Mirasın Paylaşılması Davası (TMK 642-651) ve İzale-i Şuyu
10 Temmuz 2026

Mirasın Paylaşılması Davası (TMK 642-651) ve İzale-i Şuyu

📚 İlgili: Bu konuyu farklı bir açıdan ele alan miras-makale-6 (Terekede Ortaklığın Giderilmesi) yazımıza da göz atabilirsiniz.

Muris öldüğünde birden fazla mirasçı bulunduğunda tereke, elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olur ve mirasçılar birlikte hareket etmek zorundadır. Terekedeki taşınmaz, banka mevduatı, araç ya da işletme üzerindeki her tasarruf tüm mirasçıların birlikte iradesine bağlıdır; bir mirasçı tek başına satış, ipotek veya devir işlemi yapamaz. Bu ortaklık, taraflar aralarında imzalayacakları bir miras paylaşma sözleşmesiyle sona erdirilebilir. Anlaşma sağlanamadığında ise TMK m.651 uyarınca sulh hukuk mahkemesinde mirasın paylaşılması davası açılarak elbirliği mülkiyetine son verilir. Bu yazıda TMK m.640-651 hükümleri, paylaşma sözleşmesinin şartları, aynen paylaşma ile satış yoluyla paylaşma (izale-i şuyu) ayrımı ve miras payının devri sistematik biçimde açıklanmaktadır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

1. Elbirliği Mülkiyeti ve Paylaşma Hakkı (TMK m.640-642)

TMK m.640/1 uyarınca birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Bu ortaklık kural olarak elbirliği (iştirak halinde) mülkiyeti niteliğindedir. Her mirasçı payın kesin bir kısmına değil, terekenin bütününe iştirak eder.

Aşağıdaki tablo konunun temel ayrımlarını bir arada gösterir.

ÖlçütMirasın paylaşılmasıOrtaklığın giderilmesi
KonusuTerekenin bütünüBelirli bir mal üzerindeki paydaşlık
Hâkimin yetkisiMalları mirasçılara özgüleyebilirAynen taksim veya satış
Ne zaman uygunTerekede birden fazla mal varsaTerekede tek taşınmaz varsa
ArabuluculukDava şartıDava şartı
Görevli mahkemeSulh hukukSulh hukuk
  • Birlikte hareket zorunluluğu: Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir; terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Tek başına satış, ipotek, kira sözleşmesinin feshi, dava açma veya sulh gibi işlemler kural olarak yapılamaz.
  • Pay üzerinde tasarruf: Mirasçı, terekedeki belirli bir mal üzerindeki hakkını değil, ancak intikal etmiş miras payının tamamını devredebilir (bkz. TMK m.677).
  • Paylaşma hakkı — TMK m.642: Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Bu hak vazgeçilmez nitelikte olup zamanaşımına tabi değildir.
  • Tereke temsilcisi: TMK m.640/3 uyarınca mirasçılardan birinin talebiyle sulh hukuk mahkemesi tereke yönetimi için temsilci atayabilir; taraf teşkilinin sağlanamaması hâlinde tereke temsilcisi husumeti taşır.

2. Anlaşarak Paylaşma: Miras Paylaşma Sözleşmesi (TMK m.646-676)

Mirasçılar dava yoluna gitmeden kendi aralarında bir miras paylaşma (taksim) sözleşmesi yaparak elbirliği mülkiyetine son verebilirler. Paylaşmanın nasıl yapılacağı TMK m.646-651 arasında düzenlenmiş; sözleşmenin şekli TMK m.676 kapsamına alınmıştır.

