Ne yaşandı?
Bir mirasçı, paylaşım tamamlanmadan kendi miras payını (bir başka mirasçıya ya da üçüncü bir kişiye) devretmek veya satmak ister. Devrin mirasçılar arasında mı yoksa üçüncü kişiye mi yapıldığı hem şekil şartını hem de devralanın paylaşmadaki konumunu değiştirir. Aşağıda iki ihtimal ayrı ayrı inceleniyor.
Aşağıdaki tablo konunun temel ayrımlarını bir arada gösterir.
| Devir kime | Şekil şartı | Sonuç |
|---|---|---|
| Mirasçılar arasında | Adi yazılı şekil yeterli | Devralan mirasçı paylaşmaya katılır |
| Üçüncü kişiye | Noterlikçe düzenleme zorunlu | Paylaşmaya katılma yetkisi vermez |
| Üçüncü kişiye — sonuç | — | Yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payı isteme hakkı |
Bu durumda ne yapmalısınız?
- İki ihtimali ayırın: TMK m.677 mirasın açılmasından sonra yapılan devri (m.677/1 mirasçılar arası, m.677/2 üçüncü kişiye); m.678 ise miras henüz açılmadan yapılan sözleşmeleri düzenler.
- Şekil şartını bilin: Devir diğer bir mirasçıya ise adi yazılı şekil yeterlidir; mirasçı olmayan üçüncü kişiye ise sözleşmenin noterlikçe düzenleme şeklinde yapılması geçerlilik şartıdır.
- Üçüncü kişiye devirde sınırı bilin: Bir mirasçının payını üçüncü kişiye devretmesi, o kişiye doğrudan paylaşmaya katılma hakkı vermez; kural olarak yalnızca kendisine düşecek payı isteme hakkı doğurur.
- Önceliği gözetin: Diğer mirasçıların belirli durumlarda öncelikli hakları söz konusu olabilir.
- Belgeleyin: Devir sözleşmesini ve karşılığını yazılı hâle getirin.
Mirasçı payını devredebilir; ancak üçüncü kişiye devir, o kişiye paylaşmaya katılma değil kural olarak pay alacağı hakkı verir. Yazılı şekil ve diğer mirasçıların durumu önemlidir.
Şekil şartı kime devrettiğinize göre değişir
Miras payının devrinde en sık yapılan hata, tek bir “yazılı sözleşme yeter” varsayımıyla hareket etmektir. Oysa TMK m.677 iki ayrı şekil şartı öngörür ve hangisinin uygulanacağı, payı kime devrettiğinize bağlıdır.
Diğer bir mirasçıya devir (TMK m.677/1): Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerindeki miras payının mirasçılar arasında devrine ilişkin sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Buradaki şekil adi yazılı şekildir; tarafların sözleşmeyi imzalaması yeterlidir, noter aranmaz. Dikkat çekici nokta şudur: terekede taşınmaz bulunsa bile mirasçılar arasındaki bu devir için adi yazılı şekil yeterli kabul edilir; tapuda resmî senet düzenlenmesi bir geçerlilik koşulu değildir.
Üçüncü kişiye devir (TMK m.677/2): Bir mirasçının mirasçı olmayan üçüncü bir kişiyle yapacağı devir sözleşmesinin geçerliliği ise noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Burada “noterde imza onayı” yetmez; kanunun aradığı, noterin düzenleme şeklinde tanzim ettiği bir sözleşmedir. Onaylama ile düzenleme arasındaki bu fark uygulamada birçok sözleşmenin geçersiz sayılmasına yol açar.
Şekle aykırılığın sonucu ağırdır: sözleşme geçersiz olur. Bedel ödenmiş olsa dahi devir hüküm doğurmaz; taraflar arasında yalnızca ödenen bedelin iadesi tartışması kalır. Bu nedenle sözleşmeyi imzalamadan önce karşı tarafın mirasçı olup olmadığını veraset ilamı üzerinden netleştirmek, doğru şekil şartını seçmenin ilk adımıdır.
Miras henüz açılmadıysa: TMK m.678 devreye girer
Yukarıdaki kurallar, mirasbırakan öldükten sonra yapılan devirler içindir. Mirasbırakan hâlâ hayattayken payını devretmek isteyen kişinin durumu farklı bir maddeyle düzenlenmiştir.
TMK m.678’e göre, mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişiyle yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Bunun mantığı açıktır: mirasbırakan hayattayken kimsenin kazanılmış bir miras hakkı yoktur, yalnızca bir beklenti vardır. Bu beklenti üzerinde mirasbırakanın iradesi dışında tasarruf edilmesine izin verilmemiştir.
Sözleşmeye mirasbırakanın katılması ya da izin vermesi hâlinde sözleşme geçerli olabilir. Şekil bakımından ise m.677’deki ayrımın kıyasen uygulanması kabul edilir: karşı taraf mirasçı ise adi yazılı, üçüncü kişi ise noterde düzenleme. Bu tür bir anlaşma, koşulları varsa miras sözleşmesi biçiminde de kurulabilir; miras sözleşmesi ise resmî vasiyetname şeklinde yapılmayı gerektirir.
Pratik sonuç: “Babam sağken kardeşimle payımı devrettim” diyen bir kişinin elindeki adi yazılı kâğıt, mirasbırakanın katılımı veya izni yoksa hukuken bir sonuç doğurmaz.
Devralan neyi kazanır, neyi kazanamaz?
Miras payının devri, devralana miras ortaklığının kapısını açmaz. TMK m.677/2 bunu açıkça söyler: sözleşme üçüncü kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.
Bunun somut anlamı şudur: üçüncü kişi paylaşma davasına taraf olamaz, tereke üzerinde doğrudan hak iddia edemez, mirasçılar toplantısında söz sahibi olmaz. Paylaşma tamamlandığında devreden mirasçıya ne düşerse, onu talep edebilir. Yani devraldığı şey bir aynî hak değil, kişisel nitelikte bir alacak hakkıdır.
Bir başka önemli sonuç, mirasçılık sıfatının devredende kalmasıdır. Devir yapılmış olsa bile devreden kişi mirasçı olmaya devam eder. Buna bağlı olarak tenkis davası ve denkleştirme (iade) talebi gibi doğrudan mirasçılık sıfatına bağlı dava hakları da devredende kalır; devralan üçüncü kişi bu davaları kendi adına açamaz.
Devralan kişi zaten bir başka mirasçı ise tablo değişir. O kişi mirasçılık sıfatını hâlihazırda taşıdığından paylaşmayı talep edebilir, paylaşma davasına taraf olur ve devraldığı payla birlikte terekedeki ağırlığı artar. Mirasçılar arası devrin uygulamada tercih edilmesinin nedeni de budur.
Son bir sınır: mirasbırakanın tek bir mirasçısı varsa terekenin tamamı ona kalacağından ortada bir “miras payı” bulunmaz; bu durumda miras payının devri de söz konusu olmaz. Böyle bir kişi ancak tereke mallarını tek tek, kendi mülkiyet hükümlerine göre devredebilir.
Uygulamada sık yapılan hatalar ve kontrol listesi
Bu alandaki uyuşmazlıkların büyük kısmı, karmaşık hukuki tartışmalardan değil, baştan atlanan basit adımlardan doğar.
- Yanlış şekil seçimi. Üçüncü kişiye yapılan devrin adi yazılı sözleşmeyle kurulması en yaygın hatadır. Noterde düzenleme şartı atlandığında sözleşme geçersizdir.
- Noter onayı ile noter düzenlemesinin karıştırılması. İmza onayı, kanunun aradığı düzenleme şeklinin yerine geçmez.
- Tapu devri sanılması. Miras payının devri, tapuda taşınmaz payının satışından farklıdır. Elbirliği mülkiyeti sürerken tek bir mirasçı tereke taşınmazındaki payını tapuda tek başına satamaz; paylaşma tamamlanmadan yapılan bu tür işlemler ayrı bir uyuşmazlık kaynağıdır.
- Bedelin belgelenmemesi. Devir karşılığı ödenen tutarın banka kanalıyla ödenmesi ve sözleşmede açıkça gösterilmesi, ileride ortaya çıkabilecek muvazaa ve gabin iddialarına karşı en güçlü savunmadır.
- Zamanlamanın kaçırılması. Miras payının devri sözleşmesi, miras açıldıktan sonra paylaşma tamamlanana kadar yapılabilir. Paylaşma bittikten sonra artık ortada devredilecek bir “pay” değil, somut mallar vardır.
- Diğer mirasçıların bilgilendirilmemesi. Devir geçerli olsa bile paylaşma sürecinde diğer mirasçılarla muhatap olunacağı için, sürecin baştan şeffaf yürütülmesi ihtilafı azaltır.
Devir sözleşmesini imzalamadan önce şu üç belgeyi hazırlamak süreci güvenceye alır: güncel veraset ilamı, terekedeki mal varlığına ilişkin kayıtlar (tapu, banka, araç), ve ödemeyi gösteren banka dekontu.
Miras payı devri ve temlik sözleşmesi için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Devir mi, Feragat mi, Ret mi? Karar Tablosu
“Payımı istemiyorum” veya “payımı devretmek istiyorum” diyen mirasçının önünde üç farklı işlem vardır. Amaç neyse ona uygun olan seçilmelidir; çünkü sonuçları birbirinden çok farklıdır.
| Amaç | Uygun işlem | Dayanak |
|---|---|---|
| Payımı paraya çevirmek | Miras payının devri | TMK m.677 |
| Borçtan kurtulmak | Mirasın reddi | TMK m.605-606 |
| Muris hayattayken vazgeçmek | Mirastan feragat | TMK m.528 |
| Payımı kardeşime bırakmak | Devir veya taksim sözleşmesi | TMK m.677, m.676 |
| Terekeyi hiç görmeden ayrılmak | Ret (3 ay içinde) | TMK m.606 |
İkinci satır en kritik ayrımdır ve sıkça yanlış yapılır: payını devreden mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybetmez ve tereke borçlarından sorumluluğu sürer. Payını kardeşine devrederek borçtan kurtulduğunu sanan mirasçı, alacaklı takibiyle karşılaştığında bunu geç fark eder.
Borçtan kurtulmanın tek yolu süresinde mirasın reddidir. Devir yalnızca payın ekonomik değerini nakde çevirir; sorumluluğu aktarmaz.
Dördüncü satırda iki seçenek vardır ve aralarındaki fark zamanlamadır. Paylaşma öncesinde payın devri TMK m.677’ye tabidir; paylaşma aşamasında ise TMK m.676 uyarınca taksim sözleşmesi yapılarak aynı sonuca ulaşılabilir. Taksim sözleşmesi yazılı şekle tabidir ve tüm mirasçıların katılımını gerektirir.
Devirden Sonra Ne Değişir, Ne Değişmez?
| Konu | Devreden mirasçı | Devralan üçüncü kişi |
|---|---|---|
| Mirasçılık sıfatı | Devam eder | Kazanılmaz |
| Paylaşmaya katılma | Katılır | Katılamaz (TMK m.677/3) |
| Tereke borçlarından sorumluluk | Devam eder | Yok |
| Dava açma ehliyeti | Vardır | Yoktur |
| Payın teslimini isteme | — | Devredene karşı alacak hakkı |
| Tapuda doğrudan tescil | Paylaşma sonucuna göre | Doğrudan istenemez |
Üçüncü satır, devredenin en çok şaşırdığı sonuçtur. Payını devretmiş olması, alacaklıya karşı bir savunma oluşturmaz. Muris borç bırakmışsa ve miras kabul edilmişse, devreden mirasçı TMK m.641 uyarınca bütün malvarlığıyla müteselsilen sorumlu kalır.
İkinci ve dördüncü satırlar ise devralan için risk oluşturur. Üçüncü kişi paylaşmaya katılamaz, dava açamaz ve süreci yürütemez. Paylaşma yıllarca yapılmazsa elindeki alacak hakkı somutlaşmaz.
Bu riski azaltmak için sözleşmeye devredenin paylaşma sürecini yürütme yükümlülüğü, gecikme hâlinde cezai şart ve devralana vekâlet verilmesi gibi kayıtlar konulabilir. Bunlar TMK m.677/3’ün sınırını aşmaz ama sözleşmesel bir baskı aracı sağlar.
Devirden Önce Yapılacak Kontroller
| # | Kontrol | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Ret süresi hâlâ işliyor mu | Borçtan kurtulmak isteniyorsa ret gerekir |
| 2 | Terekenin borçları biliniyor mu | Devir sorumluluğu kaldırmaz |
| 3 | Pay üzerinde haciz var mı | Hacizli pay devri alacaklıya karşı ileri sürülemez |
| 4 | Devir kime yapılıyor | Şekil şartı buna göre değişir (TMK m.677) |
| 5 | Miras açılmış mı | Açılmamışsa sözleşme geçersiz (TMK m.678) |
| 6 | Vasiyetname var mı | Paylar değişebilir |
Beşinci satır kesin bir geçersizlik sebebidir. TMK m.678: mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında yapacağı sözleşmeler geçerli değildir; bu sözleşme gereğince yerine getirilmiş edimlerin geri verilmesi istenebilir.
Yani “babam ölünce payımı sana veririm” anlaşmaları hükümsüzdür ve alınan bedel geri istenebilir. Devir işlemi ancak mirasın açılmasından sonra yapılabilir.
Dördüncü satırdaki şekil farkı da geçerliliği belirler: diğer mirasçılara devirde yazılı şekil yeterliyken, üçüncü kişiye devirde noterlikçe düzenleme zorunludur. Noterde imza onayı bu şartı karşılamaz.
Kime Devrediliyor? Sonuç Değişiyor
Miras payının devri, devralanın mirasçı olup olmamasına göre tamamen farklı sonuç doğurur.
| Konu | Kural | Not |
|---|---|---|
| Mirasçıya devir | Devralan miras ortaklığına dâhil olur | Diğerlerinin rızası gerekmez |
| Üçüncü kişiye devir | Diğer mirasçıların onayı olmadan ortaklığa katılamaz | Önemli sınır |
| Onay yoksa | Üçüncü kişi yalnızca paya düşecek değeri isteyebilir | Alacak hakkı |
| Şekil | Yazılı şekil | Mirasçılar arasında |
| Üçüncü kişiyle sözleşme | Noterde düzenleme şekli | Daha sıkı |
| Miras açılmadan devir | Mirasbırakanın katılımı gerekir | Aksi hâlde geçersiz |
| Paylaşmaya katılma | Onaylanmış devralan katılır | Değilse dışarıda |
| Haciz | Mirasçının alacaklıları paya haciz koyabilir | Ayrı kurum |
| Vergi | Devir vergi doğurabilir | Mali müşavire danışın |
İkinci ve üçüncü satırlar en kritik ayrımı verir: miras payı üçüncü bir kişiye devredildiğinde, diğer mirasçıların onayı olmadıkça devralan miras ortaklığına katılamaz; yalnızca paylaşma sonunda o paya düşecek değeri talep edebilir. Altıncı satır ise sık yapılan hatayı önler — mirasbırakan hayattayken yapılan pay devirleri, onun katılımı olmadıkça geçersizdir.
Paylaşım ve miras ortaklığı rehberlerimiz: miras ortaklığında yönetim · miras taksim sözleşmesi · paylı mülkiyete geçiş · miras payının devri · veraset ilamı ve intikal · mirasta denkleştirme
Miras Payı Devir Sözleşmesinde Bulunması Gerekenler
| Madde | İçerik | Neden |
|---|---|---|
| Taraflar ve sıfatlar | Devreden mirasçı, devralan | Şekil şartı buna göre belirlenir |
| Mirasçılık dayanağı | Mirasçılık belgesi tarih ve sayısı | Pay oranı sabitlenir |
| Devrin kapsamı | Payın tamamı mı, bir kısmı mı | Kısmi devir mümkündür |
| Bedel ve ödeme | Tutar ve ödeme takvimi | Uyuşmazlığı önler |
| TMK m.677/3 uyarısı | Devralan paylaşmaya katılamaz | Devralan bilerek üstlenir |
| Tereke borçları beyanı | Bilinen borçların bildirilmesi | Devralanın risk değerlendirmesi |
| Haciz ve takyidat beyanı | Pay üzerinde hak bulunmadığı | Devredenin sorumluluğu |
| Paylaşmayı yürütme yükümlülüğü | Devreden süreci takip eder | Devralanın tek koruması |
Sekizinci satır, devralan için sözleşmedeki en değerli kayıttır. TMK m.677/3 devralana paylaşmaya katılma yetkisi vermediğinden, süreç tamamen devredenin elindedir. Devreden hareketsiz kalırsa devralanın alacağı yıllarca somutlaşmaz.
Bu nedenle sözleşmeye şu kayıtların konulması önerilir: paylaşma sürecinin belirli sürede başlatılması, devredenin devralana vekâlet vermesi ve gecikme hâlinde cezai şart.
Yedinci satır ise devredenin sorumluluğunu doğurur. Pay üzerinde haciz bulunduğu hâlde bunun bildirilmemesi, devralana karşı sorumluluk yaratır. Hacizli payın devri alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceğinden, devralan ödediği bedeli boşa vermiş olabilir.
Üçüncü satırdaki kısmi devir imkânı az bilinir: TMK m.677 “terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri” ifadesini kullanır. Mirasçı payının tamamını devretmek zorunda değildir.
Devir Sonrası Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar
| Uyuşmazlık | Kimin sorunu | Çözüm |
|---|---|---|
| Paylaşma hiç başlamıyor | Devralan | Sözleşmedeki yürütme yükümlülüğü; cezai şart |
| Devreden bedeli aldı, devri reddediyor | Devralan | Sözleşmenin ifası veya bedelin iadesi davası |
| Alacaklı devredene takip yaptı | Devreden | Devir sorumluluğu kaldırmaz; ret süresi geçmiş |
| Pay tahmin edilenden düşük çıktı | Devralan | Sözleşmede oran sabitlenmemişse risk devralanda |
| Sonradan vasiyetname çıktı | Her ikisi | Paylar değişir; sözleşme uyarlanır veya iptal edilir |
| Şekle aykırı devir | Her ikisi | Geçersiz; ödenen bedel geri istenir |
Altıncı satır en sık rastlanan geçersizlik sebebidir. Üçüncü kişiye yapılan devirde noterlikçe düzenleme şartı yerine getirilmemişse sözleşme geçersizdir. Bu durumda sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödenen bedelin iadesi istenir.
Dördüncü satır, devralan için ticari bir risktir. Mirasçılık belgesindeki oran sözleşmede açıkça yazılmadıysa ve sonradan başka bir mirasçı ortaya çıkarsa, devralanın elde edeceği değer düşer. Bu nedenle sözleşmede pay oranının ve mirasçılık belgesinin künyesinin yazılması gerekir.
Beşinci satır ise her iki tarafı da etkiler. Devirden sonra ortaya çıkan bir vasiyetname payları tümüyle değiştirebilir. Sözleşmeye bu ihtimale karşı bir uyarlama kaydı konulması, sonradan doğacak tartışmayı önler.
Miras Payının Haczi ile Devri Arasındaki İlişki
Mirasçının kendi alacaklıları, onun miras payına yönelebilir. Bu, devir işlemini doğrudan etkileyen bir durumdur ve devir öncesinde mutlaka kontrol edilmelidir.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Devirden önce haciz konmuş | Devir alacaklıya karşı ileri sürülemez |
| Devirden sonra haciz konmuş | Geçerli devir alacaklıyı bağlar |
| Haciz gizlenerek devir yapılmış | Devreden devralana karşı sorumlu |
| Payın haczi talep edilmiş, paylaşma yok | Alacaklı paylaşmaya katılmayı isteyebilir |
Dördüncü satır TMK m.648’e dayanır: bir mirasçının payının haczedilmesi hâlinde, icra dairesinin talebi üzerine sulh mahkemesi paylaşmaya katılmak üzere mirasçının yerine geçmek için bir kayyım atar.
Bu, devralan üçüncü kişinin sahip olmadığı bir yetkidir ve tezat dikkat çekicidir: alacaklı, kayyım aracılığıyla paylaşmaya fiilen katılabilirken, payı satın alan üçüncü kişi TMK m.677/3 uyarınca katılamaz.
Devralan için pratik sonuç şudur: devir öncesinde payın haczedilip haczedilmediğinin araştırılması ve sözleşmeye devredenin bu yönde beyan ve taahhüdünün konulması gerekir. Aksi hâlde ödenen bedel karşılıksız kalabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Miras payımı kardeşime devretmek için notere gitmem şart mı?
Hayır. TMK m.677/1 uyarınca mirasçılar arasında yapılan miras payı devri sözleşmesi için adi yazılı şekil yeterlidir; sözleşmeyi tarafların imzalaması geçerlilik için yeterli sayılır. Noter zorunluluğu, payın mirasçı olmayan üçüncü bir kişiye devredildiği hâlde doğar.
Payımı mirasçı olmayan birine devredersem hangi şekle uymalıyım?
TMK m.677/2 gereği bu sözleşmenin geçerliliği noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Noterde yapılan imza onayı bu şartı karşılamaz; sözleşmenin noter tarafından düzenleme şeklinde tanzim edilmesi gerekir. Aksi hâlde sözleşme geçersizdir.
Payı devraldığım kişi paylaşma davasına benim yerime katılabilir mi?
Üçüncü kişiye yapılan devirde hayır. Kanun açıkça, sözleşmenin devralana paylaşmaya katılma yetkisi vermediğini, yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağladığını belirtir. Devralan bir başka mirasçı ise, kendi mirasçılık sıfatına dayanarak paylaşmayı talep edebilir.
Babam hayattayken payımı devredebilir miyim?
Kural olarak hayır. TMK m.678’e göre mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın, henüz açılmamış bir miras hakkında yapılan sözleşmeler geçerli değildir. Mirasbırakan sözleşmeye katılır veya izin verirse geçerli bir devir mümkün olabilir.
Miras payını devrettikten sonra tenkis davası açabilir miyim?
Mirasçılık sıfatı devredende kaldığı için, tenkis ve denkleştirme gibi doğrudan mirasçılık sıfatına bağlı dava hakları devreden kişide kalır. Payı devralan üçüncü kişi bu davaları kendi adına açamaz. Bu nedenle devir sözleşmesinde tarafların bu davalar bakımından ne kararlaştırdığı ayrıca düzenlenmelidir.
Terekede taşınmaz varsa devir sözleşmesi tapuda mı yapılır?
Miras payının devri ile tapudaki taşınmaz payı satışı farklı işlemlerdir. Mirasçılar arasında yapılan miras payı devri, terekede taşınmaz bulunsa bile adi yazılı şekilde geçerli kabul edilir. Buna karşılık paylaşma tamamlanmadan tereke taşınmazı üzerinde tek başına tapu işlemi yapılması mümkün değildir.
Tek mirasçıysam payımı devredebilir miyim?
Bu durumda terekenin tamamı size kalacağından hukuken bir “miras payı” oluşmaz ve miras payının devri gündeme gelmez. Tereke mallarını, mülkiyet hükümlerine göre tek tek devretmeniz gerekir.
İlgili Rehberler
Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki 24 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Devir bedeli nasıl belirlenir?
Taraflar serbestçe belirler. Terekenin gerçek değeri bilinmeden yapılan devirlerde sonradan uyuşmazlık doğabilir.
Devreden tereke borçlarından kurtulur mu?
Alacaklılara karşı sorumluluğu kural olarak devam eder. İç ilişkideki düzenleme alacaklıyı bağlamaz.
Devir sonrası mirasçılık sıfatı sona erer mi?
Pay devri, mirasçılık sıfatını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Usul bakımından taraf konumu sürebilir.
Devir işlemi iptal edilebilir mi?
İrade sakatlığı, ehliyetsizlik veya alacaklılardan mal kaçırma iddiasıyla iptal talep edilebilir.
Payın bir kısmı devredilebilir mi?
Kısmi devir mümkündür. Ancak elbirliği mülkiyetinin niteliği gereği sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir.
Devir vergiye tabi mi?
İşlemin niteliğine göre değerlendirilir. Bedelli devirlerde vergisel sonuçlar ayrıca incelenmelidir.
Devir sözleşmesinde nelere yer verilmeli?
Devredilen payın kapsamı, bedel, ödeme koşulları ve tereke borçlarının iç ilişkide nasıl karşılanacağı açıkça yazılmalıdır.


