Boşanma Davasında Tanık: Kimler Tanıklık Yapabilir, Nasıl Dinlenir?
14 Nisan 2026

Boşanma Davasında Tanık: Kimler Tanıklık Yapabilir, Nasıl Dinlenir?

Boşanma davalarında, özellikle çekişmeli süreçlerde, tanık beyanları çoğu zaman belirleyici delildir. Evlilik içinde yaşananların çoğu kapalı kapılar ardında geçtiğinden, olayları bilen kişilerin tanıklığı kritik önem taşır. Peki kimler tanıklık yapabilir, akrabalar tanık olabilir mi, tanık nasıl dinlenir? Bu rehberde boşanmada tanıklık konusunu açıklıyoruz. (Boşanmada delil toplamanın geneli için ana rehberimize bakabilirsiniz.)

Yaygın Yanlış: “Akraba Tanıklık Yapamaz”

Toplumda çok yaygın olan “birinci derece akrabalar şahit olamaz” inancı hukuken yanlıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu, tanıklık yapacak kişiler için yaş, cinsiyet veya akrabalık bağı bakımından bir kısıtlama getirmemiştir; davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir (HMK m.240/1). Anne, baba, kardeş, arkadaş, komşu ve iş arkadaşı dâhil herkes tanık olabilir.

Kanun akrabalığı bir dinlenmeme sebebi olarak değil, tanığa sorulacak bir husus olarak düzenler: HMK m.254 uyarınca dinlemeye başlamadan önce tanığa taraflarla akrabalığı veya başka bir yakınlığı olup olmadığı ve tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumun bulunup bulunmadığı sorulur. Bu nedenle akrabalık beyanı kendiliğinden geçersiz kılmaz; hâkim bu bağı, kanıtları serbestçe takdir ederken diğer delillerle birlikte gözetir (TMK m.184/4).

Bunun mantığı açıktır: aile içi uyuşmazlıklara en yakından tanık olan kişiler doğal olarak aile bireyleridir. Anne ve baba, çocuklarının evlilik sürecine ve kriz anlarına en çok şahit olan kişilerdir. Akrabalık bağı, beyanın değerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; yalnızca hâkimin objektiflik değerlendirmesinde dikkate alınır.

Çekinme Hakkı: Yasak Değil, Tercih

Kanun bazı kişilere tanıklıktan çekinme hakkı tanır. Bu, “tanıklık yapamaz” demek değildir; kişi isterse dinlenir, istemezse zorlanamaz.

HMK m. 248 uyarınca kişisel sebeplerle çekinebilecek olanlar:

  • Taraflardan birinin nişanlısı
  • Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi taraflardan birinin eşi — yani eski eş de çekinebilir
  • Kendisi veya eşinin altsoyu ve üstsoyu: çocuk, torun, anne, baba, büyükanne, büyükbaba
  • Taraflardan biriyle aralarında evlatlık bağı bulunanlar
  • Üçüncü derece dâhil olmak üzere kan hısımları: kardeş, yeğen, amca, hala, teyze, dayı
  • Kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi aynı derecedeki kayın hısımları
  • Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altındaki çocuk

Ayrıca HMK m. 249 uyarınca sır saklama yükümlülüğü altındakiler (örneğin avukatlar, meslek sırrı kapsamındaki bilgiler bakımından) ve HMK m. 250 uyarınca menfaat ihlali tehlikesi bulunanlar da çekinebilir.

Çekinme hakkını kullanmak isteyen tanık, çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delilini dinleneceği günden önce yazılı olarak veya davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirir; çekinmenin haklı olup olmadığına mahkeme karar verir (HMK m.252). Tanığa taraflarla akrabalığı ayrıca sorulur (HMK m.254); uygulamada akraba tanığa çekinme hakkı hatırlatılarak cevabı tutanağa geçirilir. Tanıklık yapmak isteyen yakın akraba dinlenir. Ceza yargılamasındaki çekinme hakkı ise ayrı bir düzenlemedir; bunun için CMK m.45 yazımıza bakabilirsiniz.

Tanık Listesi: En Kritik Aşama

Boşanma dosyalarında tanık delilinin kaybedilmesinin başlıca sebebi, listenin usulüne uygun ve zamanında verilmemesidir.

İkinci tanık listesi verilemez

Bu, en ağır sonuç doğuran kuraldır. Listede gösterilmemiş kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (HMK m.240/2). Kanun bu yasağa bir rıza istisnası öngörmemiştir.
Ayrıca mahkemenin tanık listesi için verdiği kesin süre kaçırılırsa liste sunma hakkı kaybedilir (HMK m.94/3); tanık gideri için verilen kesin sürede avans yatırılmazsa da o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır (HMK m.324/2).
Pratik sonucu: en güçlü tanığınızı sonradan hatırlarsanız artık dinletemezsiniz. Liste ilk aşamada eksiksiz verilmelidir.

Listede Ne Bulunmalı?

  • Tanığın adı, soyadı ve tebliğe elverişli adresi (HMK m.240/2)
  • Hangi vakıa hakkında dinleneceği — bu husus açıkça belirtilmelidir
  • Mümkünse iletişim bilgisi

“Hangi vakıa” bilgisinin yazılması yalnızca şeklî bir gereklilik değildir: mahkeme, dinlenecek tanığın hangi iddiayı ispata yöneldiğini bu sayede denetler. Genel ifadelerle verilen listeler, tanığın dinlenmesinin reddine yol açabilir.

Çocuk Tanık Olarak Dinlenebilir mi?

Bu, boşanma dosyalarının en hassas sorusudur. Cevap teorik olarak evet, uygulamada ise büyük ölçüde hayırdır.

  • Kanun tanıklık için bir alt yaş sınırı koymamıştır; davada taraf olmayan herkes tanık gösterilebilir (HMK m.240/1).
  • Dinlendiği sırada on beş yaşından küçük olanlar ile yeminin anlam ve önemini kavrayacak ayırt etme gücüne sahip olmayanlar yeminsiz dinlenir (HMK m.257/1).
  • Çocuğun beyanının değerini hâkim, yaşı ve algılama gücüyle birlikte serbestçe takdir eder (TMK m.184/4).
  • Esas olan, çocukların anne-baba arasındaki çekişmede taraf hâline getirilmemesidir.

Velayet uyuşmazlıklarında çocuğun görüşünün alınması ayrı bir usuldür ve tanıklıkla karıştırılmamalıdır: orada amaç çocuğun üstün yararını belirlemektir, ebeveynden birinin iddiasını ispatlamak değil. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da velayet davasında çocuğun görüşünün mutlaka mahkeme huzurunda alınmasının zorunlu olmadığını, pedagog gibi bir uzman aracılığıyla, çocuğun özgürce konuşabileceği bir ortamda alınan görüşün yeterli olabileceğini kabul etmiştir (HGK, 21.02.2019, E.2018/1072, K.2019/185). Ayrıntılar için velayet davalarında çocuğun görüşü ve çocuğun dinlenmesi ve idrak çağı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Gizli Tanık Var mı?

Hayır. Hukuk yargılamasında kural olarak gizli tanık müessesesi yoktur. Tanığın kimliği taraflarca bilinmeli ve karşı tarafın soru sorma hakkı korunmalıdır.

Bu, silahların eşitliği ilkesinin doğal sonucudur; ceza yargılamasındaki uygulamalarla karıştırılmamalıdır.

Tanık Gelmezse Ne Olur?

  • Usulüne uygun çağrıldığı hâlde önceden mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirtilir (HMK m.245).
  • Gelmemesi yüzünden doğan giderlere ve beş yüz Türk lirasına kadar disiplin para cezasına hükmedilir; zorla getirilen tanık gelmemesini haklı kılan sebepleri sonradan bildirirse bunlar kaldırılır (HMK m.245).
  • Tanık telefon, faks veya elektronik posta ile davet edilmişse, davete rağmen gelmemenin bu sonuçları uygulanmaz (HMK m.243/3).
  • Tanık çok uzak bir yerdeyse, bulunduğu yerdeki mahkemeye yazılan talimatla ifadesi alınabilir.

Talimat yolu süreci uzatır; bu nedenle mümkünse tanığın duruşmaya katılımı sağlanmalıdır.

Duruşmada Nasıl İlerler?

  • Önce tanığın kimliği ile taraflarla akrabalığı veya yakınlığı sorulur (HMK m.254); akraba tanığa uygulamada çekinme hakkı da hatırlatılır.
  • Gerçeği söylemesinin önemi ve gerçeği söylemezse yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı anlatılır (HMK m.256).
  • Kural olarak yemin ettirilir. Yemin eda edilirken hâkim de dâhil hazır bulunan herkes ayağa kalkar (HMK m.258/2); on beş yaşından küçükler yeminsiz dinlenir (HMK m.257/1).
  • Tanık bildiklerini gizlemeden ve gerçeğe uygun biçimde anlatmakla yükümlüdür.
  • Kendisine sorulmayan hususlarda beyanda bulunması beklenmez; tanık, taraf vekili değildir.

Yalan tanıklık bir suçtur: mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişi TCK m.272/2 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Tanık, aleyhine tanıklık yaptığı kişi hakkında hak kısıtlaması veya yoksunluğu doğuracak bir karar verilmeden ya da hüküm kurulmadan önce gerçeği söylerse TCK m.274 uyarınca cezaya hükmolunmaz. Ayrıntılar için yalan tanıklık suçu yazımıza bakabilirsiniz.

Hâkim Beyanı Nasıl Değerlendirir?

Belirleyici ölçüt, bilginin kaynağıdır: hâkim, tanığın anlattıklarının “duyuma” değil “görgüye” dayalı olmasına dikkat eder.

“Kızım anlattı”, “mahallede konuşuluyordu” biçimindeki beyanlar zayıf kalır. Buna karşılık tanığın bizzat gördüğü ve bizzat duyduğu olaylar, tarih ve yer bilgisiyle birlikte aktarıldığında güçlü delil oluşturur.

Ayrıca tanığın davada kendi yararının bulunması gibi, tanıklığın doğruluğu konusunda kuşku uyandıracak sebeplerin varlığı da değerlendirmede dikkate alınır; bu sebepleri taraflardan her biri ileri sürüp ispat edebilir (HMK m.255).

Tanığınızı Hazırlarken

  • Anlatacağı olayı tarih, yer ve olay ekseninde netleştirin.
  • Bilmediği konularda “bilmiyorum” demesinin doğal ve doğru olduğunu bilsin.
  • Duyuma dayalı bilgiyi görgüymüş gibi aktarmaması gerektiğini bilsin; bu, tüm beyanın güvenilirliğini zedeler.
  • Yönlendirilmiş, ezberlenmiş beyanlar hâkim tarafından fark edilir ve aleyhe sonuç doğurur.

Sık Yapılan Hatalar

  • Akrabaların tanıklık yapamayacağını sanmak: HMK m.240/1 davada taraf olmayan herkesin tanık gösterilebileceğini kabul eder; akrabalık yalnızca sorulur ve takdirde gözetilir (HMK m.254, TMK m.184/4).
  • Listeyi geç vermek: Kesin süre içinde yapılmayan işlemin hakkı kaybedilir (HMK m.94/3); tanık gideri de kesin sürede yatırılmalıdır (HMK m.324).
  • İkinci liste vermeye çalışmak: Listede gösterilmemiş kişi tanık olarak dinlenemez; HMK m.240/2 bu yasağa bir rıza istisnası öngörmez.
  • Adres ve vakıa bilgisini yazmamak: Tanığın hangi vakıa hakkında dinleneceği açıkça gösterilmelidir.
  • Çocuğu tanık göstermek: Esas olan çocuğun taraf hâline getirilmemesidir; velayette görüş alınması ayrı bir usuldür.
  • Duyum aktarmak: Hâkim görgüye dayalı beyanı esas alır; duyum beyanı zayıflatır.

Tanık Listesinin Üç Zorunlu Unsuru — HMK m.240

Tanık deliline dayanmanın ilk şartı, usulüne uygun bir liste sunmaktır. HMK m.240 bu listenin içeriğini ve sınırını birlikte düzenler.

Birinci fıkra kimin tanık olabileceğini gösterir: davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. Ölçüt akrabalık değil taraf sıfatıdır; davanın tarafı olmayan herkes gösterilebilir.

İkinci fıkra listenin içeriğini belirler: tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Üç unsur zorunludur: vakıa, ad ve soyad, tebliğe elverişli adres.

Aynı fıkra iki yasak getirir: bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.

Üçüncü fıkra adres sorununu çözer: tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.

Vakıa unsuru uygulamada en çok ihmal edilenidir: hangi tanığın hangi somut olaya ilişkin dinletileceği açıkça yazılmalıdır. Bu, listenin biçimsel bir eki değil kanunî bir zorunluluğudur.

UnsurAçıklama
VakıaHangi tanık, hangi olaya ilişkin dinletilecek
Ad ve soyadHer tanık için ayrı ayrı
AdresTebliğe elverişli olmalı
Adres yanlışsaKesin süre; sonrasında vazgeçilmiş sayılır
Kim gösterilebilirDavada taraf olmayan herkes

İkinci Liste Yasağı Kamu Düzenindendir

Listeyle ilgili en sert kural, sonradan ekleme yapılamamasıdır ve bu kuralın niteliği, sonuçlarını ağırlaştırır.

İkinci bir tanık listesinin verilemeyeceğine ilişkin kural kamu düzenindendir; davanın hâkimi bunu kendiliğinden dikkate almak zorundadır. Yani karşı taraf itiraz etmese dahi, listede yer almayan kişi dinlenmez.

Kuralın gerekçesi usul ekonomisidir: davaların makul süre içinde bitirilmesi amaçlanmıştır. Ancak pratik sonucu, ilk listenin eksiksiz hazırlanmasını zorunlu kılar. Duruşma sırasında akla gelen bir tanık, sonradan eklenemez.

Buna karşılık mahkemeye bir daraltma yetkisi tanınmıştır. HMK m.241’e göre mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir.

İki kural birlikte okunduğunda strateji netleşir: liste geniş tutulmalı, ancak her tanık için ayrı ve somut bir vakıa gösterilmelidir. Tanıkların aynı olayı tekrarlayacağı izlenimi doğarsa, mahkeme m.241 uyarınca bir kısmıyla yetinebilir.

KonuKural
İkinci listeVerilemez
Kuralın niteliğiKamu düzeninden
Hâkimin tutumuKendiliğinden dikkate alır
Mahkemenin yetkisiBir kısmıyla yetinebilir (m.241)
StratejiListe geniş, vakıalar ayrı

Kesin Süre ve Tanık Gideri — HMK m.94/3 ve m.324

Tanık delilinin kaybedilmesi çoğu zaman listenin içeriğinden değil, sürelerden kaynaklanır. Burada iki ayrı kesin süre vardır ve ikisinin sonucu da kanunda yazılıdır.

Liste süresi. Mahkeme tanık listesinin sunulması için kesin süre verdiyse, kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan taraf o işlemi yapma hakkını kaybeder (HMK m.94/3). Süre geçtikten sonra liste sunulamayacağı gibi, verilmiş listeye ekleme de yapılamaz; ikinci bir liste verilemez (m.240/2).

Hazır bulundurma imkânı. HMK m.243/1 önemli bir kapı bırakır: tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf tanıklarını o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir. Kanun metni bu imkânı o duruşmada hazır bulundurulan tanıklarla sınırlar.

Gider avansı. Taraflar, ikamesini istedikleri delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmakla yükümlüdür (HMK m.324/1). Taraflardan biri yatırmazsa diğer taraf yatırabilir; aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır (m.324/2). Kanun, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlere ilişkin hükümleri saklı tutar (m.324/3).

Pratik sonuç: tanık listesi için verilen süre ile tanık ücreti ve tebligat gideri için verilen süre ayrı ayrı takvime işlenmelidir. Bu sürelerin hangi aşamada verildiğini görmek için ön inceleme duruşması yazımıza bakabilirsiniz.

Davet Usulü ve Hazır Bulundurma — HMK m.243

Tanığın duruşmaya nasıl geleceği de düzenlenmiştir ve madde, katı bir davet zorunluluğu getirmez.

Kural şudur: tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Yani tarafın tanığını bizzat duruşmaya getirmesi mümkündür ve bu, tebligat gecikmelerini aşan pratik bir yoldur.

Madde bir adım daha ileri gider: tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.

Süre. Davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir; acele hâllerde tanığın daha önce gelmesine karar verilebilir.

Davet araçları. Tanığı davet, gerektiğinde telefon, faks ve elektronik posta gibi araçlarla da yapılabilir. Bu esneklik, özellikle duruşma tarihinin yaklaştığı dosyalarda işlevseldir. Ancak kanun bunun bir bedelini de öngörür: bu araçlarla davet edilen tanık gelmezse, davete rağmen gelmemenin sonuçları uygulanmaz (HMK m.243/3). Zorla getirme isteniyorsa tanığa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmalıdır.

KonuKural
Asıl yolDavetiye
AlternatifTarafça hazır bulundurma
Tebliğ süresiDuruşmadan en az bir hafta önce
Acele hâlDaha erken gelmesine karar verilebilir
Davet araçlarıTelefon, faks, elektronik posta; gelmeme yaptırımı uygulanmaz (m.243/3)

Gelmeyen veya Tanıklıktan Kaçınan Tanık — HMK m.245 ve m.253

Tanıklık bir kamu görevidir: kanunda ayrı hüküm bulunan durumlar saklı kalmak kaydıyla, tanıklık için çağrılan herkes mahkemeye gelmek zorundadır (HMK m.245). Kanun, gelmeme ile gelip tanıklıktan kaçınma hâllerini ayrı ayrı yaptırıma bağlar.

Gelmeme — m.245. Usulüne uygun çağrıldığı hâlde önceden mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirtilir; gelmemesi yüzünden doğan giderlere ve beş yüz Türk lirasına kadar disiplin para cezasına hükmedilir. Zorla getirilen tanık, daha önce gelmemesini haklı kılan sebepleri sonradan bildirirse giderler ve para cezası kaldırılır.

Davet aracının önemi — m.243/3. Telefon, faks veya elektronik postayla yapılan davette, davete rağmen gelmemenin sonuçları uygulanmaz. Kritik bir tanığın zorla getirilmesi gerekebilecekse, davetin davetiye ile yapılması istenmelidir.

Tanıklıktan kaçınma — m.253. Kanunî bir sebep göstermeden tanıklıktan çekinen, çekinme sebebi reddedildiği hâlde tanıklık yapmayan veya yemin etmeyen tanık, sebep olduğu giderlerle birlikte beş yüz Türk lirasından beş bin Türk lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm edilir (m.253/1). Tanık sorulara cevap vermekte veya yemin etmekte direnirse, iki haftayı geçmemek üzere disiplin hapsine karar verilir (m.253/2).

Gelmeyen ve tanıklıktan kaçınan tanık: yaptırımlar
DurumSonuçDayanak
Davetiyeye rağmen mazeretsiz gelmemeZorla getirme, giderler, 500 TL’ye kadar disiplin para cezasıHMK m.245
Haklı sebebin sonradan bildirilmesiGiderler ve para cezası kaldırılırHMK m.245
Telefon, faks, e-posta ile davetGelmemenin sonuçları uygulanmazHMK m.243/3
Kanunî sebepsiz çekinme, yeminden kaçınmaGiderler ve 500–5.000 TL disiplin para cezasıHMK m.253/1
Cevap vermemekte veya yemin etmemekte direnmeEn çok iki hafta disiplin hapsiHMK m.253/2

Çekinme Hakkının Usulü ve Sınırı — HMK m.251-252

Çekinme hakkı bir tercihtir; ancak bu tercihin de bir usulü ve sınırı vardır.

Usul — m.252: tanıklıktan çekinen kimse, çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delilini, dinleneceği günden önce yazılı veya davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirmek zorundadır. Sebeplerini ve dayanaklarını önceden bildirmiş olan tanık, belli günde mahkemeye gelmek zorunda değildir. Karar mercii ise mahkemedir: mahkeme, duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra tanıklıktan çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir.

Çekinme sebepleri üç grupta toplanır: kişisel sebepler (nişanlılık, evlilik bağı — bu bağ kalksa dahi —, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı), sır sebebiyle çekinme ve menfaat ihlali sebebiyle çekinme.

Sınır — m.251: çekinme hakkı bazı konularda kullanılamaz. Kanun dört hâl sayar: (a) bir hukukî işlemin yapılmasında tanık olarak hazır bulunan kimse, o işlemin esası ve içeriği hakkında; (b) aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmelerinden kaynaklanan olaylar hakkında; (c) aile bireyleri arasında, ailevî ilişkilerden kaynaklanan malî uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar hakkında; (ç) taraflardan birinin hukukî selefi veya temsilcisi olarak kendisinin yaptığı işler hakkında tanıklıktan çekinilemez. Aile hukuku dosyaları bakımından (b) ve (c) bentleri doğrudan önemlidir: örneğin evlenme tarihi veya bir çocuğun doğumu gibi olaylarda ya da eşler arasındaki malî bir uyuşmazlığa ilişkin vakıalarda yakın akraba çekinme hakkına dayanamayabilir; hangi vakıanın kapsama girdiğine mahkeme karar verir (m.252).

Kanunî bir sebep göstermeden çekinme hâlinde ise HMK m.253 devreye girer ve tanık hakkında yaptırım uygulanabilir.

KonuKural
Bildirim biçimiÖnceden yazılı veya duruşmada sözlü
Önceden bildiren tanıkDuruşmaya gelmek zorunda değil
Karar merciiMahkeme — tarafları dinledikten sonra
Kişisel sebeplerNişanlı, eş, 3. derece dâhil hısımlar
Çekinme yasağıDoğum, ölüm, evlenme olayları; ailevî ilişkilerden doğan malî uyuşmazlıklar (m.251)

Tanığın Dinlenme Sırası — HMK m.254-258 ve m.152

Tanığın duruşmada nasıl dinleneceği HMK’da adım adım düzenlenmiştir. Bu sıralamayı bilmek, hem tanığınızı hazırlarken hem de karşı tarafın tanığına soru yöneltirken işe yarar.

1. Kimlik ve yakınlık — m.254. Dinlemeye başlamadan önce tanığa adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği ve adresi sorulur; ayrıca taraflarla akrabalığı veya başka bir yakınlığı olup olmadığı ve tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumun bulunup bulunmadığı sorulur. Akrabalık bu aşamada tutanağa geçer; tanığı dinlenmekten alıkoymaz.

2. Görevin önemi — m.256. Tanığa dinlenmeden önce gerçeği söylemesinin önemi, gerçeği söylemezse yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı, doğruyu söyleyeceğine yemin edeceği, mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan salonu terk edemeyeceği ve gerekirse diğer tanıklarla yüzleştirilebileceği anlatılır.

3. Yemin — m.257 ve m.258. Yemin tanık dinlenmeden önce eda edilir ve yemin sırasında hâkim de dâhil hazır bulunan herkes ayağa kalkar (m.258/1-2). Dinlendiği sırada on beş yaşından küçük olanlar ile yeminin anlam ve önemini kavrayacak ayırt etme gücüne sahip olmayanlar ise yeminsiz dinlenir (m.257/1). Tanık yemininin, boşanma olguları hakkında taraflara yemin önerilemeyeceğine ilişkin TMK m.184 kuralıyla karıştırılmaması gerekir; bunun için boşanma davasında yemin delili yazımıza bakabilirsiniz.

4. Sorular — m.152. Duruşmaya katılan taraf vekilleri tanığa doğrudan soru yöneltebilir; taraflar ise sorularını hâkim aracılığıyla sorabilir. Soruya itiraz edilirse sorunun sorulup sorulmayacağına hâkim karar verir.

5. Tanığa itiraz — m.255. Tanığın davada menfaatinin bulunması gibi beyanının doğruluğundan kuşku duyulmasını gerektiren sebepleri taraflardan her biri ileri sürüp ispat edebilir. Kanun bu itirazı bir dinlenme yasağına bağlamamıştır; ileri sürülen sebep, beyanın değerlendirilmesinde gözetilir.

Tanığın dinlenmesi: adım adım kanunî dayanak
AşamaNe yapılır?Dayanak
Kimlik tespitiAd, soyad, doğum tarihi, meslek, adres; akrabalık ve yakınlık sorulurHMK m.254
Görevin anlatılmasıGerçeği söylemenin önemi, yalan tanıklığın cezası, yemin, salonu terk etmeme, yüzleştirmeHMK m.256
YeminDinlenmeden önce eda edilir; herkes ayağa kalkarHMK m.258
Yeminsiz dinleme15 yaşından küçükler ve ayırt etme gücü yetersiz olanlarHMK m.257
Soru sormaVekil doğrudan, taraf hâkim aracılığıylaHMK m.152
Tanığa itirazKuşku sebebini ileri süren taraf ispat ederHMK m.255

Boşanmaya Özgü Değerlendirme Rejimi — TMK m.184

Tanık beyanının nasıl değerlendirileceği, yalnız usul kanununa bağlı değildir. Boşanma davalarına özgü bir hüküm, genel kurallardan ayrılan bir rejim kurar.

TMK m.184’e göre hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz. Ayrıca hâkim, bu olgular hakkında gerek re’sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez; tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz ve hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.

Bu rejimin tanık delili bakımından üç sonucu vardır.

Birincisi — sayı değil içerik. “Serbestçe takdir” ilkesi gereği tanık sayısı belirleyici değildir. Somut olayı, tarihiyle ve ayrıntısıyla anlatan tek bir tanık; genel ifadelerle konuşan üç tanıktan daha güçlü olabilir.

İkincisi — duyum ile görgü ayrımı. Tanık, olayı bizzat görmüş olmak zorunda değildir; başka birinden duyduğunu da aktarabilir. Ancak hâkim, beyanın görgüye mi duyuma mı dayandığını değerlendirmede gözetir. Bu nedenle tanık listesinde her tanığın hangi olayı bizzat gördüğünün belirtilmesi, beyanın ağırlığını artırır.

Üçüncüsü — ikrarın sınırı. Karşı tarafın kabul beyanı hâkimi bağlamadığından, “zaten kabul etti” düşüncesiyle tanık gösterilmemesi risklidir. Kusur tespiti ancak dosyaya sunulan olgularla yapılır.

Madde ayrıca duruşmanın taraflardan birinin istemi üzerine gizli yapılabileceğini öngörür; tanık dinlenirken özel hayata ilişkin ayrıntıların gündeme geleceği dosyalarda bu talep ileri sürülebilir.

KuralTanık delili bakımından
Vicdanî kanaatOlmadan olgu ispatlanmış sayılmaz
Serbest takdirSayı değil içerik belirleyici
YeminÖnerilemez
İkrarHâkimi bağlamaz; tanık yine gerekir
Gizli duruşmaTaraflardan birinin istemiyle

Beyanın nasıl değerlendirildiği için ispat yükü ve tanık beyanının değeri yazımıza, diğer deliller için delil toplama yazımıza, yargılamanın bu aşaması için tahkikat aşaması yazımıza bakabilirsiniz.

Boşanma sürecinde doğru adımı atmak önemlidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

📄 İlgili Örnek: Boşanma Dava Dilekçesi Örneği‘ni inceleyebilirsiniz.

📘 Ana Rehber: Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi — Tüm Konular

Tanık Neden Bu Kadar Önemli?

Boşanma davalarında, geçimsizliğin sebepleri, kusurlu davranışlar veya aile içi olaylar çoğu zaman yazılı belgeyle ispatlanamaz. İşte bu noktada tanık beyanı devreye girer. Tanıklar, evlilik içinde yaşananlara, eşlerin davranışlarına ve olaylara bizzat şahit olan kişilerdir; beyanları kusur dağılımının belirlenmesinde önemli rol oynar.

Kimler Tanık Olabilir?

Davada taraf olmayan herkes tanık olarak gösterilebilir (HMK m.240/1). Tanığın, olayları bizzat görmüş veya duymuş olması beklenir; duyuma dayalı (başkasından işitilen) beyanların değeri sınırlıdır. Tanık, bildiklerini mahkemeye doğru biçimde anlatmakla yükümlüdür; yalan tanıklık TCK m.272 uyarınca suçtur.

Akrabalar Tanıklık Yapabilir mi?

Sık sorulan bir soru: anne, baba, kardeş gibi yakın akrabalar tanık olabilir mi? Cevap: evet, akrabalar da tanık olarak dinlenebilir. Boşanma davalarının doğası gereği olayların çoğuna en yakın tanıklar genellikle aile bireyleridir. Ancak mahkeme, akraba tanıkların beyanlarını tarafa yakınlığını gözeterek değerlendirir; bu beyanlar tek başına değil, diğer delillerle birlikte ele alınır. Akraba olması beyanı geçersiz kılmaz; HMK m.254 uyarınca akrabalık tanığa sorulur ve hâkim bu bağı, kanıtları serbestçe takdir ederken gözetir (TMK m.184/4).

Çocukların Tanıklığı

Müşterek çocukların tanık olarak dinlenmesi hassas bir konudur. Uygulamada, çocukların anne-babanın boşanma davasında tanık olarak dinlenmesinden kural olarak kaçınılır; çünkü bu, çocuğun psikolojisini olumsuz etkileyebilir ve onu ebeveynleri arasında seçim yapmaya zorlayabilir. Çocuğun üstün yararı, bu konuda belirleyicidir.

Tanık Listesi Nasıl Verilir?

Tanık göstermek isteyen taraf, tanıklarını usulüne uygun ve süresinde mahkemeye bildirmelidir. Tanık listesi, dilekçeler aşamasında veya mahkemenin verdiği süre içinde sunulur. Listede tanığın kimlik ve adres bilgileri ile hangi konuda (hangi vakıa hakkında) tanıklık edeceği belirtilir. Listede gösterilmemiş kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (HMK m.240/2); mahkemenin verdiği kesin süre kaçırılırsa liste sunma hakkı kaybedilir (HMK m.94/3).

Tanık Nasıl Dinlenir?

Tanık, duruşmada hâkim huzurunda dinlenir. Tanığa önce kimliği ve taraflarla ilişkisi sorulur (HMK m.254), görevinin önemi anlatılır (m.256) ve yemin ettirilir (m.258); on beş yaşından küçükler yeminsiz dinlenir (m.257). Tanık bildiklerini anlatır; taraf vekilleri tanığa doğrudan, taraflar ise hâkim aracılığıyla soru yöneltebilir (HMK m.152). Tanık beyanı tutanağa geçirilir. Usulüne uygun çağrıldığı hâlde önceden mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirtilir (HMK m.245).

Tanık Beyanının Kusura Etkisi

Tanık beyanları, boşanmada kusur dağılımının belirlenmesinde doğrudan etkilidir. Hangi eşin daha kusurlu olduğu, çoğu zaman tanık anlatımlarıyla ortaya çıkar; bu da maddi ve manevi tazminat (TMK m.174) ile yoksulluk nafakası (TMK m.175) taleplerini doğrudan etkiler. Hâkim, tanık beyanlarını diğer delillerle (belge, kayıt) birlikte serbestçe takdir eder (TMK m.184/4); belirleyici olan tanık sayısı değil, beyanın somutluğu ve dosyadaki diğer delillerle uyumudur. Kusurun tazminata etkisi için boşanmada maddi tazminat yazımıza bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Boşanmada Tanıklık: Mevzuat Haritası

Aşağıdaki tablo, bu yazıda anılan hükümleri tek yerde toplar. Tanık delili HMK’nın genel kurallarına tabidir; boşanmaya özgü sapma TMK m.184’teki değerlendirme rejimindedir.