  • Şekil şartı: TMK m.676 uyarınca sözleşme yazılı şekle tabidir ve tüm mirasçıların imzasını taşımalıdır. Noter onayı geçerlilik için zorunlu değildir; ancak taşınmaz varsa uygulamada tercih edilir.
  • Tapuya tescil: Tapu Sicili Tüzüğü m.21 uyarınca adi yazılı sözleşmeye dayanılarak taşınmazın tesciline gidildiğinde tüm mirasçıların tapu müdürlüğünde birlikte hazır bulunması gerekir. Noterde düzenlenmiş sözleşmede mirasçılardan biri tek başına başvurabilir.
  • Serbestlik ilkesi (TMK m.649): Kanun aksini emretmediği sürece mirasçılar terekedeki mallar üzerinde eşit hakka sahiptir ve paylaşmayı diledikleri biçimde düzenleyebilirler.
  • Sözleşmeye alınmayan mallar: Sözleşme kapsamı dışında bırakılan tereke malları elbirliği mülkiyetine tabi olmaya devam eder; sonradan ek paylaşma sözleşmesi ya da paylaşma davası gerekir.
  • Sözleşmenin iptali: İrade sakatlığı (hata, hile, ikrah — TBK m.30 vd.) hâlinde sözleşme iptal edilebilir; muvazaa veya kanuna karşı hile hâlinde butlanı ileri sürülebilir. Saklı payı ihlal eden paylaşmada tenkis davası açılabilir.

3. Paylaşmanın Ertelenmesi (TMK m.643)

TMK m.643, mirasçılar arasında henüz doğmamış bir cenin bulunması ya da paylaşmayı geciktirmeyi haklı kılan diğer önemli sebeplerin varlığı hâlinde paylaşmanın ertelenmesini düzenler. Amaç, olası mirasçının haklarının korunmasıdır.

  • Cenin durumu: Muris öldüğünde ana rahmine düşmüş cenin varsa, doğuma kadar paylaşma ertelenir. Cenin sağ ve tam doğarsa haklarını rahme düştüğü andan itibaren kazanmış sayılır (TMK m.28).
  • Ananın geçim gideri: Yardıma muhtaç ana, doğuma kadar tereke gelirinden geçimini isteyebilir (TMK m.643/2).
  • Diğer önemli sebep: Terekede işleyen ticari işletme, ortaklık payı veya paylaşmanın önemli değer kaybı doğuracağı hâller hâkimin ertelemeye karar vermesine imkân tanıyabilir.
  • Erteleme geçicidir: Engel ortadan kalktığında herhangi bir mirasçının başvurusuyla paylaşma prosedürü kaldığı yerden işletilir; ayrıca zamanaşımı işlemez.

4. Dava Yoluyla Paylaşma: Sulh Hukuk Mahkemesi (TMK m.651, HMK m.4)

Mirasçılar anlaşamıyorsa herhangi biri paylaşma davası açabilir. Görev sulh hukuk mahkemesine aittir (HMK m.4/1-b) ve yargılama basit yargılama usulüne göre yürütülür (HMK m.316).

  • Yetkili mahkeme: Murisin son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi yetkilidir (TMK m.11).
  • Taraf teşkili: Tüm mirasçılar davada yer almak zorundadır. Elbirliği mülkiyeti sebebiyle mecburi dava arkadaşlığı vardır; eksik hasım usul eksikliği doğurur ve karar bozulmasına yol açar.
  • Dosyaya sunulacak belgeler: Mirasçılık belgesi (veraset ilamı), nüfus kayıt örneği, tereke tespit tutanağı, tapu kayıtları, banka hesap dökümleri ve ölüm belgesi.
  • Yargılama süreci: Mahkeme bilirkişi marifetiyle terekedeki malların değerini, aynen taksime elverişli olup olmadığını, imar durumunu inceler; gerekli hâllerde keşif yapar.
  • Hüküm: Karar aynen paylaşma veya satış yoluyla paylaşma şeklinde çıkar. Karar kesinleştikten sonra satışa gidiliyorsa satış memurluğu marifetiyle açık artırma yapılır ve bedel paylara göre dağıtılır.

