Ne yaşandı?
Bir kişi; acil para ihtiyacı, tecrübesizlik ya da zor bir an nedeniyle, edimler arasında açık bir dengesizlik bulunan ağır şartlı bir sözleşmeyi imzalıyor. Karşı taraf, bu zayıf durumu kullanarak kendi lehine fahiş bir denge kurmuş oluyor.
Zor durumdayken ağır şartlı bir sözleşme mi imzaladınız?
Gabin unsurlarının tespiti, iptal ve uyarlama seçeneklerinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp10 Saniyede Hukuk · Ticaret Hukuku
Zor durumdayken çok ağır şartlarla imzaladım?
Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.
▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →
Hukuki durum
Türk Borçlar Kanunu m. 28, “aşırı yararlanma (gabin)” hâlini düzenler. Bir sözleşmede edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık, zarar görenin darda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak yaratılmışsa; zarar gören taraf, durumun özelliğine göre ya sözleşmeyle bağlı olmadığını ileri sürerek verdiğini geri isteyebilir ya da oransızlığın giderilmesini (edimin düzeltilmesini) talep edebilir.
Bu hak, zarar görenin durumun etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından başlayarak belirli bir süre içinde kullanılır. Yalnızca oransızlık değil, zayıf durumdan yararlanma unsuru da birlikte aranır.
Edimler arasındaki oransızlığın “açık” olup olmadığı, rayiç/piyasa değeriyle karşılaştırma gibi objektif ölçütlerle belirlenir. Zayıf durumdan yararlanma (sömürü) unsuru ispatlanamazsa, yalnızca yüksek bedel tek başına gabin için yeterli sayılmaz.
Ne yapmalısınız?
Edimler arasındaki açık oransızlığı ve içinde bulunduğunuz zor durumu ortaya koyan delilleri toplayın; süreye dikkat edin. Sözleşmeden kurtulma ya da düzeltme talebi için bir avukata danışmanız yerinde olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Üç unsur birlikte aranır — ve sırayla incelenir
TBK m.28: “Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.”
Üç unsur birlikte bulunmalıdır:
- Objektif unsur — edimler arasında açık oransızlık.
- Zarar görenin zayıflık hâli — zor durumda kalma, düşüncesizlik ya da deneyimsizlik.
- Sömürme — karşı tarafın bu zayıflıktan yararlanma iradesi. Salt dengesizlik yetmez; karşı tarafın durumu bilerek kullanması gerekir.
İnceleme sırası bellidir ve bu sıra dava stratejisini belirler. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 24.11.1976 tarihli, E. 1976/10536, K. 1976/11572 sayılı kararında; mahkemenin önce satış tarihindeki rayiç ile sözleşme bedeli arasında açık nispetsizlik bulunup bulunmadığını bilirkişi aracılığıyla belirlemesi, ancak fahiş fark var ise zor durumda kalma, düşüncesizlik ve deneyimsizlik unsurlarına ve karşı tarafın yararlanma kastına geçmesi gerektiği belirtilmiştir.
Pratik sonuç: dava dilekçesinde önce bedel farkını somut biçimde ortaya koymalısınız. Rayiç bedel tespiti yaptırılmadan, “zor durumdaydım” anlatımı tek başına sonuç vermez.
“Sonradan değer arttı” gabin değildir
Bu, en sık yapılan hatadır ve davaların önemli bir kısmı bu nedenle reddedilir.
Değerlendirme sözleşmenin kuruluş anını esas alır. Yargıtay uygulamasına göre; gabinin objektif unsuru incelenirken sözleşmenin kurulmasından sonra edimlerin değerlerinde meydana gelen değişiklikler göz önüne alınamaz. Edim ve karşı edim arasındaki açık oransızlığın, sözleşmenin yapıldığı zaman ve yerdeki piyasa, pazar, arz ve talep şartlarına göre mevcut olması gerekir. Sonraki oransızlık aşırı yararlanmanın bu unsurunu oluşturmaz.
Sübjektif değer de dikkate alınmaz. Bir tarafın edime yüklediği kişisel anlam — “o ev bana dedemden kalmıştı”, “o araca çok emek vermiştim” — objektif oransızlık hesabında rol oynamaz. Ölçüt piyasa değeridir.
Zayıflık ölçütü kişiye göre değişir. Yargıtay uygulamasında düşüncesizlik ve deneyimsizlik koşulu araştırılırken tarafların kültürel, eğitim ve sosyal konumları göz önünde tutulur. Açıkça belirtildiği üzere: eğitimli ve bu konularda deneyimli bir kişinin sömürüldüğü iddiası araştırılırken, eğitimsiz ve deneyimsiz kişilere nazaran daha sıkı davranılması gerekir.
Bu nedenle mesleği veya geçmiş işlemleri nedeniyle konuya vâkıf olduğu anlaşılan bir kişinin “deneyimsizdim” savunması güç kabul görür. Buna karşılık ilk kez taşınmaz satan, okuryazarlığı sınırlı ya da hastalık nedeniyle acil paraya ihtiyaç duyan kişi bakımından değerlendirme farklılaşır.
Zor durumda kalma nasıl belgelenir? Sağlık raporları ve tedavi giderleri, icra takibi ve haciz kayıtları, kredi borcu ve ödeme emirleri, işten çıkarılma belgesi, yakının vefatı gibi kayıtlar bu unsuru somutlaştırır. Soyut “sıkışmıştım” anlatımı yeterli olmaz.
İki seçimlik hak — ve az bilinen ikinci yol
Zarar görenin iki seçeneği vardır:
- Sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek ediminin geri verilmesini istemek — sözleşme geriye etkili biçimde hükümsüz kalır, verilenler iade edilir.
- Sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini istemek — sözleşme ayakta kalır, yalnızca denge kurulur.
İkinci seçenek Türk Borçlar Kanunu’nun yeniliğidir. Eski Borçlar Kanunu’nun 21. maddesinde yalnızca sözleşmenin tümüyle iptali imkânı bulunuyordu; 6098 sayılı Kanun ile kısmî iptal niteliğindeki bu ikinci yol getirilmiştir. Uygulamada özellikle taşınmaz satışlarında sıkça tercih edilmektedir.
Neden önemli? Taşınmazı geri almak istemiyorsanız — örneğin karşı taraf onu üçüncü kişiye devretmişse ya da siz zaten yeni bir düzen kurmuşsanız — sözleşmeyi ayakta tutup yalnızca aradaki farkı talep edebilirsiniz. Bu, çoğu dosyada daha gerçekçi ve daha hızlı sonuç verir.
Süreler hak düşürücüdür. Zarar gören bu hakkını; düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.
Başlangıç anına dikkat. Zor durumda kalma hâlinde süre, sözleşme tarihinden değil o durumun ortadan kalktığı tarihten işlemeye başlar. Borcunuz kapandığında, tedaviniz sona erdiğinde ya da acil ihtiyaç ortadan kalktığında sürenin başladığını hesaba katın. Beş yıllık üst sınır ise mutlaktır.
Kapsam sınırları ve yapılacaklar
Her sözleşmede uygulanmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.01.1973 tarihli, E. 1971/1-376, K. 24 sayılı kararında belirtildiği üzere; aşırı yararlanma esasen tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde uygulanır. Çok taraflı sözleşmelere kıyasen uygulanması mümkün görülmekle birlikte, tek tarafa borç yükleyen sözleşmelerde kural olarak işletilmez.
Önemli bir istisna: ölünceye kadar bakma sözleşmesi. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 04.06.1982 tarihli, E. 7801, K. 7420 sayılı kararında; ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakıma muhtaç kişinin yaşam süresinin belirsizliği nedeniyle karşı edimin tespiti mümkün olmadığından gabin hükümlerinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Bu tür sözleşmelerde şekil şartına aykırılık, muvazaa ya da tenkis gibi başka dayanaklar değerlendirilmelidir.
Diğer dayanaklarla birlikte düşünün. Aynı olayda irade sakatlığı (yanılma, aldatma, korkutma) hükümleri de gündeme gelebilir. Özellikle korkutma ile zor durumda kalma birbirine yakın görünse de farklıdır: korkutmada baskı karşı taraftan gelir, aşırı yararlanmada ise zayıflık dışsal koşullardan doğar ve karşı taraf yalnızca bundan yararlanır. Talebin terditli kurulması yerinde olur.
Yapılacaklar:
- Rayiç bedel tespiti yaptırın. Sözleşme tarihindeki piyasa değerini gösteren ekspertiz, emsal satışlar ve emlak beyan değerleri; objektif unsurun temelidir.
- Zayıflık hâlinizi belgeleyin — sağlık, icra, borç, işsizlik kayıtları.
- Karşı tarafın bilgisini ortaya koyun. Sömürme unsuru için, karşı tarafın durumunuzu bildiğini gösteren yazışma, mesaj ve tanık beyanları gereklidir.
- Süreleri hesaplayın — zor durumun ortadan kalktığı tarihten bir yıl, sözleşmeden beş yıl.
- Hangi seçimlik hakkı kullanacağınıza karar verin ve bunu karşı tarafa yazılı olarak bildirin; bildirim tarihi belgelenmelidir.
- Terditli talep kurun — öncelikle aşırı yararlanma, olmazsa irade sakatlığı veya diğer dayanaklar.
Toplanacak belgeler: sözleşme aslı ve ekleri, ödeme kayıtları, tapu ve takyidat bilgileri, sözleşme tarihine ait değer tespiti belgeleri, sağlık ve borç kayıtları, taraflar arasındaki yazışmalar, tanık listesi, gönderilen bildirim ve tebliğ şerhi.
Tek bakışta: üç unsur birlikte aranır
“Sözleşme çok ağırdı, iptal ettiririm” demek yetmez. TBK m.28 üç unsurun birlikte bulunmasını arar ve bunlar sırayla incelenir.
| Sıra | Unsur | İçeriği |
|---|---|---|
| 1 | Objektif unsur — açık oransızlık | Karşılıklı edimler arasında, sözleşme anındaki rayiçlere göre göze çarpan dengesizlik |
| 2 | Zarar görenin zayıflığı (sübjektif) | Zor durumda kalma · düşüncesizlik · deneyimsizlik |
| 3 | Sömürenin yararlanma kastı (sübjektif) | Oransızlığın, karşı tarafın bu zayıflıktan bilerek yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi |
| Kritik kural | Açık oransızlık tek başına yetmez | Sübjektif unsurlardan en az biri yoksa gabin iddiası kanıtlanmış sayılmaz |
“Sonradan değer arttı” gabin değildir. Değerlendirme sözleşmenin kurulduğu anı esas alır.
| Durum | Gabin sayılır mı? | Dayanak |
|---|---|---|
| Sözleşmeden sonra edimin değeri arttı | Hayır — kuruluş sonrası değişiklikler göz önüne alınamaz | TBK m.28 · Yargıtay uygulaması |
| Bir tarafın edime verdiği sübjektif değer yüksek | Hayır — objektif rayiç esastır | Yargıtay uygulaması |
| Satışta rayiç ile bedel arasında fahiş fark var | Önce bilirkişiyle oransızlık belirlenir; ancak fahiş fark varsa sübjektif unsurlara geçilir | Yargıtay 1. HD 24.11.1976, E.1976/10536, K.1976/11572 |
| Ölünceye kadar bakma sözleşmesi | Bakıma muhtaç kişinin yaşam süresi belirsiz olduğundan karşı edim tespit edilemez → gabin hükümleri uygulanmaz | Yargıtay 1. HD 04.06.1982, E.7801, K.7420 |
| Tek tarafa borç yükleyen sözleşme | Kural olarak uygulanmaz | Gabin tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde işler |
TBK m.28, eski Borçlar Kanunu’ndan farklı olarak iki seçimlik hak tanır. İkincisi az bilinir ama çoğu dosyada daha kullanışlıdır.
| Seçimlik hak | İçeriği | Ne zaman tercih edilir? |
|---|---|---|
| 1 · Tam iptal | Sözleşmeyle bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini isteme | Sözleşmeden tümüyle kurtulmak isteniyorsa |
| 2 · Kısmi iptal (uyarlama) | Sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme | Sözleşmenin devamında yarar varsa — az bilinen ikinci yol |
| Tasfiye | İptal yoluna gidilirse sözleşmenin tasfiyesi sebepsiz zenginleşme kurallarına göre yürür | — |
| Kullanım şekli | Karşı tarafa bildirim ile | Tek taraflı irade beyanı |
| Konu | Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| Düşüncesizlik veya deneyimsizlik | Bir yıl | Bunu öğrendiği tarihten |
| Zor durumda kalma | Bir yıl | Bu durumun ortadan kalktığı tarihten |
| Her hâlde üst sınır | Beş yıl | Sözleşmenin kurulduğu tarihten |
| Zayıflık hâlleri sınırlayıcı mı? | Öğretide sınırlayıcı olmadığı savunulmaktadır | Somut olayda benzer zayıflıklar değerlendirilebilir |
Sıkça Sorulan Sorular
Aşırı yararlanma için hangi şartlar gerekir?
TBK m.28 uyarınca üç unsur birlikte aranır: edimler arasında açık oransızlık, zarar görenin zor durumda kalması, düşüncesizliği ya da deneyimsizliği ve karşı tarafın bu durumdan yararlanmış olması. Salt dengesizlik yeterli değildir; sömürme unsuru da bulunmalıdır.
Mahkeme hangi sırayla inceler?
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 24.11.1976 tarihli, E. 1976/10536, K. 1976/11572 sayılı kararına göre mahkeme önce satış tarihindeki rayiç ile sözleşme bedeli arasında açık nispetsizlik bulunup bulunmadığını bilirkişiyle belirlemeli; ancak fahiş fark varsa diğer unsurlara ve yararlanma kastına geçmelidir.
Sonradan değerin artması gabin sayılır mı?
Hayır. Değerlendirme sözleşmenin kuruluş anını esas alır; sözleşmenin kurulmasından sonra edimlerin değerlerinde meydana gelen değişiklikler göz önüne alınamaz. Açık oransızlığın, sözleşmenin yapıldığı zaman ve yerdeki piyasa şartlarına göre mevcut olması gerekir.
Eğitimli biriysem iddiam zorlaşır mı?
Evet. Yargıtay uygulamasında düşüncesizlik ve deneyimsizlik araştırılırken tarafların kültürel, eğitim ve sosyal konumları göz önünde tutulur; eğitimli ve konuya vâkıf bir kişinin sömürüldüğü iddiası, eğitimsiz ve deneyimsiz kişilere nazaran daha sıkı incelenir.
Sözleşmeyi iptal etmek zorunda mıyım?
Hayır. TBK m.28 iki seçimlik hak tanır: sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirip ediminin iadesini istemek ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini istemek. İkinci yol 6098 sayılı Kanun’un yeniliğidir ve taşınmaz satışlarında sıkça tercih edilir.
Süre ne kadar ve ne zaman başlar?
Zarar gören hakkını; düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir. Süreler hak düşürücüdür.
Her sözleşmede uygulanır mı?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.01.1973 tarihli, E. 1971/1-376, K. 24 sayılı kararına göre aşırı yararlanma esasen tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde uygulanır; tek tarafa borç yükleyen sözleşmelerde kural olarak işletilmez.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde uygulanır mı?
Hayır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 04.06.1982 tarihli, E. 7801, K. 7420 sayılı kararında; bakıma muhtaç kişinin yaşam süresinin belirsizliği nedeniyle karşı edimin tespiti mümkün olmadığından gabin hükümlerinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Bu sözleşmelerde şekil şartına aykırılık, muvazaa veya tenkis gibi dayanaklar değerlendirilmelidir.
İlgili Rehberler
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik Yargılama Usulü ve Ortak Konular alanındadır.
Yargılama Usulü ve Ortak Konular Rehberi · Bu alandaki 102 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime Geçin
