“Mahkemeye Gitmeden Paylaşmak İstiyoruz” – Miras Taksim Sözleşmesi
25 Temmuz 2026

“Mahkemeye Gitmeden Paylaşmak İstiyoruz” – Miras Taksim Sözleşmesi

Ne yaşandı?

Bir miras bırakanın birden çok mirasçısı, ortak kalan malları (taşınmaz, para, araç) mahkemeye gitmeden, kendi aralarında anlaşarak paylaşmak ister. Mahkemeye gitmeden yapılan bu paylaşma, şekil şartına uyulduğu ölçüde bağlayıcıdır ve dava sürecine kıyasla çok daha hızlı sonuç verir. Rehber, sözleşmenin şartlarını ve sınırlarını açıklıyor.

Mirası mahkemeye gitmeden paylaşmak mı istiyorsunuz?

Taksim sözleşmesi hazırlığı ve tapu tescilinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

10 Saniyede Hukuk · Miras Hukuku

Mirası anlaşarak, mahkemesiz nasıl paylaşırız?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Bu durumda ne yapmalısınız?

  • Taksim sözleşmesini bilin: TMK m.676’ya göre mirasçılar, terekedeki malları aralarında anlaşarak (paylaşma/taksim sözleşmesiyle) paylaşabilir; bunun için tüm mirasçıların katılımı ve anlaşması gerekir.
  • Şekil şartına dikkat edin: TMK m.676/3 gereği adi yazılı şekil geçerlilik şartıdır. Terekede tapulu taşınmaz bulunması bu şekli değiştirmez; resmî senet aranmaz (YHGK 09.02.2011, E. 2010/14-618, K. 2011/10).
  • Tapuya geçirin: Anlaşmaya göre taşınmazlar ilgili mirasçılar adına tapuda tescil edilir.
  • Tüm malları kapsayın: Anlaşmanın açık, eksiksiz ve dengeli olması ileride uyuşmazlığı önler.
  • Anlaşma olmazsa: Bir mirasçı dahi karşı çıkarsa taksim sözleşmesi kurulamaz; bu durumda ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) yoluna gidilir.

Mirasçılar anlaşırsa, mahkemeye gerek kalmadan paylaşma sözleşmesiyle malları bölüşebilir. Sözleşmenin yazılı, açık ve tüm mirasçıların katılımıyla yapılması bağlayıcılığın temelidir.

İki geçerlilik şartı: yazılı şekil ve tüm mirasçıların katılımı

TMK m.676/3 tek cümleyle kuralı koyar: “Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.” Buna bir de içtihatla pekişmiş ikinci şart eklenir: bütün mirasçıların katılımı.

Yazılı şekil bir ispat kuralı değil, geçerlilik şartıdır. Yargı uygulamasında bu nokta özellikle vurgulanır: şekle uyulmamışsa ortada geçerli bir taksim yoktur; sözleşme hükümsüzdür ve şekil eksikliği hâkim tarafından resen dikkate alınır. Aranan şekil, TBK m.15 anlamında adi yazılı şekildir; metnin tüm taraflarca ıslak imzayla imzalanması yeterlidir. Noter zorunluluğu yoktur.

Bir mirasçının eksikliği sözleşmeyi çökertir. Tüm mirasçıların veya temsilcilerinin iradelerinin birleşmesi asıldır. Yargıtay, mirasçıların bir araya gelerek malları paylaştıkları, her birinin kendi payına düşeni aldığı ve diğerlerinin paylarına düşenler bakımından karşılıklı olarak vazgeçtikleri açık ve kesin biçimde belirlenmedikçe taksimin sabit sayılamayacağını kabul etmektedir.

Muris hayattaysa sözleşme kurulamaz. Taksim sözleşmesinin yapılabilmesi için mirasbırakanın vefat etmiş olması mutlak bir geçerlilik şartıdır. Muris hayattayken mirasçıların müstakbel payları üzerinde kendi aralarında yaptıkları anlaşmalar, murisin katılımı veya izni yoksa TMK m.678 uyarınca kesin hükümsüzdür.

