Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Barışma: Davaya Etkisi
27 Haziran 2026

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Barışma: Davaya Etkisi

Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin barışması mümkündür ve bu durumun davaya çeşitli etkileri vardır. Bu rehberde barışma halinde davanın akıbetini, affın hukuki sonuçlarını ve izlenecek yolları açıklıyoruz.

Barışma Halinde Davadan Nasıl Vazgeçilir?

Eşler barışırsa, davacı taraf davasından feragat edebilir. Feragat, davacının dava hakkından tamamen vazgeçmesidir ve davanın esastan reddine yol açar. Bunun dışında, davanın takipsiz bırakılması (işlemden kaldırılması) yoluyla da dava sonlandırılabilir. Feragat halinde aynı sebebe dayanarak tekrar dava açmak sınırlanabilir.

Affın Kusura Etkisi

Boşanma hukukunda af önemli bir kavramdır. Bir eş, diğerinin kusurlu davranışını affederse veya hoşgörüyle karşılarsa, artık o olaya dayanarak boşanma davası açamaz. Af, açıkça yapılabileceği gibi, eşlerin barışıp birlikte yaşamaya devam etmesi gibi davranışlarla zımnen (örtülü) de gerçekleşebilir. Affedilen kusur, sonraki bir davada boşanma sebebi olarak ileri sürülemez.

Barışıp Tekrar Sorun Yaşanırsa?

Eşler barışıp davadan vazgeçtikten sonra yeniden geçimsizlik yaşarsa, yeni olaylara dayanarak tekrar boşanma davası açabilirler. Ancak önceki affedilen olaylar yeni davada kusur olarak kullanılamaz; yeni davanın yeni vakıalara dayanması gerekir. Affedilmemiş veya af sonrası gerçekleşen olaylar dava konusu yapılabilir.

Anlaşmalı Boşanmada Barışma

Anlaşmalı boşanma davası sırasında taraflardan biri vazgeçerse veya barışırlarsa, anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Anlaşmalı boşanma için tarafların duruşmada bizzat boşanma iradelerini ortaya koymaları gerektiğinden, iradenin ortadan kalkması davanın reddine veya çekişmeli davaya dönüşmesine yol açabilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Barışmanın İki Ayrı Sonucu Vardır

Boşanma davası sürerken barışmak, çoğu kişinin sandığı gibi yalnızca “davayı kapatmak” meselesi değildir. Barışmanın usul yönü ile esas yönü birbirinden ayrıdır ve ikincisi çok daha kalıcı sonuç doğurur.

  • Usul yönü: Açılmış davanın nasıl sonlandırılacağı — feragat, davanın geri alınması veya takipsiz bırakma.
  • Esas yönü: Barışmanın, o güne kadarki olayları affetmiş sayılmanıza yol açması. Bu sayfanın konusu budur.

Af, davayı bugün bitirmez; ileride açacağınız davanın dayanağını ortadan kaldırır. Bu yüzden barışma kararı verilirken bilinmesi gereken asıl konu budur.

Kanun: “Affeden Tarafın Dava Hakkı Yoktur”

Türk Medeni Kanunu iki özel boşanma sebebinde af sonucunu açıkça düzenlemiştir. Hem TMK m. 161’in üçüncü fıkrasında hem m. 162’nin üçüncü fıkrasında aynı ifade yer alır: “Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”

SebepAf düzenlemesiSonuç
Zina (TMK m. 161)Kanunda açıkAffeden eş aynı olaya dayanarak dava açamaz; dava usulden reddedilir
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162)Kanunda açıkAynı
Evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166)Kanunda yokYargıtay aynı mantığı uygular: affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar kusur olarak yüklenemez ve bu eylemlere dayanarak boşanmaya karar verilemez

Üçüncü satır özellikle önemlidir. Genel boşanma sebebinde kanunda af hükmü bulunmamasına rağmen sonuç değişmez; Yargıtay yerleşik uygulamasıyla aynı ilkeyi uygular.

Af Nasıl Gerçekleşir? Şekle Bağlı Değildir

Affın geçerli olması için kayıtsız şartsız bir irade beyanı ya da en azından affı açıkça gösteren fiili bir tutum veya davranış gerekir. Yazılı belge şart değildir.

Bu nedenle af, çoğu zaman sözle değil davranışla gerçekleşir. Uygulamada karşılaşılan biçimler:

  • Sözlü beyan
  • Yazılı mesaj veya yazışma
  • Birlikte yaşamaya devam etmek
  • Fiilî tutum ve davranışlar

Aranan ölçüt, affetme iradesinin açık ve şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konmuş olmasıdır.

Yargıtay’ın Af Saydığı Hâller

  • Olayın üzerine evliliğin uzunca süre devam etmesi: Bir kararda, 2012 yılı Mayıs ayında gerçekleşen fiziksel şiddet fiilinden sonra evlilik birliğinin uzunca bir süre daha devam ettiği belirtilerek kadının bu olayı affettiği, en azından hoşgörüyle karşıladığı kabul edilmiştir.
  • Birlikte tatile gitmek, otelde kalmak: Boşanma aşamasındayken ya da dava açılmadan hemen önce birlikte tatile gitme, barışma ve af iradesi olarak değerlendirilmektedir.
  • Cinsel birliktelik: Dava devam ederken veya olayların ardından yaşanan birliktelik, birlikte yaşama iradesi ve af olarak değerlendirilir.
  • Karşılıklı af: Tarafların bir araya gelerek karşılıklı olarak önceki olayları affetmeleri hâlinde, affedilen ya da en azından hoşgörüyle karşılanan vakıalar kusur olarak yüklenemez.
  • Ayrılık kararı sonrası boşanmak istemediğini söylemek: Bu beyan af kapsamında değerlendirilmektedir.

⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).

Sıkça Sorulan Sorular

Barışırsam eski olayları bir daha kullanabilir miyim?

Kural olarak hayır. TMK m. 161/3 ve m. 162/3’te ‘affeden tarafın dava hakkı yoktur’ hükmü açıkça yer alır. Evlilik birliğinin sarsılması sebebinde kanunda af hükmü bulunmasa da Yargıtay aynı mantığı uygular: affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar kusur olarak yüklenemez ve bu eylemlere dayanarak boşanmaya karar verilemez.

Af nasıl gerçekleşir, yazılı olması gerekir mi?

Şekle bağlı değildir. Affın varlığı için kayıtsız şartsız bir irade beyanı ya da en azından affı açıkça gösteren fiili bir tutum veya davranış gerekir. Sözlü beyan, yazılı mesaj veya birlikte yaşamaya devam etmek gibi davranışlarla da ispatlanabilir; aranan ölçüt iradenin açık ve şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konmasıdır.

Hangi davranışlar af sayılıyor?

Yargıtay uygulamasında olayın üzerine evliliğin uzunca süre devam etmesi, birlikte tatile gitmek veya otelde kalmak, dava sürerken ya da olayların ardından cinsel birliktelik yaşamak, tarafların bir araya gelerek önceki olayları karşılıklı affetmesi ve ayrılık kararı sonrası boşanmak istemediğini söylemek af kapsamında değerlendirilmektedir.

Ceza şikâyetimden vazgeçersem affetmiş olur muyum?

Hayır. Ceza davasından veya şikâyetten vazgeçmiş olmak affetmek anlamına gelmez; bunlar farklı sonuçlar doğuran ayrı işlemlerdir. Ayrıca eşe karşı işlenen kasten yaralamada şikâyetten vazgeçmek ceza davasını da düşürmez.

Barışma teklif etmek af sayılır mı?

Tek başına sayılmaz. ‘Yuvamızı kurtaralım’ diyerek barışma teklif etmek, çiçek göndermek veya görüşme talep etmek bir müzakere sürecidir. Yargıtay tek taraflı çabaları ve zorunluluktan doğan bir araya gelmeleri af kapsamı dışında tutar.

Dava sürerken barışırsak dava ne olur?

Açılmış bir dava varsa ve yargılama sırasında af gerçekleşirse dava reddedilir. Bu esasa ilişkin bir sonuçtur; barışma yalnızca tarafların özel meselesi olarak kalmaz. Bu nedenle dava sürerken atılacak adımların dosyaya nasıl yansıyacağı önceden değerlendirilmelidir.

Barışıp sonra yeniden ayrılırsak ne olur?

Yeni dava, barışmadan sonra ortaya çıkan vakıalara dayanmalıdır. Affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış eski olaylar kusur olarak yüklenemez. Eski olaylar devre dışı kaldığında tazminat ve yoksulluk nafakası talebinizin dayanağı zayıflar; çünkü bu talepler kusur değerlendirmesine bağlıdır.

Barışırsak davayı nasıl sonlandırmalıyım?

Barışma amacıyla feragat değil, davanın geri alınması tercih edilmelidir; çünkü feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve ayrıca kusur affı anlamına gelir. Ancak davayı geri almış olmanız fiilî davranışlarınızdan af çıkarılmasını engellemez.

Af sayılmayan hâller: sınır burada

Her iletişim veya bir araya gelme af değildir. Yargıtay bazı hâlleri af kapsamı dışında tutar:
· Ceza davasından veya şikâyetten vazgeçmiş olmak affetmek anlamına gelmez. Bu, en çok karıştırılan noktadır.
· “Yuvamızı kurtaralım” diyerek barışma teklif etmek, çiçek göndermek veya görüşme talep etmek bir müzakere sürecidir; tek başına af sayılmaz.
· Tek taraflı çabalar ve zorunluluktan doğan bir araya gelmeler af kapsamı dışındadır.

Dava Sürerken Af Gerçekleşirse

Açılmış bir dava varsa ve yargılama sırasında af gerçekleşirse, dava reddedilir. Bu, davanın esasına ilişkin bir sonuçtur; barışma yalnızca tarafların özel meselesi olarak kalmaz.

Bu nedenle boşanma davası devam ederken atılan adımlar özenle değerlendirilmelidir. Barışma denemesi yapılacaksa, bunun dosyaya nasıl yansıyacağı önceden düşünülmelidir.

Affettikten sonra aynı sebebe dayanarak yeniden dava açmak ise hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.

Barışırsanız Davayı Nasıl Sonlandırmalısınız?

Af meselesi ile davanın sonlandırılma biçimi birbirini etkiler. En güvenli tercih davanın geri alınmasıdır; çünkü feragat, kusur affı sonucunu ayrıca ve doğrudan doğurur.

  • Davanın geri alınması: Karşı tarafın açık rızasıyla yapılır ve dava açılmamış sayılır. Hak korunur.
  • Feragat: Kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve ayrıca karşı tarafın kusurlarının affedildiği anlamına gelir. Barışma amacıyla tercih edilmemelidir.

Ancak dikkat: davayı geri almış olmanız, o güne kadarki olayları affetmediğiniz anlamına gelmez. Af, davanın sonlandırılma biçiminden bağımsız olarak fiilî davranışlarınızdan da çıkarılabilir. Barışıp birlikte yaşamaya devam ettiyseniz, bu olaylar sonraki davada kusur olarak ileri sürülemeyebilir.

Barıştıktan Sonra Yeniden Ayrılırsanız

Bu, kararınızın uzun vadeli sonucudur ve en çok gözden kaçan kısımdır.

  • Eski olaylar kullanılamaz: Affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olaylar yeni davada kusur olarak yüklenemez; bu olaylara dayanılarak boşanmaya karar verilemez.
  • Yeni olaylar gerekir: Yeni dava, barışmadan sonra ortaya çıkan vakıalara dayanmalıdır.
  • Kusur dengesi değişir: Eski olaylar devre dışı kaldığında, tazminat ve yoksulluk nafakası talebinizin dayanağı zayıflar. Çünkü bu talepler kusur değerlendirmesine bağlıdır.

Ayrıca ayrı bir yol daha vardır: boşanma davası reddedilmiş ve karar kesinleşmişse, ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Pratik Öneriler

  • Barışma denemesini bilinçli yapın: Bir araya gelmenin af olarak yorumlanabileceğini bilerek hareket edin; kararsızsanız avukatınıza danışmadan adım atmayın.
  • Ceza şikâyetinden vazgeçmeyi af sanmayın: Bunlar farklı sonuçlar doğurur; ancak eşe karşı yaralamada şikâyetten vazgeçmek ceza davasını da düşürmez.
  • Yeni olayları kayıt altına alın: Barışma sonrası tekrar sorun yaşanırsa, yeni davanın dayanağı bu olaylar olacaktır; tarih ve delil düzeni önemlidir.
  • Sonlandırma biçimini doğru seçin: Barışma amacıyla feragat değil, davanın geri alınması tercih edilmelidir.
  • Çocuğa ilişkin hükümleri unutmayın: Velayet ve iştirak nafakası çocuğun menfaatine ilişkindir; barışma bu hükümleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Feragat: Tanım, Şekil ve Tek Taraflılık

Barışma hâlinde davanın nasıl sonlandırılacağı, usul hukukunun taraf işlemleri başlığında düzenlenmiştir. En sık başvurulan yol feragattir.

Tanım — HMK m.307: feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.

Neyin özünden vazgeçilir? Davadan feragat eden davacı, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan tamamen veya kısmen vazgeçmiş olur. Bu, yalnız davayı değil hakkın kendisini etkileyen bir işlemdir.

Dayandığı ilke. Medenî usul hukukunun temel dayanaklarından biri olan tasarruf ilkesi uyarınca, hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, açmış olduğu bir davayı da sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz.

Şekil — HMK m.309/1: feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Yani duruşmada sözlü beyan da yeterlidir; tutanağa geçirilmesi gerekir.

Tek taraflıdır — m.309/2: feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Etkisini, onu yapanın tek yönlü irade beyanıyla doğurur.

Kısmî feragatte açıklık — m.309/3: kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Kısmî feragatte, feragat edilen kısım için dava sona erer; diğer kısım için davaya devam edilir.

Kayıtsız ve şartsız olmalı — m.309/4. Şarta bağlı feragat yapılamaz. “Eşim şunu yaparsa feragat ediyorum” biçimindeki bir beyan geçerli değildir.

Vekâletnamede özel yetki. Feragat, vekil tarafından yapılacaksa vekâletnamede bu konuda açıkça yetki verilmiş olması gerekir. Genel vekâletname yeterli değildir.

Usul işleminden feragat farklıdır. Yalnız bir usul işleminden vazgeçmek — örneğin bir tanıktan veya bir delilden — davadan feragat sayılmaz.

KonuKural
TanımTalep sonucundan vazgeçme (m.307)
ŞekilDilekçe veya sözlü (m.309/1)
MuvafakatGerekmez (m.309/2)
Kısmî feragatAçıkça gösterilmeli (m.309/3)
ŞartKayıtsız ve şartsız (m.309/4)
VekildeÖzel yetki şartı

Zaman ve Sonuç: HMK m.310-312

Feragatin ne zaman yapılabileceği ve hangi sonucu doğuracağı, barışma kararının geri dönülemezliğini belirler.

Zaman — HMK m.310. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Bu nedenle mahkemece verilen bir kararın kanun yolu aşamasında dahi — usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş bir karar bulunmadığından — feragat mümkündür.

Hükümden sonra feragat — m.310/2. Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat doğrultusunda ek karar verilir.

Temyiz aşamasındaysa. Feragat, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı, feragat hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.

Sonuç — HMK m.311: feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukukî sonuç doğurur. Madde gerekçesinde de maddî anlamda kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu belirtilmiştir.

Bu, en kritik noktadır. Feragat edilen talep bakımından aynı sebeple yeniden dava açılamaz. Barışma nedeniyle feragat edilirken bu sonucun bilinmesi gerekir.

Yargılama giderleri — HMK m.312. Kural olarak feragat eden taraf yargılama giderlerinden sorumludur. Ancak bir istisna vardır: davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.

Önemli bir sınır. Kanun koyucu, kamu düzenini ilgilendiren ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava tiplerinde feragatin geçerliliğini sınırlamıştır. Bu nedenle boşanma dosyasındaki velâyet ve çocuk nafakası gibi kalemlerde feragat beyanı, hâkimin re’sen araştırma yetkisini ortadan kaldırmaz.

KonuKural
ZamanHüküm kesinleşinceye kadar
Hükümden sonraKanun yoluna gönderilmez; ek karar
TemyizdeyseDosya hükmü veren mahkemeye döner
SonuçKesin hüküm gibi (m.311)
Giderlerm.312; ilk duruşmada kabul istisnası
SınırSerbestçe tasarruf edilemeyen konular

Feragat mi, Davanın Geri Alınması mı?

Barışma hâlinde seçilecek yol bu ikisinden biridir ve sonuçları taban tabana zıttır.

Ayrımın temeli. Davacı, aynı davayı tekrar açabilmek istiyorsa davanın geri alınmasını sağlayabilir; dava konusu olan talebinden vazgeçmek istiyorsa feragat eder.

Feragatin sonucu. Dava konusu talep ve sonuçtan tümüyle ve geri dönülemez şekilde vazgeçilmesi anlamına gelir; kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve aynı sebeple yeniden dava açılamaz.

Davanın geri alınmasının sonucu. Bu yolda talep hakkı saklı kalır; davacı aynı davayı sonradan yeniden açabilir. Ancak bu yol, feragatten farklı olarak karşı tarafın açık muvafakatine bağlıdır.

Barışmada hangisi seçilmeli? Barışma kalıcı görünüyorsa ve eski olaylardan tamamen vazgeçiliyorsa feragat uygundur. Buna karşılık ihtiyatlı davranmak isteniyorsa, karşı tarafın muvafakati alınarak davanın geri alınması tercih edilebilir.

Üçüncü yol — takipsiz bırakma. Taraflar duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılır. Bu hâlde dava, üç ay içinde yenilenmezse açılmamış sayılır.

Bu yolun özelliği. Davanın açılmamış sayılması, feragatten farklı olarak kesin hüküm oluşturmaz; hak saklı kalır. Ancak süre içinde yenilenmemesi, dava tarihine bağlı sonuçları da ortadan kaldırır — örneğin mal rejiminin sona erme tarihi bakımından.

Dikkat edilmesi gereken. Takipsiz bırakma belirsizlik yaratır: üç ay boyunca dosya askıda kalır. Barışma kesinleşmişse net bir işlem yapılması daha güvenlidir.

 FeragatGeri alma
Karşı tarafın onayıGerekmezGerekir
Hakkın akıbetiSona ererSaklı kalır
Yeniden davaAynı sebeple açılamazAçılabilir
EtkisiKesin hüküm gibiKesin hüküm değil
Üçüncü yolİşlemden kaldırma; üç ay içinde yenilenmezse açılmamış sayılır

Affın Maddî Hukuktaki Sonucu

Usul işleminden bağımsız olarak, barışmanın maddî hukuk bakımından da bir sonucu vardır: af.

Zinada — TMK m.161’in son cümlesi: affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışta — TMK m.162’nin son fıkrası: aynı kural bu sebep bakımından da geçerlidir; affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Af şekle bağlı değildir. Af; sözlü veya yazılı olabileceği gibi, eşler arasında sergilenen davranışlarla da anlaşılabilir. Öğrenmeye rağmen birlikte yaşamaya devam etmek ya da ilişkiyi sürdürmeye çaba göstermek bu çerçevede değerlendirilebilir.

Affın kapsamı sınırlıdır. Af, yalnız bilinen ve affedilen olayları kapsar. Sonradan öğrenilen ya da barışmadan sonra gerçekleşen yeni olaylar bu kapsamda değildir.

Genel sebebe etkisi. Affedilen olaylar, TMK m.166/1‘deki genel sebebe dayalı davada da kusur olarak ileri sürülemez. Ancak barışmadan sonra yaşanan yeni olaylar, eski olayların bağlamını anlatmak bakımından dosyaya girebilir.

Süreye etkisi — TMK m.161. Zina bakımından süreler bu noktada önem kazanır: dava hakkı, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Barışma sürecinde geçen zaman bu sürelerden sayılır.

İspat rejimi — TMK m.184. Hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; ayrıca tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz ve hâkim kanıtları serbestçe takdir eder. Bu nedenle af iddiası da somut olgularla ortaya konmalıdır.

KonuKural
Zinam.161 — affeden dava açamaz
Hayata kast vb.m.162 — aynı kural
ŞekilŞekle bağlı değil; davranışla da
KapsamYalnız bilinen olaylar
Genel sebepteKusur olarak ileri sürülemez
Sürem.161 — altı ay / beş yıl

Barışma Sürmezse: Yeniden Dava Yolu

Barışma kalıcı olmazsa, yeniden dava açma imkânı bulunur; ancak seçilecek hukukî sebep önemlidir.

Yeni olaylara dayanmak. Barışmadan sonra yaşanan olaylar affedilmiş sayılmadığından, bunlara dayanarak TMK m.166/1‘deki genel sebebe dayalı dava açılabilir.

Ret kararı verilmişse — TMK m.166/4. Önceki dava reddedilmiş ve karar kesinleşmişse ayrı bir yol açılır: boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Süre 2024’te değişti. Bu fıkradaki süre eskiden üç yıl idi. Anayasa Mahkemesi’nin 22.02.2024 tarihli, E.2023/116, K.2024/56 sayılı kararıyla hüküm iptal edilmiş; ardından 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle süre bir yıla indirilmiştir.

Feragat etmişseniz bu yol işler mi? m.166/4 bir ret kararı arar. Feragat üzerine verilen karar da uygulamada bu kapsamda değerlendirilebilmektedir; ancak asıl güvenceli yol, yeni olaylara dayanan genel sebep davasıdır.

Kusur tablosuna etkisi. Barışma, önceki olayları affettiğinden kusur tablosu yeniden kurulur. Bu nedenle yeni davada delil toplamaya barışma tarihinden itibaren başlanmalıdır.

Görev. Boşanma davaları aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir.

Yetki — TMK m.168: boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Barışma sonrası birlikte yaşanmışsa, ikinci seçenek yeniden işler hâle gelir.

Sonraki talepler — TMK m.178: evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

DurumYol
Yeni olaylar varsam.166/1 genel sebep
Önceki dava reddedildiysem.166/4 — bir yıl
Sürenin kaynağıAYM K.2024/56; 7532 s.K. m.13
Delil toplamaBarışma tarihinden itibaren
Görev / yetkiAile mahkemesi; m.168
Sonraki taleplerm.178 — bir yıl

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davasında barışırsak dava düşer mi?

Davacı feragat edebilir veya dava işlemden kaldırılabilir. Feragat davanın esastan reddine yol açar; tarafların iradesiyle dava sonlandırılabilir.

Affedilen kusur tekrar kullanılabilir mi?

Hayır. Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan kusur, sonraki bir boşanma davasında sebep olarak ileri sürülemez.

Barıştıktan sonra tekrar dava açabilir miyim?

Evet, ancak yeni olaylara dayanmanız gerekir. Önceki affedilen olaylar yeni davada kusur olarak kullanılamaz.

Zımni af nedir?

Eşlerin barışıp birlikte yaşamaya devam etmesi gibi davranışlarla, kusurun örtülü biçimde affedilmesidir. Açık beyan olmasa da af sonucu doğurur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız ve güncel mevzuat ile uzman hukuki görüşü esas almanız önerilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk