İftira Suçu (TCK 267): Tanımı, Cezası, AYM İptalleri, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Savunma
10 Temmuz 2026

İftira Suçu (TCK 267): Tanımı, Cezası, AYM İptalleri, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Savunma

İftira, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, bir kimse hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için ona hukuka aykırı bir fiil isnat etmektir; cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.267/1). Maddi eser ve delil uydurulursa ceza yarı oranında artırılır. Mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu olur. Mağdur ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapse mahkûm olmuşsa ceza yirmi yıldan otuz yıla kadardır. Süreli hapis mahkûmiyetine ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. İftirada dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (m.267/8). İftiradan dönen kişi aşamaya göre cezasının beşte dördünden üçte birine kadar indirim alır (m.269). İftira şikâyete bağlı değildir. Beraat kararı tek başına iftiranın ispatı değildir; failin isnadın gerçek dışı olduğunu bildiği ayrıca gösterilmelidir.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

📌 Ana rehber: İftira Suçu Nedir? Cezası ve Şikâyetten Farkı (TCK 267). Bu sayfa, iftira suçunu TCK m.267-271, CMK m.329 ve TBK m.58 metinleri üzerinden hem mağdur hem şüpheli açısından ele alır. Suçun unsurları ve “bildiği hâlde” şartı, nitelikli hâller ve Anayasa Mahkemesi iptalleri, zamanaşımının özel başlangıcı, etkin pişmanlık oranları, hakaret, suç uydurma ve suç üstlenmeden farkı, iddia ve savunma dokunulmazlığı, giderler, tazminat ve savunma stratejileri anlatılır.

Hakkınızda iftira mı atıldı, yoksa iftirayla mı suçlanıyorsunuz?
Kast unsurunu ve delilleri dosyanıza göre değerlendirelim: Hukukçular Evi Ankara.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚡ Net Cevap: Tanım (TCK m.267/1): yetkili makama ihbar veya şikâyet ya da basın-yayın yoluyla, işlemediğini BİLDİĞİ hâlde soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım sağlamak için hukuka aykırı fiil isnadı; 1–4 yıl hapis. Delil uydurma: yarı artırım (m.267/2). Gözaltı ve tutuklama dışında koruma tedbiri uygulanmışsa: yarı artırım (m.267/3). Gözaltı veya tutuklama: ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan dolaylı fail (m.267/4). Mağdur ağırlaştırılmış müebbet veya müebbete mahkûmsa: 20–30 yıl (m.267/5); infaza başlanmışsa yarı artırım (m.267/6). Süreli hapis mahkûmiyetine ilişkin ibare AYM kararıyla iptal (E.2013/14). m.267/7 AYM kararıyla iptal (E.2010/115). Zamanaşımı: mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten (m.267/8). Basın-yayında mahkûmiyet ilanı (m.267/9). Etkin pişmanlık: soruşturma öncesi 4/5, kovuşturma öncesi 3/4, hükümden önce 2/3, mahkûmiyetten sonra 1/2, infaz başladıysa 1/3; idari yaptırımda 1/2 ve 1/3 (m.269). Giderler iftira edene (CMK m.329). Şikâyete bağlı değil.

TCK m.267/1: Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Suçun Unsurları

İftira suçunun unsurları (TCK m.267/1)
UnsurİçerikSavunmada önemi
İsnadın yoluYetkili makama ihbar veya şikâyet ya da basın ve yayınÖzel bir sohbette söylenen söz iftira değil, en fazla hakarettir
İsnadın konusuHukuka aykırı bir fiil (suç veya idari yaptırım gerektiren fiil)Ahlaka aykırı ama hukuka aykırı olmayan davranış yetmez
BilmeFailin, mağdurun fiili işlemediğini bilmesiEn kritik unsur; yanılgı veya şüphe hâlinde suç oluşmaz
AmaçSoruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım sağlamakHak arama amacıyla yapılan başvurular ayrıca değerlendirilir
Mağdurİsnadın yöneldiği kişiKimliği belirlenebilir olmalı

İftira suçunun oluşması için isnadın yetkili makamlara ihbar veya şikâyet yoluyla ya da basın ve yayın yoluyla yapılması gerekir. İsnat edilen şey, hukuka aykırı bir fiil olmalıdır; yani bir suç veya idari yaptırım gerektiren bir davranış. Suçun en önemli unsuru ise failin, isnat ettiği fiili mağdurun işlemediğini bilmesidir. Kanun bunu “işlemediğini bildiği halde” ifadesiyle açıkça arar. Bu nedenle kişi gerçekten bir suçun işlendiğini düşünerek şikâyette bulunmuş, ancak şüphesi yargılama sonunda doğrulanmamışsa iftira suçu oluşmaz. Şikâyetçinin yanılmış olması, eksik bilgiye dayanması veya delillerin yetersiz kalması, isnadın bilerek gerçek dışı yapıldığı anlamına gelmez. İsnat edilen fiilin gerçekten işlenmiş olması hâlinde ise iftira hiç söz konusu olmaz; isnadın konusu olan fiil ispat edilirse suçun temel unsuru ortadan kalkar. Suçun amacı da mağdur hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım sağlanmasıdır. Hakaretle farkı için hakaret suçu rehberine bakabilirsiniz.

Beraat ettiniz ve şikâyetçinin bilerek yalan söylediğini mi düşünüyorsunuz?
İftira şikâyetinin dayanaklarını birlikte kuralım: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Yetkili Makam ve Basın-Yayın Yolu

Kanun, iftiranın yetkili makamlara ihbar veya şikâyet yoluyla ya da basın ve yayın yoluyla işlenmesini arar (TCK m.267/1). Yetkili makam, isnat edilen fiil hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım sürecini başlatabilecek makamdır. Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimleri bunların en tipik örnekleridir. İdari yaptırım amaçlı iftirada ise bu yaptırımı uygulamaya yetkili idari makamlar, örneğin disiplin amirleri veya denetim birimleri gündeme gelir. Basın ve yayın yoluyla iftirada, isnat doğrudan bir makama yöneltilmez; ancak kamuoyuna duyurularak yetkili makamların harekete geçmesi amaçlanır. Bu nedenle basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada mahkûmiyet kararının aynı veya eşdeğer yayın organıyla ilan edilmesi öngörülmüştür (m.267/9). Kişinin yalnızca bir arkadaşına veya aile üyesine söylediği sözler bu unsurları taşımaz; bu sözler koşulları varsa hakaret olarak değerlendirilebilir.

Nitelikli Hâller ve Anayasa Mahkemesi İptalleri

İftirada ceza (TCK m.267)
HâlCezaFıkra
Temel hâl1–4 yıl hapism.267/1
Maddi eser ve delil uydurmaYarı oranında artırımm.267/2
Beraat eden veya KYOK alan mağdura gözaltı ve tutuklama dışında koruma tedbiriYarı oranında artırımm.267/3
Beraat eden veya KYOK alan mağdurun gözaltına alınması veya tutuklanmasıAyrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan dolaylı failm.267/4
Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapse mahkûmiyeti20–30 yıl hapism.267/5
Mağdurun süreli hapis mahkûmiyetiİlgili ibare AYM kararıyla iptal (E.2013/14, K.2013/56)m.267/5
Mağdurun cezasının infazına başlanmasım.267/5 cezası yarısı kadar artırılırm.267/6
Yedinci fıkraAYM kararıyla iptal (E.2010/115, K.2011/154)m.267/7

