Boşanma davasında yalan tanıklık suçtur ve TCK m. 272/2 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir. Ancak konu yalnızca ceza hukukunu ilgilendirmez: tanığın nasıl dinleneceği, kimin tanıklıktan çekinebileceği ve hâkimin hangi hakkı hatırlatmak zorunda olduğu HMK m. 240 ilâ 265 arasında düzenlenmiştir. Boşanma davalarında tanıkların çoğu hısım olduğundan bu hükümler belirleyicidir — üstelik HMK m. 247/2‘deki hatırlatma yapılmadan alınan beyan, tek başına bir bozma sebebidir. Bu rehber suçun şartlarını, ispatın neden zor olduğunu, etkin pişmanlığı ve kesinleşmiş boşanma kararının nasıl ortadan kaldırılabileceğini madde düzeyinde anlatır.
Mevzuat Haritası
| Hüküm | Düzenlediği konu |
|---|---|
| TCK m. 272 | Yalan tanıklık suçu ve sekiz fıkralık ceza rejimi |
| TCK m. 273 | Cezada indirim veya ceza vermekten vazgeçme hâlleri |
| TCK m. 274 | Etkin pişmanlık |
| HMK m. 240-241 | Tanık gösterme ve tanık listesiyle bağlılık |
| HMK m. 247/2 | Hâkimin çekinme hakkını hatırlatma yükümlülüğü |
| HMK m. 248 | Kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme |
| HMK m. 249 | Sır nedeniyle çekinme |
| HMK m. 250 | Menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle çekinme |
| HMK m. 256 | Yeminsiz dinlenecek kişiler |
| HMK m. 259 | Tanıkların mahkemede dinlenilmesi; istinabe |
| HMK m. 375/1-(e) | Yalan tanıklığın yargılamanın iadesi sebebi olması |
| HMK m. 377 | Yargılamanın iadesi süresi |
| TMK m. 184 | Boşanmada yargılama usulü; vicdanen kanaat ve serbest takdir |
| AYM E.2022/7, K.2022/79 | HMK m. 377’deki on yıllık üst sınırın (e) bendi yönünden iptali |
Boşanma Davasında Tanık Neden Bu Kadar Belirleyici?
Evlilik birliği içindeki olayların büyük bölümü belgeye bağlanmaz; bu nedenle tanık, çoğu boşanma dosyasında en belirleyici delildir.
TMK m. 184 bu ağırlığı artırır. Madde uyarınca hâkim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; bu olgular hakkında yemin öneremez; tarafların ikrarları kendisini bağlamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder.
Bu üç kural birlikte okunduğunda sonuç şudur: boşanma davasında hâkimin dayanabileceği araçlar daralmıştır. İkrar bağlamaz, yemin önerilemez — geriye tanık ve belge kalır. Yalan tanıklığın boşanma davalarında bu kadar ağır sonuç doğurmasının sebebi budur: hâkimin vicdani kanaatini doğrudan bozar.
Tanık gösterme usulü. HMK m. 240 uyarınca taraflar, dinlenmesini istedikleri tanıkları liste hâlinde mahkemeye sunar ve ikinci bir liste verilemez. HMK m. 241 uyarınca mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının dinlenmesiyle yetinebilir.
Duyuma dayalı beyan zayıftır. “Komşusundan duydum” biçimindeki anlatımların ispat gücü düşüktür; hâkim tanık beyanını diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.
Çekinme Hakkı: Boşanmanın Gizli Kalmış Kuralı
Boşanma davalarında tanıkların büyük çoğunluğu anne, baba, kardeş veya kayın hısımıdır. Bu kişilerin tanıklık yapmak zorunda olmadığını bilmek, hem tanık hem taraf açısından belirleyicidir.
HMK m. 248 — kişisel nedenlerle çekinme. Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilir:
| Bent | Kim |
|---|---|
| (a) | İki taraftan birinin nişanlısı |
| (b) | Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi iki taraftan birinin eşi |
| (c) | Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyu |
| (ç) | Taraflardan biri ile arasında evlatlık bağı bulunanlar |
| (d) | Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya — evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi — kayın hısımları |
| (e) | Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk |
(d) bendi kapsamı geniştir. Üçüncü derece dâhil kan hısımlığı; kardeş, amca, dayı, hala, teyze ve yeğeni kapsar. Kayın hısımlığı bakımından ise evlilik bağı sona ermiş olsa bile çekinme hakkı devam eder — yani boşanma kesinleşse dahi kayınvalide veya baldız çekinebilir.
HMK m. 249 — sır nedeniyle çekinme. Kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığına başvurulacak kimseler çekinebilir. Avukatlık Kanunu hükmü saklı kalmak üzere, sır sahibi açıklamaya izin verirse çekinilemez.
HMK m. 250 — menfaat ihlali tehlikesi. İki hâlde çekinilebilir: beyanın kendisine veya m. 248’de yazılı kimselerden birine doğrudan doğruya maddi bir zarar vermesi; yahut beyanın bu kişilerin şeref veya itibarını ihlal etmesi ya da ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına sebep olması.
m. 250’nin ikinci hâli doğrudan bu yazının konusudur. Gerçeği söylediğinde kendisi hakkında ceza soruşturması başlayacak olan tanık, yalan söylemek yerine çekinebilir. Bu, hem suçtan kurtulmanın hem de adliyeye zarar vermemenin kanuni yoludur. Tanığa yapılacak en doğru uyarı, “yalan söyleme” değil; “çekinme hakkın var, kullan“dır.
Hatırlatma Yükümlülüğü: HMK m. 247/2
Çekinme hakkı, tanığın bilmesine bırakılmamıştır. HMK m. 247/2 uyarınca hâkim, tanığa çekinme hakkının bulunduğunu hatırlatır.
Hatırlatılmazsa ne olur? Yargıtay uygulamasında, m. 248’de sayılan kişilerden olduğu hâlde çekinme hakkı hatırlatılmadan beyanı alınan tanık bakımından; tanığın yeniden duruşmaya davet edilerek hakkının hatırlatılması ve çekinme hakkını kullanmayacağını bildirmesi hâlinde beyanının yeniden alınması gerektiği kabul edilmiştir.
Pratik sonucu büyüktür. Aleyhinize dinlenen tanık hısımsa ve tutanakta çekinme hakkının hatırlatıldığına dair bir kayıt yoksa, bu usule aykırılık istinaf dilekçesinde ayrıca ileri sürülmelidir. Bu, yalan tanıklığı ispatlamaktan çok daha kolay bir yoldur.
Ceza boyutunda da sonuç doğurur. TCK m. 273 uyarınca, tanıklıktan çekinme hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişi bakımından cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir. Yani hatırlatmanın yapılmaması hem hukuk hem ceza dosyasını etkiler.
Yemin ve Yeminsiz Dinlenme
Tanık kural olarak dinlenmeden önce yemin eder. Ancak istisnası vardır.
HMK m. 256 uyarınca; dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmemiş olanlar ile yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak derecede ruhî hastalığı veya zihinsel engeli bulunanlar yeminsiz dinlenir.
Yeminsiz dinlenme, suçu ortadan kaldırmaz. TCK m. 272/2 “mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde” der. İki hâl seçeneklidir; dolayısıyla aile mahkemesi huzurunda verilen gerçeğe aykırı beyan, yemin ettirilmemiş olsa dahi m. 272/2 kapsamına girebilir. Yaygın olan “yemin etmediysem suç oluşmaz” düşüncesi maddenin lafzıyla bağdaşmaz.
Suçun Karşılığı: TCK m. 272’nin Sekiz Fıkrası
| Fıkra | Hâl | Ceza |
|---|---|---|
| 272/1 | Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde | 4 aydan 1 yıla kadar hapis |
| 272/2 | Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde — boşanma davasındaki tanıklık kural olarak buraya girer | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
| 272/3 | Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturmasında | 2 yıldan 4 yıla kadar hapis |
| 272/4 | Aleyhine tanıklık yapılan kişiye gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmış ve sonra beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse | Ceza yarı oranında artırılır |
| 272/5 | Aleyhine tanıklık yapılan kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa (beraat veya KYOK koşuluyla) | Ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail sorumluluğu |
| 272/6 | Aleyhine tanıklık yapılan kişinin ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapse mahkûmiyeti | 20 yıldan 30 yıla kadar hapis |
| 272/7 | Mahkûm olunan hapis cezasının infazına başlanmışsa | Altıncı fıkra cezası yarısı kadar artırılır |
| 272/8 | Aleyhine tanıklık yapılan kişiye hapis dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa | 3 yıldan 7 yıla kadar hapis |
Dikkat: Boşanma bir hukuk davası olduğundan, üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturmasına ilişkin m. 272/3 kural olarak uygulanmaz. Aile mahkemesindeki yalan tanıklık m. 272/2 kapsamında değerlendirilir.
Ağırlaştırıcı fıkralar boşanmada nasıl gündeme gelir? Doğrudan değil, dolaylı olarak. Boşanma dosyasındaki yalan beyan bir suç isnadı doğurur ve o isnat üzerine ceza soruşturması başlarsa, koruma tedbiri veya mahkûmiyet ihtimali m. 272/4 ilâ 272/8’i devreye sokabilir. Özellikle 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı alınmasına yol açan gerçeğe aykırı beyanlarda bu risk somutlaşır.
Aleyhinize yalan tanık mı dinlendi?
Karşı delil stratejisi ve suç duyurusu zamanlaması sonucu değiştirir.
Suçun Oluşması İçin Ne Aranır?
| Unsur | İçerik |
|---|---|
| Tanık sıfatı | Beyan tanık olarak dinlenirken verilmiş olmalıdır. Sanık, şüpheli veya taraf sıfatıyla verilen beyanlar bu suçu oluşturmaz |
| Yetkili merci | Tanık dinlemeye yetkili merci önünde verilmiş olmalıdır. Kolluğun yeminli tanık dinleme yetkisi bulunmadığından kollukta verilen ifadeler bu suça esas alınmaz |
| Kast | Tanığın bilerek ve isteyerek gerçekten ayrılması şarttır. Yanılma, unutma veya farklı algılama suç oluşturmaz |
| Gerçeğe aykırılık | Yalan söylemenin yanında, bilinen bilgiyi kısmen veya tamamen saklamak da fiilin kapsamındadır |
İkinci satır çok sık karıştırılır. Karakolda verilen beyan nedeniyle yalan tanıklıktan yargılama yapılamaz. Aynı şekilde boşanma davasının tarafı olan eşin beyanı da tanıklık değildir; eşin yalan söylemesi bu suçu değil, olsa olsa kusur değerlendirmesini etkiler.
İspat Neden Zordur?
Uygulamadaki en yaygın yanılgı, tanığın kendisiyle çelişmesinin yalan tanıklığı ispatladığının sanılmasıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yaklaşımı nettir: beyanlar arasında çelişki bulunması yalan tanıklık suçunun oluştuğunu kabul için tek başına yeterli değildir. Tanığın doğru sandığı bir açıklamanın objektif olarak gerçek dışı çıkması da suç oluşturmaz. Gerçeğe aykırılığın bilerek ve istenerek yapıldığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ispatlanması gerekir.
Bu nedenle şikâyet dosyasını güçlendiren şey, beyanın kendisi değil beyanı çürüten objektif delildir:
| Delil | Neyi gösterir |
|---|---|
| HTS ve baz istasyonu kayıtları | Tanığın olay tarihinde başka yerde olduğu |
| Uçuş, konaklama ve seyahat kayıtları | Fiziken orada bulunmanın imkânsızlığı |
| İşyeri giriş-çıkış ve PDKS verileri | Çalışma saatlerinin anlatımla çelişmesi |
| Güvenlik kamerası görüntüleri | Anlatılan olayın gerçekleşmediği |
| Yönlendirme içeren yazışmalar | Beyanın önceden kurgulandığı; azmettirme ihtimali |
| Tanıklar arasındaki söz birliği | Anlatımların birebir örtüşmesindeki yapaylık |
Delil toplama zamanlaması önemlidir. HTS kayıtları ve kamera görüntüleri belirli sürelerde saklandığından, tanık beyanı alındıktan hemen sonra bunların temini için mahkemeden talepte bulunulmalıdır. Gecikme, en güçlü delilin kaybı anlamına gelir.
Etkin Pişmanlık: TCK m. 274
Kanun, yalan söyleyen tanığa gerçeğe dönme imkânı tanır ve bu imkân aşamalara göre daralır.
| Ne zaman gerçek söylenirse | Sonuç |
|---|---|
| Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonucu doğuracak bir karar verilmeden ya da hükümden önce | Cezaya hükmolunmaz |
| Böyle bir karar verildikten sonra, fakat hükümden önce | Ceza üçte ikisinden yarısına kadar indirilebilir |
| Mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce | Ceza yarısından üçte birine kadar indirilebilir |
İlk satır mutlaktır, diğerleri takdirîdir. İlk aşamada gerçeğin söylenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz; sonraki iki aşamada indirim hâkimin takdirindedir. Bu nedenle pişmanlık ne kadar erken gösterilirse sonuç o kadar kesindir.
TCK m. 273 ayrı bir kurumdur. Kişinin kendisi veya belirli yakınları aleyhine sonuç doğuracak hususlarda yaptığı tanıklık ile çekinme hakkı hatırlatılmadan yapılan tanıklık bakımından cezada indirim yapılabileceği veya ceza vermekten vazgeçilebileceği düzenlenmiştir. Bu, pişmanlıktan bağımsız bir savunmadır ve dosyada tutanağa dayanır.
Kesinleşmiş Boşanma Kararı Ortadan Kalkar mı?
Evet — koşulları varsa. HMK m. 375/1-(e) uyarınca, ifadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması yargılamanın iadesi sebebidir. Bu, kesin hükmün istisnai olarak aşıldığı olağanüstü bir yoldur ve dar yorumlanır.
| Şart | İçerik |
|---|---|
| 1. Karara esas alınmış olma | Tanığın ifadesi hükme dayanak yapılmış olmalıdır; dinlenmiş ama karara etkisi olmamış tanık yeterli değildir |
| 2. Sabit olma | Kural olarak ceza mahkûmiyetinin kesinleşmesi; ceza kovuşturmasına başlanamaması veya soruşturmanın sonuçsuz kalması hâlleri de öngörülmüştür |
| 3. Süre | HMK m. 377: üç ay |
Sürenin başlangıcı özeldir. Üç aylık süre, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği ya da ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı tarihten işler — boşanma kararının kesinleşmesinden değil.
On yıllık üst sınır iptal edildi. HMK m. 377’deki “her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl” sınırı, Anayasa Mahkemesi’nin 21/6/2022 tarihli ve E.2022/7, K.2022/79 sayılı kararıyla yalan tanıklığa ilişkin (e) bendi yönünden iptal edilmiştir. Bu iptal, yıllar sonra ortaya çıkan yalan tanıklıklarda başvuru yolunu açık tutar; on yıl geçtiği gerekçesiyle verilen ret kararlarına karşı bu karar gösterilmelidir.
Kabul edilirse ne olur? Mahkeme önceki hükmü kaldırır ve dosya yeniden görülür. Kusur dağılımı değiştiğinde, buna bağlı olan maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174) ile yoksulluk nafakası (TMK m. 175) hükümleri de yeniden değerlendirilebilir.
Kesinleşmiş boşanma kararınız yalan tanık beyanına mı dayandı?
Yargılamanın iadesi üç aylık süreye tabidir; vakit kaybetmeyin.
Karar Kesinleşmeden Önce: İstinaf Yolu
Yargılamanın iadesi son çaredir. Karar henüz kesinleşmemişse çok daha etkili bir yol vardır.
İstinafta delil değerlendirmesi yeniden yapılır. Bu aşamada üç ayrı iddia birlikte ileri sürülebilir:
1. Usule aykırılık. Çekinme hakkı hatırlatılmadan alınan beyan (HMK m. 247/2) — ispatı en kolay iddiadır, tutanaktan görülür.
2. Delil değerlendirmesi hatası. Tanık beyanının dosyadaki objektif delillerle çeliştiği; HTS kayıtları veya kamera görüntüleri sunularak gösterilir.
3. Ceza soruşturması bildirimi. Yalan tanıklıktan yapılan suç duyurusu ve soruşturma numarası dosyaya bildirilir; bekletici mesele talebi gündeme gelebilir.
Zamanlama stratejiktir. Suç duyurusu, boşanma davası derdestken yapıldığında hem ceza dosyası hem hukuk dosyası birlikte ilerler ve deliller taze olur. Karar kesinleştikten sonra yapılan duyuru ise yargılamanın iadesi yoluna bağlıdır ve ceza mahkûmiyetinin kesinleşmesini beklemek gerekir. Bu, yıllara yayılan bir süreçtir.
Yalan Tanık Gösteren Eşin Durumu
Tanığı yalan beyanda bulunmaya ikna eden veya yönlendiren taraf, azmettiren sıfatıyla sorumlu tutulabilir.
İspatı zordur. Mesaj ve ses kayıtları, tanıklar arasındaki söz birliği ve beyan öncesi yazışmalar gibi somut delillere dayanılması gerekir.
Boşanma dosyasındaki etkisi ayrıdır. Yalan tanık gösterme veya yönlendirme, ispatlandığında kusur değerlendirmesini doğrudan etkiler. Bu, ceza dosyası sonuçlanmasa bile aile mahkemesinin takdirinde ağırlık taşıyan bir olgudur ve TMK m. 174 kapsamındaki tazminat taleplerini güçlendirir.
Kontrol Listesi
1. Tutanağı kontrol edin. Tanık hısımsa, çekinme hakkı hatırlatılmış mı?
2. Tanığın sıfatını belirleyin. Taraf veya şüpheli beyanı yalan tanıklık oluşturmaz.
3. Mercii kontrol edin. Kollukta verilen ifade bu suça esas alınmaz.
4. Objektif delili erken toplayın. HTS ve kamera kayıtları belirli sürelerde silinir.
5. Çelişkiye güvenmeyin. Çelişki tek başına suçu ispatlamaz.
6. Suç duyurusunu dava derdestken yapın. Deliller taze, süreçler paralel olur.
7. İstinafta üç iddiayı birlikte ileri sürün. Usul, delil ve ceza soruşturması.
8. m. 375/1-(e) için “karara esas alınmış olma”yı gösterin. Gerekçeli karardan alıntı yapın.
9. Üç aylık süreyi doğru tarihten başlatın. Ceza hükmünün kesinleşmesinden.
10. On yıl itirazına AYM kararını gösterin. E.2022/7, K.2022/79.
11. Tanıksanız çekinme hakkınızı kullanın. Yalan söylemek yerine HMK m. 248 veya m. 250.
12. Pişmanlık gösterecekseniz erken davranın. İlk aşamada cezaya hükmolunmaz.
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma davasında yalan tanıklık suç mudur?
Evet. Aile mahkemesi huzurunda dinlenen tanığın bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunması TCK m. 272/2 kapsamında yalan tanıklık suçunu oluşturur ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir.
Yemin etmediysem suç oluşmaz mı?
Oluşabilir. m. 272/2, “mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek” ifadesini kullanır; iki hâl seçeneklidir. Mahkeme huzurunda verilen beyan, yemin ettirilmemiş olsa dahi bu fıkra kapsamına girebilir.
Kimler tanıklıktan çekinebilir?
HMK m. 248 uyarınca; nişanlı, evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eş, kendisinin veya eşinin altsoy ve üstsoyu, evlatlık bağı bulunanlar, üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları ile koruyucu aile ve koruma altına alınan çocuk.
Kardeşim aleyhime tanıklık yaptı; çekinebilir miydi?
Evet. Kardeş, üçüncü derece dâhil kan hısımlığı kapsamındadır ve HMK m. 248/1-(d) uyarınca tanıklıktan çekinebilirdi.
Boşandıktan sonra eski kayın hısımı çekinebilir mi?
Evet. m. 248/1-(d) “kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi” ifadesini kullanır; kayın hısımlığındaki çekinme hakkı boşanmayla sona ermez.
Hâkim çekinme hakkını hatırlatmak zorunda mı?
Evet. HMK m. 247/2 uyarınca hâkim tanığa çekinme hakkının bulunduğunu hatırlatır. Yargıtay uygulamasında, hatırlatma yapılmadan beyanı alınan tanığın yeniden davet edilerek hakkı hatırlatıldıktan sonra dinlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Hatırlatma yapılmadıysa ne yapabilirim?
Bu bir usule aykırılıktır ve istinaf dilekçesinde ayrıca ileri sürülmelidir. Ayrıca TCK m. 273 uyarınca, çekinme hakkı hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişi bakımından cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir.
Tanığın beyanları çelişkili çıktı; bu yalan tanıklık sayılır mı?
Tek başına sayılmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yaklaşımına göre çelişki, suçun oluştuğunu kabul için yeterli değildir. Gerçeğe aykırılığın bilerek ve istenerek yapıldığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ispatlanması gerekir.
Kollukta verilen ifade nedeniyle yargılanır mıyım?
Hayır. Kolluğun yeminli tanık dinleme yetkisi bulunmadığından kollukta alınan beyanlar bu suça esas alınmaz. Şüpheli veya sanık sıfatıyla verilen ifadeler de tanıklık sayılmaz.
Eşimin kendisi yalan söylediyse ne olur?
Taraf beyanı tanıklık değildir; bu suç oluşmaz. Ancak gerçeğe aykırı beyan, boşanma davasında kusur değerlendirmesini etkileyebilir.
Gerçeği söylersem kendim suçlanacağım; ne yapmalıyım?
HMK m. 250 yolunu kullanın: beyanın kendisinin veya m. 248’de yazılı yakınlarının şeref ve itibarını ihlal edecek ya da ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına sebep olacak olması hâlinde tanıklıktan çekinilebilir. Yalan söylemek yerine çekinmek kanuni yoldur.
Yalan söyleyen tanık pişman olursa ceza alır mı?
TCK m. 274 uygulanır. Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonucu doğuracak karar verilmeden ya da hükümden önce gerçek söylenirse cezaya hükmolunmaz. Sonraki aşamalarda indirim hâkimin takdirindedir.
Yalan tanıklık ortaya çıkarsa boşanma kararı değişir mi?
Karar kesinleşmemişse istinafta delil değerlendirmesi yeniden yapılır. Kesinleşmişse HMK m. 375/1-(e) uyarınca, ifadesi karara esas alınan tanığın yalan tanıklık yaptığının sabit olması yargılamanın iadesi sebebidir.
Yargılamanın iadesi için süre ne kadar?
HMK m. 377 uyarınca üç ay; süre, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı tarihten işler.
On yıl geçtiyse yol kapalı mı?
Hayır. Maddedeki “her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl” sınırı, Anayasa Mahkemesi’nin 21/6/2022 tarihli ve E.2022/7, K.2022/79 sayılı kararıyla yalan tanıklığa ilişkin (e) bendi yönünden iptal edilmiştir.
Yalan tanık gösteren eş de sorumlu olur mu?
Tanığı yalan beyana ikna eden veya yönlendiren taraf azmettiren sıfatıyla sorumlu tutulabilir. İspatı zordur; mesaj ve ses kayıtları ile söz birliği gibi somut deliller gerekir. Bu tutum ayrıca kusur değerlendirmesini etkiler.
Suç duyurusunu ne zaman yapmalıyım?
Boşanma davası derdestken yapılması avantajlıdır: deliller tazedir ve iki dosya paralel ilerler. Karar kesinleştikten sonra yapılan duyuru, yargılamanın iadesi yoluna bağlı kalır ve ceza mahkûmiyetinin kesinleşmesini beklemeyi gerektirir.
Küçük bir çocuk tanık olarak dinlenebilir mi?
Dinlenebilir; ancak HMK m. 256 uyarınca dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmemiş olanlar ile yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak durumda olanlar yeminsiz dinlenir.
Atıf yapılan başlıca mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 272, 273 ve 274; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 240, 241, 247, 248, 249, 250, 256, 259, 375 ve 377; 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 174, 175 ve 184; 6284 sayılı Kanun; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu; Anayasa Mahkemesinin 21/6/2022 tarihli ve E.2022/7, K.2022/79 sayılı kararı. Mevzuat ve içtihat değişebileceğinden, somut dosyada yürürlükteki metnin teyidi gerekir.
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yalan tanıklık iddiaları hem ceza hem hukuk dosyasını etkilediğinden, adım atmadan önce Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.
📚 İlgili Rehberler


