Ölümle Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Sağ Kalan Eşin Katılma Alacağı (TMK 225, 236)
25 Temmuz 2026

Ölümle Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Sağ Kalan Eşin Katılma Alacağı (TMK 225, 236)

Evli bir kişinin ölümünde sıkça yapılan bir hata, tüm malların doğrudan miras olarak paylaşılmasıdır. Oysa miras paylaşımından önce, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiye edilmesi gerekir. Sağ kalan eşin katılma alacağı bir miras hakkı değildir; tereke dışına önce bu alacak çıkarılır, miras payları kalan üzerinden hesaplanır. Rehber, iki hesabın sırasını açıklıyor.

Katılma alacağınız hesaplanmadan miras mı paylaşıldı?

Mal rejimi tasfiyesi, değer artış payı ve katılma alacağında Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kanun ne diyor?

Türk Medeni Kanunu m. 225’e göre, eşlerden birinin ölümüyle mal rejimi sona erer. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, m. 236 uyarınca her eş (ya da ölen eşin yerine mirasçıları), diğer eşin edindiği malların artık değerinin yarısı oranında “katılma alacağı” hakkına sahiptir. Bu alacak bir miras hakkı değildir; mal rejiminden doğar ve miras paylaşımından önce hesaplanıp ayrılır.

Uygulamada durum

Bunun pratik sonucu şudur: sağ kalan eş çoğu zaman iki ayrı hak elde eder. Önce mal rejiminin tasfiyesiyle katılma alacağı belirlenir; bu, terekeden ayrılır. Ardından kalan tereke, sağ kalan eş de dahil olmak üzere mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır. Yani sağ kalan eş hem katılma alacağını hem de miras payını alır.

Mal rejimi tasfiyesi yapılmadan doğrudan miras paylaşımına geçilmesi, sağ kalan eşin katılma alacağının gözden kaçmasına ve önemli bir hak kaybına yol açabilir. Hangi malların edinilmiş mal sayılacağı ve artık değerin nasıl hesaplanacağı teknik bir incelemeyi gerektirir.

Katılma alacağı hesabında, kişisel mallar (miras, bağış ve manevi tazminat gibi) ile edinilmiş mallar ayrılır; yalnızca edinilmiş malların artık değeri paylaşıma konu olur. Eşler bir sözleşmeyle başka bir mal rejimi seçmişlerse, hesap buna göre değişir.

Pratik sonuç

Evlilik boyunca edinilen malları ve edinme tarihlerini belirleyin; mal rejimi tasfiyesi ile miras paylaşımının sırayla yürütülmesini sağlayın. Bu hesap karmaşık olduğundan, bir avukatla ilerlemeniz hak kaybını önler.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Katılma alacağının hukuki niteliği

TMK m. 225 uyarınca mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle sona erer ve sona erme anı ölüm tarihidir. Bu andan itibaren yapılması gereken, mirasın paylaşılması değil mal rejiminin tasfiyesidir.

Alacak hakkı, ayni hak değil

Katılma alacağı kişisel bir alacak hakkıdır. Sağ kalan eşe belirli bir mal üzerinde mülkiyet veya başka bir aynî hak vermez; talep, bir para alacağına yöneliktir. Bu nedenle sağ kalan eş “şu daire benim oldu” diyemez; artık değerin yarısı kadar alacaklı hâle gelir.

Terekenin pasifinde yer alır

Katılma alacağı mirastan doğmadığı için terekenin aktifine değil pasifine yazılır. Mirasçılar arasında paylaşılacak olan, bu alacak düşüldükten sonra kalan tutardır. Tasfiye yapılmadan miras paylaşımına geçilmesi, sağ kalan eşin en büyük hakkının kaybına yol açar.

İki yönlü işler

TMK m. 236/1 uyarınca her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir ve karşılıklı alacaklar takas edilir. Yani hesap tek yönlü değildir: sağ kalan eşin de artık değeri varsa, ölen eşin mirasçıları da ondan alacak talep edebilir ve iki alacak birbirinden mahsup edilir.

Katkı şartı yoktur

Katılma alacağı kanundan kaynaklanır. Bu hakkı talep eden eşin gelirinin olması veya söz konusu malvarlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunmuş olması gerekmez.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Hesap zinciri ve örnek

Adım adım

  1. Malların ayrıştırılması: TMK m. 219 edinilmiş mallar ile TMK m. 220 kişisel mallar ayrılır. TMK m. 222 uyarınca bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir; ispat yükü kişisel mal iddiasında bulunandadır.
  2. Eklenecek değerler (TMK m. 229): Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler ve karşılıksız kazandırmalar hesaba eklenir.
  3. Denkleştirme (TMK m. 230): Bir mal kesiminden diğerine yapılan kaymalar düzeltilir.
  4. Artık değer (TMK m. 231): Edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarılır. Değer kayıpları dikkate alınmaz.
  5. Katılma alacağı (TMK m. 236/1): Artık değerin yarısı.

Değerleme anı

TMK m. 232 ve 235 uyarınca mallar sürüm değerleriyle ve tasfiye anındaki durumlarına göre değerlendirilir; Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihi kabul edilir.

Örnek

Ölen eşin adına kayıtlı ve evlilik içinde satın alınmış bir daire, karar tarihine yakın değerlemede 6.000.000 TL olsun. Daire için kullanılan ve ödenmemiş konut kredisi bakiyesi 1.000.000 TL olsun. Ölen eşe miras yoluyla kalmış 2.000.000 TL değerindeki tarla ise kişisel mal olduğundan hesaba girmez; ancak bu tarlanın biriken 200.000 TL kira geliri edinilmiş maldır ve hesaba girer.

Edinilmiş mallar toplamı 6.200.000 TL, ilgili borç 1.000.000 TL, artık değer 5.200.000 TL. Sağ kalan eşin katılma alacağı 2.600.000 TL olur. Rakamlar yalnızca hesabın işleyişini göstermek içindir.

Dava: kim, kime, nerede — ve 2026’da değişen usul

Taraflar ve mahkeme

Davayı sağ kalan eş açar; davalı ölen eşin diğer mirasçılarıdır. Mal rejiminden kaynaklanan tasfiye ve alacak davaları aile mahkemesinde görülür. Talep bir para alacağına yönelik olduğundan, dava sonunda malın aynına değil bedele hükmedilir.

Süre

Katılma alacağı için özel bir zamanaşımı öngörülmemiştir; talep, TBK m. 146’daki on yıllık genel zamanaşımına tabidir ve süre mal rejiminin sona erdiği tarihten, yani ölüm tarihinden işlemeye başlar.

Dikkat: belirsiz alacak davası kaldırıldı

Katılma alacağının miktarı dava açılırken çoğu zaman bilinmediğinden, bu davalar uygulamada uzun süre belirsiz alacak davası olarak açılmıştı. Bu yol artık kapanmıştır.

31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra HMK m. 107’ye dayalı yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz.

Kanun koyucu yeni bir dava türü yaratmak yerine kısmi dava düzenini güçlendirmiştir. HMK m. 109’a eklenen fıkra uyarınca, alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep, aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak ve tahkikatın sonuna kadar kullanılmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına bağlı olmaksızın artırılabilir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, artırım tarihinde değil dava tarihinde kesilmiş sayılır.

Geçiş hükmü de önemlidir: 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi uyarınca, 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında mülga HMK m. 107 uygulanmaya devam eder. Derdest bir davanız varsa usul işlemi yapmanız gerekmez; ancak bu tarihten sonra açılacak katılma alacağı davalarının kısmi dava olarak kurgulanması gerekir.

Aile konutu ve en sık yapılan hatalar

Konutta iki ayrı hüküm

Sağ kalan eşin konut üzerindeki talebi iki farklı temele dayanabilir ve ikisi karıştırılmamalıdır:

  • TMK m. 240 — mal rejimi tarafı: Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır.
  • TMK m. 652 — miras tarafı: Sağ kalan eş, ev eşyası veya birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

Sık yapılan hatalar

  • Tapuya bakıp karar vermek: Malın kimin adına kayıtlı olduğu tasfiyede belirleyici değildir; belirleyici olan malın edinilmiş mi kişisel mi olduğudur.
  • Kişisel malları hesaba katmak: Miras veya bağış yoluyla gelen mallar tasfiyeye girmez; yalnızca gelirleri girer.
  • Tasfiyeyi atlamak: Doğrudan miras paylaşımına geçilmesi, sağ kalan eşin katılma alacağını fiilen ortadan kaldırır.
  • 2002 öncesi dönemi görmezden gelmek: 4722 sayılı Kanun m. 10 uyarınca 01.01.2002 öncesi evliliklerde o tarihe kadarki dönem eski rejime tabidir.
  • Mal rejimi sözleşmesini araştırmamak: Noterde yapılmış bir sözleşme varsa hesap tamamen değişir; mal ayrılığında katılma alacağı doğmaz.
  • Değerlemeyi ölüm tarihine göre yapmak: Mallar tasfiye anındaki sürüm değerleriyle değerlendirilir.

Katılma Alacağı Davasında Yol Haritası

Katılma alacağı, sağ kalan eşin miras payından ayrı ve ondan önce gelen bir alacaktır. Bu nedenle dosyanın sırası, mirasla ilgili diğer taleplerden farklı kurulur. Aşağıdaki sıra, uygulamada en sık atlanan adımları kapsar.

AdımİşlemNeden
1Mal rejiminin türü ve süresi belirlenir1 Ocak 2002 öncesi dönem farklı rejime tabidir
2Mirasçılık belgesi alınırDavanın tarafları buna göre belirlenir
3Terekedeki malların tespiti istenirAktif ve pasif ortaya konmadan hesap yapılamaz
4Edinilmiş mal / kişisel mal ayrımı yapılırTMK m.219-220
5Eklenecek değerler tespit edilirTMK m.229: son bir yıldaki karşılıksız kazandırmalar
6Denkleştirme hesabı yapılırTMK m.230
7Artık değer bulunur ve yarısı istenirTMK m.231, m.236
8Katılma alacağı davası açılırMiras paylaşımından ayrı ve önce

Beşinci adım en çok gözden kaçanıdır. TMK m.229, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaların edinilmiş mallara değer olarak ekleneceğini belirtir. Aynı madde, bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirleri de kapsar ve bunlarda bir yıllık sınır aranmaz.

Bu ikinci ihtimal, ölüm öncesinde çocuklardan birine yapılan devirlerde doğrudan işler. Devir muvazaalı olmasa bile, sağ kalan eşin katılma alacağını azaltma kastı ortaya konabiliyorsa hesaba eklenir.

Üçüncü Kişilere Karşı Dava Hakkı (TMK m.241)

Terekede yeterli mal kalmamışsa katılma alacağı boşa mı düşer? TMK m.241 bu ihtimale karşı özel bir yol tanır.

Hükme göre, tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.

Yani ölen eşin sağlığında malını devrettiği kişiye karşı doğrudan dava açılabilir. Bu, aile konutunun veya değerli taşınmazın ölümden kısa süre önce devredildiği dosyalarda sağ kalan eşin elindeki en güçlü araçtır.

Maddenin ikinci fıkrası süreyi belirler: dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

KonuSüreBaşlangıçDayanak
Üçüncü kişiye karşı dava1 yılHakkın zedelendiğini öğrenmeTMK m.241/2
Üçüncü kişiye karşı dava (üst sınır)5 yılMal rejiminin sona ermesi (ölüm)TMK m.241/2

Beş yıllık üst sınır katıdır ve ölüm tarihinden işler. Terekenin yetersizliği çoğu zaman yıllar sonra anlaşıldığından, bu süre kolayca kaçırılır. Ölümden sonra malvarlığının yetersiz olabileceği ihtimali varsa, üçüncü kişilere yapılmış devirlerin ilk aylarda araştırılması gerekir.

Maddenin son fıkrası önemli bir atıf yapar: yukarıdaki fıkra hükümleri ve yetki kuralları dışında, mirastaki tenkis davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Yani üçüncü kişinin iyiniyeti, geri verme borcunun kapsamı ve sıra gibi konularda tenkis hükümleri devreye girer.

Katılma Alacağı ile Miras Payı Karıştırılmamalı

Sağ kalan eşin terekeden alacağı iki ayrı kalem vardır ve bunlar birbirinin alternatifi değildir; ikisi birden alınır.

ÖlçütKatılma alacağıMiras payı
Hukuki niteliğiAlacak hakkıMirasçılık hakkı
DayanakTMK m.236 (mal rejimi)TMK m.499 (miras)
SıraTerekeden önce ayrılırKalan üzerinden hesaplanır
Mirası reddederseAlacak hakkı devam ederDüşer
KapsamArtık değerin yarısıZümreye göre 1/4, 1/2, 3/4 veya tamamı
Vasiyetle etkilenir miHayır; alacaktırTasarruf oranı ölçüsünde evet

Dördüncü satır uygulamada belirleyicidir: mirası reddeden sağ kalan eş, katılma alacağını isteyebilir. Katılma alacağı mirasçılık sıfatından değil, evlilik boyunca sürmüş mal rejiminden doğar. Borca batık bir terekede eş, mirası reddederek borçtan kurtulup katılma alacağını ayrıca talep edebilir.

Altıncı satır da önemlidir: mirasbırakan vasiyetnameyle tüm malını başkasına bıraksa dahi, sağ kalan eşin katılma alacağı bundan etkilenmez. Vasiyet ancak terekeden katılma alacağı ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm doğurur.

Bu iki sonuç birlikte değerlendirildiğinde, sağ kalan eş için ilk yapılacak iş miras hesabı değil, mal rejimi tasfiyesi hesabıdır. Uygulamada dosyaların önemli bölümünde bu sıra ters kurulduğu için eşin alacağı ciddi biçimde eksik hesaplanmaktadır.

Tek bakışta: katılma alacağı miras değildir

En kritik nokta şudur: sağ kalan eşin katılma alacağı bir miras payı değil, mal rejiminden doğan alacak hakkıdır. Terekeden önce hesaplanır ve çıkarılır; ancak ondan sonra miras payları bulunur.

Tablo 1 — Katılma alacağı ile miras payı arasındaki fark
ÖlçütKatılma alacağıMiras payı
Hukuki niteliğiMal rejiminden doğan alacakMirasçılık sıfatından doğan pay
DayanağıTMK m.231 · m.236TMK m.499
Kimden istenir?Terekeden — mirasçılara karşıTerekeden pay olarak alınır
Hesap sırasıÖnce hesaplanır ve terekeden düşülürKalan net tereke üzerinden
Mirasçılıkla ilişkisiEş mirasçı olmasa bile talep edilebilirMirasçılık şarttır
Zina/hayata kast hâliHâkim kusurlu eşin payını azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236/2)Ayrı kurallara tabidir

Hesap belirli bir zincir izler. Sıra bozulursa sonuç da yanlış çıkar.

Tablo 2 — Hesap zinciri: yedi adım
AdımİşlemDayanak
1Her eşin edinilmiş malları belirlenir (çalışma karşılığı edinimler, sosyal güvenlik ödemeleri, iş gücü kaybı tazminatı, kişisel malların gelirleri, edinilmiş malların yerine geçen değerler)TMK m.219
2Kişisel mallar ayrılır (kişisel kullanıma özgü eşya, rejim öncesi mallar, miras veya karşılıksız kazanılanlar, manevi tazminat alacakları)TMK m.220
3Eklenecek değerler katılır: diğer eşin zararına kasten kaçırılan mal veya karşılıksız kazandırmalarTMK m.229
4Denkleştirme yapılır: kişisel maldan edinilmiş mala (veya tersi) yapılan katkılarTMK m.230
5Edinilmiş mallara ilişkin borçlar düşülür — kişisel borçlar hesaba katılmazTMK m.231
6Artık değer bulunur; sıfırdan az ise sıfır kabul edilirTMK m.231 · m.236/1
7Her eş veya mirasçıları, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur; alacaklar takas edilirTMK m.236/1
Tablo 3 — Değerleme, katkı ve sık atlanan noktalar
KonuKuralDayanak
Değerleme tarihiRejimin sona erdiği sıradaki durum, tasfiye (karar) tarihindeki sürüm değeri — taşınmazlarda büyük fark yaratırTMK m.235/1
Değer artış payıBir eşin diğerinin kişisel malına katkısı varsa, katkı oranında ayrı bir alacak doğarTMK m.227
Ev işleri ve çocuk bakımıParasal katkı sayılmaz; değer artış payı doğurmaz — ancak katılma alacağı hakkı ayrıca vardırTMK m.227 · m.236
Sözleşmeyle değiştirmeEşler mal rejimi sözleşmesiyle artık değere katılmada başka esas kabul edebilirTMK m.237 · m.227/3
FaizPara alacaklarında yasal faiz uygulanırTMK m.239
Diğer eşte kalan mallarHer eş, diğerinde bulunan mallarını geri alabilirTMK m.226
Rejimin başlangıcıYasal mal rejimi 1 Ocak 2002‘den itibaren; öncesi mal ayrılığıdırTMK m.202

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ölümle mal rejimi ne zaman sona erer?

TMK m. 225 uyarınca mal rejimi eşlerden birinin ölümüyle sona erer ve sona erme anı ölüm tarihidir. Bu andan itibaren miras paylaşımından önce mal rejiminin tasfiyesi yapılmalıdır.

Katılma alacağı nedir ve ne kadardır?

TMK m. 236/1 uyarınca her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir; karşılıklı alacaklar takas edilir. Artık değer, edinilmiş malların toplamından bu mallara ilişkin borçların çıkarılmasıyla bulunur (TMK m. 231).

Katılma alacağı mirastan önce mi ödenir?

Evet. Katılma alacağı miras hakkı değil, kanundan doğan kişisel bir alacaktır ve terekenin pasifinde yer alır. Mirasçılar arasında paylaşılacak olan, bu alacak düşüldükten sonra kalan tutardır.

Malın edinilmesine katkıda bulunmadıysam hak doğar mı?

Evet. Katılma alacağı kanundan kaynaklanır; talep eden eşin gelirinin olması veya malvarlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunmuş olması gerekmez.

Dava hangi mahkemede açılır ve süresi nedir?

Mal rejiminden kaynaklanan tasfiye ve alacak davaları aile mahkemesinde görülür. Katılma alacağı için özel bir zamanaşımı öngörülmediğinden TBK m. 146’daki on yıllık genel zamanaşımı uygulanır ve süre ölüm tarihinden işler.

Katılma alacağı davası belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi?

Artık hayır. 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun ile HMK m. 107 yürürlükten kaldırılmıştır; bu tarihten sonra yeni belirsiz alacak davası açılamaz. Talep, kısmi dava olarak kurgulanmalıdır.

Kısmi davada talebi artırabilir miyim?

Evet. HMK m. 109’a eklenen fıkra uyarınca alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep, aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak ve tahkikatın sonuna kadar kullanılmak üzere artırılabilir; artırılan kısımda zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.

Sağ kalan eş oturduğu evde kalabilir mi?

İki ayrı yol vardır. TMK m. 240 uyarınca katılma alacağına mahsup edilmek, yetmezse bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı istenebilir. TMK m. 652 uyarınca ise miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması talep edilebilir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Edinilmiş mal ile kişisel mal nasıl ayrılır?

TMK m.219 ve m.220 uyarınca belirlenir. Miras yoluyla gelen mallar kişisel mal, evlilik içinde kazanılan gelirler edinilmiş mal sayılır.

Katkı payı alacağı ile katılma alacağı aynı mı?

Hayır. Katılma alacağı edinilmiş mallara katılma rejiminden doğar; katkı payı alacağı farklı hukuki temele dayanır ve koşulları ayrıdır.

Değer artış payı nedir?

TMK m.227 uyarınca, bir eşin diğerine ait malın edinilmesine katkıda bulunması hâlinde doğan alacaktır. Katılma alacağından ayrı değerlendirilir.

Tasfiye hesabı hangi tarihe göre yapılır?

Mal rejiminin sona erdiği an esas alınır; ancak değerlendirmede TMK m.235’teki ölçütler gözetilir.

Borçlar tasfiyede nasıl dikkate alınır?

Her eşin kişisel ve edinilmiş malları arasındaki denkleştirme yapılır. Borçlar ilgili mal grubundan düşülür.

Tasfiye alacağı için faiz istenebilir mi?

Alacağın muaccel olması ve temerrüt koşullarının gerçekleşmesi hâlinde faiz talep edilebilir. Bu husus dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir.

Post by Av. Fatma Öztürk