İftiranın cezası, suçun doğurduğu sonuçlara göre ağırlaşır. Fiilin maddi eser ve delilleri uydurularak iftirada bulunulması hâlinde, yani sahte belge hazırlanması, olay yerine iz bırakılması veya sahte tanık gösterilmesi gibi durumlarda ceza yarı oranında artırılır (TCK m.267/2). Yüklenen fiili işlemediği için beraat eden veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen mağdura gözaltı ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri, örneğin arama, elkoyma veya adli kontrol uygulanmışsa ceza yine yarı oranında artırılır (m.267/3). Mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa, iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulur (m.267/4). Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm olması hâlinde ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar hapistir (m.267/5). Eski metnimizde, mağdurun süreli hapis cezasına mahkûm edilmesi hâlinde iftira edene mağdurun cezasının üçte ikisi kadar ceza verileceği belirtiliyordu. Bu ibare Anayasa Mahkemesinin 10/4/2013 tarihli ve E.2013/14, K.2013/56 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Eski metinde ayrıca m.267/6’nın kamu görevlisi tarafından işlenmeyi düzenlediği yazıyordu; oysa m.267/6 mağdurun cezasının infazına başlanması hâlinde artırımı düzenler, yedinci fıkra ise Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.

Zamanaşımının Özel Başlangıcı (TCK m.267/8)

İftira suçunda dava zamanaşımı, genel kuraldan farklı olarak suçun işlendiği günden değil, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK m.267/8). Bu, iftira mağduru bakımından çok önemli bir güvencedir. Mağdur hakkındaki yargılama yıllarca sürebilir ve iftiranın gerçek dışı olduğu ancak beraat kararının kesinleşmesiyle ortaya çıkabilir. Kanun, bu süre içinde iftira suçunun zamanaşımına uğramasını engeller. Temel hâlde iftiranın üst sınırı dört yıl olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıldır (m.66/1-e); bu süre mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren işler. Mağdur bakımından bu tarih çoğu zaman beraat kararının veya kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleştiği tarihtir. Zamanaşımı için ceza hukukunda zamanaşımı rehberine bakabilirsiniz.

Etkin Pişmanlık: İftiradan Dönme

İftirada etkin pişmanlık (TCK m.269)
Dönme zamanıİndirimFıkra
Mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önceCezanın 4/5’i indirilirm.269/1
Kovuşturma başlamadan önceCezanın 3/4’ü indirilirm.269/2
Mağdur hakkında hükümden önceCezanın 2/3’ü indirilebilirm.269/3-a
Mağdurun mahkûmiyetinden sonraCezanın 1/2’si indirilebilirm.269/3-b
Mağdurun cezasının infazına başlanmışsaCezanın 1/3’ü indirilebilirm.269/3-c
Yalnız idari yaptırım gerektiren fiilde, yaptırım kararından önceCezanın 1/2’si indirilebilirm.269/4-a
Yalnız idari yaptırım gerektiren fiilde, yaptırım uygulandıktan sonraCezanın 1/3’ü indirilebilirm.269/4-b

İftira eden kişi, iftirasından dönerse cezasında önemli indirimler elde eder. İndirim oranı, dönmenin yapıldığı aşamaya göre değişir; ne kadar erken dönülürse indirim o kadar yüksektir. İlk iki hâlde indirim zorunludur (“indirilir”); sonraki hâllerde ise mahkemenin takdirine bırakılmıştır (“indirilebilir”). Basın ve yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı etkin pişmanlıktan yararlanılabilmesi için, dönmenin de aynı yöntemle yayınlanması gerekir (TCK m.269/5). Etkin pişmanlık, iftira edenin gerçeği yetkili makama açıkça bildirmesini gerektirir. Dönmenin yazılı bir dilekçeyle veya ifade tutanağına geçirilerek yapılması, sonradan hangi aşamada dönüldüğünün ispatını kolaylaştırır. İftira mağduru açısından da bu durum önemlidir: iftiradan dönme, mağdurun kendi dosyasında gerçeğin ortaya çıkmasına doğrudan katkı sağlar.

İftira ile Karıştırılan Suçlar

İftira ve benzer suçlar
SuçÖzüCezaDayanak
İftiraBelirli bir kişiye, bildiği hâlde işlemediği hukuka aykırı fiil isnadı1–4 yılTCK m.267
HakaretOnur ve saygınlığı rencide eden isnat veya sövme; makamı harekete geçirme amacı yok3 ay–2 yıl veya APCTCK m.125
Suç uydurmaİşlenmemiş bir suçu işlenmiş gibi ihbar veya delil uydurma; belirli fail gösterilmez3 yıla kadarTCK m.271
Suç üstlenmeKişinin işlemediği suçu kendisinin işlediğini bildirmesi2 yıla kadarTCK m.270
Başkasının kimliğini kullanmaKendi suçunun soruşturmasını engellemek için başkasının kimlik bilgilerini kullanmaİftira hükümleriTCK m.268

İftira, hakaret ile sık karıştırılır. Hakarette amaç kişiyi küçük düşürmektir; iftirada ise amaç yetkili makamı mağdur aleyhine harekete geçirmektir. Bir kişinin arkadaş ortamında “hırsız” olarak nitelendirilmesi hakaret olabilir; aynı kişinin işlemediği bilinen bir hırsızlıkla savcılığa şikâyet edilmesi ise iftiradır. Suç uydurmada belirli bir kişi hedef alınmaz; işlenmemiş bir suç işlenmiş gibi ihbar edilir veya bu suçun delilleri uydurulur (TCK m.271). Suç üstlenmede ise kişi, gerçeğe aykırı olarak suçu kendisinin işlediğini bildirir (m.270). İşlediği suç nedeniyle hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini kullanan kişi de iftira hükümlerine göre cezalandırılır (m.268). Suç uydurma ve suç üstlenme için suç uydurma ve suç üstlenme, kimlik bilgilerinin kullanılması için başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması rehberlerine bakabilirsiniz.

Beraat Kararı İftiranın İspatı mıdır?

Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış kanı, beraat eden kişinin şikâyetçiyi otomatik olarak iftiradan şikâyet edebileceği düşüncesidir. Beraat kararı iki farklı gerekçeyle verilebilir: yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması veya işlendiğinin sabit olmaması (CMK m.223/2-b, e). İkinci durumda, delillerin yetersizliği nedeniyle beraat verilmiştir ve bu, şikâyetçinin yalan söylediği anlamına gelmez. Birinci durumda ise mağdurun suçu işlemediği sabittir; ancak bu durumda bile iftiranın oluşması için şikâyetçinin, isnadın gerçek dışı olduğunu bildiğinin ayrıca gösterilmesi gerekir. Örneğin olaya ilişkin kamera kaydını görmüş olmasına rağmen farklı bir anlatımla şikâyette bulunan, tanıkları yönlendiren veya delil uyduran kişi bakımından bu unsur daha kolay ortaya konulabilir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararları için de aynı değerlendirme geçerlidir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı delil yetersizliğine dayanıyorsa, bu karar da tek başına şikâyetçinin gerçeği bildiğini göstermez; kararın gerekçesi ve dosyadaki deliller birlikte incelenmelidir. Karar türlerinin farkı için beraat, takipsizlik ve düşme farkı rehberine bakabilirsiniz.

İftira Nasıl İspatlanır?

İftira dosyasında deliller
DelilNeyi gösterir?
Kesinleşmiş beraat veya KYOK kararı ve gerekçesiMağdurun fiili işlemediğinin sabit olup olmadığı
Şikâyetçinin erişebildiği kamera kayıtları ve belgelerŞikâyetçinin gerçeği bilip bilmediği
Şikâyetçinin mesajları ve yazışmalarıİsnadın bilerek yapıldığı, amacı ve saiki
Şikâyetçinin çelişkili beyanlarıAnlatımın gerçek dışı olduğu
Tanık anlatımlarıOlayın gerçek akışı ve şikâyetçinin tutumu
Taraflar arasındaki uyuşmazlıkİftira için bir çıkar veya saik bulunup bulunmadığı
Uydurulan belge veya izlerm.267/2 kapsamında delil uydurma

İftira suçunun ispatında en zor unsur, şikâyetçinin isnadın gerçek dışı olduğunu bildiğinin gösterilmesidir. Bu, şikâyetçinin iç dünyasına ilişkin bir unsur olduğundan dolaylı delillerle ortaya konur. Şikâyetçinin olayı gösteren kayıtlara veya belgelere erişimi olup olmadığı, şikâyet öncesinde ve sonrasında söyledikleri, farklı makamlara verdiği çelişkili beyanlar ve taraflar arasındaki uyuşmazlık bu bakımdan önem taşır. Mağdurun kendi dosyasındaki beraat kararının gerekçesi de özellikle incelenmelidir. Gerekçede suçun işlenmediğinin sabit olduğu açıkça belirtilmiş ve bu sonuca şikâyetçinin de bildiği bir delil üzerinden ulaşılmışsa, iftira iddiası güçlenir.

İddia ve Savunma Dokunulmazlığı ile Hak Arama

Herkes, hakkını aramak için yetkili makamlara başvurma hakkına sahiptir. Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili somut isnatlarda veya olumsuz değerlendirmelerde bulunulması hâlinde, isnat ve değerlendirmeler gerçek ve somut vakıalara dayanıyor ve uyuşmazlıkla bağlantılı ise ceza verilmez (TCK m.128). Bu hüküm hakaret suçu bakımından düzenlenmiştir; ancak iftira suçunun “bildiği hâlde” unsuru da benzer bir güvence sağlar. Gerçekten bir suçun işlendiğini düşünerek başvuran kişi, şüphesi doğrulanmasa bile iftira suçunu işlemiş olmaz. Buna karşılık bilerek gerçek dışı olay anlatan, olmayan tanıklar gösteren veya delil uyduran kişi hak arama özgürlüğünün korumasından yararlanamaz.

İftira Mağduru Ne Yapmalı?

İftira suçu şikâyete bağlı değildir; savcılık suçu öğrendiğinde resen soruşturur. Ancak mağdurun gerçeği ortaya koyan delilleri savcılığa sunması, soruşturmanın etkinliği bakımından belirleyicidir. Öncelikle mağdurun kendi dosyasındaki beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi beklenebilir; ancak şikâyetçinin bilerek gerçek dışı isnatta bulunduğunu gösteren deliller kaybolacaksa daha önce de başvuru yapılabilir. Şikâyette, şikâyetçinin olayın gerçek akışını bildiğini gösteren deliller somut olarak belirtilmelidir: kamera kayıtları, yazışmalar, şikâyetçinin önceki ve sonraki çelişkili beyanları, tanık anlatımları ve şikâyetçinin iftirada bulunmak için bir çıkarı olup olmadığı. İftira suçunun dava zamanaşımı mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başladığından (TCK m.267/8), mağdurun kendi dosyası sonuçlandıktan sonra başvurması hak kaybına yol açmaz. Haksız şikâyete karşı yollar için haksız şikâyete uğradım rehberine bakabilirsiniz.

İftirayla Suçlanan Kişinin Savunması

İftira suçlamasıyla karşılaşan kişi bakımından savunmanın merkezinde “bilme” unsuru bulunur. Kişi, şikâyet ettiği fiilin gerçekten işlendiğine inanıyorsa, bu inancın dayandığı olguları ortaya koymalıdır. Olay sırasında ne gördüğü, kimden ne duyduğu, hangi belgelere dayandığı ve neden şikâyette bulunduğu somut olarak anlatılmalıdır. Karşı tarafın beraat etmiş olması tek başına iftirayı ispatlamaz; beraat delil yetersizliğine dayanıyorsa bu durum savunmada özellikle vurgulanmalıdır. Şikâyetin yetkili makama yapılmış olması ve hukuka aykırı bir fiil isnadı içermesi gibi unsurlar da ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Özel bir yazışmada veya sohbette söylenen sözler iftira değil, koşulları varsa hakaret olarak değerlendirilebilir. Kişi iftirasından dönmek istiyorsa, bunu mümkün olan en erken aşamada yapması etkin pişmanlık indirimini artırır (TCK m.269).

İdari Yaptırım Amacıyla İftira

İftira yalnızca ceza soruşturması başlatmak amacıyla değil, bir kimse hakkında idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla da işlenebilir (TCK m.267/1). Örneğin bir işletmenin, işlemediği bilinen bir kural ihlali nedeniyle belediyeye, vergi dairesine veya başka bir denetim kuruluna şikâyet edilmesi, ya da bir kamu görevlisinin disiplin cezası alması amacıyla gerçek dışı bir fiille amirine şikâyet edilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir. Kanun, iftiranın konusu münhasıran idari yaptırım gerektiren bir fiil olduğunda etkin pişmanlık oranlarını ayrıca düzenler: idari yaptırıma karar verilmeden önce dönülürse cezanın yarısı, yaptırım uygulandıktan sonra dönülürse üçte biri indirilebilir (m.269/4).

Yalan Tanıklık ile İlişkisi

İftira çoğu zaman yalan tanıklıkla birlikte görülür. Şikâyetçi, iftirasını desteklemek için kendisi de tanık olarak ifade verebilir veya başkalarını gerçeğe aykırı tanıklığa yönlendirebilir. Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m.272/2). Soruşturma aşamasındaki ve daha ağır suçlara ilişkin yalan tanıklık için farklı cezalar öngörülmüştür. Şikâyetçi aynı zamanda mağdur sıfatıyla dinlenmişse, mağdurun tanık olarak dinlenmesinde yemin hariç tanıklık hükümleri uygulandığından bu durum ayrıca değerlendirilir. Yalan tanıklık için yalan tanıklık suçu rehberine bakabilirsiniz.

Aile Uyuşmazlıklarında Asılsız Şikâyetler

Boşanma, velayet ve mal paylaşımı uyuşmazlıklarında karşı tarafa yönelik asılsız şikâyetlerle sık karşılaşılır. Şiddet, tehdit veya çocuğa kötü muamele iddiaları ciddi sonuçlar doğurur ve bu iddiaların gerçek dışı olduğu bilinerek ileri sürülmesi iftira suçunu oluşturabilir. Buna karşılık gerçek bir şiddet veya tehlike algısıyla yapılan başvurular, sonradan delil yetersizliği nedeniyle sonuçsuz kalsa bile iftira sayılmaz. Bu dosyalarda dilekçelerde kullanılan ifadelerin olgulara dayandırılması, hem hakaret hem iftira riskinden korunmak için önemlidir. Yargı mercileri önündeki iddia ve savunmalarda gerçek ve uyuşmazlıkla bağlantılı somut isnatlarda ceza verilmez (TCK m.128). Asılsız şikâyete maruz kalan eş, kendi dosyasındaki kararı aldıktan sonra iftira şikâyetini ve tazminat yollarını değerlendirebilir.

İftira Şikâyetten Vazgeçmeyle Ortadan Kalkar mı?

İftira suçu şikâyete bağlı değildir; bu nedenle iftira mağdurunun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı düşürmez. Şikâyetten vazgeçme ancak kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda davayı düşürür (TCK m.73/4). Bunun gibi, iftira edenin mağdur hakkındaki şikâyetinden vazgeçmesi de iftira suçunu ortadan kaldırmaz; ancak bu vazgeçme iftiradan dönme niteliği taşıyorsa ve yetkili makama gerçek açıkça bildirilmişse etkin pişmanlık hükümleri gündeme gelebilir (m.269). Şikâyetten vazgeçmenin etkileri için şikâyetten vazgeçme rehberine bakabilirsiniz.

Usul, Giderler ve Tazminat

İftirada usul
KonuKuralDayanak
SoruşturmaResen; şikâyet şartı yokTCK m.267
Uzlaştırma ve önödemeKapsam dışıCMK m.253/1; TCK m.75
Görevli mahkemeTemel hâlde asliye ceza; m.267/5 hâlinde ağır ceza5235 s.K.
Dava zamanaşımı başlangıcıMağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihTCK m.267/8
GiderlerSuç uydurup iftirada bulunduğu sabit olan kişi giderleri öderCMK m.329
İlanBasın-yayın yoluyla iftirada mahkûmiyet aynı veya eşdeğer organda ilan edilirTCK m.267/9
TazminatManevi ve maddi tazminat hukuk mahkemesindeTBK m.58

Suç uydurup iftirada bulunduğu sabit olan kişi, bu nedenle yapılmış giderleri ödemeye mahkûm edilir (CMK m.329). Bu, iftira nedeniyle başlatılan soruşturma ve kovuşturmanın masraflarının Devlete veya mağdura değil, iftira edene yükletilmesini sağlar. Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan verilen mahkûmiyet kararı aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur ve ilan masrafı hükümlüden tahsil edilir (TCK m.267/9). İftira mağduru ayrıca kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat isteyebilir (TBK m.58). İftira nedeniyle yargılama gideri, avukatlık ücreti, iş kaybı ve itibar kaybı gibi maddi zararlar da istenebilir. Tutuklanan veya gözaltına alınan mağdur ayrıca Devlete karşı koruma tedbiri tazminatı yoluna da başvurabilir. Tazminat davasında ceza dosyasındaki deliller ve iftira nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı önemli dayanaklardır; ancak tazminat davasının açılması ceza davasının sonuçlanmasına bağlı değildir. Manevi tazminat için kişilik haklarına saldırı ve manevi tazminat rehberine bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Beraati iftiranın kanıtı saymak: Şikâyetçinin bildiği hâlde gerçek dışı isnatta bulunduğu ayrıca gösterilmelidir.
  • Özel sohbetteki sözleri iftira sanmak: Yetkili makama başvuru veya basın-yayın şartı vardır.
  • Zamanaşımının dolduğunu düşünmek: Süre mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.
  • Eski süreli hapis kuralına dayanmak: İlgili ibare Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
  • Etkin pişmanlıkta geç kalmak: Ne kadar erken dönülürse indirim o kadar yüksektir.
  • Basın-yayın iftirasında dönmeyi aynı yöntemle yayınlamamak: Etkin pişmanlıktan yararlanılamaz.

⚠️ İftira şikâyeti de dikkat ister: Beraat eden kişinin, şikâyetçinin bilerek yalan söylediğine dair somut deliller olmadan iftira şikâyetinde bulunması, bu kez kendi başvurusunun yersiz bulunmasına yol açabilir. Şikâyet öncesinde, şikâyetçinin gerçeği bildiğini gösteren kayıtlar, yazışmalar ve çelişkili beyanlar bir araya getirilmelidir.

İftira şikâyeti, iftira suçlamasına karşı savunma, etkin pişmanlık ve tazminat davaları için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

İftira Suçundan Şikâyet Dilekçesi Örneği

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINAŞİKÂYETÇİ (MAĞDUR): Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) VEKİLİ: Av. … ŞÜPHELİ: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), Adres: … SUÇ: İftira (TCK m.267) KONU: Şüpheli hakkında iftira suçundan şikâyetimizin bildirilmesidir.AÇIKLAMALAR1- TCK m.267/1 bakımından: Şüpheli, … tarihinde Cumhuriyet başsavcılığına verdiği dilekçede, müvekkilin … tarihinde kendisine ait işyerinden … TL değerinde eşya çaldığını ileri sürmüştür. Bu şikâyet üzerine müvekkil hakkında soruşturma başlatılmış ve … Asliye Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasında yargılanmıştır.2- CMK m.223/2-b bakımından: Yargılama sonunda, işyerinin kamera kayıtlarının müvekkilin olay saatinde işyerine hiç girmediğini gösterdiği anlaşılmış ve müvekkil, yüklenen suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraat etmiştir. Karar … tarihinde kesinleşmiştir.3- TCK m.267/1’deki “bildiği hâlde” unsuru bakımından: Kamera kayıtları şüphelinin kendi işyerine aittir ve şüpheli bu kayıtları şikâyetten önce izlemiştir. Şüphelinin … tarihli mesajında müvekkile “kamerada seni görmedim ama seni bu işten atacağım” ifadesini kullandığı ekte sunulmuştur. Bu durum, şüphelinin müvekkilin fiili işlemediğini bildiği hâlde isnatta bulunduğunu açıkça göstermektedir.4- TCK m.267/3 bakımından: Müvekkil hakkında soruşturma sırasında konutunda arama yapılmış ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmıştır. Gözaltı ve tutuklama dışında koruma tedbiri uygulandığından cezanın yarı oranında artırılması gerekmektedir.5- TCK m.267/8 bakımından: İftira suçunda dava zamanaşımı, müvekkilin fiili işlemediğinin sabit olduğu tarih olan beraat kararının kesinleşme tarihinden itibaren başlar.6- CMK m.329 ve TBK m.58 bakımından: Şüphelinin iftira nedeniyle yapılan giderleri ödemeye mahkûm edilmesi gerekmekte olup müvekkilin manevi tazminat hakkı saklıdır.HUKUKİ SEBEPLER: 5237 sayılı TCK m.267; 5271 sayılı CMK m.223, 329; 6098 sayılı TBK m.58 ve ilgili mevzuat.DELİLLER: Kesinleşmiş beraat kararı, kamera kayıtları, mesaj görüntüleri, soruşturma ve kovuşturma dosyası.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle şüpheli hakkında iftira suçundan kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. Müvekkilin şahsi hakları saklıdır. … /… /2026Şikâyetçi Vekili Av. …

Sık Sorulan Sorular

İftira suçu nedir?

Yetkili makama veya basın-yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde birine hukuka aykırı fiil isnat etmektir (TCK m.267/1).

İftiranın cezası nedir?

1–4 yıl hapis; nitelikli hâllerde artar (TCK m.267).

Beraat ettim, şikâyetçi iftiradan ceza alır mı?

Otomatik değil; şikâyetçinin gerçeği bildiği hâlde isnatta bulunduğu gösterilmelidir.

Delil uydurarak iftirada ceza ne olur?

Yarı oranında artırılır (TCK m.267/2).

İftira yüzünden tutuklandım, fail ne ceza alır?

Ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan dolaylı fail olarak sorumlu olur (TCK m.267/4).

Mağdur müebbete mahkûm olursa?

İftira edene 20–30 yıl hapis (TCK m.267/5).

Mağdur süreli hapse mahkûm olursa ne olur?

Bu hâle ilişkin ibare AYM tarafından iptal edildi (E.2013/14); temel ve diğer nitelikli hâller uygulanır.

İftirada zamanaşımı ne zaman başlar?

Mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten (TCK m.267/8).

İftiradan dönen ne indirim alır?

Soruşturma öncesi 4/5, kovuşturma öncesi 3/4, daha sonra 2/3, 1/2 veya 1/3 (TCK m.269).

Sosyal medyada iftira olur mu?

Basın ve yayın yoluyla iftira mümkündür; mahkûmiyet ilan edilir (TCK m.267/9).

İftira şikâyete bağlı mı?

Hayır. Resen soruşturulur.

İftirada uzlaştırma veya önödeme var mı?

Hayır.

İftira ile hakaret farkı nedir?

İftirada yetkili makamı harekete geçirme amacı ve bilerek gerçek dışı isnat vardır; hakarette amaç küçük düşürmektir.

Suç uydurma ile farkı nedir?

Suç uydurmada belirli bir kişi hedef alınmaz (TCK m.271).

Yanlışlıkla şikâyet ettiysem iftira olur mu?

Hayır. Failin isnadın gerçek dışı olduğunu bilmesi gerekir.

İftira edilen kişi tazminat isteyebilir mi?

Evet. Manevi ve maddi tazminat (TBK m.58).

Yargılama giderlerini kim öder?

Suç uydurup iftirada bulunduğu sabit olan kişi (CMK m.329).

Arkadaşıma söylediğim söz iftira olur mu?

Hayır. Yetkili makama başvuru veya basın-yayın şartı aranır; koşulları varsa hakaret olabilir.

Disiplin amirine asılsız şikâyet iftira mıdır?

İdari yaptırım sağlamak amacıyla bildiği hâlde yapılmışsa evet (TCK m.267/1).

Mağdur şikâyetinden vazgeçerse iftira davası düşer mi?

Hayır. İftira şikâyete bağlı değildir.

Başkasının kimliğini kullanmak iftira mıdır?

Kendi suçunun soruşturmasını engellemek için kullanılırsa iftira hükümlerine göre cezalandırılır (TCK m.268).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

İftira: unsurlar, ispat ve etkin pişmanlık
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK ve TBK hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk