Mal Rejimi Sözleşmesinin Şekil Şartı ve Geçerliliği (TMK 205): Noter, Evlenme Başvurusu, Geçmişe Etki ve Yargıtay Kararları
25 Temmuz 2026

Mal Rejimi Sözleşmesinin Şekil Şartı ve Geçerliliği (TMK 205): Noter, Evlenme Başvurusu, Geçmişe Etki ve Yargıtay Kararları

Eşler, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma yerine başka bir rejim (örneğin mal ayrılığı) seçmek isteyebilir. Özellikle işletme sahibi ya da önemli servet sahibi eşler, evlilik öncesi ya da sırasında böyle bir düzenleme yapmayı düşünür. Ancak bu sözleşmenin geçerli olabilmesi için belirli bir şekle uyulması zorunludur.

Mal paylaşımında hak kaybı yaşamayın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Net Cevap: Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ve taraflarca, gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanır (TMK m.205). Evlenecek olanlar ayrıca, evlenme başvurusu sırasında hangi rejimi seçtiklerini yazılı olarak bildirebilir (TMK m.205/1). Bu şekle uyulmadan imzalanan “mal ayrılığı” veya “mal paylaşımı” metinleri mal rejimi sözleşmesi olarak hüküm doğurmaz (TBK m.12/2) ve eşler yasal rejim olan edinilmiş mallara katılmaya tabi kalır (TMK m.202/1). Noterde yapılmış sözleşme de geçmişe etkili olamaz: Yargıtay, evlilik içinde yapılan sözleşmenin geçmişe yürüyen hükümlerini geçersiz, sözleşme tarihinden itibaren mal ayrılığına geçişi ise geçerli saymıştır (Y2HD 03.10.2024, E.2023/7024, K.2024/6794). Artık değere katılma oranını değiştiren anlaşma da ancak mal rejimi sözleşmesiyle yapılabilir; boşanmada uygulanması için sözleşmede açıkça öngörülmüş olması gerekir (TMK m.237-238). Değer artış payından vazgeçmek için ise yazılı anlaşma yeterlidir (TMK m.227/3).

Kanun ne diyor?

Türk Medeni Kanunu m. 205 uyarınca, mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Bu, geçerlilik şartıdır; yani bu şekle uyulmadan yapılan anlaşma hukuken hükümsüzdür. Sözleşme evlenmeden önce de, evlilik süresince de yapılabilir; önemli olan resmî şekle uyulmasıdır. Taraflar yasal rejim dışında başka bir rejimi ancak kanunda öngörülen sınırlar içinde seçebilir.

Uygulamada durum

Sık yapılan bir hata, eşlerin kendi aralarında imzaladıkları ya da bir avukata yazdırdıkları “mal ayrılığı sözleşmesi”nin geçerli olduğunu sanmalarıdır. Oysa noterde düzenlenmemiş ya da onaylanmamış böyle bir metin hukuken sonuç doğurmaz. Böyle bir durumda taraflar mal ayrılığını seçtiklerini düşünse de, kendiliğinden yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma uygulanır ve mallar buna göre tasfiye edilir.

Bu durum, özellikle servetini korumak isteyen eş bakımından ciddi bir sürprize yol açabilir: geçerli sandığı sözleşme yok hükmünde sayıldığında, malları paylaşıma açık hâle gelir. Bu nedenle şekil şartı, sadece bir formalite değil; sözleşmenin varlığının ön koşuludur.

Pratik sonuç

Mal rejimi konusunda bir düzenleme yapmak istiyorsanız, bunu mutlaka noter aracılığıyla yapmanız gerekir; aksi hâlde anlaşmanız geçersiz olur ve yasal rejim uygulanır. Özellikle işletme ya da önemli servet sahibi eşler için bu, evlilik öncesinde düşünülmesi gereken bir planlama konusudur. Sözleşmenin hem şekil hem de içerik bakımından geçerli olması için bir avukata danışmak yerinde olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Kanun Ne Diyor? Mal Rejimi Sözleşmesine Uygulanan Hükümler

Şekil şartı TMK m.205’te düzenlenir; ancak sözleşmenin ne zaman yapılabileceği, kimlerin yapabileceği, neyi düzenleyebileceği ve alacaklılara etkisi başka maddelerde yer alır. Aşağıdaki tablo, mal rejimi sözleşmesi hazırlanırken veya geçerliliği tartışılırken bakılacak hükümleri bir arada gösterir.

