Belirli (Muayyen) Mal Vasiyeti
25 Temmuz 2026

Belirli (Muayyen) Mal Vasiyeti

Miras bırakan, tüm malvarlığını alan bir mirasçı atamak yerine, belirli bir malı belirli bir kişiye bırakmak isteyebilir. Bu kişinin hukuki konumu, mirasçıdan farklıdır. Belirli mal vasiyetinde lehtar mirasçı sıfatı kazanmaz; yalnızca vasiyet konusu malın kendisine verilmesini isteme hakkına sahip olur. Rehber, bu ayrımın pratik sonuçlarını açıklıyor.

Vasiyetnamede size belirli bir mal mı bırakılmış?

Hukuki konumunuzu ve talep yolunuzu birlikte netleştirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kanun ne diyor?

TMK m.517’ye göre miras bırakan, bir kimseye mirasçı atamaksızın belirli bir malı veya hakkı vasiyet edebilir (belirli/muayyen mal vasiyeti). Bu kişi (vasiyet alacaklısı), mirasçı (külli halef) olmaz; mirasçılardan vasiyet konusunun kendisine verilmesini isteyebilen bir alacaklı durumundadır.

Yargıtay bu kuralı nasıl uyguluyor?

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, vasiyeti yerine getirme borcu mirasçılara aittir; vasiyet alacaklısı, vasiyet konusu malın teslimini veya devrini talep eder. Vasiyet, saklı payları zedeliyorsa tenkise tabi olur; vasiyet konusunun terekede bulunmaması gibi hâllerde özel kurallar uygulanır.

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Belirli mal vasiyeti alan kişi mirasçı değil, vasiyet konusunu isteme hakkına sahip alacaklıdır.
  • Vasiyeti yerine getirme borcu mirasçılara aittir.
  • Vasiyet saklı payı zedeliyorsa tenkise tabidir.

Belirli mal vasiyetinde kişi külli halef değil, vasiyet konusunu isteyebilen bir alacaklıdır. Saklı pay sınırı korunmak kaydıyla, vasiyetin yerine getirilmesi mirasçıların görevidir.

Mirasçı değilsiniz, alacaklısınız — fark neden önemli?

Belirli mal vasiyetinde lehine kazandırma yapılan kişi mirasçı (külli halef) olmaz; vasiyet konusunun kendisine verilmesini isteyebilen bir alacaklı konumundadır. Bu ayrım teorik değil, tamamen pratiktir.

Mirasçı olsaydınız: ölüm anında mal doğrudan size geçerdi, tereke ortaklığına katılırdınız, paylaşmada söz sahibi olurdunuz — ama aynı zamanda tereke borçlarından da sorumlu olurdunuz.

Vasiyet alacaklısı olarak: mülkiyet ölümle birlikte mirasçılara geçer. Siz mirasçılardan malın teslimini ya da devrini talep edersiniz. Paylaşmaya katılmazsınız, tereke borçlarından mirasçı sıfatıyla sorumlu tutulmazsınız.

Taşınmazda somut sonuç: Vasiyet edilen taşınmazın mülkiyeti ölümle mirasçılara geçer; tapuda hâlâ miras bırakanın adı görünse de fiilen malik mirasçılardır. Vasiyet alacaklısının taşınmazı kendi adına tescil ettirebilmesi için mirasçıların devri gerçekleştirmesi ya da vasiyetnamenin tenfizi davası açılması gerekir.

Kim borçludur? Vasiyeti yerine getirme borcu kural olarak mirasçılara aittir. Miras bırakan bir vasiyeti yerine getirme görevlisi atamışsa, vasiyetleri yerine getirmek onun kanuni görevleri arasındadır.

TMK m.519/2 bir boşluk doldurur: Vasiyet borçlusunun mirasçılığını veya kendisine yapılan kazandırmayı reddetmesi ya da mirastan yoksun kalması durumunda, vasiyet yükümlülüğü bu durumdan yararlanan kişilere geçer. Yani borçlu çekilerek vasiyeti boşa düşüremez.

“Belirli mal” sanılandan çok daha geniştir (TMK m.517/2)

Adı “belirli mal” olsa da bu kavram yalnızca somut bir eşyayı kapsamaz. TMK m.517/2 çerçeveyi geniş çizer:

“Belirli mal bırakma, ölüme bağlı tasarrufla bir kimseye terekedeki bir malın mülkiyetinin veya terekenin tamamı ya da bir kısmı üzerinde intifa hakkının kazandırılmasına yönelik olabileceği gibi; bir kimse lehine tereke değeri üzerinden bir edimin yerine getirilmesinin, bir iradın bağlanmasının veya bir kimsenin bir borçtan kurtarılmasının, mirasçılar veya belirli mal bırakılanlara yükletilmesi suretiyle de olabilir.”

Uygulamada karşılıkları:

  • Belirli bir taşınmazın ya da aracın bırakılması,
  • Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde intifa hakkı kurulması,
  • Bir kişinin eğitim masraflarının karşılanması gibi bir edimin yükletilmesi (edim vasiyeti),
  • Bir kişiye aylık gelir bağlanması (irad vasiyeti),
  • Bir borçlunun borcunun affedilmesi (borçtan kurtarma).

Alt vasiyet de mümkündür. Miras bırakan, lehine belirli mal vasiyeti bıraktığı kişiyi aynı zamanda bir başkasına karşı vasiyet borçlusu olarak gösterebilir. Bu, ikinci derece vasiyet olarak da adlandırılır.

Konu ferden belirli olmak zorunda değildir. Vasiyetin konusunun yeterince belirli veya belirlenebilir olması yeterlidir; çeşit mal vasiyeti de mümkündür. Bu ayrım, aşağıda ele alınan “mal terekede yoksa” sorusunda önem kazanır.

Mal terekede yoksa ne olur? (TMK m.517/3 ve m.544/2)

Bu, belirli mal vasiyetinin en sık karşılaşılan sorunudur: vasiyetname yazıldıktan sonra miras bırakan o malı satmış, bağışlamış ya da mal cebri icrayla elinden çıkmıştır.

TMK m.517/3 — kural: “Bırakılan belirli mal terekede bulunmadığı takdirde, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan kurtulurlar.”

İstisna — “tasarruftan aksi anlaşılmadıkça”: Miras bırakan, terekede bulunmayan malların tedarik edilerek vasiyetin yerine getirilmesini ya da malın değerinin ödenmesini öngörmüşse, vasiyet yükümlüleri malı temin etmek veya değerini ödemekle yükümlüdür. Belirleyici olan vasiyetname metninin yorumudur.

TMK m.544/2 — zımnî rücu: “Belirli mal bırakma vasiyeti de, vasiyetnamede aksi belirtilmedikçe, miras bırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar.” Yani miras bırakanın malı satması, vasiyetten döndüğü anlamına gelir ve vasiyet alacaklısının davası reddedilir.

Önemli bir ayrım: Malın iradî bir tasarrufla (satış, bağış) terekeden çıkması ile iradî olmayan bir yolla (örneğin ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle cebri icra) çıkması aynı değildir. Cebri icra hâlinde miras bırakanın iradî bir tasarrufu bulunmadığından m.544/2 anlamında bir rücudan söz edilemez; ancak mal terekede bulunmadığı için m.517/3 uyarınca vasiyet borcunun sona ereceği kabul edilmektedir.

Tazminat isteyebilir miyim? Kural olarak hayır. Vasiyet edilen mala ulaşamayan lehtarın tazminat talebi, ancak miras bırakanın iradesinin bu yönde olduğu anlaşılıyorsa mümkün olur.

Ne zaman isteyebilirim, sınırım ne? (Muacceliyet ve tenkis)

Muacceliyet — TMK m.600/2: Vasiyet alacağı, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, kural olarak vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle talep edilebilir hâle gelir. Yani ölüm anında değil, mirasçıların durumu netleştikten sonra.

Birden çok mirasçı varsa: Öğretide TMK m.641’in kıyasen uygulanmasıyla vasiyet borçlularının müteselsil sorumluluğu kabul edilmektedir. Yani vasiyet alacaklısı, altı mirasçının her birinden ayrı ayrı pay istemek zorunda kalmaz.

Sınır: saklı pay ve tenkis. Miras bırakanın tasarruf yetkisi, saklı paylı mirasçıların haklarıyla sınırlıdır. Vasiyet saklı payı zedeliyorsa tenkise tabi olur — yani tamamen iptal edilmez, saklı payı aşan kısım oranında indirilir. TMK m.505-506’daki oranlar bu hesabın çerçevesini çizer.

Yol haritası:

  • Vasiyetname metnini dikkatle okuyun: kazandırma mirasçı atama mı yoksa belirli mal vasiyeti mi? Bu, hukuki konumunuzu belirler.
  • Vasiyet konusu malın terekede mevcut olup olmadığını tespit edin; yoksa m.517/3 ve m.544/2 devreye girer.
  • Mirasçılar devretmiyorsa vasiyetnamenin tenfizi davası açın; talebin infazda karışıklık yaratmayacak açıklıkta kurulması gerekir.
  • Saklı paylı mirasçı iseniz ve vasiyet payınızı zedeliyorsa, iptal değil tenkis talebinde bulunun.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Mirasçı mı, vasiyet alacaklısı mı?
KriterMirasçı (Külli Halef)Vasiyet Alacaklısı
Mülkiyet ne zaman geçerÖlümle doğrudanÖlümle MİRASÇILARA geçer, alacaklı onlardan İSTER
Tereke ortaklığına katılır mıEvetHayır
Tereke borçlarından sorumlu muEvetHayır
Talep hakkı ne zaman doğarÖlüm anındaYükümlünün mirası kabulü veya ret hakkının düşmesiyle (TMK 600/2)
“Belirli mal” aslında neyi kapsar? (TMK 517/2)
Kazandırma TürüÖrnek
Mülkiyet devriBelirli bir taşınmaz/araç
İntifa hakkıTerekenin tamamı/bir kısmı üzerinde
Edim vasiyetiEğitim masraflarının karşılanması
İrad vasiyetiAylık gelir bağlanması
Borçtan kurtarmaBir borçlunun borcunun affedilmesi
Mal terekede yoksa ne olur?
DurumSonuçDayanak
Malın iradi tasarrufla (satış/bağış) çıkmasıVasiyetten zımni rücu sayılır, borç sona ererTMK 544/2
Cebri icrayla (iradi olmayan) çıkmasıRücu sayılmaz ama mal yine terekede yok, borç yine sona ererTMK 517/3
Tasarrufta ‘tedarik edilsin’ denmişseİstisna — yükümlü malı temin etmek veya değerini ödemekle yükümlüTMK 517/3

Mal Terekede Yoksa Ne Olur? (TMK m.517/3 ve m.544/2)

Belirli mal vasiyetinde en sık yaşanan sorun, vasiyet edilen malın ölüm anında terekede bulunmamasıdır. Sonuç, malın neden bulunmadığına göre değişir.

SebepSonuçDayanak
Mirasbırakan malı sağlığında satmışVasiyet ortadan kalkarTMK m.544/2
Mal ölüm anında terekede yokTasarruf yerine getirilmezTMK m.517/3
Mal üçüncü kişide, geri alınabilirYükümlü teslimle borçluGenel hükümler
Mal telef olmuş, sigorta bedeli varİkame değer tartışılırYorum meselesi

Birinci satır, mirasbırakanın zımnen dönmesi hâlidir. TMK m.544/2’ye göre belirli mal vasiyeti, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar.

Yani vasiyet edilen evi sağlığında satan kişi, o vasiyetten fiilen dönmüş sayılır. Lehtar, satış bedeli üzerinde de hak iddia edemez; çünkü vasiyet konusu belirli bir maldı ve o mal artık yoktur.

İkinci satır ise TMK m.517/3’e dayanır: tasarrufta aksi belirtilmedikçe, vasiyet edilen belirli mal terekede bulunmazsa tasarrufu yerine getirme yükümlülüğü ortadan kalkar.

Bu risk, vasiyetname hazırlanırken bir cümleyle azaltılabilir: “O taşınmaz terekede bulunmazsa, yerine geçen değer veya eşdeğer bir mal verilir” şeklindeki bir kayıt, aksinin tasarrufta belirtilmiş olması anlamına gelir ve lehtarı korur.

Muacceliyet ve Talep Zamanı (TMK m.600)

Vasiyet alacaklısının hakkı ölümle doğar, ancak hemen talep edilemez. TMK m.600 muacceliyet anını belirler.

Hükme göre bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur.

AşamaDurumTalep edilebilir mi
Ölüm anıHak doğarHayır
Ret süresi işlerkenYükümlünün durumu belirsizHayır
Miras kabul edildiAlacak muaccelEvet
Ret süresi dolduAlacak muaccelEvet
Miras reddedildiYükümlülük sonraki mirasçılara geçerOnlara karşı

Bu nedenle vasiyet alacaklısının ilk yapması gereken, ret süresinin durumunu takip etmektir. Üç aylık süre dolmadan yapılan talepler erken sayılır.

Yükümlülük yerine getirilmezse TMK m.600’ün son fıkrası yol gösterir: vasiyet alacaklısı, yükümlüsüne karşı vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararı talep edebilir.

Dava süresi ise TMK m.602’de düzenlenmiştir: ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmenin veya vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muaccel olma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Vasiyet Alacaklısının Konumu: Avantajlar ve Sınırlar

KonuVasiyet alacaklısıMirasçı
Mülkiyetin kazanılmasıTeslim veya tescilleÖlümle kendiliğinden
Tereke borçlarından sorumlulukYokKişisel ve müteselsil
Miras ortaklığıTaraf değilTaraf
Paylaşmaya katılmaKatılamazKatılır
Alacaklılar sırasıTereke alacaklılarından sonra
Tenkise tabi miEvetSaklı payı aşan kısımda
DayanakTMK m.600-604TMK m.599

İkinci satır, belirli mal vasiyetinin en büyük avantajıdır: vasiyet alacaklısı tereke borçlarından sorumlu değildir. Borca batık bir terekede mirasçı borç altına girerken, vasiyet alacaklısı yalnızca alacağını tahsil edememe riskiyle karşılaşır.

Beşinci satır ise bu avantajın sınırını gösterir. TMK m.603 uyarınca mirasbırakanın alacaklılarının hakları, vasiyet alacaklılarının haklarından önce gelir. Tereke borçları ödenmeden vasiyet yerine getirilmez.

Bu iki kural birlikte şu tabloyu doğurur: borca batık terekede vasiyet alacaklısı borçtan sorumlu olmaz ama alacağını da alamayabilir. Terekede borçlar karşılandıktan sonra değer kalmamışsa, vasiyet fiilen boşa çıkar.

TMK m.604 ise sonradan çıkan borçları düzenler: mirasçılar, vasiyet yükümlülüğünü yerine getirdikten sonra daha önce bilmedikleri borçları öderlerse, vasiyet alacaklısından tenkisini isteyebilecekleri oranda verileni geri isteyebilirler. Vasiyet alacaklısı ise ancak geri isteme zamanında var olan zenginleşmesi ölçüsünde sorumludur.

Belirli Mal Vasiyeti mi, Mirasçı Atama mı?

Bu ayrım, vasiyetnamedeki ifadeye değil kazandırmanın niteliğine bakılarak yapılır ve sonuçları birbirinden çok farklıdır.

TMK m.516 ölçütü verir: bir kişinin mirasın tamamını veya belli bir oranını almasını içeren her tasarruf, mirasçı atanması sayılır. Belirli bir mal bırakılmışsa TMK m.517 kapsamında belirli mal vasiyeti söz konusudur.

İfadeNitelendirme
“Mirasımın üçte birini X’e bırakıyorum”Mirasçı atama
“Ankara’daki dairemi X’e bırakıyorum”Belirli mal vasiyeti
“X mirasçım olsun”Mirasçı atama
“Mirasçılarım X’e 500.000 TL ödesin”Belirli mal vasiyeti (edim)
“X, evimde ömür boyu otursun”Belirli mal vasiyeti (oturma hakkı)
“X’in bana olan borcu silinsin”Belirli mal vasiyeti (borçtan kurtarma)

Son üç satır, TMK m.517/2’nin kapsamının ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Belirli mal bırakma yalnızca mülkiyet devri değildir; intifa hakkı kazandırılması, bir edimin yerine getirilmesi, irat bağlanması veya bir kimsenin borçtan kurtarılması da bu kapsamdadır.

Nitelendirmenin sonuçları şunlardır:

SonuçMirasçı atamaBelirli mal vasiyeti
HalefiyetKülliCüzi
Borçlardan sorumlulukVarYok
Miras ortaklığıTarafTaraf değil
Mülkiyetin kazanılmasıÖlümleTeslim/tescille
Terekeyi yönetmeYetkiliYetkisiz

Tereddüt hâlinde mahkeme, mirasbırakanın gerçek iradesini araştırır ve tasarrufun bütününe bakar. TMK m.647/3 bu yönde bir yorum kuralı da içerir: aksini arzu ettiği tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasbırakanın tereke malını bir mirasçıya özgülemesi vasiyet olmayıp sadece paylaştırma kuralı sayılır.

Bu son kural pratikte çok önemlidir: “evimi oğluma bırakıyorum” ifadesi, aksi anlaşılmadıkça oğlun payını artırmaz; yalnızca hangi malın kime düşeceğini belirler. Ev, oğlun miras payına mahsup edilir ve fazlası denkleştirilir.

Mirasbırakan gerçekten fazladan kazandırma yapmak istiyorsa, bunu vasiyet olarak ve tasarruf edilebilir kısım içinde açıkça düzenlemelidir. Aksi hâlde iradesi paylaştırma kuralına dönüşür.

Belirli Mal Vasiyetinde Yarar ve Hasar (TMK m.518)

Malın hangi durumda ve hangi andan itibaren lehtara ait sayılacağı TMK m.518’de belirlenmiştir ve teslimin geciktiği dosyalarda hesabın temelini oluşturur.

Hükme göre bırakılan belirli mal, mirasın açılması anındaki durumuyla teslim olunur; yarar ve hasar, mirasın açılması anında kendisine belirli mal bırakılana geçer.

KonuKural
Malın durumuÖlüm anındaki hâliyle teslim
Ölümden sonraki kiralarLehtara ait
Ölümden sonraki zararKural olarak lehtara ait
Ara dönem harcamalarıVekâletsiz iş görme hükümleri
Ara dönem zararlarıVekâletsiz iş görme hükümleri

İkinci satır, lehtar için çoğu zaman fark edilmeyen bir alacaktır: teslim yıllar sonra yapılsa dahi, ölüm anından itibaren doğan kira ve semereler ona aittir. Bu talep ileri sürülmediğinde önemli bir tutar kaybedilir.

Dördüncü ve beşinci satırlar ise yükümlü mirasçının konumunu belirler. TMK m.518/2’ye göre tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olan kimse, mirasın açılmasından sonra bırakılan mala yaptığı harcamalar ve verdiği zararlardan dolayı vekâletsiz iş görenin haklarına sahip ve borçlarıyla yükümlü olur.

Pratik sonuç: mirasçı, teslime kadar yaptığı zorunlu masrafları (vergi, aidat, onarım) talep edebilir; buna karşılık malı ihmal ederek zarara uğratmışsa sorumlu olur. Teslim sırasında iki taraflı bir hesaplaşma yapılması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Belirli mal vasiyeti nedir?

TMK m.517 uyarınca miras bırakanın, bir kimseyi mirasçı atamaksızın ona belirli bir mal veya hak kazandırmasıdır. Lehine kazandırma yapılan kişi mirasçı değil, vasiyet konusunun kendisine verilmesini isteyebilen bir alacaklıdır.

Vasiyet alacaklısı ile mirasçı arasındaki fark nedir?

Mirasçı külli halef olarak ölümle birlikte terekeye kendiliğinden sahip olur ve tereke borçlarından sorumludur. Vasiyet alacaklısı ise mülkiyeti doğrudan kazanmaz; mirasçılardan vasiyet konusunun teslimini veya devrini talep eder ve mirasçı sıfatıyla tereke borçlarından sorumlu tutulmaz.

Belirli mal vasiyeti yalnızca eşya için mi olur?

Hayır. TMK m.517/2 uyarınca bir malın mülkiyetinin yanı sıra tereke üzerinde intifa hakkı kazandırılması, bir edimin yerine getirilmesi, bir iradın bağlanması veya bir kimsenin bir borçtan kurtarılması da belirli mal bırakma kapsamındadır.

Vasiyet edilen mal terekede yoksa ne olur?

TMK m.517/3 uyarınca bırakılan belirli mal terekede bulunmadığı takdirde, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan kurtulur. Ancak miras bırakan malın tedarik edilerek verilmesini öngörmüşse, yükümlüler malı temin etmek veya değerini ödemekle sorumlu olur.

Miras bırakan vasiyet ettiği malı sonradan satarsa?

TMK m.544/2 uyarınca belirli mal bırakma vasiyeti, vasiyetnamede aksi belirtilmedikçe, miras bırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar. Satış, vasiyetten dönme (rücu) olarak değerlendirilir.

Vasiyet alacağını ne zaman talep edebilirim?

TMK m.600/2 uyarınca vasiyet alacağı, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, kural olarak vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel hâle gelir.

Mirasçılar malı devretmiyorsa ne yaparım?

Vasiyetnamenin tenfizi davası açılabilir. Davanın kabulü için vasiyetname konusunun terekeye dahil olduğunun belirlenmesi ve verilecek hükmün infazda karışıklık yaratmayacak açıklıkta olması gerekir. Öğretide TMK m.641’in kıyasen uygulanmasıyla vasiyet borçlularının müteselsil sorumluluğu kabul edilmektedir.

Vasiyet benim saklı payımı zedeliyorsa ne yapabilirim?

Miras bırakanın tasarruf yetkisi saklı paylı mirasçıların haklarıyla sınırlıdır; saklı payı ihlal eden vasiyetler tenkise tabidir. Tenkiste vasiyet tamamen iptal edilmez, saklı payı aşan kısım oranında indirilir. Bunun için ayrıca tenkis davası açılması gerekir.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Açıklanan kanun hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 24 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Vasiyet edilen mal üzerindeki ipotek kime aittir?

Aksi öngörülmemişse yük malla birlikte geçer. Vasiyet alacaklısı, mal üzerindeki takyidatı da devralır.

Vasiyet alacaklısı tereke borçlarından sorumlu olur mu?

Hayır. Vasiyet alacaklısı mirasçı sıfatı taşımadığından tereke borçlarından kişisel sorumluluğu doğmaz.

Vasiyet edilen mal hasar görürse ne olur?

Ölümden sonra malın uğradığı hasar bakımından, terekeyi elinde bulunduranın sorumluluğu ve kusur durumu değerlendirilir.

Aynı mal birden çok kişiye vasiyet edilmişse ne olur?

Tasarrufta paylar gösterilmişse ona göre; gösterilmemişse eşit paylı olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılır.

Vasiyet alacaklısı malın semerelerini isteyebilir mi?

Ölümden sonra maldan elde edilen semereler bakımından, alacağın doğduğu an ve teslim tarihi gözetilerek değerlendirme yapılır.

Vasiyet reddedilebilir mi?

Vasiyet alacaklısı kendisine yapılan kazandırmayı kabul etmeyebilir. Bu hâlde tasarrufta yedek düzenleme varsa uygulanır.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk