılır: eşe 1/4 ile 500.000 TL, her çocuğa 750.000 TL düşer. Eşin toplam eline geçen 2.500.000 TL olur. Tasfiye atlanıp doğrudan miras paylaşılsaydı eşin payı yalnızca 1.000.000 TL olurdu.
Hangi mallar hesaba girer, hangileri girmez?
Edinilmiş mallar (TMK m. 219)
- Eşin çalışmasının karşılığı olan edinimler (maaş, ücret, ikramiye, serbest meslek geliri),
- Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının ya da personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
- Kişisel malların gelirleri (kişisel bir taşınmazın kirası, kişisel paranın faizi, temettü),
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler.
Kişisel mallar (TMK m. 220)
- Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
- Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan malvarlığı değerleri,
- Evlilik içinde miras yoluyla veya herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler,
- Manevi tazminat alacakları,
- Kişisel malların yerine geçen değerler.
Kişisel mallar tasfiyeye girmez; ancak gelirleri edinilmiş mal sayılır. Bu ayrım, miras yoluyla gelen bir dükkânın kirası gibi kalemlerde doğrudan sonucu değiştirir.
İspat yükü kimde? — TMK m. 222
Bu madde hesabın kaderini belirler: belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır. Ve en önemlisi: bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar “edinilmiş mal” kabul edilir.
Yani “bu ev benim kişisel malım” diyen tarafın bunu belgelemesi gerekir; belgeleyemezse mal edinilmiş sayılır ve yarısı karşı tarafa geçer.
Hesap nasıl yapılır ve hangi tarih esas alınır?
Zincir
- Ölüm tarihinde mevcut mallar belirlenir (TMK m. 225: rejim ölümle sona erer).
- Eklenecek değerler hesaba katılır (TMK m. 229): katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler ve karşılıksız kazandırmalar.
- Denkleştirme yapılır (TMK m. 230): bir mal kesiminden diğerine yapılan kaymalar düzeltilir.
- Edinilmiş mallara ilişkin borçlar çıkarılır ve artık değer bulunur (TMK m. 231). Bu hesapta değer kayıpları dikkate alınmaz; artık değer eksi çıkmaz.
- Artık değerin yarısı üzerinde diğer eşin katılma alacağı doğar (TMK m. 236/1).
Hangi tarihteki değer?
TMK m. 232 ve 235 uyarınca mallar sürüm değerleriyle ve tasfiye anındaki durumlarına göre değerlendirilir. Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihi olarak kabul edilmektedir. Bunun pratik sonucu şudur: 2010’da alınmış bir dairenin o günkü bedeli değil, karara en yakın tarihteki güncel değeri esas alınır.
Tapu kimin adına olursa olsun
Katılma alacağı kanundan doğan bir haktır. Bu hakkı talep eden eşin gelirinin olması ya da malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunmuş olması gerekmez. Taşınmaz tamamen ölen eşin adına kayıtlı olsa dahi sağ kalan eş artık değerin yarısını isteyebilir.
Rejim farklıysa veya evlilik 2002 öncesiyse
Sözleşmeyle başka rejim seçilmişse
Eşler noterde bir mal rejimi sözleşmesiyle mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı seçmişlerse hesap tamamen değişir. Örneğin mal ayrılığında katılma alacağı doğmaz; bu durumda ancak katkı payı veya değer artış payı gibi başka talepler gündeme gelebilir. İlk yapılacak iş, noterden mal rejimi sözleşmesi bulunup bulunmadığının araştırılmasıdır.
01.01.2002 öncesi evlilikler
Bu, uygulamada en sık atlanan noktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 01.01.2002’de yürürlüğe girmiştir. 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında o tarihe kadar tâbi oldukları mal rejimi devam eder; eşler bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.
Sonuç: 2002 öncesinde evlenmiş çiftlerde evlilik iki döneme bölünür. 01.01.2002’ye kadarki dönem eski rejime (mal ayrılığı) tabidir ve bu dönem için katılma alacağı değil, katkı payı alacağı istenebilir. 01.01.2002’den sonraki dönem ise edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir. Malın hangi dönemde ve hangi kaynakla edinildiği bu yüzden ayrıca belirlenmelidir.
Ne yapmalı?
- Evlilik ve ölüm tarihlerini, varsa mal rejimi sözleşmesini tespit edin.
- Tapu, trafik, banka, SGK ve şirket kayıtlarından malvarlığının edinme tarihleriyle birlikte dökümünü çıkarın.
- Miras yoluyla veya bağışla gelen malları ve bunların gelirlerini ayrı gösterin.
- Mal rejimi tasfiyesi tamamlanmadan miras paylaşımına geçmeyin.
Sayısal Örnek: Mal Rejimi Önce, Miras Sonra
Sıranın neden bu kadar önemli olduğu, somut bir hesapla netleşir. Anne vefat etmiş; geride eş (baba) ve iki çocuk kalmış olsun.
Edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli. Annenin edinilmiş malları 3.000.000 TL, babanın edinilmiş malları 1.000.000 TL. Kişisel mal ve borç yok.
| Adım | İşlem | Tutar |
|---|---|---|
| 1 | Annenin artık değeri | 3.000.000 TL |
| 2 | Babanın katılma alacağı (yarısı) | 1.500.000 TL |
| 3 | Babanın artık değeri | 1.000.000 TL |
| 4 | Annenin (terekenin) katılma alacağı (yarısı) | 500.000 TL |
| 5 | Netleştirme: baba terekeden alacaklı | 1.000.000 TL |
| 6 | Mirasa konu tereke | 2.000.000 TL |
Beşinci satır iki yönlü hesabın sonucudur: babanın 1.500.000 TL alacağından, terekenin ondan olan 500.000 TL alacağı düşülür ve net 1.000.000 TL kalır.
Altıncı satır ise mirasın başladığı noktadır: 3.000.000 TL’lik malvarlığından katılma alacağı ayrıldıktan sonra kalan 2.000.000 TL miras paylarına konu olur.
| Mirasçı | Miras payı | Tutar |
|---|---|---|
| Baba (sağ kalan eş) | 1/4 | 500.000 TL |
| Birinci çocuk | 3/8 | 750.000 TL |
| İkinci çocuk | 3/8 | 750.000 TL |
Babanın toplam alacağı: 1.000.000 TL katılma alacağı + 500.000 TL miras payı = 1.500.000 TL.
Sıra ters kurulup 3.000.000 TL doğrudan miras olarak paylaştırılsaydı, baba yalnızca 750.000 TL alırdı. Aradaki fark, katılma alacağının hesaba katılıp katılmamasından doğar.
Hangi Mallar Hesaba Girer, Hangileri Girmez?
| Mal | Niteliği | Dayanak |
|---|---|---|
| Evlilik içinde çalışma karşılığı edinilen | Edinilmiş mal | TMK m.219 |
| SGK ve sosyal yardım ödemeleri | Edinilmiş mal | TMK m.219 |
| Kişisel malların gelirleri | Edinilmiş mal | TMK m.219 |
| Evlilikten önce sahip olunan | Kişisel mal | TMK m.220 |
| Miras veya bağış yoluyla edinilen | Kişisel mal | TMK m.220 |
| Kişisel kullanıma yarayan eşya | Kişisel mal | TMK m.220 |
| Manevi tazminat alacakları | Kişisel mal | TMK m.220 |
| Kişisel mal yerine geçen değerler | Kişisel mal | TMK m.220 |
Beşinci satır uygulamada belirleyicidir: evlilik sırasında miras yoluyla edinilen taşınmaz kişisel maldır ve katılma alacağı hesabına girmez. Ancak o taşınmazın kirası (üçüncü satır) edinilmiş maldır.
Üçüncü satır bu nedenle sıkça atlanır: kişisel malın kendisi hesaba girmez ama geliri girer. Miras kalan dükkânın yıllardır tahsil edilen kirası edinilmiş mal sayılır.
Sekizinci satır ise ikame değerleri kapsar: kişisel mal satılıp yerine başka bir mal alınmışsa, yeni mal da kişisel mal sayılabilir. Ancak bu, ikame ilişkisinin ispatına bağlıdır.
TMK m.222 ispat kuralını verir: belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür; ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır. Ayrıca bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.
Son cümle hesabın yönünü belirler: kişisel mal iddiasında bulunan taraf bunu ispatlamak zorundadır; ispatlayamazsa mal edinilmiş sayılır ve katılma alacağı hesabına girer.
Rejim Farklıysa veya Evlilik 2002 Öncesiyse
Katılma alacağı hesabı, mal rejiminin türüne bağlıdır. Yanlış rejim üzerinden yapılan hesap dosyayı baştan hatalı kurar.
| Durum | Uygulanacak rejim | Sonuç |
|---|---|---|
| 1 Ocak 2002 sonrası evlilik | Edinilmiş mallara katılma | Katılma alacağı doğar |
| 2002 öncesi evlilik, sözleşme yok | 2002’ye kadar mal ayrılığı, sonrası katılma | Dönemsel hesap |
| Mal ayrılığı sözleşmesi var | Mal ayrılığı | Katılma alacağı doğmaz |
| Paylaşmalı mal ayrılığı | Sözleşmeye göre | Kendi kuralları |
| Mal ortaklığı | Sözleşmeye göre | Kendi kuralları |
İkinci satır uygulamada en karmaşık hesabı gerektirir: 2002 öncesi evliliklerde, eşler aksini kararlaştırmamışsa 1 Ocak 2002 tarihine kadar önceki rejim, bu tarihten sonra edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.
Bu nedenle 2002 öncesi edinilmiş mallar ile sonrası ayrı ayrı değerlendirilir ve katılma alacağı yalnızca 2002 sonrası edinilen mallar üzerinden hesaplanır.
Üçüncü satır ise hesabı tümüyle ortadan kaldırır: geçerli bir mal ayrılığı sözleşmesi varsa katılma alacağı doğmaz ve terekenin tamamı doğrudan miras paylarına konu olur.
Bu nedenle dosyanın ilk adımı, evlilik tarihi ve mal rejimi sözleşmesi bulunup bulunmadığının tespitidir. Sözleşme varsa noter kayıtlarından, evlilik tarihi ise nüfus kayıtlarından öğrenilir.
Hesapta Esas Alınan Tarih
| Konu | Esas alınan an | Dayanak |
|---|---|---|
| Rejimin sona ermesi | Ölüm tarihi | TMK m.225 |
| Malların değerlendirilmesi | Tasfiye anındaki değer | TMK m.235 |
| Tenkis hesabı | Ölüm anı | TMK m.507, m.575/2 |
| Paylaşmada özgüleme | Paylaşma zamanı | TMK m.657 |
Birinci ve ikinci satır arasındaki fark sıkça karıştırılır: rejim ölümle sona erer, ancak malların değeri tasfiye anına göre belirlenir. Aradan geçen sürede değer artışı katılma alacağını etkiler.
TMK m.225/1: mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle sona erer. Boşanma davası devam ederken ölüm hâlinde ise m.225/2 uyarınca rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Üçüncü satır ise farklı bir hesaptır: tenkiste ölüm anındaki değer esastır. Aynı taşınmaz için katılma alacağı hesabında ve tenkis hesabında farklı değerler çıkabilir.
Bilirkişi raporunda hangi anın kullanıldığı bu nedenle denetlenmeli; yanlış an kullanılmışsa süresinde itiraz edilmelidir.
Katılma Alacağı ile Miras Payı Farkı
| Ölçüt | Katılma alacağı | Miras payı |
|---|---|---|
| Niteliği | Alacak hakkı | Mirasçılık hakkı |
| Kaynağı | Mal rejimi | Kanuni mirasçılık |
| Sıra | Terekeden önce ayrılır | Kalan üzerinden |
| Mirası reddederse | Talep edebilir | Alamaz |
| Tereke borçlarına karşı | Alacaklı konumunda | Sorumlu |
| Dayanak | TMK m.231, m.236 | TMK m.499 |
Dördüncü satır borca batık terekelerde belirleyicidir: sağ kalan eş mirası reddetse dahi katılma alacağını talep edebilir. Bu alacak mirasçılıktan değil mal rejiminden doğar.
Yani borçlu bir eşin ölümünde sağ kalan eş, mirası reddederek tereke borçlarından kurtulabilir ve aynı zamanda katılma alacağını isteyebilir.
Beşinci satır bu sonucu güçlendirir: katılma alacağı bakımından sağ kalan eş terekenin alacaklısı konumundadır; tereke borçları arasında sıraya girer ve miras paylarından önce karşılanır.
Üçüncü satır ise hesabın sırasını gösterir ve en sık yapılan hatayı önler: önce mal rejimi tasfiye edilir, sonra kalan tereke miras paylarına bölünür.
Talep Edilmezse Ne Olur?
Katılma alacağı, mahkeme tarafından resen dikkate alınmaz. Sağ kalan eş bu talebi ileri sürmezse, tereke doğrudan miras paylarına bölünür ve eş ciddi bir kayba uğrar.
| Durum | Sağ kalan eşin alacağı |
|---|---|
| Katılma alacağı talep edilmiş | Katılma alacağı + miras payı |
| Talep edilmemiş | Yalnız miras payı |
Fark çoğu dosyada iki katından fazladır. Yukarıdaki örnekte talep edilmediğinde baba 1.500.000 TL yerine 750.000 TL alırdı.
Bu nedenle sağ kalan eşin bulunduğu her miras dosyasında ilk kontrol, mal rejiminin tasfiye edilip edilmediğidir. Paylaşma davası açılırken bu talep ayrıca ve açıkça ileri sürülmelidir.
Talep ayrı bir dava olarak da açılabilir; ancak paylaşma davasıyla birlikte yürütülmesi hem zaman hem masraf tasarrufu sağlar.
Tek bakışta: mal rejimi önce, miras sonra
Evli bir kişi vefat ettiğinde iki ayrı hesap yapılır ve sırası önemlidir: önce mal rejimi tasfiye edilir, ancak ondan sonra kalan net tereke miras olarak paylaşılır.
| Aşama | Ne yapılır? | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 · Mal rejimi tasfiyesi | Sağ kalan eşin katılma alacağı hesaplanır ve terekenin borcu olarak düşülür | TMK m.231 · m.236 |
| 2 · Net tereke | Katılma alacağı ve diğer borçlar düşüldükten sonra kalan tutar | TMK m.507 |
| 3 · Miras payları | Net tereke, zümre ve eş payı kurallarına göre paylaşılır | TMK m.495-499 |
| Ölçüt | Katılma alacağı | Miras payı |
|---|---|---|
| Hukuki niteliği | Mal rejiminden doğan alacak | Mirasçılıktan doğan pay |
| Kaynağı | Evlilik birliği içinde edinilen mallar | Mirasbırakanın malvarlığı |
| Hesap sırası | Önce — terekeden düşülür | Sonra — kalan üzerinden |
| Eş mirasçı değilse | Yine talep edilebilir | Talep edilemez |
| Oran | Diğer eşin artık değerinin yarısı | Altsoyla 1/4, ana-baba ile 1/2, büyük ana-baba ile 3/4 |
| Dayanak | TMK m.236/1 | TMK m.499 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Artık değer | Edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar düşülerek bulunur; kişisel borçlar düşülmez | TMK m.231 |
| Değerleme | Rejimin sona erdiği sıradaki durum, tasfiye tarihindeki sürüm değeri | TMK m.235/1 |
| Kişisel mallar | Rejim öncesi mallar, miras veya karşılıksız kazanılanlar, manevi tazminat alacakları, kişisel kullanıma özgü eşya | TMK m.220 |
| Değer artış payı | Bir eşin diğerinin kişisel malına katkısı varsa ayrı bir alacak doğar | TMK m.227 |
| Aile konutu | Sağ kalan eş, aile konutu ve ev eşyası üzerinde özel talep hakkına sahiptir | TMK m.240 · m.652 |
| Rejimin başlangıcı | Yasal mal rejimi 1 Ocak 2002‘den itibaren; öncesi mal ayrılığı | TMK m.202 |
Sıkça Sorulan Sorular
Sağ kalan eş mirastan önce ne alır?
Katılma alacağını alır. TMK m. 225 uyarınca mal rejimi ölümle sona erer ve önce tasfiye edilir; TMK m. 236/1 uyarınca sağ kalan eş diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Bu alacak terekenin pasifinde yer alır ve mirastan önce ayrılır.
Katılma alacağı miras payı mıdır?
Hayır. Kanundan doğan kişisel bir alacak hakkıdır, miras hakkı değildir. Bu nedenle sağ kalan eş iki ayrı kalem elde eder: önce katılma alacağı, ardından TMK m. 499’a göre hesaplanan miras payı.
Hangi mallar tasfiyeye girer?
TMK m. 219’daki edinilmiş mallar girer: çalışma karşılığı edinimler, sosyal güvenlik ödemeleri, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler. TMK m. 220’deki kişisel mallar girmez; ancak kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılır.
Miras yoluyla gelen mal paylaşıma girer mi?
Hayır. TMK m. 220 uyarınca evlilik içinde miras yoluyla veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri kişisel maldır. Ancak bu malın kira veya faiz gibi gelirleri edinilmiş mal sayılır ve hesaba girer.
Bir malın kişisel mal olduğunu kim ispatlar?
TMK m. 222 uyarınca belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden ispatla yükümlüdür. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir; hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır.
Tapu ölen eşin adınaysa hak doğar mı?
Evet. Katılma alacağı kanundan doğar; talep eden eşin gelirinin olması veya malın edinilmesine katkıda bulunmuş olması gerekmez. Taşınmaz tamamen ölen eşin adına kayıtlı olsa dahi artık değerin yarısı istenebilir.
Hangi tarihteki değer esas alınır?
TMK m. 232 ve 235 uyarınca mallar sürüm değerleriyle ve tasfiye anındaki durumlarına göre değerlendirilir. Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihi olarak kabul edilmektedir; edinme tarihindeki bedel değil güncel değer esas alınır.
Evlilik 2002’den önceyse ne değişir?
Evlilik iki döneme bölünür. 4722 sayılı Kanun m. 10 uyarınca 01.01.2002’ye kadarki dönemde eşlerin o tarihe kadar tâbi oldukları rejim devam eder; bir yıl içinde başka rejim seçilmemişse bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimi seçilmiş sayılır.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Miras Hukuku Rehberi
- Ölümle Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Sağ Kalan Eşin Katılma AlacağıHesabın ayrıntıları ve dava
- Sağ Kalan Eşin Aile Konutu ve Ev Eşyası Üzerindeki Hakkı
- Yasal Mirasçılık ve Miras Payları: Zümre Sistemi
- Ziynet Eşyası ve Kişisel Malların Mirasta Durumu
- Mal Rejiminde Kişisel Mallar Nelerdir? (TMK 220)
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
Katılma alacağı hesabı kim tarafından yapılır?
Uyuşmazlık hâlinde mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılır. Edinilmiş mallar ve kişisel mallar ayrıştırılarak hesap kurulur.
Sağ kalan eş hem katılma alacağı hem miras payı alabilir mi?
Evet. Katılma alacağı mal rejiminden, miras payı ise miras hukukundan doğar; ikisi birbirinden bağımsızdır.
Mal rejimi tasfiyesi ne zaman istenmeli?
Ölümle mal rejimi sona erer ve tasfiye talep edilebilir. Paylaşımdan önce tasfiyenin yapılması, hesabın doğru kurulması bakımından önemlidir.
Katılma alacağı diğer mirasçılardan mı istenir?
Talep terekeye yöneltilir. Tereke, önce mal rejiminden doğan alacak karşılandıktan sonra mirasçılar arasında paylaşılır.
Sağ kalan eş konutta oturmaya devam edebilir mi?
TMK m.652 uyarınca sağ kalan eş, birlikte yaşadıkları konut ve ev eşyası üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet tanınmasını isteyebilir.
Tasfiye yapılmadan paylaşım yapılırsa ne olur?
Sağ kalan eşin alacağı gözetilmeden yapılan paylaşım eksik kalır ve sonradan hesaplaşma talebi doğar.


