Mirastan Feragat Sözleşmesi (TMK 528-530): Noter ve Sonuçları
10 Temmuz 2026

Mirastan Feragat Sözleşmesi (TMK 528-530): Noter ve Sonuçları

Mirastan feragat sözleşmesi, miras bırakan ile aday mirasçı arasında miras bırakan hayattayken kurulan ve mirasçı adayının gelecekteki miras hak beklentisinden tamamen veya kısmen vazgeçtiği bir ölüme bağlı tasarruftur. Türk Medeni Kanunu m.528-530 arasında düzenlenen bu sözleşme, resmi vasiyet şeklinde ve noter huzurunda kurulmadıkça geçerli olmaz. Uygulamada aile içi mal paylaşımı, ivazlı feragat karşılığı sağlanan devir veya işletmenin belirli bir çocuğa bırakılması gibi amaçlarla sıklıkla başvurulan bu kurum; miras bırakan öldükten sonra yapılan mirasın reddi (TMK m.605) ile karıştırılmamalıdır. Aşağıda TMK 528-530 hükümleri kapsamında feragatin şartları, ivazlı-ivazsız ayrımı, altsoya etkisi, kapsam sınırları ve iptal halleri ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir? (TMK m.528)

Türk Medeni Kanunu m.528, mirastan feragat sözleşmesini şu şekilde düzenler: “Miras bırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder.” Buna göre feragat sözleşmesinin en belirleyici özelliği, henüz miras açılmadan, muris hayatta iken kurulmasıdır. Feragat eden mirasçı, muris öldüğünde artık kanuni mirasçı sıfatını taşımaz; terekeye ilişkin hiçbir talepte bulunamaz.

Aşağıdaki tablo konunun temel ayrımlarını bir arada gösterir.

KurumNe zamanKimin iradesiSonuç
Mirastan feragatMirasbırakan hayattaykenİki taraflı sözleşmeMiras hakkından ve saklı paydan vazgeçilir
Mirasın reddiÖlümden sonraMirasçının tek taraflı beyanıMirasçı sıfatı sona erer
Mirastan çıkarmaÖlüme bağlı tasarruflaMirasbırakanın tek taraflı işlemiKanuni sebep ve sebebin gösterilmesi şart

Sözleşmenin tarafları yalnızca miras bırakan ile aday mirasçıdır. Miras bırakanın feragat sözleşmesini bizzat yapması gerekir; iradi temsil kabul edilmez. Aday mirasçı ise fiil ehliyetine sahip olmalıdır; mirasçı adayının küçük veya kısıtlı olması hâlinde vasi ve sulh hukuk mahkemesi izni gündeme gelir. Sözleşmenin konusu, mirasçının kanundan doğan miras hak beklentisidir; bu beklenti henüz somut bir hak niteliği kazanmadığı için işlem ölüme bağlı tasarruf olarak nitelendirilir. Feragat, tam veya kısmi olabilir; kısmi feragatte mirasçı, miras payının belirli bir bölümünden veya belirli bir kalem üzerindeki haktan vazgeçebilir.

İvazlı ve İvazsız Feragat Farkı — Altsoya Etkisi (TMK m.529)

TMK m.529, feragat sözleşmesinin altsoya etkisi bakımından ivazlı ve ivazsız feragat arasında önemli bir ayrım yapmaktadır. Bu ayrım pratikte en çok tartışılan noktalardan biridir ve sözleşmenin sonucunu doğrudan belirler.

  • İvazlı (karşılıklı) feragat: Feragat eden mirasçıya para, taşınmaz devri, işletme hissesi gibi bir karşılık sağlanır. Kanunun m.529/2 hükmüne göre bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. Yani feragat eden çocuğun kendi çocukları (torunlar) da murise mirasçı olamaz. Ancak sözleşmede aksi açıkça belirtilebilir.
  • İvazsız (karşılıksız) feragat: Herhangi bir karşılık sağlanmaksızın yapılan feragattir. Bu tür feragat, kural olarak yalnızca feragat edeni bağlar; altsoyu etkilemez. Feragat eden mirasçının çocukları, muris öldüğünde halefiyet yoluyla mirasçı olurlar. Ancak ivazsız feragatte de sözleşmeye altsoyu bağlayan hüküm konulabilir.
  • Belirli kişi lehine feragat: TMK m.529/1 uyarınca feragat, belirli bir kişi lehine yapılmışsa ve o kişi herhangi bir sebeple mirasçı olamıyorsa (örneğin murisdan önce ölmüşse) feragat hükümden düşer. Sözleşme belirli bir kişi lehine yapılmamışsa, en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır.

Uygulamada aile şirketinin belirli bir çocuğa bırakılması amacıyla diğer çocuklara ivazlı feragat karşılığı taşınmaz devredilmesi sık rastlanan bir düzenlemedir. Böyle bir sözleşmede altsoyu bağlama iradesi mevcut değilse bu durum sözleşmeye açıkça yazılmalıdır. Aksi hâlde ivazlı feragat torunları da bağlayacaktır.

Şekil Şartı: Noterde Resmi Vasiyet Şeklinde (TMK m.545 Atfı)

Mirastan feragat sözleşmesi bir çeşit miras sözleşmesi olduğundan, şekil bakımından TMK m.545 hükmüne tabidir. Bu maddeye göre miras sözleşmesinin geçerliliği resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesine bağlıdır. Resmi vasiyet ise TMK m.532 uyarınca noter, sulh hakimi veya kanunla yetkili kılınmış diğer bir görevli tarafından iki tanığın katılmasıyla düzenlenir. Pratikte feragat sözleşmeleri noter huzurunda yapılmaktadır.

  • Taraflar arzularını resmi memura aynı zamanda bildirmek zorundadır. Farklı zamanlarda verilen beyanlar geçersizdir.
  • Sözleşme iki tanığın huzurunda düzenlenir; tanıklar işlemle menfaat ilişkisi içinde olmamalı, fiil ehliyetine sahip bulunmalıdır.
  • Adi yazılı sözleşme, el yazısı ile düzenlenmiş metin, avukat veya belediye memuru önünde imzalanan belge geçersizdir.
  • Tarafların sözleşmeyi noterde imzalaması ve tanıkların da imza atması zorunludur; eksik imza şekil eksikliği sayılır ve sözleşmeyi baştan geçersiz kılar.

Şekil şartına aykırılık mutlak butlan sonucunu doğurur; sözleşme baştan itibaren hüküm ifade etmez. Yargıtay uygulaması bu konuda katıdır: noter huzurunda kurulmamış veya iki tanık koşulunu karşılamayan feragat sözleşmesi geçerli sayılmaz.

Feragatin Kapsamı: Kısmi/Tam, Saklı Pay ve Tenkis (TMK m.530)

TMK m.530, feragatin kapsamı ve tereke alacaklıları bakımından önemli düzenlemeler içerir. Feragat mirasın tamamına yönelik olabileceği gibi belirli bir kısmına yönelik de olabilir. Kanunun getirdiği başlıca sınırlar şunlardır:

  • Terekenin alacaklıya yetmemesi: Mirasın açılması anında tereke borçları karşılayamıyorsa ve mirasçılar da bu borçları ödemiyorsa; feragat eden ve mirasçıları, feragat için ölümünden önceki beş yıl içinde miras bırakandan almış oldukları karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında alacaklılara karşı sorumlu tutulur.
  • Saklı pay ve tenkis: Miras bırakan, feragat eden mirasçıya sağlığında terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan edimlerde bulunmuşsa; diğer mirasçılar bu edimin tenkisini isteyebilir. Ancak feragat edenin yalnızca saklı payını aşan miktar tenkise tabidir. Edim değerlerinin mahsubu, mirasta denkleştirme kurallarına göre yapılır.
  • Tam feragat: Mirasçı, mirasın tamamından ve saklı payından vazgeçebilir. Bu durumda muris öldüğünde tereke üzerinde hiçbir hak ileri süremez.
  • Kısmi feragat: Belirli bir taşınmaz, belirli bir oran veya saklı payın belirli bir bölümü üzerinden feragat mümkündür. Kısmi feragatte vazgeçilmeyen kısım için mirasçılık sıfatı korunur.

Feragatin tereke alacaklıları bakımından beş yıllık geriye dönük sorumluluk yaratması özellikle önemlidir. Bu hüküm, miras bırakanın alacaklılarını korumak amacıyla getirilmiştir ve ivazlı feragatte karşılığın önemli miktarda olduğu durumlarda alacaklıların doğrudan feragat eden mirasçıya başvurmasına imkan tanır.

Mirastan Feragat ile Mirasın Reddi Farkı (TMK m.605-610)

Uygulamada en sık karıştırılan iki kurumdur. İkisi de mirasçının terekeden pay almamasına yol açmakla birlikte hukuki niteliği, zamanı ve yapılış şekli tamamen farklıdır.

  • Mirastan feragat (TMK 528): Muris hayattayken aday mirasçı ile noterde resmi vasiyet şeklinde yapılan sözleşmedir. İvazlı veya ivazsız olabilir. Feragat sonucunda mirasçı sıfatı hiç doğmaz.
  • Gerçek anlamda mirasın reddi (TMK 605/1, 606): Muris öldükten sonra mirasçının, ölümü öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine yaptığı yazılı veya sözlü ret beyanıdır. Süre içinde bildirilmeyen ret hakkı düşer ve miras kazanılmış sayılır.
  • Mirasın hükmen reddi (TMK 605/2): Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Bu durumda mirasçının üç aylık süre içinde ayrıca beyanda bulunması gerekmez; alacaklılar takip açtığında hükmen reddin tespiti davası açılabilir.
  • Yetkili merci: Feragat noterde yapılır; mirasın reddi ise miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine bildirilir.
  • Sonuç: Feragatte mirasçılık sıfatı hiç kazanılmaz; ret hâlinde ise kazanılan mirasçılık sıfatı geriye etkili biçimde ortadan kalkar.

Detaylı bilgi için Mirasın Reddi ve Borçtan Kurtulma (TMK 605-606) rehberimizi inceleyebilirsiniz. Aile hukukuna ilişkin diğer sözleşme türleri için ayrıca Anlaşmalı Boşanma Protokolü (TMK 166/3) rehberi de faydalıdır.

Feragatin Hükümden Düşmesi (TMK m.529)

Mirastan feragat, kalıcı ve mutlak bir vazgeçme değildir. TMK m.529 feragatin kendiliğinden hükümsüz kaldığı iki durumu düzenler ve bu hüküm uygulamada sıklıkla gözden kaçar.

Feragatin türüLehtarLehtar mirasçı olamazsa
Belli kişi lehineSözleşmede yazan kişiFeragat hükümden düşer
Lehtar belirtilmemişEn yakın ortak kökün altsoyu (varsayım)Feragat hükümden düşer

Birinci satır somut bir örnekle netleşir: baba ile oğul arasında “payımdan kardeşim lehine feragat ediyorum” şeklinde bir sözleşme yapılmışsa ve kardeş babadan önce ölür veya mirası reddederse, feragat de düşer ve feragat eden yeniden mirasçı olur.

İkinci satır ise kanunun kurduğu varsayımdır: sözleşme belli bir kişi lehine yapılmamışsa, feragat en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır.

Bu hükmün pratik değeri büyüktür: yıllar önce feragat etmiş bir mirasçı, lehine feragat edilen kişinin mirasçı olamaması hâlinde yeniden mirasçı sıfatını kazanır. Feragat sözleşmesinin varlığı, tek başına mirasçılık dışında kalmayı garanti etmez.

Sözleşme hazırlanırken lehtarın açıkça yazılması ve onun önce ölmesi ihtimaline karşı yedek düzenleme yapılması, bu belirsizliği ortadan kaldırır.

Alacaklılara Karşı Sorumluluk (TMK m.530)

Bedel alarak feragat eden mirasçı, aldığı bedeli her koşulda koruyamaz. TMK m.530 tereke alacaklılarını koruyan özel bir sorumluluk kurar.

Hükme göre, mirasın açılması anında tereke borçları karşılayamıyorsa ve borçlar mirasçılar tarafından da ödenmiyorsa; feragat eden ve mirasçıları, alacaklılara karşı, feragat için ölümünden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan almış oldukları karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında sorumludurlar.

Şartİçerik
1Tereke, mirasın açılması anında borçları karşılayamıyor
2Borçlar mirasçılar tarafından da ödenmiyor
3Feragat karşılığı, ölümden önceki 5 yıl içinde alınmış

Sorumluluğun ölçüsü aldığı bedelin tamamı değil, mirasın açılması anındaki zenginleşme tutarıdır. Aldığı bedeli iyiniyetle tüketmiş olan feragat edenin sorumluluğu, elinde kalanla sınırlı kalır.

Bu hüküm, TMK m.618’deki mirası reddeden mirasçının beş yıllık sorumluluğuyla aynı mantığa dayanır: borca batık bir kişinin, ölümünden önce malvarlığını yakınlarına aktarıp sonra hukuki bir işlemle mirasçılık dışına çıkarak alacaklıları boşa düşürmesini engellemek.

Feragat Edene Yapılan Edimlerin Tenkisi (TMK m.573-574)

Feragat karşılığı verilen bedel, diğer mirasçıların saklı payını zedeleyebilir. TMK m.573 bu duruma özel bir tenkis rejimi öngörür.

Hükme göre mirasbırakan, mirastan feragat eden mirasçıya sağlığında terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan edimlerde bulunmuşsa, diğer mirasçılar bunun tenkisini isteyebilirler.

Ancak kapsam sınırlıdır: bu durumda mirastan feragat edenin sadece saklı payını aşan miktar tenkise tabi olur. Edimlerin değerlerinin mahsubu ise mirasta denkleştirme kurallarına göre yapılır.

UnsurİçerikDayanak
ŞartEdim tasarruf edilebilir kısmı aşmalıTMK m.573/1
KapsamYalnız saklı payı aşan miktarTMK m.573/2
Mahsup yöntemiDenkleştirme kurallarıTMK m.573/3
Feragat edenin seçimiDeğeri iade veya tamamını iade edip paylaşmaya katılmaTMK m.574

Dördüncü satır feragat edene bir seçim hakkı tanır. TMK m.574 uyarınca tenkis sebebiyle terekeye bir malı veya değeri geri vermekle yükümlü olan feragat eden; dilerse tenkise tabi değeri geri verir, dilerse almış olduklarının tamamını terekeye geri vererek mirastan feragat etmemiş gibi paylaşmaya katılır.

İkinci seçenek, terekenin sonradan büyüdüğü hâllerde avantajlıdır: feragat karşılığı aldığı bedelden daha yüksek bir miras payı elde edilecekse, aldığını iade edip paylaşmaya katılmak mantıklı olur.

Bu seçim hakkı feragat edene aittir; diğer mirasçılar tercihi yönlendiremez. Hesap yapılırken her iki ihtimalin de değerlendirilmesi gerekir.

Feragat Sözleşmesi Hazırlanırken Yazılması Gerekenler

KonuNeden yazılmalıDayanak
Feragatin karşılıklı olup olmadığıAltsoya etkisini belirlerTMK m.528/3
Lehine feragat edilen kişiHükümden düşme rejimini belirlerTMK m.529
Altsoyun durumuAksi yazılmazsa ivazlı feragat altsoyu bağlarTMK m.528/3
Karşılığın miktarı ve ödeme zamanıTMK m.530 sorumluluğu buna bağlıTMK m.530
Feragatin kapsamı (tam / kısmi)Belirli mallarla sınırlı feragat mümkünTMK m.528
Lehtarın önce ölmesi ihtimaliYedek düzenleme yoksa feragat düşerTMK m.529

Üçüncü satır uygulamada en pahalıya mal olan tercihdir. TMK m.528/3’ün varsayılan kuralı şudur: bir karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.

Yani bedel alıp feragat eden kişi, sözleşmeye özel bir kayıt koymazsa çocuklarının da miras hakkından vazgeçmiş olur. Bu sonuç çoğu zaman fark edilmez ve yıllar sonra torunlar mirasçı olamadıklarını öğrendiğinde ortaya çıkar.

Beşinci satır ise az bilinen bir imkândır: feragat, mirasın tamamı için yapılmak zorunda değildir. Belirli bir mal veya belirli bir oran için kısmi feragat de mümkündür ve aile içi planlamalarda denge kurmayı sağlar.

Feragat, Ret ve Devir: Üç İşlemin Karşılaştırması

ÖlçütMirastan feragatMirasın reddiMiras payının devri
ZamanıMuris hayattaykenÖlümden sonra, 3 ay içindeÖlümden sonra
Hukuki nitelikSözleşme (iki taraflı)Tek taraflı beyanSözleşme
Karşı tarafMirasbırakanSulh mahkemesiMirasçı veya üçüncü kişi
Mirasçılık sıfatıKaybedilirKaybedilirDevam eder
ŞekilResmî vasiyetname şekliSözlü veya yazılı beyanYazılı / noterde düzenleme
Altsoya etkisiİvazlıysa altsoyu da bağlarYalnız redde ilişkinEtkisi yok
Borç sorumluluğuKural olarak yok (m.530 saklı)Yok (m.618 saklı)Devam eder
DayanakTMK m.528-530TMK m.605-606TMK m.677

Dördüncü ve yedinci satırlar birlikte önemli bir uyarı oluşturur: payını devreden mirasçı borçtan kurtulmaz. Devir yalnızca payın ekonomik değerini nakde çevirir; mirasçılık sıfatını ve borç sorumluluğunu sona erdirmez.

Borçtan kurtulmanın tek yolu süresinde mirasın reddidir. Feragat ise ancak muris hayattayken yapılabilir ve ölümden sonra bu yola başvurulamaz.

Beşinci satır feragat için kesin bir geçerlilik şartıdır: TMK m.545 atfıyla feragat sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmelidir. Noterde imza onayı bu şartı karşılamaz; resmî memur ve iki tanık huzurunda düzenleme gerekir.

Feragat Sözleşmesinin İptali

SebepSonuçDayanak
Şekle aykırılıkGeçersizTMK m.545
Ehliyetsizlikİptal edilebilirTMK m.557/1, m.503
Yanılma, aldatma, korkutmaİptal edilebilirTMK m.557/2
İçeriğin hukuka aykırılığıİptal edilebilirTMK m.557/3
Lehtar mirasçı olamamışKendiliğinden düşerTMK m.529

İkinci satır bakımından dikkat: miras sözleşmesi niteliğindeki feragat için TMK m.503 uyarınca ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmamak gerekir. Vasiyetnamedeki on beş yaş şartından daha ağırdır.

Süre bakımından TMK m.559 uygulanır: davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl; her hâlde mirasın geçmesinden itibaren on veya yirmi yıl.

Beşinci satır ise dava gerektirmez: TMK m.529’daki şartlar gerçekleşmişse feragat kendiliğinden hükümden düşer ve feragat eden yeniden mirasçı olur.

İptal ve Hükümsüzlük Halleri

Feragat sözleşmesi kanunda öngörülen şekle uygun kurulsa dahi çeşitli sebeplerle iptal edilebilir veya baştan geçersiz sayılabilir. Bu sebeplerin başında irade sakatlığı, ehliyetsizlik ve tenkis kaynaklı hükümsüzlük gelir.

  • Ehliyetsizlik: Sözleşmenin kurulduğu anda taraflardan birinin ayırt etme gücünden yoksun olması sözleşmeyi baştan hükümsüz kılar. Miras bırakan veya aday mirasçı bakımından vesayet altına alınmayı gerektirir nitelikte akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi durumlar araştırılır. Kısıtlama sebeplerine ilişkin ayrıntılı bilgi için Kısıtlama Sebepleri (TMK 405-407) rehberimize bakınız.
  • İrade sakatlığı: Yanılma, aldatma veya korkutma hâllerinde sözleşme iptal ettirilebilir. TMK m.504 hükmü, ölüme bağlı tasarruflarda irade sakatlığına ilişkin süreleri düzenler; feragat sözleşmesi bakımından bu süreler kıyasen uygulanır.
  • Şekil eksikliği: Noter huzurunda yapılmayan, iki tanık koşulunu karşılamayan veya eş zamanlı beyan koşuluna aykırı sözleşmeler mutlak butlanla sakattır.
  • Tenkis sebebiyle kısmi hükümsüzlük: İvazlı feragatte karşılığın terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşması hâlinde diğer mirasçılar tenkis davası açabilir. Bu dava sözleşmeyi tamamen geçersiz kılmaz; sadece aşan kısım tenkise tabi olur.
  • Ahlaka ve kanuna aykırılık: Sözleşmenin konusu veya karşılığı ahlaka, kamu düzenine veya emredici hükümlere aykırı olamaz.

İptal davası, miras açıldıktan sonra menfaati olan mirasçılar tarafından açılır. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup yetkili mahkeme miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Miras hukuku dışında irade sakatlığına dayalı iptal ve iftira gibi ceza boyutuna geçen davalar için İftira Suçu (TCK 267) rehberimiz de değerlendirilebilir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Sık Sorulan Sorular

Mirastan feragat sözleşmesi noterde mi yapılır?
Evet. TMK m.545 atfıyla mirastan feragat sözleşmesi resmi vasiyetname şeklinde yapılır. Pratikte noter huzurunda ve iki tanığın katılımıyla düzenlenir. Adi yazılı sözleşme, el yazısıyla düzenlenmiş metin veya avukat huzurunda imzalanan belge geçersizdir.

İvazlı feragat torunları da bağlar mı?
Kural olarak evet. TMK m.529/2 uyarınca bir karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. Yani feragat eden çocuğun kendi çocukları da murisdan miras alamaz. İvazsız feragat ise kural olarak yalnızca feragat edeni bağlar, altsoyu etkilemez.

Mirastan feragat ile mirasın reddi arasındaki temel fark nedir?
Feragat muris hayattayken noterde yapılan bir sözleşmedir ve mirasçılık sıfatı hiç doğmaz. Mirasın reddi ise muris öldükten sonra üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine yapılan tek taraflı beyandır; mevcut mirasçılık sıfatı geriye etkili biçimde ortadan kalkar.

Feragat eden mirasçıdan tereke alacaklıları alacağını talep edebilir mi?
TMK m.530 uyarınca evet, sınırlı biçimde. Tereke borçları karşılayamıyor ve mirasçılar tarafından ödenmiyorsa; feragat eden ve mirasçıları, feragatten önceki beş yıl içinde miras bırakandan almış oldukları karşılıktan, miras açıldığı andaki zenginleşmeleri kadar alacaklılara karşı sorumludur.

Mirastan feragat sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilebilir mi?
Hayır. Feragat sözleşmesi iki taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur; miras bırakan veya mirasçı tarafından tek taraflı olarak geri alınamaz. Ancak taraflar karşılıklı anlaşarak yine resmi şekilde sözleşmeyi ortadan kaldırabilir. İrade sakatlığı, ehliyetsizlik veya şekil eksikliği hâllerinde ise iptal veya butlan davası gündeme gelir.

Mirastan feragat sözleşmesi; aile içi mal düzeninin planlı biçimde kurulmasına imkan tanıyan güçlü bir araç olmakla birlikte, altsoyu bağlama, tenkis ve tereke alacaklıları bakımından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Sözleşmenin ivazlı mı ivazsız mı kurulacağı, altsoyu bağlama iradesinin ne yönde olacağı ve karşılık miktarının saklı payı aşıp aşmadığı önceden titizlikle değerlendirilmelidir. Muris ile aday mirasçı arasında imzalanacak feragat sözleşmesinin bir miras hukuku avukatı ile birlikte hazırlanması, ileride açılacak iptal veya tenkis davalarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.

Feragat karşılıksız da yapılabilir mi?

Evet. İvazlı veya ivazsız yapılabilir. İvazsız feragatte karşılık alınmaz.

Feragat sözleşmesi iptal edilebilir mi?

Ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya şekle aykırılık iddialarıyla iptal talep edilebilir.

Feragat sonrası miras bırakan mal edinirse hak doğar mı?

Feragat sözleşmenin kapsamıyla sınırlı sonuç doğurur. Kapsam dışı hususlar ayrıca değerlendirilir.

Feragat eden tenkis isteyebilir mi?

Saklı payından feragat etmişse tenkis talebi doğmaz. Kısmi feragatte kalan pay bakımından hak sürebilir.

İvazlı feragatte alınan karşılık denkleştirilir mi?

Somut sözleşmeye göre değerlendirilir. Alınan karşılığın niteliği ve tutarı gözetilir.

Feragat mirasçılık belgesine yansır mı?

Feragat sözleşmesi sunulduğunda belgenin buna göre düzenlenmesi gündeme gelir.

Feragat eden paylaşma davasına taraf olur mu?

Feragatin kapsamı ölçüsünde mirasçılık sıfatı doğmadığından taraf konumu da bulunmaz.

Feragat ile mirasçılıktan çıkarma farkı nedir?

Feragat, mirasçının kendi iradesiyle yaptığı sözleşmedir. Çıkarma ise miras bırakanın tek taraflı tasarrufudur ve kanuni sebep gerektirir.

Feragat sözleşmesi ne zaman yapılabilir?

Miras bırakan hayattayken, onunla mirasçı arasında yapılır. Ölümden sonra feragat söz konusu olmaz; bu hâlde ret gündeme gelir.

Post by Av. Fatma Öztürk