5. Aynen Paylaşma ile Satış (İzale-i Şuyu) Ayrımı (TMK m.650)

TMK m.650 uyarınca paylaşma öncelikle aynen yapılır; aynen paylaşmanın mümkün olmadığı ya da önemli değer kaybına yol açacağı hâllerde satış yoluyla paraya çevirme yapılır. Uygulamada bu ikinci yönteme izale-i şuyu denir.

  • Aynen paylaşma: Terekede birden çok bağımsız taşınmaz veya menkul varsa her mirasçıya nitelik ve değer bakımından denk düşecek biçimde tahsis yapılabilir. Farklar nakden ödenerek dengelenir (ivaz).
  • Satış (izale-i şuyu): Aynen taksim imkânsız ya da sakıncalıysa satış memurluğu vasıtasıyla açık artırma yapılır, elde edilen bedel paylara göre dağıtılır.
  • Aile konutu ve ev eşyası: Sağ kalan eş, TMK m.240 uyarınca aile konutu ve ev eşyası üzerinde intifa veya mülkiyet hakkının kendisine tahsisini isteyebilir. Bu talep, paylaşma davasında dikkate alınır.
  • Tarım arazileri: Muristen intikal eden tarım arazilerinde 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu uyarınca özel paylaşma, önalım ve rüçhan kuralları uygulanır; asgari tarımsal arazi büyüklüğü kısıtlamaları dikkate alınır.
  • Denkleştirme: Muris sağlığında bir mirasçıya yaptığı bağışlamalar TMK m.669 vd. uyarınca denkleştirmeye tabi tutulabilir; mirasçının tereke aleyhine borçları da paylaşma anında hesaba katılır.

Paylaşma Davasında Mahkemenin İzlediği Sıra

Hâkim paylaşımı rastgele yapmaz; kanunda öngörülen bir sıra izlenir.

Paylaşma davasının aşamaları
KonuKuralNot
1. Tereke tespitiAktif ve pasifin belirlenmesiEnvanter
2. DenkleştirmeSağlararası kazandırmaların hesaba katılmasıİade
3. Borçların ödenmesiTereke borçları önceNet değer
4. Aynen taksimMümkünse tercih edilirÖncelikli
5. Payların oluşturulmasıDenk paylar hazırlanırDeğer eşitliği
6. KuraAnlaşma yoksaHâkim huzurunda
7. Özgüleme talebiTarımsal işletme, aile eviŞartları varsa
8. SatışBölünemiyorsa açık artırmaBedel paylaşılır
9. Denkleştirme bedeliPaylar eşit değilse para ileİvaz

Dördüncü ve altıncı satırlar sürecin iki kritik aşamasıdır: mahkeme öncelikle terekenin aynen taksimini değerlendirir ve ancak bu mümkün değilse satış yoluna gider; paylar oluşturulduktan sonra mirasçılar anlaşamazsa hangi payın kime düşeceği kura ile belirlenir. Yedinci satır ise özel bir imkândır — tarımsal işletme veya aile evi şartları varsa bir mirasçıya bütün hâlinde özgülenebilir.

Paylaşım ve miras ortaklığı rehberlerimiz: miras ortaklığında yönetim · miras taksim sözleşmesi · paylı mülkiyete geçiş · miras payının devri · veraset ilamı ve intikal · mirasta denkleştirme

Paylaşmada Eşitlik ve Bilgi Verme Yükümlülüğü (TMK m.649)

Paylaşmanın temel ilkesi TMK m.649’da kurulmuştur: kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça mirasçılar, paylaşmada terekenin bütün malları üzerinde eşit hakka sahiptirler.

Bu, hiçbir mirasçının belirli bir mal üzerinde öncelik iddia edemeyeceği anlamına gelir. “Ben o evde oturuyorum, bana verilmeli” talebi tek başına hak doğurmaz; ancak TMK m.652 gibi özel hükümlerde öncelik tanınmışsa durum değişir.

