Evlat edinme, mahkeme kararıyla kurulan ve soybağına benzer sonuçlar doğuran kalıcı bir ilişkidir. Peki bu ilişki sonradan kaldırılabilir mi? Bu yazıda evlatlık ilişkisinin hangi sınırlı hallerde kaldırılabileceğini açıklıyoruz. Evlat edinme ilişkisinin kaldırılması sınırlı sebeplere bağlıdır ve mirasçılık bakımından doğrudan sonuç doğurur. Rehber, kaldırma sebeplerini, usulünü ve miras hakkına etkisini ele alıyor.
Evlâtlık ilişkisi ve miras hakkı mı tartışmalı?
Kaldırma davası, süre analizi ve mirasçılık sonuçlarında Hukukçular Evi yanınızda.
Evlatlık İlişkisi Kalıcı mıdır?
Evet, kural olarak kalıcıdır. Türk Medeni Kanunu, evlatlık ilişkisini kan bağına dayanan soybağına benzetmiştir. Nasıl ki kan bağına dayanan anne-baba-çocuk ilişkisi tarafların isteğiyle sona erdirilemezse, geçerli kurulmuş evlatlık ilişkisi de kural olarak sona erdirilemez. Yani “anlaşmazlık çıktı” veya “pişman oldum” gibi gerekçelerle evlatlık ilişkisi kaldırılamaz.
Hangi Hallerde Kaldırılabilir?
Evlatlık ilişkisi yalnızca kuruluşundaki eksiklikler nedeniyle ve sınırlı sayıda halde kaldırılabilir (TMK 317-318):
- Rıza eksikliği (TMK 317): Yasal sebep olmaksızın, rızası alınması gereken bir kişinin (örneğin küçüğün ana-babasının) rızası alınmadan evlat edinme yapılmışsa. Ancak küçüğün menfaati ağır biçimde zedelenecekse bu yola gidilemez.
- Esasa ilişkin noksanlık (TMK 318): Evlat edinme, esasa ilişkin diğer bir noksanlıkla sakatsa. Bu durumda Cumhuriyet savcısı veya her ilgili kaldırma talep edebilir. Noksanlık sonradan giderilmişse veya sadece usule ilişkinse ve kaldırma evlatlığın menfaatini ağır zedeleyecekse bu yola gidilemez.
Dava ve Süre (TMK 319)
Evlatlık ilişkisinin kaldırılması ancak dava yoluyla olur; bu, bozucu yenilik doğuran bir davadır ve aile mahkemesinde görülür. Dava açma süresi sınırlıdır: TMK m. 319 uyarınca dava hakkı, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Dikkat: Maddede yer alan “ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 27.12.2012 tarihli, E. 2012/35, K. 2012/203 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 12.07.2013/28705; iptal hükmü 12.01.2014’te yürürlüğe girmiştir). Bu nedenle bugün uygulanacak tek hak düşürücü süre, öğrenmeden itibaren işleyen bir yıllık süredir.
Mirasçılıktan Çıkarma ile Karıştırılmamalı
Evlatlık ilişkisinin kaldırılması ile evlatlığın mirastan yoksun bırakılması/mirasçılıktan çıkarılması farklı şeylerdir. Evlatlık, miras hukuku kuralları çerçevesinde (haklı sebep varsa) mirasçılıktan çıkarılabilir; ancak bu, evlatlık ilişkisini sona erdirmez. İlişki devam eder, sadece miras hakkı etkilenir.
Süre konusunda kritik güncelleme: beş yıllık sınır iptal edildi
Bu konuda uygulamada hâlâ yaygın olarak tekrarlanan bir bilgi vardır: “bir yıl ve her hâlde beş yıl”. Bu bilgi artık doğru değildir ve süre hesabında yapılan en ciddi hatadır.
Maddenin ilk hâli
TMK m. 319 başlangıçta şöyleydi: “Dava hakkı, evlâtlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.”
Anayasa Mahkemesi iptali
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, beş yıllık objektif sınırın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına vararak iptal başvurusunda bulundu. Başvuruda, dava hakkının işlem tarihinden itibaren beş yılla sınırlandırılmasının kanuna aykırı bir ilişkiyi ilelebet sürdürmek anlamına geleceği, bunun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı ve hak arama özgürlüğünün özüne dokunduğu ileri sürüldü.
Anayasa Mahkemesi 27.12.2012 tarihli, E. 2012/35, K. 2012/203 sayılı kararıyla “…ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl…” ibaresini iptal etti. Karar 12.07.2013 tarihli ve 28705 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı; iptal hükmü 12.01.2014 tarihinde yürürlüğe girdi.
Bugünkü hâl
Bugün TMK m. 319 yalnızca şu hükmü taşır: “Dava hakkı, evlâtlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer.” Uygulanacak tek hak düşürücü süre, öğrenmeden itibaren işleyen bir yıllık süredir; evlat edinmenin üzerinden ne kadar zaman geçtiği tek başına dava hakkını düşürmez.
Geçmişe etkisi: kazanılmış hak
Bir ayrıntı önemlidir: iptal kararının yürürlüğünden önce beş yıllık süre dolmuş ve dava hakkı düşmüşse, bu durum maddi kazanılmış hak oluşturur ve sonradan dava açılamaz. Yargıtay, her davanın açıldığı tarihteki fiilî ve hukukî duruma göre görülüp karara bağlanması gerektiğini kabul etmektedir.
Kaldırma sebepleri: yalnızca kuruluştaki sakatlıklar
Evlatlık ilişkisi kural olarak kalıcıdır ve tarafların iradesiyle sona erdirilemez. Kanun yalnızca kuruluş anındaki sakatlıklar için sınırlı bir yol tanır.
TMK m. 317 — rızanın bulunmaması
Yasal sebep bulunmaksızın rızası alınmayan kişilerin istemi üzerine hâkim, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına karar verir. Tipik örnek, küçüğün ana veya babasının rızası alınmadan evlat edinme kararı verilmesidir. Ancak bir sınır vardır: bu durum evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse kaldırma kararı verilmez.
TMK m. 318 — diğer noksanlıklar
Evlatlık ilişkisi esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili kaldırılmasını isteyebilir. Burada da iki sınır vardır: noksanlıklar bu arada ortadan kalkmışsa ya da noksanlık sadece usule ilişkinse ve kaldırma kararı evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse bu yola gidilemez.
Ortak süzgeç: çocuğun üstün yararı
Her iki maddede de aynı fren vardır: kaldırma, evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse dava kabul edilmez. Mahkeme; ilişkinin ne kadar süredir kurulu olduğunu, çocuğun yaşını, mevcut aile bağlarını ve kaldırmanın çocuk üzerindeki etkisini birlikte değerlendirir.
Kaldırma sebebi olmayanlar
“Anlaşmazlık çıktı”, “pişman oldum”, “beni aramıyor”, “bana bakmadı” gibi gerekçeler kaldırma sebebi değildir. Bunlar kuruluştaki bir sakatlığa değil, sonraki ilişkiye ilişkindir; kanun bu tür gerekçelerle evlatlık ilişkisinin sona erdirilmesine imkân tanımaz.
Dava: taraflar, görev ve nitelik
Dava yolu zorunludur
Evlatlık ilişkisi ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir; tarafların anlaşması, noterde düzenlenecek bir belge veya nüfus müdürlüğüne başvuru yeterli değildir. Dava bozucu yenilik doğuran bir davadır ve aile mahkemesinde görülür.
Kim açabilir?
- TMK m. 317 kapsamında: yasal sebep bulunmaksızın rızası alınmayan kişiler.
- TMK m. 318 kapsamında: Cumhuriyet savcısı veya her ilgili. Uygulamada mirasçılar da bu sıfatla dava açabilmektedir.
Sürenin başlangıcı: en çok tartışılan nokta
Bir yıllık süre, evlat edinme tarihinden değil kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlar. Özellikle rıza eksikliği, sahte imza veya eksik araştırma gibi hâllerde davacı sakatlığı çoğu zaman karar tarihinde değil, çok sonra öğrenir. Bu nedenle öğrenme tarihinin somut delillerle ispatlanması gerekir: yazışmalar, tebligatlar, dosya inceleme tarihleri, nüfus kayıt örnekleri, önceki dava dosyaları.
Mirasçılar bakımından öğrenme çoğu zaman veraset ilamının alınmasıyla gerçekleşir; bu tarih dosyaya konulmalıdır.
Süre hak düşürücüdür
Bir yıllık süre zamanaşımı değil hak düşürücü süredir; def’i niteliğinde olmadığından hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Süre geçtikten sonra açılan dava reddedilir ve evlatlık ilişkisi geçerli sayılmaya devam eder.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras hukukuyla kesişme: dört ayrı kurum
Evlatlık ilişkisinin kaldırılması, miras hukukundaki diğer kurumlarla sürekli karıştırılır. Dördü de farklıdır.
1. Evlatlık ilişkisinin kaldırılması (TMK m. 317-319)
Sonuç: Soybağı ortadan kalkar; evlatlık artık evlat edinenin mirasçısı olmaz. Sebep: yalnızca kuruluştaki sakatlıklar. Süre: öğrenmeden itibaren bir yıl.
2. Mirasçılıktan çıkarma — ıskat (TMK m. 510)
Sonuç: Evlatlık ilişkisi devam eder, yalnızca miras hakkı etkilenir. Kim yapar: evlat edinen, sağlığında ve ölüme bağlı bir tasarrufla. Sebep: mirasçının mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi.
3. Mirastan yoksunluk (TMK m. 578)
Sonuç: Mirasçı olamaz ve ölüme bağlı tasarrufla da hak edinemez. Nasıl: kanunda sayılan ağır fiiller nedeniyle kendiliğinden; dava veya tasarruf gerekmez.
4. Mirastan feragat (TMK m. 528)
Sonuç: Feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder. Nasıl: mirasbırakan ile mirasçı arasında, resmî vasiyetname şeklinde yapılan iki taraflı bir sözleşmeyle.
Pratik özet
Evlat edinen, evlatlıkla ilişkisinin bozulması nedeniyle evlatlık ilişkisini kaldıramaz; ancak koşulları varsa mirasçılıktan çıkarma veya mirastan feragat yollarını kullanabilir. Mirasçılar ise ancak kuruluştaki bir sakatlığa dayanarak ve öğrenmeden itibaren bir yıl içinde kaldırma davası açabilir.
Hangi Durumlar Kaldırma Sebebi Değildir?
| Sebep | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Rızanın bulunmaması | Yasal sebep olmaksızın rıza alınmamış | TMK m.317 |
| Diğer noksanlıklar | Kanunî şartlardan biri eksik | TMK m.318 |
| Noksanlık sonradan giderilmiş | Kaldırma istenemez | TMK m.318/1 |
| Ağır olmayan noksanlık | Menfaate aykırıysa kaldırılmaz | TMK m.318/2 |
| Sonradan geçimsizlik | Sebep değildir | — |
| Bakmama, ilgilenmeme | Sebep değildir | — |
| Miras beklentisi | Sebep değildir | — |
Beşinci, altıncı ve yedinci satırlar en sık yaşanan hayal kırıklığını açıklar: evlat edinen ile evlatlık arasındaki sonraki anlaşmazlıklar kaldırma sebebi oluşturmaz.
Dördüncü satır mahkemeye takdir alanı bırakır: TMK m.318/2 uyarınca noksanlık bu arada ortadan kalkmış veya sadece usule ilişkin ise ve kaldırma küçüğün menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse karar verilmez.
Üçüncü satır koruma sağlar: eksiklik sonradan giderilmişse ilişki ayakta kalır.
Bu tablo şu sonuca varır: miras beklentisi nedeniyle evlatlık ilişkisinin kaldırılması istenemez; bu amaç için ayrı kurumlar öngörülmüştür.
Evlatlığın Mirasçılık Konumu
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Evlatlığın mirasçılığı | Altsoy gibi mirasçı olur | TMK m.500 |
| Saklı pay | Altsoy saklı payı | TMK m.506 |
| Evlat edinenin mirasçılığı | Evlatlığa mirasçı olmaz | TMK m.500/2 |
| Öz ailesine mirasçılık | Devam eder | TMK m.500/1 |
| Evlatlığın altsoyu | Aynı hakları taşır | TMK m.500 |
| Kaldırma kararı verilirse | Mirasçılık sona erer | — |
Üçüncü satır tek yönlü bir ilişkiyi gösterir: TMK m.500/2 uyarınca evlat edinen ve hısımları, evlatlığa mirasçı olmazlar.
Yani evlatlık önce ölürse malları evlat edinene değil, kendi altsoyuna ve öz ailesine kalır.
Dördüncü satır sıkça bilinmez: evlatlık, kendi öz ailesindeki mirasçılığını da korur. Bu nedenle iki ayrı terekede mirasçı olabilir.
Birinci ve ikinci satırlar ise mirasçılar arası uyuşmazlığın kaynağıdır: evlatlık altsoy gibi mirasçıdır ve saklı payı bulunur.
Miras Beklentisi İçin Doğru Yol Hangisi?
| Amaç | Doğru kurum | Şartı |
|---|---|---|
| Evlatlığın mirasçılığını sona erdirmek | Mirasçılıktan çıkarma | TMK m.510 sebepleri |
| Saklı payı korumak | Tenkis | TMK m.560 |
| Anlaşmalı çözüm | Mirastan feragat | TMK m.528 |
| Ağır suç işlenmişse | Yoksunluk veya çıkarma | TMK m.578, m.510 |
| Kuruluşta sakatlık varsa | Evlatlığın kaldırılması | TMK m.317-318 |
Birinci satır uygulamadaki asıl yoldur: evlatlıkla ilişki bozulmuşsa izlenecek yol kaldırma davası değil, ölüme bağlı tasarrufla mirasçılıktan çıkarmadır.
TMK m.510 uyarınca mirasçı, mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemişse ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse saklı paylı mirasçı çıkarılabilir.
Ancak çıkarma sebebi tasarrufta açıkça gösterilmelidir; aksi hâlde TMK m.512 uyarınca tasarruf yalnızca tenkise tabi olur.
Üçüncü satır ise en az uyuşmazlık doğuran yoldur: taraflar anlaşabiliyorsa mirastan feragat sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde düzenlenir ve TMK m.528/2 uyarınca ivazlı feragat altsoyu da bağlar.
Dava: Taraflar, Görev ve Süre
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kim dava açabilir | Menfaati bulunanlar | TMK m.319 |
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi | — |
| Süre | 1 yıl | TMK m.319 |
| Başlangıç | Sebebin öğrenilmesinden | TMK m.319 |
| Nitelik | Miras davası değildir | — |
| Karar | İlişki sona erer | — |
Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: dava hakkı, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
Bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece resen dikkate alınır; sebebin ne zaman öğrenildiği dosyada belgelenmelidir.
Beşinci satır ise sıkça karıştırılan noktadır: kaldırma davası bir miras davası değildir; sebepleri kuruluş sakatlıklarıyla sınırlıdır ve miras beklentisiyle açılamaz.
Birinci satır ise dava açabilecekleri belirler: menfaati bulunan kişiler ve ilgili kurumlar talepte bulunabilir.
Kaldırma Kararının Miras Bakımından Sonucu
| Konu | Sonuç |
|---|---|
| Evlatlık ilişkisi | Sona erer |
| Mirasçılık sıfatı | Ortadan kalkar |
| Saklı pay | Doğmaz |
| Öz aileye mirasçılık | Zaten devam ediyordu |
| Ölümden sonra karar | Terekeyi etkiler |
| Yapılmış kazandırmalar | Ayrıca değerlendirilir |
Beşinci satır uygulamada en karmaşık durumdur: miras açıldıktan sonra verilen kaldırma kararı, mirasçılık zincirini geriye dönük olarak etkiler.
Bu hâlde daha önce yapılmış paylaşma işlemleri tartışmalı hâle gelebilir ve iade talepleri gündeme gelir.
Üçüncü satır ise sonucu netleştirir: kaldırma kararıyla evlatlığın saklı payı da ortadan kalkar; tenkis talebi doğmaz.
Altıncı satır ise ayrı bir değerlendirme gerektirir: evlat edinenin sağlığında yaptığı kazandırmalar, kaldırma kararından bağımsız olarak bağışlama hükümlerine tabi olur.
Kurulmanın ve Sonucun Maddeleri: TMK m.314, m.315, m.316 ve 4787 s.K. m.4
Kaldırma sebepleri yalnızca kuruluştaki sakatlıklara dayandığından, bu davanın nasıl kurulacağını anlamak için önce ilişkinin hangi hükümlerle doğduğunu ve hangi sonuçları ürettiğini bilmek gerekir.
İlişkinin doğurduğu sonuç: TMK m.314. Kanun sonucu açıkça yazar: ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer. Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur; evlâtlık küçük ise evlât edinenin soyadını alır, evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlâtlık, evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir. Ayrıca evlâtlığın, miras bırakanı olan öz ana ve babasına mirasçılığı devam eder.
Çift yönlü mirasçılık. Bu son cümle, miras planlamasında en çok gözden kaçan noktadır: evlâtlık hem evlât edinene hem öz ailesine mirasçı olur. Buna karşılık evlât edinen, evlâtlığa mirasçı olmaz; ilişki tek yönlü işler. Kaldırma davasının miras beklentisiyle açılması hâlinde bu asimetri gözetilmelidir.
İlişkinin kurulma biçimi: TMK m.315. Evlât edinme, tarafların anlaşmasıyla değil mahkeme kararıyla doğar: evlât edinme kararı, evlât edinenin oturma yeri; birlikte evlât edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Ayrıca kritik bir güvence vardır: evlât edinme kararının verilmesinden sonra evlât edinenin ölümü, evlât edinmeyi kaldırmaz. Bu nedenle evlât edinenin ölümünden sonra mirasçıların “ilişki zaten sona erdi” savunması sonuç doğurmaz.
Kararın dayandığı araştırma: TMK m.316. Kaldırma davasında dosyanın merkezine oturan hüküm budur: evlât edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir. Araştırmada özellikle evlât edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir.
Bu araştırma neden önemli? Kaldırma sebepleri kuruluştaki noksanlıklara dayandığından, davada ilk incelenecek şey evlât edinme dosyasıdır. Sosyal inceleme raporunun alınıp alınmadığı, tarafların dinlenip dinlenmediği ve rızaların usulüne uygun biçimde toplanıp toplanmadığı, TMK m.318 kapsamındaki “diğer noksanlıklar” iddiasının somut dayanağını oluşturur.
Görevli mahkeme: 4787 s.K. m.4. Aile mahkemeleri, Türk Medenî Kanunu’nun ikinci kitabından — evlenme, boşanma, soybağı, evlât edinme dâhil aile hukukundan — doğan bütün dava ve işlere bakmakla görevlidir. Bu nedenle hem evlât edinme hem de evlâtlık ilişkisinin kaldırılması davası aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar.
İki ayrı usul: HMK m.383. Bir ayrım gözetilmelidir: evlât edinme talebi çekişmesiz yargı işidir ve HMK m.385 uyarınca basit yargılama usulüne tabidir; buna karşılık evlâtlık ilişkisinin kaldırılması bir çekişmeli davadır ve karşı taraf gösterilerek açılır. Dilekçenin başlığı ve taraf gösterimi buna göre kurulmalıdır.
Kararın nüfusa ve belgeye yansıması: TMK m.598. Kaldırma kararı kesinleştiğinde nüfus kaydı düzeltilir ve mirasçılık tablosu değişir. Mirasçılık belgesi bakımından kural şudur: başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren belge verilir ve mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Bu nedenle evlâtlığın yer aldığı eski belge, süre sınırı olmaksızın iptal davasına konu edilebilir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Hakların geçişi | Ana ve babaya ait hak ve yükümlülükler geçer | TMK m.314 |
| Mirasçılık | Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur | TMK m.314 |
| Öz aileye mirasçılık | Devam eder | TMK m.314 |
| Tek yönlülük | Evlât edinen evlâtlığa mirasçı olmaz | TMK m.314 |
| Soyadı | Küçük evlâtlık evlât edinenin soyadını alır | TMK m.314 |
| Kurulma | Mahkeme kararıyla | TMK m.315 |
| Yetkili mahkeme | Evlât edinenin oturma yeri | TMK m.315 |
| Ölümün etkisi | Karardan sonraki ölüm kaldırmaz | TMK m.315 |
| Araştırma | Kapsamlı inceleme, dinleme, uzman görüşü | TMK m.316 |
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi | 4787 s.K. m.4 |
| Evlât edinme talebi | Çekişmesiz yargı; basit usul | HMK m.383 |
| Kaldırma davası | Çekişmeli dava | HMK m.383 |
| Mirasçılık belgesi | Geçersizliği her zaman ileri sürülebilir | TMK m.598 |
Evlat Edinmenin Şartları Neden Önemli?
| Şart | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Bakım ve eğitim | Küçük, en az bir yıl bakılmış olmalı | TMK m.305 |
| Menfaat | Küçüğün yararına olmalı | TMK m.305 |
| Diğer çocukların durumu | Hakkaniyete aykırı olmamalı | TMK m.305 |
| Yaş farkı | En az on sekiz yaş | TMK m.308 |
| Ana ve babanın rızası | Kural olarak gerekir | TMK m.309 |
| Rıza aranmayan hâller | Kanunda sayılı | TMK m.311 |
| Küçüğün rızası | Ayırt etme gücü varsa | TMK m.308 |
Bu şartlar kaldırma davasının konusunu belirler: TMK m.317 ve m.318 uyarınca kaldırma sebepleri yalnızca bu şartlardaki eksikliklerdir.
Beşinci satır en sık dayanılan sebeptir: yasal bir sebep bulunmaksızın ana veya babadan birinin rızası alınmamışsa, rızası alınmayan kişi kaldırma isteyebilir (TMK m.317).
Ancak bu talep de bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir ve süre, sebebin öğrenilmesinden işler.
Birinci ve dördüncü satırlar ise objektif şartlardır ve belgeyle denetlenir; eksiklikleri TMK m.318 kapsamında değerlendirilir.
Tek bakışta: süre, sebepler ve miras hukukuyla kesişme
Bu konudaki en kritik nokta süredir ve pek çok kaynak hâlâ yürürlükten kalkmış bir süreyi yazmaktadır.
| Süre | Durum | Dayanak |
|---|---|---|
| Sebebin öğrenilmesinden bir yıl | Yürürlükte. Hak düşürücüdür; mahkemece re’sen gözetilir | TMK m.319 |
| Evlât edinme işleminden beş yıl | İPTAL EDİLDİ. Artık uygulanmaz | AYM E.2012/35, K.2012/203 (27.12.2012) |
| İptalin yürürlüğü | RG’de 12.07.2013’te yayımlandı, iptal hükmü altı ay sonra — 12.01.2014’te yürürlüğe girdi | 6216 s.K. m.66/3 |
| Kazanılmış hak | İptal yürürlüğe girmeden önce beş yıllık süre dolmuşsa dava hakkı düşmüştür; sonradan diriltilemez | Yargıtay HGK E.2023/2-422, K.2024/370 |
Kaldırma sebepleri yalnızca kuruluştaki sakatlıklardır. Sonradan bozulan ilişki, geçimsizlik veya nankörlük kaldırma sebebi değildir.
| Sebep | Kim dava açabilir? | Dayanak |
|---|---|---|
| Yasal sebep yokken küçüğün altsoyunun veya eşinin rızası alınmamışsa | Rızası alınmayan kişi | TMK m.317 |
| Evlât edinme esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa | Cumhuriyet savcısı veya her ilgili | TMK m.318 |
| Noksanlık bu arada giderilmişse veya yalnız usule ilişkinse | Kaldırma istenemez | TMK m.318 |
| Sonradan ortaya çıkan geçimsizlik, nankörlük, görüşmeme | Kaldırma sebebi değildir | TMK m.317-318 sınırlı sayı |
Uygulamada en sık karıştırılan nokta, bu kurumun mirasla ilgili diğer kurumlarla ilişkisidir. Dördü birbirinden tamamen farklıdır.
| Kurum | Ne yapar? | Kim başvurur? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Evlâtlık ilişkisinin kaldırılması | Soybağını kökten ortadan kaldırır; mirasçılık sıfatı da düşer | Rızası alınmayan kişi, savcı veya her ilgili | TMK m.317-319 |
| Mirasçılıktan çıkarma (ıskat) | Soybağı durur, yalnız saklı pay kaldırılır; ölüme bağlı tasarrufla yapılır | Yalnız mirasbırakan | TMK m.510-513 |
| Mirastan yoksunluk | Kanun gereği kendiliğinden mirasçılık düşer | Kendiliğinden işler | TMK m.578 |
| Mirastan feragat | Mirasçı hakkından kendi iradesiyle vazgeçer | Mirasçı ile mirasbırakan | TMK m.528 |
Not: Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi görür.
Sıkça Sorulan Sorular
Evlâtlık hem öz ailesine hem evlât edinene mirasçı olur mu?
TMK m.314 uyarınca evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur ve miras bırakanı olan öz ana ve babasına mirasçılığı da devam eder. Buna karşılık evlât edinen, evlâtlığa mirasçı olmaz; ilişki bu yönüyle tek yönlü işler.
Evlât edinen vefat ederse evlâtlık ilişkisi sona erer mi?
Hayır. TMK m.315 uyarınca evlât edinme kararının verilmesinden sonra evlât edinenin ölümü, evlât edinmeyi kaldırmaz. Evlât edinme kararı, evlât edinenin oturma yeri; birlikte evlât edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir.
Kaldırma davasında ilk olarak neye bakılır?
TMK m.316 uyarınca evlât edinmeye ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulun kapsamlı biçimde araştırılmasından, tarafların dinlenmesinden ve gerektiğinde uzman görüşü alınmasından sonra karar verilir. Kaldırma sebepleri kuruluştaki noksanlıklara dayandığından ilk incelenecek belge evlât edinme dosyasıdır.
Bu dava hangi mahkemede ve hangi usulle görülür?
4787 s.K. m.4 uyarınca Türk Medenî Kanunu’nun ikinci kitabından doğan dava ve işlere aile mahkemesi bakar; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. HMK m.383 uyarınca evlât edinme talebi çekişmesiz yargı işiyken, evlâtlık ilişkisinin kaldırılması çekişmeli bir davadır.
Eski mirasçılık belgesi nasıl düzeltilir?
TMK m.598 uyarınca mirasçılık belgesi sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir ve belgenin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Kaldırma kararı kesinleştiğinde nüfus kaydı düzeltilir ve evlâtlığın yer aldığı eski belge süre sınırı olmaksızın iptal davasına konu edilebilir.
Evlat edindiğim çocukla ilişkim bozuldu, evlatlığı kaldırabilir miyim?
Hayır. Evlatlık ilişkisi yalnızca kuruluş anındaki sakatlıklar nedeniyle kaldırılabilir. “Anlaşmazlık çıktı” veya “pişman oldum” gibi gerekçeler kaldırma sebebi değildir; koşulları varsa mirasçılıktan çıkarma yolu değerlendirilebilir.
Hangi durumda evlatlık ilişkisi kaldırılır?
TMK m. 317 uyarınca yasal sebep bulunmaksızın rızası alınmayan kişilerin istemi üzerine veya TMK m. 318 uyarınca ilişki esasa ilişkin diğer bir noksanlıkla sakatsa. Her iki hâlde de kaldırma evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse bu yola gidilemez.
Evlatlık ilişkisini kaldırma süresi nedir?
TMK m. 319 uyarınca dava hakkı, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Bu, hak düşürücü bir süredir ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.
“Her hâlde beş yıl” kuralı hâlâ geçerli mi?
Hayır. TMK m. 319’daki “ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 27.12.2012 tarihli, E. 2012/35, K. 2012/203 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 12.07.2013/28705). İptal hükmü 12.01.2014’te yürürlüğe girmiştir.
İptal kararından önce süresi dolmuş davalar ne olur?
İptal kararının yürürlüğünden önce beş yıllık süre dolmuş ve dava hakkı düşmüşse bu durum maddi kazanılmış hak oluşturur. Yargıtay, her davanın açıldığı tarihteki fiilî ve hukukî duruma göre görülüp karara bağlanması gerektiğini kabul etmektedir.
Bir yıllık süre ne zaman başlar?
Evlat edinme tarihinden değil, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlar. Öğrenme tarihinin somut delillerle ispatlanması gerekir; mirasçılar bakımından öğrenme çoğu zaman veraset ilamının alınmasıyla gerçekleşir.
Davayı kim açabilir ve hangi mahkemede görülür?
TMK m. 317 kapsamında rızası alınmayan kişiler; TMK m. 318 kapsamında Cumhuriyet savcısı veya her ilgili dava açabilir. Dava bozucu yenilik doğuran bir dava olup aile mahkemesinde görülür.
Evlatlığı mirastan çıkarabilir miyim?
Koşulları varsa evet, ancak bu evlatlık ilişkisini sona erdirmez. TMK m. 510 uyarınca mirasçılıktan çıkarma, evlat edinenin sağlığında ve ölüme bağlı bir tasarrufla yapması gereken ayrı bir işlemdir.
📚 İlgili Rehberler
📚 İlgili Rehberler
İlişkinin kaldırılması mirasçılığı nasıl etkiler?
Kaldırma kararıyla evlat edinme ilişkisine bağlı mirasçılık sıfatı sona erer. Karar kesinleştiği andan itibaren sonuç doğurur.
Kaldırma kararı geriye etkili midir?
Kural olarak ileriye etkili sonuç doğurur. Geçmişte doğmuş haklar bakımından ayrı değerlendirme yapılır.
Evlatlığın altsoyu bundan etkilenir mi?
Evlat edinme ilişkisine bağlı mirasçılık sona erdiğinden, buna dayanan altsoyun konumu da etkilenir.
Kaldırma davası ile ıskat arasındaki fark nedir?
Kaldırma, evlat edinme ilişkisini sona erdirir. Iskat ise mirasçılık sıfatı devam ederken saklı payın kaldırılmasıdır.
Evlatlık öz ailesine yeniden mirasçı olur mu?
Evlatlığın biyolojik ailesine mirasçılığı zaten devam eder. İlişkinin kaldırılması bu durumu değiştirmez.
Kaldırma kararı nüfusa işlenir mi?
Kesinleşen karar nüfus kayıtlarına bildirilir. Mirasçılık işlemlerinde bu kayıt esas alınır.