Mal rejimi sözleşmesine ilişkin başlıca hükümler
HükümNe düzenler?Uygulamadaki önemi
TMK m.202Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır; eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirSözleşme yoksa yasal rejim uygulanır
TMK m.203Sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabilir; taraflar istedikleri rejimi ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirSınırlı sayı ilkesi ve geçmişe etki yasağının dayanağı
TMK m.204Sözleşme ancak ayırt etme gücüne sahip olanlarca yapılabilir; küçükler ile kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırEhliyet şartı
TMK m.205/1Sözleşme noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır; taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi rejimi seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirGeçerlilik şekli; iki yol
TMK m.205/2Sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludurİmza şartı
TBK m.12/2 (TMK m.5)Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmazAdi yazılı metnin akıbeti
TMK m.206Haklı sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mal ayrılığına karar verir; borca batıklık, menfaatleri tehlikeye düşürme, rızanın haksız esirgenmesi, bilgi vermekten kaçınma ve sürekli ayırt etme gücü yoksunluğu örnek olarak sayılmıştırSözleşmeye yanaşmayan eşe karşı yol
TMK m.208Eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir rejimi kabul edebilir; sebep ortadan kalkarsa hâkim eski rejime dönülmesine karar verebilirMal ayrılığına geçişten dönme
TMK m.212Mal ayrılığına geçişte önceki rejim, kanunda aksine hüküm yoksa kendi hükümlerine göre tasfiye edilirGeçiş anındaki hesaplaşma
TMK m.213Rejimin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi alacaklıların haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz; bu malları alan eş borçlardan kişisel olarak sorumludur, malların borca yetmediğini ispat ederse o ölçüde kurtulurSözleşme alacaklıya karşı kalkan değildir
TMK m.216Her eş diğerinden her zaman mallarının envanterinin resmî senetle yapılmasını isteyebilir; malların getirilmesinden itibaren bir yıl içinde yapılan envanter, aksi ispatlanmadıkça doğru kabul edilirSözleşmeye eklenecek mal dökümü
TMK m.221Mal rejimi sözleşmesiyle meslek veya işletme faaliyetine ayrılan edinilmiş mallar kişisel mal sayılabilir; kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara katılmayacağı kararlaştırılabilirYasal rejimi koruyarak ince ayar
TMK m.224Edinilmiş mallara katılmada eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludurRejim kişisel borcu değiştirmez
TMK m.225Rejim ölüm veya başka bir rejimin kabulüyle sona erer; iptal, boşanma veya mahkeme kararıyla mal ayrılığında dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ererSona erme anı
TMK m.227/3Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilirNoter şartı yok; yazılılık yeterli
TMK m.236/1Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurSözleşme yoksa yarı yarıya kural
TMK m.237Artık değere katılmada mal rejimi sözleşmesiyle başka bir esas kabul edilebilir; bu anlaşmalar ortak olmayan çocukların ve altsoylarının saklı paylarını zedeleyemezOran değişikliği noter şekline bağlıdır
TMK m.238İptal, boşanma veya mahkeme kararıyla mal ayrılığında, farklı katılma anlaşmaları ancak mal rejimi sözleşmesinde açıkça öngörülmüşse geçerlidirBoşanma için açık hüküm şart
TMK m.250Paylaşmalı mal ayrılığında ailenin ortak kullanımına özgülenen mallar rejim sona erince eşit olarak paylaşılır; miras ve karşılıksız kazandırmayla edinilenler ile manevi tazminat alacakları aksine açık irade yoksa dışarıda kalırPaylaşmalı rejimin çekirdeği
TMK m.194Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamazHer rejimde uygulanır
TMK m.528 ve m.545Mirastan feragat ayrı bir sözleşmedir; miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde yapılırMirasçılıktan vazgeçme mal rejimi sözleşmesiyle olmaz
4722 s.K. m.10/32002 öncesi evlenen eşler, bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilirdiKanundaki tek geçmişe etki imkânı; süresi geçmiştir
MÖHUK m.15Eşler evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açıkça seçebilir; seçim yoksa müşterek millî hukuk, o da yoksa müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır; taşınmazların tasfiyesinde bulundukları ülke hukuku uygulanırYabancılık unsurlu evlilikler
MÖHUK m.7Hukuki işlemler, yapıldıkları ülke hukukunun veya işlemin esası hakkında yetkili hukukun şekil kurallarına uygun olarak yapılabilirYurt dışında yapılan sözleşmenin şekli

Rejimlerin karşılaştırması için hangi mal rejimini seçmeliyim rehberimize, evlilik içinde rejim değişikliği için TMK 208 rehberimize bakabilirsiniz.

Şekil Şartı: Geçerliliğin Ön Koşulu

Mal rejimi sözleşmesi, tarafların serbestçe kaleme alıp imzalayabileceği bir belge değildir. Kanun, geçerlilik için sıkı bir şekil öngörür; şekle aykırılık sözleşmeyi baştan geçersiz kılar.

Mal rejimi sözleşmesinde şekil şartları
KonuAranan şartŞekle aykırılığın sonucu
Yapılış biçimiNoterde düzenleme veya onaylamaGeçersizlik
Alternatif yolEvlenme başvurusu sırasında yazılı bildirimRejim seçimi geçerli olur
İmzaTarafların imzasıGeçersizlik
EhliyetAyırt etme gücü; küçükler ve kısıtlılarda yasal temsilcinin rızası (TMK m.204)Geçersizlik
ZamanEvlenmeden önce veya evlilik sırasında (TMK m.203)Her zaman yapılabilir; geçmişe yürüyen kayıt geçersizdir
İçerikKanunda öngörülen rejimlerden biri seçilmeliKanun dışı rejim seçilemez
Adi yazılı belgeYeterli değildirHüküm doğurmaz

Son satır, uygulamadaki en yaygın ve en pahalı hatadır: eşler arasında el yazısıyla veya bilgisayarda düzenlenip imzalanan “mal paylaşımı anlaşmaları” mal rejimi sözleşmesi olarak hüküm doğurmaz. Noter şekline uyulmadığı için geçersizdir ve boşanma anında hiçbir koruma sağlamaz. Böyle bir belgeye güvenerek yıllarca hareket eden taraf, tasfiyede tamamen yasal rejime tabi olduğunu görür.

Noterde Düzenleme mi, Onaylama mı? Evlenme Başvurusunda Seçim

TMK m.205/1 iki noter işlemini eşit tutar: düzenleme ve onaylama. Düzenleme şeklinde metni noter, tarafların beyanlarına göre bizzat hazırlar ve tarafların kimliğini ve iradesini tespit eder. Onaylama şeklinde ise metni taraflar veya avukatları hazırlar; noter, metnin altındaki imzaları onaylar. Kanun açısından her ikisi de geçerlilik şeklini karşılar. Fark uygulamadadır: düzenleme şeklinde tarafların beyanları noter tarafından tespit edildiğinden, ileride “ne imzaladığımı bilmiyordum” itirazına karşı daha güçlü bir delil oluşur; aşağıda anılan bir kararda noterde düzenlenen sözleşmedeki “okudum” beyanı da değerlendirilmiştir. Onaylama şeklinde ise metnin içeriği büyük ölçüde hazırlayanın özenine bağlıdır.

Evlenecek olanlar için üçüncü bir yol vardır: TMK m.205/1’in ikinci cümlesine göre taraflar, evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün evlendirme memurluğu denetim rehberine göre bu bildirim için bir “seçimlik mal rejimi başvuru formu” düzenlenir, form tarafların ve varsa yasal temsilcilerin imzasıyla tasdik edilir ve seçilen rejim evlenme kütüğündeki ilgili alana işlenir. Evlenmeden önce noterde düzenlenmiş bir sözleşme ibraz edilirse, düzenleyen makamın adı, tarih ve sayısı da kütüğe yazılır ve belge evlenme dosyasında saklanır (dayanak olarak Evlendirme Yönetmeliği Ek Madde 1 gösterilmiştir).

Mal rejimi seçiminin üç yolu
ÖlçütNoterde düzenlemeNoterde onaylamaEvlenme başvurusunda bildirim
Metni kim hazırlar?NoterTaraflar veya avukatlarıEvlendirme memurluğundaki form
Ne zaman kullanılır?Evlenmeden önce veya evlilik içindeEvlenmeden önce veya evlilik içindeYalnız evlenme başvurusu sırasında
İmzaTaraflar ve gerektiğinde yasal temsilciler (TMK m.205/2)Taraflar ve gerektiğinde yasal temsilciler; imzalar noterce onaylanırTaraflar ve varsa yasal temsilciler
KapsamRejim seçimi ve kanunun izin verdiği ayrıntılı hükümlerRejim seçimi ve kanunun izin verdiği ayrıntılı hükümlerKanun metni yalnız seçilen rejimin bildirilmesinden söz eder
KayıtNoterlik kayıtlarıNoterlik kayıtlarıEvlenme kütüğü ve evlenme dosyası

Son satırdaki fark önemlidir: TMK m.221’deki kişisel mal düzenlemesi veya TMK m.237’deki katılma oranı değişikliği gibi ayrıntılı kayıtlar isteniyorsa, yalnız formla yetinmek yerine noterde sözleşme yapılması güvenli yoldur. Evlendikten sonra yapılacak her değişiklik için ise tek yol noterdir (TMK m.205/1, m.208/1).

Seçilebilecek Rejimler ve Sonuçları

Kanun, seçilebilecek rejimleri sınırlı sayıda belirlemiştir. Taraflar bunların dışında bir düzen kuramaz; ancak seçtikleri rejim içinde bazı değişiklikler yapabilirler.

Türk hukukunda seçilebilecek mal rejimleri
RejimTemel mantıkBoşanmada sonuç
Edinilmiş mallara katılmaYasal rejim — kanunen uygulanırArtık değerin yarısı üzerinde alacak
Mal ayrılığıHer eş kendi malının malikiKatılma alacağı doğmaz
Paylaşmalı mal ayrılığıKural ayrılık; bazı mallar paylaşılırAileye özgülenen mallar paylaşılır
Mal ortaklığıOrtaklık malları birlikteOrtaklık malları paylaşılır

Sözleşme yapılmadığı sürece eşler kendiliğinden edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir; ayrıca bir işlem yapmaya gerek yoktur. Bu nedenle mal rejimi sözleşmesi, yasal rejimin sonuçlarını istemeyen çiftler için anlamlıdır. Yasal rejim içinde artık değere katılma oranının değiştirilmesi de mümkündür; ancak bu yalnızca mal rejimi sözleşmesiyle, yani noter şekliyle yapılabilir (TMK m.237/1) ve boşanmada uygulanabilmesi için sözleşmede açıkça öngörülmüş olması gerekir (TMK m.238). Basit yazılı anlaşma yalnızca değer artış payı için yeterlidir (TMK m.227/3). Rejim türlerinin ayrıntısı için mal ayrılığı seçimi ve mal rejiminde kişisel mallar yazılarımıza bakınız.

Hangi Anlaşma Hangi Şekle Tabi?

Eşler arasında yapılan her anlaşma mal rejimi sözleşmesi değildir ve her biri aynı şekle bağlı değildir. Uygulamadaki karışıklığın önemli bir kısmı, farklı şekil kurallarına tabi anlaşmaların tek bir “evlilik sözleşmesi” başlığı altında toplanmasından doğar.

Eşler arasındaki anlaşmalarda aranan şekil
AnlaşmaGereken şekilDayanakŞekle uyulmazsa
Rejim seçimi veya değişikliği (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı)Noterde düzenleme veya onaylama; evlenirken başvuruda yazılı bildirimTMK m.202/2, 203, 205Yasal rejim devam eder
Meslek veya işletme mallarının kişisel mal sayılması; kişisel mal gelirlerinin dışarıda tutulmasıMal rejimi sözleşmesiTMK m.221Mal grupları kanuna göre belirlenir
Artık değere katılma oranının değiştirilmesiMal rejimi sözleşmesi; boşanmada uygulanması için açık hükümTMK m.237, 238Yarı yarıya kural uygulanır (TMK m.236/1)
Değer artış payından vazgeçme veya oranın değiştirilmesiYazılı anlaşmaTMK m.227/3Katkı oranında pay kuralı uygulanır
Mirastan feragatResmî vasiyetname şekliTMK m.528, 545Mirasçılık sıfatı devam eder
Aile konutunun devri veya kirasının feshiDiğer eşin açık rızasıTMK m.194Rızasız işlem korumaya takılır
Boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesiTasfiye iradesinin açıkça yazılması, malların tek tek gösterilmesi ve protokolün hâkimce uygun bulunmasıY8HD 03.05.2018, E.2016/2660, K.2018/12125; YHGK 10.09.2025, E.2024/7, K.2025/498Tasfiye yapılmış sayılmaz; ayrı dava açılabilir

Tablonun dördüncü satırı sık gözden kaçar: değer artış payı için kanun noter şekli değil, yalnızca yazılı anlaşma arar (TMK m.227/3). Buna karşılık artık değere katılma oranının değiştirilmesi, kanun metninde açıkça “mal rejimi sözleşmesiyle” yapılabilecek bir işlem olarak düzenlenmiştir (TMK m.237/1); dolayısıyla TMK m.205’teki noter şekline tabidir. Ayrıntı için değer artış payı rehberimize ve artık değer rehberimize bakabilirsiniz.