Ayrıca paylaşma, ancak sözleşmenin yapıldığı sırada miras ortaklığına dâhil ve henüz paylaşılmamış mallar için söz konusu olabilir; paylaşma konusu şeyin murise ait olması gerekir.

Terekede taşınmaz varsa yine adi yazılı şekil yeterlidir

Bu, uygulamada en çok tereddüt yaratan ve en çok yanlış bilinen konudur. Kural olarak TMK m.706, TBK m.237 ve Tapu Kanunu m.26 uyarınca tapuya kayıtlı taşınmazların mülkiyetini devir borcu doğuran sözleşmelerin resmî şekilde yapılması zorunludur. Miras taksim sözleşmesi bu kuralın bilinen istisnasıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.02.2011 tarihli, E. 2010/14-618, K. 2011/10 sayılı kararında bu husus açıkça hükme bağlanmıştır: miras taksim sözleşmesi TMK m.676’da özel olarak düzenlenmiş olup geçerliliği adi yazılı şekle tabidir; kapsamında taşınmaz bulunması sözleşmenin şeklini değiştirmez.

Yargıtay kararlarında aynı yönde, miras ortaklığına dâhil taşınmazlara ilişkin miras taksim sözleşmesinin geçerliliği için tüm mirasçıların katılımıyla adi yazılı şeklin yeterli olduğu vurgulanmaktadır.

Ancak dikkat: “noter şart değil” demek “notere gitmeyin” demek değildir. Uygulamada, özellikle taşınmaz ağırlıklı paylaşımlarda ve yurt dışından katılan mirasçı bulunan dosyalarda noterde düzenleme ispat kolaylığı sağladığı için tercih edilir. Okuma yazma bilmeyen mirasçıların bulunduğu hâller ise şekil şartının en sıkı uygulandığı alandır; parmak izi veya mühürle imza atılacaksa HMK ve Noterlik Kanunu’ndaki usule uyulması zorunludur.

Sözleşme ne yapar, ne yapmaz? Tapu otomatik geçmez

Miras taksim sözleşmesi, mirasbırakanın vefatıyla kanun gereği doğan elbirliği mülkiyetini sona erdirir ve terekedeki unsurları mirasçılara tahsis eder. Sözleşmeye konu unsurlar bakımından paylaşmadan kaynaklanan sorunlar ortadan kalkar; her mirasçı kendi payına düşen mal üzerinde tasarruf yetkisini kazanır.

Mirasçılar dilerlerse tam paylaşım yerine, terekedeki malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kararlaştırabilirler. Sözleşme tüm tereke unsurlarını kapsamak zorunda değildir; bazı malların paylaşımı ileri tarihe bırakılabilir, kapsam dışı unsurlar miras ortaklığı içinde kalmaya devam eder.

Bir başka esneklik: mirasçılar yasal pay oranlarına bağlı kalmak zorunda değildir. Tüm mirasçılar anlaştığı sürece diledikleri oranda paylaşım yapabilirler. “Ev abime, arsa bana, araç kardeşime” biçimindeki bir dağılım, oranlar eşit olmasa da geçerlidir.

En kritik yanlış anlama: adi yazılı sözleşme tek başına tapu kaydını değiştirmez. Sözleşmeden sonra tapu müdürlüğüne başvurularak devir ve tescil işlemlerinin ayrıca yapılması gerekir. Sözleşme geçerli olduğu hâlde diğer mirasçılar tapu devrinden kaçınırsa, TMK m.676’ya dayalı tapu iptali ve tescil davası açılabilir; bu davayı mirasçılardan her biri tek başına açabilir.

Anlaşma sağlanamazsa: izale-i şuyu ve geri dönüşü olmayan tercih

Mirasçılardan biri dahi katılmayı reddederse taksim sözleşmesi kurulamaz. Bu hâlde paylaşım ancak mahkeme yoluyla, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasıyla gerçekleşir. Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

Tercihin geri dönüşü yoktur. Elbirliği mülkiyetine konu mallarda ortaklar geçerli bir paylaşma sözleşmesi yapmışlarsa, bu sözleşmeyle elbirliği hâline son vermiş olduklarından artık ortaklığın giderilmesi davası açamazlar. Sözleşme imzalandıktan sonra “vazgeçtim, mahkemeye gidelim” denemez; sözleşme mirasçıları bağlar.

Bu nedenle imza öncesinde şu kontroller yapılmalıdır:

  • Mirasçı listesinin eksiksizliği — güncel veraset ilamı alınmalı; sonradan ortaya çıkan bir mirasçı sözleşmeyi geçersiz kılar.
  • Terekenin tam envanteri — tapu, banka, araç, ortaklık payları; unutulan mal ortaklıkta kalır ve yeni ihtilaf doğurur.
  • Değerlemenin dengesi — oran serbestliği vardır ama aşırı dengesizlik, iradenin sakatlandığı iddialarına kapı açar.
  • Vekâletle katılım — yurt dışındaki mirasçı için vekâletnamenin kapsamı paylaşma yetkisini açıkça içermelidir.
  • Tapu adımının planlanması — sözleşmede tescil yükümlülüğü ve süresi açıkça yazılmalıdır.

Yargıtay kararlarında, taşınmazların yazılı paylaşma sözleşmesi dışında fiilen bölüşülmesini ifade etmek üzere “haricen taksim” ve “fiili taksim” kavramları kullanılır. Yıllarca fiilen kullanılan bir paylaşım, yazılı sözleşme yoksa TMK m.676 anlamında geçerli bir taksim sayılmaz; bu ayrım, uzun yıllar sonra açılan tapu davalarının kaderini belirler.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Taksim Sözleşmesine Yazılması Gerekenler

Yazılı şekil yeterli olsa da, sözleşmenin içeriği eksik kurulduğunda sonradan yeni uyuşmazlıklar doğar. Aşağıdaki kalemler mutlaka yer almalıdır.

KalemNeden gerekliDayanak
Tüm mirasçıların kimlik bilgileriKatılım şartıTMK m.676
Terekenin dökümüKapsam belirlensin
Hangi mal kimeÖzgülemenin esasıTMK m.642/3
Denkleştirme bedeli ve ödeme takvimiUygulanabilirlikTMK m.642/3
Tereke borçlarının paylaşımıTMK m.681 sorumluluğuTMK m.681-682
Sağlararası devirlerin durumuDenkleştirmeTMK m.669
Ödenen giderler ve ecrimisil mahsubuHesap kapansınTMK m.682, m.995
Sonradan çıkan mal ve borçEk uyuşmazlık doğmasınTMK m.681
Tapu işlemlerinin yürütülmesiSüreç tıkanmasın
Karşılıklı ibraYeni dava açılmasın

Beşinci ve sekizinci satırlar birlikte önemli bir riski karşılar. TMK m.681 uyarınca mirasçılar, paylaşmadan sonra da tereke borçlarından beş yıl boyunca müteselsilen sorumludur.

Yani paylaşma yapılmış ve herkes payını almış olsa dahi, alacaklı borcun tamamını tek bir mirasçıdan isteyebilir. Kimin üstleneceği sözleşmede yazılmazsa sonradan rücu tartışması doğar.

Dördüncü satır ise uygulanabilirliği belirler: denkleştirme bedeli ödenmezse özgüleme fiilen gerçekleşmez. Ödeme takvimi ve gerekiyorsa teminat düzenlenmelidir.

Sözleşme Ne Yapar, Ne Yapmaz?

KonuSözleşme yapar mı
Mirasçılar arasında bağlayıcılıkEvet
Kimin hangi malı alacağını belirlemeEvet
Tapu mülkiyetini kendiliğinden geçirmeHayır
Tescil talep hakkı doğurmaEvet
Üçüncü kişileri bağlamaHayır
Tereke borçlarını sona erdirmeHayır

Üçüncü satır en sık yanlış anlaşılan noktadır: taksim sözleşmesi imzalandığında tapu kendiliğinden geçmez. TMK m.705 uyarınca taşınmaz mülkiyeti tescille kazanılır.

Ancak sözleşme, dördüncü satırdaki hakkı doğurur: sözleşmeye dayanarak tapuda tescil işlemi yapılabilir; diğer mirasçılar imzadan kaçınırsa tescil davası açılabilir.

Altıncı satır ise alacaklılar bakımından sonuç doğurur: mirasçıların kendi aralarında yaptığı borç paylaşımı, alacaklıyı bağlamaz. Alacaklı TMK m.681 uyarınca herhangi bir mirasçıdan borcun tamamını isteyebilir.

Ödeyen mirasçı ise TMK m.682 uyarınca diğerlerine rücu eder; sözleşmedeki paylaşım bu aşamada işler.

Küçük veya Kısıtlı Mirasçı Varsa

DurumGerekenDayanak
Küçük mirasçı varYasal temsilci katılımıTMK m.647/2
Menfaat çatışması varKayyım atanmalıVesayet hükümleri
Vesayet altındaki kişi varDefter tutulması zorunluTMK m.590/1
İzin alınmadıSözleşme sakatlanabilir

İkinci satır en sık atlanan noktadır: anne hem kendi adına hem küçük çocuğu adına aynı paylaşımda taraf oluyorsa menfaat çatışması vardır ve çocuk için ayrıca kayyım atanması gerekir.

Üçüncü satır ise bir zorunluluktur ve talebe bağlı değildir: mirasçılar arasında vesayet altına alınmış veya alınması gereken kimse varsa, sulh hâkimi resen terekenin defterinin tutulmasına karar verir.

Dördüncü satır sonucu gösterir: gerekli izinler alınmadan yapılan paylaşım, o mirasçı bakımından sonradan iptal edilebilir. Çocuk ergin olduğunda payının hatalı hesaplandığını ileri sürebilir.

Anlaşma Sağlanamazsa: Geri Dönüşü Olmayan Yol

YolSüreMalın akıbetiMaliyet
Taksim sözleşmesiGünlerMirasçılar belirlerDüşük
ArabuluculukHaftalarMirasçılar belirlerDüşük
Paylaşma davasıYıllarMahkeme belirlerYüksek
Ortaklığın giderilmesiYıllarSatış riskiEn yüksek

Dördüncü satır mirasçıların çoğunun farkına varmadan katlandığı kayıptır: açık artırmada taşınmaz genellikle rayicin altında satılır ve bu kayıp tüm paydaşlara yansır.

Dava yolunda dahi aynen taksim mümkündür: TMK m.642/3 uyarınca hâkim, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamını bir mirasçıya vererek paylaştırma yapabilir ve fark para ile denkleştirilir.

Ancak bu talep dilekçede açıkça ileri sürülmelidir; istenmediğinde mahkeme satış yoluna gider.

İkinci satır ise zorunlu bir aşamadır: paylaşma ve ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuk dava şartıdır. Süreç zaten arabuluculukla başlayacağından, erken ve hazırlıklı gitmek zaman kazandırır.

Sözleşme Sonrası Tapu İşlemleri

#AdımNot
1Mirasçılık belgesi alınırÖn şart
2Veraset ve intikal vergisi beyanı verilir4 ay içinde
3İlişiksiz belgesi alınırTapunun aradığı belge
4Elbirliği hâlinde intikal yapılırMuris adından çıkar
5Taksim sözleşmesine göre devirTüm mirasçılar katılır
6İmzadan kaçınan varsa tescil davasıSözleşmeye dayanılır

Altıncı satır sözleşmenin gücünü gösterir: imzalanmış bir taksim sözleşmesi tarafları bağladığından, sonradan cayan mirasçıya karşı tescil davası açılabilir.

Bu nedenle sözleşme yapılırken imzaların eksiksiz olması ve tarihlerin açıkça yazılması önemlidir. Eksik imza, sözleşmenin geçerliliğini tartışmaya açar.

Dördüncü ve beşinci adımlar birlikte de yürütülebilir: tapuda önce elbirliği intikali yapılır, ardından sözleşmeye göre paylar özgülenir.

Sık Yapılan Beş Hata

HataSonucu
Bir mirasçıyı dışarıda bırakmakSözleşme onu bağlamaz
Küçük için kayyım almamakSonradan iptal riski
Borçların paylaşımını yazmamakTMK m.681 rücu tartışması
Ödeme takvimi koymamakDenkleştirme gerçekleşmez
Sözleşmeyi tapuya işletmemekMülkiyet geçmez

Birinci satır en temel geçerlilik şartıdır: TMK m.676 uyarınca paylaşma sözleşmesine tüm mirasçıların katılması gerekir. Biri dışarıda bırakılırsa sözleşme onu bağlamaz ve paylaşım sonradan tartışmaya açılır.

Beşinci satır ise mülkiyetin geçiş anını ilgilendirir: sözleşme imzalanmış olsa dahi tapuda tescil yapılmadan taşınmaz mülkiyeti geçmez (TMK m.705).

Bu nedenle sözleşme imzalandıktan sonra tapu işlemleri geciktirilmemelidir. Aradan yıllar geçtiğinde mirasçılardan biri vefat ederse yeni mirasçılarla süreç karmaşıklaşır.

Taksim Sözleşmesi ile Diğer Yolların Karşılaştırması

ÖlçütTaksim sözleşmesiArabuluculuk anlaşmasıMahkeme kararı
ŞekilYazılı yeterliAnlaşma belgesiİlam
SüreGünlerHaftalarYıllar
MaliyetDüşükDüşükYüksek
İcra edilebilirlikDava gerekebilirŞerhle ilam niteliğiDoğrudan
EsneklikTamTamSınırlı
DayanakTMK m.676Arabuluculuk mevzuatıTMK m.642

Dördüncü satır arabuluculuğun bir üstünlüğünü gösterir: anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alındığında belge ilam niteliği kazanır ve doğrudan icraya konulabilir.

Taksim sözleşmesinde ise karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmezse ayrıca dava açmak gerekebilir.

Beşinci satır ise iki anlaşma yolunun ortak avantajıdır: mirasçılar malları diledikleri gibi bölüşebilir, mahkemenin uygulayacağı kurallarla bağlı değildirler.

Sözleşme Sonrası: Tapu ve İzleyen İşlemler

#AdımNeden
1Mirasçılık belgesi alınTüm işlemlerin ön şartı
2Veraset ve intikal beyanı verinİlişiksiz belgesi için
3Tapuda elbirliği intikali yapınDevrin ön aşaması
4Sözleşmeye göre devirleri gerçekleştirinMülkiyet tescille geçer
5Denkleştirme bedellerini ödeyinSözleşme uygulansın
6Banka ve diğer kalemleri paylaşınHesap kapansın
7İbra belgelerini imzalayınYeni uyuşmazlık doğmasın

Dördüncü adım vazgeçilmezdir: taksim sözleşmesi mirasçıları bağlar ancak tapu mülkiyetini kendiliğinden geçirmez. TMK m.705 uyarınca tescil gerekir.

Mirasçılardan biri tapuya gelmekten kaçınırsa, sözleşmeye dayanılarak tescil davası açılabilir. Sözleşme bu davanın dayanağını oluşturur.

İkinci adım ise fiilî bir zorunluluktur: ilişiksiz belgesi ibraz edilmeden tapu ve banka işlemleri yürütülemez.

Taksim Sözleşmesi ile Arabuluculuk Anlaşmasının Karşılaştırması

ÖlçütTaksim sözleşmesiArabuluculuk anlaşması
ŞekilYazılı yeterliAnlaşma belgesi
Üçüncü kişi katılımıGerekmezArabulucu
MaliyetEn düşükDüşük
İcra edilebilirlikDava gerekebilirŞerh ile ilam niteliği
Dava şartıPaylaşmada zorunlu aşama

Dördüncü satır arabuluculuğun üstünlüğüdür: icra edilebilirlik şerhi alınan anlaşma belgesi, karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmezse doğrudan icraya konulabilir.

Taksim sözleşmesinde ise karşı taraf direnirse tescil veya ifa davası açmak gerekir. Bu, süre ve maliyet farkı doğurur.

Beşinci satır ise sürecin akışını belirler: paylaşma ve ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuk zaten dava şartıdır. Anlaşma sağlanamasa dahi süreçten geçilmesi gerekir.

Bu nedenle mirasçılar anlaşmaya yakınsa, doğrudan arabuluculuğa başvurup anlaşmayı orada belgelemek hem güvenceli hem de sonraki dava aşamasını gereksiz kılar.

Taksim Sözleşmesinden Sonra: Tapu Süreci

#AdımNeden
1Mirasçılık belgesiİntikalin ön şartı
2Veraset ve intikal vergisi beyanıİlişiksiz belgesi için
3Tapuda intikal (elbirliği)Kayıt mirasçılar adına geçer
4Taksim sözleşmesine göre devirÖzgüleme uygulanır
5Denkleştirme bedelinin ödenmesiSözleşme gereği
6İmzadan kaçınan varsa tescil davasıSözleşme dayanak olur

Altıncı satır sözleşmenin asıl gücünü gösterir: mirasçılardan biri sonradan tapuya gelmezse, imzalanan taksim sözleşmesine dayanılarak tescil davası açılabilir.

Bu nedenle sözleşme, tapu işlemi yapılmadan önce imzalanmış olsa dahi değerini korur; sonradan fikir değiştiren mirasçıya karşı dayanak oluşturur.

İkinci satır ise atlanamaz: ilişiksiz belgesi ibraz edilmeden tapuda intikal ve devir işlemleri yürütülemez.

Beşinci satır ise sözleşmenin uygulanabilirliğini belirler: bedel ödenmezse özgüleme fiilen gerçekleşmez ve taraflar yeniden karşı karşıya gelir.

Tek bakışta: iki geçerlilik şartı ve tapunun akıbeti

Mirasçılar mahkemeye gitmeden aralarında paylaşabilir. Ancak sözleşmenin ayakta kalması iki şarta bağlıdır ve ikisi de mutlaktır.

Tablo 1 — İki geçerlilik şartı
ŞartİçeriğiEksikse ne olur?
1 · Yazılı şekilSözleşme yazılı yapılmalıdır; sözlü anlaşma geçersizdirSözleşme hüküm doğurmaz
2 · Tüm mirasçıların katılımıİstisnasız bütün mirasçılar katılmalı ve imzalamalıdırBir mirasçı eksikse sözleşme geçersizdir
İmzaİmza, borç altına girenlerce atılmalıdırTBK m.15
Terekede taşınmaz varsaYine adi yazılı şekil yeterlidir — resmî şekil aranmaz
TemsilVekâletle katılım mümkündür; vekâletnamede yetki açık olmalıdır

En sık yapılan hata, sözleşmenin tapuyu kendiliğinden geçirdiğini sanmaktır.

Tablo 2 — Sözleşmenin gücü ve sınırı
Sözleşme ne yapar?Sözleşme ne yapmaz?
Mirasçılar arasında borç doğurur — kim neyi alacak, belirlenirTapuyu kendiliğinden geçirmez
Elbirliği ortaklığının nasıl çözüleceğini gösterirTescil için tapuya birlikte başvuru veya mahkeme kararı gerekir
İfa edilmezse dava hakkı verirÜçüncü kişilere karşı doğrudan hüküm doğurmaz
Mahkeme masrafından ve yıllarca sürecek davadan kurtarırMirasçılardan biri direnirse tek başına sonuç vermez

Anlaşma sağlanamazsa yol mahkemeye çıkar. Ancak buradaki tercihin geri dönüşü yoktur.

Tablo 3 — Anlaşma olmazsa: üç yol ve sonuçları
YolSonucuDikkat
Miras taksim sözleşmesiMirasçılar istedikleri gibi paylaşır; malın bütünlüğü korunabilirTüm mirasçıların onayı şart
Elbirliğinin paylı mülkiyete dönüştürülmesiPaylar belirli hâle gelir; her mirasçı kendi payında serbest kalırTek mirasçının istemi yeterlidir (TMK m.644)
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu)Mal aynen bölünemiyorsa satılır ve bedel paylaştırılırGeri dönüşü yoktur; aile malı elden çıkabilir
Miras paylaşma davasıTerekenin bütünüyle paylaştırılmasıGörevli mahkeme konusunda görüş ayrılığı vardır (TMK m.642)

Sıkça Sorulan Sorular

Miras taksim sözleşmesi noterde mi yapılmalı?

Hayır. TMK m.676 adi yazılı şekli yeterli görür; sözleşmenin tüm mirasçılarca ıslak imzayla imzalanması geçerlilik için yeterlidir. Noterde düzenleme yasal zorunluluk değildir, ancak ispat kolaylığı sağladığı için uygulamada tercih edilmektedir.

Terekede tapulu taşınmaz varsa resmî senet gerekmez mi?

Gerekmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.02.2011 tarihli, E. 2010/14-618, K. 2011/10 sayılı kararında, miras taksim sözleşmesinin geçerliliğinin adi yazılı şekle tabi olduğu ve kapsamında taşınmaz bulunmasının sözleşmenin şeklini değiştirmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bu, taşınmaz devirlerindeki resmî şekil kuralının bilinen bir istisnasıdır.

Bir mirasçı imzalamazsa sözleşme geçerli olur mu?

Hayır. Tüm mirasçıların katılımı geçerlilik şartıdır; eksik katılımla yapılan paylaşma sözleşmesi geçersizdir. Bir mirasçı katılmayı reddederse paylaşım ancak ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasıyla mahkeme yoluyla yapılabilir.

Sözleşmeyi imzaladık, tapu otomatik olarak geçer mi?

Hayır. Adi yazılı sözleşme tek başına tapu kaydını değiştirmez. Sözleşmeden sonra tapu müdürlüğüne başvurularak devir ve tescil işlemlerinin ayrıca yapılması gerekir.

Diğer mirasçılar tapu devrinden kaçınırsa ne yapabilirim?

Geçerli bir taksim sözleşmesi bulunmasına rağmen devirden kaçınılıyorsa, TMK m.676’ya dayalı tapu iptali ve tescil davası açılabilir. Bu davayı mirasçılardan her biri tek başına açabilir.

Yasal miras paylarından farklı bir dağılım yapabilir miyiz?

Evet. Tüm mirasçılar anlaştığı sürece yasal pay oranlarına bağlı kalınması zorunlu değildir; mirasçılar diledikleri oranda paylaşım kararlaştırabilir. Sözleşme kapsamı da tereke unsurlarının tamamını içermek zorunda değildir.

Taksim sözleşmesi yaptıktan sonra izale-i şuyu davası açabilir miyim?

Hayır. Geçerli bir paylaşma sözleşmesiyle elbirliği hâline son verilmiş olduğundan artık ortaklığın giderilmesi davası açılamaz. Sözleşme mirasçıları bağlar; bu nedenle imzadan önce mirasçı listesinin ve tereke envanterinin eksiksiz olması önemlidir.

Yıllardır fiilen paylaşıp kullanıyoruz, bu geçerli taksim sayılır mı?

Yazılı sözleşme yoksa kural olarak hayır. Yargıtay kararlarında bu durum “haricen taksim” veya “fiili taksim” olarak adlandırılır ve TMK m.676 anlamında geçerli bir paylaşma sayılmaz; yazılı şekil ispat şekli değil geçerlilik şartıdır.

Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 24 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Sözleşmede paylar eşit olmak zorunda mı?

Hayır. Mirasçılar anlaşarak yasal paylardan farklı bir dağılım yapabilir. Anlaşma iradesi belgeye yansıtılmalıdır.

Küçük mirasçı varsa nasıl imzalanır?

Yasal temsilci veya kayyım aracılığıyla imzalanır ve TMK m.462 uyarınca vesayet makamının izni aranır.

Sözleşmeye tereke borçları da yazılmalı mı?

Borçların nasıl karşılanacağının belirtilmesi uygundur. Ancak bu düzenleme alacaklılara karşı ileri sürülemez.

Yurt dışındaki mirasçı nasıl taraf olur?

Konsoloslukta düzenlenecek vekâletnameyle vekil aracılığıyla taraf olabilir.

Sözleşmeden sonra bir mirasçı vazgeçerse ne olur?

Usulüne uygun yapılmış sözleşme bağlayıcıdır. İfadan kaçınılması hâlinde tescile zorlama yoluna gidilir.

Sözleşmenin iptali istenebilir mi?

İrade sakatlığı, hile veya ehliyetsizlik iddialarıyla iptal talep edilebilir.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk