Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin barışması mümkündür ve bu durumun davaya çeşitli etkileri vardır. Bu rehberde barışma halinde davanın akıbetini, affın hukuki sonuçlarını ve izlenecek yolları açıklıyoruz.
Barışma Halinde Davadan Nasıl Vazgeçilir?
Eşler barışırsa, davacı taraf davasından feragat edebilir. Feragat, davacının dava hakkından tamamen vazgeçmesidir ve davanın esastan reddine yol açar. Bunun dışında, davanın takipsiz bırakılması (işlemden kaldırılması) yoluyla da dava sonlandırılabilir. Feragat halinde aynı sebebe dayanarak tekrar dava açmak sınırlanabilir.
Affın Kusura Etkisi
Boşanma hukukunda af önemli bir kavramdır. Bir eş, diğerinin kusurlu davranışını affederse veya hoşgörüyle karşılarsa, artık o olaya dayanarak boşanma davası açamaz. Af, açıkça yapılabileceği gibi, eşlerin barışıp birlikte yaşamaya devam etmesi gibi davranışlarla zımnen (örtülü) de gerçekleşebilir. Affedilen kusur, sonraki bir davada boşanma sebebi olarak ileri sürülemez.
Barışıp Tekrar Sorun Yaşanırsa?
Eşler barışıp davadan vazgeçtikten sonra yeniden geçimsizlik yaşarsa, yeni olaylara dayanarak tekrar boşanma davası açabilirler. Ancak önceki affedilen olaylar yeni davada kusur olarak kullanılamaz; yeni davanın yeni vakıalara dayanması gerekir. Affedilmemiş veya af sonrası gerçekleşen olaylar dava konusu yapılabilir.
Anlaşmalı Boşanmada Barışma
Anlaşmalı boşanma davası sırasında taraflardan biri vazgeçerse veya barışırlarsa, anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Anlaşmalı boşanma için tarafların duruşmada bizzat boşanma iradelerini ortaya koymaları gerektiğinden, iradenin ortadan kalkması davanın reddine veya çekişmeli davaya dönüşmesine yol açabilir.
Barışmanın İki Ayrı Sonucu Vardır
Boşanma davası sürerken barışmak, çoğu kişinin sandığı gibi yalnızca “davayı kapatmak” meselesi değildir. Barışmanın usul yönü ile esas yönü birbirinden ayrıdır ve ikincisi çok daha kalıcı sonuç doğurur.
- Usul yönü: Açılmış davanın nasıl sonlandırılacağı — feragat, davanın geri alınması veya takipsiz bırakma.
- Esas yönü: Barışmanın, o güne kadarki olayları affetmiş sayılmanıza yol açması. Bu sayfanın konusu budur.
Af, davayı bugün bitirmez; ileride açacağınız davanın dayanağını ortadan kaldırır. Bu yüzden barışma kararı verilirken bilinmesi gereken asıl konu budur.
Kanun: “Affeden Tarafın Dava Hakkı Yoktur”
Türk Medeni Kanunu iki özel boşanma sebebinde af sonucunu açıkça düzenlemiştir. Hem TMK m. 161’in üçüncü fıkrasında hem m. 162’nin üçüncü fıkrasında aynı ifade yer alır: “Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”
| Sebep | Af düzenlemesi | Sonuç |
|---|---|---|
| Zina (TMK m. 161) | Kanunda açık | Affeden eş aynı olaya dayanarak dava açamaz; dava usulden reddedilir |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162) | Kanunda açık | Aynı |
| Evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166) | Kanunda yok | Yargıtay aynı mantığı uygular: affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar kusur olarak yüklenemez ve bu eylemlere dayanarak boşanmaya karar verilemez |
Üçüncü satır özellikle önemlidir. Genel boşanma sebebinde kanunda af hükmü bulunmamasına rağmen sonuç değişmez; Yargıtay yerleşik uygulamasıyla aynı ilkeyi uygular.
Af Nasıl Gerçekleşir? Şekle Bağlı Değildir
Affın geçerli olması için kayıtsız şartsız bir irade beyanı ya da en azından affı açıkça gösteren fiili bir tutum veya davranış gerekir. Yazılı belge şart değildir.
Bu nedenle af, çoğu zaman sözle değil davranışla gerçekleşir. Uygulamada karşılaşılan biçimler:
- Sözlü beyan
- Yazılı mesaj veya yazışma
- Birlikte yaşamaya devam etmek
- Fiilî tutum ve davranışlar
Aranan ölçüt, affetme iradesinin açık ve şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konmuş olmasıdır.
Yargıtay’ın Af Saydığı Hâller
- Olayın üzerine evliliğin uzunca süre devam etmesi: Bir kararda, 2012 yılı Mayıs ayında gerçekleşen fiziksel şiddet fiilinden sonra evlilik birliğinin uzunca bir süre daha devam ettiği belirtilerek kadının bu olayı affettiği, en azından hoşgörüyle karşıladığı kabul edilmiştir.
- Birlikte tatile gitmek, otelde kalmak: Boşanma aşamasındayken ya da dava açılmadan hemen önce birlikte tatile gitme, barışma ve af iradesi olarak değerlendirilmektedir.
- Cinsel birliktelik: Dava devam ederken veya olayların ardından yaşanan birliktelik, birlikte yaşama iradesi ve af olarak değerlendirilir.
- Karşılıklı af: Tarafların bir araya gelerek karşılıklı olarak önceki olayları affetmeleri hâlinde, affedilen ya da en azından hoşgörüyle karşılanan vakıalar kusur olarak yüklenemez.
- Ayrılık kararı sonrası boşanmak istemediğini söylemek: Bu beyan af kapsamında değerlendirilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Barışırsam eski olayları bir daha kullanabilir miyim?
Kural olarak hayır. TMK m. 161/3 ve m. 162/3’te ‘affeden tarafın dava hakkı yoktur’ hükmü açıkça yer alır. Evlilik birliğinin sarsılması sebebinde kanunda af hükmü bulunmasa da Yargıtay aynı mantığı uygular: affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar kusur olarak yüklenemez ve bu eylemlere dayanarak boşanmaya karar verilemez.
Af nasıl gerçekleşir, yazılı olması gerekir mi?
Şekle bağlı değildir. Affın varlığı için kayıtsız şartsız bir irade beyanı ya da en azından affı açıkça gösteren fiili bir tutum veya davranış gerekir. Sözlü beyan, yazılı mesaj veya birlikte yaşamaya devam etmek gibi davranışlarla da ispatlanabilir; aranan ölçüt iradenin açık ve şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konmasıdır.
Hangi davranışlar af sayılıyor?
Yargıtay uygulamasında olayın üzerine evliliğin uzunca süre devam etmesi, birlikte tatile gitmek veya otelde kalmak, dava sürerken ya da olayların ardından cinsel birliktelik yaşamak, tarafların bir araya gelerek önceki olayları karşılıklı affetmesi ve ayrılık kararı sonrası boşanmak istemediğini söylemek af kapsamında değerlendirilmektedir.
Ceza şikâyetimden vazgeçersem affetmiş olur muyum?
Hayır. Ceza davasından veya şikâyetten vazgeçmiş olmak affetmek anlamına gelmez; bunlar farklı sonuçlar doğuran ayrı işlemlerdir. Ayrıca eşe karşı işlenen kasten yaralamada şikâyetten vazgeçmek ceza davasını da düşürmez.
Barışma teklif etmek af sayılır mı?
Tek başına sayılmaz. ‘Yuvamızı kurtaralım’ diyerek barışma teklif etmek, çiçek göndermek veya görüşme talep etmek bir müzakere sürecidir. Yargıtay tek taraflı çabaları ve zorunluluktan doğan bir araya gelmeleri af kapsamı dışında tutar.
Dava sürerken barışırsak dava ne olur?
Açılmış bir dava varsa ve yargılama sırasında af gerçekleşirse dava reddedilir. Bu esasa ilişkin bir sonuçtur; barışma yalnızca tarafların özel meselesi olarak kalmaz. Bu nedenle dava sürerken atılacak adımların dosyaya nasıl yansıyacağı önceden değerlendirilmelidir.
Barışıp sonra yeniden ayrılırsak ne olur?
Yeni dava, barışmadan sonra ortaya çıkan vakıalara dayanmalıdır. Affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış eski olaylar kusur olarak yüklenemez. Eski olaylar devre dışı kaldığında tazminat ve yoksulluk nafakası talebinizin dayanağı zayıflar; çünkü bu talepler kusur değerlendirmesine bağlıdır.
Barışırsak davayı nasıl sonlandırmalıyım?
Barışma amacıyla feragat değil, davanın geri alınması tercih edilmelidir; çünkü feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve ayrıca kusur affı anlamına gelir. Ancak davayı geri almış olmanız fiilî davranışlarınızdan af çıkarılmasını engellemez.
Af sayılmayan hâller: sınır burada
Her iletişim veya bir araya gelme af değildir. Yargıtay bazı hâlleri af kapsamı dışında tutar:
· Ceza davasından veya şikâyetten vazgeçmiş olmak affetmek anlamına gelmez. Bu, en çok karıştırılan noktadır.
· “Yuvamızı kurtaralım” diyerek barışma teklif etmek, çiçek göndermek veya görüşme talep etmek bir müzakere sürecidir; tek başına af sayılmaz.
· Tek taraflı çabalar ve zorunluluktan doğan bir araya gelmeler af kapsamı dışındadır.
Dava Sürerken Af Gerçekleşirse
Açılmış bir dava varsa ve yargılama sırasında af gerçekleşirse, dava reddedilir. Bu, davanın esasına ilişkin bir sonuçtur; barışma yalnızca tarafların özel meselesi olarak kalmaz.
Bu nedenle boşanma davası devam ederken atılan adımlar özenle değerlendirilmelidir. Barışma denemesi yapılacaksa, bunun dosyaya nasıl yansıyacağı önceden düşünülmelidir.
Affettikten sonra aynı sebebe dayanarak yeniden dava açmak ise hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.
Barışırsanız Davayı Nasıl Sonlandırmalısınız?
Af meselesi ile davanın sonlandırılma biçimi birbirini etkiler. En güvenli tercih davanın geri alınmasıdır; çünkü feragat, kusur affı sonucunu ayrıca ve doğrudan doğurur.
- Davanın geri alınması: Karşı tarafın açık rızasıyla yapılır ve dava açılmamış sayılır. Hak korunur.
- Feragat: Kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve ayrıca karşı tarafın kusurlarının affedildiği anlamına gelir. Barışma amacıyla tercih edilmemelidir.
Ancak dikkat: davayı geri almış olmanız, o güne kadarki olayları affetmediğiniz anlamına gelmez. Af, davanın sonlandırılma biçiminden bağımsız olarak fiilî davranışlarınızdan da çıkarılabilir. Barışıp birlikte yaşamaya devam ettiyseniz, bu olaylar sonraki davada kusur olarak ileri sürülemeyebilir.
Barıştıktan Sonra Yeniden Ayrılırsanız
Bu, kararınızın uzun vadeli sonucudur ve en çok gözden kaçan kısımdır.
- Eski olaylar kullanılamaz: Affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olaylar yeni davada kusur olarak yüklenemez; bu olaylara dayanılarak boşanmaya karar verilemez.
- Yeni olaylar gerekir: Yeni dava, barışmadan sonra ortaya çıkan vakıalara dayanmalıdır.
- Kusur dengesi değişir: Eski olaylar devre dışı kaldığında, tazminat ve yoksulluk nafakası talebinizin dayanağı zayıflar. Çünkü bu talepler kusur değerlendirmesine bağlıdır.
Ayrıca ayrı bir yol daha vardır: boşanma davası reddedilmiş ve karar kesinleşmişse, ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
Pratik Öneriler
- Barışma denemesini bilinçli yapın: Bir araya gelmenin af olarak yorumlanabileceğini bilerek hareket edin; kararsızsanız avukatınıza danışmadan adım atmayın.
- Ceza şikâyetinden vazgeçmeyi af sanmayın: Bunlar farklı sonuçlar doğurur; ancak eşe karşı yaralamada şikâyetten vazgeçmek ceza davasını da düşürmez.
- Yeni olayları kayıt altına alın: Barışma sonrası tekrar sorun yaşanırsa, yeni davanın dayanağı bu olaylar olacaktır; tarih ve delil düzeni önemlidir.
- Sonlandırma biçimini doğru seçin: Barışma amacıyla feragat değil, davanın geri alınması tercih edilmelidir.
- Çocuğa ilişkin hükümleri unutmayın: Velayet ve iştirak nafakası çocuğun menfaatine ilişkindir; barışma bu hükümleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İlgili Rehberler
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma davasında barışırsak dava düşer mi?
Davacı feragat edebilir veya dava işlemden kaldırılabilir. Feragat davanın esastan reddine yol açar; tarafların iradesiyle dava sonlandırılabilir.
Affedilen kusur tekrar kullanılabilir mi?
Hayır. Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan kusur, sonraki bir boşanma davasında sebep olarak ileri sürülemez.
Barıştıktan sonra tekrar dava açabilir miyim?
Evet, ancak yeni olaylara dayanmanız gerekir. Önceki affedilen olaylar yeni davada kusur olarak kullanılamaz.
Zımni af nedir?
Eşlerin barışıp birlikte yaşamaya devam etmesi gibi davranışlarla, kusurun örtülü biçimde affedilmesidir. Açık beyan olmasa da af sonucu doğurur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız ve güncel mevzuat ile uzman hukuki görüşü esas almanız önerilir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📚 İlgili Rehberler


