İş kazasında işveren sorumluluğu, işçinin sağlığını koruma ve güvenli çalışma ortamı sağlama yükümlülüğüne aykırı davranıştan doğar. Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.417 işverene işçiyi gözetme borcu yükler; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (İSGK) ise risk değerlendirmesi, iş sağlığı eğitimi, kişisel koruyucu donanım (KKD) ile işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme gibi somut yükümlülükleri düzenler. Bu yükümlülüklerin ihlali, iş kazası sonucu meydana gelen zararlarda işverenin maddi ve manevi tazminat sorumluluğunu doğurur; ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yaptığı ödemeler için 5510 sayılı Kanun m.21 çerçevesinde kusuru bulunan işverene rücu edebilir. Bu yazıda iş kazasında işveren sorumluluğu, SGK ödemeleri, rücu davası, tazminat kalemleri ve dava süreci pratik bir çerçevede ele alınmaktadır.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
İş Kazası Tanımı: 5510 Sayılı Kanun m.13 ve Beş Hâl
İş kazası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.13’te; sigortalıyı bedenen veya ruhen zarara uğratan olay olarak tanımlanır. Kanun koyucu iş kazası kavramını beş hâl ile sınırlı sayıda (numerus clausus) düzenlemiştir; sayılan hâllerden biri gerçekleşmediği takdirde meydana gelen olay iş kazası olarak nitelendirilemez. Sigortalı yönünden hak arama sürecinin ilk adımı, olayın bu beş hâlden birine dahil olduğunun ortaya konulmasıdır.
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olay.
- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya bağımsız çalışan sigortalının kendi işi nedeniyle meydana gelen olay.
- Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen olay.
- Emzikli kadın sigortalının, iş mevzuatı gereği çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelen olay.
- Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş-gelişi sırasında meydana gelen olay.
Bu beş hâlin ortak paydası, olay ile iş veya işyeri arasında illiyet bağının bulunmasıdır. Olayın iş kazası niteliği taşıması hâlinde işverenin bildirim yükümlülüğü, SGK’nın sağlık ve gelir yardımı yükümlülüğü ile — kusur varsa — işverenin tazminat sorumluluğu birlikte gündeme gelir.
İşverenin Sorumluluk Temeli: TBK m.417 ve 6331 Sayılı Kanun
İş kazasında işveren sorumluluğunun temel dayanağı TBK m.417/2 hükmüdür. Bu düzenleme işverene, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak, sağlığını gözetmek ve iş sağlığı ile güvenliği bakımından gerekli her türlü önlemi almak yükümlülüğü yükler. TBK m.417/3 ise bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine göre tazmin edileceğini düzenler.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, TBK m.417’nin somutlaştırılmış hâli niteliğindedir. Kanun işverene başlıca şu yükümlülükleri getirir: risk değerlendirmesi yaptırma ve süreklilik esasıyla güncelleme, çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verme, uygun kişisel koruyucu donanım sağlama, işyeri hekimi ile iş güvenliği uzmanı görevlendirme, acil durum planı hazırlama, iş kazasını üç iş günü içinde SGK’ya bildirme. İşveren, bu yükümlülükleri yerine getirdiğini kanıtlayamadığı sürece kusurlu sayılır; kanıtlama yükü kural olarak işverendedir.
Yargıtay yerleşik uygulamasında sorumluluğun esası kusur esasına dayanır; ancak basiretli işveren standardı yüksek tutulur. Yani işveren, çalışanın gerekli özeni göstermediği durumlarda dahi öngörülebilir tehlikelere karşı önlem almakla yükümlüdür. Kaçınılmazlık ilkesi çerçevesinde ise olayın meydana geldiği tarihte alınabilecek tüm bilimsel ve teknik önlemler alınmışsa işverenin sorumluluğu hafifleyebilir; buna karşılık alınması gereken bir önlem alınmamışsa kaçınılmazlık savunmasından söz edilemez.
SGK’nın İş Kazasında İşçiye Yaptığı Ödemeler
İş kazasının gerçekleşmesinin ardından işçi veya hak sahipleri bakımından ilk sosyal güvenlik koruması SGK üzerinden sağlanır. 5510 sayılı Kanun çerçevesinde sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan başlıca ödemeler şunlardır:
- Geçici iş göremezlik ödeneği: Kaza nedeniyle çalışamadığı süre boyunca istirahat raporlu her gün için sigortalıya ödenir.
- Sürekli iş göremezlik geliri: Meslekte kazanma gücü kaybı en az %10 olan sigortalıya bağlanır.
- Sağlık hizmetleri: Tedavi, protez, ortez ve rehabilitasyon giderleri karşılanır.
- Ölüm geliri: Sigortalının ölümü hâlinde eş, çocuk ve ana-baba gibi hak sahiplerine bağlanır.
- Cenaze ödeneği: Kanunda düzenlenen usulde ödenir.
SGK’nın bu ödemeleri yapmış olması, işverenin özel hukuk kaynaklı tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Sigortalının veya hak sahiplerinin, SGK ödemeleri ile karşılanmayan zarar kalemleri (özellikle SGK peşin sermaye değeri ile karşılanamayan kayıplar ve manevi tazminat) için işverene karşı ayrıca dava açma hakkı saklıdır.
Rücu Davası: SGK’nın İşverene Başvurusu (5510 SK m.21)
5510 sayılı Kanun m.21; iş kazasının, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana geldiği hâllerde, SGK’ca sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ve ileride yapılacak olan ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin, işverenin kusuru oranında işverene rücu edilebileceğini düzenler. Uygulamada bu tür davalara “rücu davası” veya “rücuen tazminat davası” adı verilir.
Rücu davasında sorumluluğun sınırı, işverenin somut olaydaki kusur oranıdır. Kusur oranı, iş sağlığı ve güvenliği bilirkişileri tarafından hazırlanan kusur raporu üzerinden belirlenir; kaçınılmazlık faktörünün bulunduğu hâllerde işverenin sorumluluğundan indirim yapılabilir. Rücu davasında Yargıtay uygulamasına göre 10 yıllık zamanaşımı geçerlidir ve süre kural olarak Kurum’un gelir bağlama onay tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Tazminat Kalemleri: Maddi, Manevi ve Destekten Yoksun Kalma
İşçinin veya hak sahiplerinin işverenden talep edebileceği tazminat kalemleri Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre belirlenir. Uygulamada bu kalemler üç ana grup altında toplanır:
- Maddi tazminat (TBK m.54): Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları kapsar. SGK ödemesi ile karşılanmayan bölüm işverenden talep edilir.
- Manevi tazminat (TBK m.56): Bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde işçi lehine, ölüm hâlinde ise ölenin yakınları lehine hükmedilebilir. Miktar hâkimin hakkaniyet takdirine göre belirlenir.
- Destekten yoksun kalma tazminatı (TBK m.53): Sigortalının ölümü hâlinde, onun desteğinden yoksun kalan eş, çocuk, anne-baba ve fiilen destek gören diğer kişiler için ödenir. Cenaze giderleri ile ölüm hemen gerçekleşmemişse ölene kadar yapılan tedavi giderleri de bu madde kapsamındadır.
Yargıtay yerleşik uygulaması gereği tazminat hesabında aktüerya esaslı hesaplama yöntemi kullanılır. Sigortalıya SGK’ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri, yalnızca rücuya konu olabilecek kısımlar bakımından maddi tazminattan indirilir. TBK m.55/1 uyarınca kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler; zararın belirlenmesinde gözetilmez ve tazminattan düşülmez. Ayrıca tazminatın hesaplanan miktarı, hakkaniyet düşüncesiyle azaltılıp artırılamaz. Alacağa uygulanacak faizin türü ve başlangıç tarihi de dava sırasında ayrıca değerlendirilir; kıdem tazminatı ile birlikte talep edilebilecek faiz uygulamaları için kıdem tazminatı faiz hesaplama yazımıza göz atabilirsiniz.
Dava Süreci: İş Mahkemesi ve Zamanaşımı
İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme İş Mahkemesidir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu). Yetkili mahkeme; iş sözleşmesinin ifa edildiği yer, davalının yerleşim yeri veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesidir. Ölüm hâlinde açılacak destekten yoksun kalma tazminatı davalarında da görev İş Mahkemesindedir. İş öncesi arabuluculuk zorunluluğu, iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından uygulanmaz; bu davalar doğrudan iş mahkemesinde açılabilir.
Zamanaşımı bakımından iş kazasından doğan tazminat davaları hem sözleşmeye aykırılık hem de haksız fiil hukukuna dayanır. Yargıtay yerleşik uygulamasında sözleşmeye aykırılıktan doğan taleplerde TBK m.146 uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır. Haksız fiil temelli TBK m.72 hükmü ise iki katmanlı bir süre öngörür: zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl (nispi süre); her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl (mutlak süre). İş kazasının aynı zamanda suç niteliği taşıması hâlinde, Türk Ceza Kanunu’nun öngördüğü daha uzun ceza zamanaşımı süresi tazminat talebine de uygulanır. Maluliyetin geç ortaya çıkması hâlinde zamanaşımı süresi, nihai maluliyet raporunun düzenlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Dava sırasında kusur oranı ve maluliyetin tespiti için iş sağlığı ve güvenliği bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu alınır; hesap bilirkişisi eliyle aktüerya esaslı tazminat hesabı yapılır. Karar nihai hale geldikten sonra tahsil aşamasında ilamlı icra takibi başlatılır. Alacağın icra harici ödenmesi durumu için haricen tahsil ne demek yazımız; borçlunun mal beyanında bulunmaması hâlinde başvurulabilecek yollar için ise zorlama hapsi ve mal beyanı içeriğimiz yol gösterici olacaktır.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Sık Sorulan Sorular
1. İş kazasında işverenin sorumluluğu her durumda doğar mı?
Hayır. Sorumluluk kusur esasına dayanır. Ancak Yargıtay uygulamasında basiretli işveren standardı yüksek tutulduğundan, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığının kanıtlanamadığı hâllerde işveren kusurlu sayılır ve tazminattan sorumlu tutulur.
2. Servisle işe gidiş-gelişte meydana gelen kaza iş kazası sayılır mı?
Evet. 5510 sayılı Kanun m.13 uyarınca işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidiş-geliş sırasında meydana gelen olay iş kazasıdır. İşçinin kendi imkânlarıyla ulaşım sağladığı güzergâhta yaşanan kaza kural olarak bu kapsamda değildir.
3. SGK iş kazasından sonra işverenden neyi geri ister?
SGK; sigortalıya ve hak sahiplerine yaptığı ve ileride yapacağı ödemeler ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin, işverenin kusuru oranındaki kısmını 5510 sayılı Kanun m.21 uyarınca rücu davası ile talep eder.
4. Manevi tazminat davası ölüm hâlinde kime açılır?
İşçinin ölümü hâlinde eş, çocuk, anne-baba ve fiilen destek gören yakınları kendi manevi zararları için tazminat davası açabilir. Bedensel zarar hâllerinde ise talebi işçinin kendisi ileri sürer.
5. İş kazası tazminat davasında zamanaşımı ne zaman başlar?
Zamanaşımı kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihte işlemeye başlar. Maluliyetin sonradan ortaya çıktığı hâllerde nihai maluliyet raporunun düzenlendiği tarih esas alınır. Sözleşmeye dayalı taleplerde 10 yıl, haksız fiil temelli taleplerde 2/10 yıllık ikili süre uygulanır; fiil suç niteliği taşıyorsa uzamış ceza zamanaşımı süresi devreye girer.
İş kazasında işveren sorumluluğu; TBK m.417 gözetim borcu ile 6331 sayılı İSGK’nın somut yükümlülüklerinin kesiştiği bir alandır. İşçi veya hak sahibi, SGK ödemeleriyle karşılanmayan zararları için işverenden maddi, manevi ve destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirken; SGK, yaptığı ödemeler bakımından kusur oranında işverene rücu eder. Sürecin hukuki ve teknik yönü (kusur oranı, aktüerya hesabı, zamanaşımı, arabuluculuk şartı) uzmanlık gerektirdiğinden, uzman bir iş hukuku avukatından profesyonel destek alınması dosya değerini korumak açısından önemlidir.
{“@context”:”https://schema.org”,”@type”:”FAQPage”,”mainEntity”:[ {“@type”:”Question”,”name”:”İş kazasında işverenin sorumluluğu her durumda doğar mı?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Hayır. Sorumluluk kusur esasına dayanır. Ancak Yargıtay uygulamasında basiretli işveren standardı yüksek tutulduğundan, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığının kanıtlanamadığı hâllerde işveren kusurlu sayılır ve tazminattan sorumlu tutulur.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Servisle işe gidiş-gelişte meydana gelen kaza iş kazası sayılır mı?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Evet. 5510 sayılı Kanun m.13 uyarınca işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidiş-geliş sırasında meydana gelen olay iş kazasıdır. İşçinin kendi imkânlarıyla ulaşım sağladığı güzergâhta yaşanan kaza kural olarak bu kapsamda değildir.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”SGK iş kazasından sonra işverenden neyi geri ister?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”SGK; sigortalıya ve hak sahiplerine yaptığı ve ileride yapacağı ödemeler ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin, işverenin kusuru oranındaki kısmını 5510 sayılı Kanun m.21 uyarınca rücu davası ile talep eder.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Manevi tazminat davası ölüm hâlinde kime açılır?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”İşçinin ölümü hâlinde eş, çocuk, anne-baba ve fiilen destek gören yakınları kendi manevi zararları için tazminat davası açabilir. Bedensel zarar hâllerinde ise talebi işçinin kendisi ileri sürer.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”İş kazası tazminat davasında zamanaşımı ne zaman başlar?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Zamanaşımı kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihte işlemeye başlar. Sözleşmeye dayalı taleplerde 10 yıl, haksız fiil temelli taleplerde 2/10 yıllık ikili süre uygulanır; fiil suç niteliği taşıyorsa uzamış ceza zamanaşımı süresi devreye girer.”}} ]}

