Boşanma Davasında Tanık: Kimler Tanıklık Yapabilir, Nasıl Dinlenir?
14 Nisan 2026

Boşanma Davasında Tanık: Kimler Tanıklık Yapabilir, Nasıl Dinlenir?

Boşanma davalarında, özellikle çekişmeli süreçlerde, tanık beyanları çoğu zaman belirleyici delildir. Evlilik içinde yaşananların çoğu kapalı kapılar ardında geçtiğinden, olayları bilen kişilerin tanıklığı kritik önem taşır. Peki kimler tanıklık yapabilir, akrabalar tanık olabilir mi, tanık nasıl dinlenir? Bu rehberde boşanmada tanıklık konusunu açıklıyoruz. (Boşanmada delil toplamanın geneli için ana rehberimize bakabilirsiniz.)

Yaygın Yanlış: “Akraba Tanıklık Yapamaz”

Toplumda çok yaygın olan “birinci derece akrabalar şahit olamaz” inancı hukuken yanlıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu, tanıklık yapacak kişiler için yaş, cinsiyet veya akrabalık bağı bakımından bir kısıtlama getirmemiştir. Anne, baba, kardeş, arkadaş, komşu ve iş arkadaşı dâhil herkes tanık olabilir.

Dahası, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sırf akraba oldukları gerekçesiyle anne, baba veya kardeşlerin tanıklığının reddedilmesi ya da beyanlarına itibar edilmemesi hukuka aykırıdır.

Bunun mantığı açıktır: aile içi uyuşmazlıklara en yakından tanık olan kişiler doğal olarak aile bireyleridir. Anne ve baba, çocuklarının evlilik sürecine ve kriz anlarına en çok şahit olan kişilerdir. Akrabalık bağı, beyanın değerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; yalnızca hâkimin objektiflik değerlendirmesinde dikkate alınır.

Çekinme Hakkı: Yasak Değil, Tercih

Kanun bazı kişilere tanıklıktan çekinme hakkı tanır. Bu, “tanıklık yapamaz” demek değildir; kişi isterse dinlenir, istemezse zorlanamaz.

HMK m. 248 uyarınca kişisel sebeplerle çekinebilecek olanlar:

  • Taraflardan birinin nişanlısı
  • Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi taraflardan birinin eşi — yani eski eş de çekinebilir
  • Kendisi veya eşinin altsoyu ve üstsoyu: çocuk, torun, anne, baba, büyükanne, büyükbaba
  • Taraflardan biriyle aralarında evlatlık bağı bulunanlar
  • Üçüncü derece dâhil olmak üzere kan hısımları: kardeş, yeğen, amca, hala, teyze, dayı
  • Kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi aynı derecedeki kayın hısımları
  • Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altındaki çocuk

Ayrıca HMK m. 249 uyarınca sır saklama yükümlülüğü altındakiler (örneğin avukatlar, meslek sırrı kapsamındaki bilgiler bakımından) ve HMK m. 250 uyarınca menfaat ihlali tehlikesi bulunanlar da çekinebilir.

Uygulamada mahkeme, tanığa çekinme hakkını hatırlatır. Tanıklık yapmak isteyen yakın akraba dinlenir.

Tanık Listesi: En Kritik Aşama

Boşanma dosyalarında tanık delilinin kaybedilmesinin başlıca sebebi, listenin usulüne uygun ve zamanında verilmemesidir.

İkinci tanık listesi verilemez

Bu, en ağır sonuç doğuran kuraldır. Listede yer almayan bir kişinin sonradan tanık olarak dinletilmesi, karşı tarafın açık rızası olmadıkça mümkün değildir.
Ayrıca tanıkların usulüne uygun biçimde ve delil dilekçesi süresi içinde sunulmaması, tanık delilinden feragat edilmiş sayılma sonucunu doğurabilir. Aile mahkemeleri bu hususu ön inceleme ve tensip tutanağıyla HMK m. 139 ve 140 uyarınca ihtar etmektedir.
Pratik sonucu: en güçlü tanığınızı sonradan hatırlarsanız artık dinletemezsiniz. Liste ilk aşamada eksiksiz verilmelidir.

Listede Ne Bulunmalı?

