Kayınvalide/Aile Baskısı Yüzünden Evliliğimiz Bitti, Boşanabilir miyim?
25 Temmuz 2026

Kayınvalide/Aile Baskısı Yüzünden Evliliğimiz Bitti, Boşanabilir miyim?

Ne yaşandı?

Eşlerden birinin ailesi evliliğe sürekli müdahale ediyor; alınan kararlara karışıyor, çiftin özel hayatını yönlendirmeye çalışıyor. Diğer eş bu baskı altında huzursuz oluyor ve evliliği sürdüremez hâle geliyor. Türk aile yapısında oldukça sık karşılaşılan bu durum, başlı başına bir boşanma sebebine dönüşebilir.

Boşanma sebebiniz ve kusur durumunuz değerlendirilmeli

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Hukuki durum

Eşin ailesinin sürekli ve ağır müdahalesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) kapsamında değerlendirilebilir. Burada belirleyici olan, müdahalenin sürekli ve ortak hayatı çekilmez kılacak ağırlıkta olması ile eşin buna sessiz kalıp kalmadığıdır. Eşinin, ailesinin müdahalesine karşı evlilik birliğini koruması beklenir; bunu yapmayan, hatta destekleyen eş bakımından bu durum bir kusur olarak değerlendirilebilir.

Kusurun belirlenmesi yalnızca boşanmayı değil, tazminat ve nafaka taleplerini de etkiler. Bu nedenle müdahalenin niteliği, sıklığı ve eşin tutumu, dosyada somut biçimde ortaya konmalıdır.

Ne yapmalısınız?

  • Müdahalenin sürekliliğini ve ağırlığını gösteren somut olayları (tarih, içerik) not edin; varsa mesaj ve tanıkları belirleyin.
  • Eşinizin bu müdahaleler karşısındaki tutumunu (sessiz kalma, destekleme) ortaya koyacak delilleri toplayın.
  • Kusur dengesinin tazminat ve nafakaya etkisini göz önünde tutarak taleplerinizi buna göre kurun.
  • Olayları abartısız ve kronolojik biçimde avukatınıza aktarın; tutarlı bir anlatı dosyanızı güçlendirir.

Dikkat

Aile büyükleriyle yaşanan gündelik tartışmaların her biri tek başına boşanma sebebi sayılmaz; aranan, ortak hayatı çekilmez kılan sürekli ve ağır bir müdahaledir. Bu nedenle soyut şikâyetler yerine, sürekliliği gösteren somut bir tablo sunmak belirleyicidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Dayanak: TMK 166/1 ve aranan iki unsur

Aile müdahalesi, kanunda ayrı bir boşanma sebebi olarak düzenlenmemiştir; değerlendirme TMK 166’nın birinci fıkrası üzerinden yapılır.

Hüküm şöyledir: “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.”

İki unsur birlikte aranır

  1. Müdahalenin sürekli ve ağır olması. Aile büyükleriyle yaşanan gündelik tartışmaların her biri tek başına boşanma sebebi sayılmaz. Aranan, tekrar eden ve evliliğin işleyişini bozan bir örüntüdür.
  2. Ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi. TMK 166 nisbi bir boşanma sebebidir: olgunun varlığı yetmez, bu olgunun ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez kıldığı da ortaya konmalıdır.

Asıl kusur kimde?

Burada belirleyici olan nokta çoğu zaman gözden kaçar: dava, kayınvalideye veya kayınpedere karşı değil eşe karşı açılır. Kusur da onun davranışında aranır.

Eşten beklenen, ailesinin müdahalesi karşısında evlilik birliğini korumasıdır. Bunu yapmayan, müdahaleye sessiz kalan veya destekleyen eş bakımından bu tutum kusur olarak değerlendirilir. Yani dosyada ispatlanması gereken şey yalnızca ailenin ne yaptığı değil, eşin buna nasıl tepki verdiğidir.

Neyin müdahale sayıldığı, neyin sayılmadığı

Ağırlık kazanan tipik olgular

  • Ailenin, çiftin konut, iş, harcama veya çocuk kararlarını yönlendirmesi ve bu yönlendirmeye eşin uyması.
  • Eşin ailesinin, diğer eşe hakaret etmesi veya onu aşağılaması; eşin buna sessiz kalması.
  • Ortak konuta izinsiz girilmesi, çiftin özel hayatına müdahale edilmesi.
  • Ailenin, diğer eşin kendi ailesiyle ilişkisini engellemeye çalışması.
  • Eşin, ailesiyle diğer eş arasında sürekli olarak ailesinin tarafını tutması.
  • Ailenin isteğiyle diğer eşin evden uzaklaştırılması ya da ortak hayatın fiilen sona erdirilmesi.

Tek başına yeterli görülmeyenler

  • Aile büyükleriyle zaman zaman yaşanan görüş ayrılıkları ve tartışmalar.
  • Ziyaret sıklığı veya bayram düzeni konusundaki anlaşmazlıklar.
  • Ailenin tavsiye niteliğindeki görüş bildirmesi.
  • Eşin ailesiyle yakın ilişki içinde olması; bu tek başına kusur değildir.

Ağırlaşan hâller

Müdahale hakaret, tehdit veya baskı boyutuna ulaşmışsa değerlendirme değişir. Bu durumda TMK 162 kapsamında ağır derecede onur kırıcı davranış gündeme gelebilir; ayrıca 6284 sayılı Kanun’un 2. maddesindeki şiddet tanımı psikolojik ve sözlü şiddeti de kapsadığından koruyucu tedbir talebinde bulunulabilir. Bu Kanun kapsamında koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için delil veya belge aranmaz.

İspat: sürekliliği göstermek

Bu dosyalarda kaybedilen davaların ortak özelliği, iddiaların soyut kalmasıdır. “Kayınvalidem çok karışıyordu” cümlesi tek başına hüküm kurmaya elverişli değildir.

Kronolojik tablo

Her olay için tarih, yer, ne olduğu, kimin bulunduğu ve eşinizin tepkisi ayrı ayrı kaydedilmelidir. Eşin tepkisinin kaydedilmesi özellikle önemlidir; çünkü kusur değerlendirmesi buna dayanır.

Kullanılabilecek deliller

  • Tanıklar. Bu dosyaların temel delilidir. Komşular, ortak arkadaşlar ve olayları gören aile üyeleri. Her tanığın hangi olaya ilişkin bilgi sahibi olduğu dilekçede belirtilmelidir.
  • Yazışmalar. Size ya da eşinize gönderilmiş mesajlar; ailenin müdahalesini ve eşin tutumunu gösteren içerikler.
  • Sağlık kayıtları. Süreçte alınan psikolojik destek, süreklilik ve etkiyi gösterir.
  • Kolluk kayıtları. Olay yerine kolluk çağrılmışsa tutanaklar; varsa 6284 kapsamındaki başvurular.
  • Konut ve ikamet kayıtları. Ortak konuttan ayrılma tarihleri, ailenin yanına taşınma gibi olgular.

Hukuka aykırı delil

İzinsiz ses veya görüntü kaydı ile karşı tarafın telefonuna veya hesaplarına erişim suretiyle elde edilen deliller hükme esas alınmaz ve ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir. Size gönderilen mesajları saklamak bu kapsamda değildir.

Karşı dava riski

TMK 166/2’ye göre davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı bulunur. Bu nedenle karşı tarafın da kusur iddiaları olacağı öngörülerek dosya hazırlanmalı; kendi tutumunuzun ölçülü olduğunu gösteren deliller de hazır bulundurulmalıdır.

Kusurun mali sonuçları

Kusur tespiti yalnızca boşanma kararını değil, davanın mali ayağını da belirler. Bu nedenle “nasılsa boşanacağız” diyerek kusuru tartışmamak ciddi bir hatadır.

Tazminat

Kusursuz veya daha az kusurlu taraf, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelendiğinde kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise ayrıca manevi tazminat talep edebilir (TMK 174).

Yoksulluk nafakası

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Kusurun ağırlığı burada doğrudan belirleyicidir.

Velayet

Velayette ölçüt kusur değil çocuğun üstün yararıdır. Ancak ailenin müdahalesi çocuğun bakımını ve düzenini fiilen bozuyorsa, bu husus velayet değerlendirmesinde ayrıca ele alınır.

Mal rejimi

Kusur, katılma alacağını kural olarak etkilemez. TMK 236/2’deki pay azaltma istisnası yalnızca zina ve hayata kast sebebiyle boşanma hâlinde uygulanır; aile müdahalesi bu kapsamda değildir.

Talebi doğru kurmak

Dava dilekçesinde boşanma talebiyle birlikte tazminat ve nafaka talepleri de açıkça ileri sürülmelidir. Kusur iddiaları soyut ifadelerle değil, kronolojik tabloya atıfla somutlaştırılmalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Tek bakışta: iki unsur birlikte aranır

Aile müdahalesi tek başına boşanma sebebi değildir. Kanun iki unsuru BİRLİKTE arar.

Tablo 1 — Dayanak: TMK 166/1 ve aranan iki unsur
UnsurİçeriğiDayanak
Dayanak“Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden BEKLENMEYECEK DERECEDE TEMELİNDEN SARSILMIŞ olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir”TMK m.166/1
UNSUR 1 — Temelden sarsılmaEvlilik birliğinin fiilen çekilmez hâle gelmiş olmasıTMK m.166/1
UNSUR 2 — Kusur bağlantısıSarsılmanın EŞİN DAVRANIŞINA bağlanabilmesiTMK m.166 · uygulama
KRİTİK NOKTABoşanma davası EŞE karşı açılır — kayınvalideye veya aileye karşı DEĞİL. Bu nedenle asıl mesele, EŞİN müdahale karşısındaki TUTUMUDURTMK m.166
Eşin kusuru nerede?Müdahaleye SESSİZ KALMAK, ailesinin yanında yer almak, eşini korumamak veya müdahaleye bizzat katılmakYargıtay uygulaması
Konut yükümlülüğüEşler oturacakları konutu BİRLİKTE seçerler; birliği beraberce yönetirlerTMK m.186
Bağımsız konutBağımsız konut sağlamamak ve ailesinin baskılarına sessiz kalmak, uygulamada tam kusur değerlendirmesine yol açabilmektedirYargıtay
Ağır hâllerdeMüdahale hakaret, tehdit veya aşağılama boyutuna ulaşmışsa ayrıca TMK m.162 gündeme gelirTMK m.162
m.162 farkıÖZEL ve MUTLAK sebeptir; ispatlanırsa kusur karşılaştırmasına girilmez — ancak altı ay / beş yıl hak düşürücü süreye tabidirTMK m.162/2
Terditli davaTalebi kademeli kurun: öncelikle m.162, kabul edilmezse m.166/1HMK · uygulama
Tablo 2 — Neyin müdahale sayıldığı, neyin sayılmadığı
DavranışDeğerlendirmeNot
MÜDAHALE SAYILAN 1Eşlerin özel hayatına ve mahremiyetine sürekli karışmaTMK m.185 · m.186
MÜDAHALE SAYILAN 2Ekonomik kararlara ve harcamalara müdahale, maaşa el koymaEkonomik şiddet — 6284 m.2
MÜDAHALE SAYILAN 3Çocuk yetiştirme konusunda sürekli dayatmaTMK m.339
MÜDAHALE SAYILAN 4Eşi aşağılama, hakaret, küçük düşürmeTMK m.162 · TCK m.125
MÜDAHALE SAYILAN 5Eşi ailesinden ve çevresinden SOYUTLAMAPsikolojik şiddet — 6284 m.2
MÜDAHALE SAYILAN 6Bağımsız konut sağlanmaması ve zorunlu birlikte yaşamaTMK m.186
SAYILMAYAN 1Olağan ziyaretler, bayramlaşma, aile toplantıları
SAYILMAYAN 2İyi niyetli ve ölçülü tavsiye ve yardım teklifleri
SAYILMAYAN 3Zorunluluktan doğan geçici birlikte yaşama (sağlık, ekonomik zorunluluk)Somut olaya göre
AYIRT EDİCİ ÖLÇÜTSÜREKLİLİK, YOĞUNLUK ve EŞİN BUNA KARŞI TUTUMUuygulama
Tablo 3 — İspat: sürekliliği göstermek
DelilNe gösterir?Not
TanıkOlayları BİZZAT gören/duyan komşular, akrabalar, arkadaşlarEn güçlü delil türü — duyum zayıftır
YazışmalarEş ve aile bireyleriyle mesajlar; eşin tutumunu gösteren cevaplarYedekleyin
Sağlık kayıtlarıPsikiyatri/psikolog başvuruları, tanı ve tedaviEtkinin ispatı
Kolluk kayıtlarıŞikâyet tutanakları, 6284 başvuruları, ihbar kayıtlarıTarihlendirme
Konut kayıtlarıAynı adreste oturma, bağımsız konut talebinizin reddedildiği yazışmalarTMK m.186 ihlali
Ekonomik kayıtlarMaaşa el konulması, harcama kısıtıEkonomik şiddet
SÜREKLİLİKTek bir olay değil, ÖRÜNTÜ gösterilmelidir — kronolojik liste hazırlayınuygulama
Eşin tutumuMüdahaleye sessiz kaldığını veya katıldığını gösteren somut örneklerDavanın çekirdeği
HUKUKA AYKIRI DELİLÖzel hayatın gizliliğini ihlal ederek elde edilen deliller KULLANILAMAZHMK m.189/2 · TCK m.132-134
6284 korumaŞiddet veya tehdit varsa koruma kararı için DELİL ARANMAZ6284 s.K. m.8/3
Tablo 4 — Kusurun mali sonuçları
TalepİçeriğiDayanak
Maddi tazminatMevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun tazminat isteyebilirTMK m.174/1
Manevi tazminatBoşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf isteyebilirTMK m.174/2
Kişisel malManevî tazminat alacakları KİŞİSEL MALDIR; tasfiyeye girmezTMK m.220
Yoksulluk nafakasıYoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla isteyebilirTMK m.175
Mal rejimiKatılma alacağı KUSURDAN BAĞIMSIZDIR; aile baskısı payı düşürmezTMK m.236/1
İstisnaYalnız zina veya hayata kast hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını azaltabilir veya kaldırabilirTMK m.236/2
Evlilik birliğinin korunmasıBoşanmadan önce hâkimin müdahalesi istenebilir; hâkim eşleri uyarır, uzlaştırmaya çalışır ve gerekli önlemleri alırTMK m.195
Ayrı yaşama hakkıOrtak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru CİDDÎ BİÇİMDE TEHLİKEYE DÜŞTÜĞÜ SÜRECE eşlerden biri ayrı yaşama hakkına sahiptirTMK m.197
Tedbir nafakasıAyrı yaşamada ve dava süresince hâkim re’sen hükmederTMK m.169 · m.197
Görevli mahkemeAİLE MAHKEMESİ4787 s.K.

⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).

Konut ve Birliğin Yönetimi: TMK m.186

Üçüncü kişilerin evlilik birliğine müdahalesi tartışmasının kanunî çekirdeği, birliğin kim tarafından yönetileceğine ilişkin hükümdedir.

TMK m.186’ya göre eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Birliği eşler beraberce yönetirler. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.

Üç cümlede de aynı vurgu vardır: birlikte, beraberce. Kanun, konut seçimini ve birliğin yönetimini yalnız eşlere bırakmıştır; üçüncü kişilere — ana babaya, kayın hısımlarına ya da başkalarına — bu konularda karar verme yetkisi tanımamıştır.

Bu nedenle “birlikte yaşayacağımız konutu ailem belirledi” ya da “kararları onlar veriyor” biçimindeki bir tablo, tek başına bir üçüncü kişi sorunu değil, eşin m.186’daki yükümlülüğünü yerine getirmemesi olarak değerlendirilir. Davanın muhatabı da bu yüzden üçüncü kişi değil eştir.

Aile konutu bakımından ise ayrı bir koruma vardır. TMK m.194 uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Aynı madde, malik olmayan eşe tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteme hakkı da tanır.

KonuKural
Konut seçimiEşler birlikte seçer
Birliğin yönetimiEşler beraberce yönetir
Üçüncü kişilerKarar yetkisi tanınmamıştır
Davanın muhatabıÜçüncü kişi değil,
Aile konutuAçık rıza ve şerh (m.194)

Boşanmadan Önceki Yol: TMK m.195

Birliğe müdahale sürüyorsa, boşanma davası açmadan önce başvurulabilecek bir yol vardır ve bu yol tam da böyle uyuşmazlıklar için düzenlenmiştir.

TMK m.195’e göre evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler.

Maddenin devamı hâkimin izleyeceği sırayı gösterir: hâkim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.

Dört aşamalı bu yapının iki pratik değeri vardır. Birincisi, boşanma davası açmak zorunlu değildir; talep ayrı ayrı ya da birlikte ileri sürülebilir. İkincisi, konut ve birliğin yönetimi gibi konular “evlilik birliğine ilişkin önemli bir konu” sayıldığından bu madde kapsamında değerlendirilir.

Sonuç alınamazsa bir sonraki basamak TMK m.197‘dir: eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ile eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.

Aşamaİşlem
BaşvuruEşler ayrı ayrı veya birlikte
1Yükümlülükler konusunda uyarı
2Uzlaştırma
3Ortak rızayla uzman yardımı
4İstem üzerine önlemler
Sonraki basamakm.197 — ayrı yaşama ve önlemler

İspatın Zorluğu: Tanıklar Çekinebilir — HMK m.248

Bu dosyaların en kırılgan yönü tanık meselesidir; çünkü olayların tanıkları çoğu zaman hısımlardır ve kanun onlara bir seçim hakkı tanımıştır.

HMK m.248 uyarınca tanıklar kişisel sebeplerle tanıklıktan çekinebilirler. Bu sebepler arasında nişanlılık, evlilik bağı — bu bağ kalksa dahi — ve üçüncü derece dâhil olmak üzere kan veya kayın hısımlığı yer alır.

Yani kayın hısımları, tanıklık yapmaya zorlanamaz. Çekinme bir yasak değil bir tercihtir; tanık dilerse ifade verebilir.

Usul — HMK m.252: tanıklıktan çekinen kimse, çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delilini, dinleneceği günden önce yazılı veya davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirmek zorundadır. Sebeplerini önceden bildirmiş tanık belli günde mahkemeye gelmek zorunda değildir. Kararı mahkeme verir: duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra tanıklıktan çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir.

Bunun stratejik sonucu şudur: tanık listesi yalnız hısımlara dayandırılmamalıdır. Komşular, iş arkadaşları ve olayları bilen üçüncü kişiler listeye eklenmelidir. Ayrıca HMK m.240 uyarınca listede her tanığın hangi vakıaya ilişkin dinletileceği gösterilmeli; ikinci bir liste verilemeyeceği için ilk liste eksiksiz olmalıdır.

Değerlendirme bakımından ise TMK m.184 geçerlidir: hâkim olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; ikrar hâkimi bağlamaz ve deliller serbestçe takdir edilir. Bu nedenle tanık sayısı değil, beyanın somutluğu ve süreklilik göstermesi belirleyicidir.

KonuKural
Kayın hısımlarıÇekinebilir (3. derece dâhil)
Çekinmenin niteliğiYasak değil, tercih
BildirimÖnceden yazılı veya duruşmada sözlü
StratejiListeye hısım dışı tanıklar da eklenmeli
Liste kuralıVakıa gösterilmeli; ikinci liste yok

Görev, Yetki, Süre ve Malî Sonuçlar

Dosyanın kurulmasında dört usul kuralı daha vardır ve dördü de kusur tartışmasından bağımsız işler.

Görev. Dava aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Yetki. TMK m.168’e göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. İki seçenek arasında sıra yoktur. Yetki kesin nitelikte olmadığından itiraz, cevap süresi içinde ilk itiraz olarak ileri sürülmelidir.

Süre. TMK m.178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Süre karar tarihinden değil kesinleşmeden işler ve def’i olarak ileri sürülmelidir.

Malî sonuçlar. Kusur tespiti üç ayrı kalemi belirler. TMK m.174 uyarınca maddî tazminat kusursuz veya daha az kusurlu tarafa, manevî tazminat ise kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa tanınır. TMK m.175 uyarınca yoksulluk nafakası, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluğa düşecek tarafa verilir.

Kusur itirazının sınırı. TMK m.166/2’ye göre davalının itiraz hakkı ancak davacının kusuru daha ağırsa doğar; buna rağmen itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve birliğin devamında korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

KonuKuralMadde
GörevAile mahkemesi
YetkiYerleşim yeri veya son 6 ay birlikte oturulan yerm.168
Sonraki taleplerKesinleşmeden bir yılm.178
Maddî tazminatKusursuz veya daha az kusurlum.174
Yoksulluk nafakasıKusuru daha ağır olmamakm.175
İtirazın sınırıHakkın kötüye kullanılmasım.166/2

Yardım Yükümlülüğü ve Dürüstlük Kuralı

Birliğe müdahale dosyalarında sıkça atlanan bir dayanak daha vardır: eşin, diğer eşi koruma yükümlülüğü.

TMK m.185’in son cümlesine göre eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Buradaki yardım yükümlülüğü edilgen bir katlanma değildir; eşin, diğerini üçüncü kişilerin müdahalesine karşı koruma ödevini de kapsayacak biçimde değerlendirilir.

Bu nedenle dosyada gösterilmesi gereken şey yalnız üçüncü kişinin davranışı değildir. Eşin bu davranış karşısındaki tutumu — sessiz kalması, taraf olması ya da müdahaleyi teşvik etmesi — kusur değerlendirmesinin asıl konusudur.

Genel bir sınır da devrededir: TMK m.2’ye göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Bu kural hem karşı tarafın savunmaları hem de tarafların dava içindeki tutumları bakımından uygulanır.

KonuKural
Yardım yükümlülüğüEdilgen değil; koruma ödevini kapsar (m.185)
Dosyada gösterilecekEşin tutumu; üçüncü kişinin davranışı değil
Genel sınırDürüstlük kuralı; hakkın kötüye kullanılması (m.2)

Hâkimin müdahalesi yolunun işleyişi için TMK m.195 yazımıza, ayrı yaşama ve önlemler için ayrı yaşama hakkı yazımıza, tanık usulünün ayrıntısı için boşanma davasında tanık yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Aile baskısı boşanma sebebi olur mu?

Olabilir. Kanunda ayrı bir sebep olarak düzenlenmemiştir; TMK 166/1 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak değerlendirilir. İki unsur birlikte aranır: müdahalenin sürekli ve ağır olması ile ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi.

Davayı kayınvalideme mi açacağım?

Hayır, dava eşinize karşı açılır ve kusur onun davranışında aranır. Eşten beklenen, ailesinin müdahalesi karşısında evlilik birliğini korumasıdır; sessiz kalan veya müdahaleyi destekleyen eş bakımından bu tutum kusur sayılır.

Her tartışma boşanma sebebi mi?

Değildir. Aile büyükleriyle zaman zaman yaşanan görüş ayrılıkları, ziyaret sıklığı tartışmaları ve tavsiye niteliğindeki görüşler tek başına yeterli görülmez. Aranan, tekrar eden ve evliliğin işleyişini bozan bir örüntüdür.

Hangi olaylar ağırlık kazanır?

Ailenin çiftin konut, iş, harcama ve çocuk kararlarını yönlendirmesi, diğer eşe hakaret edilmesi ve eşin buna sessiz kalması, ortak konuta izinsiz girilmesi, diğer eşin kendi ailesiyle ilişkisinin engellenmesi.

Müdahale hakaret boyutuna ulaşırsa?

Değerlendirme değişir. TMK 162 kapsamında ağır derecede onur kırıcı davranış gündeme gelebilir; ayrıca 6284 sayılı Kanun’un şiddet tanımı psikolojik ve sözlü şiddeti kapsadığından koruyucu tedbir talep edilebilir ve bunun için delil veya belge aranmaz.

Nasıl ispatlarım?

Kronolojik tablo ile. Her olay için tarih, yer, ne olduğu, kimin bulunduğu ve eşinizin tepkisi ayrı ayrı kaydedilmelidir. Tanık beyanları bu dosyaların temel delilidir; yazışmalar ve sağlık kayıtları destekleyicidir.

Karşı taraf da beni kusurlu gösterirse?

TMK 166/2’ye göre davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı bulunur. Bu nedenle karşı kusur iddiaları öngörülerek dosya hazırlanmalı ve kendi tutumunuzun ölçülü olduğunu gösteren deliller de hazır bulundurulmalıdır.

Kusur neyi etkiler?

TMK 174 kapsamındaki maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasını doğrudan etkiler. Buna karşılık katılma alacağını kural olarak etkilemez; TMK 236/2’deki pay azaltma istisnası yalnızca zina ve hayata kast için geçerlidir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Kusur ve delil dosyanızı birlikte kuralım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk