Ecrimisil Davası (Haksız İşgal Tazminatı) 2026 Rehberi
10 Temmuz 2026

Ecrimisil Davası (Haksız İşgal Tazminatı) 2026 Rehberi

Ecrimisil, bir taşınmazın hak sahibinin rızası olmaksızın kullanılmasından doğan haksız işgal tazminatıdır. Malik ya da paydaş; taşınmazını izinsiz kullanan üçüncü kişiden veya sözleşmesi biten kiracıdan, kullanım süresine karşılık gelen bedeli ecrimisil davası yoluyla talep edebilir. Uygulamada haksız işgal tazminatı olarak da anılan bu dava; Türk Medeni Kanunu (TMK) m.995 hükmü ile Türk Borçlar Kanunu’ndaki (TBK) sebepsiz zenginleşme kurallarının birlikte uygulanmasına dayanır. Bu rehberde ecrimisilin hukuki niteliğini, dava şartlarını, paylı mülkiyette intifadan men koşulunu, bedelin hesaplanmasını, zamanaşımını ve yargılama sürecinin işleyişini güncel Yargıtay içtihatları ışığında ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Ecrimisil Nedir? Hukuki Niteliği ve Yasal Dayanağı

Ecrimisil; malikin veya diğer hak sahibinin rızası olmaksızın taşınmazı kullanan kişiden alınan, kullanım karşılığı özel nitelikte bir tazminattır. TMK m.683 uyarınca malik, mülkiyet hakkının verdiği yetkiye dayanarak eşyayı dilediği gibi kullanma, ondan yararlanma ve tasarrufta bulunma imkânına sahiptir. Bu yetki, malikin izni olmaksızın taşınmazdan yararlanan kişilere karşı hem istihkak (TMK m.683) hem de haksız kullanımdan doğan tazminat (TMK m.995) yollarının açık tutulmasını gerektirir.

Ecrimisilin yasal dayanağı ikili niteliktedir. Birinci temel TMK m.995’tir: kötüniyetli zilyet, taşınmazı geri vermekle yükümlü olduğu kişiye, kullanmadan doğan zararı ve elde ettiği ya da elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin (semerelerin) karşılığını tazmin etmek zorundadır. İkinci temel ise TBK m.77-82 arasında düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleridir; işgalci, başkasına ait taşınmazı kullanarak haklı bir sebep olmaksızın malvarlığında artış sağlamış sayılır ve bu artışı iade etmekle yükümlü tutulur. Yargıtay, geçmişte farklı yaklaşımlar sergiledikten sonra ecrimisili “haksız işgalden doğan özel nitelikli bir tazminat” olarak nitelendirmiş ve her iki hükmün birlikte uygulanacağını yerleşik biçimde kabul etmiştir.

Ecrimisil; kira alacağı, ecrimisil öncesi mevcut olan sözleşmesel bir kira bedeli veya haksız fiil tazminatından farklıdır. Kira sözleşmesinden doğmaz; bu yönüyle sözleşmesel sorumluluk kapsamına girmez. Cezai nitelikte bir yaptırım da değildir; işgalcinin kastı veya kusurunun ağırlığından bağımsız olarak, taşınmazın rayiç kullanım karşılığı esas alınarak belirlenir. Kısaca ecrimisil, malik ya da zilyedin taşınmazın rızasız kullanımı nedeniyle uğradığı kazanç kaybının parasal karşılığıdır.

Ecrimisil Davasının Şartları

Ecrimisil davasının kabulü için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay uygulamasında bu şartlar şu şekilde sıralanır:

  • Davacının hak sahipliği: Davayı taşınmaz maliki, paydaşı, intifa hakkı sahibi veya sınırlı ayni hak sahibi açabilir. Tapu maliki olmayan ancak zilyetliği hukuka uygun biçimde devam eden kişi de sınırlı olarak talep edebilir.
  • Fiili işgal (kullanma) durumu: Davalının taşınmazı fiilen kullanıyor olması, ondan yararlanıyor bulunması gerekir. Sadece tapuda kayıt bulunması yeterli değildir; kullanım fiilen gerçekleşmelidir.
  • Kötüniyet ya da haksızlığın bilinebilir olması: TMK m.995’e göre kötüniyetli zilyet, semere ve tazminatın tamamından sorumludur. TMK m.994 uyarınca iyiniyetli zilyet ise kural olarak bu tür bir tazminattan sorumlu tutulmaz; ancak taşınmazın sahibi olmadığını öğrendiği andan itibaren kötüniyetli sayılır. Bu yüzden ihtarname keşidesi büyük önem taşır.
  • Malikin veya paydaşın rızasının bulunmaması: İşgal, hak sahibinin açık ya da örtülü izni olmaksızın sürdürülmelidir. İzin varsa kira ya da ariyet (kullanım ödüncü) hükümleri devreye girer, ecrimisil talep edilemez.
  • Zarar ve nedensellik: Malikin taşınmazdan mahrum kalması yeterlidir; ayrıca somut zararın ispatı aranmaz. Ancak bedelin hesaplanmasında emsal kira ve rayiç değer belirleyicidir.

Uygulamada davanın kabul edilebilirliği açısından işgalcinin taşınmaza el atma anı, malikin bilgilendirme (ihtar) tarihleri ve tapu kayıtları titizlikle incelenir. Benzer bir “işgal-boşaltma” değerlendirmesi kira sözleşmesi sona eren ancak taşınmazı terk etmeyen kiracılar bakımından da gündeme gelir; bu konuda tahliye taahhüdü ve TBK m.352 rehberimiz incelenebilir.

Paylı Mülkiyette Ecrimisil ve İntifadan Men Koşulu

Türk Medeni Kanunu’nun m.688 ve devamında düzenlenen paylı mülkiyet ilişkisinde, paydaşlar taşınmazın tamamına payları oranında hak sahibidir. TMK m.693 uyarınca her paydaş, diğerlerinin haklarına zarar vermemek koşuluyla taşınmazdan yararlanma yetkisine sahiptir. Ne var ki paydaşlardan birinin taşınmazın tamamını tek başına kullanması ve diğer paydaşları yararlanmadan mahrum bırakması durumunda, kullanmayan paydaşın ecrimisil talep hakkı doğar.

Paydaşlar arasında ecrimisil talebi bakımından Yargıtay uygulaması bir “intifadan men koşulu” aramaktadır: kural olarak, yararlanma dışı bırakılan paydaşın, kullanan paydaşa taşınmazdan yararlanmak istediğini bildirmesi ve buna rağmen mahrumiyetin sürmesi gerekir. Bu bildirim ihtarname, arabuluculuk başvurusu, tanık huzurunda beyan gibi araçlarla gerçekleştirilebilir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.10.2018 tarih ve 2017/14-1762 E., 2018/1434 K. sayılı ilamı başta olmak üzere yerleşik içtihatlar; intifadan men koşulunun geniş istisnalarını kabul etmektedir. Aşağıdaki hallerde intifadan men aranmaz:

  • Taşınmaz kamu malı niteliğinde ise,
  • Taşınmaz doğal ürün veren (bağ, bahçe, tarla gibi) ya da kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen (konut, işyeri) yerlerden ise,
  • İşgal eden paydaş, taşınmazın tamamı üzerinde tek başına hak iddia edip diğer paydaşların paydaşlığını inkâr ediyorsa,
  • Ecrimisil talebi, ecrimisil isteyen paydaşın açtığı önceki bir dava (örneğin ortaklığın giderilmesi, elatmanın önlenmesi) ile birlikte veya sonrasında ileri sürülüyorsa.

Uygulamada hisseli tapularda özellikle konut ve işyeri niteliğindeki taşınmazlar bakımından intifadan men koşulunun sıklıkla aranmadığı görülmektedir. Bu durum, paydaşın haksız kullanıma karşı hak arayışını önemli ölçüde kolaylaştırmaktadır.

Kira Sözleşmesi Bitiminden Sonra Kiracının Ecrimisili

Kira sözleşmesi sona ermesine rağmen taşınmazı boşaltmayan kiracının hukuki durumu, ecrimisil hukukunun en tartışmalı alanlarından biridir. Sözleşme belirli süreliyse ve süre dolmuş; taraflar da TBK m.347 kapsamında yenileme iradesi göstermemişse, kiracı zilyetliğinin hukuki dayanağı ortadan kalkmış olur. Kiracı bu andan itibaren fuzuli işgalci konumuna geçer.

Tahliye taahhüdü ile taahhüt edilen tarihte boşaltılmayan taşınmaz için de aynı sonuç doğar. Kiraya veren; kira alacağını değil, taşınmazın rayiç kullanım karşılığı olan ecrimisili talep edebilir. Yargıtay uygulamasında ecrimisilin başlangıç anı; belirli süreli sözleşmenin bittiği tarih, tahliye taahhüdü tarihi ya da bildirimli fesih halinde fesih tarihini izleyen gündür. Kiracının, sözleşme süresince ödediği kira bedeli çoğu zaman güncel piyasa rayicinin altında kaldığından ecrimisil miktarı kira bedelini aşabilir; nitekim Yargıtay içtihatları ecrimisilin, işgal döneminin rayiç kira değerine göre serbestçe belirlenebileceğini kabul etmektedir. İcra süreciyle birlikte yürütülen tahliye ve alacak dosyaları için icra dosyası kapatma ve kapak hesabı rehberimizden yararlanılabilir.

Ecrimisil Bedelinin Hesaplanması: Emsal Kira, Rayiç Bedel ve Keşif

Ecrimisil miktarı; taşınmazın niteliği, konumu, kullanım biçimi ve işgal dönemindeki piyasa koşulları esas alınarak belirlenir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre hâkim, aşağıdaki delil ve incelemelerden yararlanır:

  • Emsal kira sözleşmeleri: Aynı bölge, benzer nitelik ve büyüklükteki taşınmazların işgal dönemine ait kira sözleşmeleri araştırılır.
  • Bilirkişi ve keşif incelemesi: Mahkemece taşınmaz üzerinde keşif yapılır; inşaat, gayrimenkul değerleme ve tarım (arazi için) bilirkişileri rayiç kullanım bedelini raporlar.
  • Belediye ve ticaret odası verileri: Bölgedeki emlak endeksleri, oda kayıtları ve varsa resmi bedel tespitleri karşılaştırma amacıyla değerlendirilir.
  • Doğal ürün geliri: Tarla, bağ ve bahçelerde ürün gelirinin net karşılığı; hasılat, girdi ve amortisman düşülerek belirlenir.

Belirlenen aylık ecrimisil bedeli, işgal süresi ile çarpılarak toplam alacak hesaplanır ve TBK m.117 kapsamında dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilir. Kamu taşınmazlarındaki idari yaptırım kapsamındaki ecrimisil hesabı ve rayiç değer tespitleri hakkında gayrimenkul idari yaptırımlar ve rayiç bedel yazımıza göz atmanızı öneririz.

Ecrimisil Davasında Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Yargılama Süreci

Ecrimisil davasında görevli mahkeme; taşınmaza ilişkin ayni bir talep söz konusu olmadığından ve HMK m.2 kapsamında miktar ve değere bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise HMK m.12 gereği taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Konut ve çatılı işyeri kirası uyuşmazlıklarıyla iç içe geçen ecrimisil talepleri bakımından bazı hallerde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girip girmediği tartışılabilir; ancak salt haksız işgal tazminatı istemleri asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Ecrimisil davasında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre; 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile başlayıp Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 26.01.2010 tarih 2009/15938 E. 2010/962 K. kararı gibi pek çok içtihatta korunan yerleşik uygulamaya göre, davanın açıldığı tarihten geriye doğru işlemeye başlar. Yani beş yılı aşan geçmiş dönem için ecrimisil istenemez; buna karşın son beş yıllık dönem tamamen dava kapsamına girer. Zamanaşımı, taraflarca ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz.

Dava şartları açısından HMK m.114 kapsamındaki genel şartların yanı sıra hukuki yarar ve husumet ehliyeti dikkatle değerlendirilir. Konusu para alacağı olan bu davada zorunlu arabuluculuk kapsamına girip girmediği; talebin niteliği ve karşılaştığı sözleşmesel unsur bakımından somut olay üzerinden değerlendirilmelidir. Yargılama sonunda mahkeme, işgal süresine karşılık gelen ecrimisil bedelini ve faizi hüküm altına alır; karar kesinleştikten sonra ilamlı icra yoluyla tahsil edilir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Sık Sorulan Sorular

Ecrimisil davası kira alacağıyla aynı şey midir?
Hayır. Kira alacağı, geçerli bir kira sözleşmesine dayanır ve sözleşmesel bir borcun ifasını konu edinir. Ecrimisil ise sözleşmesiz veya sözleşmesi sona ermiş bir kullanımdan doğan haksız işgal tazminatıdır. Kira sözleşmesi süresince kira bedeli, sözleşmenin sona ermesinden sonra süregelen işgal için ise ecrimisil talep edilir.

Hisseli tapuda ecrimisil almak için ihtar çekmek gerekir mi?
Kural olarak paydaşlar arasında intifadan men koşulu için ihtar önerilir. Ancak taşınmaz kiraya verilebilir nitelikte konut ya da işyeri ise, doğal ürün veriyorsa veya işgal eden paydaş diğer paydaşların hakkını inkâr ediyorsa Yargıtay bu koşulu aramaz. Somut duruma göre avukat görüşü alınması yararlı olur.

Ecrimisil davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Yargıtay’ın 1938 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı’ndan bu yana istikrarlı biçimde uyguladığı süre 5 yıldır. Bu süre, davanın açıldığı tarihten geriye doğru işler; daha eski dönemler için talep edilebilecek ecrimisil zamanaşımına uğrar.

Kiracı çıkmıyorsa doğrudan ecrimisil davası açabilir miyim?
Sözleşme sona ermesine rağmen çıkmayan kiracıya karşı önce tahliye davası (veya icra yoluyla tahliye) açılır; ecrimisil ise sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren işleyen dönem için ayrıca ya da birlikte talep edilebilir. Tahliyeden bağımsız olarak da haksız işgal dönemi için ecrimisil istenmesi mümkündür.

Ecrimisil için hangi mahkemeye başvurmalıyım?
Görevli mahkeme kural olarak taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesidir. Dava, taşınmazın konumunun bulunduğu yerde açılır ve HMK m.12 uyarınca bu yetki kesindir.

Ecrimisil davası; taşınmaz üzerindeki mülkiyet ve zilyetlik haklarının en pratik koruma araçlarından biridir. Sürecin verimli işlemesi için işgalin başlangıç tarihinin, rayiç kira bedelinin ve gerekli hallerde ihtar süreçlerinin özenle belgelenmesi gerekir. Alanında deneyimli bir gayrimenkul avukatı ile birlikte hareket edilmesi; ihtar, delil toplama, hesap raporu ve dava dilekçesi aşamalarında hak kaybını önleyecek en tutarlı yaklaşımdır.

{“@context”:”https://schema.org”,”@type”:”FAQPage”,”mainEntity”:[ {“@type”:”Question”,”name”:”Ecrimisil davası kira alacağıyla aynı şey midir?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Hayır. Kira alacağı geçerli bir kira sözleşmesine dayanır. Ecrimisil ise sözleşmesiz veya sözleşmesi sona ermiş kullanımdan doğan haksız işgal tazminatıdır. Sözleşme süresince kira, sona erdikten sonra ecrimisil talep edilir.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Hisseli tapuda ecrimisil almak için ihtar çekmek zorunlu mudur?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Kural olarak paydaşlar arasında intifadan men koşulu için ihtar aranır. Ancak taşınmaz kiraya verilebilir konut/işyeri ise, doğal ürün veriyorsa veya işgal eden paydaş diğerlerinin hakkını inkâr ediyorsa Yargıtay bu koşulu aramaz.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Ecrimisil davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Yargıtay’ın 1938 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı’ndan bu yana istikrarlı biçimde uyguladığı süre 5 yıldır. Bu süre davanın açıldığı tarihten geriye doğru işler; daha eski dönemler için ecrimisil talep edilemez.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Kiracı çıkmıyorsa doğrudan ecrimisil davası açılabilir mi?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Sözleşme sona ermesine rağmen çıkmayan kiracıya karşı önce tahliye yolları işletilir. Ecrimisil, sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren işleyen dönem için ayrıca veya birlikte talep edilebilir.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Ecrimisil için hangi mahkemeye başvurmalıyım?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Görevli mahkeme taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesidir. HMK m.12 uyarınca yetki taşınmazın bulunduğu yer mahkemesindedir ve bu yetki kesindir.”}} ]}
Post by Av. Fatma Öztürk