Evlatlık İlişkisi Sonradan Kaldırılabilir mi? (TMK 317-319)
28 Haziran 2026

Evlatlık İlişkisi Sonradan Kaldırılabilir mi? (TMK 317-319)

Evlat edinme, mahkeme kararıyla kurulan ve soybağına benzer sonuçlar doğuran kalıcı bir ilişkidir. Peki bu ilişki sonradan kaldırılabilir mi? Bu yazıda evlatlık ilişkisinin hangi sınırlı hallerde kaldırılabileceğini açıklıyoruz.

Evlatlık İlişkisi Kalıcı mıdır?

Evet, kural olarak kalıcıdır. Türk Medeni Kanunu, evlatlık ilişkisini kan bağına dayanan soybağına benzetmiştir. Nasıl ki kan bağına dayanan anne-baba-çocuk ilişkisi tarafların isteğiyle sona erdirilemezse, geçerli kurulmuş evlatlık ilişkisi de kural olarak sona erdirilemez. Yani “anlaşmazlık çıktı” veya “pişman oldum” gibi gerekçelerle evlatlık ilişkisi kaldırılamaz.

Hangi Hallerde Kaldırılabilir?

Evlatlık ilişkisi yalnızca kuruluşundaki eksiklikler nedeniyle ve sınırlı sayıda halde kaldırılabilir (TMK 317-318):

  • Rıza eksikliği (TMK 317): Yasal sebep olmaksızın, rızası alınması gereken bir kişinin (örneğin küçüğün ana-babasının) rızası alınmadan evlat edinme yapılmışsa. Ancak küçüğün menfaati ağır biçimde zedelenecekse bu yola gidilemez.
  • Esasa ilişkin noksanlık (TMK 318): Evlat edinme, esasa ilişkin diğer bir noksanlıkla sakatsa. Bu durumda Cumhuriyet savcısı veya her ilgili kaldırma talep edebilir. Noksanlık sonradan giderilmişse veya sadece usule ilişkinse ve kaldırma evlatlığın menfaatini ağır zedeleyecekse bu yola gidilemez.

Dava ve Süre (TMK 319)

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması ancak dava yoluyla olur; bu, bozucu yenilik doğuran bir davadır ve aile mahkemesinde görülür. Dava açma süresi sınırlıdır: TMK m. 319 uyarınca dava hakkı, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Dikkat: Maddede yer alan “ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 27.12.2012 tarihli, E. 2012/35, K. 2012/203 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 12.07.2013/28705; iptal hükmü 12.01.2014’te yürürlüğe girmiştir). Bu nedenle bugün uygulanacak tek hak düşürücü süre, öğrenmeden itibaren işleyen bir yıllık süredir.

Mirasçılıktan Çıkarma ile Karıştırılmamalı

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması ile evlatlığın mirastan yoksun bırakılması/mirasçılıktan çıkarılması farklı şeylerdir. Evlatlık, miras hukuku kuralları çerçevesinde (haklı sebep varsa) mirasçılıktan çıkarılabilir; ancak bu, evlatlık ilişkisini sona erdirmez. İlişki devam eder, sadece miras hakkı etkilenir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Süre konusunda kritik güncelleme: beş yıllık sınır iptal edildi

Bu konuda uygulamada hâlâ yaygın olarak tekrarlanan bir bilgi vardır: “bir yıl ve her hâlde beş yıl”. Bu bilgi artık doğru değildir ve süre hesabında yapılan en ciddi hatadır.

Maddenin ilk hâli

TMK m. 319 başlangıçta şöyleydi: “Dava hakkı, evlâtlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.”

Anayasa Mahkemesi iptali

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, beş yıllık objektif sınırın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına vararak iptal başvurusunda bulundu. Başvuruda, dava hakkının işlem tarihinden itibaren beş yılla sınırlandırılmasının kanuna aykırı bir ilişkiyi ilelebet sürdürmek anlamına geleceği, bunun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı ve hak arama özgürlüğünün özüne dokunduğu ileri sürüldü.

Anayasa Mahkemesi 27.12.2012 tarihli, E. 2012/35, K. 2012/203 sayılı kararıyla “…ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl…” ibaresini iptal etti. Karar 12.07.2013 tarihli ve 28705 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı; iptal hükmü 12.01.2014 tarihinde yürürlüğe girdi.

Bugünkü hâl

Bugün TMK m. 319 yalnızca şu hükmü taşır: “Dava hakkı, evlâtlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer.” Uygulanacak tek hak düşürücü süre, öğrenmeden itibaren işleyen bir yıllık süredir; evlat edinmenin üzerinden ne kadar zaman geçtiği tek başına dava hakkını düşürmez.

Geçmişe etkisi: kazanılmış hak

Bir ayrıntı önemlidir: iptal kararının yürürlüğünden önce beş yıllık süre dolmuş ve dava hakkı düşmüşse, bu durum maddi kazanılmış hak oluşturur ve sonradan dava açılamaz. Yargıtay, her davanın açıldığı tarihteki fiilî ve hukukî duruma göre görülüp karara bağlanması gerektiğini kabul etmektedir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Kaldırma sebepleri: yalnızca kuruluştaki sakatlıklar

Evlatlık ilişkisi kural olarak kalıcıdır ve tarafların iradesiyle sona erdirilemez. Kanun yalnızca kuruluş anındaki sakatlıklar için sınırlı bir yol tanır.

TMK m. 317 — rızanın bulunmaması

Yasal sebep bulunmaksızın rızası alınmayan kişilerin istemi üzerine hâkim, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına karar verir. Tipik örnek, küçüğün ana veya babasının rızası alınmadan evlat edinme kararı verilmesidir. Ancak bir sınır vardır: bu durum evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse kaldırma kararı verilmez.

TMK m. 318 — diğer noksanlıklar

Evlatlık ilişkisi esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili kaldırılmasını isteyebilir. Burada da iki sınır vardır: noksanlıklar bu arada ortadan kalkmışsa ya da noksanlık sadece usule ilişkinse ve kaldırma kararı evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse bu yola gidilemez.

Ortak süzgeç: çocuğun üstün yararı

Her iki maddede de aynı fren vardır: kaldırma, evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse dava kabul edilmez. Mahkeme; ilişkinin ne kadar süredir kurulu olduğunu, çocuğun yaşını, mevcut aile bağlarını ve kaldırmanın çocuk üzerindeki etkisini birlikte değerlendirir.

Kaldırma sebebi olmayanlar

“Anlaşmazlık çıktı”, “pişman oldum”, “beni aramıyor”, “bana bakmadı” gibi gerekçeler kaldırma sebebi değildir. Bunlar kuruluştaki bir sakatlığa değil, sonraki ilişkiye ilişkindir; kanun bu tür gerekçelerle evlatlık ilişkisinin sona erdirilmesine imkân tanımaz.

Dava: taraflar, görev ve nitelik

Dava yolu zorunludur

Evlatlık ilişkisi ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir; tarafların anlaşması, noterde düzenlenecek bir belge veya nüfus müdürlüğüne başvuru yeterli değildir. Dava bozucu yenilik doğuran bir davadır ve aile mahkemesinde görülür.

Kim açabilir?

  • TMK m. 317 kapsamında: yasal sebep bulunmaksızın rızası alınmayan kişiler.
  • TMK m. 318 kapsamında: Cumhuriyet savcısı veya her ilgili. Uygulamada mirasçılar da bu sıfatla dava açabilmektedir.

Sürenin başlangıcı: en çok tartışılan nokta

Bir yıllık süre, evlat edinme tarihinden değil kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlar. Özellikle rıza eksikliği, sahte imza veya eksik araştırma gibi hâllerde davacı sakatlığı çoğu zaman karar tarihinde değil, çok sonra öğrenir. Bu nedenle öğrenme tarihinin somut delillerle ispatlanması gerekir: yazışmalar, tebligatlar, dosya inceleme tarihleri, nüfus kayıt örnekleri, önceki dava dosyaları.

Mirasçılar bakımından öğrenme çoğu zaman veraset ilamının alınmasıyla gerçekleşir; bu tarih dosyaya konulmalıdır.

Süre hak düşürücüdür

Bir yıllık süre zamanaşımı değil hak düşürücü süredir; def’i niteliğinde olmadığından hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Süre geçtikten sonra açılan dava reddedilir ve evlatlık ilişkisi geçerli sayılmaya devam eder.

Dosyanız için değerlendirme mi istiyorsunuz? Somut durumunuzu inceleyip izlenecek yolu birlikte belirlemek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Miras Hukuku Yazıları

Miras hukukuyla kesişme: dört ayrı kurum

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması, miras hukukundaki diğer kurumlarla sürekli karıştırılır. Dördü de farklıdır.

1. Evlatlık ilişkisinin kaldırılması (TMK m. 317-319)

Sonuç: Soybağı ortadan kalkar; evlatlık artık evlat edinenin mirasçısı olmaz. Sebep: yalnızca kuruluştaki sakatlıklar. Süre: öğrenmeden itibaren bir yıl.

2. Mirasçılıktan çıkarma — ıskat (TMK m. 510)

Sonuç: Evlatlık ilişkisi devam eder, yalnızca miras hakkı etkilenir. Kim yapar: evlat edinen, sağlığında ve ölüme bağlı bir tasarrufla. Sebep: mirasçının mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi.

3. Mirastan yoksunluk (TMK m. 578)

Sonuç: Mirasçı olamaz ve ölüme bağlı tasarrufla da hak edinemez. Nasıl: kanunda sayılan ağır fiiller nedeniyle kendiliğinden; dava veya tasarruf gerekmez.

4. Mirastan feragat (TMK m. 528)

Sonuç: Feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder. Nasıl: mirasbırakan ile mirasçı arasında, resmî vasiyetname şeklinde yapılan iki taraflı bir sözleşmeyle.

Pratik özet

Evlat edinen, evlatlıkla ilişkisinin bozulması nedeniyle evlatlık ilişkisini kaldıramaz; ancak koşulları varsa mirasçılıktan çıkarma veya mirastan feragat yollarını kullanabilir. Mirasçılar ise ancak kuruluştaki bir sakatlığa dayanarak ve öğrenmeden itibaren bir yıl içinde kaldırma davası açabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlat edindiğim çocukla ilişkim bozuldu, evlatlığı kaldırabilir miyim?

Hayır. Evlatlık ilişkisi yalnızca kuruluş anındaki sakatlıklar nedeniyle kaldırılabilir. “Anlaşmazlık çıktı” veya “pişman oldum” gibi gerekçeler kaldırma sebebi değildir; koşulları varsa mirasçılıktan çıkarma yolu değerlendirilebilir.

Hangi durumda evlatlık ilişkisi kaldırılır?

TMK m. 317 uyarınca yasal sebep bulunmaksızın rızası alınmayan kişilerin istemi üzerine veya TMK m. 318 uyarınca ilişki esasa ilişkin diğer bir noksanlıkla sakatsa. Her iki hâlde de kaldırma evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse bu yola gidilemez.

Evlatlık ilişkisini kaldırma süresi nedir?

TMK m. 319 uyarınca dava hakkı, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Bu, hak düşürücü bir süredir ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.

“Her hâlde beş yıl” kuralı hâlâ geçerli mi?

Hayır. TMK m. 319’daki “ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 27.12.2012 tarihli, E. 2012/35, K. 2012/203 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 12.07.2013/28705). İptal hükmü 12.01.2014’te yürürlüğe girmiştir.

İptal kararından önce süresi dolmuş davalar ne olur?

İptal kararının yürürlüğünden önce beş yıllık süre dolmuş ve dava hakkı düşmüşse bu durum maddi kazanılmış hak oluşturur. Yargıtay, her davanın açıldığı tarihteki fiilî ve hukukî duruma göre görülüp karara bağlanması gerektiğini kabul etmektedir.

Bir yıllık süre ne zaman başlar?

Evlat edinme tarihinden değil, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlar. Öğrenme tarihinin somut delillerle ispatlanması gerekir; mirasçılar bakımından öğrenme çoğu zaman veraset ilamının alınmasıyla gerçekleşir.

Davayı kim açabilir ve hangi mahkemede görülür?

TMK m. 317 kapsamında rızası alınmayan kişiler; TMK m. 318 kapsamında Cumhuriyet savcısı veya her ilgili dava açabilir. Dava bozucu yenilik doğuran bir dava olup aile mahkemesinde görülür.

Evlatlığı mirastan çıkarabilir miyim?

Koşulları varsa evet, ancak bu evlatlık ilişkisini sona erdirmez. TMK m. 510 uyarınca mirasçılıktan çıkarma, evlat edinenin sağlığında ve ölüme bağlı bir tasarrufla yapması gereken ayrı bir işlemdir.

Post by Av. Fatma Öztürk