Yalan Tanıklık Suçu
18 Aralık 2025

Yalan Tanıklık Suçu

Yalan tanıklık, bir soruşturmada ya da mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla gerçeğe aykırı beyanda bulunmaktır. Adliyeye karşı suçlar arasında TCK m.272’de düzenlenir; cezası, beyanın hangi merci önünde verildiğine ve aleyhine tanıklık yapılan kişinin uğradığı sonuca göre dört aydan otuz yıla kadar uzanan bir yelpazede değişir. Kanun aynı zamanda iki önemli kapı açar: yakınını korumak için ya da çekinme hakkı hatırlatılmadan yapılan yalan tanıklıkta ceza indirilebilir veya hiç verilmeyebilir (TCK m.273), gerçeği zamanında söyleyen tanığa ise ceza verilmez (TCK m.274). Bu yazıda suçu kanun metinleri üzerinden, tanık ve şüpheli açısından ayrı ayrı ele alıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Net Cevap: Soruşturmada tanık dinlemeye yetkili merci önünde yalan tanıklığın cezası dört aydan bir yıla (TCK m.272/1), mahkeme huzurunda veya yemin ettirmeye yetkili merci önünde bir yıldan üç yıla kadar hapistir (m.272/2); üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturmasında ceza iki yıldan dört yıla çıkar (m.272/3). Aleyhine tanıklık yapılan kişi gözaltına alınmış, tutuklanmış veya mahkûm olmuşsa ceza ağırlaşır (m.272/4-8). Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayan bir karar ya da hüküm verilmeden önce gerçek söylenirse cezaya hükmolunmaz (m.274/1). Suç şikâyete bağlı değildir.

Kanun Metni: TCK m.272 Fıkra Fıkra

Madde sekiz fıkradan oluşur. İlk üç fıkra temel cezayı beyanın verildiği merciye ve soruşturmanın konusuna göre belirler; sonraki beş fıkra, yalan tanıklığın aleyhine tanıklık yapılan kişi üzerinde doğurduğu sonuca göre cezayı ağırlaştırır.

Tablo 1 — TCK m.272’nin yapısı
FıkraDüzenlemeCeza
272/1Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık4 ay – 1 yıl hapis
272/2Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık1 – 3 yıl hapis
272/3Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık2 – 4 yıl hapis
272/4Aleyhine tanıklık yapılan kişiye gözaltı ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmış; kişi fiili işlemediği için beraat etmiş veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişYukarıdaki cezalar yarı oranında artırılır
272/5Aleyhine tanıklık yapılan kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmış; aynı beraat veya KYOK koşuluAyrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumluluk
272/6Aleyhine tanıklık yapılan kişi ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm olmuş20 – 30 yıl hapis
272/7Aleyhine tanıklık yapılan kişinin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmışAltıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır
272/8Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hapis cezası dışında adli veya idari bir yaptırım uygulanmış3 – 7 yıl hapis

Dördüncü ve beşinci fıkralardaki ağırlaştırma bir koşula bağlıdır: aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında, yüklenen fiili işlemediği için beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olmalıdır. Beşinci fıkradaki dolaylı faillik, yalan tanıklık yapan kişinin, kendi yalanıyla gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına yol açtığı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaktan da sorumlu tutulması anlamına gelir; bir suçun işlenmesinde başkasını araç olarak kullanan kişi fail olarak sorumludur (TCK m.37/2) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir (TCK m.109/1).

Temsilî bir hesap. Üst sınırı üç yıldan fazla hapis gerektiren bir hırsızlık soruşturmasında savcılıkta yalan tanıklık yapıldığını ve bu beyana dayanılarak şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını, şüphelinin sonra fiili işlemediği için kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kurtulduğunu düşünelim. Tanık için temel ceza m.272/3 uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapistir; adli kontrol gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri olduğundan bu ceza m.272/4 uyarınca yarı oranında artırılır. Şüpheli tutuklanmış olsaydı artırım yerine m.272/5 uygulanır ve tanık ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulurdu. Hesaptaki oranlar mahkemenin takdirine bağlıdır; örnek yalnızca fıkraların birbirine nasıl eklendiğini göstermek içindir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Suçun Unsurları: Kim, Neyi, Nasıl?

Fail tanıktır. Suç ancak tanık sıfatıyla dinlenen kişi tarafından işlenebilir. Şüpheli veya sanık kendi savunmasında gerçeğe aykırı beyanda bulunsa bile yalan tanıklık oluşmaz; savunma hakkı bu beyanı kapsar. Hukuk davasının tarafı ise tanık değildir; yemin ettirilen tarafın gerçeğe aykırı beyanı ayrı bir suç olan yalan yere yemin kapsamında değerlendirilir (TCK m.275). Bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaası da ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir (TCK m.276).

Fiil gerçeğe aykırı tanıklıktır. Gerçeğe aykırılık üç biçimde ortaya çıkabilir: olmayan bir olguyu varmış gibi anlatmak, bilinen bir olguyu inkâr etmek ya da bildiği önemli bir hususu gizleyerek olayı saptırmak. Beyanın gerçeğe aykırılığı, tanığın algıladığı ile anlattığı arasındaki farktır; olayın “gerçekte” nasıl olduğu ile tanığın anlatımı arasındaki fark değil. Bu nedenle olayı yanlış algılayan ya da yanlış hatırlayan tanık, algıladığını dürüstçe aktarıyorsa suç işlemiş olmaz.

Manevi unsur kasttır. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır (TCK m.21/1) ve taksirle işlenen fiiller ancak kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (m.22/1); yalan tanıklığın taksirli hâli yoktur. Unutkanlık, dikkatsizlik veya yanlış algı yalan tanıklık oluşturmaz. Beyanın hükme etki edip etmediği temel suçun oluşması için aranmaz, ancak dördüncü ve sonraki fıkralardaki ağırlaştırıcı sonuçlar bakımından belirleyicidir.

Kovuşturma resen yapılır. Maddede şikâyet şartı öngörülmemiştir; savcılık yalan tanıklığı öğrendiği anda soruşturma başlatır. Hukuk davalarında hâkim, tanığın yalan söylediğine dair yeterli delil veya emare elde ederse bir tutanak düzenler ve bunu derhâl Cumhuriyet başsavcılığına gönderir; tanığın ve varsa suç ortaklarının tutuklanmasına da karar verebilir (HMK m.264/1-2).

Tanıklık Yükümlülüğü ve Yemin

Yalan tanıklığın ağırlığı, tanıklığın isteğe bağlı bir beyan değil kanuni bir ödev olmasından kaynaklanır. Ceza muhakemesinde tanığa dinlenmeden önce gerçeği söylemesinin önemi, gerçeği söylemediği takdirde yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı ve doğruyu söyleyeceğine yemin edeceği anlatılır (CMK m.53). Tanıklar tanıklıktan önce ayrı ayrı yemin ederler; gerektiğinde veya bir kimsenin tanık sıfatıyla dinlenmesinin uygun olup olmadığında tereddüt varsa yemin tanıklığın sonrasına bırakılabilir (m.54/1).

Yeminin metni kanunda yazılıdır: tanıklıktan önce “Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.”, tanıklıktan sonra ise “Bildiğimi dosdoğru söylediğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.” denir ve yemin edilirken herkes ayağa kalkar (CMK m.55). Yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında, bundan doğan giderlere hükmedilmekle beraber, tanıklığın veya yeminin gerçekleştirilmesi için hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir (m.60/1); bu karara itiraz edilebilir (m.60/4).

Bu iki kural birlikte düşünüldüğünde tanığın önünde üç yol vardır: gerçeği söylemek, kanuni bir sebep varsa çekinme hakkını kullanmak ya da susmak. Kanuni sebep olmadan susmak disiplin hapsine, yalan söylemek ise TCK m.272’ye göre suça yol açar. Kanunun tanığa sunduğu meşru çıkış yolu yalan değil, çekinme hakkıdır.

Hangi Merci Önünde? Birinci ve İkinci Fıkra Ayrımı

Cezayı belirleyen ilk soru, beyanın nerede verildiğidir. Birinci fıkra “tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul” önünde, bir soruşturma kapsamında verilen beyanı; ikinci fıkra ise “mahkeme huzurunda” ya da “yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul” önünde verilen beyanı kapsar.

Tablo 2 — Beyanın verildiği yer ve uygulanacak fıkra
Beyanın verildiği yerUygulanacak fıkraAçıklama
Ceza mahkemesi duruşmasıTCK m.272/2Tanığa dinlenmeden önce görevinin önemi ve yalan tanıklığın cezası anlatılır (CMK m.53); yemin tanıklıktan önce verilir (m.54/1)
Hukuk, aile, iş veya idare mahkemesiTCK m.272/2Tanığa yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı ve yemin edeceği anlatılır (HMK m.256)
Cumhuriyet savcısı önünde, soruşturmadaTCK m.272/1; yemin verilmişse m.272/2 tartışılırSoruşturma evresinde Cumhuriyet savcıları da tanıklara yemin verebilir (CMK m.54/2)
Kolluk tutanağım.272/2 uygulanmaz; m.272/1 bakımından kolluğun “tanık dinlemeye yetkili” olup olmadığı somut dosyada değerlendirilirKanunda kolluğa tanığa yemin verme yetkisi tanıyan bir hüküm yoktur
Üç yıldan fazla hapis gerektiren suçun soruşturması veya kovuşturmasıTCK m.272/3Merciden bağımsız olarak ceza iki yıldan dört yıla çıkar

Bu yazının önceki sürümünde, kolluk önündeki beyanın yalan tanıklık oluşturmayacağına ve savcılık önündeki yeminli beyanın m.272 kapsamında olduğuna dair iki Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararına ve bir 4. Ceza Dairesi kararına künye verilerek atıf yapılmıştı. Bu künyeleri iki bağımsız kaynaktan doğrulayamadığımız için kaldırdık; yukarıdaki tablo yalnızca kanun metinlerine dayanır.

Yeminsiz dinlenen tanıklar. Dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olanlar, ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayanlar ve soruşturma veya kovuşturma konusu suçlara iştirakten ya da bu suçlar nedeniyle suçluyu kayırmaktan veya suç delillerini yok etme, gizleme ya da değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olanlar yeminsiz dinlenir (CMK m.50/1). Mahkeme huzurunda verilen beyan, yemin verilmemiş olsa bile m.272/2’deki “mahkeme huzurunda” ifadesi kapsamındadır; ancak yeminsiz tanıklık, aşağıda anlatılan yargılamanın yenilenmesi sebebi bakımından sonuç doğurmaz.

Yakınını Korumak İçin Yalan Tanıklık: TCK m.273

Kanun, tanığın yakınlarıyla adalet arasında sıkıştığı durumu özel olarak düzenler. TCK m.273/1’e göre kişinin; (a) kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması ya da (b) tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması hâlinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. Bu hüküm özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hâllerinde uygulanmaz (m.273/2); boşanma veya alacak davasında akrabası lehine yalan söyleyen kişi bu maddeden yararlanamaz.

(b) bendinin anlamı, ceza muhakemesindeki çekinme hakkıyla birlikte okununca ortaya çıkar. Aşağıdaki kişiler tanıklıktan çekinebilir ve bu kimselere dinlenmeden önce çekinebilecekleri bildirilir; dinlenirken de her zaman çekinebilirler (CMK m.45/1, 3):

Tablo 3 — CMK m.45/1’e göre tanıklıktan çekinebilecekler
BentKişi
aŞüpheli veya sanığın nişanlısı
bEvlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi
cŞüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu
dŞüpheli veya sanığın üçüncü derece dâhil kan veya ikinci derece dâhil kayın hısımları
eŞüpheli veya sanıkla aralarında evlatlık bağı bulunanlar

Çekinme hakkı olmayan tanık da kendisini veya CMK m.45/1’de sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermeyebilir (CMK m.48). Hukuk davalarında da kanunda açıkça belirtilen hâllerde tanıklıktan çekinilebilir ve kişisel nedenlerle çekinme sebebi varsa hâkim bu hakkı önceden hatırlatır (HMK m.247/1-2). Pratik sonuç açıktır: yakını hakkında tanıklığa çağrılan kişinin en güvenli yolu, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak değil, çekinme hakkını kullanmaktır. Çekinme hakkının kapsamı ve derece hesabı için tanıklıktan çekinme hakkı ve yakınım aleyhine tanıklık yazılarımıza bakabilirsiniz.

Gerçeği Söylemek: TCK m.274 Etkin Pişmanlık

Yalan tanıklıkta kanun, tanığı her aşamada gerçeği söylemeye teşvik eder; ancak ödül, yalanın doğurduğu sonuç büyüdükçe azalır.

Tablo 4 — Gerçeğin söylendiği ana göre sonuç (TCK m.274)
Gerçeğin söylendiği anSonuçFıkra
Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayan bir karar ya da hüküm verilmeden önceCezaya hükmolunmaz274/1
Böyle bir karar verildikten sonra, fakat hükümden önceCezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir274/2
Mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önceCezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir274/3

“Hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayan karar” ifadesi geniştir: gözaltı, tutuklama, adli kontrol, elkoyma gibi koruma tedbirleri de bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu nedenle yalan beyanını fark eden tanığın beklemeden, yazılı dilekçeyle ve beyanın hangi kısmının gerçeğe aykırı olduğunu açıkça belirterek düzeltme yapması gerekir. Mahkûmiyet kesinleştikten sonra yapılan açıklama m.274 kapsamında değildir; ancak aşağıda anlatılan yargılamanın yenilenmesi yolunu açabilir.

Yalan yere yemin (TCK m.275). Hukuk davasında tanık değil taraf olarak yemin eden kişi ayrı bir suçtan sorumludur: hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir (m.275/1). Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz (m.275/2); hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce söylenirse ceza yarı oranında indirilir (m.275/3).

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Yalan Tanıklık, İftira ve Suç Uydurma Farkı

Uygulamada bu suçlar sık karıştırılır. Ayırt edici olan, failin sıfatı ve fiilin yöneldiği makamdır.

Tablo 5 — Adliyeye karşı suçlarda ayrım
SuçFailFiilMadde
Yalan tanıklıkTanıkSoruşturmada veya mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı tanıklıkTCK m.272
Yalan yere yeminHukuk davasının tarafıYemin ettirildiğinde gerçeğe aykırı beyanTCK m.275
İftiraHerkesİşlemediğini bildiği hâlde bir kimseye, soruşturma başlatılması veya idari yaptırım uygulanması için hukuka aykırı fiil isnadıTCK m.267
Suç uydurmaHerkesİşlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi bildirmekTCK m.271
Suç üstlenmeHerkesİşlenmiş bir suçu üstlenmekTCK m.270

İftira, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişiyi cezalandırır ve temel cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.267/1). Aynı kişi hem şikâyetçi olarak asılsız isnatta bulunup hem de sonra tanık sıfatıyla bu isnadı tekrarlarsa, her iki suçun unsurları ayrı ayrı değerlendirilir. Ayrıntılar için iftira suçu ile suç uydurma ve suç üstlenme yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yalan Tanıklığa Dayanan Hüküm: Yargılamanın Yenilenmesi

Yalan tanıklığın en ağır sonucu, masum bir kişinin mahkûm edilmesidir. Kanun bu durumda kesinleşmiş hükme karşı bir yol tanır: yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu ya da oy verdiği anlaşılırsa, kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış davada hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi istenebilir (CMK m.311/1-b).

Bu yolun iki sınırı vardır. Birincisi, tanığın yemin verilerek dinlenmiş olmasıdır; yeminsiz dinlenen tanık bakımından bu bent işlemez. İkincisi ispat şartıdır: bir suç iddiasına dayandırılan yenileme istemi, ancak bu fiilden dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü verilmiş veya mahkûmiyeti gerektirecek nitelikte kuvvetli delil bulunmaması dışında bir nedenle ceza soruşturmasına başlanamamış ya da sürdürülememişse kabul edilebilir (CMK m.316). Bu yazının önceki sürümünde yalan tanıklığın “en azından ilk derece mahkemesince verilmiş bir kararla” sabit olmasının yeteceği belirtiliyordu; kanun kesinleşmiş mahkûmiyet aradığından ifade düzeltilmiştir.

Yalan tanıklık hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet yoksa, tanığın beyanının gerçeğe aykırı olduğunu gösteren yeni olay veya deliller, tek başına veya önceki delillerle birlikte beraati ya da daha hafif bir cezayı gerektirecek nitelikteyse ayrı bir yenileme sebebi olarak ileri sürülebilir (CMK m.311/1-e); m.316’daki kesinleşmiş mahkûmiyet şartı bu bentte uygulanmaz. Ayrıntılar için yargılamanın yenilenmesi ve hükmüm kesinleşti yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tanığa Yalan Söyleten ve Tanığı Etkilemeye Çalışan

Yalan tanıklık yalnızca tanığın sorumluluğunda kalmaz. Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır (TCK m.38/1); tanığı yalan söylemeye ikna eden sanık, taraf veya üçüncü kişi, tanık yalan tanıklıkta bulunursa azmettiren olarak aynı cezayla sorumlu olur. Hukuk davalarında hâkim, tanığın menfaat temin ederek tanıklık ettiğine dair yeterli delil veya emare elde ederse de tutanak düzenleyip savcılığa gönderir (HMK m.264/1).

Tanığı etkilemeye yönelik açık beyanlar ise ayrı bir suçtur: görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, gerçeğe aykırı beyanda bulunması için tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır (TCK m.288). Tehdit içeren girişimlerde ayrıca tehdit suçu gündeme gelir. Tanığın kimliğinin saklı tutulması ve hazır bulunma hakkı olanlar olmadan dinlenmesi gibi koruma önlemleri ise yalnızca bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda uygulanabilir (CMK m.58/2, 3, 5); diğer dosyalarda tanık, baskıyı savcılığa bildirerek korunma talep etmelidir.

Temsilî Durumlar: Hangi Fıkra Uygulanır?

Aşağıdaki durumlar, fıkraların somut olaylara nasıl uygulandığını göstermek için kurgulanmıştır; her dosyada beyanın alındığı merci, tutanak ve aleyhine tanıklık yapılan kişinin durumu ayrıca incelenmelidir.

Tablo 6 — Temsilî durumlar
DurumUygulanabilecek hükümNot
Trafik kazasına ilişkin tazminat davasında görmediği olayı görmüş gibi anlatan tanıkTCK m.272/2Özel hukuk uyuşmazlığı olduğundan m.273 uygulanmaz
Kardeşi hakkındaki yaralama soruşturmasında savcılıkta gerçeğe aykırı beyan veren tanıkTCK m.272/1 veya 3; m.273/1-aCeza indirilebilir veya hiç verilmeyebilir; çekinme hakkı hatırlatılmışsa (b) bendi değil (a) bendi değerlendirilir
Yalan beyana dayanılarak tutuklanan ve sonra beraat eden sanıkTCK m.272/2 veya 3 ile m.272/5Yalan tanık ayrıca hürriyetten yoksun kılmadan dolaylı fail
Aleyhine yalan tanıklık nedeniyle adli para cezasına mahkûm edilen kişiTCK m.272/83 – 7 yıl hapis
Karar verilmeden önce yazılı dilekçeyle beyanını düzelten tanıkTCK m.274/1Cezaya hükmolunmaz
Boşanma davasında taraf olarak yemin edip gerçeğe aykırı beyanda bulunan eşTCK m.275/1Hükümden önce gerçeği söylerse ceza verilmez (m.275/2)
Sosyal medyada “tanıklar gerçeği söylerse başlarına gelecekleri bilir” paylaşımıTCK m.288Tehdit unsuru varsa ayrıca değerlendirilir

Yalan Tanıklık Nasıl İspatlanır?

Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir ve bu deliller vicdani kanaatle serbestçe takdir edilir (CMK m.217/1). Yalan tanıklık dosyalarında ispatın merkezinde tanığın beyanı ile nesnel deliller arasındaki çelişki bulunur: kamera kayıtları, iletişim ve konum kayıtları, belgeler ve tanığın aynı olay hakkında farklı mercilerdeki önceki beyanları. Tek başına iki beyan arasındaki çelişki, hangisinin gerçeğe aykırı olduğunu göstermez; iddia makamı, tanığın algıladığı ile anlattığı arasındaki farkın bilinçli olduğunu ortaya koymak zorundadır. Bu nedenle tanık açısından önceki beyanlarını, ifade tutanaklarını ve beyanın alındığı koşulları dosyaya eksiksiz getirmek savunmanın temelidir.

Hukuk Davalarında Yalan Tanıklık

Boşanma, alacak, iş veya tapu iptali davasında dinlenen tanık da mahkeme huzurunda tanıklık yaptığı için TCK m.272/2 kapsamındadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, tanığa dinlenmeden önce gerçeği söylemesinin önemini, gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağını, doğruyu söyleyeceğine yemin edeceğini ve mahkemenin izni olmadan salonu terk edemeyeceğini anlatma yükümlülüğü getirir (HMK m.256). Kişisel nedenlerle çekinme sebebi olan tanığa hâkim bu hakkı önceden hatırlatır (HMK m.247/2).

İki önemli fark vardır. Birincisi, özel hukuk uyuşmazlığında yakınını korumak için yapılan yalan tanıklıkta TCK m.273’teki indirim veya cezasızlık uygulanmaz (m.273/2). İkincisi, hukuk davasının tarafı tanık değildir; yemin ettirilen tarafın gerçeğe aykırı beyanı yalan yere yemin suçunu oluşturur (TCK m.275). Hukuk hâkimi yalan tanıklık emaresi gördüğünde tutanak düzenleyip savcılığa gönderir ve gerekirse tutuklama kararı verebilir (HMK m.264).

Yaptırım seçenekleri. Birinci fıkradaki hâlde cezanın alt sınırı dört ay, ikinci fıkrada bir yıldır. Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır (TCK m.49/2) ve koşulları varsa adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (m.50/1). Sonuç ceza iki yıl veya daha az ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231/5) ve cezanın ertelenmesi (TCK m.51/1) de değerlendirilebilir; ancak bu kurumların diğer şartları ayrıca aranır.

Usul: Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Yaptırım Seçenekleri

Tablo 7 — Usule ilişkin temel noktalar
KonuKuralDayanak
SoruşturmaResen; şikâyet aranmazTCK m.272
UzlaştırmaUygulanmaz; suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında sayılmamıştırCMK m.253
Dava zamanaşımı (temel hâller, m.272/1-3)Sekiz yılTCK m.66/1-e
Dava zamanaşımı (artırımla veya m.272/8 ile üst sınır beş yılı aşarsa)On beş yılTCK m.66/1-d
Dava zamanaşımı (m.272/6-7)Yirmi yılTCK m.66/1-c
HAGB ve ertelemeSonuç ceza iki yıl veya daha az ise ve diğer koşullar varsa değerlendirilebilirCMK m.231/5; TCK m.51/1
Tanığın hukuk davasında yalan söylemesiHâkim tutanak düzenleyip savcılığa gönderirHMK m.264

Hukuk davasında yalan tanıklıkla bir hüküm elde edilmişse, bu hükme karşı hukuk yargılamasında da yargılamanın iadesi yolu gündemdedir; boşanma davaları özelinde boşanma davasında tanığın yalan beyanı yazımız bu süreci anlatır.

Tanık İseniz: Yalan Tanıklık Riskinden Nasıl Kaçınılır?

  • Bilmediğinizi “bilmiyorum”, hatırlamadığınızı “hatırlamıyorum” diye söyleyin. Eksik bilgi yalan değildir; tahmini kesin bilgi gibi sunmak risklidir.
  • Gördüğünüz ile duyduğunuzu ayırın. Başkasından duyduğunuzu kendiniz görmüş gibi anlatmak gerçeğe aykırı beyan olabilir.
  • Çekinme hakkınız varsa kullanın. Sanığın yakınıysanız tanıklıktan çekinebilirsiniz (CMK m.45); size ya da yakınlarınıza suç isnadına yol açabilecek sorulara cevap vermeyebilirsiniz (m.48).
  • Hata yaptıysanız hemen düzeltin. Hak kısıtlayıcı bir karar veya hüküm verilmeden önce gerçeği söylemek cezasızlık sağlar (TCK m.274/1).
  • Baskı veya menfaat teklifi varsa bildirin. Tanığı etkilemeye yönelik girişimler ayrıca suç oluşturabilir; durumu savcılığa bildirmek sizi korur.

Tanığın genel hak ve yükümlülükleri için ceza muhakemesinde tanıklık ve tanık olarak çağrıldım yazılarımıza bakabilirsiniz.

Hakkınızda Yalan Tanıklık Soruşturması Varsa: Savunmada Kontrol Edilecekler

  • Sıfat: Beyanı tanık olarak mı, şüpheli veya taraf olarak mı verdiniz? Şüpheli savunması yalan tanıklık oluşturmaz.
  • Merci: Beyan mahkeme huzurunda mı, savcılıkta mı, kollukta mı alındı? Uygulanacak fıkra buna göre değişir.
  • Kast: Beyan ile gerçek arasındaki fark bilinçli bir yalan mı, yoksa algı veya hafıza hatası mı? Taksirli hâl yoktur.
  • Çekinme hakkı: Sanığın yakını iseniz ve bu hak size hatırlatılmadıysa m.273/1-b gündeme gelir; tutanakta hatırlatma kaydı olup olmadığına bakın.
  • Zamanlama: Gerçeği hangi aşamada söylediğiniz m.274 bakımından sonucu belirler.

Boşanma davasında yalan tanıklık: Aile mahkemesinde yalan tanıklık iddiasının duruşmada ve suç duyurusunda nasıl ileri sürüleceği için Boşanma Davasında Karşı Taraf Yalan Söylüyor: Yalan Beyanlar Nasıl Çürütülür? yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Yalan tanıklığın cezası nedir?

Soruşturmada tanık dinlemeye yetkili merci önünde dört aydan bir yıla, mahkeme huzurunda veya yemin ettirmeye yetkili merci önünde bir yıldan üç yıla kadar hapis. Üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturmasında ceza iki yıldan dört yıla çıkar (TCK m.272/1-3).

Yalan tanıklık yüzünden biri tutuklandıysa ceza artar mı?

Evet. Aleyhine tanıklık yapılan kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmış ve sonra fiili işlemediği için beraat etmiş ya da hakkında KYOK verilmişse, yalan tanık ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu olur (TCK m.272/5).

Yalan tanıklık şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. Kovuşturma resen yapılır; uzlaştırma da uygulanmaz. Hukuk davasında hâkim yalan tanıklık emaresi görürse tutanak düzenleyip savcılığa gönderir (HMK m.264).

Yalan söyledim, düzeltirsem ceza alır mıyım?

Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayan bir karar ya da hüküm verilmeden önce gerçeği söylerseniz cezaya hükmolunmaz (TCK m.274/1). Sonraki aşamalarda indirim oranı azalır (m.274/2-3).

Kardeşimi korumak için yalan söylersem ne olur?

Kendinizin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinizin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususta yalan tanıklıkta cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir (TCK m.273/1-a). Ancak en güvenli yol çekinme hakkını kullanmaktır.

Hukuk davasında akrabam lehine yalan söylersem TCK 273 uygulanır mı?

Hayır. TCK m.273’teki indirim veya cezasızlık, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hâllerinde uygulanmaz (m.273/2).

Kimler tanıklıktan çekinebilir?

Şüpheli veya sanığın nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile eşi, kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil kayın hısımları ile evlatlık bağı bulunanlar (CMK m.45/1).

Çekinme hakkım hatırlatılmadan yalan söyledim, ne olur?

Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen bu hak hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişi hakkında cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir (TCK m.273/1-b).

Kolluktaki beyanım yüzünden yalan tanıklıktan yargılanır mıyım?

Kanunda kolluğa tanığa yemin verme yetkisi tanıyan bir hüküm bulunmadığından ikinci fıkra uygulanmaz. Birinci fıkra bakımından ise beyanın “tanık dinlemeye yetkili kişi” önünde verilip verilmediği somut dosyada değerlendirilir.

Hukuk davasında taraf olarak yalan yemin etmek suç mudur?

Evet, ayrı bir suçtur: yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m.275/1). Hükümden önce gerçeği söyleyene ceza verilmez (m.275/2).

Yalan tanıklıkla mahkûm oldum, ne yapabilirim?

Yeminli tanığın hükmü etkileyecek biçimde aleyhinize gerçek dışı tanıklık yaptığı anlaşılırsa yargılamanın yenilenmesini isteyebilirsiniz (CMK m.311/1-b). Bunun için tanık hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet veya delil yokluğu dışındaki bir nedenle kovuşturma yapılamaması aranır (m.316).

Yanlış hatırladığım bir şeyi söyledim, bu yalan tanıklık mı?

Hayır. Suç yalnızca kasten işlenebilir (TCK m.21/1) ve taksirli hâli yoktur (m.22/1). Algıladığınızı dürüstçe aktarıyorsanız, algınız hatalı olsa bile yalan tanıklık oluşmaz.

Yalan tanıklık davası kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Temel hâllerde (m.272/1-3) sekiz yıl (TCK m.66/1-e); artırımla veya hapis dışı yaptırıma yol açan hâlde (m.272/8) üst sınır beş yılı aştığı için on beş yıl (m.66/1-d); müebbet mahkûmiyete yol açan hâllerde (m.272/6-7) yirmi yıldır (m.66/1-c).

Tanığa yalan söyletmek suç mudur?

Evet. Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi işlenen suçun cezası ile cezalandırılır (TCK m.38/1); tanık yalan tanıklıkta bulunursa onu ikna eden kişi de aynı cezayla sorumlu olur. Tanığı etkilemek amacıyla alenen beyanda bulunmak ayrıca TCK m.288 kapsamında suçtur.

Tanıklık yapmak istemezsem ne olur?

Kanuni bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında giderlere hükmedilir ve hüküm verilinceye kadar, her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir (CMK m.60/1). Kanuni çekinme sebebiniz varsa bu yaptırım uygulanmaz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Tanıklık ve yalan tanıklık dosyalarında beyanın alındığı merci ve tutanak içeriği sonucu doğrudan etkilediğinden, somut durumunuz için bir avukata danışınız.


Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk