Ne yaşandı?
Eşlerden birinin ailesi evliliğe sürekli müdahale ediyor; alınan kararlara karışıyor, çiftin özel hayatını yönlendirmeye çalışıyor. Diğer eş bu baskı altında huzursuz oluyor ve evliliği sürdüremez hâle geliyor. Türk aile yapısında oldukça sık karşılaşılan bu durum, başlı başına bir boşanma sebebine dönüşebilir.
Boşanma sebebiniz ve kusur durumunuz değerlendirilmeli
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Hukuki durum
Eşin ailesinin sürekli ve ağır müdahalesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) kapsamında değerlendirilebilir. Burada belirleyici olan, müdahalenin sürekli ve ortak hayatı çekilmez kılacak ağırlıkta olması ile eşin buna sessiz kalıp kalmadığıdır. Eşinin, ailesinin müdahalesine karşı evlilik birliğini koruması beklenir; bunu yapmayan, hatta destekleyen eş bakımından bu durum bir kusur olarak değerlendirilebilir.
Kusurun belirlenmesi yalnızca boşanmayı değil, tazminat ve nafaka taleplerini de etkiler. Bu nedenle müdahalenin niteliği, sıklığı ve eşin tutumu, dosyada somut biçimde ortaya konmalıdır.
Ne yapmalısınız?
- Müdahalenin sürekliliğini ve ağırlığını gösteren somut olayları (tarih, içerik) not edin; varsa mesaj ve tanıkları belirleyin.
- Eşinizin bu müdahaleler karşısındaki tutumunu (sessiz kalma, destekleme) ortaya koyacak delilleri toplayın.
- Kusur dengesinin tazminat ve nafakaya etkisini göz önünde tutarak taleplerinizi buna göre kurun.
- Olayları abartısız ve kronolojik biçimde avukatınıza aktarın; tutarlı bir anlatı dosyanızı güçlendirir.
Dikkat
Aile büyükleriyle yaşanan gündelik tartışmaların her biri tek başına boşanma sebebi sayılmaz; aranan, ortak hayatı çekilmez kılan sürekli ve ağır bir müdahaledir. Bu nedenle soyut şikâyetler yerine, sürekliliği gösteren somut bir tablo sunmak belirleyicidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Dayanak: TMK 166/1 ve aranan iki unsur
Aile müdahalesi, kanunda ayrı bir boşanma sebebi olarak düzenlenmemiştir; değerlendirme TMK 166’nın birinci fıkrası üzerinden yapılır.
Hüküm şöyledir: “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.”
İki unsur birlikte aranır
- Müdahalenin sürekli ve ağır olması. Aile büyükleriyle yaşanan gündelik tartışmaların her biri tek başına boşanma sebebi sayılmaz. Aranan, tekrar eden ve evliliğin işleyişini bozan bir örüntüdür.
- Ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi. TMK 166 nisbi bir boşanma sebebidir: olgunun varlığı yetmez, bu olgunun ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez kıldığı da ortaya konmalıdır.
Asıl kusur kimde?
Burada belirleyici olan nokta çoğu zaman gözden kaçar: dava, kayınvalideye veya kayınpedere karşı değil eşe karşı açılır. Kusur da onun davranışında aranır.
Eşten beklenen, ailesinin müdahalesi karşısında evlilik birliğini korumasıdır. Bunu yapmayan, müdahaleye sessiz kalan veya destekleyen eş bakımından bu tutum kusur olarak değerlendirilir. Yani dosyada ispatlanması gereken şey yalnızca ailenin ne yaptığı değil, eşin buna nasıl tepki verdiğidir.
Neyin müdahale sayıldığı, neyin sayılmadığı
Ağırlık kazanan tipik olgular
- Ailenin, çiftin konut, iş, harcama veya çocuk kararlarını yönlendirmesi ve bu yönlendirmeye eşin uyması.
- Eşin ailesinin, diğer eşe hakaret etmesi veya onu aşağılaması; eşin buna sessiz kalması.
- Ortak konuta izinsiz girilmesi, çiftin özel hayatına müdahale edilmesi.
- Ailenin, diğer eşin kendi ailesiyle ilişkisini engellemeye çalışması.
- Eşin, ailesiyle diğer eş arasında sürekli olarak ailesinin tarafını tutması.
- Ailenin isteğiyle diğer eşin evden uzaklaştırılması ya da ortak hayatın fiilen sona erdirilmesi.
Tek başına yeterli görülmeyenler
- Aile büyükleriyle zaman zaman yaşanan görüş ayrılıkları ve tartışmalar.
- Ziyaret sıklığı veya bayram düzeni konusundaki anlaşmazlıklar.
- Ailenin tavsiye niteliğindeki görüş bildirmesi.
- Eşin ailesiyle yakın ilişki içinde olması; bu tek başına kusur değildir.
Ağırlaşan hâller
Müdahale hakaret, tehdit veya baskı boyutuna ulaşmışsa değerlendirme değişir. Bu durumda TMK 162 kapsamında ağır derecede onur kırıcı davranış gündeme gelebilir; ayrıca 6284 sayılı Kanun’un 2. maddesindeki şiddet tanımı psikolojik ve sözlü şiddeti de kapsadığından koruyucu tedbir talebinde bulunulabilir. Bu Kanun kapsamında koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için delil veya belge aranmaz.
İspat: sürekliliği göstermek
Bu dosyalarda kaybedilen davaların ortak özelliği, iddiaların soyut kalmasıdır. “Kayınvalidem çok karışıyordu” cümlesi tek başına hüküm kurmaya elverişli değildir.
Kronolojik tablo
Her olay için tarih, yer, ne olduğu, kimin bulunduğu ve eşinizin tepkisi ayrı ayrı kaydedilmelidir. Eşin tepkisinin kaydedilmesi özellikle önemlidir; çünkü kusur değerlendirmesi buna dayanır.
Kullanılabilecek deliller
- Tanıklar. Bu dosyaların temel delilidir. Komşular, ortak arkadaşlar ve olayları gören aile üyeleri. Her tanığın hangi olaya ilişkin bilgi sahibi olduğu dilekçede belirtilmelidir.
- Yazışmalar. Size ya da eşinize gönderilmiş mesajlar; ailenin müdahalesini ve eşin tutumunu gösteren içerikler.
- Sağlık kayıtları. Süreçte alınan psikolojik destek, süreklilik ve etkiyi gösterir.
- Kolluk kayıtları. Olay yerine kolluk çağrılmışsa tutanaklar; varsa 6284 kapsamındaki başvurular.
- Konut ve ikamet kayıtları. Ortak konuttan ayrılma tarihleri, ailenin yanına taşınma gibi olgular.
Hukuka aykırı delil
İzinsiz ses veya görüntü kaydı ile karşı tarafın telefonuna veya hesaplarına erişim suretiyle elde edilen deliller hükme esas alınmaz ve ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir. Size gönderilen mesajları saklamak bu kapsamda değildir.
Karşı dava riski
TMK 166/2’ye göre davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı bulunur. Bu nedenle karşı tarafın da kusur iddiaları olacağı öngörülerek dosya hazırlanmalı; kendi tutumunuzun ölçülü olduğunu gösteren deliller de hazır bulundurulmalıdır.
Kusurun mali sonuçları
Kusur tespiti yalnızca boşanma kararını değil, davanın mali ayağını da belirler. Bu nedenle “nasılsa boşanacağız” diyerek kusuru tartışmamak ciddi bir hatadır.
Tazminat
Kusursuz veya daha az kusurlu taraf, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelendiğinde kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise ayrıca manevi tazminat talep edebilir (TMK 174).
Yoksulluk nafakası
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Kusurun ağırlığı burada doğrudan belirleyicidir.
Velayet
Velayette ölçüt kusur değil çocuğun üstün yararıdır. Ancak ailenin müdahalesi çocuğun bakımını ve düzenini fiilen bozuyorsa, bu husus velayet değerlendirmesinde ayrıca ele alınır.
Mal rejimi
Kusur, katılma alacağını kural olarak etkilemez. TMK 236/2’deki pay azaltma istisnası yalnızca zina ve hayata kast sebebiyle boşanma hâlinde uygulanır; aile müdahalesi bu kapsamda değildir.
Talebi doğru kurmak
Dava dilekçesinde boşanma talebiyle birlikte tazminat ve nafaka talepleri de açıkça ileri sürülmelidir. Kusur iddiaları soyut ifadelerle değil, kronolojik tabloya atıfla somutlaştırılmalıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.
Tek bakışta: iki unsur birlikte aranır
Aile müdahalesi tek başına boşanma sebebi değildir. Kanun iki unsuru BİRLİKTE arar.
| Unsur | İçeriği | Dayanak |
|---|---|---|
| Dayanak | “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden BEKLENMEYECEK DERECEDE TEMELİNDEN SARSILMIŞ olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir” | TMK m.166/1 |
| UNSUR 1 — Temelden sarsılma | Evlilik birliğinin fiilen çekilmez hâle gelmiş olması | TMK m.166/1 |
| UNSUR 2 — Kusur bağlantısı | Sarsılmanın EŞİN DAVRANIŞINA bağlanabilmesi | TMK m.166 · uygulama |
| KRİTİK NOKTA | Boşanma davası EŞE karşı açılır — kayınvalideye veya aileye karşı DEĞİL. Bu nedenle asıl mesele, EŞİN müdahale karşısındaki TUTUMUDUR | TMK m.166 |
| Eşin kusuru nerede? | Müdahaleye SESSİZ KALMAK, ailesinin yanında yer almak, eşini korumamak veya müdahaleye bizzat katılmak | Yargıtay uygulaması |
| Konut yükümlülüğü | Eşler oturacakları konutu BİRLİKTE seçerler; birliği beraberce yönetirler | TMK m.186 |
| Bağımsız konut | Bağımsız konut sağlamamak ve ailesinin baskılarına sessiz kalmak, uygulamada tam kusur değerlendirmesine yol açabilmektedir | Yargıtay |
| Ağır hâllerde | Müdahale hakaret, tehdit veya aşağılama boyutuna ulaşmışsa ayrıca TMK m.162 gündeme gelir | TMK m.162 |
| m.162 farkı | ÖZEL ve MUTLAK sebeptir; ispatlanırsa kusur karşılaştırmasına girilmez — ancak altı ay / beş yıl hak düşürücü süreye tabidir | TMK m.162/2 |
| Terditli dava | Talebi kademeli kurun: öncelikle m.162, kabul edilmezse m.166/1 | HMK · uygulama |
| Davranış | Değerlendirme | Not |
|---|---|---|
| MÜDAHALE SAYILAN 1 | Eşlerin özel hayatına ve mahremiyetine sürekli karışma | TMK m.185 · m.186 |
| MÜDAHALE SAYILAN 2 | Ekonomik kararlara ve harcamalara müdahale, maaşa el koyma | Ekonomik şiddet — 6284 m.2 |
| MÜDAHALE SAYILAN 3 | Çocuk yetiştirme konusunda sürekli dayatma | TMK m.339 |
| MÜDAHALE SAYILAN 4 | Eşi aşağılama, hakaret, küçük düşürme | TMK m.162 · TCK m.125 |
| MÜDAHALE SAYILAN 5 | Eşi ailesinden ve çevresinden SOYUTLAMA | Psikolojik şiddet — 6284 m.2 |
| MÜDAHALE SAYILAN 6 | Bağımsız konut sağlanmaması ve zorunlu birlikte yaşama | TMK m.186 |
| SAYILMAYAN 1 | Olağan ziyaretler, bayramlaşma, aile toplantıları | — |
| SAYILMAYAN 2 | İyi niyetli ve ölçülü tavsiye ve yardım teklifleri | — |
| SAYILMAYAN 3 | Zorunluluktan doğan geçici birlikte yaşama (sağlık, ekonomik zorunluluk) | Somut olaya göre |
| AYIRT EDİCİ ÖLÇÜT | SÜREKLİLİK, YOĞUNLUK ve EŞİN BUNA KARŞI TUTUMU | uygulama |
| Delil | Ne gösterir? | Not |
|---|---|---|
| Tanık | Olayları BİZZAT gören/duyan komşular, akrabalar, arkadaşlar | En güçlü delil türü — duyum zayıftır |
| Yazışmalar | Eş ve aile bireyleriyle mesajlar; eşin tutumunu gösteren cevaplar | Yedekleyin |
| Sağlık kayıtları | Psikiyatri/psikolog başvuruları, tanı ve tedavi | Etkinin ispatı |
| Kolluk kayıtları | Şikâyet tutanakları, 6284 başvuruları, ihbar kayıtları | Tarihlendirme |
| Konut kayıtları | Aynı adreste oturma, bağımsız konut talebinizin reddedildiği yazışmalar | TMK m.186 ihlali |
| Ekonomik kayıtlar | Maaşa el konulması, harcama kısıtı | Ekonomik şiddet |
| SÜREKLİLİK | Tek bir olay değil, ÖRÜNTÜ gösterilmelidir — kronolojik liste hazırlayın | uygulama |
| Eşin tutumu | Müdahaleye sessiz kaldığını veya katıldığını gösteren somut örnekler | Davanın çekirdeği |
| HUKUKA AYKIRI DELİL | Özel hayatın gizliliğini ihlal ederek elde edilen deliller KULLANILAMAZ | HMK m.189/2 · TCK m.132-134 |
| 6284 koruma | Şiddet veya tehdit varsa koruma kararı için DELİL ARANMAZ | 6284 s.K. m.8/3 |
| Talep | İçeriği | Dayanak |
|---|---|---|
| Maddi tazminat | Mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun tazminat isteyebilir | TMK m.174/1 |
| Manevi tazminat | Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf isteyebilir | TMK m.174/2 |
| Kişisel mal | Manevî tazminat alacakları KİŞİSEL MALDIR; tasfiyeye girmez | TMK m.220 |
| Yoksulluk nafakası | Yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla isteyebilir | TMK m.175 |
| Mal rejimi | Katılma alacağı KUSURDAN BAĞIMSIZDIR; aile baskısı payı düşürmez | TMK m.236/1 |
| İstisna | Yalnız zina veya hayata kast hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını azaltabilir veya kaldırabilir | TMK m.236/2 |
| Evlilik birliğinin korunması | Boşanmadan önce hâkimin müdahalesi istenebilir; hâkim eşleri uyarır, uzlaştırmaya çalışır ve gerekli önlemleri alır | TMK m.195 |
| Ayrı yaşama hakkı | Ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru CİDDÎ BİÇİMDE TEHLİKEYE DÜŞTÜĞÜ SÜRECE eşlerden biri ayrı yaşama hakkına sahiptir | TMK m.197 |
| Tedbir nafakası | Ayrı yaşamada ve dava süresince hâkim re’sen hükmeder | TMK m.169 · m.197 |
| Görevli mahkeme | AİLE MAHKEMESİ | 4787 s.K. |
⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).
Konut ve Birliğin Yönetimi: TMK m.186
Üçüncü kişilerin evlilik birliğine müdahalesi tartışmasının kanunî çekirdeği, birliğin kim tarafından yönetileceğine ilişkin hükümdedir.
TMK m.186’ya göre eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Birliği eşler beraberce yönetirler. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.
Üç cümlede de aynı vurgu vardır: birlikte, beraberce. Kanun, konut seçimini ve birliğin yönetimini yalnız eşlere bırakmıştır; üçüncü kişilere — ana babaya, kayın hısımlarına ya da başkalarına — bu konularda karar verme yetkisi tanımamıştır.
Bu nedenle “birlikte yaşayacağımız konutu ailem belirledi” ya da “kararları onlar veriyor” biçimindeki bir tablo, tek başına bir üçüncü kişi sorunu değil, eşin m.186’daki yükümlülüğünü yerine getirmemesi olarak değerlendirilir. Davanın muhatabı da bu yüzden üçüncü kişi değil eştir.
Aile konutu bakımından ise ayrı bir koruma vardır. TMK m.194 uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Aynı madde, malik olmayan eşe tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteme hakkı da tanır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Konut seçimi | Eşler birlikte seçer |
| Birliğin yönetimi | Eşler beraberce yönetir |
| Üçüncü kişiler | Karar yetkisi tanınmamıştır |
| Davanın muhatabı | Üçüncü kişi değil, eş |
| Aile konutu | Açık rıza ve şerh (m.194) |
Boşanmadan Önceki Yol: TMK m.195
Birliğe müdahale sürüyorsa, boşanma davası açmadan önce başvurulabilecek bir yol vardır ve bu yol tam da böyle uyuşmazlıklar için düzenlenmiştir.
TMK m.195’e göre evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler.
Maddenin devamı hâkimin izleyeceği sırayı gösterir: hâkim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Dört aşamalı bu yapının iki pratik değeri vardır. Birincisi, boşanma davası açmak zorunlu değildir; talep ayrı ayrı ya da birlikte ileri sürülebilir. İkincisi, konut ve birliğin yönetimi gibi konular “evlilik birliğine ilişkin önemli bir konu” sayıldığından bu madde kapsamında değerlendirilir.
Sonuç alınamazsa bir sonraki basamak TMK m.197‘dir: eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ile eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
| Aşama | İşlem |
|---|---|
| Başvuru | Eşler ayrı ayrı veya birlikte |
| 1 | Yükümlülükler konusunda uyarı |
| 2 | Uzlaştırma |
| 3 | Ortak rızayla uzman yardımı |
| 4 | İstem üzerine önlemler |
| Sonraki basamak | m.197 — ayrı yaşama ve önlemler |
İspatın Zorluğu: Tanıklar Çekinebilir — HMK m.248
Bu dosyaların en kırılgan yönü tanık meselesidir; çünkü olayların tanıkları çoğu zaman hısımlardır ve kanun onlara bir seçim hakkı tanımıştır.
HMK m.248 uyarınca tanıklar kişisel sebeplerle tanıklıktan çekinebilirler. Bu sebepler arasında nişanlılık, evlilik bağı — bu bağ kalksa dahi — ve üçüncü derece dâhil olmak üzere kan veya kayın hısımlığı yer alır.
Yani kayın hısımları, tanıklık yapmaya zorlanamaz. Çekinme bir yasak değil bir tercihtir; tanık dilerse ifade verebilir.
Usul — HMK m.252: tanıklıktan çekinen kimse, çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delilini, dinleneceği günden önce yazılı veya davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirmek zorundadır. Sebeplerini önceden bildirmiş tanık belli günde mahkemeye gelmek zorunda değildir. Kararı mahkeme verir: duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra tanıklıktan çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir.
Bunun stratejik sonucu şudur: tanık listesi yalnız hısımlara dayandırılmamalıdır. Komşular, iş arkadaşları ve olayları bilen üçüncü kişiler listeye eklenmelidir. Ayrıca HMK m.240 uyarınca listede her tanığın hangi vakıaya ilişkin dinletileceği gösterilmeli; ikinci bir liste verilemeyeceği için ilk liste eksiksiz olmalıdır.
Değerlendirme bakımından ise TMK m.184 geçerlidir: hâkim olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; ikrar hâkimi bağlamaz ve deliller serbestçe takdir edilir. Bu nedenle tanık sayısı değil, beyanın somutluğu ve süreklilik göstermesi belirleyicidir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kayın hısımları | Çekinebilir (3. derece dâhil) |
| Çekinmenin niteliği | Yasak değil, tercih |
| Bildirim | Önceden yazılı veya duruşmada sözlü |
| Strateji | Listeye hısım dışı tanıklar da eklenmeli |
| Liste kuralı | Vakıa gösterilmeli; ikinci liste yok |
Görev, Yetki, Süre ve Malî Sonuçlar
Dosyanın kurulmasında dört usul kuralı daha vardır ve dördü de kusur tartışmasından bağımsız işler.
Görev. Dava aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Yetki. TMK m.168’e göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. İki seçenek arasında sıra yoktur. Yetki kesin nitelikte olmadığından itiraz, cevap süresi içinde ilk itiraz olarak ileri sürülmelidir.
Süre. TMK m.178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Süre karar tarihinden değil kesinleşmeden işler ve def’i olarak ileri sürülmelidir.
Malî sonuçlar. Kusur tespiti üç ayrı kalemi belirler. TMK m.174 uyarınca maddî tazminat kusursuz veya daha az kusurlu tarafa, manevî tazminat ise kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa tanınır. TMK m.175 uyarınca yoksulluk nafakası, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluğa düşecek tarafa verilir.
Kusur itirazının sınırı. TMK m.166/2’ye göre davalının itiraz hakkı ancak davacının kusuru daha ağırsa doğar; buna rağmen itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve birliğin devamında korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
| Konu | Kural | Madde |
|---|---|---|
| Görev | Aile mahkemesi | — |
| Yetki | Yerleşim yeri veya son 6 ay birlikte oturulan yer | m.168 |
| Sonraki talepler | Kesinleşmeden bir yıl | m.178 |
| Maddî tazminat | Kusursuz veya daha az kusurlu | m.174 |
| Yoksulluk nafakası | Kusuru daha ağır olmamak | m.175 |
| İtirazın sınırı | Hakkın kötüye kullanılması | m.166/2 |
Yardım Yükümlülüğü ve Dürüstlük Kuralı
Birliğe müdahale dosyalarında sıkça atlanan bir dayanak daha vardır: eşin, diğer eşi koruma yükümlülüğü.
TMK m.185’in son cümlesine göre eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Buradaki yardım yükümlülüğü edilgen bir katlanma değildir; eşin, diğerini üçüncü kişilerin müdahalesine karşı koruma ödevini de kapsayacak biçimde değerlendirilir.
Bu nedenle dosyada gösterilmesi gereken şey yalnız üçüncü kişinin davranışı değildir. Eşin bu davranış karşısındaki tutumu — sessiz kalması, taraf olması ya da müdahaleyi teşvik etmesi — kusur değerlendirmesinin asıl konusudur.
Genel bir sınır da devrededir: TMK m.2’ye göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Bu kural hem karşı tarafın savunmaları hem de tarafların dava içindeki tutumları bakımından uygulanır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Yardım yükümlülüğü | Edilgen değil; koruma ödevini kapsar (m.185) |
| Dosyada gösterilecek | Eşin tutumu; üçüncü kişinin davranışı değil |
| Genel sınır | Dürüstlük kuralı; hakkın kötüye kullanılması (m.2) |
Hâkimin müdahalesi yolunun işleyişi için TMK m.195 yazımıza, ayrı yaşama ve önlemler için ayrı yaşama hakkı yazımıza, tanık usulünün ayrıntısı için boşanma davasında tanık yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Aile baskısı boşanma sebebi olur mu?
Olabilir. Kanunda ayrı bir sebep olarak düzenlenmemiştir; TMK 166/1 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak değerlendirilir. İki unsur birlikte aranır: müdahalenin sürekli ve ağır olması ile ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi.
Davayı kayınvalideme mi açacağım?
Hayır, dava eşinize karşı açılır ve kusur onun davranışında aranır. Eşten beklenen, ailesinin müdahalesi karşısında evlilik birliğini korumasıdır; sessiz kalan veya müdahaleyi destekleyen eş bakımından bu tutum kusur sayılır.
Her tartışma boşanma sebebi mi?
Değildir. Aile büyükleriyle zaman zaman yaşanan görüş ayrılıkları, ziyaret sıklığı tartışmaları ve tavsiye niteliğindeki görüşler tek başına yeterli görülmez. Aranan, tekrar eden ve evliliğin işleyişini bozan bir örüntüdür.
Hangi olaylar ağırlık kazanır?
Ailenin çiftin konut, iş, harcama ve çocuk kararlarını yönlendirmesi, diğer eşe hakaret edilmesi ve eşin buna sessiz kalması, ortak konuta izinsiz girilmesi, diğer eşin kendi ailesiyle ilişkisinin engellenmesi.
Müdahale hakaret boyutuna ulaşırsa?
Değerlendirme değişir. TMK 162 kapsamında ağır derecede onur kırıcı davranış gündeme gelebilir; ayrıca 6284 sayılı Kanun’un şiddet tanımı psikolojik ve sözlü şiddeti kapsadığından koruyucu tedbir talep edilebilir ve bunun için delil veya belge aranmaz.
Nasıl ispatlarım?
Kronolojik tablo ile. Her olay için tarih, yer, ne olduğu, kimin bulunduğu ve eşinizin tepkisi ayrı ayrı kaydedilmelidir. Tanık beyanları bu dosyaların temel delilidir; yazışmalar ve sağlık kayıtları destekleyicidir.
Karşı taraf da beni kusurlu gösterirse?
TMK 166/2’ye göre davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı bulunur. Bu nedenle karşı kusur iddiaları öngörülerek dosya hazırlanmalı ve kendi tutumunuzun ölçülü olduğunu gösteren deliller de hazır bulundurulmalıdır.
Kusur neyi etkiler?
TMK 174 kapsamındaki maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasını doğrudan etkiler. Buna karşılık katılma alacağını kural olarak etkilemez; TMK 236/2’deki pay azaltma istisnası yalnızca zina ve hayata kast için geçerlidir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinKusur ve delil dosyanızı birlikte kuralım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Fiziksel Şiddet Yok Ama Sürekli Aşağılanıyorum, Boşanabilir miyim?
- Eşimin Kumar/Alkol/Madde Bağımlılığı Nedeniyle Boşanabilir miyim?
- Sosyal Medyada Karşı Cinsle Mesajlaşma: Zina mı, Güven Sarsıcı Davranı
- Aile Hukukunda Süreler ve Zamanaşımı Tablosu (2026)
- Eşim Beni Ailemden ve Arkadaşlarımdan Soyutluyor (İzole Ediyor)
- Eşlerden Biri Boşanmak İstemiyorsa: Çekişmeli Boşanma
- Boşanma Davasında İspat Yükü ve Tanık Beyanının Değeri
- 6284 Sayılı Kanun: Şiddete Karşı Koruyucu ve Önleyici Tedbirler
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


