Mirasın Kazanılması ve Külli Halefiyet İlkesi (TMK 599)
25 Temmuz 2026

Mirasın Kazanılması ve Külli Halefiyet İlkesi (TMK 599)

Miras hukukunun en temel sorusu şudur: Bir kişi öldüğünde malları, hakları ve borçları ne olur, ne zaman ve nasıl mirasçılara geçer? Bu sorunun cevabı, tüm miras hukukunun üzerine kurulduğu ‘külli halefiyet’ ilkesinde yatar. Külli halefiyet, mirasçıların terekeyi bir bütün olarak ve kendiliğinden kazanması demektir. Rehber, ilkenin sonuçlarını, borçlar bakımından doğurduğu sorumluluğu ve istisnalarını açıklıyor.

Mirasın kapsamı ve borçlar konusunda kararsız mısınız?

Terekenin tespiti, ret ve sorumluluk analizinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Bu ilkeyi anlamak, miras sürecinin tamamını anlamanın anahtarıdır.

Külli halefiyet nedir?

Külli halefiyet, miras bırakanın ölümüyle birlikte terekenin (tüm mal, hak, alacak ve borçların) bir bütün olarak ve kendiliğinden mirasçılara geçmesidir. Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesi uyarınca mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.

Yani mirasın geçmesi için ayrıca bir işlem, kabul beyanı veya teslim gerekmez; geçiş ölüm anında, kendiliğinden gerçekleşir.

Bütün hâlinde geçiş: aktif ve pasif birlikte

Külli halefiyetin önemli bir sonucu, terekenin bölünmeden, bir bütün olarak geçmesidir. Bu, sadece malların ve alacakların değil; borçların da mirasçılara geçmesi anlamına gelir.

Bu nedenle mirasçı, mirası kazandığında hem hakları hem de borçları devralır. İşte bu yüzden, borca batık bir terekede ‘mirasın reddi’ önemli bir koruma yolu olarak ortaya çıkar.

Kendiliğinden kazanmanın sonuçları

Miras kendiliğinden kazanıldığı için, mirasçı ölüm anından itibaren terekedeki haklara sahip, borçlardan sorumlu hâle gelir. Mirasçı bu sonucu istemiyorsa, kanuni süre içinde mirası reddetmelidir.

Birden çok mirasçı varsa, tereke paylaşmaya kadar onlara ‘elbirliği hâlinde’ (ortaklık olarak) geçer; mirasçılar tereke üzerinde kural olarak birlikte tasarruf eder.

Pratik noktalar

  • Ölümle kendiliğinden geçer: Miras, ayrı bir işleme gerek olmadan ölüm anında kazanılır (TMK 599).
  • Bütün hâlinde geçer: Mal ve alacaklarla birlikte borçlar da mirasçılara geçer.
  • İstemiyorsanız reddedin: Borçlu terekede, süresinde mirasın reddi önemlidir.
  • Elbirliği ortaklığı doğar: Birden çok mirasçı, paylaşmaya kadar terekeye birlikte sahiptir.

Miras, miras bırakanın ölümüyle bir bütün olarak ve kendiliğinden mirasçılara geçer; bu, hem malları hem borçları kapsar (TMK 599). Bu nedenle borçlu bir terekede mirasın reddini düşünmek ve birden çok mirasçı varsa birlikte hareket etmek gerekir. Sürecin doğru yönetimi için bir uzmana danışmanız yararlıdır.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde yer verilen değerlendirmeler yerleşik yargı uygulaması ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İçtihatlar ve mevzuat zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

Kazanma anı ölümdür: tescil, teslim veya temlik aranmaz

TMK m. 599/1 mirasçıların, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazandığını hükme bağlar. İkinci fıkra ise kapsamı sayar: kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanır ve borçlarından kişisel olarak sorumlu olur.

Madde gerekçesinde bu husus açıkça belirtilmiştir: hakların kazanılması tescil, teslim, temlik gibi işlemlere gerek olmaksızın gerçekleşir. Kazandırıcı olay, ölümün kendisidir.

Taşınmazda tescilin rolü

TMK m. 705/2 uyarınca miras yoluyla taşınmaz mülkiyeti tescilden önce kazanılır. Ancak mirasçı, o taşınmaz üzerinde satış, ipotek gibi bir tasarruf işlemi yapabilmek için önce tapuda intikali yaptırmak zorundadır. Yani mülkiyet ölümle geçer; tasarruf yetkisi tescile bağlıdır.

Veraset ilamı kurucu değil, açıklayıcıdır

Mirasçılık sıfatı mirasçılık belgesiyle doğmaz; ölüm anında kendiliğinden doğar. Belge yalnızca bu sıfatı ispat eden bir araçtır. Bu nedenle veraset ilamı henüz alınmamışken de mirasçı, terekeye ilişkin hak sahibidir. TMK m. 580/1 uyarınca mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 10.11.2021 tarihli, E. 2021/2044, K. 2021/6680 sayılı kararında mirasçılık sıfatının temlik tarihinde değil, mirasın açıldığı ölüm anında belirleneceğini vurgulamıştır.

Neler geçer, neler geçmez?

Külli halefiyet “her şey geçer” demek değildir. Terekeye malvarlığı hakları girer; kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar girmez.

Geçenler

  • Mülkiyet, rehin gibi aynî haklar ve bunlara bağlı davalar,
  • Sözleşmeden, haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden doğan alacaklar,
  • Taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetlik (fiilî teslim aranmaz),
  • Fikrî ve sınaî hakların malvarlığına ilişkin yönleri.

Geçmeyenler

İntifa hakkı: TMK m. 797 uyarınca intifa hakkı, gerçek kişilerde hak sahibinin ölümüyle sona erer. Şahsa bağlı bir irtifak hakkı olduğundan mirasçılara intikal etmez; çıplak mülkiyet sahibinin hakkı tam mülkiyete döner.

Manevi tazminat istemi: TMK m. 25/4 açıktır — manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 12.05.2016 tarihli, E. 2015/6375, K. 2016/6618 sayılı kararında, zarar gören ölmeden önce dava açmış veya dava açma iradesini açıklamışsa istem hakkının mirasçılara intikal edeceğini ve mirasçıların açılmış davaya devam edebileceğini belirtmiştir.

Buna karşılık ölenin yakınlarının TBK m. 56/2 uyarınca kendi adlarına isteyebileceği manevi tazminat mirastan gelmez; bu, yakınların kendi kişilik değerlerinin zedelenmesinden doğan bağımsız bir taleptir.

Borçlar da geçer: kişisel ve müteselsil sorumluluk

Külli halefiyetin en ağır sonucu budur. TMK m. 599/2 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından kişisel malvarlıklarıyla sorumludur; sorumluluk terekenin değeriyle sınırlı değildir. Borcun kaynağı da fark etmez: sözleşme, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme.

Müteselsil sorumluluk ve beş yıllık süre

TMK m. 641 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur; alacaklı dilediği mirasçıdan borcun tamamını isteyebilir. Bu müteselsil sorumluluk paylaşmayla hemen sona ermez, paylaşmadan sonra beş yıl daha devam eder. TMK m. 655 rehinli mallar bakımından ayrı bir düzenleme getirir.

Kamu alacaklarında rejim farklıdır

Vergi borçlarında Vergi Usul Kanunu m. 12 uyarınca mirasçılar hisseleri oranında sorumludur; müteselsil sorumluluk uygulanmaz. VUK m. 372 ise ölümle vergi cezalarının düşeceğini hükme bağlar. Buna karşılık VUK kapsamı dışındaki amme alacaklarında (örneğin SGK primleri) Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliği uyarınca Türk Medeni Kanunu hükümleri, dolayısıyla beş yıllık müteselsil sorumluluk esası geçerlidir.

Korunma yolları

Mirasçı bu sonucu istemiyorsa mirasın reddi yoluna gidebilir. TMK m. 606 uyarınca ret için üç aylık hak düşürücü süre vardır; süre yasal mirasçılar için ölümü öğrenme, atanmış mirasçılar için tasarrufun resmen bildirilmesi tarihinden işler ve mahkemece re’sen gözetilir. TMK m. 605/2’ye göre ise ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır; bu “hükmen ret” hâli üç aylık süreye tabi değildir. Ancak TMK m. 610 uyarınca tereke mallarını gizleyen, kendisine mal eden veya olağan yönetim dışında işler yapan mirasçı ret hakkını kaybeder.

Atanmış mirasçı, vasiyet alacaklısı ve miras ortaklığı

Atanmış mirasçı da ölümle kazanır

TMK m. 599/3 uyarınca atanmış mirasçılar da mirası mirasbırakanın ölümüyle kazanır. Mallar genellikle yasal mirasçıların elinde bulunduğundan, yasal mirasçılar atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdür. Teslim yapılmazsa atanmış mirasçı dava yoluna başvurabilir.

Külli halef ile cüz’i halef ayrımı

Atanmış mirasçı külli haleftir: terekeye bir bütün olarak ortak olur ve borçlardan sorumludur. Belirli mal vasiyeti alacaklısı ise cüz’i haleftir: vasiyet konusu malın mülkiyetini ölümle doğrudan kazanmaz, yalnızca vasiyet yükümlüsünden o malın kendisine devrini isteyebileceği kişisel bir alacak hakkı elde eder. TMK m. 581 uyarınca vasiyet alacaklısı olabilmek için de ölüm anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır.

Birden çok mirasçı varsa: elbirliği mülkiyeti

Mirasçı birden fazlaysa TMK m. 640 uyarınca aralarında kendiliğinden bir miras ortaklığı doğar ve tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti kurulur. Bu aşamada mirasçılar kural olarak birlikte hareket etmek zorundadır. Bu ağır işleyişi kırmak için mirasçılardan her biri TMK m. 644 uyarınca elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini isteyebilir.

Vasiyet Alacaklısı Külli Halef Değildir (TMK m.600)

Külli halefiyet ilkesinin sınırını anlamak için, kimin külli halef olmadığını görmek gerekir. Mirasçı ile vasiyet alacaklısı arasındaki fark tam da burada belirginleşir.

TMK m.600’e göre vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur.

Yani vasiyet alacaklısı, mirasbırakanın ölümüyle malın maliki olmaz. Elinde yalnızca bir alacak hakkı vardır ve bunu mirasçılara karşı ileri sürer. Mülkiyet, teslim veya tescille geçer.

ÖlçütMirasçı (külli halef)Vasiyet alacaklısı (cüzi halef)
Kazanma anıÖlümle kendiliğindenTeslim veya tescille
Hakkın niteliğiAyni hak (mülkiyet)Kişisel alacak hakkı
Borçlardan sorumlulukKişisel ve müteselsilYok
Miras ortaklığıTaraf olurTaraf olmaz
Paylaşmaya katılmaKatılırKatılamaz
DayanakTMK m.599TMK m.600

Üçüncü satır, kendisine belirli mal bırakılan kişi için büyük bir avantajdır: vasiyet alacaklısı tereke borçlarından sorumlu değildir. Borca batık bir terekede mirasçı borç altına girerken, vasiyet alacaklısı yalnızca alacağını tahsil edememe riskiyle karşılaşır.

Muacceliyet anı da maddede belirlenmiştir: bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur. Yani mirasçının üç aylık ret süresi dolmadan vasiyet alacaklısı talepte bulunamaz.

Yükümlülük yerine getirilmezse maddenin son fıkrası yol gösterir: vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararı talep edebilir.

Alacaklılar Arasında Sıra (TMK m.603)

Külli halefiyetin en somut sonucu, terekeden kimin önce tatmin olacağıdır. TMK m.603 bu sırayı açıkça kurar.

Hükme göre: mirasbırakanın alacaklılarının hakları, vasiyet alacaklılarının haklarından; vasiyet alacaklılarının hakları da mirasçıların alacaklılarının haklarından önce gelir.

SıraKimAçıklama
1Mirasbırakanın alacaklılarıTereke borçları önce ödenir
2Vasiyet alacaklılarıBelirli mal bırakılanlar
3Mirasçıların kişisel alacaklılarıEn son sırada

Bu sıra, uygulamada iki soruyu birden cevaplar. Birincisi: tereke borçları ödenmeden vasiyet yerine getirilemez. Terekede borç varsa, “evimi yeğenime bırakıyorum” şeklindeki vasiyet, borçlar karşılandıktan sonra kalan değer üzerinden işler.

İkincisi: mirasçının kendi alacaklısı, tereke alacaklılarının ve vasiyet alacaklılarının gerisindedir. Mirasçının borcu nedeniyle terekeye yönelen alacaklı, ancak bu iki grup tatmin edildikten sonra kalan değerden pay alabilir.

Maddenin ikinci fıkrası bir eşitleme kuralı içerir: mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçıların alacaklıları ile mirasbırakanın alacaklıları aynı haklara sahiptirler. Kabul, iki malvarlığını birleştirdiğinden alacaklı grupları da eşitlenir. Bu, kayıtsız şartsız kabulün en ağır sonuçlarından biridir.

Sonradan Ortaya Çıkan Borçlar ve Geri İsteme (TMK m.604)

Mirasçı vasiyeti yerine getirdikten sonra bilmediği bir borç ortaya çıkarsa ne olur? TMK m.604 bu ihtimali düzenler ve mirasçıyı korur.

Hükme göre mirasçılar, vasiyet yükümlülüğünü yerine getirdikten sonra mirasbırakanın daha önce bilmedikleri borçlarını öderlerse, vasiyet alacaklısından vasiyetin tenkisini isteyebilecekleri oranda verileni geri isteme hakkına sahiptirler.

Vasiyet alacaklısının sorumluluğu ise sınırlıdır: ancak geri isteme zamanında var olan zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu tutulabilir.

Unsurİçerik
ŞartBorcun vasiyet yerine getirildikten sonra ortaya çıkması
Ek şartMirasçıların borcu daha önce bilmemesi
ÖlçüVasiyetin tenkisini isteyebilecekleri oran
Alacaklının sorumluluğuGeri isteme anındaki zenginleşme kadar

Bu hüküm, kefalet gibi geç ortaya çıkan borçlarda işlevseldir. Mirasçı, vasiyeti yerine getirdikten yıllar sonra kefalet borcuyla karşılaşırsa, ödediği ölçüde vasiyet alacaklısına başvurabilir.

Ancak “daha önce bilmedikleri” şartı önemlidir. Terekenin resmî defterinin tutulmuş olması ve borcun deftere yazılmış olması hâlinde bu koruma işlemez; mirasçı borcu bilmiş sayılır.

Vasiyet Alacaklısının Dava Süresi (TMK m.602)

Vasiyet alacaklısının hakkı süresiz değildir. TMK m.602: dava hakkı, ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesinin veya vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muaccel olma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

On yıllık süre, miras hukukundaki diğer sürelere göre uzundur. Buna karşılık başlangıcın “öğrenme” olması, vasiyetnamenin tebliğ tarihini yine kritik hâle getirir.

TMK m.601 ise özel bir alacak türünü ayrı düzenler: kendisine mirasbırakanın ölümünde ödenecek bir sigorta alacağı vasiyet edilen kimse, sigorta sözleşmesinden doğan istem hakkını sigortacıya karşı doğrudan doğruya kullanabilir. Bu kişi mirasçılara başvurmak zorunda değildir; doğrudan sigorta şirketine talepte bulunur.

Aynı madde intifa hakkı, irat hakkı veya belli aralıklarla tekrarlanan edim vasiyetlerinde, istem hakkının tasarrufta başka bir esas öngörülmedikçe eşya hukuku ve borçlar hukuku kurallarına tabi olduğunu belirtir.

Tek bakışta: neler geçer, neler geçmez?

Külli halefiyet, mirasın bir bütün olarak ve kendiliğinden geçmesidir. Tescil, teslim veya ayrı bir devir işlemi aranmaz — ama bu, terekedeki her şeyin mirasçıya geçtiği anlamına gelmez.

Tablo 1 — Terekeye giren ve girmeyen unsurlar
UnsurMirasçılara geçer mi?Dayanak / açıklama
Taşınır ve taşınmaz mallarEvet — ölümle kendiliğindenTMK m.599
Alacak haklarıEvetTMK m.599
BorçlarEvet — mirasçılar müteselsilen sorumluTMK m.599 · m.641
Şirket paylarıEvetTTK m.596 · m.493 vd.
Manevi tazminat istemiKural olarak hayır — mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça geçmezTMK m.25/4
Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarHayır — kişilikle birlikte sona ererkişilik hukuku ilkeleri
Yakınların kendi manevi zararıMiras yoluyla değil, kendi hakları olarak doğarTBK m.56/2

Kazanmanın anı ölümdür. Bu, uygulamada çok somut sonuçlar doğurur.

Tablo 2 — Kendiliğinden kazanmanın pratik sonuçları
SonuçAçıklama
Tescil aranmazTaşınmaz mülkiyeti tapuya tescilden önce de mirasçılara geçmiştir; tescil açıklayıcıdır, kurucu değildir
Teslim aranmazTaşınırlar için zilyetliğin devri şart değildir
Kabul beyanı aranmazMirasçı istemese de miras kendiliğinden geçer; kurtulmanın yolu rettir (TMK m.605-606)
Ret edilmezseSüre içinde reddedilmeyen miras kayıtsız şartsız kazanılmış sayılır (TMK m.610/1)
Birden çok mirasçı varsaAralarında elbirliği ortaklığı doğar; birlikte tasarruf ederler (TMK m.640)
Tablo 3 — Külli halef kimdir, kim değildir?
SıfatKonumuDayanak
Yasal mirasçıKülli halef — terekeye bir bütün olarak, kendiliğinden ortak olurTMK m.599
Atanmış mirasçıKülli halef — yasal mirasçı gibi terekeye ortak olurTMK m.599
Vasiyet alacaklısı (belirli mal vasiyeti)Külli halef değildir — terekeye ortak olmaz, mirasçılardan alacak hakkı elde ederbelirli mal vasiyeti hükümleri
Miras ortaklığıPaylaşmaya kadar devam eder; tasarruflar birlikte yapılırTMK m.640/1-2
Ortaklıktan çıkışPaylı mülkiyete geçiş veya paylaşmaTMK m.644 · m.642

Sıkça Sorulan Sorular

Külli halefiyet ilkesi ne anlama gelir?

Terekenin bölünmeden, bir bütün hâlinde ve kendiliğinden mirasçılara geçmesidir. TMK m. 599/1 uyarınca mirasçılar mirası, mirasbırakanın ölümüyle bir bütün olarak kanun gereğince kazanır; haklar ve borçlar birlikte intikal eder.

Miras tam olarak ne zaman kazanılır?

Ölüm anında. Kazanma için kabul beyanı, tapuda tescil, malın teslimi veya alacağın temliki gibi bir işlem gerekmez. Madde gerekçesinde de kazanmanın tescil, teslim ve temlik gibi işlemlere gerek olmaksızın gerçekleştiği belirtilmiştir.

Veraset ilamı almadan mirasçı sayılır mıyım?

Evet. Mirasçılık sıfatı ölümle kendiliğinden doğar; mirasçılık belgesi bu sıfatı kurmaz, yalnızca ispat eder. Belge, tapu ve banka gibi kurumlarda işlem yapabilmek için pratik olarak gereklidir.

Tapuda intikal yapılmadan taşınmazı satabilir miyim?

Hayır. TMK m. 705/2 uyarınca miras yoluyla mülkiyet tescilden önce kazanılır; ancak taşınmaz üzerinde satış veya ipotek gibi bir tasarruf işlemi yapabilmek için önce tapuda intikalin yapılması şarttır.

Miras bırakanın borçlarından sorumlu muyum?

Evet. TMK m. 599/2 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından kişisel malvarlıklarıyla sorumludur ve TMK m. 641 uyarınca bu sorumluluk müteselsildir. Müteselsil sorumluluk, paylaşmadan sonra beş yıl daha devam eder.

Vergi borçlarında da müteselsil sorumluluk var mı?

Hayır. Vergi Usul Kanunu m. 12 uyarınca mirasçılar vergi borçlarından hisseleri oranında sorumludur. VUK m. 372 uyarınca ölümle vergi cezaları düşer. Ancak SGK primi gibi VUK kapsamı dışındaki amme alacaklarında Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır.

Miras bırakanın manevi tazminat davası mirasçılara geçer mi?

TMK m. 25/4 uyarınca manevi tazminat istemi, mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Mirasbırakan ölmeden önce dava açmış veya dava açma iradesini açıklamışsa istem hakkı mirasçılara intikal eder ve mirasçılar davaya devam edebilir.

Borca batık mirastan nasıl kurtulurum?

TMK m. 606 uyarınca üç aylık hak düşürücü süre içinde mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddedebilirsiniz. Süre geçmişse ve ölüm tarihinde ödemeden aciz açıkça belli veya resmen tespit edilmişse TMK m. 605/2 uyarınca mirasın hükmen reddi yoluna gidilebilir; bu yol üç aylık süreye tabi değildir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Külli halefiyet hangi hakları kapsamaz?

Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar geçmez. Yöneticilik görevleri, vekâlet ilişkisi ve intifa hakkı bu kapsamdadır.

İntikal yapılmadan kira geliri tahsil edilebilir mi?

Mülkiyet ölümle geçtiğinden gelir hakkı doğar. Ancak tahsilat bakımından mirasçılık belgesi ve birlikte hareket aranır.

Külli halefiyet sözleşmeleri de kapsar mı?

Mal varlığına ilişkin sözleşmeler kural olarak geçer. Kişiye bağlı edim içeren sözleşmeler ise sona erebilir.

Zilyetlik de kendiliğinden geçer mi?

TMK m.599 uyarınca mirasçılar zilyetliği de doğrudan kazanır; fiilî teslim gerekmez.

Mirasın kazanılması için kabul beyanı gerekir mi?

Hayır. Miras ölümle kendiliğinden kazanılır. Mirasçı, ret süresi içinde reddetmediği takdirde kabul etmiş sayılır.

Külli halefiyet davalara da uygular mı?

Evet. Miras bırakanın taraf olduğu mal varlığına ilişkin davalar mirasçılara geçer ve yargılama onlarla sürdürülür.

Post by Av. Fatma Öztürk