Aynı madde iki yükümlülük daha getirir:

FıkraKural
1Mirasçılar terekenin bütün malları üzerinde eşit hakka sahiptir
2Mirasbırakan ile aralarındaki ilişkiler hakkında, paylaşmanın eşitliğe ve adalete uygun olması için gereken bütün bilgileri birbirlerine vermekle yükümlüdürler
3Her mirasçı, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir

İkinci fıkra, denkleştirme kurumunun işlemesini sağlayan bilgi akışını kurar. Mirasbırakandan sağlığında kazandırma almış mirasçı, bunu kendiliğinden bildirmek zorundadır. Gizleme hâlinde diğer mirasçılar bu bilgiyi araştırma yoluna gitmek zorunda kalır.

Üçüncü fıkra ise az kullanılan güçlü bir imkândır: her mirasçı, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir. Bu talep, paylaşmadan sonra ortaya çıkacak borçlara karşı mirasçıyı korur.

Talep edilmediğinde TMK m.681 devreye girer: mirasçılar, alacaklının rıza göstermediği tereke borçlarından paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumlu kalır ve teselsül ancak beş yıl geçmekle sona erer.

Payların Oluşturulması ve Kura (TMK m.650)

Paylaşma davasında mahkemenin izlediği yöntem TMK m.650’de adım adım belirlenmiştir.

AşamaİşlemKim yapar
1Mirasçı veya ortak kök sayısınca pay oluşturulurMirasçılar
2Anlaşma olmazsa payların oluşturulması istenirSulh mahkemesi
3Yerel âdetler, kişisel durumlar ve çoğunluğun arzusu gözetilirHâkim
4Payların özgülenmesi anlaşmayla yapılırMirasçılar
5Anlaşma yoksa kura çekilirMahkeme

Üçüncü satır, hâkime geniş bir takdir alanı bırakır. “Mirasçıların kişisel durumları” ölçütü; kimin hangi malı fiilen kullandığı, mesleği ve ihtiyacı gibi olguların dikkate alınmasına imkân tanır. Bu nedenle dilekçede bu olguların somut biçimde ortaya konması gerekir.

Beşinci satırdaki kura ise son çaredir ve öngörülemez sonuçlar doğurabilir. Kuraya kalmadan anlaşmak, hemen her senaryoda mirasçıların lehinedir.

TMK m.651 ise bölünemeyen mallar için özel kural içerir: değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen tereke malı, bütün olarak mirasçılardan birine özgülenir. Mirasçılar bölünme veya özgüleme konusunda anlaşamazlarsa o mal satılır ve bedeli bölüştürülür.

Aynı madde satışın şeklini de düzenler: mirasçılardan biri istemde bulunursa satış artırma yoluyla yapılır. Artırmanın şekli konusunda anlaşılamazsa sulh hâkimi, artırmanın mirasçılar arasında veya herkese açık yapılmasına karar verir.

Bu ayrım parasal sonuç doğurur. Mirasçılar arasında yapılan artırmada malın aile içinde kalma ihtimali yüksektir; herkese açık artırmada ise taşınmaz üçüncü kişilere geçebilir. Talep, dilekçede açıkça belirtilmelidir.

Paylaşmada Sık Yapılan Usul Hataları

HataSonucuDoğrusu
Bazı mirasçıların davaya dâhil edilmemesiTaraf teşkili eksik; bozma sebebiTüm mirasçılar taraf olmalı
Aynen taksim talebinin yazılmamasıMahkeme satışa yönelirTMK m.642/3 açıkça istenmeli
Denkleştirme talebinin ileri sürülmemesiSağlararası devirler hesaba katılmazTMK m.669 talep edilmeli
Katılma alacağının atlanmasıSağ kalan eşin alacağı eksik kalırTerekeden önce ayrılır
Borçların ödenmesinin istenmemesiPaylaşma sonrası sorumluluk sürerTMK m.649/3 talep edilmeli
Yanlış mahkemede açmaYetkisizlikMirasbırakanın son yerleşim yeri

İkinci ve üçüncü satırlar, talep edilmediğinde mahkemenin resen hükmetmediği kalemlerdir. Dilekçede yer almayan bir denkleştirme veya aynen taksim talebi, yargılamada kendiliğinden gündeme gelmez.

Altıncı satırdaki yetki farkı ise dava türüne bağlıdır: paylaşma davası mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde görülürken, ortaklığın giderilmesi davasında yetki taşınmazın bulunduğu yerdedir ve kesindir. Ayrıca ortaklığın giderilmesinde arabuluculuk dava şartıdır.

Paylaşmanın Ertelenmesi (TMK m.643)

Paylaşmayı isteme hakkı kural olarak süresizdir ve her mirasçı her zaman kullanabilir. Ancak TMK m.643 bir istisna tanır: paylaşma derhâl yapılırsa terekenin veya bir tereke malının değerinin önemli ölçüde azalacağı anlaşılıyorsa, mirasçılardan her biri paylaşmanın veya o malın paylaşma dışında tutulmasının uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.

Aynı madde ayrıca sağ kalan eşin ve çocukların durumu için de hüküm içerir: ekonomik bütünlüğün korunması ve aile bireylerinin yaşam koşullarının ağırlaşmaması gözetilir.

DurumTalepDayanak
Derhâl paylaşma değeri düşürecekPaylaşmanın ertelenmesiTMK m.643/1
Belirli bir mal için risk varO malın paylaşma dışında tutulmasıTMK m.643/1
İşletme bütünlüğü tehlikedeErtelenme veya özgülemeTMK m.643, m.651
Terekede hamile eş / cenin varDoğuma kadar beklemeTMK m.582

Bu talep, işletme, tarımsal varlık veya piyasa koşulları elverişsizken satılacak taşınmaz bulunan terekelerde işlevseldir. Erteleme kararı süresizdir değil, uygun bir süre ile sınırlıdır ve mahkeme takdiriyle belirlenir.

Dördüncü satır ise kanundan doğan bir bekleme hâlidir. TMK m.582 uyarınca cenin sağ doğmak koşuluyla mirasçı olduğundan, doğum gerçekleşene kadar paylaşma yapılamaz; paylar doğumun sonucuna göre değişir.

Aynen Taksim mi, Satış mı? Karar Ölçütü

ÖlçütAynen taksimSatış
ŞartMalın bölünebilmesi veya özgülenebilmesiBölünme ve özgüleme mümkün değilse
Değer kaybıYok veya düşükRayiç altı satış riski
DenkleştirmePara ödemesiyleGerekmez
TalepAçıkça istenmeliİstenmezse varsayılan
Artırma şekliMirasçılar arasında veya herkese açık
DayanakTMK m.642/3, m.651/1TMK m.651/2-3

Dördüncü satır, dosyanın sonucunu belirleyen tercihdir. Aynen taksim açıkça talep edilmediğinde mahkeme çoğu zaman satış yoluna gider ve taşınmazlar açık artırmada rayicin altında elden çıkar.

Beşinci satırdaki seçim de ayrıca istenmelidir. Artırmanın mirasçılar arasında yapılmasına karar verilirse mal aile içinde kalır; herkese açık artırmada üçüncü kişilere geçebilir. TMK m.651/3 bu tercihi sulh hâkiminin takdirine bırakır, ancak talep yönlendirici olur.

Terekede birden fazla taşınmaz varsa, TMK m.642/3’teki yöntem özellikle uygundur: her taşınmazın tamamı bir mirasçıya verilir, değer farkları para ile denkleştirilir. Bu, hem satış zararını hem de hisseli mülkiyetin sürmesini önler.

Aile Yurdu ve Özgüleme İstisnaları

Paylaşmada eşitlik ilkesinin (TMK m.649) birkaç istisnası vardır. Bu istisnalar, belirli malların belirli mirasçılara öncelikle verilmesini sağlar ve talep edildiğinde eşitlik kuralının önüne geçer.

