Miras Ortaklığında Yönetim ve Oybirliği İlkesi (TMK 640 vd.)
25 Temmuz 2026

Miras Ortaklığında Yönetim ve Oybirliği İlkesi (TMK 640 vd.)

Birden çok mirasçı olduğunda, miras hemen bölünmez; paylaşıma kadar bir ortaklık hâlinde durur. Peki bu süreçte terekeyi kim yönetir? Bir mirasçı tek başına satış yapabilir mi, kira toplayabilir mi? Cevap, ‘miras ortaklığı’ ve oybirliği ilkesindedir. Miras ortaklığında yönetim kural olarak oybirliğine tabidir; bu kural terekenin yönetilemez hâle gelmesine yol açabilir. Rehber, istisnaları ve kilidi açan hukuki araçları açıklıyor.

Mirasçılar arasında terekenin yönetiminde anlaşmazlık mı var?

Oybirliği tıkanıklığını açacak en uygun yolu birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Bu ilke, mirasçılar arası ilişkinin temelini kurar.

Miras ortaklığı (elbirliği) nedir?

Birden çok mirasçı bulunduğunda, mirasın açılmasından paylaşmanın tamamlanmasına kadar geçen sürede, mirasçılar arasında bir ‘miras ortaklığı’ doğar. Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca, mirasçılar terekeye elbirliği hâlinde sahip olur.

Elbirliği mülkiyetinde, mirasçıların belirli ve ayrılmış payları yoktur; tüm tereke, bölünmeden hepsine birlikte aittir.

Oybirliği ilkesi

Bu ortaklığın en önemli sonucu, terekeye ilişkin işlemlerin kural olarak mirasçıların oybirliğiyle yapılmasıdır. Yani bir mirasçı, diğerlerinin rızası olmadan terekedeki bir mal üzerinde tek başına tasarrufta bulunamaz; satış, devir gibi işlemler birlikte karar gerektirir.

Bu kural, mirasçıların haklarını birbirine karşı korur; ancak uygulamada, bir mirasçının uzlaşmaması işlemleri kilitleyebilir.

Yönetim ve uyuşmazlık çözümü

Oybirliği sağlanamadığında veya terekenin yönetimi gerektiğinde çeşitli yollar vardır: Mirasçılar bir temsilci üzerinde anlaşabilir; anlaşma sağlanamazsa terekeye temsilci atanması istenebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan işlerde ise bir mirasçı tek başına hareket edebilir.

Sonuçta, ortaklığa son vermek için paylaşma (taksim) veya anlaşma sağlanamazsa ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir.

Pratik noktalar

  • Elbirliği ortaklığı: Paylaşmaya kadar tereke tüm mirasçılara birlikte aittir (TMK 640).
  • Oybirliği esastır: Terekeye ilişkin işlemler kural olarak birlikte yapılır.
  • Tek başına tasarruf yok: Bir mirasçı diğerlerinin rızası olmadan tek başına satış/devir yapamaz.
  • Temsilci/taksim: Kilitlenmede temsilci atanması veya paylaşma yoluna gidilebilir.

Birden çok mirasçı olduğunda tereke, paylaşmaya kadar elbirliği hâlinde hepsine birlikte aittir ve işlemler kural olarak oybirliğiyle yapılır (TMK 640). Bir mirasçı tek başına tasarrufta bulunamaz. Kilitlenme hâlinde temsilci atanması veya paylaşma gündeme gelir; bu nedenle bir uzmana danışmak yararlıdır.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde yer verilen değerlendirmeler yerleşik yargı uygulaması ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İçtihatlar ve mevzuat zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

TMK 640’ı fıkra fıkra okumak

Miras ortaklığının tamamı tek bir maddede toplanmıştır ve bu maddenin her fıkrası ayrı bir sonuç doğurur.

Birinci fıkra — ortaklık kendiliğinden doğar

“Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.” Bu ortaklık mirasçıların iradesiyle kurulmaz; kanun gereği ve kendiliğinden doğar, kurulması için sözleşme ya da tescil gerekmez. Tek mirasçı varsa ortaklık kurulmaz.

İkinci fıkra — elbirliği ve birlikte tasarruf

“Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.” Buradaki parantez cümlesi çoğu kez atlanır: oybirliği mutlak değildir; sözleşmeyle veya kanunla verilmiş bir temsil ya da yönetim yetkisi varsa o yetki geçerlidir.

Üçüncü fıkra — tereke temsilcisi

“Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.” Tek bir mirasçının istemi yeterlidir; diğerlerinin rızası aranmaz.

Dördüncü ve beşinci fıkra — koruma ve aciz hâli

“Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.” Ayrıca bir mirasçı ödemeden aciz hâlindeyse, diğer mirasçılar haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir.

Oybirliğinin en sert sonucu: dava ehliyeti

Oybirliği ilkesi kâğıt üzerinde teknik görünür; asıl etkisini mahkeme kapısında gösterir.

Tereke adına dava

Terekeye ilişkin bir hakkın dava yoluyla ileri sürülebilmesi için kural olarak tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi, davaya katılmayanların muvafakatinin alınması ya da TMK m. 640/3 uyarınca bir tereke temsilcisi atanmış olması gerekir. Bu koşullar sağlanmazsa dava, aktif husumet yokluğundan reddedilir. Uygulamada mahkemeler, davacıya eksikliği gidermesi için imkân tanır; bu nedenle dava açılırken mirasçı çevresinin eksiksiz belirlenmesi kritik önemdedir.

İstisna: koruyucu işlemler

TMK m. 640/4 bu katılığı yumuşatır: mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını tek başına isteyebilir. Zamanaşımının kesilmesi, ihtiyati tedbir, terekenin mühürlenmesi ve defter tutulması gibi koruyucu talepler bu kapsamdadır. Önemli olan, sağlanan korumadan yalnız talepte bulunanın değil bütün mirasçıların yararlanmasıdır.

Tek başına yapılamayacaklar

  • Terekedeki bir malın satışı, bağışlanması veya üzerinde rehin kurulması,
  • Terekeye ait alacağın tahsili, temliki veya ibra edilmesi,
  • Banka hesabından para çekilmesi,
  • Terekedeki taşınmazın kiraya verilmesi veya kira sözleşmesinin feshi.

Tereke temsilcisi ve resmî yönetim

Tereke temsilcisi (TMK m. 640/3)

Sulh hukuk mahkemesi, mirasçılardan birinin istemi üzerine paylaşmaya kadar bir temsilci atar. Temsilcinin yetkileri mahkeme kararında gösterilir. Uygulamada tipik yetkiler terekenin olağan yönetimi (kira toplama, zorunlu tamirat, sigorta), tereke borçlarının ödenmesi, dava açılması ve açılmış davalarda temsil ile işletmelerin faaliyetinin sürdürülmesidir. Satış, bağışlama, ipotek tesisi gibi olağanüstü tasarruf işlemleri için kural olarak ayrıca mahkeme izni aranır.

Temsilci, vekilin özen borcuyla yükümlüdür: terekeyi özenle yönetir, belgeleri saklar, mirasçıları bilgilendirir ve hesap verir. Görevi kötüye kullanması hâlinde sorumluluğu doğar. Temsilcilik kural olarak paylaşmaya veya mahkemenin belirlediği süreye kadar sürer. Temsilci atanması miras ortaklığını sona erdirmez; yalnızca yönetim tıkanıklığını açar.

Resmî yönetim (TMK m. 592-593)

Bundan farklı bir kurum daha vardır. Mirasçıların bilinmemesi, uzun süredir ulaşılamaması, mirasçılar arasında ağır bir ihtilaf bulunması veya terekenin korunması için acil önlem gerekmesi gibi hâllerde tereke sulh hâkimi tarafından resmen yönetilir. TMK m. 593 uyarınca terekeyi resmen yöneten sulh hâkimi veya onun görevlendirdiği kimse, resmen yönetme sebeplerinin ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar terekeyi hak sahiplerinin haklarının kaybına meydan vermeyecek biçimde iyi bir yönetici gibi özenle yönetmekle yükümlüdür. Sulh hâkimi, yönetimle görevlendirilen kimseye istemi hâlinde terekeden karşılanmak üzere uygun bir ücret ödenmesine karar verir.

Kilidi açmanın dört yolu

Ortaklık süresiz değildir ve tıkanıklık kaderiniz değildir. Kanun dört ayrı çıkış kapısı sunar.

1. Paylaşma (taksim) sözleşmesi

Tüm mirasçılar anlaşırsa mahkemeye gerek kalmaz. TMK m. 676 uyarınca paylaşma sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması aranır. Taşınmaz söz konusuysa mülkiyetin geçmesi için ayrıca tapuda tescil gerekir.

2. Elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete çevirme (TMK m. 644)

Tam paylaşmaya gitmeden ara bir çözümdür. Tek bir mirasçının istemi yeterlidir. Sulh hâkimi diğer mirasçılara çağrıda bulunur; haklı bir itiraz gelmez veya süre içinde paylaşma davası açılmazsa dönüştürmeye karar verilir. Paylı mülkiyete geçildikten sonra her mirasçı kendi payı üzerinde bağımsız tasarruf edebilir.

3. Paylaşma davası (TMK m. 642)

“Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.” Bu hak zamanaşımına tabi değildir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini isteyebilir; kısmi paylaşma da mümkündür.

4. Ortaklığın giderilmesi

Anlaşma sağlanamadığında ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası açılır. Mahkeme önce aynen paylaştırmanın mümkün olup olmadığını araştırır; mümkün değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verir.

Unutulmaması gereken

Ortaklık sürerken haklar kilitli olsa da borçlar kilitli değildir. TMK m. 641 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur ve bu sorumluluk paylaşmadan sonra beş yıl daha devam eder. Yani beklemek, sorumluluğu ertelemez.

TMK 640’ı fıkra fıkra okumak
FıkraKural
640/1Ortaklık, paylaşmaya kadar kendiliğinden doğar (sözleşme/tescil gerekmez)
640/2Elbirliği + BİRLİKTE tasarruf (sözleşme/kanundan doğan temsil-yönetim yetkisi saklı)
640/3Bir mirasçının istemiyle sulh mahkemesi temsilci atayabilir
640/4Her mirasçı TEK BAŞINA korumayı isteyebilir — sağlanan korumadan HEPSİ yararlanır
640/5Aciz hâlindeki mirasçı için tedbir alınabilir
Tek başına yapılabilecekler ve yapılamayacaklar
İşlemTek Başına Mümkün mü?
Terekedeki malın satışı, bağışlanması, rehniHayır — oybirliği gerekir
Zamanaşımını kesme, ihtiyati tedbir, defter tutulmasıEvet — koruyucu işlem (TMK 640/4)
Tereke adına dava açmaHayır — birlikte hareket veya temsilci gerekir (istisna: koruyucu talep)
Kilidi açmanın dört yolu
YolŞartDayanak
Paylaşma sözleşmesiTüm mirasçılar anlaşırsa, yazılı şekilTMK 676
Elbirliğinden paylı mülkiyete çevirmeTek mirasçının istemi yeterliTMK 644
Paylaşma davasıHer zaman istenebilir, zamanaşımı yokTMK 642
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu)Anlaşma sağlanamazsa

TMK m.640 Fıkralarının Pratik Karşılığı

Miras ortaklığının işleyişi tek bir maddede toplanmıştır. Fıkraların ayrı ayrı okunması, hangi işlemin nasıl yapılacağını netleştirir.

FıkraİçerikSonuç
640/1Mirasçılar arasında ortaklık doğarElbirliği mülkiyeti
640/2Haklar üzerinde birlikte tasarrufOybirliği
640/3Sulh mahkemesi temsilci atayabilirTek mirasçının istemiyle
640/4Hakların korunması istenebilirKorumadan hepsi yararlanır

İkinci fıkra tıkanıklığın kaynağıdır: terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edilir. Satış, ipotek ve uzun süreli kira gibi işlemler tek mirasçıyla yapılamaz.

Üçüncü fıkra ise bu kilidi açar: sulh mahkemesi, mirasçılardan birinin istemi üzerine miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Diğerlerinin rızası aranmaz.

Dördüncü fıkra ise en çok gözden kaçan imkândır: mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.

Bu ayrım pratikte belirleyicidir: koruma işlemleri tek başına yapılabilir, tasarruf işlemleri yapılamaz.

Tek Başına Yapılabilenler ve Yapılamayanlar

İşlemTek başınaDayanak
Terekenin tespitini istemeEvetTMK m.589
Koruma önlemi istemeEvetTMK m.640/4
Tereke temsilcisi istemeEvetTMK m.640/3
Resmî defter tutulmasını istemeEvetTMK m.619
Paylı mülkiyete geçiş istemeEvetTMK m.644
Paylaşmayı istemeEvetTMK m.642
Zamanaşımını kesen işlemEvetTMK m.640/4
Satış, ipotek, uzun süreli kiraHayırTMK m.640/2
Alacağın tahsiliKural olarak hayırTMK m.640/2
Kiracının tahliyesiKural olarak hayırTMK m.640/2

İlk yedi satır ortak bir özellik taşır: bunlar koruma ve süreç başlatma işlemleridir. Diğer mirasçılar hareketsiz kalsa dahi tek mirasçı terekeyi koruyabilir.

Son üç satır ise tasarruf niteliğindedir ve oybirliği gerektirir. Bir mirasçı imza vermezse bu işlemler yapılamaz.

Bu tablo, kilitlenmiş bir terekede ne yapılabileceğini gösterir: süreç başlatmak her zaman mümkündür; tasarruf için ya oybirliği ya temsilci ya da paylı mülkiyete geçiş gerekir.

Hangi Davayı Kim Açabilir?

DavaKim açabilir
Terekeye ait alacak davasıKural olarak tüm mirasçılar birlikte
Tahliye davasıKural olarak birlikte
Muris muvazaasıHer mirasçı kendi payı oranında
TenkisSaklı paylı her mirasçı
PaylaşmaHer mirasçı
Koruma amaçlı taleplerHer mirasçı

İlk iki satır uygulamada en sık takılınan noktadır: terekeye ait bir alacak için açılan davada tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir. Biri katılmazsa dava usulden sakatlanabilir.

Üçüncü ve dördüncü satırlar ise farklıdır: muris muvazaası ve tenkis davalarında her mirasçı kendi payı oranında talepte bulunur; diğerlerinin katılımı aranmaz.

Bu ayrım harç hesabını da etkiler: muvazaa davasında mirasçı taşınmazın tamamının değil, kendi payına düşen kısmın iptalini ister.

Birinci satırdaki tıkanıklık için çözüm TMK m.640/3’tedir: temsilci atandığında dava onun eliyle yürütülür ve diğer mirasçıların onayı aranmaz.

Tıkanıklığı Çözen Dört Araç

YolNe çözerŞartıDayanak
Mirasçılar arası vekâletTek elden yürütmeHerkesin rızasıTBK m.502
Tereke temsilcisiYönetim ve dava takibiRıza aranmazTMK m.640/3
Paylı mülkiyete geçişMülkiyet yapısıRıza aranmazTMK m.644
Taksim sözleşmesi / paylaşmaOrtaklığı sona erdirirHerkesin katılımıTMK m.642, m.676

İkinci ve üçüncü satırlar farklı sorunları çözer: temsilci yönetimi düzeltir, paylı mülkiyete geçiş ise mülkiyet yapısını değiştirir ve her mirasçıya tasarruf serbestisi kazandırır.

Bu nedenle yalnızca yönetim sorunu varsa temsilci; mirasçı payını satmak veya bağımsız hareket etmek istiyorsa TMK m.644 yolu tercih edilir.

Dördüncü satır kalıcı çözümdür ve en ucuzudur: TMK m.676/3 uyarınca paylaşma sözleşmesi yazılı şekilde yapılır ve taşınmaz içerse dahi resmî şekil aranmaz.

Birinci satır ise mirasçılar anlaşabiliyorsa en hızlı yoldur; ancak anlaşmazlık hâlinde işlevsizdir.

Yönetim Döneminde Gelir ve Giderler

KalemKime aitPaylaşmada
Kira geliriTerekeyePaylar oranında bölüşülür
Faiz ve temettüTerekeyeBölüşülür
Emlak vergisi, aidatTereke gideriGelirden düşülür
Zorunlu onarımTereke gideriDüşülür
Tek başına kullanımEcrimisil hesaplanır
Fazla ödeme yapan mirasçıRücu edebilir (TMK m.682)

Bu tablo tek bir pratik sonuca varır: tereke için ayrı bir banka hesabı açılmalı ve tüm gelir ile giderler bu hesap üzerinden yürütülmelidir.

Kişisel hesapta karışan paralar sonradan ayrılamaz ve yöneten mirasçı, terekeye ait olmayan tutarlardan da sorumlu tutulabilir.

Beşinci satır ise dengeleyicidir: taşınmazı kullanan mirasçının ödediği giderler, doğacak ecrimisil borcundan mahsup edilir. Makbuzlar her iki taraf için önemlidir.

Ayrıca TMK m.646/3 uyarınca tereke mallarına zilyet olan mirasçılar, paylaşma sırasında eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdür.

Ortaklık Ne Zaman Sona Erer?

YolSonuçDayanak
Taksim sözleşmesiOrtaklık sona ererTMK m.676
Paylaşma davasıMahkeme kararıylaTMK m.642
Ortaklığın giderilmesiSatış veya aynen taksim
Tek mirasçı kalmasıOrtaklık doğmaz
Paylı mülkiyete geçişElbirliği biter; paylılık başlarTMK m.644

Beşinci satır tam bir sona erme değildir ancak en çok işe yarayan araçtır: elbirliği sona erer, paylı mülkiyet başlar ve her mirasçı kendi payı üzerinde tek başına tasarruf edebilir hâle gelir.

Bu yol paylaşma davası açmadan kilidi açtığı için çok mirasçılı dosyalarda en hızlı çözümdür.

Birinci satır ise en ucuzudur: TMK m.676/3 uyarınca paylaşma sözleşmesi yazılı şekilde yapılır; taşınmaz içerse dahi resmî şekil aranmaz.

Ancak paylaşma ortaklığı bitirse de sorumluluğu bitirmez: TMK m.681 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından beş yıl boyunca müteselsilen sorumlu kalır.

Mirasçının Kişisel Alacaklısı Ne Yapabilir?

DurumSonuçDayanak
Elbirliği sürerken paya hacizÖzel rejim uygulanırTMK m.648
Doğrudan tereke malına yönelmeMümkün değilTMK m.640/2
Paylaşmanın istenmesiAlacaklı talep edebilirTMK m.648
Paylı mülkiyete geçilmişsePay doğrudan haczedilebilir
Paylaşma tamamlanmışsaDüşen mala yönelir

İkinci satır mirasçıyı korur: kişisel alacaklı, terekedeki belirli bir mala doğrudan yönelemez. Elbirliği mülkiyeti bu yönde bir engel oluşturur.

Dördüncü satır ise TMK m.644 yolunun bir sonucudur ve dikkat gerektirir: paylı mülkiyete geçildiğinde pay görünür hâle gelir ve doğrudan haczedilebilir.

Bu nedenle borçlu bir mirasçı bulunan dosyalarda paylı mülkiyete geçiş kararı, o mirasçı bakımından sonuçları düşünülerek verilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Miras ortaklığı ne zaman doğar?

TMK m. 640/1 uyarınca birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte kendiliğinden doğar ve paylaşmaya kadar sürer. Kurulması için sözleşme, tescil veya başvuru gerekmez; tek mirasçı varsa ortaklık kurulmaz.

Bir mirasçı tek başına terekeden mal satabilir mi?

Hayır. TMK m. 640/2 uyarınca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Sözleşme veya kanundan doğan bir temsil ya da yönetim yetkisi varsa bu kural saklıdır.

Tereke adına dava açmak için ne gerekir?

Kural olarak tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi, katılmayanların muvafakatinin alınması veya TMK m. 640/3 uyarınca tereke temsilcisi atanmış olması gerekir. Aksi hâlde dava aktif husumet yokluğundan reddedilir.

Acil bir işlem için de oybirliği şart mı?

Hayır. TMK m. 640/4 uyarınca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını tek başına isteyebilir. Zamanaşımının kesilmesi veya ihtiyati tedbir gibi koruyucu talepler bu kapsamdadır ve sağlanan korumadan bütün mirasçılar yararlanır.

Tereke temsilcisi nasıl atanır?

TMK m. 640/3 uyarınca mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh hukuk mahkemesi paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Tek bir mirasçının başvurusu yeterlidir; diğer mirasçıların rızası aranmaz.

Tereke temsilcisi neleri yapabilir?

Yetkileri mahkeme kararında gösterilir. Uygulamada olağan yönetim işleri, tereke borçlarının ödenmesi ve davada temsil bu kapsamdadır. Satış, bağışlama veya ipotek tesisi gibi olağanüstü tasarruf işlemleri için kural olarak ayrıca mahkeme izni gerekir.

Temsilci atanınca ortaklık sona erer mi?

Hayır. Temsilci atanması yalnızca yönetim tıkanıklığını açar; miras ortaklığı paylaşmaya kadar devam eder. Ortaklığı sona erdiren yollar paylaşma sözleşmesi, paylaşma davası ve ortaklığın giderilmesidir.

Ortaklık sürerken borçlardan sorumluluk ne durumda?

TMK m. 641 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur ve bu sorumluluk paylaşmadan sonra beş yıl daha devam eder. Paylaşmayı ertelemek, borç sorumluluğunu ertelemez.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Zorunlu koruma işlemleri de oybirliği gerektirir mi?

Terekenin korunmasına yönelik zorunlu ve acil işlemler bakımından daha esnek bir değerlendirme yapılır. Tasarruf işlemlerinde ise oybirliği aranır.

Bir mirasçı kira sözleşmesi imzalayabilir mi?

Kiraya verme tasarruf niteliğindedir ve birlikte karar gerektirir. Tek başına yapılan sözleşme diğer mirasçıları bağlamaz.

Ortaklık ne zaman sona erer?

Paylaşmanın tamamlanmasıyla sona erer. Paylı mülkiyete geçiş ise ortaklığı tümüyle sona erdirmez, mülkiyet biçimini değiştirir.

Temsilci mirasçılardan biri olabilir mi?

Mahkeme uygun görürse mirasçılardan biri de görevlendirilebilir. Menfaat çatışması bulunmaması gözetilir.

Temsilcinin işlemlerine itiraz edilebilir mi?

Evet. Görevini gereği gibi yerine getirmediği iddiasıyla mahkemeye başvurulabilir ve görevden alınması istenebilir.

Ortaklık sürerken bir mirasçı payını satabilir mi?

Belirli bir maldaki payını tek başına satamaz. Ancak TMK m.677 uyarınca miras payının devri mümkündür.

Post by Av. Fatma Öztürk