Sözleşmenin uyarlanması talebinizi zamanında kurgulayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Ne yaşandı?
Bir sözleşme yapıldıktan sonra döviz kuru, maliyetler ya da piyasa koşulları beklenmedik biçimde aşırı değişiyor. Edimler arasındaki denge öyle bozuluyor ki, borçlu için ifa neredeyse katlanılamaz hâle geliyor. Taraflardan biri sözleşmenin güncellenmesini istiyor.
Hukuki durum
Türk Borçlar Kanunu m. 138, “aşırı ifa güçlüğü” başlığı altında uyarlama imkânı tanır. Sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülemeyen ve taraflardan kaynaklanmayan olağanüstü bir durum ortaya çıkar, bu durum borçludan ifanın beklenmesini dürüstlük kuralına aykırı kılacak ölçüde edim dengesini bozarsa ve borçlu henüz ifa etmemiş ya da aşırı güçlüğü saklı tutarak ifa etmişse; borçlu hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi isteyebilir.
Bu koşullar dar yorumlanır; sıradan bir fiyat dalgalanması ya da öngörülebilir bir risk, tek başına uyarlama için yeterli sayılmaz. Olağanüstülük, öngörülemezlik ve dengenin aşırı bozulması birlikte aranır.
Uyarlama değerlendirilirken öncelikle sözleşmenin yorumu ve tarafların üstlendiği risklerin dağılımı incelenir. Sözleşmede artış/uyarlama mekanizması (örneğin endeksleme) öngörülmüşse, kural olarak önce bu sözleşmesel düzenleme işletilir.
Ne yapmalısınız?
Değişikliğin öngörülemez ve olağanüstü olduğunu, edim dengesini nasıl bozduğunu ortaya koyun; öncelikle karşı tarafla uyarlama için görüşün. Sonuç alınamazsa uyarlama/dönme davası gündeme gelir; bir avukatla ilerlemeniz yararlı olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Kural ahde vefa, uyarlama istisnadır
Sözleşmeler hukukunun temel ilkesi ahde vefadır: taraflar kurdukları sözleşmeyle bağlıdır ve şartlar değişti diye borçtan kurtulamazlar. TBK m.138 bu ilkenin sınırlı bir istisnasını getirir ve koşulları bilerek dar tutulmuştur.
Maddenin metni
TBK m.138’e göre; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa; borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.
Dayandığı ilke
Aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama isteminin temeli, TMK m.2’deki dürüstlük kuralıdır. Öğreti ve uygulamada bu kurum, ahde vefa ilkesinin istisnalarından biri olan “işlem temelinin çökmesi” düşüncesine dayandırılır ve ifa imkânsızlığından farklıdır: burada ifa hâlâ mümkündür, ancak katlanılamaz ölçüde güçleşmiştir.
Dört koşul birlikte gerçekleşmelidir
Uyarlama talepleri çoğu zaman bu koşullardan biri eksik olduğu için reddedilir. Dosya baştan bu dört başlık üzerine kurulmalıdır.
1. Öngörülemeyen olağanüstü bir durum
Değişiklik, sözleşme yapılırken taraflarca öngörülmemiş ve öngörülmesi de beklenmeyecek nitelikte, olağanüstü olmalıdır. Bu, uygulamadaki en yüksek eşiktir.
2. Durum borçludan kaynaklanmamalı
Güçlük borçlunun kendi davranışından, yanlış hesabından veya ihmalinden doğuyorsa uyarlama istenemez.
3. İfa dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede güçleşmeli
Aranan, ifanın zorlaşması değil, ifanın istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı hâle gelmesidir. Kârın azalması veya beklenenden düşük bir sonuç bu eşiği karşılamaz.
4. Borç henüz ifa edilmemiş veya çekince konularak ifa edilmiş olmalı
Bu koşul çoğu dosyayı baştan bitirir. Borcunu çekincesiz olarak ifa eden borçlu, sonradan uyarlama isteyemez. Bu nedenle artan bedeli ödemek zorunda kalıyorsanız, ödemeyi “ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarım saklı kalmak kaydıyla” ibaresiyle ve yazılı olarak yapmanız gerekir. Bu tek cümle, sonraki talebin dayanağıdır.
Kur artışı ve ekonomik kriz otomatik sebep değildir
Bu sayfanın en kritik uyarısı budur ve talebi baştan doğru kurmayı gerektirir.
Yargıtay’ın yaklaşımı
Yargıtay kararlarında ekonomik krizlerin öngörülemezlik şartını her zaman gerçekleştirmediği kabul edilmektedir. Öğretide de para değerindeki her düşüşün uyarlama imkânı sağlamayacağı belirtilmektedir. Türkiye’de kur dalgalanmaları ve enflasyon belirli aralıklarla yaşandığından, bunların basiretli bir tacir veya ortalama bir sözleşme tarafınca hiç öngörülemeyeceğini savunmak güçtür.
O hâlde ne gösterilmeli
Talep, genel ekonomik tabloya değil somut sözleşmeye oturtulmalıdır: sözleşme tarihindeki kur ve maliyet düzeyi, sözleşmede öngörülen fiyat ve süre mekanizmaları, değişimin büyüklüğü ve hızı, edimler arasındaki dengenin ne ölçüde bozulduğu, borçlunun bu yükü taşıyıp taşıyamayacağı. Bilirkişi incelemesiyle desteklenmeyen uyarlama talebi sonuç vermez.
Sözleşmede risk paylaşımı varsa
Sözleşmede kur farkı, eskalasyon veya fiyat güncelleme hükmü bulunuyorsa, taraflar riski önceden üstlenmiş sayılabilir ve öngörülemezlik koşulu zayıflar. Buna karşılık uzun süreli sözleşmelerde hiçbir güncelleme mekanizması öngörülmemiş olması, talebi güçlendiren bir olgudur.
Yabancı para borçları
Maddenin son cümlesi, hükmün yabancı para borçlarında da uygulanacağını açıkça belirtir. Yani borcun döviz cinsinden olması uyarlama yolunu kapatmaz; ancak yukarıdaki dört koşul yine aranır.
Yol haritası: ne yapılmalı, hangi sırayla
Uyarlama, doğru sırayla yürütüldüğünde sonuç veren bir yoldur.
1. Önce yazılı başvuru
Karşı tarafa, değişen koşulları ve talebinizi açıklayan yazılı bir bildirim gönderin. Bildirimde sözleşme tarihindeki koşullar, sonradan ortaya çıkan durum ve önerdiğiniz yeni denge somut olarak gösterilmelidir. Bu adım hem müzakere kapısı açar hem sonraki davada iyiniyetinizi belgeler.
2. İfa edecekseniz çekince koyun
Bu arada ödeme yapmak zorunda kalıyorsanız her ödemeye ihtirazi kayıt düşün. Çekincesiz ifa, TBK m.138’in dördüncü koşulunu ortadan kaldırır ve talebinizi kaybettirir.
3. Talebi kademeli kurun
Dava dilekçesinde önce uyarlama, bu mümkün görülmezse sözleşmeden dönme (sürekli edimli sözleşmelerde fesih) talep edilmelidir. Uyarlamanın nasıl yapılacağına ilişkin somut bir öneri (yeni bedel, yeni vade, yeni kur esası) sunulması, hâkimin karar kurmasını kolaylaştırır.
4. Delilleri hazırlayın
Sözleşme ve ekleri, sözleşme tarihindeki kur ve fiyat verileri, sonraki dönem verileri, maliyet ve tedarik belgeleri, karşı tarafla yazışmalar, ödeme dekontları ve ihtirazi kayıtlar, sektör raporları. Uyarlama davaları teknik hesap gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi kaçınılmazdır.
5. Alternatifi de değerlendirin
Dengesizlik sözleşmenin kuruluş anında zaten mevcutsa doğru dayanak uyarlama değil, TBK m.28’deki aşırı yararlanmadır ve orada bir yıllık ile beş yıllık hak düşürücü süreler işler. İki kurum karıştırılmamalı, gerekirse talep kademeli olarak her ikisine dayandırılmalıdır.
Tek bakışta: kural ahde vefa, uyarlama istisnadır
Sözleşmeler hukukunun temel ilkesi ahde vefadır (pacta sunt servanda): taraflar koşullar değişse bile sözleşmeye bağlı kalır. TBK m.138 bunun istisnasıdır — ve istisna olduğu için dar yorumlanır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel ilke | Ahde vefa — hukuksal güvenliğin ve dürüstlük kuralının gereği | TMK m.2 · sözleşme hukuku |
| İstisna | Aşırı ifa güçlüğü — öngörülmezlik teorisinin sonucu | TBK m.138 |
| Kurumun temeli | İşlem temelinin çökmesi; dayanağı TMK m.2’deki dürüstlük kuralıdır | TBK m.138 gerekçesi |
| İmkânsızlıktan farkı | İfa mümkündür ancak aşırı güçleşmiştir | TBK m.136 · m.138 |
| Talep sırası | Öncelikle uyarlama; bu mümkün değilse sözleşmeden dönme | TBK m.138 |
| Yabancı para borçlarında | Hüküm uygulanır | TBK m.138/2 |
| Yeni bir düzenleme mi? | Yasal düzenleme ilk kez TBK ile geldi; ancak öncesinde de Yargıtay ve öğreti uyarlamayı kabul ediyordu | — |
| Koşul | İçeriği | Not |
|---|---|---|
| 1 · Öngörülemezlik | Sözleşme yapılırken taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum | Öngörülebilir riskler uyarlama sebebi değildir |
| 2 · Borçludan kaynaklanmama | Durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkmış olmalı | Kendi kusuruyla zora düşen yararlanamaz |
| 3 · Dengenin çökmesi | Mevcut olguları, ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olmalı | Yargıtay: ifanın çekilmez hâle gelmesi |
| 4 · İfa edilmemiş olma | Borçlu borcunu henüz ifa etmemiş olmalı; ya da haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalı | İhtirazi kayıt koymadan ödeyen hakkını yitirir |
| Ek yükümlülük | Uyarlama isteyen taraf, olağanüstü durum ortaya çıkınca gecikmeksizin karşı tarafa bildirmeli ve zararın artmaması için önlem imkânı sağlamalıdır | öğreti |
| Uyarlamanın sınırı | İndirim, edimin konusunu anlamsızlaştıracak veya ortadan kaldıracak derecede olamaz | öğreti · Yargıtay |
Kur artışı ve ekonomik kriz otomatik sebep değildir. Bu, uyarlama davalarının çoğunun reddedilme sebebidir.
| Durum | Değerlendirme | Dayanak |
|---|---|---|
| Para değerindeki her düşüş | Uyarlama imkânı sağlamaz | öğreti |
| Ekonomik krizler | Öngörülmezlik şartını her zaman gerçekleştirmez | Yargıtay uygulaması |
| Döviz cinsinden borçlanma | Kişi TL yerine bilinçli olarak döviz üzerinden borçlanmış ve dalgalanmaları öngörebilir durumdaysa uyarlama reddedilebilir | Yargıtay HGK E.2017/13-515, K.2019/1233 |
| Uzun süre itirazsız ödeme | Sözleşmeyi benimseyerek taksitleri ödemek aleyhe değerlendirilir | Aynı karar |
| Olağanüstü durum örnekleri | Savaş · ağır ekonomik kriz · devalüasyon · doğal afet · ithalat/ihracat yasakları | öğreti |
| Ölçüt | Durumun toplumun tamamı için olağanüstü olması şart değildir; sözleşme tarafları bakımından olağanüstü olup olmadığına bakılır | öğreti |
| Kira sözleşmelerinde | Yargıtay, yabancı para üzerinden kira sözleşmelerinin uyarlanmasında somut ölçütler geliştirmiştir | Yargıtay uygulaması |
| Sıra | Yapılacak | Neden |
|---|---|---|
| 1 | İhtirazi kayıt koyun — ödeme yapıyorsanız “aşırı ifa güçlüğünden doğan haklarım saklı kalmak kaydıyla” ibaresiyle | Dördüncü koşulun gereği; kayıtsız ödeme hakkı yitirir |
| 2 | Olağanüstü durumu gecikmeksizin karşı tarafa yazılı bildirin | Özen yükümlülüğü; ayrıca müzakere zemini oluşturur |
| 3 | Uyarlama teklifi yapın | Anlaşma sağlanırsa dava gereksiz kalır |
| 4 | Öngörülemezliği belgeleyin | Sözleşme tarihindeki kur, maliyet ve piyasa verileri |
| 5 | Dengenin çöktüğünü sayısal olarak gösterin | Karşılaştırmalı maliyet tablosu, bilirkişi hesabı |
| 6 | Talebi terditli kurun: öncelikle uyarlama, olmazsa dönme | TBK m.138’in sırası |
| 7 | İhtiyati tedbir değerlendirin | Kira uyarlama davalarında düzenleyici amaçlı tedbir istenebilir |
| Görev | Uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk, sulh hukuk (kira) veya asliye ticaret | HMK m.2 · m.4 · TTK m.4-5 |
Sıkça Sorulan Sorular
Şartlar değişti diye sözleşmeden kurtulabilir miyim?
Kural ahde vefadır; taraflar sözleşmeyle bağlıdır. TBK m.138 bu ilkenin sınırlı bir istisnasını getirir ve koşulları dar tutulmuştur: öngörülemeyen olağanüstü bir durumun ifayı dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede güçleştirmesi gerekir.
Uyarlama için hangi koşullar aranır?
Dört koşul birlikte: öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum bulunması, bunun borçludan kaynaklanmaması, ifanın istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı hâle gelmesi ve borcun henüz ifa edilmemiş ya da haklar saklı tutularak ifa edilmiş olması.
Borcu ödedikten sonra uyarlama isteyebilir miyim?
Çekincesiz ödediyseniz hayır. Bu nedenle ödemeyi “ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarım saklı kalmak kaydıyla” ibaresiyle ve yazılı olarak yapmanız gerekir; bu tek cümle sonraki talebin dayanağıdır.
Kur artışı tek başına yeterli mi?
Hayır. Yargıtay kararlarında ekonomik krizlerin öngörülemezlik şartını her zaman gerçekleştirmediği kabul edilmektedir. Talep genel ekonomik tabloya değil somut sözleşmeye oturtulmalı ve bilirkişi incelemesiyle desteklenmelidir.
Döviz borcunda da uyarlama istenebilir mi?
Evet. TBK m.138’in son cümlesi hükmün yabancı para borçlarında da uygulanacağını açıkça belirtir. Ancak maddedeki dört koşul yine aranır.
Sözleşmede kur farkı hükmü varsa ne olur?
Taraflar riski önceden üstlenmiş sayılabileceğinden öngörülemezlik koşulu zayıflar. Buna karşılık uzun süreli sözleşmede hiçbir güncelleme mekanizması öngörülmemiş olması talebi güçlendiren bir olgudur.
Uyarlama mümkün olmazsa ne isteyebilirim?
TBK m.138 uyarınca sözleşmeden dönme; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak dönme yerine fesih hakkı kullanılır. Talep dilekçede kademeli olarak kurulmalıdır.
Dengesizlik baştan varsa hangi madde uygulanır?
TBK m.28’deki aşırı yararlanma. Uyarlama sonradan doğan değişiklikler için, aşırı yararlanma ise sözleşmenin kuruluş anındaki dengesizlik için öngörülmüştür; ikincisinde bir yıllık ve beş yıllık hak düşürücü süreler işler.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Tazminat Davaları (Ana Kategori)
- Aşırı Yararlanma (Gabin) ve Sözleşmenin Geçersizliği (TBK 28)Kuruluş anındaki dengesizlik
- Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Tazminatİfa edilmezse ne olur
- İrade Sakatlıkları: Hata, Hile ve Korkutma ile Sözleşmenin İptali
- Eser Sözleşmesinde Ayıba Karşı Tekeffül (İnşaat/Tadilat)
- Karşı Taraf Borcunu Çok Geç Ödedi, Faiz Zararımı Karşılamadı
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinBu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.
Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