İstisnaKim isteyebilirDayanak
Konut ve ev eşyasıSağ kalan eşTMK m.652
Ev eşyası (mal rejiminden)Sağ kalan eşTMK m.240
Mirasbırakandaki alacakBorçlu mirasçı, payına mahsubenTMK m.653
Aile belgeleri ve özel anı eşyasıMirasçılar; anlaşamazlarsa hâkimTMK m.654
Yeter gelirli tarımsal araziEhil mirasçı5403 s.K. m.8/C

Birinci satır en yüksek parasal etkiyi taşır. TMK m.652 uyarınca sağ kalan eş, birlikte yaşadıkları konut ve ev eşyası üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebep varsa mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı da tanınabilir.

Üçüncü satır ise borçlu mirasçı için bir kolaylıktır: TMK m.653 uyarınca mirasbırakanın kendisinden alacaklı olduğu mirasçı, o alacağın payına mahsup edilmesini isteyebilir. Böylece nakit ödeme yapmadan borcunu kapatmış olur.

Dördüncü satır, parasal değeri düşük ama duygusal değeri yüksek kalemleri düzenler. TMK m.654’e göre aile belgeleri ve aile için özel anı değeri olan eşya, mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde satılamaz; anlaşmazlıkta hâkim karar verir.

Bu istisnaların tamamı talebe bağlıdır. Paylaşma dilekçesinde açıkça ileri sürülmedikçe mahkeme resen uygulamaz ve mal genel eşitlik kuralına göre paylaştırılır.

6. Miras Payının Devri (TMK m.677) ve Mirasçı Çekişmeleri

TMK m.677, paylaşma öncesi miras payının devrini iki farklı rejime bağlar. Bu düzenleme özellikle uzun süren paylaşma süreçlerinde mirasçıların payını likit hâle getirebilmesi bakımından önemlidir.

  • Mirasçılar arası devir: Mirasçılar arasında yapılan miras payı devri sözleşmesi yazılı şekle tabidir. Devralan mirasçı diğer mirasçılara karşı devredenin yerini alır.
  • Üçüncü kişiye devir: Mirasçının payını üçüncü kişiye devretmesi hâlinde sözleşme noterde düzenlenmelidir (TMK m.677/2). Üçüncü kişi paylaşmaya katılamaz; yalnızca devredene düşecek payın kendisine ödenmesini isteyebilir.
  • Mirasın açılmasından önceki sözleşme: Muris hayattayken mirasçının müstakbel miras payı üzerinde muris rızası olmadan yapacağı sözleşme geçersizdir (TMK m.678). Muris rızasıyla kurulan mirastan feragat sözleşmesi hakkında ayrıntı için mirastan feragat sözleşmesi rehberimize bakınız.
  • Bağlantılı davalar: Muris tarafından yapılan gizli bağışlamalar için tapu iptal ve tescil davası, saklı payların ihlali için tenkis davası, vasiyetnamenin geçersizliği için iptal davası ve vasiyetname türlerine ilişkin uyuşmazlıklar paylaşma davasıyla iç içe geçebilir.
  • Öncelik sırası: Muvazaa, tenkis ve vasiyetname iptali davaları paylaşma davasından önce veya birlikte açılabilir; paylaşmanın kapsamı bu davaların sonucuna göre şekillenir. Uygulamada paylaşma davası çoğu kez bekletici mesele yapılır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Sık Sorulan Sorular

Mirasın paylaşılması davasında zamanaşımı süresi var mıdır?
Hayır. TMK m.642 gereği mirasçılardan her biri her zaman paylaşma isteyebilir; bu hak zamanaşımına ve hak düşürücü süreye tabi değildir. Ancak muvazaa, tenkis veya vasiyetname iptali gibi bağlı davalarda kendi süreleri işler ve bu süreler kaçırılmamalıdır.

Tek bir mirasçı terekedeki taşınmazı satabilir mi?
Hayır. Elbirliği mülkiyetinde tüm mirasçıların birlikte hareketi gerekir. Tek başına yapılan satış tapuda tescil edilemez. Mirasçı, kendi miras payının tamamını üçüncü kişiye devretmek isterse noterde düzenlenmiş miras payı devri sözleşmesi yapabilir; ancak üçüncü kişi paylaşmaya katılamaz, yalnızca paya düşecek bedeli talep edebilir.

Mirasın paylaşılması davasında görev ve yetki hangi mahkemededir?
HMK m.4/1-b uyarınca görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise murisin son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir. Basit yargılama usulü uygulanır (HMK m.316).

Mahkeme aynen paylaşma yerine neden satışa karar verir?
Terekedeki taşınmaz bölünemez nitelikte ise (tek daire, tek arsa) veya bölünmesi imar mevzuatına aykırı ya da önemli değer kaybı doğuruyorsa TMK m.650 uyarınca satış yoluyla paylaşmaya (izale-i şuyu) karar verilir. Satış, satış memurluğunca açık artırma ile yapılır ve bedel paylara dağıtılır.

Miras paylaşım sözleşmesi noterde mi yapılmalıdır?
TMK m.676 uyarınca yazılı şekil geçerlilik için yeterlidir; noter onayı zorunlu değildir. Ancak terekede taşınmaz varsa uygulamada noterde düzenleme, tek başvuruyla tescili sağladığı için tercih edilir. Adi yazılı sözleşme hâlinde tapuya tüm mirasçıların birlikte gitmesi gerekir.

Mirasın paylaşılması davası; taraf teşkili, mirasçılık belgesinin doğruluğu, terekedeki malların hukukî durumunun tespiti ve muvazaa ile tenkis gibi ön sorunların yönetilmesi açısından titiz bir hazırlık gerektirir. Anlaşmalı bir paylaşma sözleşmesi taraflar için hem süre hem masraf yönünden avantaj sağlarken; anlaşma sağlanamadığında sulh hukuk mahkemesinde açılan paylaşma davası elbirliği mülkiyetine son verecektir. Somut olayın koşullarına göre strateji belirlemek üzere miras hukukunda deneyimli bir avukatla görüşmeniz önerilir.

Aynen paylaşma nasıl belirlenir?

Keşif ve bilirkişi incelemesiyle taşınmazın bölünüp bölünemeyeceği ve değer kaybı doğup doğmayacağı değerlendirilir.

Kura yöntemi nasıl uygulanır?

TMK m.649-651 uyarınca denk paylar oluşturulur, değer farkları denkleştirilir ve dağıtım kura ile yapılır.

Küçük mirasçı varsa ne değişir?

Paylaşma bakımından TMK m.462 uyarınca vesayet makamının izni aranır. Menfaat çatışması varsa kayyım atanır.

Paylaşma davasında tüm mallar dâhil edilmeli mi?

Terekedeki mal varlığının bütünü gözetilir. Kapsam dışı kalan mallar için paylaşım yapılmamış sayılır.

Tereke borçları paylaşımdan önce mi ödenir?

Borçların belirlenmesi ve karşılanması esastır. Aksi hâlde mirasçılar arasında sonradan hesaplaşma doğar.

Bir mirasçı davaya katılmazsa ne olur?

Zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan taraf teşkili sağlanmalıdır. Tıkanma hâlinde tereke temsilcisi atanması istenir.

Paylaşım sonrası itiraz edilebilir mi?

Usulüne uygun paylaşma bağlayıcıdır. İrade sakatlığı veya kapsam dışı mal bulunması hâlinde talepte bulunulabilir.

Değerleme hangi tarihe göre yapılır?

Kural olarak paylaşma anındaki değer esas alınır. Denkleştirme ve tenkiste farklı tarihler uygulanır.

Dava sırasında kira geliri nasıl paylaşılır?

Ölümden sonraki gelirler miras ortaklığına aittir ve payları oranında paylaşılır.

Post by Av. Fatma Öztürk