Bu sayfanın kapsamı
Davanın açılışı ve yargılama süreci
Aynı konunun diğer yönleri için:
- Haksız İşgal Tazminatı — Kurumun şartları ve unsurları
- Ecrimisil Hesaplama Aracı — Etkileşimli hesaplama aracı
- Ecrimisil Dava Dilekçesi Örneği ve Hazırlama Rehberi — Dilekçe örneği ve hazırlama rehberi
- Mirasçılar Arasında Ecrimisil ve İntifadan Men Koşulu — Mirasçılar arasındaki özel rejim
Ecrimisil, bir taşınmazın hak sahibinin rızası olmaksızın kullanılmasından doğan haksız işgal tazminatıdır. Malik ya da paydaş; taşınmazını izinsiz kullanan üçüncü kişiden veya sözleşmesi biten kiracıdan, kullanım süresine karşılık gelen bedeli ecrimisil davası yoluyla talep edebilir. Uygulamada haksız işgal tazminatı olarak da anılan bu dava; Türk Medeni Kanunu (TMK) m.995 hükmü ile Türk Borçlar Kanunu’ndaki (TBK) sebepsiz zenginleşme kurallarının birlikte uygulanmasına dayanır. Bu rehberde ecrimisilin hukuki niteliğini, dava şartlarını, paylı mülkiyette intifadan men koşulunu, bedelin hesaplanmasını, zamanaşımını ve yargılama sürecinin işleyişini güncel Yargıtay içtihatları ışığında ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Ecrimisil Nedir? Hukuki Niteliği ve Yasal Dayanağı
Ecrimisil; malikin veya diğer hak sahibinin rızası olmaksızın taşınmazı kullanan kişiden alınan, kullanım karşılığı özel nitelikte bir tazminattır. TMK m.683 uyarınca malik, mülkiyet hakkının verdiği yetkiye dayanarak eşyayı dilediği gibi kullanma, ondan yararlanma ve tasarrufta bulunma imkânına sahiptir. Bu yetki, malikin izni olmaksızın taşınmazdan yararlanan kişilere karşı hem istihkak (TMK m.683) hem de haksız kullanımdan doğan tazminat (TMK m.995) yollarının açık tutulmasını gerektirir.
Ecrimisilin yasal dayanağı ikili niteliktedir. Birinci temel TMK m.995’tir: kötüniyetli zilyet, taşınmazı geri vermekle yükümlü olduğu kişiye, kullanmadan doğan zararı ve elde ettiği ya da elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin (semerelerin) karşılığını tazmin etmek zorundadır. İkinci temel ise TBK m.77-82 arasında düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleridir; işgalci, başkasına ait taşınmazı kullanarak haklı bir sebep olmaksızın malvarlığında artış sağlamış sayılır ve bu artışı iade etmekle yükümlü tutulur. Yargıtay, geçmişte farklı yaklaşımlar sergiledikten sonra ecrimisili “haksız işgalden doğan özel nitelikli bir tazminat” olarak nitelendirmiş ve her iki hükmün birlikte uygulanacağını yerleşik biçimde kabul etmiştir.
Ecrimisil; kira alacağı, ecrimisil öncesi mevcut olan sözleşmesel bir kira bedeli veya haksız fiil tazminatından farklıdır. Kira sözleşmesinden doğmaz; bu yönüyle sözleşmesel sorumluluk kapsamına girmez. Cezai nitelikte bir yaptırım da değildir; işgalcinin kastı veya kusurunun ağırlığından bağımsız olarak, taşınmazın rayiç kullanım karşılığı esas alınarak belirlenir. Kısaca ecrimisil, malik ya da zilyedin taşınmazın rızasız kullanımı nedeniyle uğradığı kazanç kaybının parasal karşılığıdır.
Ecrimisil Davasının Şartları
Ecrimisil davasının kabulü için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay uygulamasında bu şartlar şu şekilde sıralanır:
- Davacının hak sahipliği: Davayı taşınmaz maliki, paydaşı, intifa hakkı sahibi veya sınırlı ayni hak sahibi açabilir. Tapu maliki olmayan ancak zilyetliği hukuka uygun biçimde devam eden kişi de sınırlı olarak talep edebilir.
- Fiili işgal (kullanma) durumu: Davalının taşınmazı fiilen kullanıyor olması, ondan yararlanıyor bulunması gerekir. Sadece tapuda kayıt bulunması yeterli değildir; kullanım fiilen gerçekleşmelidir.
- Kötüniyet ya da haksızlığın bilinebilir olması: TMK m.995’e göre kötüniyetli zilyet, semere ve tazminatın tamamından sorumludur. TMK m.994 uyarınca iyiniyetli zilyet ise kural olarak bu tür bir tazminattan sorumlu tutulmaz; ancak taşınmazın sahibi olmadığını öğrendiği andan itibaren kötüniyetli sayılır. Bu yüzden ihtarname keşidesi büyük önem taşır.
- Malikin veya paydaşın rızasının bulunmaması: İşgal, hak sahibinin açık ya da örtülü izni olmaksızın sürdürülmelidir. İzin varsa kira ya da ariyet (kullanım ödüncü) hükümleri devreye girer, ecrimisil talep edilemez.
- Zarar ve nedensellik: Malikin taşınmazdan mahrum kalması yeterlidir; ayrıca somut zararın ispatı aranmaz. Ancak bedelin hesaplanmasında emsal kira ve rayiç değer belirleyicidir.
Uygulamada davanın kabul edilebilirliği açısından işgalcinin taşınmaza el atma anı, malikin bilgilendirme (ihtar) tarihleri ve tapu kayıtları titizlikle incelenir. Benzer bir “işgal-boşaltma” değerlendirmesi kira sözleşmesi sona eren ancak taşınmazı terk etmeyen kiracılar bakımından da gündeme gelir; bu konuda tahliye taahhüdü ve TBK m.352 rehberimiz incelenebilir.
Paylı Mülkiyette Ecrimisil ve İntifadan Men Koşulu
Türk Medeni Kanunu’nun m.688 ve devamında düzenlenen paylı mülkiyet ilişkisinde, paydaşlar taşınmazın tamamına payları oranında hak sahibidir. TMK m.693 uyarınca her paydaş, diğerlerinin haklarına zarar vermemek koşuluyla taşınmazdan yararlanma yetkisine sahiptir. Ne var ki paydaşlardan birinin taşınmazın tamamını tek başına kullanması ve diğer paydaşları yararlanmadan mahrum bırakması durumunda, kullanmayan paydaşın ecrimisil talep hakkı doğar.
Paydaşlar arasında ecrimisil talebi bakımından Yargıtay uygulaması bir “intifadan men koşulu” aramaktadır: kural olarak, yararlanma dışı bırakılan paydaşın, kullanan paydaşa taşınmazdan yararlanmak istediğini bildirmesi ve buna rağmen mahrumiyetin sürmesi gerekir. Bu bildirim ihtarname, arabuluculuk başvurusu, tanık huzurunda beyan gibi araçlarla gerçekleştirilebilir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.10.2018 tarih ve 2017/14-1762 E., 2018/1434 K. sayılı ilamı başta olmak üzere yerleşik içtihatlar; intifadan men koşulunun geniş istisnalarını kabul etmektedir. Aşağıdaki hallerde intifadan men aranmaz:
- Taşınmaz kamu malı niteliğinde ise,
- Taşınmaz doğal ürün veren (bağ, bahçe, tarla gibi) ya da kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen (konut, işyeri) yerlerden ise,
- İşgal eden paydaş, taşınmazın tamamı üzerinde tek başına hak iddia edip diğer paydaşların paydaşlığını inkâr ediyorsa,
- Ecrimisil talebi, ecrimisil isteyen paydaşın açtığı önceki bir dava (örneğin ortaklığın giderilmesi, elatmanın önlenmesi) ile birlikte veya sonrasında ileri sürülüyorsa.
Uygulamada hisseli tapularda özellikle konut ve işyeri niteliğindeki taşınmazlar bakımından intifadan men koşulunun sıklıkla aranmadığı görülmektedir. Bu durum, paydaşın haksız kullanıma karşı hak arayışını önemli ölçüde kolaylaştırmaktadır.
Kira Sözleşmesi Bitiminden Sonra Kiracının Ecrimisili
Kira sözleşmesi sona ermesine rağmen taşınmazı boşaltmayan kiracının hukuki durumu, ecrimisil hukukunun en tartışmalı alanlarından biridir. Sözleşme belirli süreliyse ve süre dolmuş; taraflar da TBK m.347 kapsamında yenileme iradesi göstermemişse, kiracı zilyetliğinin hukuki dayanağı ortadan kalkmış olur. Kiracı bu andan itibaren fuzuli işgalci konumuna geçer.
Tahliye taahhüdü ile taahhüt edilen tarihte boşaltılmayan taşınmaz için de aynı sonuç doğar. Kiraya veren; kira alacağını değil, taşınmazın rayiç kullanım karşılığı olan ecrimisili talep edebilir. Yargıtay uygulamasında ecrimisilin başlangıç anı; belirli süreli sözleşmenin bittiği tarih, tahliye taahhüdü tarihi ya da bildirimli fesih halinde fesih tarihini izleyen gündür. Kiracının, sözleşme süresince ödediği kira bedeli çoğu zaman güncel piyasa rayicinin altında kaldığından ecrimisil miktarı kira bedelini aşabilir; nitekim Yargıtay içtihatları ecrimisilin, işgal döneminin rayiç kira değerine göre serbestçe belirlenebileceğini kabul etmektedir. İcra süreciyle birlikte yürütülen tahliye ve alacak dosyaları için icra dosyası kapatma ve kapak hesabı rehberimizden yararlanılabilir.
Ecrimisil Bedelinin Hesaplanması: Emsal Kira, Rayiç Bedel ve Keşif
Ecrimisil miktarı; taşınmazın niteliği, konumu, kullanım biçimi ve işgal dönemindeki piyasa koşulları esas alınarak belirlenir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre hâkim, aşağıdaki delil ve incelemelerden yararlanır:
- Emsal kira sözleşmeleri: Aynı bölge, benzer nitelik ve büyüklükteki taşınmazların işgal dönemine ait kira sözleşmeleri araştırılır.
- Bilirkişi ve keşif incelemesi: Mahkemece taşınmaz üzerinde keşif yapılır; inşaat, gayrimenkul değerleme ve tarım (arazi için) bilirkişileri rayiç kullanım bedelini raporlar.
- Belediye ve ticaret odası verileri: Bölgedeki emlak endeksleri, oda kayıtları ve varsa resmi bedel tespitleri karşılaştırma amacıyla değerlendirilir.
- Doğal ürün geliri: Tarla, bağ ve bahçelerde ürün gelirinin net karşılığı; hasılat, girdi ve amortisman düşülerek belirlenir.
Belirlenen aylık ecrimisil bedeli, işgal süresi ile çarpılarak toplam alacak hesaplanır ve TBK m.117 kapsamında dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilir. Kamu taşınmazlarındaki idari yaptırım kapsamındaki ecrimisil hesabı ve rayiç değer tespitleri hakkında gayrimenkul idari yaptırımlar ve rayiç bedel yazımıza göz atmanızı öneririz.
Ecrimisil Davasında Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Yargılama Süreci
Ecrimisil davasında görevli mahkeme; taşınmaza ilişkin ayni bir talep söz konusu olmadığından ve HMK m.2 kapsamında miktar ve değere bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise HMK m.12 gereği taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Konut ve çatılı işyeri kirası uyuşmazlıklarıyla iç içe geçen ecrimisil talepleri bakımından bazı hallerde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girip girmediği tartışılabilir; ancak salt haksız işgal tazminatı istemleri asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Ecrimisil davasında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre; 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile başlayıp Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 26.01.2010 tarih 2009/15938 E. 2010/962 K. kararı gibi pek çok içtihatta korunan yerleşik uygulamaya göre, davanın açıldığı tarihten geriye doğru işlemeye başlar. Yani beş yılı aşan geçmiş dönem için ecrimisil istenemez; buna karşın son beş yıllık dönem tamamen dava kapsamına girer. Zamanaşımı, taraflarca ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz.
Dava şartları açısından HMK m.114 kapsamındaki genel şartların yanı sıra hukuki yarar ve husumet ehliyeti dikkatle değerlendirilir. Konusu para alacağı olan bu davada zorunlu arabuluculuk kapsamına girip girmediği; talebin niteliği ve karşılaştığı sözleşmesel unsur bakımından somut olay üzerinden değerlendirilmelidir. Yargılama sonunda mahkeme, işgal süresine karşılık gelen ecrimisil bedelini ve faizi hüküm altına alır; karar kesinleştikten sonra ilamlı icra yoluyla tahsil edilir.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Yetkili Mahkeme: Kesin Yetki
Ecrimisil davasının açılacağı yer, tarafların tercihine bırakılmamıştır. Taşınmaza ilişkin ayni haklardan doğan davalarda yetki, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 12. maddesinde kesin yetki olarak düzenlenmiştir: dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Kesin yetki taraflarca değiştirilemez ve mahkemece resen gözetilir. Bu nedenle davalının veya davacının ikametgâhı yetkiyi etkilemez.
Ecrimisil talebi el atmanın önlenmesiyle birlikte ileri sürüldüğünde de aynı yetki kuralı geçerlidir; her iki talep de mülkiyet hakkına dayandığından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Talebin Kurulması
Dava dilekçesinde belirlenmesi gereken üç unsur vardır ve bunların eksik bırakılması hesabın yapılamamasına yol açar:
- Kullanılan alan. Taşınmazın tamamı mı, belirli bir kısmı mı kullanılıyor? Kısmi kullanımda alanın metrekare olarak belirtilmesi gerekir.
- Kullanım dönemi. Talep edilen sürenin başlangıç ve bitiş tarihleri açık yazılmalıdır.
- Kullanım biçimi. Konut, işyeri, tarımsal kullanım veya depolama; hesap yöntemi buna göre değişir.
Bu üç unsur belirlendikten sonra bilirkişi, taşınmazın niteliğine göre bir kullanım karşılığı belirler. Kullanım biçiminin doğru tespiti bu nedenle rakamı doğrudan etkiler.
İspat: Neyi Kim Gösterir?
Davacı, hak sahipliğini ve davalının taşınmazı fiilen kullandığını ortaya koymakla yükümlüdür. Davalı ise kullanımının bir hakka dayandığını ileri sürüyorsa bunu ispat etmelidir.
Uygulamada dosyaya giren başlıca deliller şunlardır:
- Tapu kaydı — hak sahipliğinin temeli
- Keşif ve bilirkişi incelemesi — kullanılan alanın ve biçiminin tespiti
- Kadastro paftası ve ölçüm — sınır ve alan tartışmalarında
- Tanık beyanları — kullanımın başlangıç tarihi bakımından
- Abonelik kayıtları — elektrik, su, doğalgaz; fiili kullanımın süresini gösterir
- İhtarname — kötüniyetin başlangıcını sabitler
- Hava fotoğrafları — eski tarihli kullanımın ortaya konmasında
Paydaşlar Arasındaki Davada Ön Şart
Davalı bir paydaş ise dava başka bir eşikle karşılaşır. Türk Medeni Kanunu’nun 693. maddesine göre paydaşlardan her biri, diğer paydaşların hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı malı kullanabilir ve ondan yararlanabilir.
Bu nedenle bir paydaşın kullanımı kendiliğinden haksız sayılmaz. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyebilmesi için kural olarak intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olması aranır: davacı paydaşın, ecrimisil istenen süreden önce taşınmazdan veya gelirinden yararlanmak isteğini davalı paydaşa bildirmiş olması gerekir.
Bu koşulun gerçekleştiği iddiası her türlü delille ispatlanabilir. Koşulun aranmadığı istisnalar ise ayrı bir başlıktır ve her dosyada ayrıca değerlendirilir.
İdareye Karşı Açılan Ecrimisil Davası
Kamulaştırmasız el atma dosyalarında ecrimisil, bedel talebiyle birlikte ileri sürülür. Burada dikkat edilecek nokta, uygulanacak rejimin el atmanın tarihine ve türüne bağlı olmasıdır.
9/10/1956 ile 4/11/1983 tarihleri arasındaki fiili el koymalarda 2942 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi uygulanır ve bu madde kapsamındaki taleplerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır. Uzlaşma aşaması işletilmeden açılan dava usulden reddedilir.
Ayrıca aynı madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri maktu olarak belirlenir.
Ters Yön: İdarenin Açtığı Ecrimisil
Ecrimisil her zaman malikin talebi değildir. Kamu taşınmazının özel kişilerce işgali hâlinde talep idareden gelir ve rejimi tamamen farklıdır.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların işgali üzerine fuzuli şagilden, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir.
Bu yolda dava açılması gerekmez; idare doğrudan ecrimisil ister ve ayrıca mülkiye amiri eliyle on beş gün içinde tahliye talep edebilir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca aynı hükümler belediye taşınmazları hakkında da uygulanır.
Sık Sorulan Sorular
Ecrimisil davası kira alacağıyla aynı şey midir?
Hayır. Kira alacağı, geçerli bir kira sözleşmesine dayanır ve sözleşmesel bir borcun ifasını konu edinir. Ecrimisil ise sözleşmesiz veya sözleşmesi sona ermiş bir kullanımdan doğan haksız işgal tazminatıdır. Kira sözleşmesi süresince kira bedeli, sözleşmenin sona ermesinden sonra süregelen işgal için ise ecrimisil talep edilir.
Hisseli tapuda ecrimisil almak için ihtar çekmek gerekir mi?
Kural olarak paydaşlar arasında intifadan men koşulu için ihtar önerilir. Ancak taşınmaz kiraya verilebilir nitelikte konut ya da işyeri ise, doğal ürün veriyorsa veya işgal eden paydaş diğer paydaşların hakkını inkâr ediyorsa Yargıtay bu koşulu aramaz. Somut duruma göre avukat görüşü alınması yararlı olur.
Ecrimisil davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Yargıtay’ın 1938 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı’ndan bu yana istikrarlı biçimde uyguladığı süre 5 yıldır. Bu süre, davanın açıldığı tarihten geriye doğru işler; daha eski dönemler için talep edilebilecek ecrimisil zamanaşımına uğrar.
Kiracı çıkmıyorsa doğrudan ecrimisil davası açabilir miyim?
Sözleşme sona ermesine rağmen çıkmayan kiracıya karşı önce tahliye davası (veya icra yoluyla tahliye) açılır; ecrimisil ise sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren işleyen dönem için ayrıca ya da birlikte talep edilebilir. Tahliyeden bağımsız olarak da haksız işgal dönemi için ecrimisil istenmesi mümkündür.
Ecrimisil için hangi mahkemeye başvurmalıyım?
Görevli mahkeme kural olarak taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesidir. Dava, taşınmazın konumunun bulunduğu yerde açılır ve HMK m.12 uyarınca bu yetki kesindir.
Ecrimisil davası; taşınmaz üzerindeki mülkiyet ve zilyetlik haklarının en pratik koruma araçlarından biridir. Sürecin verimli işlemesi için işgalin başlangıç tarihinin, rayiç kira bedelinin ve gerekli hallerde ihtar süreçlerinin özenle belgelenmesi gerekir. Alanında deneyimli bir gayrimenkul avukatı ile birlikte hareket edilmesi; ihtar, delil toplama, hesap raporu ve dava dilekçesi aşamalarında hak kaybını önleyecek en tutarlı yaklaşımdır.
Ecrimisil davası nerede açılır?
Taşınmaza ilişkin ayni haklardan doğan davalarda yetki Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 12. maddesinde kesin yetki olarak düzenlenmiştir; dava taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Dilekçede hangi bilgiler mutlaka bulunmalı?
Kullanılan alan, kullanım dönemi ve kullanım biçimi açık belirtilmelidir; bu üç unsur belirlenmeden hesap yapılamaz.
Kullanımın başlangıç tarihi nasıl ispatlanır?
Tanık beyanları, elektrik, su ve doğalgaz abonelik kayıtları, keşif ve eski tarihli hava fotoğrafları kullanılabilir.
Paydaşa karşı ecrimisil davasında ek bir şart var mı?
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyebilmesi için kural olarak intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olması aranır.
Kamulaştırmasız el atmada ecrimisil için uzlaşma şartı var mı?
9/10/1956 ile 4/11/1983 arasındaki fiili el koymalarda geçici 6. madde uygulanır ve bu kapsamdaki taleplerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.
Kamu taşınmazını işgal edene karşı idare dava açar mı?
2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca idare dava açmaksızın fuzuli şagilden ecrimisil ister ve mülkiye amiri eliyle en geç on beş gün içinde tahliye talep edebilir.


