İş Güvenliği Uzmanı Sorumluluğu – 6331 SK m.6-8: Cezai, Hukuki ve İdari Ceza Rehberi
Ülkemizde her yıl binlerce iş kazası ve meslek hastalığı vakası; hem işçilerin hayatını kaybetmesine hem de işverenler ile iş güvenliği uzmanı 6331 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilen mühendis, mimar ve teknik elemanlar bakımından ağır cezai, hukuki ve idari sorumluluklar doğurmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, iş güvenliği uzmanını yalnızca “danışman” statüsüne indirgemez; aksine hayati tehlike arz eden hususları Bakanlığa bildirme yükümlülüğü, ihmalden dolayı işverene karşı sorumluluk ve iş kazasında müşterek kusur değerlendirmesi gibi somut yükümlülükler yükler. Bu rehberde 6331 SK m.4, m.6, m.7 ve m.8 hükümleri, uzmanın görev alanı, TCK m.85 taksirle öldürme ve TCK m.89 taksirli yaralama ekseninde cezai sorumluluk, m.26 uyarınca 2026 yılında uygulanan idari para cezaları ile TBK m.417 çerçevesinde işverenle olan sorumluluk paylaşımını uygulamadan örneklerle inceleyeceğiz.
İş Sağlığı ve Güvenliği Kapsamı ve İşverenin Genel Yükümlülüğü – 6331 SK m.4
6331 sayılı Kanun, kamu ve özel sektör ayrımı yapmaksızın tüm işyerlerini, çırak ve stajyerler dâhil bütün çalışanları kapsar. Kanunun 4. maddesi işverene beş temel yükümlülük yükler: mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması ve organizasyonun kurulması; sağlanan tedbirlere uyulup uyulmadığının izlenmesi ve denetlenmesi; risk değerlendirmesinin yapılması veya yaptırılması; çalışana verilecek işin, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden uygunluğunun dikkate alınması; yeterli bilgi ve talimat verilen çalışanlar dışındakilerin hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmesinin engellenmesi.
İşverenin bu yükümlülükleri “sonuç yükümlülüğü” niteliğindedir; yani sadece “gereken özeni gösterdim” savunması yeterli değildir, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin fiilen sağlanmış olması gerekir. 6331 m.6/2 hükmü, işyeri dışındaki uzman kişi veya kuruluşlardan hizmet alınmasının, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmadığını açıkça belirtir. OSGB (Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi) ile sözleşme yapılmış olması, dış hizmet olarak iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmiş bulunması, işverenin risk değerlendirmesi, eğitim, denetim, alt yapı yatırımı ve kişisel koruyucu donanım (KKD) yükümlülüklerini savsaklamasına gerekçe oluşturamaz.
İş Güvenliği Uzmanı Görevlendirme – 6331 SK m.6 ve Tehlike Sınıfları
Kanunun 6. maddesi, işverene çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirme zorunluluğunu getirir. Çalışanları arasında istenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde bu hizmet OSGB’lerden veya yetkilendirilmiş toplum sağlığı merkezlerinden alınabilir; işveren, işletme büyüklüğü ve tehlike sınıfını gözeterek belirlenen belge şartlarını taşıyorsa görevi kendisi de üstlenebilir.
Uzman belgesi, işyerinin tehlike sınıfına göre farklılaşır. 6331 m.8/5 uyarınca çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde (A) sınıfı, tehlikeli sınıftaki işyerlerinde en az (B) sınıfı, az tehlikeli sınıftaki işyerlerinde ise en az (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi aranır. İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği, işyerinin NACE kodunu tehlike sınıflarına ayırır: örneğin madencilik, inşaat, kimya, metal üretim, gemi söküm gibi işkolları çok tehlikeli sınıfta iken büro hizmetleri az tehlikeli sınıfta yer alır. Uzmanın çalışma süresi de aynı yönetmelik ekinde çalışan sayısı ve tehlike sınıfı esas alınarak dakika/ay bazında hesaplanır; süre yeterli değilse birden fazla uzman veya tam süreli uzman görevlendirmesi zorunlu olur (m.8/6, İSG Hizmetleri Yönetmeliği).
İş Güvenliği Uzmanının Görev, Yetki ve Sorumluluğu – 6331 SK m.8
6331 m.8/1 uyarınca işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz; bu kişiler görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür. Uzmanın işverenin baskısıyla raporlarını değiştirmesi, saha denetimlerini geciktirmesi veya risk analizindeki bulgularını yumuşatması hem etik hem hukuki açıdan geçersizdir. Nitekim m.8/4 hükmü, ölüm veya maluliyetle sonuçlanan iş kazasında ihmali tespit edilen uzmanın yetki belgesinin askıya alınmasını öngörür; ağır ihmallerde belgenin iptali de gündeme gelir.
Uzmanın en kritik yükümlülüğü m.8/2’de düzenlenmiştir: görevlendirildiği işyerinde iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirir; bildirilen hususlardan hayati tehlike arz edenlerin işveren tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, bu hususu Bakanlığın yetkili birimine bildirir. Uygulamada bu bildirimler işyeri onaylı defteri, e-posta ile yazılı tebligat ve gerektiğinde CİMER veya İSG Kâtip üzerinden yapılır. Yazılı bildirimi yapmamış veya hayati tehlike varken Bakanlığa iletmemiş uzman, iş kazası sonrasındaki bilirkişi ve savcılık soruşturmasında ciddi kusur payına muhatap kalır. m.8/3 ise hizmet sunan kuruluşların ve uzmanların, İSG hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı hizmet sundukları işverene karşı sorumlu olduğunu düzenler; bu, uzman ile OSGB arasında ayrıca sözleşmesel/tazminat sorumluluğu doğuran hukuki bir zemin oluşturur.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Cezai Sorumluluk – TCK m.85 Taksirle Öldürme ve TCK m.89 Taksirli Yaralama
İş kazası sonucu bir işçinin ölmesi hâlinde iş güvenliği uzmanı, işverenle birlikte TCK m.85 taksirle öldürme suçundan yargılanabilir. TCK m.85/1 uyarınca taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; birden fazla ölüm veya ölümle birlikte yaralanma söz konusu ise TCK m.85/2 uyarınca ceza iki yıldan onbeş yıla kadar hapse yükselir. Yaralanmayla sonuçlanan iş kazalarında ise TCK m.89 hükümleri devreye girer; kemik kırılması, uzuv kaybı veya organ işlevinin sürekli zayıflaması gibi ağır neticelerde temel ceza yarısı oranında ya da bir kat artırılır. Alkollü, yorgun ya da eğitimsiz çalışana ağır tehlikeli iş yaptırılması, kişisel koruyucu donanım verilmemesi ya da hayati tehlikeye rağmen çalışma alanının kapatılmaması gibi hâllerde bilinçli taksir (TCK m.22/3) tartışılabilir ve ceza 1/3 ila 1/2 oranında artırılır.
İş güvenliği uzmanının cezai sorumluluğu, “kusurun objektif isnadiyeti” ölçütüyle belirlenir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yerleşik uygulamasında uzmanın kusur oranı; işyerine görevlendirme süresinin yeterliliği, saha denetimlerinin sıklığı ve raporlanması, risk değerlendirmesindeki tespitler, yazılı ikaz belgeleri ve hayati tehlike hâlinde Bakanlığa bildirim yapılıp yapılmadığı gözetilerek Adli Tıp ve İSG bilirkişi heyetleri tarafından takdir edilir. Uzman düzenli saha ziyareti yapmış, riskleri onaylı deftere ve ihtarnameye geçirmiş, işverenin ihtarları dikkate almadığını ilgili birime bildirmişse kusur payı sınırlı kalır ya da tamamen ortadan kalkabilir; buna karşılık raporları imzadan ibaret uzmanların ağır kusurlu bulunarak hapis cezasıyla karşılaştığı, HAGB ve erteleme kurumlarından yararlanamadığı dosyalar uygulamada azımsanmayacak sıklıktadır.
İdari Para Cezaları – 6331 SK m.26 (2026 Uygulaması)
6331 SK m.26, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine uyulmaması hâlinde uygulanacak idari para cezalarını ayrıntılı biçimde düzenler. Cezalar; yükümlülüğün türüne, işyerinin tehlike sınıfına, çalışan sayısına ve aykırılığın devam süresine göre farklılaşır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7 uyarınca söz konusu tutarlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır; 2026 için Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan yeniden değerleme oranı %43,93 olup Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan “2026 Yılında Uygulanacak İdari Para Cezaları” cetveli bağlayıcı referanstır.
Uygulamada en sık karşılaşılan cezalar şunlardır: iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi veya diğer sağlık personelinin görevlendirilmemesi (m.6/1-a) hâlinde her bir ihlal için ayrı ayrı ve aylık olarak tekrar uygulanan ceza; risk değerlendirmesinin yapılmaması (m.10) hâlinde başlangıç cezası ve devam eden her ay için ek tutar; çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi (m.17) hâlinde her bir çalışan başına ayrı ceza; iş kazası veya meslek hastalığının kolluk ile SGK’ya bildirilmemesi (m.14) hâlinde ihlal başına ceza. Bu cezaların bir kısmı işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre ikiye ya da bir buçuğa katlanır; örneğin çok tehlikeli sınıfta 100+ çalışanı bulunan işletmelerde tutarlar en yüksek düzeye çıkar. İdari para cezalarına, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (5326 SK m.27).
İşverenin Sorumluluğu, Uzmanla Müşterek Kusur ve TBK m.417 İlişkisi
6331 m.4 ile getirilen genel yükümlülük ve m.6/2’deki sorumluluğun devam etmesi ilkesi karşısında, iş kazası veya meslek hastalığında birincil derecede sorumlu olan işverendir. İşveren, uzmanın yazılı ikazlarını dikkate almayarak kazayı olası hâle getirmişse asli kusur ona yüklenir; uzmanın kusuru genellikle tali derecede kalır. Buna karşın uzman gerekli tespit ve bildirimleri yapmamış, saha denetimlerini savsaklamış, risk analizini masabaşında hazırlamışsa müşterek kusur değerlendirmesinde payı belirgin biçimde artar. Yargıtay 12. Ceza Dairesi ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi kararlarında kusur paylaşımı; İSG bilirkişisi raporu, Adli Tıp değerlendirmesi ve İş Teftiş Kurulu tutanaklarına dayanarak belirlenir.
Hukuki sorumluluk boyutunda TBK m.417 kritik bir dayanaktır. TBK m.417/2 işverenin işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi alma ve araç-gereci noksansız bulundurma borcunu düzenler. TBK m.417/3 ise bu borca aykırılık nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazminini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi kılar. Böylece iş kazası tazminatı; haksız fiil sorumluluğundan (TBK m.49) ayrılıp sözleşmesel sorumluluk rejimine bağlanır. Bu ayrımın en önemli sonuçları zamanaşımı süresinin on yıla uzaması, ispat yükünün kural olarak işverene geçmesi ve manevi tazminat taleplerinde TBK m.56 ile birlikte değerlendirilmesidir. İş kazası sonrası maddi tazminatın hesabı, SGK gelir ve iş göremezlik ödeneği rücu payları düşülerek yapılır; bu teknik hesap için iş kazasında işverenin sorumluluğu rehberimize ve iş göremezlik ödeneği hesabı yazımıza göz atabilirsiniz.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Sıkça Sorulan Sorular
İş güvenliği uzmanı ile işveren iş kazasında birlikte mi yargılanır?
Kural olarak evet. Ölüm veya yaralanmayla sonuçlanan iş kazasında Cumhuriyet Başsavcılığı, işveren ile İSG hizmetini yürüten uzman ve işyeri hekimini birlikte şüpheli sıfatıyla soruşturur. Adli Tıp ve İSG bilirkişileri kusuru işveren, uzman, işyeri hekimi, alt işveren ve varsa mağdur işçi arasında oransal olarak paylaştırır. Uzmanın yazılı ikazları, saha ziyaret kayıtları ve 6331 m.8/2 kapsamında Bakanlığa yaptığı hayati tehlike bildirimleri, kusur payının azalmasında belirleyici delillerdir.
Uzman yazılı ikaz vermişse cezai sorumluluğu ortadan kalkar mı?
Otomatik olarak kalkmaz; ancak kusur payı önemli ölçüde azalır. 6331 m.8/2 uzmana iki basamaklı bir yükümlülük yükler: önce işverene yazılı bildirim, ardından hayati tehlike sürüyorsa Bakanlığın yetkili birimine bildirim. Yalnızca ilk basamağı yerine getirip hayati tehlike sürerken Bakanlığa haber vermeyen uzman, Yargıtay uygulamasında kusurlu bulunmaya devam edebilir. Tam koruma için yazılı ikazın onaylı deftere işlenmesi, tebliğ delili bulundurulması ve gerektiğinde bakanlık başvurusunun belgelenmesi gerekir.
OSGB’den hizmet alan işverenin sorumluluğu kalkar mı?
Hayır. 6331 m.6/2 açıkça, işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınmasının işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını hükme bağlar. OSGB sözleşmesi, işverene “risk değerlendirmesi, eğitim, denetim, altyapı ve KKD tedariki” yükümlülüklerinden muafiyet sağlamaz. Bu nedenle iş kazasında işveren asli kusurlu; OSGB ve uzman ise ihmal düzeyine göre tali veya müşterek kusurlu bulunmaktadır.
Az tehlikeli işyeri için de uzman görevlendirme zorunlu mu?
Evet. Kanunun getirdiği kademeli geçiş süreleri tamamlanmış olup, 50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri için de iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğü yürürlüktedir. Bu işyerlerinde en az (C) sınıfı uzman belgesi yeterlidir; çalışma süreleri İSG Hizmetleri Yönetmeliği ekindeki dakika/ay tablolarına göre hesaplanır. Uzman görevlendirilmemesi 6331 m.26/1-b uyarınca aylık olarak tekrar uygulanan idari para cezasına yol açar.
İş güvenliği uzmanının yetki belgesi hangi hâllerde askıya alınır?
6331 m.8/4 uyarınca çalışanın ölümü veya maluliyetle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen iş güvenliği uzmanının yetki belgesi askıya alınır. Askı süresi ihmalin ağırlığına göre değişir; ağır ihmallerde İSG Uzmanlığı Yönetmeliği uyarınca belge iptali de mümkündür. Askı ve iptal kararlarına idari yargıda dava yolu açıktır.
İdari para cezasına nasıl itiraz edilir?
5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca 6331 kapsamında verilen idari para cezalarına, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. İtiraz süresi hak düşürücüdür. Sulh ceza hâkimliği kararına karşı, tutarın belirli sınırı aşması hâlinde ağır ceza mahkemesine itiraz mümkündür. Cezanın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödeme yapılması durumunda %25 indirimden yararlanılır (Kabahatler K. m.17/6).
İş kazası tazminat davasında zamanaşımı ne kadardır?
TBK m.417/3 iş kazasından doğan zararı sözleşmeye aykırılık sorumluluğuna bağladığı için zamanaşımı süresi TBK m.146 uyarınca kural olarak on yıldır. Ayrıca fiil aynı zamanda cezayı gerektiriyorsa (TCK m.85 veya m.89) TBK m.72/2 gereği daha uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanır; taksirle öldürme için bu süre 15 yıla kadar çıkabilir. Zamanaşımı iş kazasının meydana geldiği tarihten değil, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Ağır kusurlu bulunan uzmanın hukuki ve mali sorumluluğu ne olur?
Cezai sorumluluğun yanında uzman, 6331 m.8/3 uyarınca hizmet sunduğu işverene karşı özel hukuk sorumluluğu taşır. İşveren, mağdur işçiye veya mirasçılarına ödediği tazminat için kusuru oranında uzmana rücu edebilir. Uzmanın OSGB ile arasındaki hizmet sözleşmesi de bu rücu ilişkisine dair kayıtlar içerir. Uygulamada iş güvenliği uzmanlarının mesleki sorumluluk sigortası yaptırması, hem hukuki hem mali risklere karşı önemli bir güvence sağlar.