Son satır için önemli bir uyarı: Yargıtay, anlaşmalı boşanmada mal rejiminin tasfiyesini boşanmanın fer’i saymaz. Protokolde ya da duruşmada kullanılan “malımız yoktur”, “başkaca talebimiz yoktur” gibi genel ifadeler, açık ve kuşkuya yer vermeyen bir feragat içermedikçe tasfiyeden vazgeçme olarak yorumlanmamaktadır (YHGK 10.09.2025, E.2024/7, K.2025/498, oy çokluğu; Y2HD 21.02.2024, E.2022/10451, K.2024/1072). Bu konu anlaşmalı boşanmada mal paylaşımından feragat rehberimizde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Sözleşmenin Sınırları ve Üçüncü Kişiler

Mal rejimi sözleşmesi sınırsız bir düzenleme yetkisi vermez. Aşağıdaki tablo, sözleşmeyle düzenlenebilen ve düzenlenemeyen konuları göstermektedir.

Mal rejimi sözleşmesiyle düzenlenebilen ve düzenlenemeyen konular
KonuSözleşmeyle düzenlenebilir mi
Rejim türünün seçimiEvet — kanundaki rejimlerden biri
Artık değere katılma oranıEvet — yalnız mal rejimi sözleşmesiyle (noter şekli); boşanmada uygulanması için açık hüküm gerekir (TMK m.237-238)
Değer artış payından vazgeçmeEvet — yazılı anlaşmayla (TMK m.227/3)
Aile konutu korumasının kaldırılmasıHayır — TMK m.194 her rejimde uygulanır
Nafaka yükümlülüğünün kaldırılmasıHayır — mal rejiminin konusu değil
Velayet ve çocuk düzenlemeleriHayır
Alacaklıların haklarını daraltmaHayır — alacaklıların başvurabileceği mallar sorumluluk dışında bırakılamaz (TMK m.213)
Miras hakkından vazgeçmeHayır — mirastan feragat sözleşmesi ayrı bir kurumdur (TMK m.528, 545)

Yedinci satır önemli bir sınır çizer: mal rejimi sözleşmesi, alacaklılara karşı bir kalkan işlevi görmez. TMK m.213’e göre mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, alacaklıların haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz; bu malları alan eş borçlardan kişisel olarak sorumlu olur. Sekizinci satır ise sık karıştırılır: eşin mirasçılık sıfatından vazgeçmesi mal rejimi sözleşmesiyle değil, resmî vasiyetname şeklinde yapılan ayrı bir mirastan feragat sözleşmesiyle mümkündür (TMK m.528, 545).

Şekil Şartı: İki Yol

YolNasıl
Noterde düzenleme veya onaylamaHer zaman yapılabilir
Evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirimSeçilen rejim evlendirme memuruna bildirilir

Bu şekil şartına uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar. Eşler arasında yapılan adi yazılı anlaşmalar, imza tanıkla desteklenmiş olsa dahi mal rejimi sözleşmesi olarak sonuç doğurmaz. Bu, en sık karşılaşılan geçersizlik sebebidir.

Ayrıca tarafların ayırt etme gücüne sahip olması gerekir (TMK m.204/1); küçükler ile kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır (TMK m.204/2) ve sözleşme gerektiğinde yasal temsilcilerce de imzalanır (TMK m.205/2).

Seçilebilecek Rejimler

  • Edinilmiş mallara katılma — yasal rejim, seçim yapılmazsa uygulanır
  • Mal ayrılığı — her eş kendi malvarlığında bağımsız
  • Paylaşmalı mal ayrılığı — ailenin ortak kullanımına özgülenen mallar paylaşılır
  • Mal ortaklığı — belirlenen mallar ortaklık malı olur

Eşler yalnızca kanunda öngörülen bu rejimlerden birini seçebilir; kendi tasarladıkları karma bir rejim geçerli olmaz. Ancak seçilen rejim içinde kanunun izin verdiği ölçüde değişiklik yapılabilir.

Ne Zaman Yapılabilir?

Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya evlilik süresince her zaman yapılabilir. Evlilik sırasında yapılan sözleşme yapıldığı tarihten itibaren hüküm doğurur. Yargıtay, sözleşmenin geçmişe etkili olacağına ilişkin maddelerini geçersiz, sözleşme tarihinden itibaren mal ayrılığına geçişi ise geçerli saymıştır (Y2HD 03.10.2024, E.2023/7024, K.2024/6794; ayrıca Y8HD 06.06.2013, E.2012/11466, K.2013/8552).

Bu nedenle sözleşmede yürürlük tarihinin açıkça belirtilmesi ve o tarihe kadar edinilen malların dökümünün çıkarılması gerekir; bu mallar önceki rejimin hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m.212, 225/1).

Alacaklılara Karşı Etkisi

Mal rejimi seçimi, eşlerin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Edinilmiş mallara katılmada her eş kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m.224). TMK m.213 ayrıca açık bir güvence getirir: rejimin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, alacaklıların haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz. Bunun yanında genel mal kaçırma işlemleri için İcra ve İflas Kanunundaki tasarrufun iptali yolu da gündeme gelebilir.

Bu nedenle borç sorunu bulunan bir dönemde yapılan rejim değişiklikleri, alacaklılar tarafından dava konusu edilebilir.

Sözleşmede Bulunması Gerekenler

  1. Seçilen rejimin adı ve dayanağı
  2. Yürürlük tarihi
  3. Mevcut malvarlığının dökümü ve niteliği (kişisel / edinilmiş)
  4. Kişisel malların gelirlerinin hangi gruba gireceği
  5. Bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti kapsamındaki malların durumu
  6. Artık değere katılma oranına ilişkin düzenleme yapılıp yapılmadığı
  7. Ölüm hâlinde uygulanacak hükümler

Üçüncü madde en çok atlanandır: mevcut malvarlığının sözleşme tarihinde dökümünün yapılması, ileride tasfiyede hangi malın hangi gruba girdiği tartışmasını baştan çözer. Bu döküm yapılmadığında ispat yükü ağırlaşır ve dosya bilirkişi tartışmasına dönüşür.

Sözleşmenin Sona Ermesi

Mal rejimi; eşlerden birinin ölümü veya başka bir rejimin kabulüyle sona erer (TMK m.225/1). Evliliğin iptali, boşanma veya mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçilmesi hâllerinde ise rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2).

Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mal ayrılığına karar verebilir (TMK m.206/1). Kanun haklı sebebi özellikle şu hâllerde kabul eder: diğer eşin malvarlığının borca batık olması veya ortaklıktaki payının haczedilmesi; diğer eşin istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmesi; ortaklık malları üzerindeki tasarruf için gereken rızanın haklı sebep olmaksızın esirgenmesi; malvarlığı, gelirleri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınılması ve diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması (TMK m.206/2). Yalnızca fiilen ayrı yaşamak tek başına haklı sebep sayılmamıştır (Y2HD 18.04.2005, E.2005/3039, K.2005/6149).

Geçersizlik Hâlinde Ne Olur?

Şekil şartına uyulmadığı için geçersiz sayılan sözleşme mal rejimi sözleşmesi olarak hiçbir sonuç doğurmaz (TBK m.12/2) ve eşler arasında yasal rejim (edinilmiş mallara katılma) uygulanır (TMK m.202/1). Bu, mal ayrılığı öngördüğünü düşünen taraf için ağır bir sürprizdir. Noter şekline uyulmuş olsa bile kanuni sınırları aşan hükümler, örneğin geçmişe yürüyen kayıtlar, sonuç doğurmaz; Yargıtay bu durumda sözleşmenin geri kalanını ayakta tutabilmektedir (Y2HD 03.10.2024, E.2023/7024, K.2024/6794).

Bu nedenle evlilik öncesi yapılan anlaşmaların noter aracılığıyla düzenlenip düzenlenmediği, tasfiye öncesinde ilk kontrol edilecek husustur.

Yabancı Ülkede Yapılan Sözleşme

Yabancı ülkede düzenlenen mal rejimi sözleşmelerinin Türkiye’de geçerliliği, milletlerarası özel hukuk kuralları çerçevesinde değerlendirilir. Şekil bakımından MÖHUK m.7’ye göre hukuki işlemler, yapıldıkları ülke hukukunun veya işlemin esası hakkında yetkili hukukun şekil kurallarına uygun olarak yapılabilir. Mal rejimine uygulanacak hukuk ise MÖHUK m.15’e göre belirlenir: eşler evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açıkça seçebilir; seçim yoksa sırasıyla müşterek millî hukuk, müşterek mutad mesken hukuku ve Türk hukuku uygulanır. Taşınmazların tasfiyesinde ise bulundukları ülke hukuku uygulanır.

Bu nedenle yurt dışında yapılan sözleşmenin hem o ülkenin şekil kurallarına uygunluğu hem de Türkiye’deki taşınmazlar bakımından etkisi ayrıca incelenmelidir. Yurt dışında yapılan evliliğin kendisi için yurt dışında yapılan evlilik rehberimize bakabilirsiniz.

Sözleşmenin İspatı

Noterde düzenlenen sözleşmenin bir örneği taraflarda bulunur; kaybolması hâlinde noterlik kayıtlarından örnek alınabilir. Evlenme başvurusu sırasında bildirilen rejim ise evlendirme memurluğu ve nüfus kayıtlarından tespit edilir. Bu nedenle sözleşmenin varlığı bakımından ispat sorunu genellikle yaşanmaz; sorun geçersizlik iddialarında çıkar.

Geçmişe Etki Yasağı: Sözleşme Ne Zamandan İtibaren Hüküm Doğurur?

Noter şekline uyulmuş olması, sözleşmenin her hükmünün geçerli olduğu anlamına gelmez. TMK m.203’e göre taraflar rejimi ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilir. Yargıtay bu sınırı, rejimin evlenme tarihine veya geçmiş bir tarihe yürütülmesine karşı uygulamaktadır.

  • Y8HD 06.06.2013, E.2012/11466, K.2013/8552 (oy birliği): 2002 yılında yapılan mal ortaklığı sözleşmesine dayanılarak 1980’de edinilen taşınmazın yarı payının tescili istenmiştir. Daire, 4722 sayılı Kanunun 10. maddesinin bir yıllık süre içinde geçmişe etkili olarak yalnız edinilmiş mallara katılma rejiminin seçilmesine izin verdiğini, diğer rejimlerin evlilik tarihinden geçerli kılınamayacağını ve kamu düzenine ilişkin bu sınırın sözleşme serbestisiyle aşılamayacağını belirterek hükmü bozmuştur. Kararda ayrıca mal rejiminin tasfiyesinden doğan hakkın şahsi bir alacak hakkı olduğu, mülkiyet olarak istenemeyeceği vurgulanmıştır.
  • Y2HD 03.10.2024, E.2023/7024, K.2024/6794 (oy birliği): 1967’den beri evli eşlerin 2015’te noterde düzenlettiği “mal rejimi değişikliği sözleşmesi” tartışılmıştır. İlk derece mahkemesi sözleşmeyi kanuni sınırları aştığı için geçersiz saymış, bölge adliye mahkemesi ise davayı reddetmiştir. Daire, bölge adliye mahkemesi kararını bozmuş; sözleşmenin geçmişe etkili olacağına ilişkin maddelerinin geçerli olmadığını, buna karşılık sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren mal ayrılığına geçilmesine ilişkin düzenlemenin geçerli olduğunu kabul etmiştir.
  • 4722 sayılı Kanun m.10: Medeni Kanunun yürürlüğünden (01.01.2002) önce evlenen eşler, bir yıl içinde başka bir rejim seçmedikleri takdirde bu tarihten geçerli olmak üzere yasal rejimi seçmiş sayılmıştır (m.10/1). Aynı süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli olacağı kabul edilebiliyordu (m.10/3). Anayasa Mahkemesi birinci fıkraya yönelik iptal istemini oy çokluğuyla reddetmiştir (AYM 18.09.2008, E.2006/37, K.2008/141, RG 23.12.2008, S.27089).

Bu kararlardan çıkan sonuç açıktır: evlilik içinde yapılan sözleşmede “evlilik tarihinden itibaren geçerlidir” gibi bir kayıt, sözleşmeyi tümüyle kurtarmaz; geçmişe yürüyen kısım sonuç doğurmaz ve önceki dönem, o dönemde geçerli olan rejime göre tasfiye edilir. 2002 öncesi evliliklerde 01.01.2002’ye kadar 743 sayılı Kanunun 170. maddesi gereğince mal ayrılığı geçerlidir (Y8HD 20.01.2015, E.2014/12747, K.2015/1086). Eski evlilikler için 2002 öncesi evlenenlerde mal paylaşımı rehberimize bakabilirsiniz.

Uygulamada yapılacak şey, geçmişe yürüyen kayıt yazmak değil, sözleşme tarihindeki malvarlığını belgelemektir. TMK m.216’ya göre her eş, diğerinden mallarının envanterinin resmî senetle yapılmasını her zaman isteyebilir; malların getirilmesinden itibaren bir yıl içinde yapılan envanter, aksi ispatlanmadıkça doğru kabul edilir. Sözleşmeye eklenen ayrıntılı döküm, ileride hangi malın hangi döneme ait olduğu tartışmasını büyük ölçüde çözer.

Noterde Yapılmış Sözleşmeye İtiraz: İrade Sakatlığı ve Süre

Şekle uygun yapılmış bir sözleşme de yanılma, aldatma veya korkutma gibi irade sakatlıkları nedeniyle tartışılabilir. Ancak bu yol süreye bağlıdır: TBK m.39/1’e göre yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Bu süre, şekle aykırılıktan farklıdır: noter şekli hiç yerine getirilmemişse sorun irade sakatlığı değil, TBK m.12/2 anlamında hüküm doğurmamadır.

Yargıtayın onadığı bir kararda, evlenmeden iki gün önce noterde düzenlenen mal ayrılığı sözleşmesinin iptali istenmiştir. Davacı, Türkçe ve Latin harflerini bilmediğini, işlemde tercüman bulunmadığını ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi, davacının sözleşmenin tasdikli bir örneğini 16.04.2014’te aldığını, bu nedenle sözleşmeden en geç o tarihte haberdar olduğunu kabul ederek 27.09.2017’de açılan davayı hak düşürücü süre nedeniyle reddetmiş; Yargıtay bu kararı oy birliğiyle onamıştır (Y2HD 11.06.2024, E.2023/3260, K.2024/4535). Kararda TMK m.203-205, TBK m.30 vd. ve m.39 ile Noterlik Kanununun 72 ve devamı maddelerine atıf yapılmıştır. Kararın mesajı açıktır: sözleşmenin içeriğine itiraz eden eş, öğrendiği andan itibaren hızlı hareket etmelidir.

Yargıtay ve AYM Kararlarında Mal Rejimi Sözleşmesi

Aşağıdaki kararlar, mal rejimi sözleşmesinin şekli, sınırları ve boşanma protokolleriyle ilişkisi bakımından yol göstericidir. Künyeler karar metinlerinden ve yayımlanmış özetlerden teyit edilmiştir; her dosyanın kendi olgularıyla değerlendirilmesi gerekir.

Mal rejimi sözleşmesine ilişkin seçilmiş kararlar
KararUyuşmazlıkSonuç ve ilke
Y2HD 03.10.2024, E.2023/7024, K.2024/6794 (oy birliği)1967’den beri evli eşlerin 2015’te noterde yaptığı rejim değişikliği sözleşmesiGeçmişe etkili maddeler geçersiz; sözleşme tarihinden itibaren mal ayrılığı geçerli; BAM kararı bozuldu
Y8HD 06.06.2013, E.2012/11466, K.2013/8552 (oy birliği)2002 tarihli mal ortaklığı sözleşmesinin 1980’de edinilen taşınmaza uygulanmasıYasal rejim dışındaki rejimler geçmişe etkili seçilemez; tasfiye hakkı şahsi alacaktır
AYM 18.09.2008, E.2006/37, K.2008/141 (RG 23.12.2008, S.27089)4722 sayılı Kanun m.10/1İptal istemi oy çokluğuyla reddedildi
Y2HD 11.06.2024, E.2023/3260, K.2024/4535 (oy birliği)Evlenmeden iki gün önce noterde yapılan mal ayrılığı sözleşmesinin iptaliHak düşürücü süre geçtiğinden ret kararı onandı
YHGK 10.09.2025, E.2024/7, K.2025/498 (oy çokluğu)Anlaşmalı boşanma duruşmasında “paylaşacak malımız yoktur” beyanıMal grupları TMK m.221 istisnaları dışında sözleşmeyle değiştirilemez; açık olmayan beyan tasfiyeden feragat sayılmadı
Y8HD 03.05.2018, E.2016/2660, K.2018/12125 (oy birliği)Boşanma protokolünün mal rejimi tasfiyesini kapsayıp kapsamadığıTasfiye protokolde malların tek tek ve ismen sayılmasıyla açıkça düzenlenmelidir
Y2HD 21.02.2024, E.2022/10451, K.2024/1072 (oy birliği)Duruşmada beyan edilmeyen ve hükme geçmeyen protokol maddesiMal rejiminin tasfiye edildiği kabul edilemez; delillerin toplanması için bozma
Y8HD 20.01.2015, E.2014/12747, K.2015/1086 (oy birliği)2002 öncesi evlilikte anlaşmalı boşanma protokolü ve mal rejimi talepleriMal rejimi talepleri boşanmanın fer’i değildir; ayrıca dava konusu edilebilir
Y2HD 16.06.2022, E.2021/7048, K.2022/5951Bankanın, boşanmaya bağlı mal rejimi tasfiyesiyle ilgili alacak ve haciz talepli davasıKanuni dayanak yokluğundan verilen ret bozuldu; TMK m.213 şartlarının incelenmesi gerekir
Y2HD 18.04.2005, E.2005/3039, K.2005/6149Mahkeme kararıyla mal ayrılığı istemiYalnızca fiilen ayrı yaşamak TMK m.206 anlamında tek başına haklı sebep sayılmaz
YHGK 17.04.2013, E.2013/375, K.2013/520Katılma alacağının zamanaşımıKatılma alacağı boşanmanın fer’i değildir; TMK m.178 değil, on yıllık genel zamanaşımı uygulanır

İlk iki satır birlikte okunmalıdır: geçmişe etki yasağı hem 2002 öncesi evliliklerde hem de yeni evliliklerde uygulanmaktadır. Beşinci, altıncı ve yedinci satırlar ise mal rejimi sözleşmesiyle boşanma protokolünün farklı kurumlar olduğunu gösterir: protokolde tasfiye yapılabilir, ancak bunun açık, somut ve hükme yansımış olması gerekir. Tasfiye davası için mal paylaşımı davası rehberimize bakabilirsiniz.

Geçerli Bir Mal Rejimi Sözleşmesi İçin Adım Adım

  1. Rejimi seçin. Seçim kanunda sayılan rejimlerle sınırlıdır: mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı; yasal rejimi koruyup yalnız bazı kurallarını değiştirmek de mümkündür (TMK m.202, 203, 221, 237).
  2. Yolu belirleyin. Evlenmeden önce noter veya evlenme başvurusunda yazılı bildirim; evlendikten sonra yalnız noter (TMK m.205/1).
  3. Ehliyeti kontrol edin. Taraflardan biri küçük veya kısıtlı ise yasal temsilcinin rızası ve imzası alınmalıdır (TMK m.204, 205/2).
  4. Mal dökümünü ekleyin. Sözleşme tarihindeki taşınmaz, araç, şirket payı, banka hesabı ve borçlar listelenmeli; gerekirse TMK m.216’daki resmî envanter yoluna başvurulmalıdır.
  5. İnce ayarları açık yazın. Meslek veya işletme malları (TMK m.221/1), kişisel mal gelirleri (TMK m.221/2), artık değere katılma oranı (TMK m.237) ve bu oranın boşanmada da uygulanıp uygulanmayacağı (TMK m.238) ayrı maddelerde düzenlenmelidir.
  6. Yürürlük tarihini doğru yazın. Sözleşmeye geçmişe yürüyen kayıt koymayın; önceki dönem, önceki rejime göre tasfiye edilir (Y2HD 03.10.2024, E.2023/7024, K.2024/6794).
  7. Alacaklı durumunu değerlendirin. Rejim değişikliği veya tasfiye, alacaklıların başvurabileceği malları sorumluluk dışında bırakamaz (TMK m.213).
  8. Yabancılık unsuru varsa hukuk seçimini açıkça yapın. Seçim açık olmalıdır; taşınmazların tasfiyesinde bulundukları ülke hukuku uygulanır (MÖHUK m.15).
  9. Belgeyi saklayın. Noter örneği ve gerekiyorsa evlenme kütüğü kaydı, ileride tasfiyede ilk istenecek belgelerdir.
  10. Değişiklik gerekirse yeniden notere gidin. Eşler her zaman yeni bir sözleşmeyle önceki veya başka bir rejimi kabul edebilir (TMK m.208/1).

Örnek Olaylar

Olay 1 — Tanıklı ama noter onaysız sözleşme: A ve B evlenmeden önce bir hukuk bürosunda, iki tanık huzurunda “mal ayrılığı sözleşmesi” imzalar; notere gitmezler. On iki yıl sonra boşanma davası açılır ve A adına evlilik içinde alınan daire tartışılır. Metin TMK m.205’teki şekli taşımadığından mal rejimi sözleşmesi olarak hüküm doğurmaz; eşler arasında yasal rejim uygulanır ve daire edinilmiş mal ise katılma alacağı hesabına girer (TMK m.202/1, 236/1).

Olay 2 — Evlenme başvurusunda seçim: C ve D evlendirme memurluğuna başvururken seçimlik mal rejimi formunu imzalayarak mal ayrılığını seçer; seçim evlenme kütüğüne işlenir. Boşanmada katılma alacağı doğmaz. Ancak aile konutu koruması (TMK m.194), nafaka ve tazminat talepleri rejimden bağımsız olarak ayrıca değerlendirilir; bir eşin diğerinin malına yaptığı parasal katkının akıbeti de genel hükümlere göre ayrıca incelenir.

Olay 3 — “Evlilik tarihinden itibaren geçerlidir” kaydı: 1995’te evlenen E ve F, 2019’da noterde “evlilik tarihinden itibaren geçerli olmak üzere” mal ayrılığı sözleşmesi yapar. Geçmişe yürüyen kayıt sonuç doğurmaz; sözleşme 2019’dan itibaren hüküm ifade eder (Y2HD 03.10.2024, E.2023/7024, K.2024/6794; Y8HD 06.06.2013, E.2012/11466, K.2013/8552). 01.01.2002’ye kadarki dönem 743 sayılı Kanun dönemi rejimine (mal ayrılığı), eşler 2002’deki bir yıllık sürede başka bir rejim seçmemişse 2002–2019 arası edinilmiş mallara katılma rejimine göre değerlendirilir (4722 s.K. m.10/1).

Olay 4 — Ölüm için yazılmış oran kaydı: G ve H, noterde yasal rejimi koruyup “ölüm hâlinde artık değerin tamamı sağ kalan eşe kalır” kaydı koyar. Eşler boşanır. Sözleşme farklı oranı yalnız ölüm için öngördüğünden, boşanmada bu kayıt uygulanmaz ve yarı yarıya kural geçerli olur (TMK m.238, 236/1). Kayıt ölüm hâlinde uygulanacak olsa bile ortak olmayan çocukların ve altsoylarının saklı payları zedelenemez (TMK m.237/2).

Olay 5 — Borçlu eşin rejim değişikliği: Ağır borç altındaki I, eşiyle mal ortaklığından mal ayrılığına geçer ve tasfiyede değerli malları eşine bırakır. Bu işlem, alacaklıların haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz; malları alan eş borçlardan kişisel olarak sorumludur ve ancak malların borca yetmediğini ispat ederse o ölçüde kurtulur (TMK m.213/1-2). Yargıtay da üçüncü kişi alacaklının bu maddeye dayanarak dava açabileceğini belirterek şartların incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir (Y2HD 16.06.2022, E.2021/7048, K.2022/5951).

Özetle: Noter Şekli Olmadan Koruma Yok

Mal rejimi sözleşmesi, geçerliliği sıkı şekil şartına bağlı bir sözleşmedir: noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılmalıdır. Tek alternatif, evlenme başvurusu sırasında hangi rejimin seçildiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Eşlerin kendi aralarında imzaladığı adi yazılı “mal paylaşımı anlaşmaları” bu şekli taşımadığından hüküm doğurmaz ve boşanmada hiçbir koruma sağlamaz. Sözleşme yapılmadığı sürece eşler kendiliğinden edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir. Sözleşmeyle rejim türü seçilebilir ve katılma oranı değiştirilebilir; ancak aile konutu koruması, nafaka ve çocuğa ilişkin konular bu yolla düzenlenemez.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Mal rejimi sözleşmesinin hazırlanması veya mevcut bir sözleşmenin geçerliliğinin değerlendirilmesi için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Geçerli sözleşmenin boşanmaya etkisi: Noterde yapılmış bir mal ayrılığı sözleşmesi varken boşanmada neler istenebileceği için Mal Ayrılığı Sözleşmesi Yaptık: Boşanınca Ne Alabilirim? Önceki Dönem, Katkı Payı ve Ortak Mallar yazımıza bakın.

İkinci evlilikte sözleşme: Önceki evlilikten malı veya çocuğu olanların mal rejimi sözleşmesinde dikkat etmesi gerekenler için İkinci Evlilikte Mal Rejimi: Önceki Evlilikten Kalan Malları ve Çocukların Hakkını Korumak yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Mal rejimi sözleşmesi nasıl yapılır?

Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılır ve taraflarca imzalanır; evlenecek olanlar seçtikleri rejimi evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak da bildirebilir (TMK m.205). Şekil şartına uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar.

Mal rejimi sözleşmesi ne zaman yapılabilir?

Sözleşme evlenmeden önce veya evlilik sırasında her zaman yapılabilir (TMK m.203). Evlilik içinde yapılan sözleşme yapıldığı tarihten itibaren hüküm doğurur; geçmişe yürüyen kayıtlar geçersizdir.

Sözleşmeyle hangi rejim seçilebilir?

Eşler kanunda öngörülen mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilir. Seçim, şekil şartına uygun sözleşmeyle yapılır.

Avukatın hazırladığı ve tanık imzalı mal ayrılığı sözleşmesi geçerli mi?

Hayır. Metin noterde düzenlenmedikçe veya imzalar noterce onaylanmadıkça mal rejimi sözleşmesi olarak hüküm doğurmaz (TMK m.205; TBK m.12/2). Tanık imzası bu şeklin yerini tutmaz ve eşler yasal rejime tabi kalır.

Evlenirken nüfusta mal ayrılığını seçmek yeterli mi?

Evet. TMK m.205/1’e göre taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi rejimi seçtiklerini yazılı olarak bildirebilir; seçim evlenme kütüğüne işlenir. Evlendikten sonra yapılacak değişiklik için ise noterde sözleşme gerekir.

Mal rejimi sözleşmesi geçmişe etkili yapılabilir mi?

Hayır. Yargıtay, evlilik içinde yapılan sözleşmenin geçmişe etkili maddelerini geçersiz, sözleşme tarihinden itibaren mal ayrılığına geçişi geçerli saymıştır (Y2HD 03.10.2024, E.2023/7024, K.2024/6794). 4722 sayılı Kanun m.10/3’teki istisna yalnız 2002 öncesi evlilikler ve bir yıllık süreyle sınırlıydı.

Katılma oranını sözleşmeyle değiştirebilir miyiz?

Evet, ancak yalnız mal rejimi sözleşmesiyle (TMK m.237/1). Farklı oran boşanmada da uygulanacaksa bu, sözleşmede açıkça öngörülmelidir (TMK m.238). Ortak olmayan çocukların ve altsoylarının saklı payları zedelenemez (TMK m.237/2).

Değer artış payından vazgeçmek için de noter gerekir mi?

Hayır. TMK m.227/3’e göre eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir. Burada kanunun aradığı şekil yazılılıktır.

Noterde imzaladığım sözleşmeye baskı altında imza attıysam ne yapabilirim?

Korkutma, yanılma veya aldatma iddiası süreye bağlıdır: korkutmanın etkisinin kalktığı ya da yanılma veya aldatmanın öğrenildiği andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığı bildirilmezse sözleşme onanmış sayılır (TBK m.39/1). Yargıtay, sözleşmenin tasdikli örneğini alan eşin en geç o tarihte öğrenmiş sayıldığı bir davada ret kararını onamıştır (Y2HD 11.06.2024, E.2023/3260, K.2024/4535).

Mal rejimini değiştirerek alacaklılardan mal kaçırılabilir mi?

Hayır. TMK m.213’e göre rejimin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, alacaklıların haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz; bu malları alan eş borçlardan kişisel olarak sorumludur.

Yurt dışında yapılan mal rejimi sözleşmesi Türkiye’de geçerli mi?

Şekil bakımından yapıldığı ülke hukukuna veya işlemin esasına uygulanacak hukuka uygun olması yeterlidir (MÖHUK m.7). Uygulanacak hukuk MÖHUK m.15’e göre belirlenir; Türkiye’deki taşınmazların tasfiyesinde Türk hukuku uygulanır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk