Ne yaşandı?
Bir terekede çok sayıda mirasçı vardır ya da bir mirasçıya (yurt dışı, adres bilinmiyor) ulaşılamamaktadır; bu yüzden ortak tereke işlemleri (kira, satış, takip) yürütülememektedir. Elbirliği mülkiyetinde kural oybirliği olduğundan tek bir mirasçıya ulaşılamaması bütün süreci kilitler. Rehber, temsilci atanmasının şartlarını, yetkilerin sınırını ve alternatif yolları açıklıyor.
Bu durumda ne yapmalısınız?
- Miras ortaklığını bilin: Paylaşmaya kadar mirasçılar terekeye elbirliğiyle (ortaklık hâlinde) sahiptir; kural olarak işlemler oybirliğiyle yapılır.
- Temsilci atanmasını isteyin: TMK m.640’a göre, ortaklığın yönetimi için mirasçılardan birinin talebiyle sulh hukuk mahkemesi terekeye bir temsilci atayabilir.
- Yetkiyi belirleyin: Temsilci, terekeyi yönetir ve mahkemece belirlenen yetkiler çerçevesinde işlem yapar.
- Tıkanıklığı aşın: Temsilci ataması, bir mirasçının yokluğu veya uyuşmazlık nedeniyle tıkanan işlemlerin yürütülmesini sağlar.
- Belgeleyin: Mirasçıları ve tıkanan işlemleri başvuruda açıklayın.
Mirasçılara ulaşılamadığında veya işlemler tıkandığında, terekeye temsilci atanması çözüm olabilir. Bu, tereke yönetimini sürdürmenin pratik bir yoludur.
Tıkanıklığın kaynağı: elbirliği mülkiyeti ve oybirliği kuralı
Sorunu doğuran şey mirasçıların kötü niyeti değil, kanunun kurduğu mülkiyet rejimidir. TMK m.640/1 uyarınca birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
İkinci fıkra bu ortaklığın işleyişini belirler: mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Yani kural oybirliğidir. Payların oranı burada işe yaramaz; yüzde birlik paya sahip bir mirasçı da yüzde ellilik paya sahip mirasçı kadar veto gücüne sahiptir.
Uygulamada bunun sonuçları çok somuttur:
- Terekedeki dükkân kiraya verilemez, mevcut kira sözleşmesi yenilenemez.
- Mirasbırakanın işletmesi çalıştırılamaz, çek-senet ve cari hesap işlemleri durur.
- Vergi, aidat, sigorta gibi ödemeler yapılamaz; gecikme faizleri birikir.
- Terekeye ait alacaklar için icra takibi başlatılamaz, açılmış davalar yürütülemez.
- Taşınmaz satılamaz, bankadaki para çekilemez.
Bir mirasçı yurt dışındaysa, adresi bilinmiyorsa, hasta ya da tavrını belirlemiyorsa tereke fiilen donar. Zarar da bekleyen mirasçılarla sınırlı kalmaz — terekenin kendisi değer kaybeder.
TMK m.640/3: tek bir mirasçının talebi yeterli
Kanun bu kilidi açmak için özel bir mekanizma öngörmüştür. TMK m.640/3 hükmü açıktır: “Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.”
Buradaki en önemli ayrıntı, talebin diğer mirasçıların onayına bağlı olmamasıdır. Ortaklığı kilitleyen oybirliği kuralı, temsilci atanması talebi bakımından uygulanmaz. Yargıtay kararlarında, mirasçılar arasında açık bir uyuşmazlık bulunmasının dahi zorunlu olmadığı, bir mirasçının talebinin yeterli olduğu yönünde değerlendirmeler yer almaktadır.
Görevli ve yetkili mahkeme: Talep, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır (TMK m.576, HMK m.4). İlgili tüzük düzenlemesine göre istem, sulh hâkimine sözlü veya yazılı beyanla iletilebilir; sözlü beyan tutanağa geçirilir.
Bir noktanın altını çizmek gerekir: madde “atayabilir” der, “atar” demez. Hâkimin takdir yetkisi vardır. Mahkeme, terekenin yönetiminde ve tasarruflarda mirasçıların anlaşabildiği kanaatine varırsa temsilci atanmasına gerek olmadığına da hükmedebilir. Bu nedenle dilekçede somut güçlüğün ispatı belirleyicidir; soyut anlaşmazlık iddiası yetersiz kalır.
Temsilci atanınca ne değişir? Yetkinin sınırları
Temsilci atanması miras ortaklığını sona erdirmez; paylaşmaya kadar süren geçici bir yönetim çözümüdür. Ortaklık devam eder, yalnızca yönetim işlevi işler hâle gelir.
Buna karşılık etkisi sanıldığından güçlüdür. Miras ortaklığı temsilcisinin atanmasıyla mirasçıların tereke üzerindeki yönetim yetkileri — tasarruf yetkisi ve borç altına girme ehliyeti dâhil — temsilciye geçer. Temsilci, mahkemece belirlenen çerçevede miras ortaklığını yönetme, taahhüt ve tasarruf işlemi yapma yetkisini kullanır ve sulh mahkemesinin denetimi altındadır.
Bu yönüyle m.640/3 temsilcisi, mirasçıların kendi aralarında vekâletle atadıkları iradi temsilciden farklıdır. İradi temsilcide mirasçıların elbirliği ilkesine dayalı tasarruf yetkisi ve borçlandırıcı işlem ehliyeti devam eder ve sulh mahkemesi denetimi söz konusu olmaz. Mahkeme temsilcisi ise bir yönetim yetkisine sahiptir; iradi temsilci yalnızca yönetim işlerine ilişkin temsil yetkisini haizdir.
Görev şu hâllerde sona erer: mirasın paylaşılması, temsilcinin istifası veya ölümü, görev süresinin dolması, ya da haklı sebeple mahkemece görevden alınması. Görevden alma sebepleri arasında özen yükümünün ağır ihlali, dürüstlük kuralına aykırı davranış ve temsilcinin kendi menfaatini önde tutması sayılır. Paylaşım tamamlandığında temsilci son hesabı mirasçılara sunar, elindeki belge ve malları teslim eder.
Dilekçede ne yazmalı ve hangi diğer yollar var?
Talebin kabulü, güçlüğün soyut değil belgeli anlatılmasına bağlıdır. Dilekçede şunların yer alması gerekir:
- Mirasçıların tam listesi ve güncel veraset ilamı; ulaşılamayan mirasçının bilinen son adresi ve ulaşılamadığını gösteren kayıtlar.
- Tıkanan işlemin somut kanıtı: sona eren ve yenilenemeyen kira sözleşmesi, ödenemeyen vergi/aidat ihbarnameleri, işletmenin durduğunu gösteren belgeler, bankanın oybirliği talep eden yazısı.
- Terekenin envanteri — tapu, araç, banka, ortaklık kayıtları.
- Doğan veya doğacak zarar — gecikme faizi, kira kaybı, değer kaybı.
- Varsa temsilci önerisi ve neden uygun olduğu.
TMK m.640 aynı maddede iki yardımcı yol daha sunar. Dördüncü fıkraya göre mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır; bu kapsamda malların mühürlenmesi veya muhafaza altına alınması gibi tedbirler istenebilir. Beşinci fıkraya göre ise bir mirasçı ödemeden aciz hâlindeyse, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.
Kilit kalıcı olarak açılmıyorsa nihai çözüm paylaşmadır: mirasçılar anlaşabiliyorsa taksim sözleşmesi, anlaşamıyorsa ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası. Temsilci ataması bu süreç boyunca terekenin erimesini önleyen köprüdür.
Temsilci Atanmasının Alternatifleri
Tıkanıklığın türüne göre başka yollar da gündeme gelebilir. Doğru yolun seçilmesi zaman kazandırır.
| Yol | Ne zaman uygun? |
|---|---|
| Miras şirketi temsilcisi | Mirasçılar biliniyor ama bir araya gelemiyor veya anlaşamıyorsa |
| Tereke temsilcisi | Terekenin korunması ve yönetimi ihtiyacı öndeyse |
| Kayyım | Mirasçının kimliği veya yeri belirsizse |
| Gaiplik kararı | Uzun süredir haber alınamayan ve ölüm tehlikesi içinde kaybolan kişi için |
| Ortaklığın giderilmesi | Amaç doğrudan paylaşım ise; temsilciye gerek kalmayabilir |
Son satır çoğu dosyada daha kısa yoldur. Asıl amaç malın satılıp bölüşülmesiyse; temsilci atatıp ardından paylaşım için ayrıca dava açmak yerine, doğrudan ortaklığın giderilmesi yoluna gidilmesi düşünülebilir. Bu davada tüm mirasçılar taraf gösterilir ve ulaşılamayanlara ilanen tebligat yapılabilir. Hangi yolun uygun olduğu; malın niteliğine, mirasçı sayısına ve acele bir yönetim ihtiyacı bulunup bulunmadığına göre belirlenir.
Temsilcinin Yetki Sınırları ve Denetimi
Temsilci atanması, mirasçıların haklarını ortadan kaldırmaz. Yetkinin çerçevesi bilinmelidir.
- Olağan işler. Terekenin korunması ve yönetimine ilişkin işlemler kural olarak yapılabilir.
- Tasarruf işlemleri. Satış ve devir gibi ağır işlemler için ayrıca izin gerekebilir.
- Hesap verme. Temsilci, yaptığı işlemler bakımından hesap vermekle yükümlüdür.
- Ücret. Mahkemece belirlenir; tereke üzerinden karşılanır.
- Görevden alma. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen temsilcinin değiştirilmesi istenebilir.
İkinci madde en çok tartışma yaratan noktadır. Temsilcinin taşınmaz satışı gibi tasarruf işlemleri yapabilmesi, atama kararında bu yetkinin açıkça tanınmış olmasına bağlıdır. Kararda yalnızca “yönetim” yetkisi verilmişse; tapu müdürlüğü satış talebini karşılamayabilir ve süreç yeniden mahkemeye döner. Bu nedenle talep dilekçesinde, hangi işlemler için yetki istendiği tek tek sayılmalı ve atama kararında yer alması sağlanmalıdır.
Ulaşılamayan Mirasçı İçin Araştırma
Talep edilmeden önce, mirasçıya ulaşmak için makul araştırmanın yapıldığı gösterilmelidir.
| Kaynak | Ne verir? |
|---|---|
| Nüfus kaydı | Mirasçının kimliği, sağ olup olmadığı, varsa altsoyu |
| Adres kaydı | Son bilinen yerleşim yeri |
| Yurt dışı kaydı | Yurt dışındaysa, tebligat farklı usule tabidir |
| Tebligat denemesi | Yapılmış ve sonuçsuz kalmış tebligat evrakı |
| İlan | Ulaşılamadığı belgelenirse ilanen tebligat gündeme gelir |
Üçüncü satır süreci aylarca uzatabilir. Mirasçı yurt dışındaysa tebligat, yabancı ülke makamları aracılığıyla yapılır ve bu süreç uzun sürer. Bu ihtimalde; adres bilgisi baştan doğru tespit edilmeli, çeviri ve apostil gerektiren belgeler önceden hazırlanmalıdır. Yurt dışındaki mirasçı ulaşılabilir durumdaysa, vekâletname alınması çoğu zaman temsilci atamasından hızlı sonuç verir.
Talep dilekçesinde bulunması gerekenler: miras bırakanın kimliği ve ölüm tarihi, mirasçılık belgesi, terekedeki malların dökümü, ulaşılamayan mirasçının bilgileri, yapılan araştırmaların belgeleri ve önerilen temsilci varsa kimlik bilgileri. Talebi tek bir mirasçı yapabilir; diğerlerinin onayı aranmaz.
Terekenin resmî tespiti için tereke tespiti rehberimize, terekedeki malı elinde tutana karşı açılacak dava için miras sebebiyle istihkak rehberimize bakabilirsiniz.
Miras dosyanızda süre kaçırmaktan endişe ediyor musunuz?
Hukukçular Evi Ankara — terekenizin durumunu değerlendirmek için bize ulaşın.
TMK m.640/3: Tek Mirasçının Talebi Yeterli
Bir mirasçıya ulaşılamadığında süreç kilitlenir; ancak kanun bu tıkanıklığı çözen açık bir hüküm içerir.
TMK m.640/3: Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kim isteyebilir | Mirasçılardan her biri |
| Diğerlerinin rızası | Aranmaz |
| Görevli mahkeme | Sulh hukuk |
| Yetkili mahkeme | Murisin son yerleşim yeri |
| Görev süresi | Paylaşmaya kadar |
| Ücret | Terekeden karşılanır |
İkinci satır bu yolun asıl gücüdür: ulaşılamayan mirasçının rızası aranmadığı gibi, diğer mirasçıların da onayı gerekmez.
Beşinci satır ise niteliğini gösterir: temsilci kalıcı bir çözüm değil, köprü çözümdür. Paylaşma tamamlandığında görevi sona erer.
Altıncı satır ise maliyeti belirler: temsilcinin ücreti terekeden karşılanır ve talep eden mirasçının kişisel yükü olmaz.
Temsilci Atanınca Ne Değişir?
| Sorun | Temsilcisiz | Temsilci ile |
|---|---|---|
| Kira tahsili | Birlikte hareket gerekir | Temsilci tahsil eder |
| Giderlerin ödenmesi | Aksar | Sürdürülür |
| Sözleşme yenileme | Yapılamaz | Yapılabilir |
| Alacakların takibi | Zamanaşımı riski | Takip edilir |
| Dava takibi | Taraf teşkili sorunu | Temsilci taraf olur |
| İşletme faaliyeti | Durur | Sürdürülür |
| Ulaşılamayan mirasçı | Süreç tıkanır | Süreç açılır |
Yedinci satır bu yolun en sık kullanıldığı hâldir: mirasçı yurt dışındaysa, adresi bilinmiyorsa veya iletişim kurulamıyorsa temsilci onun yerine işlemleri yürütür.
Beşinci satır ise derdest dosyalarda süreyi kurtarır: çok mirasçılı davalarda tüm mirasçıların tespiti beklenmeden temsilci taraf olarak katılabilir.
Dördüncü satır ise değer kaybını önler: terekedeki alacaklar takipsiz kalırsa zamanaşımına uğrayabilir. Temsilci bu takibi sürdürür.
Temsilcinin Yetki Sınırları
| İşlem | Temsilci yapabilir mi |
|---|---|
| Olağan yönetim işleri | Evet |
| Kira tahsili ve gider ödemesi | Evet |
| Dava ve icra takibi | Kararda belirtilmişse |
| Taşınmaz satışı | Kural olarak hayır; izin gerekir |
| Paylaşma yapma | Hayır |
| Mirası reddetme | Hayır; kişisel karar |
Dördüncü ve beşinci satırlar sınırı gösterir: temsilci terekeyi yönetir, tasfiye etmez. Paylaşma mirasçıların iradesine veya mahkeme kararına bağlıdır.
Altıncı satır ise kişiye bağlı bir karardır: mirası kabul veya ret her mirasçının kendi tercihidir ve temsilci bu kararı veremez.
Üçüncü satır ise dilekçenin önemini gösterir: temsilcinin yetkileri mahkeme kararında belirlenir. Dava takibi isteniyorsa bu açıkça talep edilmelidir.
Aksi hâlde temsilci atansa dahi derdest dosyalarda taraf olamayabilir ve süreç yine tıkanır.
Ulaşılamayan Mirasçı İçin Diğer Yollar
| Durum | Yol | Dayanak |
|---|---|---|
| Adresi bilinmiyor | Tereke temsilcisi | TMK m.640/3 |
| Uzun süredir kayıp | Gaiplik kararı | TMK m.32-35 |
| Yurt dışında, iletişim var | Konsolosluktan vekâletname | — |
| Küçük veya kısıtlı | Kayyım ve izin | Vesayet hükümleri |
| Mülkiyet kilidi | Paylı mülkiyete geçiş | TMK m.644 |
Beşinci satır çoğu zaman temsilciden daha kalıcı bir çözümdür: paylı mülkiyete geçildiğinde her mirasçı kendi payı üzerinde tek başına tasarruf edebilir hâle gelir.
Bu talep de mirasçılardan yalnızca biri tarafından yapılabilir; ulaşılamayan mirasçının katılımı gerekmez.
İkinci satır ise uzun süreli kayıplıkta gündeme gelir ve daha ağır bir süreçtir; temsilci atanması genellikle daha hızlı sonuç verir.
Dördüncü satır ise atlanamaz bir usul şartıdır: küçük veya kısıtlı mirasçı varsa kayyım atanması ve gerekli izinlerin alınması gerekir.
Dilekçede Ne Yazılmalı?
| Unsur | İçerik |
|---|---|
| Mirasçılık durumu | Mirasçılık belgesi ekli |
| Tereke kalemleri | Taşınmaz, hesap, işletme |
| Tıkanıklığın sebebi | Ulaşılamayan mirasçı, anlaşmazlık |
| Yapılamayan işlemler | Kira tahsili, sözleşme, dava |
| İstenen yetkiler | Açıkça sayılmalı |
| Aciliyet | Zamanaşımı, gelir kaybı |
Beşinci satır en kritik olanıdır: temsilcinin yetkileri mahkeme kararında belirlendiğinden, dava takibi, tahsilat veya sözleşme yapma yetkisi isteniyorsa bunlar dilekçede tek tek yazılmalıdır.
Yetki dilekçede istenmezse temsilci atansa dahi o işlemi yapamaz ve ikinci bir başvuru gerekir.
Altıncı satır ise talebin öncelikli görülmesini sağlar: terekedeki alacakların zamanaşımına uğramak üzere olduğu veya kira gelirinin tahsil edilemediği somut biçimde gösterilmelidir.
Üçüncü satır ise talebin gerekçesidir: mirasçıya ulaşılamadığını gösteren adres araştırması sonuçları, tebligat iadeleri veya yazışmalar eklenmelidir.
Temsilci Yerine Hangi Yol Ne Zaman?
| Sorun | Uygun yol | Dayanak |
|---|---|---|
| Yalnız yönetim tıkanmış | Tereke temsilcisi | TMK m.640/3 |
| Mirasçı payını satmak istiyor | Paylı mülkiyete geçiş | TMK m.644 |
| Herkes anlaşıyor | Mirasçılar arası vekâlet | TBK m.502 |
| Kalıcı çözüm isteniyor | Taksim sözleşmesi | TMK m.676/3 |
| Terekenin kapsamı belirsiz | Terekenin tespiti | TMK m.589 |
| Borç durumu belirsiz | Resmî defter (1 ay) | TMK m.619 |
İkinci satır temsilciden farklı bir sonuç doğurur: temsilci yönetimi düzeltir, paylı mülkiyete geçiş ise mülkiyet yapısını değiştirir.
Bu nedenle mirasçı yalnızca gelirlerin toplanmasını istiyorsa temsilci; kendi payı üzerinde bağımsız hareket etmek istiyorsa TMK m.644 yolu uygundur.
Altıncı satır ise süre baskısı taşır: resmî defter tutma süresi yalnızca bir aydır ve üç aylık ret süresinden çok kısadır.
Ayrıca TMK m.619/3 uyarınca mirasçılardan birinin defter tutma istemi diğerleri hakkında da hüküm ifade eder; ulaşılamayan mirasçı da bu korumadan yararlanır.
Ulaşılamayan Mirasçı İçin Adres Araştırması
| Kaynak | Ne sağlar |
|---|---|
| Nüfus kayıt örneği | Adres kaydı ve nüfus bilgileri |
| Adres kayıt sistemi | Bilinen son adres |
| Yurt dışı giriş-çıkış kayıtları | Yurt dışında mı |
| Konsolosluk kayıtları | Yurt dışı adres |
| Diğer mirasçıların bilgisi | İletişim kanalı |
| Tebligat iadeleri | Ulaşılamadığının belgesi |
Altıncı satır temsilci talebinin dayanağını oluşturur: tebligat iadeleri, mirasçıya ulaşılamadığını somut biçimde gösteren en güçlü belgedir.
Üçüncü ve dördüncü satırlar ise yurt dışındaki mirasçılarda yol açar: iletişim kurulabiliyorsa temsilci yerine konsolosluktan vekâletname alınması daha hızlı olabilir.
Konsolosluk vekâletnamesi apostil ve yeminli tercüme aşamalarını ortadan kaldırır; ancak mirasın reddi gibi işlemler için özel yetki içermelidir.
İletişim hiç kurulamıyorsa TMK m.640/3 yolu tercih edilmelidir; bu talep için diğer mirasçıların rızası aranmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Diğer mirasçılar istemese de temsilci atanmasını isteyebilir miyim?
Evet. TMK m.640/3 uyarınca mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi temsilci atayabilir; talep için diğer mirasçıların onayı aranmaz. Terekeyi kilitleyen oybirliği kuralı bu talep bakımından uygulanmaz.
Hangi mahkemeye başvurmalıyım?
Mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine başvurulur (TMK m.576, HMK m.4). İlgili tüzük düzenlemesine göre istem sulh hâkimine sözlü veya yazılı beyanla iletilebilir; sözlü beyan tutanağa geçirilir.
Mirasçılar arasında kavga yok, sadece birine ulaşamıyoruz. Yine de atanır mı?
Atanabilir. Uyuşmazlık bulunması zorunlu değildir; belirleyici olan terekenin oybirliğiyle yönetilememesidir. Bir mirasçıya ulaşılamaması da elbirliği rejiminde işlemleri durdurduğundan güçlük hâli oluşturur. Ancak bu güçlüğün somut belgelerle ortaya konması gerekir.
Mahkeme talebi reddedebilir mi?
Evet. Madde “atayabilir” ifadesini kullandığından hâkimin takdir yetkisi vardır. Mahkeme, mirasçıların terekenin yönetiminde ve tasarruflarda anlaşabildiği kanaatine varırsa temsilci atanmasına gerek olmadığına karar verebilir. Bu nedenle somut güçlüğün ispatı önemlidir.
Temsilci atanınca mirasçıların yetkisi ne olur?
Miras ortaklığı temsilcisinin atanmasıyla mirasçıların tereke üzerindeki yönetim yetkileri, tasarruf yetkisi ve borç altına girme ehliyeti dâhil temsilciye geçer. Temsilci mahkemece belirlenen çerçevede işlem yapar ve sulh mahkemesinin denetimi altındadır.
Temsilci atanması mirası paylaştırır mı?
Hayır. Temsilci atanması miras ortaklığını sona erdirmez; paylaşmaya kadar süren geçici bir yönetim çözümüdür. Paylaşma için ayrıca taksim sözleşmesi yapılması veya ortaklığın giderilmesi davası açılması gerekir.
Temsilcinin görevi nasıl sona erer?
Mirasın paylaşılması, temsilcinin istifası veya ölümü, görev süresinin dolması ya da haklı sebeple mahkemece görevden alınması hâlinde sona erer. Görevden alma sebepleri arasında özen yükümünün ağır ihlali ve temsilcinin kendi menfaatini ön planda tutması sayılır. Görev bittiğinde temsilci son hesabı sunar ve elindeki belge ve malları teslim eder.
İlgili Rehberler
Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki 24 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Ulaşılamayan mirasçı için kayyım mı temsilci mi?
Terekenin yönetimi için tereke temsilcisi, kişinin kendi hakları için kayyım gündeme gelir. İhtiyaca göre biri talep edilir.
Temsilci taşınmaz satabilir mi?
Yetkileri mahkeme kararında gösterilir. Satış yetkisi verilmemişse tek başına satış yapamaz.
Talep dilekçesinde neler yazılmalı?
Terekenin durumu, tıkanmanın sebebi, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ve istenen yetkiler açıkça gösterilmelidir.
Ulaşılamayan mirasçı sonradan çıkarsa ne olur?
Temsilcinin yetkisi çerçevesinde yapılan işlemler geçerliliğini korur. Mirasçı kendi payı bakımından hak sahibidir.
Temsilcilik ücretlidir mi?
Mahkemece ücret takdir edilebilir ve bu ücret tereke giderleri arasında değerlendirilir.
Temsilci atanması paylaşımı hızlandırır mı?
Taraf teşkili ve karar alma tıkanıklığını çözdüğünden süreci belirgin biçimde hızlandırır.
Temsilci atanması diğer mirasçılara bildirilir mi?
Talep üzerine ilgililere tebligat yapılır ve karar mirasçılara bildirilir.


