“Mirası Haksız Yere Elinde Tutan Var” – Miras Sebebiyle İstihkak Davası
25 Temmuz 2026

“Mirası Haksız Yere Elinde Tutan Var” – Miras Sebebiyle İstihkak Davası

Ne yaşandı?

Gerçek mirasçı, terekeyi veya bir tereke malını haksız yere elinde bulunduran bir kişiye (kendini mirasçı sanan ya da haksız zilyet) karşı hakkını aramak ister. Bu dava mirasçılık sıfatına dayanır ve davalının iyiniyetli olup olmaması hem süreyi hem iade kapsamını değiştirir. Rehber, davanın şartlarını ve koruma tedbirlerini açıklıyor.

Bu durumda ne yapmalısınız?

  • İstihkak davasını bilin: TMK m.637’ye göre yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi ya da tereke malını elinde bulundurana karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir.
  • Amacı görün: Dava, terekenin veya malın gerçek mirasçıya geri verilmesini (iadesini) sağlar.
  • İyiniyeti değerlendirin: Davalının iyiniyetli olup olmaması; ürün, gelir ve giderler bakımından sonucu etkiler.
  • Süreyi gözetin: TMK m.639 üç ayrı zamanaşımı süresi öngörür: iyiniyetli davalıya karşı öğrenmeden itibaren 1 yıl ve her hâlde ölümden/vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl; kötüniyetli davalıya karşı 20 yıl.
  • Belgeleyin: Mirasçılığınızı ve malın haksız elde tutulduğunu kanıtlarla ortaya koyun.

Tereke veya tereke malı haksız elde tutuluyorsa, gerçek mirasçı miras sebebiyle istihkak davasıyla iadeyi sağlayabilir. Mirasçılığın ispatı ve sürelere uyum belirleyicidir.

Bu dava mı, yoksa adi istihkak mı? Ayrım sonucu değiştirir

Uygulamada en çok karıştırılan ve dosyaların en sık yanlış açıldığı nokta budur. Miras sebebiyle istihkak davasının ayırt edici unsuru, davacının mirasçılıkta üstün hak iddiasında bulunmasıdır.

TMK m.637/1 uyarınca yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi ya da bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek bu davayı açar. Aynı fıkranın devamında, hâkimin bu davada mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözeceği belirtilir. Yani dava, hem “kim mirasçı?” hem “mal kime verilecek?” sorusunu birlikte ele alır.

Üstün hak iddiası yoksa dava adi istihkak davasıdır. Yargıtay uygulamasında, terekeyi elinde bulundurana karşı dava açan mirasçının mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmuyorsa açılan davanın TMK m.683 kapsamındaki adi istihkak davası olarak nitelendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bunun çok somut bir sonucu vardır: TMK m.639’daki özel zamanaşımı süreleri adi istihkak davasında uygulanmaz; mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı işlemez.

Mirasçılar kendi aralarında bu davayı açamaz. Tarafların mirasçılık sıfatları tartışmasızsa ortada verasete ilişkin bir uyuşmazlık yoktur; bu durumda çözüm miras sebebiyle istihkak değil, TMK m.640 ve devamındaki mirasın paylaşılması hükümleridir. Paylaşma davalarında sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Dava türünün yanlış seçilmesi, görev ve zamanaşımı bakımından telafisi güç sonuçlar doğurur.

Davanın niteliği ve kazanılınca ne olur?

Miras sebebiyle istihkak davası bir eda davasıdır; terekeye dâhil şeylerin davacıya iadesini içerir. Salt mirasçılık sıfatının tespitine yönelik bir dava değildir. Bu ayrım, talep sonucunun nasıl yazılacağını doğrudan belirler.

Dava kabul edildiğinde malın türüne göre farklı hükümler kurulur:

  • Taşınırlarda zilyetliğin davacıya iadesi,
  • Taşınmazlarda tapu sicilinin düzeltilmesi,
  • Alacaklarda alacağın temliki.

Dava hakkı, mirasçıya mirasbırakandan geçen bir hak değildir; doğrudan mirasçının kendi mirasçılık sıfatından doğar. Külli halefiyet ilkesi gereği mirasçılar tereke malvarlığını bir bütün olarak kazanır; bu nedenle dava külli nitelik taşır ve terekenin tamamı ya da bir kısmı için açılabilir.

Kritik savunma yasağı: TMK m.638/2 uyarınca miras sebebiyle istihkak davasında davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez. Yani karşı taraf malı yıllardır elinde tutuyor olsa bile kazandırıcı zamanaşımı defini kullanamaz. Uzun süredir el konulmuş tereke malları bakımından bu hüküm, gerçek mirasçının en güçlü dayanağıdır.

Davalının iyiniyetli olup olmaması ise iade kapsamını etkiler: ürünler, elde edilen gelirler, yapılan zorunlu ve faydalı giderler ile malın uğradığı zarardan sorumluluk, zilyetliğin iyiniyetli veya kötüniyetli olmasına göre farklı hükümlere tabidir.

Zamanaşımı: üç ayrı süre, üç ayrı senaryo

TMK m.639 bu dava için birbirinden bağımsız çalışan üç süre öngörmüştür. Hangisinin uygulanacağı, davalının iyiniyetli olup olmamasına ve davacının ne zaman öğrendiğine bağlıdır.

1. Bir yıllık sübjektif süre. Dava, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Sürenin işlemeye başlaması için iki bilginin birlikte edinilmiş olması gerekir; yalnızca mirasçı olduğunu öğrenmek yetmez.

2. On yıllık objektif süre. Her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle dava zamanaşımına uğrar. Bu süre, davacı hiçbir şey öğrenmemiş olsa dahi işler.

3. Yirmi yıllık süre — kötüniyetli davalıya karşı. Malı elinde bulunduran kişi iyiniyetli değilse zamanaşımı süresi yirmi yıldır. Davalının kötüniyetli olduğunu ortaya koymak, süre bakımından davacıya çok geniş bir alan açar; bu nedenle iyiniyet tartışması dosyanın merkezine yerleşir.

Bir incelik: davacının mirasçılığı başka bir davanın sonucuna bağlıysa — örneğin mirasçı atama veya mirasçılıktan çıkarma tasarrufunun iptali davası görülüyorsa — bir yıllık sürenin o davanın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlayacağı kabul edilmektedir.

Dosyayı açmadan önce hazırlanacak deliller

Bu davada mirasçılık sıfatı bir ön koşuldur. Sıfat ortaya konulamazsa esasa girilmeden dava reddedilir. Aşağıdaki hazırlık, dosyanın ilk duruşmada sağlam durmasını sağlar.

  • Mirasçılık belgesi (veraset ilamı). Güncel tarihli olmalı; atanmış mirasçılıkta ayrıca vasiyetname veya miras sözleşmesi ve açılma/tenfiz kararları eklenmelidir.
  • Terekenin envanteri. Tapu kayıtları, araç tescil kayıtları, banka hesap dökümleri, ortaklık pay defterleri. Hangi malın davaya konu edildiği açıkça gösterilmelidir.
  • Zilyetliğin haksızlığına dair deliller. Malın ne zaman, hangi sebeple karşı tarafın eline geçtiği; varsa yazışmalar, ihtarnameler, tanık beyanları.
  • İyiniyetin çürütülmesine yönelik deliller. Davalının gerçek mirasçıyı bildiğini gösteren her kayıt, yirmi yıllık sürenin kapısını açtığı için özel değer taşır.
  • Öğrenme tarihinin belgelenmesi. Bir yıllık sürenin ne zaman başladığı tartışılacağından, öğrenmeye ilişkin somut tarihin kanıtlanabilir olması önemlidir.

Son olarak dava türünün doğru seçilmesi gerekir: mirasçılık sıfatında ihtilaf varsa miras sebebiyle istihkak, yoksa duruma göre adi istihkak veya paylaşma davası. Bu tercih hem görevli mahkemeyi hem uygulanacak zamanaşımını değiştirdiği için dilekçe yazılmadan önce netleştirilmelidir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Dava Açılırken Alınacak Tedbirler

Dava kazanılsa dahi, malın elden çıkmış olması kararı işlevsiz bırakabilir. Bu nedenle koruma önlemleri baştan istenir.

ÖnlemNe sağlar?
İhtiyati tedbirTaşınmazın devrini engeller; dava sonuna kadar durumu korur
Tapu şerhiÜçüncü kişilerin iyiniyet savunmasını zayıflatır
Banka blokesiTerekeye ait hesaplardan çekim yapılmasını önler
Terekenin tespitiMal varlığının resmî kayda geçirilmesi
Defter tutmaBorç ve alacakların dökümü; sorumluluk sınırının belirlenmesi

İkinci satır davanın kaderini belirler. Terekeye ait taşınmaz, dava sürerken üçüncü bir kişiye devredilirse; o kişinin iyiniyetli olup olmadığı tartışılır ve iyiniyetli kazanım korunabilir. Tapuya konulan şerh, sonraki alıcıların durumu bilmediğini ileri sürmesini güçleştirir. Bu nedenle şerh talebi dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülmeli; acil hâllerde dava açılmadan önce de tedbir istenebileceği gözetilmelidir.

İspat Yükü ve Delil Yönetimi

Bu davada kimin neyi ispatlayacağı, sonucu doğrudan etkiler.

  1. Mirasçı sıfatı. Mirasçılık belgesiyle ortaya konur; itiraz edilirse belge davası ayrıca yürür.
  2. Malın terekeye aidiyeti. Ölüm anında miras bırakanın malvarlığında bulunduğu gösterilmelidir.
  3. Zilyetlik. Davalının malı fiilen elinde tuttuğu tespit edilmelidir.
  4. Karşı iddia. Davalı, malı geçerli bir hukuki sebeple edindiğini ileri sürerse bunu ispatla yükümlüdür.
  5. Kayıt talepleri. Tapu, banka, vergi ve sigorta kayıtları mahkeme aracılığıyla istenmelidir.

Dördüncü madde savunma tarafında sık atlanır. “Bana bağışlamıştı”, “borcuma karşılık verdi” veya “ben satın aldım” savunmaları, somut belgeyle desteklenmedikçe sonuç doğurmaz. Sözlü beyan ve tanık, belirli değerin üzerindeki işlemlerde tek başına yeterli olmayabilir. Bu nedenle davalı konumundakiler; ödeme kayıtları, sözleşme örneği ve banka dekontlarını ilk cevap dilekçesiyle sunmalıdır. Sonradan sunulan deliller değerlendirme dışı kalabilir.

Kararın İcrası ve Sonrası

Lehe karar alındığında yapılması gerekenler netleşmelidir.

KonuAçıklama
İadeMal aynen iade edilir; mümkün değilse değeri talep edilir
SemerelerKira ve ürün gelirleri, iyiniyet durumuna göre istenebilir
Zorunlu giderlerDavalının yaptığı zorunlu masraflar mahsup edilebilir
Elbirliğiİade, terekeye yapılır; doğrudan davacıya değil
PaylaşımSonrasında paylaşma davası ayrıca açılabilir

Dördüncü satır beklentiyi doğru kurar. Dava kazanıldığında mal, davayı açan mirasçının şahsına değil terekeye döner; tereke ise tüm mirasçıların elbirliği mülkiyetindedir. Yani davanın sonunda kişi, malın tamamına sahip olmaz; payı oranında hak sahibi olur ve fiilî bölüşüm için ayrıca paylaşma yoluna gidilmesi gerekir. Bu nedenle dava planlanırken, sonraki paylaşım aşaması da hesaba katılmalıdır.

Zamanaşımı bakımından hatırlatma: sürelerin başlangıcı, mirasçının hakkını ve elinde tutanı öğrendiği ana bağlıdır. Bu nedenle öğrenme anını gösteren belgeler — tapu kaydı örneği, tebligat, yazışma — saklanmalı ve dilekçede tarih olarak gösterilmelidir.

Terekenin resmî olarak tespiti için tereke tespiti rehberimize, ulaşılamayan mirasçı nedeniyle işlem yapılamıyorsa temsilci atanması rehberimize bakabilirsiniz.

Miras dosyanızda süre kaçırmaktan endişe ediyor musunuz?

Hukukçular Evi Ankara — terekenizin durumunu değerlendirmek için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

İstihkak mı, Paylaşma mı? Doğru Dava Seçimi

DurumUygun davaDayanak
Mirasçılık sıfatınız kabul edilmiyorMiras sebebiyle istihkakTMK m.637
Mirasçılık kabul, paylaşım yapılmıyorPaylaşma davasıTMK m.642
Mal bir mirasçının fiilî kullanımındaEcrimisil + paylaşmaTMK m.995 vd.
Mal üçüncü kişinin elindeMiras sebebiyle istihkakTMK m.637
Veraset ilamı hatalıBelge iptali + istihkakTMK m.598/3, m.639

İlk iki satır arasındaki ayrım belirleyicidir. Mirasçılığınız tartışmasızsa ve mesele yalnızca paylaşımın yapılmamasıysa, istihkak değil paylaşma davası açılmalıdır.

İstihkak davası, mirasçılık sıfatının veya üstün hakkın tartışmalı olduğu hâllerde işlevseldir: sonradan ortaya çıkan mirasçı, atlanan mirasçı veya terekeyi elinde tutan üçüncü kişi karşısında.

Beşinci satır bu iki talebin birlikte kurulmasını gerektirir. Belgenin geçersizliği TMK m.598/3 uyarınca süresizdir; ancak terekeden fiilen pay alabilmek için TMK m.639’daki süreye tabi istihkak talebi de aynı süreçte ileri sürülmelidir.

Hangi Dava? Nitelendirme Sonucu Değiştirir

ÖlçütMiras sebebiyle istihkakAdi istihkak
DayanakTMK m.637TMK m.683/2
Dayanılan sıfatMirasçılıkMülkiyet
KonuTerekenin tamamı veya bir kısmıBelirli bir mal
İstenenTerekeye iadeMalın iadesi
Süre10 yıl / 20 yıl (TMK m.639)Mülkiyet süreye tabi değil
Kim açarMirasçıMalik
Kime karşıMirasçılık iddiasıyla elinde tutanZilyet

İkinci ve yedinci satırlar bu ayrımın özüdür: miras sebebiyle istihkak, terekeyi mirasçılık iddiasıyla elinde tutan kişiye karşı açılır.

Karşı taraf mirasçı olmadığı hâlde mirasçı gibi davranıyorsa bu dava açılır.

Beşinci satır sonucu belirleyen farktır: miras sebebiyle istihkak süreye tabidir, adi istihkak ise mülkiyete dayandığından süreye tabi değildir.

Bu nedenle dava nitelendirmesi yanlış yapılırsa süre itirazıyla karşılaşılabilir.

On Yıl mı, Yirmi Yıl mı?

SenaryoSüreBaşlangıç
İyiniyetli davalı10 yılÖğrenme veya zilyetlik
Kötüniyetli davalı20 yıl
Vasiyetnameden doğan hak10 yılTasarrufun bildirilmesi
DayanakTMK m.639
İyiniyetAsıl olanTMK m.3
Kötüniyet iddiasıİddia eden ispatlarTMK m.6
Belgenin iptaliSüresizTMK m.598/3

Birinci ve ikinci satırlar arasındaki fark on yıl kazandırır: davalının kötüniyetli olduğu ortaya konabilirse süre yirmi yıla çıkar.

Beşinci ve altıncı satırlar ispat yükünü belirler: TMK m.3 uyarınca iyiniyet asıldır ve kötüniyet iddiasında bulunan taraf bunu ispatlamak zorundadır.

Yedinci satır ayrı bir imkândır: mirasçılık belgesinin geçersizliği süreye tabi olmadan her zaman ileri sürülebilir.

Ancak belgenin iptali tek başına malın iadesini sağlamaz; bu nedenle iki talep birlikte kurulmalıdır.

Kazanılan Dava Neyi Sağlar?

KonuSonuçDayanak
KazanılırsaTereke malı terekeye dönerTMK m.637
DavacıyaDoğrudan mülkiyet geçmez
SonraPaylaşma yapılırTMK m.642
İyiniyetli davalıElinde kalanı iade ederTMK m.993
Kötüniyetli davalıSemereleri de iade ederTMK m.995
İhmal edilen semerelerKötüniyetlide sorumlulukTMK m.995
Zorunlu giderlerMahsup edilirTMK m.994

Birinci ve ikinci satırlar en sık yanlış anlaşılan noktadır: dava kazanıldığında mal davacının değil, terekenin olur.

Mülkiyetin mirasçılara geçmesi için ayrıca paylaşma yapılması gerekir.

Beşinci ve altıncı satırlar iyiniyet tartışmasının ikinci sonucudur: kötüniyetli zilyet, elde ettiği ve elde etmeyi ihmal ettiği semerelerden sorumludur.

Yedinci satır dengeyi kurar: davalının yaptığı zorunlu giderler her hâlde mahsup edilir.

Yargılama Sürerken Alınacak Önlemler

TedbirNedenDayanak
Tapuya tedbir şerhiDevri engeller
Banka hesaplarına tedbirPara çekilmesin
Terditli tazminatMal elden çıkarsa
Ecrimisil ve semereAyrı talepTMK m.995
Terekenin tespitiKapsam belirlensinTMK m.589
Mirasçılık belgesinin iptaliBirlikte kurulmalıTMK m.598/3
Tek mirasçı talebiYeterliTMK m.640/4

Birinci satır bu davanın en kritik adımıdır: tedbir alınmazsa taşınmaz yargılama sırasında devredilebilir ve TMK m.1023 uyarınca iyiniyetli kazanım korunur.

Üçüncü satır ikinci koruma katmanıdır: mal elden çıkmışsa dava konusuz kalmaz, tazminata dönüşür.

Altıncı satır talebin bütünlüğünü sağlar: karşı taraf sahte veya hatalı bir mirasçılık belgesine dayanıyorsa belgenin iptali de istenmelidir.

Yedinci satır kolaylıktır: TMK m.640/4 uyarınca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve korumadan hepsi yararlanır.

Hangi Olguyu Kim Kanıtlar?

UnsurKim ispatlarDelil
Mirasçılık sıfatıDavacıMirasçılık belgesi
Malın terekeye ait olmasıDavacıTapu, banka kaydı
Davalının elinde tutmasıDavacıKayıt ve tanık
Kötüniyetİddia edenTMK m.6
İyiniyetAsıl olanTMK m.3
Zorunlu giderlerDavalıFatura ve dekont
Süre itirazıDavalı

Dördüncü ve beşinci satırlar davanın süresini belirleyen tartışmadır: kötüniyet ispatlanabilirse zamanaşımı on yıldan yirmi yıla çıkar.

Bu nedenle davalının, malın terekeye ait olduğunu bildiğini gösteren olgular somut biçimde ortaya konmalıdır.

İkinci satır davanın temelidir: malın ölüm anında murise ait olduğu tapu ve banka kayıtlarıyla gösterilmelidir.

Altıncı satır davalı lehine bir dengedir: yapılan zorunlu giderler belgelendiği ölçüde mahsup edilir.

Dosyayı Açmadan Önce Toplanacak Deliller

BelgeNeyi gösterir
Mirasçılık belgesiDava ehliyeti
Tapu kayıt ve takyidatMalın kime tescilli olduğu
Tapu işlem dosyasıDevir sebebi ve dayanağı
Banka kayıtlarıHesap hareketleri
Karşı tarafın dayandığı belgeSahtelik iddiası
Ölüm sonrası işlemlerVekâlet kullanılmış mı
Kira ve abonelik kayıtlarıFiilî kullanım
Nüfus kayıt zinciriTaraf teşkili

Altıncı satır sıkça sonuç değiştirir: TBK m.513 uyarınca vekâlet sözleşmesi, aksi kararlaştırılmadıkça ölümle sona erer.

Ölüm tarihinden sonra vekâletname kullanılarak yapılan devir ve para çekme işlemleri geçerli değildir.

Beşinci satır ise davanın yönünü belirler: karşı taraf hatalı bir mirasçılık belgesine dayanıyorsa belgenin iptali de talep edilmelidir.

Sekizinci satır ise usulî bir zorunluluktur: mirasçı zinciri baştan çıkarılmazsa taraf teşkili eksik kalır ve dava aylarca gecikir.

Sıkça Sorulan Sorular

Miras sebebiyle istihkak davasını kimler açabilir?

TMK m.637 uyarınca bu davayı yalnızca yasal veya atanmış mirasçılar açabilir. Davacının mirasçılıkta üstün hak iddiasında bulunması, davanın ayırt edici unsurudur. Mirasçılık sıfatı bu davada bir ön koşuldur.

Kardeşime karşı bu davayı açabilir miyim?

Tarafların mirasçılık sıfatı tartışmasızsa hayır. Yargıtay uygulamasında, mirasçılık sıfatı üzerinde uyuşmazlık bulunmayan hâllerde miras sebebiyle istihkak davasından söz edilemeyeceği; uyuşmazlığın TMK m.640 ve devamındaki mirasın paylaşılması hükümlerine göre çözüleceği kabul edilmektedir. Paylaşma davalarında sulh hukuk mahkemesi görevlidir.

Davalı malı yıllardır elinde tutuyor, zamanaşımıyla kazandığını söyleyebilir mi?

Hayır. TMK m.638/2 açık bir hüküm getirir: miras sebebiyle istihkak davasında davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez. Kazandırıcı zamanaşımı defi bu davada dinlenmez.

Dava açma süresi ne kadar?

TMK m.639’a göre üç süre vardır: iyiniyetli davalıya karşı, mirasçı olduğunuzu ve davalının malı elinde bulundurduğunu öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl; her hâlde mirasbırakanın ölümünden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl. Davalı iyiniyetli değilse süre yirmi yıldır.

Bir yıllık süre tam olarak ne zaman başlar?

Süre, davacının hem kendisinin mirasçı olduğunu hem de iyiniyetli davalının terekeyi ya da tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihte başlar. İki bilginin birlikte edinilmiş olması aranır. Mirasçılık başka bir davanın sonucuna bağlıysa sürenin o davanın kesinleşmesiyle işlemeye başlayacağı kabul edilmektedir.

Adi istihkak davası ile farkı nedir?

Ayrım üstün hak iddiasındadır. Mirasçılıkta üstün hak ileri sürülmüyorsa dava TMK m.683 kapsamında adi istihkak davasıdır ve TMK m.639’daki özel süreler uygulanmaz; bu davada mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı işlemez.

Davayı kazanırsam tapu doğrudan bana geçer mi?

Dava bir eda davasıdır; kabul hâlinde taşınmazlar bakımından tapu sicilinin düzeltilmesine, taşınırlarda zilyetliğin iadesine, alacaklarda ise alacağın temlikine karar verilebilir. Hüküm kesinleştikten sonra tapu müdürlüğünde infaz işlemi yapılır.

Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır.

İcra ve İflas Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 226 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Dava hangi mahkemede açılır?

Taşınmaza ilişkin talep içeriyorsa HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

İade edilecek mallar nasıl belirlenir?

Terekeye ait olduğu ispatlanan mallar iade edilir. Tereke tespiti ve envanter bu belirlemede esas alınır.

Mallardan elde edilen gelirler istenebilir mi?

İyiniyetsiz zilyet, elde ettiği ve elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerden sorumludur. Bu talep birlikte ileri sürülür.

Mal üçüncü kişiye satılmışsa ne olur?

İyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunabilir. Bu hâlde bedelin veya tazminatın talebi gündeme gelir.

Davayı tek mirasçı açabilir mi?

Terekeye iade talebiyle açılabilir. Ancak sonuç, terekenin tamamı lehine doğar ve pay oranında yararlanılır.

İhtiyati tedbir istenebilir mi?

Evet. Malın elden çıkarılmasını önlemek için tedbir talep edilmesi önemlidir.

Dava açmadan önce hangi tespitler yapılmalı?

Terekeye ait malların envanteri çıkarılmalı ve kimin elinde bulunduğu belirlenmelidir. Fotoğraf ve tutanak delil oluşturur.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk