“Mirasçı, Miras Bırakanı Öldürdü” – Mirastan Yoksunluk
25 Temmuz 2026

“Mirasçı, Miras Bırakanı Öldürdü” – Mirastan Yoksunluk

Ne yaşandı?

Bir kişi, miras bırakanın ölümüne kasten sebep olmuş ya da ona/yakınlarına karşı ağır bir suç işlemiştir; buna rağmen mirastan pay almak istemektedir. Yoksunluk kendiliğinden doğar ancak sonuçları yalnızca yoksun kalan kişiyi etkiler. Rehber, yoksunluk sebeplerini, affın etkisini ve altsoyun konumunu ele alıyor.

Bu durumda ne yapmalısınız?

  • Yoksunluğu bilin: TMK m.578’e göre, miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden, onu ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getiren ya da tasarrufunu hileyle engelleyen kişi mirastan yoksun kalır.
  • Kendiliğinden işlediğini bilin: Yoksunluk kural olarak kendiliğinden işler; ayrıca her durumda ceza mahkûmiyeti şartı aranmayabilir.
  • Altsoya etkisini görün: Yoksun kişinin payı, kendisi mirasçı değilmiş gibi onun altsoyuna geçebilir.
  • Affı değerlendirin: Miras bırakanın affı, yoksunluğu ortadan kaldırabilir.
  • Dava yolunu değerlendirin: Yoksunluğun tespiti ve buna dayalı talepler için dava yolunu değerlendirin.

Miras bırakanı öldüren veya ona ağır biçimde kasteden kişi kural olarak mirastan yoksun kalır. Bu, hukukun temel adalet anlayışının bir gereğidir.

Dört sebep, sınırlı sayıda — genişletilemez

TMK m.578 mirastan yoksunluk sebeplerini tahdidi (sınırlı) olarak saymıştır. Listede yer almayan bir davranış, ne kadar ağır olursa olsun kendiliğinden yoksunluk doğurmaz. Madde şu kişilerin mirasçı olamayacağı gibi ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemeyeceklerini düzenler:

  • Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler,
  • Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler,
  • Mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler,
  • Mirasbırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda ölüme bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıranlar veya bozanlar.

Yoksunluğun sonucu iki yönlüdür: kişi hem yasal mirasçı olamaz hem de vasiyetname veya miras sözleşmesiyle kendisine bırakılan hakları edinemez. Saklı paylı mirasçı olsa dahi saklı pay talep edemez.

Yargıtay uygulamasında, mirasbırakanı kasten öldürmeye azmettiren kişinin de mirasçı olamayacağı kabul edilmektedir; sebep yalnızca bizzat fiili işleyenle sınırlı görülmemektedir.

Kast ve hukuka aykırılık: iki şart birlikte aranır

Maddenin metnindeki “kasten ve hukuka aykırı olarak” ibaresi süs değildir; iki ayrı süzgeçtir ve ikisi birlikte gerçekleşmedikçe yoksunluk doğmaz.

Taksir yeterli değildir. Bir mirasçı dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu — örneğin bir trafik kazasında — mirasbırakanın ölümüne sebep olursa, taksirle öldürmeden ceza alsa bile mirastan yoksun kalmaz. Kanun burada bilinçli bir yönelim arar.

Hukuka uygunluk sebepleri yoksunluğu ortadan kaldırır. Kendisine yönelen saldırıyı savuşturmak için meşru müdafaa sınırları içinde hareket eden mirasçı, sonuçta ölüm meydana gelse dahi mirastan yoksun sayılmaz. Eylemin hukuka aykırı olması şarttır.

Olası kast tartışmalıdır. Öğretide ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına yansıyan görüşlerde, sonucu öngörüp kabullenmek anlamına gelen olası kastın da yoksunluk sebebi sayılması gerektiği savunulmaktadır. Belirleyici ölçüt, ölüm neticesinin fail tarafından istenmiş ya da göze alınmış olmasıdır. Somut olayda ceza dosyasındaki kast nitelendirmesi, hukuk davasının seyrini doğrudan etkiler.

Bu yüzden uygulamada ceza davası ile hukuk davası arasındaki ilişki kritik hâle gelir: fiilin kasten ve hukuka aykırı olarak işlenip işlenmediği ceza yargılamasında belirleneceğinden, hukuk mahkemesinin ceza dosyasının sonucunu beklemesi olağandır.

Yoksunluk kişiseldir: çocukları etkilemez

Bu, ailelerin en çok yanıldığı noktadır. “Amcam babamı öldürdü, artık o kol mirastan tamamen çıktı” düşüncesi hukuken yanlıştır.

TMK m.579 uyarınca mirastan yoksunluk yalnız yoksun olanı etkiler. Mirastan yoksun olanın altsoyu, mirasbırakandan önce ölen kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur. Yani yoksun kalan kişi hukuken “ölmüş gibi” kabul edilir ve payı kendi çocuklarına halefiyet yoluyla geçer.

Eylemin kime karşı işlendiği de sınırı belirler: kişi yalnızca eylemi yönelttiği mirasbırakan bakımından mirasçılığını kaybeder. Aynı kişi, başka bir yakınının mirasında mirasçı olmaya devam eder.

Mahkeme kararı gerekmez. TMK m.578’deki sebeplerden biri gerçekleştiğinde kişi, ayrıca bir beyan veya işleme gerek kalmaksızın mirasçılık sıfatını yitirir; yoksunluk kendiliğinden sonuç doğurur. Buna karşılık uyuşmazlık çıktığında durumun tespiti için dava açılması gerekebilir.

Ayrıca mirastan yoksun olmak, o kişinin mirasçılık belgesi (veraset ilamı) istemesine engel değildir. Mirasçılık belgesinde payların gösterilmesi ve yoksunluk sebebiyle yoksun olanın payının kime kalacağının belirtilmesi suretiyle belge düzenlenir. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda sulh hukuk mahkemesi görevlidir.

Af, mirasçılıktan çıkarma ve aradaki fark

Af yoksunluğu ortadan kaldırır. TMK m.578’in son fıkrasına göre mirastan yoksunluk, mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar. Af, mirasbırakanın sağlığında ve yoksunluk sebebini bilerek yapılmalıdır. Af beyanı açık olabileceği gibi zımnî de olabilir; ancak affedici iradenin duraksamaya yer bırakmayacak bir tutumla ortaya konması aranır. Affın geçerliliği için mirasbırakanın iradesinin sakatlanmamış olması gerekir — zorlama veya korkutma altında verilen af sonuç doğurmaz.

Yoksunluk ile mirasçılıktan çıkarma karıştırılmamalıdır. İkisi ayrı kurumlardır:

  • Mirastan yoksunluk kanundan doğar, sebepleri m.578’de sınırlı sayıdadır, kendiliğinden işler ve mirasbırakanın bir işlem yapmasını gerektirmez.
  • Mirasçılıktan çıkarma ise mirasbırakanın iradesine dayanır; ölüme bağlı tasarrufla yapılır ve sebebinin tasarrufta gösterilmesi gerekir.

Bu ayrımın pratik bir sonucu vardır: m.578’deki fiilleri işleyen mirasçı affedilmiş olsa bile, mirasbırakan dilerse ayrıca mirasçılıktan çıkarma yoluna başvurabilir. Af yoksunluğu kaldırır, ancak mirasbırakanın iradi tasarruf hakkını tüketmez.

Uyuşmazlık hâlinde hazırlanacak dosyada ceza mahkemesi kararı ve kesinleşme şerhi, nüfus kayıtları, varsa affa ilişkin yazılı beyan veya tanık delilleri ile mirasçılık belgesi birlikte sunulmalıdır.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Ceza Davası ile Miras Davasının İlişkisi

Yoksunluk iddiası çoğu zaman devam eden bir ceza dosyasıyla birlikte gündeme gelir. İki süreç birbirini nasıl etkiler?

DurumMiras davasına etkisi
Ceza davası sürüyorBekletici mesele yapılması gündeme gelebilir
MahkûmiyetKast ve hukuka aykırılık bakımından güçlü delil oluşturur
Meşru savunmaHukuka aykırılık unsuru bulunmadığından yoksunluk doğmaz
Taksirle ölümKast aranan sebeplerde yoksunluk gündeme gelmez
Ceza ehliyetsizliğiAkıl hastalığı gibi hâller ayrıca değerlendirilir
Ölüm veya zamanaşımıCeza davası düşse dahi, hukuk hâkimi bağımsız değerlendirme yapabilir

Son satır sık yanlış anlaşılır. Ceza davasının zamanaşımı veya failin ölümü nedeniyle düşmesi, yoksunluk iddiasının otomatik olarak reddedilmesi sonucunu doğurmaz. Hukuk hâkimi, kast ve hukuka aykırılık unsurlarını kendi dosyasındaki delillere göre değerlendirebilir. Bu nedenle ceza dosyası düşmüş olsa bile; iddianame, otopsi raporu, tanık beyanları ve olay yeri tutanakları miras dosyasına celbedilerek sunulmalıdır.

Yoksunluk Nasıl İleri Sürülür?

Yoksunluk kendiliğinden dikkate alınabilen bir durumdur; ancak fiilen ileri sürülmesi gerekir.

  1. Mirasçılık belgesi. Belge alınırken durum bildirilmeli; verilmiş belgenin iptali istenebilir.
  2. Tespit davası. Yoksunluğun tespiti bağımsız olarak istenebilir.
  3. Def’i olarak. Yoksun kişinin açtığı davada savunma olarak ileri sürülebilir.
  4. Paylaşımda. Ortaklığın giderilmesi davasında da gündeme getirilebilir.
  5. Tedbir. Terekedeki malların devrini önlemek için koruma önlemi istenmelidir.

Birinci madde en pratik yoldur. Yoksun kişi adına düzenlenmiş bir mirasçılık belgesi, tapu ve banka işlemlerinin dayanağı hâline gelir. Bu belgenin iptali istenmeden yapılacak diğer girişimler yavaş kalır. Bu nedenle önce mirasçılık belgesinin iptali talep edilmeli, aynı dilekçede ihtiyati tedbir istenerek terekedeki taşınmazların devri engellenmelidir.

Yoksunluğun Sonuçları ve Halefiyet

Yoksun kalan kişinin payına ne olacağı, çoğu zaman merak edilen asıl konudur.

KonuSonuç
KişisellikYoksunluk yalnızca o kişiyi etkiler
AltsoyYoksun kişinin çocukları, o kişi ölmüş gibi mirasçı olur
Vasiyetle kazandırmaYoksun kişi ölüme bağlı tasarrufla da hak edinemez
Saklı paySaklı paylı mirasçı olsa dahi talep edemez
AfMiras bırakanın affı yoksunluğu ortadan kaldırır

İkinci satır aile içi dosyalarda dengeyi değiştirir. Yoksun kalan mirasçının payı, diğer mirasçılara eşit olarak dağılmaz; o kişinin altsoyu varsa pay onlara geçer. Yani bir torun, babası yoksun kalsa dahi dedesinin mirasından pay alabilir. Bu nedenle yoksunluk iddiası ileri sürülürken; sonucun kimin lehine doğacağı önceden hesaplanmalı ve beklenti buna göre kurulmalıdır.

Mirasçılıktan çıkarma ile karıştırılmamalıdır: çıkarma, miras bırakanın iradesiyle ve ölüme bağlı tasarrufla yapılır; yoksunluk ise kanunda sayılan hâllerde kendiliğinden doğar. Çıkarmada sebebin tasarrufta gösterilmesi ve ispatlanması gerekir; gösterilmemişse çıkarma geçersiz sayılabilir.

Vasiyetnamenin geçersizliği iddiası ve süreler için vasiyetnamenin iptali rehberimize, terekedeki malı elinde tutana karşı açılacak dava için miras sebebiyle istihkak rehberimize bakabilirsiniz.

Miras dosyanızda süre kaçırmaktan endişe ediyor musunuz?

Hukukçular Evi Ankara — terekenizin durumunu değerlendirmek için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Yoksunluk İddiasında Delil Hazırlığı

DelilNeyi gösterir
Ceza dosyası ve kararıFiilin işlendiği
Otopsi ve adli raporlarÖlüm sebebi
Tanık beyanlarıOlay ve saik
YazışmalarKast unsuru
Sağlık kayıtlarıİkinci sebep bakımından
Vasiyetname dosyasıÜçüncü ve dördüncü sebep

Birinci satır en güçlü delildir ancak zorunlu değildir: yoksunluk için ceza mahkûmiyeti şart olmadığından, ceza dosyası bulunmasa dahi fiilin varlığı hukuk mahkemesinde ispatlanabilir.

Dördüncü satır kast unsurunu ilgilendirir: TMK m.578 her sebepte fiilin kasten işlenmiş olmasını arar. Taksirle işlenen fiiller yoksunluk doğurmaz.

Altıncı satır ise üçüncü ve dördüncü sebeplerde kullanılır: vasiyetnamenin gizlendiği, yok edildiği veya zorlama ile yaptırıldığı iddiaları sulh hukuk dosyasındaki belgelerle desteklenir.

Yoksunluk ile Diğer Kurumların Karşılaştırması

KurumKim harekete geçirirSonuçDayanak
Mirastan yoksunlukKanun; mirasçılar ileri sürerMirasçı olamazTMK m.578
Mirasçılıktan çıkarmaMirasbırakanSaklı pay dâhil kaybederTMK m.510
Mirastan feragatMirasçının kendisiSözleşmeyle vazgeçerTMK m.528
Mirasın reddiMirasçının kendisiÖlümden sonra vazgeçerTMK m.605

İlk iki satır arasındaki fark en sık karıştırılanıdır: yoksunluk kanundan doğar ve mirasbırakanın bir işlem yapmasına gerek yoktur; çıkarma ise ölüme bağlı tasarrufla yapılır ve sebebinin tasarrufta gösterilmesi gerekir.

Üçüncü ve dördüncü satırlar ise mirasçının kendi iradesiyle gerçekleşir. Feragat muris hayattayken sözleşmeyle, ret ise ölümden sonra tek taraflı beyanla yapılır.

Dördü de aynı sonuca varır: kişi terekeden pay almaz. Ancak sebepleri, usulleri ve süreleri birbirinden tümüyle farklıdır.

Yoksunluk Sebepleri Sınırlı Sayıdadır

#SebepDayanak
1Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı öldürmek veya buna teşebbüsTMK m.578/1
2Mirasbırakanı tasarruf yapamayacak duruma getirmekTMK m.578/2
3Tasarrufu yapmasını veya dönmesini engellemekTMK m.578/3
4Tasarrufu ortadan kaldırmak veya bozmakTMK m.578/4
NitelikSınırlı sayı; genişletilemez
UygulamaKendiliğindenDava gerekmez
AfYoksunluğu ortadan kaldırırTMK m.578/son

Beşinci satır bu kurumun temel özelliğidir: yoksunluk sebepleri kanunda sayılanlarla sınırlıdır ve kıyas yoluyla genişletilemez.

Bakmama, ilgilenmeme veya kötü davranma gibi hâller yoksunluk sebebi değildir; bunlar ancak TMK m.510 uyarınca mirastan çıkarma konusu olabilir.

Altıncı satır ise usulî bir kolaylıktır: yoksunluk kendiliğinden gerçekleşir, ayrıca bir dava açılması gerekmez.

Yedinci satır ise en önemli istisnadır: TMK m.578’in son fıkrası uyarınca mirasbırakanın affetmesiyle yoksunluk ortadan kalkar.

Kast ve Hukuka Aykırılık Birlikte Aranır

DurumYoksunlukNeden
Kasten öldürmeVarİki şart birlikte
Öldürmeye teşebbüsVarTMK m.578/1
Taksirle ölüme sebebiyetYokKast yok
Meşru savunmaYokHukuka aykırılık yok
Zorunluluk hâliYokHukuka aykırılık yok
Trafik kazasıYokKast yok
Ayırt etme gücü yoksaDeğerlendirilir

Üçüncü ve altıncı satırlar en sık karşılaşılan yanılgıyı düzeltir: taksirle işlenen fiiller yoksunluk doğurmaz.

Trafik kazasında ölüme sebebiyet veren mirasçı, ceza almış olsa dahi mirasçılık sıfatını korur.

Dördüncü ve beşinci satırlar ise ikinci şartı gösterir: fiil hukuka uygun ise yoksunluk doğmaz.

Meşru savunma sınırları içinde gerçekleşen bir ölüm, mirasçılığı sona erdirmez.

Yoksunluk Kişiseldir: Altsoyu Etkilemez

KonuKuralDayanak
Yoksun mirasçıPay alamazTMK m.578
AltsoyuPay alırTMK m.579
Nasıl“Mirasbırakandan önce ölmüş gibi”TMK m.579
Vasiyet alacaklısıYoksunluk uygulanırTMK m.578
Yoksunluk kapsamıYalnız o kişi
Saklı payAltsoy için korunurTMK m.506
Af hâlindeYoksunluk kalkarTMK m.578/son

İkinci ve üçüncü satırlar bu kurumun en insani yönüdür: TMK m.579 uyarınca yoksun kişinin altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.

Yani babası mirasbırakanı öldüren torun, dedesinin mirasından payını alır.

Beşinci satır bunun genel ilkesidir: yoksunluk yalnızca fiili işleyen kişiye özgüdür ve ailesine sirayet etmez.

Dördüncü satır ise kapsamı genişletir: yoksunluk yalnızca yasal mirasçılara değil, vasiyet alacaklılarına da uygulanır.

Ceza Yargılamasının Etkisi

KonuKural
Ceza mahkûmiyetiGüçlü delil
Şart mıZorunlu değil
Hukuk hâkimiKendi değerlendirmesini yapar
Maddi olgu tespitiBağlayıcı olabilir
BeraatOtomatik sonuç doğurmaz
Ceza zamanaşımıYoksunluğu etkilemez
Fail ölmüşseYoksunluk yine tartışılır

İkinci ve üçüncü satırlar bu kurumun bağımsızlığını gösterir: yoksunluk için ceza mahkûmiyeti şart değildir.

Hukuk hâkimi, fiilin kasten ve hukuka aykırı biçimde işlendiğini kendi değerlendirmesiyle saptayabilir.

Beşinci satır tersini de doğrular: ceza davasında beraat kararı verilmesi tek başına yoksunluğu ortadan kaldırmaz.

Altıncı satır süre bakımından önemlidir: ceza zamanaşımının dolması, miras hukukundaki yoksunluk sonucunu etkilemez.

Hangi Talep Hangi Yolla İleri Sürülür?

YolİçerikDayanak
Mirasçılık belgesine itirazBelgede yer almasınTMK m.598/3
Belgenin iptaliSüresizTMK m.598/3
Terekeden pay almakİstihkak davasıTMK m.637
İstihkak süresi10 yıl / 20 yılTMK m.639
Paylaşma davasındaDef’i olarak
TedbirDevri engeller
Görevli mahkemeSulh veya asliyeTalebe göre

İkinci satır süresiz bir imkândır: mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir ve hak düşürücü süreye tabi değildir.

Ancak üçüncü satır sınırı gösterir: belgenin iptali tek başına malın iadesini sağlamaz; terekeden fiilen pay almak için istihkak talebi gerekir.

Dördüncü satır bu talebin süresini verir: iyiniyetli davalıya karşı on yıl, kötüniyetli davalıya karşı yirmi yıl.

Altıncı satır sonucun uygulanabilmesi içindir: yoksun mirasçı adına tescil edilmiş taşınmaz yargılama sırasında devredilebilir.

Çıkarma ve Ret ile Yan Yana

ÖlçütYoksunlukMirastan çıkarmaRet
DayanakTMK m.578TMK m.510TMK m.605
Kim başlatırKanunMirasbırakanMirasçı
İşlem gerekir miKendiliğindenÖlüme bağlı tasarrufBeyan
SebepSınırlı sayıAğır suç veya yükümlülük ihlaliSerbest
İspat yüküİddia edenÇıkarmadan yararlanan
AltsoyPay alırPay alırSonraki dereceye
Ortadan kalkmaAf ileAf ileGeri alınamaz

İkinci ve üçüncü satırlar en temel farkı gösterir: yoksunluk kanun gereği kendiliğinden doğarken, mirastan çıkarma mirasbırakanın iradesine bağlıdır.

Beşinci satır ispat yükünü ayırır: TMK m.512/2 uyarınca mirastan çıkarmada ispat yükü çıkarmadan yararlanan taraftadır.

Yoksunlukta ise iddiada bulunan taraf fiili ispatlamak zorundadır.

Altıncı satır ortak noktadır: her iki hâlde de TMK m.511/2 ve m.579 uyarınca ilgili kişinin altsoyu payını alır.

Sıkça Sorulan Sorular

Mirasbırakanı öldüren kişi kesin olarak mirastan çıkar mı?

TMK m.578/1 uyarınca mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden kişi mirasçı olamaz ve ölüme bağlı tasarrufla da hak edinemez. Ancak fiilin kasten ve hukuka aykırı işlenmiş olması şarttır; taksirle öldürme veya meşru müdafaa gibi hukuka uygunluk hâlleri yoksunluk doğurmaz.

Yoksun kalan kişinin çocukları da mirastan çıkar mı?

Hayır. TMK m.579’a göre yoksunluk yalnız yoksun olanı etkiler. Mirastan yoksun olanın altsoyu, mirasbırakandan önce ölen kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur; yani pay çocuklara halefiyet yoluyla geçer.

Yoksunluk için ayrıca dava açmak gerekir mi?

Yoksunluk kendiliğinden sonuç doğurur; ayrıca bir mahkeme kararına gerek yoktur. Ancak taraflar arasında uyuşmazlık varsa durumun tespiti için dava açılması gerekebilir. Mirasçılık belgesinde de yoksun olanın payının kime kalacağı gösterilerek düzenleme yapılır.

Trafik kazasında babasının ölümüne sebep olan çocuk mirastan yoksun kalır mı?

Kural olarak hayır. TMK m.578 kastı arar; taksirle öldürme hâlinde ceza sorumluluğu doğsa bile mirastan yoksunluk hükümleri uygulanmaz. Olası kastın bulunduğu hâller ise tartışmalı olup ceza dosyasındaki nitelendirmeye göre değerlendirilir.

Mirasbırakan affederse yoksunluk kalkar mı?

Evet. TMK m.578’in son fıkrasına göre mirastan yoksunluk mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar. Affın mirasbırakanın sağlığında, sebebi bilerek ve iradesi sakatlanmadan yapılmış olması gerekir. Af açık veya zımnî olabilir.

Mirastan yoksunluk ile mirasçılıktan çıkarma aynı şey mi?

Hayır. Yoksunluk doğrudan kanundan doğar, sebepleri TMK m.578’de sınırlı sayıda belirlenmiştir ve kendiliğinden işler. Mirasçılıktan çıkarma ise mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla yaptığı iradi bir işlemdir ve sebebinin tasarrufta gösterilmesi gerekir.

Yoksun kalan kişi saklı payını isteyebilir mi?

Hayır. Mirastan yoksunluğu tespit edilen kişi mirasçı sıfatını kaybettiğinden saklı pay da talep edemez. Buna karşılık yoksun olması, o kişinin mirasçılık belgesi istemesine engel değildir.

Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 24 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Yoksunluk hangi anda sonuç doğurur?

Yoksunluk kanundan doğar ve mirasın açılması anından itibaren sonuç doğurur. Mahkeme kararı tespit niteliğindedir.

Yoksun kişi terekeden mal almışsa ne olur?

Miras sebebiyle istihkak davasıyla terekeye iadesi talep edilebilir. İyiniyet durumu hesaplaşmada gözetilir.

Kasıt aranır mı?

Kanunda sayılan sebeplerde fiilin kasten işlenmiş olması aranır. Taksirle sebebiyet verme kural olarak yoksunluk doğurmaz.

Ceza davası beklenmeli mi?

Ceza mahkûmiyeti her hâlde aranmaz. Ancak ceza dosyası bekletici mesele yapılabilir ve tespitleri delil olur.

Yoksunluk iddiasını kim ileri sürer?

Yoksunluktan yararlanacak mirasçılar ileri sürebilir. Mahkeme de dosyaya yansıyan durumu değerlendirir.

Af nasıl ispatlanır?

Miras bırakanın af iradesini gösteren yazılı belgeler, tanık beyanları ve sonraki davranışları birlikte değerlendirilir.

Yoksunluk mirasçılık belgesine yansır mı?

Yoksunluk tespit edildiğinde belgenin buna göre düzenlenmesi veya düzeltilmesi gerekir.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk