“Annem Bir Kişiye/Kuruma Mal Vasiyet Etmiş” – Belirli Mal Vasiyeti
25 Temmuz 2026

“Annem Bir Kişiye/Kuruma Mal Vasiyet Etmiş” – Belirli Mal Vasiyeti

Ne yaşandı?

Bir miras bırakan vasiyetnamesinde, belirli bir malını (bir daire, araç ya da miktar para) belirli bir kişiye veya kuruma bırakmıştır. Bu kişinin durumu ve mirasçılarla ilişkisi merak edilir. Belirli mal vasiyetinde lehtar mirasçı sıfatı kazanmaz; yalnızca vasiyet konusu malın verilmesini isteme hakkına sahiptir. Rehber, bu ayrımı ve tenkis karşısındaki konumu açıklıyor.

Size vasiyet edilen mal teslim edilmiyor mu?

Vasiyetin tenfizi, zamanaşımı ve tenkis savunmalarında Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Bu durumda ne yapmalısınız?

  • Belirli mal vasiyetini bilin: TMK m.517’ye göre miras bırakan, mirasçı atamaksızın belirli bir malı ya da hakkı bir kişiye (vasiyet alacaklısına) bırakabilir.
  • Alacaklı sıfatını ayırın: Belirli mal vasiyeti alan kişi, kural olarak mirasçı (külli halef) olmaz; mirasçılardan vasiyet konusunun kendisine verilmesini isteyebilen bir alacaklıdır.
  • Mirasçıların borcunu görün: Vasiyeti yerine getirme borcu mirasçılara aittir; vasiyet konusu mal mirasçılarca teslim veya devredilir.
  • Saklı pay ve tenkisi gözetin: Vasiyet saklı payları zedeliyorsa tenkise tabi olabilir.
  • Belgeleyin: Vasiyetnameyi ve vasiyet konusunu kayıt altına alın.

Belirli mal vasiyetinde kişi mirasçı değil, vasiyet konusunu isteme hakkına sahip bir alacaklıdır. Vasiyetin yerine getirilmesi mirasçıların borcudur; saklı pay sınırı saklıdır.

Vasiyet konusu ne olabilir? TMK m.517’nin geniş çerçevesi

Belirli mal bırakma vasiyeti, mirasbırakanın bir kimseyi mirasçı atamaksızın ona terekeden belirli bir malvarlığı değeri kazandırmasıdır. TMK m.517 bu kavramı dar değil, oldukça geniş çizmiştir. Vasiyetin konusu şunlar olabilir:

  • Terekedeki bir malın mülkiyeti (bir daire, araç, ziynet),
  • Tereke üzerinde intifa hakkı (örneğin sağ kalan eşe evde oturma hakkı),
  • Tereke değeri üzerinden bir edimin yerine getirilmesi,
  • Bir irat bağlanması (düzenli ödeme),
  • Bir kimsenin bir borçtan kurtarılması,
  • Alacaklar ve sigorta alacakları.

Vasiyet konusunun terekede mevcut ve ferden belirli bir mal olması zorunlu değildir; önemli olan konunun yeterince belirli veya belirlenebilir olmasıdır.

Mal terekede yoksa ne olur? TMK m.517/III açık hüküm getirir: bırakılan belirli mal terekede bulunmadığı takdirde, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan kurtulurlar. Ancak mirasbırakan, terekede bulunmayan malın tedarik edilerek vasiyetin yerine getirilmesini öngörmüşse, yükümlüler malı temin etmek veya değerini ödemekle sorumlu olur.

Sonraki tasarruf vasiyeti düşürür. TMK m.544/2 uyarınca belirli mal bırakma vasiyeti, vasiyetnamede aksi belirtilmedikçe, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar. Vasiyet edilen dairenin sağlığında satılması buna tipik örnektir.

Cüz’i halef: mülkiyet kendiliğinden geçmez

Ailelerin en çok yanıldığı nokta budur. “Annem daireyi bana vasiyet etti, artık benim” düşüncesi hukuken doğru değildir.

Yasal veya atanmış mirasçılar külli haleftir; mirasbırakanın ölümüyle tereke kendiliğinden onlara geçer. Vasiyet alacaklısı ise cüz’i haleftir ve ölüm anında vasiyet konusunu doğrudan kazanmaz.

TMK m.600/I bunu net biçimde düzenler: vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur. Yani doğan hak bir mülkiyet hakkı değil, bir alacak hakkıdır. Mirasbırakanın tasarrufu, vasiyeti yerine getirecek kişi ile vasiyet alacaklısı arasında bir borç ilişkisi doğurur.

Muacceliyet ayrı bir aşamadır. Alacağın doğmuş olması hemen talep edilebilir olduğu anlamına gelmez. TMK m.600/II uyarınca bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur. Mirasçılar ret süresini kullanırken vasiyet alacaklısının talebi henüz istenebilir hâle gelmemiştir.

Bir istisna: vasiyet olunan şey mirasbırakanın kendi ölümü hâlinde ödenecek bir sigorta alacağı ise, kendisine sigorta alacağı vasiyet edilen kimse sigorta sözleşmesinden doğan talep hakkını sigortacıya karşı doğrudan doğruya kullanabilir (TMK m.601). Burada mirasçılardan geçmeye gerek yoktur.

Vasiyetin tenfizi davası ve on yıllık zamanaşımı

Mirasçılar vasiyeti kendiliğinden yerine getirirse dava gerekmez. Ancak son iradeye aykırı davranılırsa vasiyet alacaklısının yolu vasiyetin yerine getirilmesi (tenfiz) davasıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.02.1991 tarihli, E. 648, K. 65 sayılı kararında vurgulandığı üzere tenfiz davası, aynî bir hakkın tesisi için değil; sulh hukuk mahkemesince açılan vasiyetnamenin TMK m.596 ve devamındaki tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığının ve iptalinin istenmediğinin ya da itirazların sonuçsuz kaldığının — yani kesinleşmiş olduğunun — tespiti içindir.

Yargıtay ayrıca, tenfiz davasının kabulüne karar verilebilmesi için vasiyetname konusunun terekeye dâhil olduğunun belirlenmesi ve hükmün infazda karışıklık yaratmayacak açıklıkta kurulması gerektiğini aramaktadır. Bu nedenle dava dilekçesinde vasiyet konusu malın ada/parsel, plaka veya hesap numarası düzeyinde tanımlanması önemlidir.

Zamanaşımı — TMK m.602: Vasiyet alacaklısının dava hakkı, ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesinin veya vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muaccel olma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre hak düşürücü değil zamanaşımı süresidir; dolayısıyla mahkemece resen dikkate alınmaz, davalının def’i ileri sürmesi gerekir.

Sürenin başlangıcı konusunda Yargıtay kararlarında farklı kabuller yer alır. Uygulamada başlangıç olarak vasiyetnamenin açılması davasında açılma kararının tebliği tarihi, bu kararın kesinleşme tarihi ya da iptal davasının reddinin kesinleştiği tarih esas alınabilmektedir. Bu nedenle tebligat tarihlerinin dosyada belgelenmesi kritik önemdedir.

Saklı pay, tenkis ve muvazaalı devir savunması

Vasiyet mutlak değildir; mirasbırakanın tasarruf yetkisi saklı paylı mirasçıların hakları ile sınırlıdır. Saklı payı zedeleyen belirli mal vasiyeti tenkise tabi olur. Bu, vasiyetin tamamen geçersiz sayılması anlamına gelmez; saklı payı tamamlayacak ölçüde indirilmesi anlamına gelir.

Pratikte iki cepheli bir tablo doğar: vasiyet alacaklısı tenfiz talep ederken, saklı paylı mirasçılar tenkis talep eder. İki dava çoğu zaman aynı dosyada veya birbirini bekleyerek yürür.

Mirasbırakan vasiyeti sağlığında etkisizleştirmişse: Belirli mal vasiyetinin hükmünü bertaraf etmek amacıyla muvazaalı bir temlik yapılmışsa, bu temlikin muvazaalı olduğu vasiyet alacaklısı tarafından ileri sürülebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.11.2001 tarihli, E. 1/958, K. 1035 sayılı kararında vasiyet alacaklısının bunda hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiş; vasiyet alacaklısının muvazaalı temlikin iptali ile taşınmazın vasiyetçi adına tescili yönünde dava açabileceği belirtilmiştir.

Dosya hazırlığında toplanacaklar:

  • Vasiyetname ve açılma/tebliğ kararı ile tebligat parçaları (zamanaşımı başlangıcı için),
  • Güncel veraset ilamı ve mirasçıların ret beyanı bulunup bulunmadığına dair kayıtlar (muacceliyet için),
  • Vasiyet konusu malın terekeye dâhil olduğunu gösteren tapu, ruhsat, banka kayıtları,
  • Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirlere ilişkin tapu işlem dosyaları (muvazaa incelemesi için),
  • Tereke değerine ilişkin belgeler (tenkis hesabı için).
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Muacceliyet ve Tenfiz Davası

AşamaKuralDayanak
Hakkın doğmasıÖlümle
MuacceliyetYükümlünün kabulü veya ret hakkının düşmesiTMK m.600/1
TalepMalın teslimi veya hakkın devriTMK m.600/2
Davranış vasiyetindeYerine getirilmemesinden doğan zararTMK m.600/2
Görevli mahkemeAsliye hukuk
Zamanaşımı10 yılTMK m.602

İkinci satır sıralamayı belirler: hak ölümle doğar ancak hemen talep edilemez. Yükümlü mirası kabul edene veya ret hakkı düşene kadar alacak muaccel olmaz.

Bu nedenle vasiyet alacaklısının ilk yapması gereken, üç aylık ret süresinin durumunu takip etmektir.

Beşinci satır uygulamada sıkça karıştırılır: vasiyetnamenin açılması sulh hukuk mahkemesinde yapılır; tasarrufun yerine getirilmesi için ise asliye hukuk mahkemesinde tenfiz davası açılır.

Açılma kararı tasarrufun uygulanacağı anlamına gelmez; yükümlü yerine getirmiyorsa ayrıca dava gerekir.

Mal Terekede Yoksa Vasiyet Düşer mi?

DurumSonuçDayanak
Vasiyet edilen mal terekede yokYükümlülük ortadan kalkarTMK m.517/3
Tasarrufta aksi öngörülmüşseİkame değer verilirTMK m.517/3
Muris malı sağlığında satmışsaVasiyetten dönme sayılırTMK m.544/2
Satış bedeli hesapta duruyorsaLehtar bedele hak iddia edemezTMK m.517/3
Mal üzerinde ipotek varsaVasiyet yükle birlikte devam eder
Lehtar önce ölmüşseYedek yoksa düşerTMK m.520

Birinci ve dördüncü satırlar lehtarlar için en büyük risktir: tasarrufta aksi belirtilmedikçe, vasiyet edilen belirli mal terekede bulunmazsa tasarrufu yerine getirme yükümlülüğü ortadan kalkar.

İkinci satır ise tek cümlelik bir önlemle bu riski kaldırır: vasiyetnameye ikame değer kaydı konulması yeterlidir.

Beşinci satır ise farklıdır: ipotek kurulması malı terekeden çıkarmaz; vasiyet devam eder ancak lehtar taşınmazı yük ile birlikte alır.

Altıncı satır ise yine baştan alınacak bir önlemi işaret eder: TMK m.520 uyarınca yedek mirasçı belirlenmesi, lehtarın önce ölmesi hâlinde tasarrufun boşa çıkmasını engeller.

Mirasçıların Savunma Yolları

SavunmaDayanakSüre
Şekle aykırılıkTMK m.557/41 yıl / 10-20 yıl
EhliyetsizlikTMK m.557/11 yıl / 10-20 yıl
İrade sakatlığıTMK m.557/21 yıl / 10-20 yıl
TenkisTMK m.5601 yıl / 10 yıl
Mal terekede yokTMK m.517/3
Def’i yoluTMK m.559/son, m.571/sonSüresiz

Altıncı satır süre kaçırılmış dosyalarda kurtarıcıdır ve tenfiz davasında doğrudan kullanılır: lehtar tenfiz talebiyle geldiğinde, mirasçı savunma olarak iptal veya tenkis ileri sürebilir.

TMK m.559’un son cümlesi açıktır: iptal davası açma hakkı düşmüş olsa bile, her zaman def’i yoluyla tasarrufun iptali ileri sürülebilir.

Beşinci satır ise ayrı bir savunmadır ve süreye tabi değildir: malın terekede bulunmadığı ortaya konursa yükümlülük ortadan kalkar.

Dördüncü satır ise saklı paylı mirasçılar için işler: vasiyet tasarruf edilebilir kısmı aşıyorsa tenkis istenir ve vasiyet tümüyle geçersiz olmaz, yalnızca indirilir.

Vasiyetnameyi Yazarken Lehtarı Koruyan Kayıtlar

KayıtNedenDayanak
İkame değerMal terekede yoksa vasiyet düşmesinTMK m.517/3
Yedek lehtarLehtar önce ölürseTMK m.520
Mahsup edilip edilmeyeceğiPaylaştırma kuralı sayılmasınTMK m.647/3
Vasiyeti yerine getirme görevlisiUygulama güvence altına alınsınTMK m.550
Sıfatın açıkça yazılmasıMirasçı mı, vasiyet alacaklısı mıTMK m.516-517

Üçüncü satır en çok sonuç doğuran kayıttır. TMK m.647/3’e göre aksini arzu ettiği tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasbırakanın tereke malını bir mirasçıya özgülemesi vasiyet olmayıp sadece paylaştırma kuralı sayılır.

Yani “evimi oğluma bırakıyorum” ifadesi oğlun payını artırmaz; ev onun payına mahsup edilir. Fazladan kazandırma isteniyorsa açıkça yazılmalıdır.

Dördüncü satır ise uygulamayı güvence altına alır: görevli atanmışsa lehtar talebini mirasçılar yerine doğrudan ona yöneltebilir.

Birinci satır ise tek cümleyle en büyük riski kaldırır ve çoğu vasiyetnamede atlanır.

TMK m.517: Vasiyet Konusunun Kapsamı

Vasiyet konusuÖrnek
Bir malın mülkiyeti“Ankara’daki dairemi X’e”
İntifa hakkı“X evimde ömür boyu otursun”
Bir edimin yerine getirilmesi“Mirasçılarım X’e 500.000 TL ödesin”
İrat bağlanmasıDüzenli ödeme
Borçtan kurtarma“X’in bana olan borcu silinsin”
Kuruma bırakmaVakıf, dernek, kamu kurumu

TMK m.517/2 kapsamı geniş tutar: belirli mal bırakma, terekedeki bir malın mülkiyetinin veya intifa hakkının kazandırılması olabileceği gibi; bir edimin yerine getirilmesi, irat bağlanması veya bir kimsenin borçtan kurtarılması biçiminde de olabilir.

Üçüncü ve beşinci satırlar sıkça gözden kaçar: para ödenmesi veya bir borcun silinmesi de belirli mal vasiyetidir ve tenfizi istenebilir.

Altıncı satır tenkis sırasında özel bir konum doğurur: TMK m.570/3 uyarınca kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalar en son tenkis edilir.

İkinci satır ise dikkat gerektirir: intifa hakkı kişiye bağlıdır ve TMK m.797 uyarınca hak sahibinin ölümüyle sona erer; mirasçılarına geçmez.

Mülkiyet Neden Kendiliğinden Geçmez?

ÖlçütMirasçı (külli halef)Vasiyet alacaklısı (cüz’i halef)
KazanımÖlümle kendiliğindenTalep hakkı
DayanakTMK m.599TMK m.600
Tapuİntikal yapılırTescil talep edilir
Borçtan sorumlulukVarYok
MuhatapMirasçılar veya görevli
Yerine getirilmezseTenfiz davası

Birinci satır bu yazının merkezindeki ayrımdır: vasiyet alacaklısı ölümle mülkiyeti kazanmaz; yalnızca talep hakkı elde eder.

Bu nedenle taşınmaz doğrudan tapuya lehtar adına geçmez; mirasçıların devir yapması veya mahkeme kararı gerekir.

Dördüncü satır lehtar için önemli bir korumadır: vasiyet alacaklısı tereke borçlarından sorumlu değildir.

Ancak TMK m.603 sınırı çizer: mirasbırakanın alacaklılarının hakları, vasiyet alacaklılarının haklarından önce gelir. Borçlar ödendikten sonra değer kalmazsa vasiyet fiilen boşa çıkar.

Tek bakışta: cüz’i halefiyet, tenfiz ve süre

En kritik yanılgı şudur: “Vasiyet var, mal benim.” Hayır. Vasiyet alacaklısı külli halef değil, cüz’i haleftir — ölümle mülkiyeti kazanmaz, yalnızca bir alacak hakkı elde eder.

Tablo 1 — Mirasçı ile vasiyet alacaklısı arasındaki fark
ÖlçütMirasçı (külli halef)Vasiyet alacaklısı (cüz’i halef)
Kazanma anıÖlümle kendiliğindenÖlümle yalnız alacak hakkı doğar
MülkiyetDoğrudan geçer; tapu tescili açıklayıcıdırTenfiz ve tescil olmadan mülkiyet geçmez
Terekeye ortaklıkOrtaktırOrtak değildir
Tereke borçlarından sorumlulukMüteselsilen sorumludurSorumlu değildir
Kime karşı talepVasiyet yükümlüsüne (mirasçılara) veya varsa vasiyeti yerine getirme görevlisine (TMK m.600)
Tablo 2 — Vasiyetin konusu, doğumu ve süresi
KonuKuralDayanak
Vasiyetin konusuBir ev, bir alacak, bir intifa hakkı, borçtan kurtarma gibi belirli bir malvarlığı değeriTMK m.517/1
Mal terekede yoksaTasarruftan aksi anlaşılmadıkça, yükümlüler borçtan kurtulurTMK m.517
Mirasbırakan malı sağlığında elden çıkarmışsaVasiyet, bağdaşmayan tasarrufla kendiliğinden ortadan kalkarTMK m.544/2
Alacağın doğumuMirasbırakanın ölüm anında doğarTMK m.600
MuacceliyetTasarruftan aksi anlaşılmadıkça, vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyleTMK m.600/2
ZamanaşımıVasiyetnamenin açıldığını ve hak sahibi olduğunu öğrenmeden itibaren on yılTMK m.602

Vasiyet borçlusu mirasçılar boş durmaz; tenfiz davasına karşı üç ayrı savunma yolu vardır.

Tablo 3 — Tenfiz davasına karşı savunmalar
SavunmaİçeriğiDayanak
İptal def’iVasiyetnamenin ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya şekil eksikliği nedeniyle hükümsüz olduğuTMK m.557 · m.559/2
Tenkis def’iVasiyetin saklı payı ihlal ettiği; süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilirTMK m.560 · m.571/son
Zamanaşımı def’iOn yıllık sürenin dolduğu; cevap dilekçesiyle ileri sürülmelidirTMK m.602
Muvazaa iddiasıMirasbırakanın sağlığında malı muvazaalı devrettiğiTBK m.19 · 1974 İBK

Not: Tenfiz davasında yetkili mahkeme konusunda kaynaklar ayrışmaktadır — bir görüş mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunu (HMK m.11), diğer görüş taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu savunur. Ayrıca on yıllık sürenin başlangıcı (vasiyetnamenin açılması kararının kesinleşmesi mi, iptal davasının kesinleşmesi mi) yargı kararlarında değişim göstermektedir; somut dosyada güncel içtihat kontrol edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Bana vasiyet edilen daire ölümle birlikte benim olur mu?

Hayır. Vasiyet alacaklısı cüz’i haleftir ve vasiyet konusunu ölüm anında doğrudan kazanmaz. TMK m.600/I uyarınca vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkı doğar. Mülkiyetin geçmesi için devir veya mahkeme kararıyla tescil gerekir.

Vasiyet alacağımı ne zaman isteyebilirim?

TMK m.600/II’ye göre, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa alacak, vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur. Mirasçıların ret süresi devam ederken talep henüz istenebilir hâle gelmemiş olur.

Vasiyet edilen mal terekede yoksa ne olur?

TMK m.517/III uyarınca bırakılan belirli mal terekede bulunmuyorsa, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça yükümlüler borçtan kurtulur. Ancak mirasbırakan malın tedarik edilerek vasiyetin yerine getirilmesini öngörmüşse, yükümlüler malı temin etmek veya değerini ödemekle sorumlu olur.

Annem vasiyet ettiği evi sonradan satmışsa vasiyet geçerli kalır mı?

TMK m.544/2 uyarınca belirli mal bırakma vasiyeti, vasiyetnamede aksi belirtilmedikçe, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar. Satış bu nitelikte bir tasarruftur.

Mirasçılar vasiyeti yerine getirmezse ne yapabilirim?

Vasiyetin yerine getirilmesi (tenfiz) davası açılabilir. Yargıtay uygulamasında bu dava, vasiyetnamenin açılıp tebliğ işlemlerinin tamamlandığının, itiraza uğramadığının veya itirazların sonuçsuz kaldığının tespitine yöneliktir. Hükmün infazda karışıklık yaratmayacak açıklıkta olması için vasiyet konusu malın dilekçede ayrıntılı tanımlanması gerekir.

Vasiyetin yerine getirilmesi davasında süre ne kadar?

TMK m.602 uyarınca vasiyet alacaklısının dava hakkı, ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesinin veya vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muaccel olma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu bir zamanaşımı süresidir; mahkemece resen dikkate alınmaz, davalının def’i ileri sürmesi gerekir.

Vasiyet saklı payı aşıyorsa tamamen geçersiz mi olur?

Hayır. Saklı paylı mirasçıların hakkını zedeleyen vasiyet tenkise tabidir; vasiyet tümüyle geçersiz sayılmaz, saklı payı tamamlayacak ölçüde indirilir.

Mirasbırakan vasiyeti etkisiz kılmak için malı devretmişse ne olur?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.11.2001 tarihli, E. 1/958, K. 1035 sayılı kararında, belirli mal vasiyetinin hükmünü bertaraf etmek amacıyla yapılan muvazaalı temlikin vasiyet alacaklısı tarafından ileri sürülebileceği ve bunda hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Vasiyet alacaklısı muvazaalı temlikin iptali ile taşınmazın vasiyetçi adına tescili yönünde dava açabilir.

Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 24 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Vasiyet alacaklısı mirasçı sayılır mı?

Hayır. Vasiyet alacaklısı terekeden belirli bir mal veya hak talep eden kişidir; mirasçı sıfatı ve tereke borçlarından sorumluluğu doğmaz.

Vasiyet edilen mal üzerindeki borç kime aittir?

Malın üzerindeki yük ve borçlar bakımından tasarrufun içeriği belirleyicidir. Aksi öngörülmemişse yük malla birlikte geçer.

Vasiyet alacaklısı doğrudan tapuya başvurabilir mi?

Hayır. Öncelikle mirasçılardan ifa istenir; yerine getirilmezse vasiyetin tenfizi davası açılır.

Kuruma yapılan vasiyet nasıl yerine getirilir?

Kurumun tüzel kişiliği ve temsil yetkisi araştırılır. Tasarrufta gösterilen amaç doğrultusunda ifa yapılır.

Vasiyet alacaklısı tenkise maruz kalır mı?

Evet. Saklı payı ihlal eden vasiyetler öncelikle tenkise tabi tutulur.

Vasiyet edilen mal birden fazla kişiye bırakılmışsa ne olur?

Paylar tasarrufta belirtilmişse ona göre; belirtilmemişse eşit olarak değerlendirilir.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk