Mirastan feragat sözleşmesi, miras bırakan ile aday mirasçı arasında miras bırakan hayattayken kurulan ve mirasçı adayının gelecekteki miras hak beklentisinden tamamen veya kısmen vazgeçtiği bir ölüme bağlı tasarruftur. Türk Medeni Kanunu m.528-530 arasında düzenlenen bu sözleşme, resmi vasiyet şeklinde ve noter huzurunda kurulmadıkça geçerli olmaz. Uygulamada aile içi mal paylaşımı, ivazlı feragat karşılığı sağlanan devir veya işletmenin belirli bir çocuğa bırakılması gibi amaçlarla sıklıkla başvurulan bu kurum; miras bırakan öldükten sonra yapılan mirasın reddi (TMK m.605) ile karıştırılmamalıdır. Aşağıda TMK 528-530 hükümleri kapsamında feragatin şartları, ivazlı-ivazsız ayrımı, altsoya etkisi, kapsam sınırları ve iptal halleri ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir? (TMK m.528)
Türk Medeni Kanunu m.528, mirastan feragat sözleşmesini şu şekilde düzenler: “Miras bırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder.” Buna göre feragat sözleşmesinin en belirleyici özelliği, henüz miras açılmadan, muris hayatta iken kurulmasıdır. Feragat eden mirasçı, muris öldüğünde artık kanuni mirasçı sıfatını taşımaz; terekeye ilişkin hiçbir talepte bulunamaz.
Sözleşmenin tarafları yalnızca miras bırakan ile aday mirasçıdır. Miras bırakanın feragat sözleşmesini bizzat yapması gerekir; iradi temsil kabul edilmez. Aday mirasçı ise fiil ehliyetine sahip olmalıdır; mirasçı adayının küçük veya kısıtlı olması hâlinde vasi ve sulh hukuk mahkemesi izni gündeme gelir. Sözleşmenin konusu, mirasçının kanundan doğan miras hak beklentisidir; bu beklenti henüz somut bir hak niteliği kazanmadığı için işlem ölüme bağlı tasarruf olarak nitelendirilir. Feragat, tam veya kısmi olabilir; kısmi feragatte mirasçı, miras payının belirli bir bölümünden veya belirli bir kalem üzerindeki haktan vazgeçebilir.
İvazlı ve İvazsız Feragat Farkı — Altsoya Etkisi (TMK m.529)
TMK m.529, feragat sözleşmesinin altsoya etkisi bakımından ivazlı ve ivazsız feragat arasında önemli bir ayrım yapmaktadır. Bu ayrım pratikte en çok tartışılan noktalardan biridir ve sözleşmenin sonucunu doğrudan belirler.
- İvazlı (karşılıklı) feragat: Feragat eden mirasçıya para, taşınmaz devri, işletme hissesi gibi bir karşılık sağlanır. Kanunun m.529/2 hükmüne göre bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. Yani feragat eden çocuğun kendi çocukları (torunlar) da murise mirasçı olamaz. Ancak sözleşmede aksi açıkça belirtilebilir.
- İvazsız (karşılıksız) feragat: Herhangi bir karşılık sağlanmaksızın yapılan feragattir. Bu tür feragat, kural olarak yalnızca feragat edeni bağlar; altsoyu etkilemez. Feragat eden mirasçının çocukları, muris öldüğünde halefiyet yoluyla mirasçı olurlar. Ancak ivazsız feragatte de sözleşmeye altsoyu bağlayan hüküm konulabilir.
- Belirli kişi lehine feragat: TMK m.529/1 uyarınca feragat, belirli bir kişi lehine yapılmışsa ve o kişi herhangi bir sebeple mirasçı olamıyorsa (örneğin murisdan önce ölmüşse) feragat hükümden düşer. Sözleşme belirli bir kişi lehine yapılmamışsa, en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır.
Uygulamada aile şirketinin belirli bir çocuğa bırakılması amacıyla diğer çocuklara ivazlı feragat karşılığı taşınmaz devredilmesi sık rastlanan bir düzenlemedir. Böyle bir sözleşmede altsoyu bağlama iradesi mevcut değilse bu durum sözleşmeye açıkça yazılmalıdır. Aksi hâlde ivazlı feragat torunları da bağlayacaktır.
Şekil Şartı: Noterde Resmi Vasiyet Şeklinde (TMK m.545 Atfı)
Mirastan feragat sözleşmesi bir çeşit miras sözleşmesi olduğundan, şekil bakımından TMK m.545 hükmüne tabidir. Bu maddeye göre miras sözleşmesinin geçerliliği resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesine bağlıdır. Resmi vasiyet ise TMK m.532 uyarınca noter, sulh hakimi veya kanunla yetkili kılınmış diğer bir görevli tarafından iki tanığın katılmasıyla düzenlenir. Pratikte feragat sözleşmeleri noter huzurunda yapılmaktadır.
- Taraflar arzularını resmi memura aynı zamanda bildirmek zorundadır. Farklı zamanlarda verilen beyanlar geçersizdir.
- Sözleşme iki tanığın huzurunda düzenlenir; tanıklar işlemle menfaat ilişkisi içinde olmamalı, fiil ehliyetine sahip bulunmalıdır.
- Adi yazılı sözleşme, el yazısı ile düzenlenmiş metin, avukat veya belediye memuru önünde imzalanan belge geçersizdir.
- Tarafların sözleşmeyi noterde imzalaması ve tanıkların da imza atması zorunludur; eksik imza şekil eksikliği sayılır ve sözleşmeyi baştan geçersiz kılar.
Şekil şartına aykırılık mutlak butlan sonucunu doğurur; sözleşme baştan itibaren hüküm ifade etmez. Yargıtay uygulaması bu konuda katıdır: noter huzurunda kurulmamış veya iki tanık koşulunu karşılamayan feragat sözleşmesi geçerli sayılmaz.
Feragatin Kapsamı: Kısmi/Tam, Saklı Pay ve Tenkis (TMK m.530)
TMK m.530, feragatin kapsamı ve tereke alacaklıları bakımından önemli düzenlemeler içerir. Feragat mirasın tamamına yönelik olabileceği gibi belirli bir kısmına yönelik de olabilir. Kanunun getirdiği başlıca sınırlar şunlardır:
- Terekenin alacaklıya yetmemesi: Mirasın açılması anında tereke borçları karşılayamıyorsa ve mirasçılar da bu borçları ödemiyorsa; feragat eden ve mirasçıları, feragat için ölümünden önceki beş yıl içinde miras bırakandan almış oldukları karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında alacaklılara karşı sorumlu tutulur.
- Saklı pay ve tenkis: Miras bırakan, feragat eden mirasçıya sağlığında terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan edimlerde bulunmuşsa; diğer mirasçılar bu edimin tenkisini isteyebilir. Ancak feragat edenin yalnızca saklı payını aşan miktar tenkise tabidir. Edim değerlerinin mahsubu, mirasta denkleştirme kurallarına göre yapılır.
- Tam feragat: Mirasçı, mirasın tamamından ve saklı payından vazgeçebilir. Bu durumda muris öldüğünde tereke üzerinde hiçbir hak ileri süremez.
- Kısmi feragat: Belirli bir taşınmaz, belirli bir oran veya saklı payın belirli bir bölümü üzerinden feragat mümkündür. Kısmi feragatte vazgeçilmeyen kısım için mirasçılık sıfatı korunur.
Feragatin tereke alacaklıları bakımından beş yıllık geriye dönük sorumluluk yaratması özellikle önemlidir. Bu hüküm, miras bırakanın alacaklılarını korumak amacıyla getirilmiştir ve ivazlı feragatte karşılığın önemli miktarda olduğu durumlarda alacaklıların doğrudan feragat eden mirasçıya başvurmasına imkan tanır.
Mirastan Feragat ile Mirasın Reddi Farkı (TMK m.605-610)
Uygulamada en sık karıştırılan iki kurumdur. İkisi de mirasçının terekeden pay almamasına yol açmakla birlikte hukuki niteliği, zamanı ve yapılış şekli tamamen farklıdır.
- Mirastan feragat (TMK 528): Muris hayattayken aday mirasçı ile noterde resmi vasiyet şeklinde yapılan sözleşmedir. İvazlı veya ivazsız olabilir. Feragat sonucunda mirasçı sıfatı hiç doğmaz.
- Gerçek anlamda mirasın reddi (TMK 605/1, 606): Muris öldükten sonra mirasçının, ölümü öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine yaptığı yazılı veya sözlü ret beyanıdır. Süre içinde bildirilmeyen ret hakkı düşer ve miras kazanılmış sayılır.
- Mirasın hükmen reddi (TMK 605/2): Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Bu durumda mirasçının üç aylık süre içinde ayrıca beyanda bulunması gerekmez; alacaklılar takip açtığında hükmen reddin tespiti davası açılabilir.
- Yetkili merci: Feragat noterde yapılır; mirasın reddi ise miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine bildirilir.
- Sonuç: Feragatte mirasçılık sıfatı hiç kazanılmaz; ret hâlinde ise kazanılan mirasçılık sıfatı geriye etkili biçimde ortadan kalkar.
Detaylı bilgi için Mirasın Reddi ve Borçtan Kurtulma (TMK 605-606) rehberimizi inceleyebilirsiniz. Aile hukukuna ilişkin diğer sözleşme türleri için ayrıca Anlaşmalı Boşanma Protokolü (TMK 166/3) rehberi de faydalıdır.
İptal ve Hükümsüzlük Halleri
Feragat sözleşmesi kanunda öngörülen şekle uygun kurulsa dahi çeşitli sebeplerle iptal edilebilir veya baştan geçersiz sayılabilir. Bu sebeplerin başında irade sakatlığı, ehliyetsizlik ve tenkis kaynaklı hükümsüzlük gelir.
- Ehliyetsizlik: Sözleşmenin kurulduğu anda taraflardan birinin ayırt etme gücünden yoksun olması sözleşmeyi baştan hükümsüz kılar. Miras bırakan veya aday mirasçı bakımından vesayet altına alınmayı gerektirir nitelikte akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi durumlar araştırılır. Kısıtlama sebeplerine ilişkin ayrıntılı bilgi için Kısıtlama Sebepleri (TMK 405-407) rehberimize bakınız.
- İrade sakatlığı: Yanılma, aldatma veya korkutma hâllerinde sözleşme iptal ettirilebilir. TMK m.504 hükmü, ölüme bağlı tasarruflarda irade sakatlığına ilişkin süreleri düzenler; feragat sözleşmesi bakımından bu süreler kıyasen uygulanır.
- Şekil eksikliği: Noter huzurunda yapılmayan, iki tanık koşulunu karşılamayan veya eş zamanlı beyan koşuluna aykırı sözleşmeler mutlak butlanla sakattır.
- Tenkis sebebiyle kısmi hükümsüzlük: İvazlı feragatte karşılığın terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşması hâlinde diğer mirasçılar tenkis davası açabilir. Bu dava sözleşmeyi tamamen geçersiz kılmaz; sadece aşan kısım tenkise tabi olur.
- Ahlaka ve kanuna aykırılık: Sözleşmenin konusu veya karşılığı ahlaka, kamu düzenine veya emredici hükümlere aykırı olamaz.
İptal davası, miras açıldıktan sonra menfaati olan mirasçılar tarafından açılır. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup yetkili mahkeme miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Miras hukuku dışında irade sakatlığına dayalı iptal ve iftira gibi ceza boyutuna geçen davalar için İftira Suçu (TCK 267) rehberimiz de değerlendirilebilir.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Sık Sorulan Sorular
Mirastan feragat sözleşmesi noterde mi yapılır?
Evet. TMK m.545 atfıyla mirastan feragat sözleşmesi resmi vasiyetname şeklinde yapılır. Pratikte noter huzurunda ve iki tanığın katılımıyla düzenlenir. Adi yazılı sözleşme, el yazısıyla düzenlenmiş metin veya avukat huzurunda imzalanan belge geçersizdir.
İvazlı feragat torunları da bağlar mı?
Kural olarak evet. TMK m.529/2 uyarınca bir karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. Yani feragat eden çocuğun kendi çocukları da murisdan miras alamaz. İvazsız feragat ise kural olarak yalnızca feragat edeni bağlar, altsoyu etkilemez.
Mirastan feragat ile mirasın reddi arasındaki temel fark nedir?
Feragat muris hayattayken noterde yapılan bir sözleşmedir ve mirasçılık sıfatı hiç doğmaz. Mirasın reddi ise muris öldükten sonra üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine yapılan tek taraflı beyandır; mevcut mirasçılık sıfatı geriye etkili biçimde ortadan kalkar.
Feragat eden mirasçıdan tereke alacaklıları alacağını talep edebilir mi?
TMK m.530 uyarınca evet, sınırlı biçimde. Tereke borçları karşılayamıyor ve mirasçılar tarafından ödenmiyorsa; feragat eden ve mirasçıları, feragatten önceki beş yıl içinde miras bırakandan almış oldukları karşılıktan, miras açıldığı andaki zenginleşmeleri kadar alacaklılara karşı sorumludur.
Mirastan feragat sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilebilir mi?
Hayır. Feragat sözleşmesi iki taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur; miras bırakan veya mirasçı tarafından tek taraflı olarak geri alınamaz. Ancak taraflar karşılıklı anlaşarak yine resmi şekilde sözleşmeyi ortadan kaldırabilir. İrade sakatlığı, ehliyetsizlik veya şekil eksikliği hâllerinde ise iptal veya butlan davası gündeme gelir.
Mirastan feragat sözleşmesi; aile içi mal düzeninin planlı biçimde kurulmasına imkan tanıyan güçlü bir araç olmakla birlikte, altsoyu bağlama, tenkis ve tereke alacaklıları bakımından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Sözleşmenin ivazlı mı ivazsız mı kurulacağı, altsoyu bağlama iradesinin ne yönde olacağı ve karşılık miktarının saklı payı aşıp aşmadığı önceden titizlikle değerlendirilmelidir. Muris ile aday mirasçı arasında imzalanacak feragat sözleşmesinin bir miras hukuku avukatı ile birlikte hazırlanması, ileride açılacak iptal veya tenkis davalarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.
{“@context”:”https://schema.org”,”@type”:”FAQPage”,”mainEntity”:[ {“@type”:”Question”,”name”:”Mirastan feragat sözleşmesi noterde mi yapılır?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Evet. TMK m.545 atfıyla mirastan feragat sözleşmesi resmi vasiyetname şeklinde yapılır. Pratikte noter huzurunda ve iki tanığın katılımıyla düzenlenir. Adi yazılı sözleşme, el yazısıyla düzenlenmiş metin veya avukat huzurunda imzalanan belge geçersizdir.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”İvazlı feragat torunları da bağlar mı?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Kural olarak evet. TMK m.529/2 uyarınca bir karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. İvazsız feragat ise kural olarak yalnızca feragat edeni bağlar, altsoyu etkilemez.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Mirastan feragat ile mirasın reddi arasındaki temel fark nedir?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Feragat muris hayattayken noterde yapılan bir sözleşmedir ve mirasçılık sıfatı hiç doğmaz. Mirasın reddi ise muris öldükten sonra üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine yapılan tek taraflı beyandır; mevcut mirasçılık sıfatı geriye etkili biçimde ortadan kalkar.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Feragat eden mirasçıdan tereke alacaklıları alacağını talep edebilir mi?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”TMK m.530 uyarınca sınırlı biçimde evet. Tereke borçları karşılayamıyor ve mirasçılar tarafından ödenmiyorsa; feragat eden ve mirasçıları, feragatten önceki beş yıl içinde miras bırakandan almış oldukları karşılıktan, miras açıldığı andaki zenginleşmeleri kadar alacaklılara karşı sorumludur.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Mirastan feragat sözleşmesi tek taraflı feshedilebilir mi?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Hayır. Feragat sözleşmesi iki taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur; tek taraflı olarak geri alınamaz. Taraflar karşılıklı anlaşarak yine resmi şekilde sözleşmeyi ortadan kaldırabilir. İrade sakatlığı, ehliyetsizlik veya şekil eksikliği hâllerinde iptal veya butlan davası gündeme gelir.”}} ]}