Boşanma davasında tanıklık: mevzuat haritası
KonuKuralDayanak
Kimler tanık olabilirDavada taraf olmayan herkesHMK m.240/1
Liste içeriğiVakıa, ad ve soyad, tebliğe elverişli adres; ikinci liste yokHMK m.240/2
Adres eksikliğiKesin süre; gösterilmezse vazgeçilmiş sayılırHMK m.240/3
Fazla tanıkMahkeme bir kısmıyla yetinebilirHMK m.241
Kesin süreKaçırılırsa işlem hakkı kaybedilirHMK m.94/3
DavetDavetiye, hazır bulundurma, telefon veya e-postaHMK m.243
GelmemeZorla getirme, giderler, 500 TL’ye kadar cezaHMK m.245
Çekinme sebepleriKişisel sebep, sır, menfaat ihlaliHMK m.248-250
Çekinme yasağıDoğum, ölüm, evlenme; ailevî malî uyuşmazlıkHMK m.251
Çekinme usulüÖnceden yazılı veya duruşmada sözlüHMK m.252
Tanıklıktan kaçınma500–5.000 TL ceza; iki haftaya kadar disiplin hapsiHMK m.253
Dinleme sırasıKimlik, görev, yemin, yeminsiz dinlemeHMK m.254, 256-258
Tanığa itirazKuşku sebebini ileri süren ispat ederHMK m.255
Gider avansıKesin sürede yatırılmazsa vazgeçilmiş sayılırHMK m.324
DeğerlendirmeVicdanî kanaat, serbest takdir, ikrar bağlamazTMK m.184
Yalan tanıklıkBir yıldan üç yıla kadar hapis; etkin pişmanlıkTCK m.272/2, m.274

Duruşmanın gizli yapılması talebi için gizli celse, hukuka aykırı yollarla elde edilen kayıtlar için hukuka aykırı deliller, ailevî malî uyuşmazlıklar için mal rejimi tasfiyesi davası yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tanığa sorulan sorular: Boşanma tanığına hâkimin ve avukatların yönelttiği soruları Boşanma Duruşmasında Hâkim Ne Sorar? rehberinde örneklerle anlattık.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davasında akrabalar tanıklık yapabilir mi?

Evet. HMK tanıklık için yaş, cinsiyet veya akrabalık bağı bakımından kısıtlama getirmemiştir; anne, baba ve kardeşler dâhil herkes tanık olabilir. Dayanak HMK m.240/1’dir: davada taraf olmayan herkes tanık gösterilebilir. Tanığa taraflarla akrabalığı sorulur (HMK m.254) ve hâkim bu bağı diğer delillerle birlikte serbestçe takdir eder (TMK m.184/4); akrabalık tek başına beyanı değersiz kılmaz.

Kimler tanıklıktan çekinebilir?

HMK m. 248 uyarınca nişanlı, evlilik bağı kalkmış olsa dahi eş, kendisinin veya eşinin altsoy ve üstsoyu, evlatlık bağı bulunanlar, üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları ile koruyucu aile ilişkisi içindekiler çekinebilir. Ayrıca sır saklama yükümlülüğü altındakiler (m.249) ve menfaat ihlali tehlikesi bulunanlar (m.250) da çekinme hakkına sahiptir. HMK m.251’de sayılan hâllerde ise çekinme hakkı kullanılamaz.

Çekinme hakkı olan kişi hiç dinlenemez mi?

Dinlenebilir. Çekinme bir haktır, yasak değildir. Çekinmek isteyen tanık bunu sebebi ve deliliyle dinleneceği günden önce yazılı veya duruşmada sözlü bildirir (HMK m.252); tanıklık yapmak isteyen yakın akraba dinlenir ve beyanı değerlendirilir. Aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmelerinden kaynaklanan olaylar ile ailevî malî uyuşmazlıklara ilişkin vakıalarda ise çekinme hakkı kullanılamaz (HMK m.251).

Tanık listesini sonradan değiştirebilir miyim?

Kural olarak hayır. Listede gösterilmemiş kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (HMK m.240/2); kanun bu yasağa bir rıza istisnası öngörmez. Mahkemenin tanık listesi için verdiği kesin süre kaçırılırsa liste sunma hakkı da kaybedilir (HMK m.94/3).

Tanık listesinde neler yazmalıyım?

Tanığın adı, soyadı ve tebliğe elverişli adresi ile hangi vakıa hakkında dinleneceği açıkça belirtilmelidir (HMK m.240/2). Vakıa bilgisi mahkemenin, dinlenecek tanığın hangi iddiayı ispata yöneldiğini denetlemesini sağlar; genel ifadeler tanığın dinlenmesinin reddine yol açabilir.

Çocuğumu tanık gösterebilir miyim?

Teoride mümkündür ancak uygulamada istisnaidir. Kanun tanıklık için alt yaş sınırı öngörmez; on beş yaşından küçük çocuk yeminsiz dinlenir (HMK m.257/1) ve beyanının değerini hâkim takdir eder. Esas olan çocukların anne-baba arasındaki çekişmede taraf hâline getirilmemesidir; velayet konusunda çocuğun görüşünün alınması ise tanıklıktan ayrı bir usuldür.

Tanık duruşmaya gelmezse ne olur?

Usulüne uygun çağrıldığı hâlde önceden mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirtilir; gelmemesinden doğan giderlere ve beş yüz Türk lirasına kadar disiplin para cezasına hükmedilir, haklı sebebini sonradan bildirirse bunlar kaldırılır (HMK m.245). Telefon, faks veya elektronik postayla davet edilen tanığa bu sonuçlar uygulanmaz (HMK m.243/3). Tanık çok uzaktaysa bulunduğu yerdeki mahkemeye yazılan talimatla ifadesi alınabilir.

Hâkim tanık beyanını neye göre değerlendirir?

Belirleyici ölçüt bilginin kaynağıdır; hâkim beyanın duyuma değil görgüye dayalı olmasına dikkat eder. Tanığın bizzat gördüğü ve duyduğu olayların tarih ve yer bilgisiyle aktarılması güçlü delil oluşturur. Tanığın davada kendi yararının bulunması gibi kuşku uyandıran sebepler de dikkate alınır; bunları taraflardan her biri ileri sürüp ispat edebilir (HMK m.255) ve hâkim kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m.184/4).

Boşanma davasında kimler tanık olabilir?

Davada taraf olmayan herkes tanık olarak gösterilebilir (HMK m.240/1). Tanığın olayları bizzat görmüş veya duymuş olması beyanın ağırlığını artırır; hâkim beyanın görgüye mi duyuma mı dayandığını takdirde gözetir. Mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı tanıklık TCK m.272/2 uyarınca suçtur.

Tanık nasıl dinlenir?

Önce kimliği ile taraflarla akrabalık veya yakınlığı sorulur (HMK m.254), ardından gerçeği söylemesinin önemi ve yalan tanıklığın cezası anlatılır (m.256) ve yemin ettirilir (m.258); on beş yaşından küçükler yeminsiz dinlenir (m.257). Taraf vekilleri tanığa doğrudan, taraflar ise hâkim aracılığıyla soru sorabilir (m.152).

Tanık beyanı kusuru etkiler mi?

Evet. Kusurun belirlenmesinde tanık beyanı çoğu zaman temel delildir; bu da maddi ve manevi tazminat (TMK m.174) ile yoksulluk nafakası (TMK m.175) taleplerini etkiler. Hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m.184).

Telefonla çağrılan tanık gelmezse zorla getirilebilir mi?

Hayır. Tanık gerektiğinde telefon, faks veya elektronik posta gibi araçlarla da davet edilebilir; ancak bu yolla davet edilen tanığın gelmemesi hâlinde davete rağmen gelmemenin sonuçları uygulanmaz (HMK m.243/3). Zorla getirme ve disiplin para cezası (m.245) için usulüne uygun davetiye tebliği gerekir.

On beş yaşından küçük çocuk yemin eder mi?

Hayır. Dinlendiği sırada on beş yaşından küçük olanlar ile yeminin anlam ve önemini kavrayacak ayırt etme gücüne sahip olmayanlar yeminsiz dinlenir (HMK m.257/1). Kanun tanıklık için ayrıca bir alt yaş sınırı öngörmez; beyanın değerini hâkim takdir eder.

Sorulara cevap vermeyen tanığa ne olur?

Kanunî bir sebep göstermeden tanıklıktan çekinen veya yemin etmeyen tanık, sebep olduğu giderlerle birlikte beş yüz Türk lirasından beş bin Türk lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm edilir (HMK m.253/1). Sorulara cevap vermekte veya yemin etmekte direnirse, iki haftayı geçmemek üzere disiplin hapsine karar verilir (m.253/2).

Mal paylaşımı uyuşmazlığında anne-baba tanıklıktan çekinebilir mi?

HMK m.251 uyarınca aile bireyleri arasında, ailevî ilişkilerden kaynaklanan malî uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar hakkında tanıklıktan çekinilemez. Bu hüküm, eşler arasındaki malî uyuşmazlıklarda yakın akrabanın çekinme hakkını sınırlayabilir; somut vakıanın kapsama girip girmediğine mahkeme karar verir (m.252).

Karşı tarafın tanığına nasıl itiraz ederim?

Tanığın davada menfaatinin bulunması gibi tanıklığın doğruluğu konusunda kuşku uyandıracak sebepleri taraflardan her biri ileri sürüp ispat edebilir (HMK m.255). Kanun bu itirazı bir dinlenme yasağına bağlamamıştır; ileri sürülen sebep, hâkimin kanıtları serbestçe takdirinde gözetilir (TMK m.184/4).

Tanık listesi için verilen kesin süreyi kaçırırsam ne olur?

Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan taraf o işlemi yapma hakkını kaybeder (HMK m.94/3). Ancak tanık listesi için kesin süre verilip dinlenme günü belirlenmişse, liste verilmemiş olsa dahi taraf o duruşmada tanıklarını hazır bulundurursa tanıklar dinlenir (HMK m.243/1).

Tanık gideri yatırılmazsa ne olur?

Taraflar, ikamesini istedikleri delil için belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmakla yükümlüdür (HMK m.324/1). Taraflardan biri yatırmazsa diğer taraf yatırabilir; aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır (m.324/2). Tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlere ilişkin hükümler saklıdır (m.324/3).

Boşanma davanızda tanık göstermek için uzman desteği alın

Hukukçular Evi yanınızda.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

📚 Boşanma ve Aile Hukuku Rehberi
Bu yazı; dava türleri, süreç adımları, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve sık sorulan soruları tek sayfada toplayan rehberimizin bir parçasıdır. Rehberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz →
Post by Av. Fatma Öztürk