Sözleşme özgürlüğü, tarafların edimlerini serbestçe belirlemesine imkân tanır; ancak bu özgürlük sınırsız değildir. Bir tarafın zayıf durumundan yararlanılarak yaratılan aşırı dengesizlikler, hukuken korunmaz.
Edimler arasında açık oransızlık mı var?
Gabin unsurlarının tespiti, iptal ve uyarlama ayrımında Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppKanun ne diyor?
Türk Borçlar Kanunu m. 28, “aşırı yararlanma (gabin)” hâlini düzenler. Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık, zarar görenin darda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak yaratılmışsa; zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşmeyle bağlı olmadığını ileri sürerek verdiğini geri isteyebilir ya da edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini (sözleşmenin düzeltilmesini) talep edebilir.
Uygulamada durum
Gabinin varlığı için yalnızca edimler arasındaki oransızlık yetmez; karşı tarafın, zarar görenin zayıf durumundan bilerek yararlanması (sömürü unsuru) da aranır. TBK m.28/2 uyarınca bu hak; düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanılır. Süreler hak düşürücü niteliktedir.
Modern yaklaşım, sözleşmeyi tümden geçersiz kılmak yerine, mümkünse oransızlığı gidererek ilişkiyi ayakta tutmayı (düzeltme) önceler. Böylece zarar gören korunurken, sözleşmenin geçerli kısmı muhafaza edilebilir.
Gabinde, sözleşmeyle bağlı olmama ya da oransızlığın giderilmesi seçeneği zarar görenin yararınadır. Süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan, zarar görenin durumun etkisi geçer geçmez harekete geçmesi önem taşır.
Pratik sonuç
Edimler arasındaki açık oransızlığı ve içinde bulunduğunuz zor durumu ortaya koyan delilleri toplayın; süreye dikkat edin. Sözleşmeden kurtulma ya da düzeltme talebinizi doğru kurmak için bir avukata danışmanız yerinde olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Üç unsur birlikte aranır
Aşırı yararlanma iddialarının büyük çoğunluğu, yalnızca fiyat dengesizliğine dayanıldığı için reddedilir. TBK m.28 iki katmanlı bir sınav kurar: objektif ve subjektif unsurlar birlikte gerçekleşmelidir.
Objektif unsur: açık oransızlık
Sözleşmedeki karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunmalıdır. Ticari hayatta kâr etme amacı olağan sayıldığından, her fark oransızlık değildir; aranan, olağan piyasa koşullarıyla açıklanamayacak bir dengesizliktir. Değerlendirme bilirkişi incelemesiyle yapılır.
Subjektif unsur: zarar görenin zayıflığı
Oransızlık; zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmiş olmalıdır. Acil nakit ihtiyacı, hastalık, icra baskısı, yaşlılık, okuryazarlık düzeyi ve o iş kolundaki tecrübesizlik uygulamada bu başlıklarda değerlendirilen olgulardır.
Sömürü unsuru: bilerek yararlanma
Üçüncü ve en çok atlanan unsur budur. Karşı tarafın, zarar görenin bu zaafını bilerek ve ondan yararlanmak amacıyla hareket etmiş olması gerekir. Sözleşmenin yapıldığı sırada yararlanan kişi karşı tarafın zaafını bilmiyorsa istismardan söz edilemez; çünkü asıl olan sözleşme özgürlüğüdür ve bu özgürlük kötüye kullanılmadıkça sınırlanmaz.
İspat
İspat yükü kural olarak zarar görendedir. Ancak edimler arasındaki dengesizlik çok belirginse, bu durum sömürü unsurunun varlığına ilişkin güçlü bir kanaat oluşturarak ispatı fiilen kolaylaştırabilir. Yine de zayıflık hâlinin ve karşı tarafın bunu bildiğinin somut delillerle ortaya konması gerekir.
İki seçenek: iptal veya oransızlığın giderilmesi
6098 sayılı Kanunun bu alandaki en önemli yeniliği, zarar görene ikinci bir yol açmış olmasıdır.
818 sayılı Kanundan farkı
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 21. maddesi yalnızca sözleşmeyle bağlı olmama (iptal) imkânı tanıyordu. TBK m.28 ile zarar görene, sözleşmeyle bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme hakkı da tanınmıştır. Bu, kısmî iptal olarak da adlandırılır.
Hangi seçenek ne zaman
Tam iptal, edimlerin iadesini ve ilişkinin tasfiyesini gerektirir; iade kural olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılır. Buna karşılık zarar gören sözleşmeden yararlanmayı sürdürmek istiyorsa — örneğin taşınmazı elinde tutmak veya hizmeti almaya devam etmek istiyorsa — oransızlığın giderilmesi seçeneği daha elverişlidir. Modern yaklaşım, sözleşmeyi tümden geçersiz kılmak yerine mümkünse dengeyi kurarak ilişkiyi ayakta tutmayı önceler.
Nasıl kullanılır
Zarar görenin sahip olduğu hak bozucu yenilik doğuran niteliktedir; hiçbir şekle bağlı olmaksızın karşı tarafa bildirimle ileri sürülebileceği gibi dava yoluyla da kullanılabilir. Bildirimin ispatlanabilir biçimde (noter ihtarı, iadeli taahhütlü posta) yapılması önerilir.
Süreler: bir yıl ve beş yıl
Bu, dosyaların en çok kaybedildiği noktadır ve süreler hak düşürücüdür.
Kanunun öngördüğü iki süre
TBK m.28/2 uyarınca zarar gören bu hakkını; düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.
Başlangıç anı belirleyicidir
Bir yıllık sürenin başlangıcı sözleşme tarihi değildir. Zor durumda kalma hâlinde süre, baskı yaratan durumun sona erdiği an; düşüncesizlik veya deneyimsizlikte ise bunun fark edildiği an itibarıyla işlemeye başlar. Bu ayrım, sözleşmenin üzerinden yıllar geçmiş dosyalarda talebin ayakta kalmasını sağlayabilir; ancak beş yıllık üst sınır her hâlde işler.
Hak düşürücü süre olmasının sonucu
Süre zamanaşımı değil hak düşürücü niteliktedir; bu nedenle def’i olarak ileri sürülmesi beklenmeksizin hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve kesilmesi ya da durması söz konusu olmaz.
Kısmî iptal için de aynı süre geçerlidir
Oransızlığın giderilmesi talebi de aynı bir yıllık ve beş yıllık hak düşürücü sürelere tabidir; iki seçenek arasındaki tercih süreyi değiştirmez.
Sınır: gabin ile uyarlama karıştırılmamalı
Bu ayrım, yanlış hukuki sebebe dayanılan dosyaların esasa girilmeden reddedilmesini önler.
Değerlendirme anı
Aşırı yararlanmada değerlendirme sözleşmenin kuruluş anına sabitlenir. Aranan dengesizlik, sözleşme yapılırken zaten mevcut olan dengesizliktir.
Sonradan doğan dengesizlik
Sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan piyasa dalgalanmaları, kur artışları ve maliyet yükselmeleri tek başına gabin yaratmaz. Bu tür uyum sorunları TBK m.138’deki aşırı ifa güçlüğü ve uyarlama alanına girer. Kuruluş anında denge varken sonradan bozulan bir ilişkide gabin iddiası sonuç vermez; doğru dayanak uyarlamadır.
Tacirler bakımından
Gabin hükümlerinin tacirler bakımından uygulanması öğretide tartışılmaktadır; basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü, özellikle deneyimsizlik unsuru bakımından değerlendirmeyi zorlaştırır. Bu nedenle ticari ilişkilerde iddianın zor durumda kalma ekseninde ve somut olgularla kurulması gerekir.
Tüketici sözleşmelerinde ek koruma
Karşı taraf tüketiciyse, aşırı yararlanma iddiasının yanında 6502 sayılı Kanun kapsamındaki haksız şart denetimi de gündeme gelir. Müzakere edilmeden konulan ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratan hükümler tüketiciyi bağlamaz; bu denetim TBK m.28’den bağımsız ve ek bir korumadır.
Tek bakışta: üç unsur birlikte aranır
Aşırı yararlanma, sözleşme özgürlüğünün sınırlarından biridir. Korunan değer, irade serbestisinin gerçekliği ve değişim dengesinin asgari adaletidir.
| Unsur | İçeriği | Not |
|---|---|---|
| 1 · Objektif unsur | Karşılıklı edimler arasında, sözleşme anındaki rayiçlere göre açık oransızlık | Dengesizlik, kaba matematik hesabın ötesinde edimin nitelik-risk-yararlanma imkânı üçlüsüyle değerlendirilir |
| 2 · Sömürülenin zayıflığı | Zor durumda kalma · düşüncesizlik · deneyimsizlik | Öğretide bu sayım sınırlayıcı kabul edilmez |
| 3 · Sömürenin kastı | Oransızlığın, karşı tarafın bu zayıflığından bilerek yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi | — |
| Kritik kural | Açık oransızlık tek başına yetmez; sübjektif unsurlardan en az biri yoksa gabin iddiası kanıtlanmış sayılmaz | Yargıtay ve öğreti |
| Deneyimsizlik | Genel bir deneyimsizlik olarak kabul edilmemeli; somut işlem bakımından değerlendirilir | öğreti |
| Uygulama alanı | Kural olarak tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde; çok taraflı sözleşmelere kıyasen uygulanabilir | öğreti |
| Uygulanmadığı hâl | Tek tarafa borç yükleyen sözleşmelerde kural olarak işletilmez | öğreti |
| Seçenek | İçeriği | Ne zaman tercih edilir? |
|---|---|---|
| Tam iptal | Sözleşmeyle bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini isteme | Sözleşmeden tümüyle kurtulmak isteniyorsa |
| Oransızlığın giderilmesi | Sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme | Sözleşmenin devamında yarar varsa |
| Yenilik | Bu ikinci seçenek 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yoktu; TBK ile getirildi | — |
| Kullanım şekli | Karşı tarafa tek taraflı bildirim ile | — |
| Tasfiye | İptal yoluna gidilirse sözleşmenin tasfiyesi sebepsiz zenginleşme kurallarına göre yürür | TBK m.77 vd. |
| Dayanak | TBK m.28/1 | — |
| Hâl | Sürenin başlangıcı | Süre |
|---|---|---|
| Düşüncesizlik veya deneyimsizlik | Bunu öğrendiği tarih | Bir yıl |
| Zor durumda kalma | Bu durumun ortadan kalktığı tarih | Bir yıl |
| Her hâlde üst sınır | Sözleşmenin kurulduğu tarih | Beş yıl |
| Niteliği | Hak düşürücü süre | — |
| Sürenin kaçırılması | Sözleşme geçerliliğini korur | — |
| Dayanak | TBK m.28/2 | — |
Sınır: gabin ile uyarlama karıştırılmamalıdır. İkisi farklı zaman dilimlerine bakar ve farklı sonuçlar doğurur.
| Ölçüt | Gabin (TBK m.28) | Uyarlama (TBK m.138) |
|---|---|---|
| Hangi ana bakar? | Sözleşmenin kurulduğu an | Sözleşmeden sonraki gelişmeler |
| Sorun | Baştan bozuk denge — irade sakatlığına yakın | Sonradan çöken denge — işlem temelinin çökmesi |
| “Sonradan değer arttı” | Gabin DEĞİLDİR | Uyarlama sebebi olabilir |
| Sübjektif değer | Bir tarafın edime verdiği sübjektif değer dikkate alınmaz | — |
| Sonuç | İptal veya oransızlığın giderilmesi | Uyarlama; mümkün değilse dönme |
| Süre | 1 yıl / 5 yıl — hak düşürücü | Özel süre yoktur; dürüstlük kuralı ve gecikmeksizin bildirim |
| Terditli talep | Aynı olayda ikisi de gündeme geliyorsa terditli ileri sürülmelidir | — |
| İki Yargıtay sınırı | Satışta önce bilirkişiyle oransızlık belirlenir, ancak fahiş fark varsa sübjektif unsurlara geçilir (1. HD 24.11.1976, E.1976/10536, K.1976/11572) · Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde karşı edim tespit edilemediğinden gabin uygulanmaz (1. HD 04.06.1982, E.7801, K.7420) | — |
Sıkça Sorulan Sorular
Gabin (aşırı yararlanma) nedir?
TBK m.28 uyarınca, karşılıklı edimler arasındaki açık oransızlığın; zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle yaratılmasıdır.
Sadece fiyat çok düşükse gabin var mıdır?
Hayır. Açık oransızlık tek başına yetmez; zarar görenin zayıflık hâli ve karşı tarafın bu zaafı bilerek yararlanması da aranır. Yararlanan kişi zaafı bilmiyorsa istismardan söz edilemez.
Gabin hâlinde ne yapılabilir?
İki seçenek vardır: sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek verdiğini geri istemek ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini istemek. İkinci seçenek 6098 sayılı Kanunla getirilmiştir.
Hangi seçenek daha uygun?
Sözleşmeden yararlanmayı sürdürmek istiyorsanız oransızlığın giderilmesi; ilişkiyi tasfiye etmek istiyorsanız iptal. İptal hâlinde iade kural olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılır.
Gabin için süre var mı?
Evet. TBK m.28/2 uyarınca düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl.
Süre ne zaman başlar?
Sözleşme tarihinde değil. Zor durumda kalmada baskı yaratan durumun sona erdiği, düşüncesizlik veya deneyimsizlikte ise bunun fark edildiği an itibarıyla işlemeye başlar. Beş yıllık üst sınır her hâlde işler.
Süreyi kaçırırsam ne olur?
Süre hak düşürücü niteliktedir; hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir, kesilmesi veya durması söz konusu olmaz. Süre geçtikten sonra hak kullanılamaz.
Kur veya maliyet sonradan arttıysa gabin var mı?
Hayır. Aşırı yararlanmada değerlendirme sözleşmenin kuruluş anına sabitlenir; sonradan ortaya çıkan piyasa dalgalanmaları tek başına gabin yaratmaz. Bu tür durumlar TBK m.138’deki aşırı ifa güçlüğü ve uyarlama alanına girer.
📚 İlgili Rehberler
- Kira Sözleşmesinde Kefaletin Geçersizliği ve Menfi Tespit Dilekçesi (TBK m.583)
- İkinci El Konutta Gizli Ayıp ve Bedel İndirimi Dilekçesi (TBK m.219-231)
- Kapora (Pey Akçesi) İadesi Dava Dilekçesi (TBK m.177-178)
- Ehliyetsizlik Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (TMK m.15)
- Vekâletin Kötüye Kullanılması ile Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (TBK m.504)
- 📘 Tazminat Davaları (Ana Kategori)
- Sözleşmeden Sonra Maliyetler/Döviz Aşırı Arttı – UyarlamaSonradan doğan dengesizlik
- İrade Sakatlıkları: Hata, Hile ve Korkutma ile Sözleşmenin İptaliParalel iptal sebepleri
- Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Tazminat
- Cezai Şart (Ceza Koşulu) ve Hâkimin İndirim Yetkisi
- Düğün Salonu/Organizasyon Rezervasyonumu İptal Etti
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinBu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.
Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