  • Tanığın adı, soyadı ve açık adresi
  • Hangi vakıa hakkında dinleneceği — bu husus açıkça belirtilmelidir
  • Mümkünse iletişim bilgisi

“Hangi vakıa” bilgisinin yazılması yalnızca şeklî bir gereklilik değildir: mahkeme, dinlenecek tanığın hangi iddiayı ispata yöneldiğini bu sayede denetler. Genel ifadelerle verilen listeler, tanığın dinlenmesinin reddine yol açabilir.

Çocuk Tanık Olarak Dinlenebilir mi?

Bu, boşanma dosyalarının en hassas sorusudur. Cevap teorik olarak evet, uygulamada ise büyük ölçüde hayırdır.

  • Çocuğun idrak çağında olması gerekir.
  • Tanıklığın çocuğun ruhsal gelişimine zarar vermeyeceğinin uzmanlarca — pedagog veya psikolog — saptanması aranır.
  • Esas olan, çocukların anne-baba arasındaki çekişmede taraf hâline getirilmemesidir.

Velayet uyuşmazlıklarında çocuğun görüşünün alınması ayrı bir usuldür ve tanıklıkla karıştırılmamalıdır: orada amaç çocuğun üstün yararını belirlemektir, ebeveynden birinin iddiasını ispatlamak değil.

Gizli Tanık Var mı?

Hayır. Hukuk yargılamasında kural olarak gizli tanık müessesesi yoktur. Tanığın kimliği taraflarca bilinmeli ve karşı tarafın soru sorma hakkı korunmalıdır.

Bu, silahların eşitliği ilkesinin doğal sonucudur; ceza yargılamasındaki uygulamalarla karıştırılmamalıdır.

Tanık Gelmezse Ne Olur?

  • Usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmeyen tanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir.
  • Tanığın sebep olduğu giderler kendisine yükletilebilir ve disiplin para cezası gündeme gelebilir.
  • Tanık çok uzak bir yerdeyse, bulunduğu yerdeki mahkemeye yazılan talimatla ifadesi alınabilir.

Talimat yolu süreci uzatır; bu nedenle mümkünse tanığın duruşmaya katılımı sağlanmalıdır.

Duruşmada Nasıl İlerler?

  • Tanığa öncelikle çekinme sebepleri hatırlatılır.
  • Kural olarak yemin ettirilir. Yemin sırasında hâkim dâhil fiziki engeli bulunmayan herkes ayağa kalkar.
  • Tanık bildiklerini gizlemeden ve gerçeğe uygun biçimde anlatmakla yükümlüdür.
  • Kendisine sorulmayan hususlarda beyanda bulunması beklenmez; tanık, taraf vekili değildir.

Yalan tanıklık ciddi yaptırımlara tabidir ve ayrıca cezai sorumluluk doğurur.

Hâkim Beyanı Nasıl Değerlendirir?

Belirleyici ölçüt, bilginin kaynağıdır: hâkim, tanığın anlattıklarının “duyuma” değil “görgüye” dayalı olmasına dikkat eder.

“Kızım anlattı”, “mahallede konuşuluyordu” biçimindeki beyanlar zayıf kalır. Buna karşılık tanığın bizzat gördüğü ve bizzat duyduğu olaylar, tarih ve yer bilgisiyle birlikte aktarıldığında güçlü delil oluşturur.

Ayrıca tanığın davada kendi yararının bulunması gibi, tanıklığın doğruluğu konusunda kuşku uyandıracak sebeplerin varlığı da değerlendirmede dikkate alınır.

Tanığınızı Hazırlarken

  • Anlatacağı olayı tarih, yer ve olay ekseninde netleştirin.
  • Bilmediği konularda “bilmiyorum” demesinin doğal ve doğru olduğunu bilsin.
  • Duyuma dayalı bilgiyi görgüymüş gibi aktarmaması gerektiğini bilsin; bu, tüm beyanın güvenilirliğini zedeler.
  • Yönlendirilmiş, ezberlenmiş beyanlar hâkim tarafından fark edilir ve aleyhe sonuç doğurur.

Sık Yapılan Hatalar

  • Akrabaların tanıklık yapamayacağını sanmak: HMK böyle bir kısıtlama getirmemiştir; Yargıtay, akrabalık gerekçesiyle beyana itibar edilmemesini hukuka aykırı bulmaktadır.
  • Listeyi geç vermek: Süresinde sunulmayan tanık delilinden feragat edilmiş sayılabilir.
  • İkinci liste vermeye çalışmak: Listede olmayan kişi, karşı tarafın açık rızası olmadıkça dinlenemez.
  • Adres ve vakıa bilgisini yazmamak: Tanığın hangi vakıa hakkında dinleneceği açıkça gösterilmelidir.
  • Çocuğu tanık göstermek: Esas olan çocuğun taraf hâline getirilmemesidir; velayette görüş alınması ayrı bir usuldür.
  • Duyum aktarmak: Hâkim görgüye dayalı beyanı esas alır; duyum beyanı zayıflatır.

Tanık Listesinin Üç Zorunlu Unsuru — HMK m.240

Tanık deliline dayanmanın ilk şartı, usulüne uygun bir liste sunmaktır. HMK m.240 bu listenin içeriğini ve sınırını birlikte düzenler.

Birinci fıkra kimin tanık olabileceğini gösterir: davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. Ölçüt akrabalık değil taraf sıfatıdır; davanın tarafı olmayan herkes gösterilebilir.

İkinci fıkra listenin içeriğini belirler: tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Üç unsur zorunludur: vakıa, ad ve soyad, tebliğe elverişli adres.

Aynı fıkra iki yasak getirir: bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.

Üçüncü fıkra adres sorununu çözer: tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.

Vakıa unsuru uygulamada en çok ihmal edilenidir: hangi tanığın hangi somut olaya ilişkin dinletileceği açıkça yazılmalıdır. Bu, listenin biçimsel bir eki değil kanunî bir zorunluluğudur.

UnsurAçıklama
VakıaHangi tanık, hangi olaya ilişkin dinletilecek
Ad ve soyadHer tanık için ayrı ayrı
AdresTebliğe elverişli olmalı
Adres yanlışsaKesin süre; sonrasında vazgeçilmiş sayılır
Kim gösterilebilirDavada taraf olmayan herkes

İkinci Liste Yasağı Kamu Düzenindendir

Listeyle ilgili en sert kural, sonradan ekleme yapılamamasıdır ve bu kuralın niteliği, sonuçlarını ağırlaştırır.

İkinci bir tanık listesinin verilemeyeceğine ilişkin kural kamu düzenindendir; davanın hâkimi bunu kendiliğinden dikkate almak zorundadır. Yani karşı taraf itiraz etmese dahi, listede yer almayan kişi dinlenmez.

Kuralın gerekçesi usul ekonomisidir: davaların makul süre içinde bitirilmesi amaçlanmıştır. Ancak pratik sonucu, ilk listenin eksiksiz hazırlanmasını zorunlu kılar. Duruşma sırasında akla gelen bir tanık, sonradan eklenemez.

Buna karşılık mahkemeye bir daraltma yetkisi tanınmıştır. HMK m.241’e göre mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir.

İki kural birlikte okunduğunda strateji netleşir: liste geniş tutulmalı, ancak her tanık için ayrı ve somut bir vakıa gösterilmelidir. Tanıkların aynı olayı tekrarlayacağı izlenimi doğarsa, mahkeme m.241 uyarınca bir kısmıyla yetinebilir.

KonuKural
İkinci listeVerilemez
Kuralın niteliğiKamu düzeninden
Hâkimin tutumuKendiliğinden dikkate alır
Mahkemenin yetkisiBir kısmıyla yetinebilir (m.241)
StratejiListe geniş, vakıalar ayrı

Davet Usulü ve Hazır Bulundurma — HMK m.243

Tanığın duruşmaya nasıl geleceği de düzenlenmiştir ve madde, katı bir davet zorunluluğu getirmez.

Kural şudur: tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Yani tarafın tanığını bizzat duruşmaya getirmesi mümkündür ve bu, tebligat gecikmelerini aşan pratik bir yoldur.

Madde bir adım daha ileri gider: tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.

Süre. Davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir; acele hâllerde tanığın daha önce gelmesine karar verilebilir.

Davet araçları. Tanığı davet, gerektiğinde telefon, faks ve elektronik posta gibi araçlarla da yapılabilir. Bu esneklik, özellikle duruşma tarihinin yaklaştığı dosyalarda işlevseldir.

KonuKural
Asıl yolDavetiye
AlternatifTarafça hazır bulundurma
Tebliğ süresiDuruşmadan en az bir hafta önce
Acele hâlDaha erken gelmesine karar verilebilir
Davet araçlarıTelefon, faks, elektronik posta

Çekinme Hakkının Usulü ve Sınırı — HMK m.251-252

Çekinme hakkı bir tercihtir; ancak bu tercihin de bir usulü ve sınırı vardır.

Usul — m.252: tanıklıktan çekinen kimse, çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delilini, dinleneceği günden önce yazılı veya davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirmek zorundadır. Sebeplerini ve dayanaklarını önceden bildirmiş olan tanık, belli günde mahkemeye gelmek zorunda değildir. Karar mercii ise mahkemedir: mahkeme, duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra tanıklıktan çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir.

Çekinme sebepleri üç grupta toplanır: kişisel sebepler (nişanlılık, evlilik bağı — bu bağ kalksa dahi —, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı), sır sebebiyle çekinme ve menfaat ihlali sebebiyle çekinme.

Sınır — m.251: kişisel sebeplerle çekinme hakkı bazı konularda kullanılamaz. Bunlardan biri aile hukuku dosyaları bakımından doğrudan önemlidir: aile bireyleri arasında, ailevî ilişkilerden kaynaklanan malî uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar hakkında tanıklıktan çekinilemez. Aynı şekilde, taraflardan birinin hukukî selefi veya temsilcisi olarak kendisinin yaptığı işler hakkında da çekinme mümkün değildir.

Kanunî bir sebep göstermeden çekinme hâlinde ise HMK m.253 devreye girer ve tanık hakkında yaptırım uygulanabilir.

KonuKural
Bildirim biçimiÖnceden yazılı veya duruşmada sözlü
Önceden bildiren tanıkDuruşmaya gelmek zorunda değil
Karar merciiMahkeme — tarafları dinledikten sonra
Kişisel sebeplerNişanlı, eş, 3. derece dâhil hısımlar
Çekinme yasağıAilevî ilişkilerden doğan malî uyuşmazlıklar

Boşanmaya Özgü Değerlendirme Rejimi — TMK m.184

Tanık beyanının nasıl değerlendirileceği, yalnız usul kanununa bağlı değildir. Boşanma davalarına özgü bir hüküm, genel kurallardan ayrılan bir rejim kurar.

TMK m.184’e göre hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz. Ayrıca hâkim, bu olgular hakkında gerek re’sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez; tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz ve hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.

Bu rejimin tanık delili bakımından üç sonucu vardır.

Birincisi — sayı değil içerik. “Serbestçe takdir” ilkesi gereği tanık sayısı belirleyici değildir. Somut olayı, tarihiyle ve ayrıntısıyla anlatan tek bir tanık; genel ifadelerle konuşan üç tanıktan daha güçlü olabilir.

İkincisi — duyum ile görgü ayrımı. Tanık, olayı bizzat görmüş olmak zorunda değildir; başka birinden duyduğunu da aktarabilir. Ancak hâkim, beyanın görgüye mi duyuma mı dayandığını değerlendirmede gözetir. Bu nedenle tanık listesinde her tanığın hangi olayı bizzat gördüğünün belirtilmesi, beyanın ağırlığını artırır.

Üçüncüsü — ikrarın sınırı. Karşı tarafın kabul beyanı hâkimi bağlamadığından, “zaten kabul etti” düşüncesiyle tanık gösterilmemesi risklidir. Kusur tespiti ancak dosyaya sunulan olgularla yapılır.

Madde ayrıca duruşmanın taraflardan birinin istemi üzerine gizli yapılabileceğini öngörür; tanık dinlenirken özel hayata ilişkin ayrıntıların gündeme geleceği dosyalarda bu talep ileri sürülebilir.

KuralTanık delili bakımından
Vicdanî kanaatOlmadan olgu ispatlanmış sayılmaz
Serbest takdirSayı değil içerik belirleyici
YeminÖnerilemez
İkrarHâkimi bağlamaz; tanık yine gerekir
Gizli duruşmaTaraflardan birinin istemiyle

Beyanın nasıl değerlendirildiği için ispat yükü ve tanık beyanının değeri yazımıza, diğer deliller için delil toplama yazımıza, yargılamanın bu aşaması için tahkikat aşaması yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davasında akrabalar tanıklık yapabilir mi?

Evet. HMK tanıklık için yaş, cinsiyet veya akrabalık bağı bakımından kısıtlama getirmemiştir; anne, baba ve kardeşler dâhil herkes tanık olabilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sırf akraba oldukları gerekçesiyle beyanlarına itibar edilmemesi hukuka aykırıdır.

Kimler tanıklıktan çekinebilir?

HMK m. 248 uyarınca nişanlı, evlilik bağı kalkmış olsa dahi eş, kendisinin veya eşinin altsoy ve üstsoyu, evlatlık bağı bulunanlar, üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları ile koruyucu aile ilişkisi içindekiler çekinebilir. Ayrıca sır saklama yükümlülüğü altındakiler ve menfaat ihlali tehlikesi bulunanlar da çekinme hakkına sahiptir.

Çekinme hakkı olan kişi hiç dinlenemez mi?

Dinlenebilir. Çekinme bir haktır, yasak değildir; mahkeme tanığa bu hakkı hatırlatır. Tanıklık yapmak isteyen yakın akraba dinlenir ve beyanı değerlendirilir.

Tanık listesini sonradan değiştirebilir miyim?

Kural olarak hayır. Listede yer almayan bir kişinin sonradan dinletilmesi karşı tarafın açık rızası olmadıkça mümkün değildir ve ikinci tanık listesi verilemez. Ayrıca tanıkların süresinde sunulmaması tanık delilinden feragat sayılabilir.

Tanık listesinde neler yazmalıyım?

Tanığın adı, soyadı ve açık adresi ile hangi vakıa hakkında dinleneceği açıkça belirtilmelidir. Vakıa bilgisi mahkemenin, dinlenecek tanığın hangi iddiayı ispata yöneldiğini denetlemesini sağlar; genel ifadeler tanığın dinlenmesinin reddine yol açabilir.

Çocuğumu tanık gösterebilir miyim?

Teoride mümkündür ancak uygulamada istisnaidir. Çocuğun idrak çağında olması ve tanıklığın ruhsal gelişimine zarar vermeyeceğinin pedagog veya psikolog gibi uzmanlarca saptanması gerekir. Esas olan çocukların anne-baba arasındaki çekişmede taraf hâline getirilmemesidir.

Tanık duruşmaya gelmezse ne olur?

Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen gelmeyen tanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir; ayrıca sebep olduğu giderler kendisine yükletilebilir ve disiplin para cezası gündeme gelebilir. Tanık çok uzaktaysa bulunduğu yerdeki mahkemeye yazılan talimatla ifadesi alınabilir.

Hâkim tanık beyanını neye göre değerlendirir?

Belirleyici ölçüt bilginin kaynağıdır; hâkim beyanın duyuma değil görgüye dayalı olmasına dikkat eder. Tanığın bizzat gördüğü ve duyduğu olayların tarih ve yer bilgisiyle aktarılması güçlü delil oluşturur. Tanığın davada kendi yararının bulunması gibi kuşku uyandıran sebepler de dikkate alınır.

Boşanma sürecinde doğru adımı atmak önemlidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

📄 İlgili Örnek: Boşanma Dava Dilekçesi Örneği‘ni inceleyebilirsiniz.

📘 Ana Rehber: Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi — Tüm Konular

Tanık Neden Bu Kadar Önemli?

Boşanma davalarında, geçimsizliğin sebepleri, kusurlu davranışlar veya aile içi olaylar çoğu zaman yazılı belgeyle ispatlanamaz. İşte bu noktada tanık beyanı devreye girer. Tanıklar, evlilik içinde yaşananlara, eşlerin davranışlarına ve olaylara bizzat şahit olan kişilerdir; beyanları kusur dağılımının belirlenmesinde önemli rol oynar.

Kimler Tanık Olabilir?

Kural olarak, dava konusu olaylar hakkında bilgisi olan herkes tanık olabilir. Tanığın, olayları bizzat görmüş veya duymuş olması beklenir; duyuma dayalı (başkasından işitilen) beyanların değeri sınırlıdır. Tanık, bildiklerini mahkemeye doğru biçimde anlatmakla yükümlüdür; yalan tanıklık suçtur.

Akrabalar Tanıklık Yapabilir mi?

Sık sorulan bir soru: anne, baba, kardeş gibi yakın akrabalar tanık olabilir mi? Cevap: evet, akrabalar da tanık olarak dinlenebilir. Boşanma davalarının doğası gereği olayların çoğuna en yakın tanıklar genellikle aile bireyleridir. Ancak mahkeme, akraba tanıkların beyanlarını tarafa yakınlığını gözeterek değerlendirir; bu beyanlar tek başına değil, diğer delillerle birlikte ele alınır. Akraba olması beyanı geçersiz kılmaz, ama ihtiyatla değerlendirilir.

Çocukların Tanıklığı

Müşterek çocukların tanık olarak dinlenmesi hassas bir konudur. Uygulamada, çocukların anne-babanın boşanma davasında tanık olarak dinlenmesinden kural olarak kaçınılır; çünkü bu, çocuğun psikolojisini olumsuz etkileyebilir ve onu ebeveynleri arasında seçim yapmaya zorlayabilir. Çocuğun üstün yararı, bu konuda belirleyicidir.

Tanık Listesi Nasıl Verilir?

Tanık göstermek isteyen taraf, tanıklarını usulüne uygun ve süresinde mahkemeye bildirmelidir. Tanık listesi, dilekçeler aşamasında veya mahkemenin verdiği süre içinde sunulur. Listede tanığın kimlik ve adres bilgileri ile hangi konuda (hangi vakıa hakkında) tanıklık edeceği belirtilir. Süresinde bildirilmeyen tanık kural olarak dinlenmez.

Tanık Nasıl Dinlenir?

Tanık, duruşmada hâkim huzurunda dinlenir. Tanığa önce kimliği ve taraflarla ilişkisi sorulur; ardından yemin ettirilir (kanuni istisnalar dışında). Tanık, bildiklerini anlatır; taraflar (veya vekilleri) hâkim aracılığıyla soru yöneltebilir. Tanık beyanı tutanağa geçirilir. Tanık, geçerli bir mazereti olmadan gelmezse zorla getirilmesine karar verilebilir.

Tanık Beyanının Kusura Etkisi

Tanık beyanları, boşanmada kusur dağılımının belirlenmesinde doğrudan etkilidir. Hangi eşin daha kusurlu olduğu, çoğu zaman tanık anlatımlarıyla ortaya çıkar; bu da tazminat ve nafaka kararlarını etkiler. Ancak hâkim, tanık beyanlarını diğer delillerle (belge, kayıt) birlikte değerlendirir ve tek bir tanığın sözüne dayanarak değil, bütünsel bir kanaatle karar verir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davasında kimler tanık olabilir?

Dava konusu olaylar hakkında bizzat bilgisi olan herkes tanık olabilir. Tanığın olayları görmüş/duymuş olması beklenir; duyuma dayalı beyanların değeri sınırlıdır. Yalan tanıklık suçtur.

Anne, baba, kardeş tanıklık yapabilir mi?

Evet, akrabalar da tanık olarak dinlenebilir. Boşanmada olaylara en yakın tanıklar genellikle ailedir. Ancak mahkeme akraba beyanlarını tarafa yakınlığı gözeterek ve diğer delillerle birlikte değerlendirir.

Çocuklar boşanma davasında tanık olur mu?

Uygulamada müşterek çocukların ebeveynlerinin boşanma davasında tanık olarak dinlenmesinden kural olarak kaçınılır; çünkü bu çocuğun psikolojisini olumsuz etkiler. Çocuğun üstün yararı esastır.

Tanık listesi nasıl ve ne zaman verilir?

Tanıklar usulüne uygun ve süresinde (dilekçeler aşamasında veya mahkemenin verdiği sürede) bildirilir. Listede tanığın kimliği, adresi ve hangi vakıa hakkında tanıklık edeceği belirtilir. Süresinde bildirilmeyen tanık dinlenmez.

Tanık nasıl dinlenir?

Tanık, duruşmada hâkim huzurunda dinlenir; kimliği ve taraflarla ilişkisi sorulup yemin ettirilir. Bildiklerini anlatır, taraflar hâkim aracılığıyla soru sorabilir. Mazeretsiz gelmeyen tanık zorla getirilebilir.

Tanık beyanı kusuru etkiler mi?

Evet. Tanık beyanları kusur dağılımının belirlenmesinde doğrudan etkilidir ve tazminat/nafaka kararlarını etkiler. Ancak hâkim tanık beyanını diğer delillerle birlikte bütünsel değerlendirir.

Boşanma davanızda tanık göstermek için uzman desteği alın

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

📚 Boşanma ve Aile Hukuku Rehberi
Bu yazı; dava türleri, süreç adımları, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve sık sorulan soruları tek sayfada toplayan rehberimizin bir parçasıdır. Rehberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz →
Post by Av. Fatma Öztürk