Sözleşmeden Sonra Maliyetler/Döviz Aşırı Arttı – Sözleşme Uyarlanabilir mi?
25 Temmuz 2026

Sözleşmeden Sonra Maliyetler/Döviz Aşırı Arttı – Sözleşme Uyarlanabilir mi?

Sözleşmenin uyarlanması talebinizi zamanında kurgulayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ne yaşandı?

Bir sözleşme yapıldıktan sonra döviz kuru, maliyetler ya da piyasa koşulları beklenmedik biçimde aşırı değişiyor. Edimler arasındaki denge öyle bozuluyor ki, borçlu için ifa neredeyse katlanılamaz hâle geliyor. Taraflardan biri sözleşmenin güncellenmesini istiyor.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Hukuki durum

Türk Borçlar Kanunu m. 138, “aşırı ifa güçlüğü” başlığı altında uyarlama imkânı tanır. Sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülemeyen ve taraflardan kaynaklanmayan olağanüstü bir durum ortaya çıkar, bu durum borçludan ifanın beklenmesini dürüstlük kuralına aykırı kılacak ölçüde edim dengesini bozarsa ve borçlu henüz ifa etmemiş ya da aşırı güçlüğü saklı tutarak ifa etmişse; borçlu hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi isteyebilir.

Bu koşullar dar yorumlanır; sıradan bir fiyat dalgalanması ya da öngörülebilir bir risk, tek başına uyarlama için yeterli sayılmaz. Olağanüstülük, öngörülemezlik ve dengenin aşırı bozulması birlikte aranır.

Uyarlama değerlendirilirken öncelikle sözleşmenin yorumu ve tarafların üstlendiği risklerin dağılımı incelenir. Sözleşmede artış/uyarlama mekanizması (örneğin endeksleme) öngörülmüşse, kural olarak önce bu sözleşmesel düzenleme işletilir.

Ne yapmalısınız?

Değişikliğin öngörülemez ve olağanüstü olduğunu, edim dengesini nasıl bozduğunu ortaya koyun; öncelikle karşı tarafla uyarlama için görüşün. Sonuç alınamazsa uyarlama/dönme davası gündeme gelir; bir avukatla ilerlemeniz yararlı olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Kural ahde vefa, uyarlama istisnadır

Sözleşmeler hukukunun temel ilkesi ahde vefadır: taraflar kurdukları sözleşmeyle bağlıdır ve şartlar değişti diye borçtan kurtulamazlar. TBK m.138 bu ilkenin sınırlı bir istisnasını getirir ve koşulları bilerek dar tutulmuştur.

Maddenin metni

TBK m.138’e göre; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa; borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.

Dayandığı ilke

Aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama isteminin temeli, TMK m.2’deki dürüstlük kuralıdır. Öğreti ve uygulamada bu kurum, ahde vefa ilkesinin istisnalarından biri olan “işlem temelinin çökmesi” düşüncesine dayandırılır ve ifa imkânsızlığından farklıdır: burada ifa hâlâ mümkündür, ancak katlanılamaz ölçüde güçleşmiştir.

Dört koşul birlikte gerçekleşmelidir

Uyarlama talepleri çoğu zaman bu koşullardan biri eksik olduğu için reddedilir. Dosya baştan bu dört başlık üzerine kurulmalıdır.

1. Öngörülemeyen olağanüstü bir durum

Değişiklik, sözleşme yapılırken taraflarca öngörülmemiş ve öngörülmesi de beklenmeyecek nitelikte, olağanüstü olmalıdır. Bu, uygulamadaki en yüksek eşiktir.

2. Durum borçludan kaynaklanmamalı

Güçlük borçlunun kendi davranışından, yanlış hesabından veya ihmalinden doğuyorsa uyarlama istenemez.

3. İfa dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede güçleşmeli

Aranan, ifanın zorlaşması değil, ifanın istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı hâle gelmesidir. Kârın azalması veya beklenenden düşük bir sonuç bu eşiği karşılamaz.

4. Borç henüz ifa edilmemiş veya çekince konularak ifa edilmiş olmalı

Bu koşul çoğu dosyayı baştan bitirir. Borcunu çekincesiz olarak ifa eden borçlu, sonradan uyarlama isteyemez. Bu nedenle artan bedeli ödemek zorunda kalıyorsanız, ödemeyi “ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarım saklı kalmak kaydıyla” ibaresiyle ve yazılı olarak yapmanız gerekir. Bu tek cümle, sonraki talebin dayanağıdır.

Kur artışı ve ekonomik kriz otomatik sebep değildir

Bu sayfanın en kritik uyarısı budur ve talebi baştan doğru kurmayı gerektirir.

Yargıtay’ın yaklaşımı

Yargıtay kararlarında ekonomik krizlerin öngörülemezlik şartını her zaman gerçekleştirmediği kabul edilmektedir. Öğretide de para değerindeki her düşüşün uyarlama imkânı sağlamayacağı belirtilmektedir. Türkiye’de kur dalgalanmaları ve enflasyon belirli aralıklarla yaşandığından, bunların basiretli bir tacir veya ortalama bir sözleşme tarafınca hiç öngörülemeyeceğini savunmak güçtür.

O hâlde ne gösterilmeli

Talep, genel ekonomik tabloya değil somut sözleşmeye oturtulmalıdır: sözleşme tarihindeki kur ve maliyet düzeyi, sözleşmede öngörülen fiyat ve süre mekanizmaları, değişimin büyüklüğü ve hızı, edimler arasındaki dengenin ne ölçüde bozulduğu, borçlunun bu yükü taşıyıp taşıyamayacağı. Bilirkişi incelemesiyle desteklenmeyen uyarlama talebi sonuç vermez.

Sözleşmede risk paylaşımı varsa

Sözleşmede kur farkı, eskalasyon veya fiyat güncelleme hükmü bulunuyorsa, taraflar riski önceden üstlenmiş sayılabilir ve öngörülemezlik koşulu zayıflar. Buna karşılık uzun süreli sözleşmelerde hiçbir güncelleme mekanizması öngörülmemiş olması, talebi güçlendiren bir olgudur.

Yabancı para borçları

Maddenin son cümlesi, hükmün yabancı para borçlarında da uygulanacağını açıkça belirtir. Yani borcun döviz cinsinden olması uyarlama yolunu kapatmaz; ancak yukarıdaki dört koşul yine aranır.

Yol haritası: ne yapılmalı, hangi sırayla

Uyarlama, doğru sırayla yürütüldüğünde sonuç veren bir yoldur.

1. Önce yazılı başvuru

Karşı tarafa, değişen koşulları ve talebinizi açıklayan yazılı bir bildirim gönderin. Bildirimde sözleşme tarihindeki koşullar, sonradan ortaya çıkan durum ve önerdiğiniz yeni denge somut olarak gösterilmelidir. Bu adım hem müzakere kapısı açar hem sonraki davada iyiniyetinizi belgeler.

2. İfa edecekseniz çekince koyun

Bu arada ödeme yapmak zorunda kalıyorsanız her ödemeye ihtirazi kayıt düşün. Çekincesiz ifa, TBK m.138’in dördüncü koşulunu ortadan kaldırır ve talebinizi kaybettirir.

3. Talebi kademeli kurun

Dava dilekçesinde önce uyarlama, bu mümkün görülmezse sözleşmeden dönme (sürekli edimli sözleşmelerde fesih) talep edilmelidir. Uyarlamanın nasıl yapılacağına ilişkin somut bir öneri (yeni bedel, yeni vade, yeni kur esası) sunulması, hâkimin karar kurmasını kolaylaştırır.

4. Delilleri hazırlayın

Sözleşme ve ekleri, sözleşme tarihindeki kur ve fiyat verileri, sonraki dönem verileri, maliyet ve tedarik belgeleri, karşı tarafla yazışmalar, ödeme dekontları ve ihtirazi kayıtlar, sektör raporları. Uyarlama davaları teknik hesap gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi kaçınılmazdır.

5. Alternatifi de değerlendirin

Dengesizlik sözleşmenin kuruluş anında zaten mevcutsa doğru dayanak uyarlama değil, TBK m.28’deki aşırı yararlanmadır ve orada bir yıllık ile beş yıllık hak düşürücü süreler işler. İki kurum karıştırılmamalı, gerekirse talep kademeli olarak her ikisine dayandırılmalıdır.

Tek bakışta: kural ahde vefa, uyarlama istisnadır

Sözleşmeler hukukunun temel ilkesi ahde vefadır (pacta sunt servanda): taraflar koşullar değişse bile sözleşmeye bağlı kalır. TBK m.138 bunun istisnasıdır — ve istisna olduğu için dar yorumlanır.

Tablo 1 — Kural ahde vefa, uyarlama istisnadır
KonuKuralDayanak
Temel ilkeAhde vefa — hukuksal güvenliğin ve dürüstlük kuralının gereğiTMK m.2 · sözleşme hukuku
İstisnaAşırı ifa güçlüğü — öngörülmezlik teorisinin sonucuTBK m.138
Kurumun temeliİşlem temelinin çökmesi; dayanağı TMK m.2’deki dürüstlük kuralıdırTBK m.138 gerekçesi
İmkânsızlıktan farkıİfa mümkündür ancak aşırı güçleşmiştirTBK m.136 · m.138
Talep sırasıÖncelikle uyarlama; bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeTBK m.138
Yabancı para borçlarındaHüküm uygulanırTBK m.138/2
Yeni bir düzenleme mi?Yasal düzenleme ilk kez TBK ile geldi; ancak öncesinde de Yargıtay ve öğreti uyarlamayı kabul ediyordu
Tablo 2 — Dört koşul birlikte gerçekleşmelidir
KoşulİçeriğiNot
1 · ÖngörülemezlikSözleşme yapılırken taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumÖngörülebilir riskler uyarlama sebebi değildir
2 · Borçludan kaynaklanmamaDurum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkmış olmalıKendi kusuruyla zora düşen yararlanamaz
3 · Dengenin çökmesiMevcut olguları, ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olmalıYargıtay: ifanın çekilmez hâle gelmesi
4 · İfa edilmemiş olmaBorçlu borcunu henüz ifa etmemiş olmalı; ya da haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıİhtirazi kayıt koymadan ödeyen hakkını yitirir
Ek yükümlülükUyarlama isteyen taraf, olağanüstü durum ortaya çıkınca gecikmeksizin karşı tarafa bildirmeli ve zararın artmaması için önlem imkânı sağlamalıdıröğreti
Uyarlamanın sınırıİndirim, edimin konusunu anlamsızlaştıracak veya ortadan kaldıracak derecede olamazöğreti · Yargıtay

Kur artışı ve ekonomik kriz otomatik sebep değildir. Bu, uyarlama davalarının çoğunun reddedilme sebebidir.

Tablo 3 — Kur artışı ve ekonomik kriz otomatik sebep değildir
DurumDeğerlendirmeDayanak
Para değerindeki her düşüşUyarlama imkânı sağlamazöğreti
Ekonomik krizlerÖngörülmezlik şartını her zaman gerçekleştirmezYargıtay uygulaması
Döviz cinsinden borçlanmaKişi TL yerine bilinçli olarak döviz üzerinden borçlanmış ve dalgalanmaları öngörebilir durumdaysa uyarlama reddedilebilirYargıtay HGK E.2017/13-515, K.2019/1233
Uzun süre itirazsız ödemeSözleşmeyi benimseyerek taksitleri ödemek aleyhe değerlendirilirAynı karar
Olağanüstü durum örnekleriSavaş · ağır ekonomik kriz · devalüasyon · doğal afet · ithalat/ihracat yasaklarıöğreti
ÖlçütDurumun toplumun tamamı için olağanüstü olması şart değildir; sözleşme tarafları bakımından olağanüstü olup olmadığına bakılıröğreti
Kira sözleşmelerindeYargıtay, yabancı para üzerinden kira sözleşmelerinin uyarlanmasında somut ölçütler geliştirmiştirYargıtay uygulaması
Tablo 4 — Yol haritası: ne yapılmalı, hangi sırayla?
SıraYapılacakNeden
1İhtirazi kayıt koyun — ödeme yapıyorsanız “aşırı ifa güçlüğünden doğan haklarım saklı kalmak kaydıyla” ibaresiyleDördüncü koşulun gereği; kayıtsız ödeme hakkı yitirir
2Olağanüstü durumu gecikmeksizin karşı tarafa yazılı bildirinÖzen yükümlülüğü; ayrıca müzakere zemini oluşturur
3Uyarlama teklifi yapınAnlaşma sağlanırsa dava gereksiz kalır
4Öngörülemezliği belgeleyinSözleşme tarihindeki kur, maliyet ve piyasa verileri
5Dengenin çöktüğünü sayısal olarak gösterinKarşılaştırmalı maliyet tablosu, bilirkişi hesabı
6Talebi terditli kurun: öncelikle uyarlama, olmazsa dönmeTBK m.138’in sırası
7İhtiyati tedbir değerlendirinKira uyarlama davalarında düzenleyici amaçlı tedbir istenebilir
GörevUyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk, sulh hukuk (kira) veya asliye ticaretHMK m.2 · m.4 · TTK m.4-5

Sıkça Sorulan Sorular

Şartlar değişti diye sözleşmeden kurtulabilir miyim?

Kural ahde vefadır; taraflar sözleşmeyle bağlıdır. TBK m.138 bu ilkenin sınırlı bir istisnasını getirir ve koşulları dar tutulmuştur: öngörülemeyen olağanüstü bir durumun ifayı dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede güçleştirmesi gerekir.

Uyarlama için hangi koşullar aranır?

Dört koşul birlikte: öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum bulunması, bunun borçludan kaynaklanmaması, ifanın istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı hâle gelmesi ve borcun henüz ifa edilmemiş ya da haklar saklı tutularak ifa edilmiş olması.

Borcu ödedikten sonra uyarlama isteyebilir miyim?

Çekincesiz ödediyseniz hayır. Bu nedenle ödemeyi “ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarım saklı kalmak kaydıyla” ibaresiyle ve yazılı olarak yapmanız gerekir; bu tek cümle sonraki talebin dayanağıdır.

Kur artışı tek başına yeterli mi?

Hayır. Yargıtay kararlarında ekonomik krizlerin öngörülemezlik şartını her zaman gerçekleştirmediği kabul edilmektedir. Talep genel ekonomik tabloya değil somut sözleşmeye oturtulmalı ve bilirkişi incelemesiyle desteklenmelidir.

Döviz borcunda da uyarlama istenebilir mi?

Evet. TBK m.138’in son cümlesi hükmün yabancı para borçlarında da uygulanacağını açıkça belirtir. Ancak maddedeki dört koşul yine aranır.

Sözleşmede kur farkı hükmü varsa ne olur?

Taraflar riski önceden üstlenmiş sayılabileceğinden öngörülemezlik koşulu zayıflar. Buna karşılık uzun süreli sözleşmede hiçbir güncelleme mekanizması öngörülmemiş olması talebi güçlendiren bir olgudur.

Uyarlama mümkün olmazsa ne isteyebilirim?

TBK m.138 uyarınca sözleşmeden dönme; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak dönme yerine fesih hakkı kullanılır. Talep dilekçede kademeli olarak kurulmalıdır.

Dengesizlik baştan varsa hangi madde uygulanır?

TBK m.28’deki aşırı yararlanma. Uyarlama sonradan doğan değişiklikler için, aşırı yararlanma ise sözleşmenin kuruluş anındaki dengesizlik için öngörülmüştür; ikincisinde bir yıllık ve beş yıllık hak düşürücü süreler işler.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.

Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk