Vasinin Yetkileri ve Sınırları: Hangi İşlemler İçin İzin Gerekir?
28 Haziran 2026

Vasinin Yetkileri ve Sınırları: Hangi İşlemler İçin İzin Gerekir?

Vasi, vesayet altındaki kişiyi temsil eder ve malvarlığını yönetir; ancak bu yetki sınırsız değildir. Bazı önemli işlemler için mahkeme izni şarttır. Bu yazıda vasinin yetkilerini, sınırlarını ve hesap verme yükümlülüğünü açıklıyoruz.

Vasinin Temel Görevleri

Vasi, vesayet altındaki kişinin (vesayet altındaki kişinin) kişiliğini ve malvarlığını korumakla görevlidir. Bu kapsamda; kişinin bakımını ve eğitimini sağlar, malvarlığını özenle yönetir, gelir ve giderlerini takip eder ve hukuki işlemlerde onu temsil eder. Vasi, görevini iyi bir yönetici özeniyle yerine getirmek zorundadır.

Vasinin Tek Başına Yapabileceği İşlemler

Vasi, vesayet altındaki kişinin olağan ihtiyaçlarına ve malvarlığının olağan yönetimine ilişkin işlemleri tek başına yapabilir. Örneğin; günlük geçim giderlerinin karşılanması, olağan gelirlerin tahsili, malların olağan bakımı gibi işlemler vasinin yetkisindedir.

Vesayet Makamının İzni Gereken İşlemler

Bazı önemli işlemler için vesayet makamının (sulh hukuk mahkemesi) izni gerekir. Örneğin; taşınmazların alımı, satımı veya rehnedilmesi, önemli değerdeki taşınırların devri, ödünç alma veya verme, kefil olma gibi işlemler bu kapsamdadır. İzinsiz yapılan bu işlemler geçerlilik sorunu doğurur.

Denetim Makamının İzni Gereken İşlemler

Daha da önemli bazı işlemler için, vesayet makamının izninin yanı sıra denetim makamının (asliye hukuk mahkemesi) da onayı gerekir. Bu çift izin sistemi, vesayet altındaki kişinin malvarlığının ağır işlemlerde ek bir denetimle korunmasını sağlar.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Vasinin Hesap Verme Yükümlülüğü

Vasi, belirli aralıklarla (genellikle yıllık) vesayet makamına hesap vermek ve dönem sonunda yönetimine ilişkin rapor sunmakla yükümlüdür. Vesayet sona erdiğinde, vasi kesin hesap verir ve yönettiği malvarlığını teslim eder. Vasinin görevini kötüye kullanması veya zarar vermesi halinde sorumluluğu doğar.

İzin Rejiminin Mantığı: Vasiye Güvensizlik

Vasinin yetkilerini anlamak için kanunun bakış açısını bilmek gerekir. Türk Medeni Kanunu iki temel yasal temsil rejimi öngörür: velayet ve vesayet.

Velayette veli her zaman ana ve/veya babadır; kanun koyucu onlara duyduğu güven nedeniyle denetime çok sınırlı hâllerde gerek duymuştur. Vesayette ise vasi çoğu zaman ana baba dışındaki kişilerdir. Bu nedenle kanun, vasi bakımından çok daha sıkı bir denetim rejimi kurmuştur.

Sonuç şudur: vasi, kısıtlının malvarlığına ilişkin önemli işlemleri tek başına yapamaz. Bu, vasinin yetersiz görülmesinden değil, kısıtlının korunmasından kaynaklanır.

Üç Kademeli Yetki Yapısı

KademeKim karar verirKapsam
1. Vasi tek başınaVasiOlağan yönetim işleri
2. Vesayet makamı izniSulh hukuk mahkemesiTMK m. 462’de sayılan on dört kalem işlem
3. Denetim makamı izniAsliye hukuk mahkemesiTMK m. 463’te sayılan yedi kalem — vesayet makamı izninden sonra

Üçüncü kademede iki izin birlikte aranır: önce vesayet makamı, ardından denetim makamı. Bu işlemler kanun tarafından daha ağır sonuç doğurduğu kabul edilen işlemlerdir.

Vesayet Makamının İzni Gereken İşlemler (TMK m. 462)

Maddede sayılan başlıca kalemler:

  • Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması
  • Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi
  • Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri
  • Ödünç verme ve alma
  • Kambiyo taahhüdü altına girilmesi
  • Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması
  • Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması
  • Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması
  • Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması
  • Borç tanıma ve ergin kişinin vesayet altına alınması gibi kanunda sayılan diğer hâller

Dava açma bakımından bir ayrıntı önemlidir: acele hâllerde vasinin geçici önlem alma yetkisi saklıdır. Yani gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda vasi önce önlem alabilir; ancak davanın sürdürülmesi izne tabidir.

Denetim Makamının da İzni Gereken İşlemler (TMK m. 463)

Bu işlemlerde vesayet makamının izni tek başına yeterli değildir; ardından asliye hukuk mahkemesinin de izni alınır:

  • Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi
  • Vatandaşlığa girme veya çıkma
  • Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması
  • Ömür boyu aylık veya gelir bağlama ya da ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması
  • Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması
  • Kısıtlının vesayetinin kaldırılması ve vakıf kurulması gibi kanunda sayılan diğer hâller

Mirasın reddi bu listede yer aldığından, kısıtlı adına ret süresi işlerken izin sürecinin zamanında başlatılması gerekir; sürelerin kaçırılması hak kaybı doğurur.

İzinsiz yapılan işlem geçerliliğini yitirebilir

Bu, vasilik görevinin en riskli tarafıdır. Gerekli iznin alınmaması, işlemin geçerliliğini doğrudan etkileyebilir.
Pratik sonucu: kısıtlı adına taşınmaz satan, uzun süreli kira sözleşmesi imzalayan veya kambiyo taahhüdü altına giren vasi, izin almamışsa hem işlemi tehlikeye atar hem kendi sorumluluğunu doğurur. Karşı taraf da bu riskle karşı karşıya kalır; bu nedenle kısıtlı ile işlem yapan kişinin izin kararını görmesi kendi güvenliği bakımından da gereklidir.

Rutin İşlemler İçin: Yetki Genişletme

Uygulamada sık karşılaşılan bir sorun vardır: vasi, kısıtlının maaşını çekmek, banka kartı çıkarmak ya da ikramiyeyi tahsil etmek gibi rutin işlemlerde banka veya kurum tarafından engellenebilmektedir.

Çözüm, vesayet makamından yetkinin kapsamına ilişkin karar alınmasıdır. Uygulamada mahkemeler; vasinin kısıtlının almakta olduğu maaşı çekebilmesi, kısıtlıya ait banka kartını çıkartabilmesi ve şifre alabilmesi, kısıtlı adına yatan promosyon ve bayram ikramiyelerini çekebilmesi gibi işlemleri vasilik yetkisine dayanarak yapabileceğinin tespitine karar verebilmektedir.

Aynı kararlarda kısıtlının taşınmaz kira geliri varsa, yıllık kira bedelinin kısıtlı adına açılacak vadeli hesaba yatırılmasına da hükmedilebilmektedir. Bu, hem vasiyi korur hem malvarlığının değerini muhafaza eder.

Hesap Verme ve Denetim

Vasinin yetkisi denetimle dengelenir. Vasi, kısıtlının malvarlığını özenle yönetmek ve yönetimine ilişkin hesap vermekle yükümlüdür.

  • Defter tutma: Vasi göreve başlarken kısıtlının malvarlığının defteri tutulur; değerli eşyaların saklanması gibi önlemler hemen alınır.
  • Dönemsel hesap: Vasi belirli aralıklarla vesayet makamına hesap ve rapor sunar.
  • Görev sonunda son hesap: Vasilik sona erdiğinde son hesabın verilmesi gerekir.
  • Sorumluluk: Görevini özenle yerine getirmeyen vasi, kısıtlının bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu tutulur.

Bu nedenle vasilik üstlenen kişinin harcama ve tahsilatları belgelendirmesi, kısıtlıya ait parayı kendi hesabından ayrı tutması ve düzenli kayıt tutması esastır.

Yerleşim Yeri Kuralı

Az bilinen ancak yetki bakımından belirleyici bir kural vardır: vasi atandıktan sonra kısıtlının yerleşim yeri, kararı veren vesayet makamının bulunduğu yer kabul edilir.

Bu yerleşim yeri, vesayet makamının izni olmaksızın değiştirilemez. Kısıtlının fiilen başka bir ilde yaşamaya başlaması, vesayet dosyasının yetkisini kendiliğinden değiştirmez; nakil için ayrıca karar gerekir.

Vasi ile Kayyım Karıştırılmamalı

İki kurum sık karıştırılır ancak kapsamları farklıdır:

  • Vasi: Kısıtlının kişiliği ve malvarlığının tümünü kapsayan genel bir temsil görevidir. Kısıtlama kararıyla birlikte atanır.
  • Kayyım: Belirli bir iş veya malvarlığının yönetimi için atanır; kişinin ehliyeti genel olarak sınırlanmaz.

Bu ayrım, hangi başvurunun yapılacağını belirler. Yalnızca tek bir işlem için temsil gerekiyorsa kısıtlama yerine kayyım atanması istenebilir; bu, kişinin ehliyetini korumak bakımından daha ölçülü bir yoldur.

Sık Yapılan Hatalar

  • İzin almadan taşınmaz işlemi yapmak: TMK m. 462 kapsamındaki işlemlerde izin alınmaması geçerliliği doğrudan etkileyebilir.
  • İki izni karıştırmak: TMK m. 463 kapsamındaki işlemlerde vesayet makamı izni tek başına yeterli değildir; denetim makamının da izni gerekir.
  • Kira süresini gözden kaçırmak: Üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası izne tabidir.
  • Mirasın reddinde süreyi kaçırmak: Ret, denetim makamı iznine tabi olduğundan süreç erken başlatılmalıdır.
  • Rutin işlemlerde çaresiz kalmak: Maaş çekme ve banka işlemleri için vesayet makamından yetki kapsamına ilişkin karar alınabilir.
  • Hesap ve belge tutmamak: Vasi hesap vermekle yükümlüdür; kısıtlıya ait para kendi hesabından ayrı tutulmalıdır.
  • Yerleşim yerini kendiliğinden değiştirmek: Kısıtlının yerleşim yeri vesayet makamının izni olmaksızın değiştirilemez.

Sıkça Sorulan Sorular

Vasi hangi işlemleri tek başına yapabilir?

Vasi yalnızca olağan yönetim işlerini tek başına yapabilir. TMK m. 462’de sayılan on dört kalem işlem için vesayet makamının, TMK m. 463’te sayılan yedi kalem işlem için ise vesayet makamının izninden sonra ayrıca denetim makamının izni gerekir.

Vesayet makamı ve denetim makamı hangi mahkemelerdir?

Kamu vesayetinde vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir; denetim makamı ise her zaman asliye hukuk mahkemesidir. TMK m. 463 kapsamındaki işlemlerde iki izin birlikte aranır: önce vesayet makamı, ardından denetim makamı.

Taşınmaz satışı için izin gerekir mi?

Evet. TMK m. 462 uyarınca taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması vesayet makamının iznine tabidir. İzin alınmaması işlemin geçerliliğini doğrudan etkileyebilir.

Hangi işlemlerde denetim makamının da izni gerekir?

TMK m. 463 uyarınca vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi, vatandaşlığa girme veya çıkma, bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, ömür boyu aylık veya gelir bağlama ile ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ve mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması bu kapsamdadır.

Vasi kısıtlı adına dava açabilir mi?

Dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması vesayet makamının iznine tabidir. Ancak acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklıdır; gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda vasi önce önlem alabilir, davanın sürdürülmesi ise izne bağlıdır.

Kısıtlının maaşını çekmek için ne yapmalıyım?

Banka veya kurum engel çıkarıyorsa vesayet makamından yetkinin kapsamına ilişkin karar alınabilir. Uygulamada mahkemeler; maaşın çekilmesi, banka kartı çıkartılması ve şifre alınması ile promosyon ve ikramiyelerin tahsili gibi işlemlerin vasilik yetkisine dayanarak yapılabileceğinin tespitine karar verebilmektedir.

Vasinin hesap verme yükümlülüğü var mı?

Evet. Vasi kısıtlının malvarlığını özenle yönetmek ve yönetimine ilişkin hesap vermekle yükümlüdür. Göreve başlarken malvarlığının defteri tutulur, belirli aralıklarla vesayet makamına hesap ve rapor sunulur, görev sona erdiğinde son hesap verilir. Özensiz yönetimden doğan zarardan vasi sorumludur.

Vasi ile kayyım arasındaki fark nedir?

Vasi, kısıtlının kişiliği ve malvarlığının tümünü kapsayan genel bir temsil görevi üstlenir ve kısıtlama kararıyla birlikte atanır. Kayyım ise belirli bir iş veya malvarlığının yönetimi için atanır ve kişinin ehliyeti genel olarak sınırlanmaz; bu nedenle tek bir işlem için kayyım atanması daha ölçülü bir yoldur.

Sıkça Sorulan Sorular

Vasi her işlemi tek başına yapabilir mi?

Hayır. Vasi olağan işleri tek başına yapabilir, ancak taşınmaz alım-satımı, borçlanma, kefil olma gibi önemli işlemler için vesayet makamının; en ağır işlemler için ayrıca denetim makamının izni gerekir.

Vasi taşınmaz satabilir mi?

Vasi, vesayet altındaki kişinin taşınmazını ancak vesayet makamının (ve gerekiyorsa denetim makamının) izniyle satabilir. İzinsiz satış geçerlilik sorunu doğurur.

Vasi hesap vermek zorunda mı?

Evet. Vasi, belirli aralıklarla (genellikle yıllık) vesayet makamına hesap verir ve görev sonunda kesin hesap sunarak malvarlığını teslim eder.

Vasi zarar verirse ne olur?

Vasi, görevini özenle yapmakla yükümlüdür. Görevini kötüye kullanması veya kusuruyla zarar vermesi halinde hukuki sorumluluğu doğar ve görevden alınabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız ve güncel mevzuat ile uzman hukuki görüşü esas almanız önerilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk