Mirasçılara ortak bir tarla, bahçe, dükkân veya gelir getiren bir mal kaldığında, çoğu zaman bunu bir mirasçı işletir veya kiraya verir. Elde edilen ürün ve gelir kime aittir? İşleten mirasçının emeği ve yaptığı masraflar ne olur? Bu, ortak mülkiyette sık yaşanan bir paylaşım sorunudur.
Ortak maldan gelir elde edilirken payınız verilmiyor mu?
Semere, gider mahsubu ve ecrimisil hesaplaşmasında Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Semerelerin (gelir ve ürünlerin) paylaşımı, hakkaniyetli bir hesap gerektirir.
Semereler ortaktır
Ortak bir maldan elde edilen doğal ürünler (örneğin tarladan alınan mahsul) ve hukuki gelirler (örneğin kira) hukukta ‘semere’ olarak adlandırılır. Bu semereler, kural olarak malın maliki olan tüm mirasçılara payları oranında aittir.
Yani bir mirasçı, ortak maldan elde edilen geliri tek başına alıkoyamaz; diğer mirasçıların payına düşeni vermesi gerekir.
İşleten mirasçının giderleri
Bununla birlikte, malı fiilen işleten mirasçının yaptığı zorunlu ve yararlı giderlerin (örneğin tohum, gübre, işçilik, bakım, onarım masrafları) hesaba katılması hakkaniyet gereğidir.
Bu nedenle paylaşılacak olan, kural olarak brüt gelir değil; giderler düşüldükten sonra kalan ‘net gelir’dir. Aksi hâlde, masrafı yapan mirasçı haksız biçimde zarara uğramış olurdu.
Emek ve katkı dengesi
İşleten mirasçının emeği de bir denge unsuru olabilir. Tüm külfeti üstlenip emek harcayan mirasçı ile hiçbir katkıda bulunmayan mirasçılar arasında, somut olayın koşullarına göre hakkaniyete uygun bir değerlendirme yapılması gündeme gelebilir.
Bu konularda, gelir ve giderlerin kayıt altına alınması; uyuşmazlık hâlinde adil bir hesabın yapılabilmesi için büyük önem taşır.
Pratik noktalar
- Semereler ortaktır: Ürün ve gelirler mirasçılara payları oranında aittir.
- Giderler düşülür: İşleten mirasçının zorunlu/yararlı giderleri hesaba katılır.
- Net gelir paylaşılır: Paylaşım kural olarak giderler düşülmüş net gelir üzerindendir.
- Kayıt tutun: Gelir-gider kayıtları adil paylaşımın temelidir.
Ortak miras malından elde edilen gelir ve ürünler (semereler) kural olarak tüm mirasçılara payları oranında aittir; ancak malı işleten mirasçının zorunlu ve yararlı giderleri hesaba katılır ve kural olarak net gelir paylaşılır. Bu nedenle gelir-gider kayıtlarını tutmak önemlidir. Uyuşmazlıkta bir uzmana danışın.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde yer verilen değerlendirmeler yerleşik yargı uygulaması ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İçtihatlar ve mevzuat zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.
Semere kime ait? Hukuki temel
Hukukta “semere”, bir maldan elde edilen getiriyi anlatır ve ikiye ayrılır: doğal semereler (tarladan alınan mahsul, bahçeden toplanan meyve, hayvanın yavrusu) ve hukuki semereler (kira, faiz, temettü gibi bir hukuki ilişkiye dayanan gelirler).
Ortaklık gelirleri de kapsar
TMK m. 640/1 uyarınca miras ortaklığı, terekedeki bütün hak ve borçları kapsar. Bu nedenle ölümden sonra terekeden doğan gelirler de ortaklığa dâhildir; bunlar yalnızca malı fiilen elinde tutan mirasçının değil, tüm mirasçıların payları oranında hakkıdır.
Gelir ayrı bir mal değil, terekenin bir parçasıdır
Bu ayrım pratikte önemlidir. Kira geliri, ölümden sonra doğduğu için “yeni” bir malvarlığı değeri gibi görünse de terekenin ikamesidir; paylaşmada ayrıca hesaba katılır. Aynı şekilde ortak maldan elde edilip bankaya yatırılan para da elbirliği mülkiyetine tabi bir alacak hâline gelir ve tek bir mirasçı tarafından çekilemez.
Kira sözleşmesini kim yapabilir?
Elbirliği mülkiyeti sürerken taşınmazın kiraya verilmesi, TMK m. 640/2 uyarınca birlikte tasarruf gerektiren bir işlemdir. Buna karşılık TMK m. 644 ile paylı mülkiyete geçilmişse rejim değişir: TMK m. 691 uyarınca adî kiraya veya ürün kirasına ilişkin sözleşmelerin yapılması ya da feshi önemli yönetim işi sayılır ve pay ve paydaş çoğunluğuyla karar verilmesi yeterli olur. Bu çoğunluk sözleşme anında sağlanabileceği gibi, diğer paydaşların sözleşmeyi sonradan benimsemesiyle de tamamlanabilir.
Giderler nasıl mahsup edilir?
Malı fiilen işleten mirasçının yaptığı harcamalar hesaba katılmadan yapılan bir paylaşım hakkaniyete aykırı olur ve uygulamada kabul görmez.
İndirilebilir giderler
Bir mirasçının, kimse görevlendirmediği hâlde terekeyi işletmesi hukuken vekâletsiz iş görme niteliğindedir (TBK m. 526 vd.). Bu ilişkide işi gören, iş sahibinin yararına yaptığı zorunlu ve yararlı giderlerin tazminini isteyebilir. Tipik kalemler:
- Tohum, gübre, ilaç, sulama, hasat ve işçilik giderleri,
- Zorunlu bakım, onarım ve güvenlik harcamaları,
- Emlak vergisi, sigorta primi, abonelik ve aidat ödemeleri,
- Kiraya verilen taşınmazda tahsil ve yönetim masrafları.
Buna karşılık lüks giderler, yani malın korunması veya değerinin sürdürülmesi için gerekli olmayan iyileştirmeler kural olarak istenemez.
Paylaşılan net gelirdir
Sonuç olarak mirasçılara payları oranında dağıtılacak olan brüt hasılat değil, giderler düşüldükten sonra kalan net gelirdir. Bu hesabın yapılabilmesi belgeye bağlıdır: fatura, dekont, bordro, kira sözleşmesi, ürün satış kayıtları ve banka hareketleri olmadan ne gider iddiası ne de gelir iddiası ispatlanabilir. Terekeden elde edilen kira geliri bakımından gelir vergisi yükümlülüğü de her mirasçının kendi payı üzerinden değerlendirilir.
Ecrimisil ve intifadan men koşulu
Buraya kadar anlatılan, malın gelir getirdiği durumdur. Peki bir mirasçı ortak malı gelir elde etmeden bizzat kullanıyorsa? Bu durumda gündeme ecrimisil, yani haksız işgal tazminatı gelir.
Ecrimisil, paylı mülkiyette olduğu gibi elbirliği mülkiyetinde de malikler tarafından birbirlerine karşı istenebilir. Maliklerden veya mirasçılardan biri payından fazla yeri işgal ediyorsa, diğerleri bakımından bir ecrimisil alacağı doğar.
İntifadan men nedir?
Yargıtay uygulamasında paydaşlar arasındaki ecrimisil talepleri bakımından intifadan men koşulu aranır. Bu koşul kanunda düzenlenmiş değildir; içtihatla şekillenmiş ve bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. İntifadan men, bir mirasçının diğerine ortak taşınmazdan veya gelirinden yararlanma isteğini açıkça bildirmesine rağmen yararlandırılmaması hâlini ifade eder.
Bildirimin şekil şartı yoktur; noterden ihtarname göndermek zorunlu değildir. Yargıtay, intifadan men olgusunun tanıkla dahi ispat edilebileceğini kabul etmektedir. Yine de yazılı bildirim, hem tarihi sabitlediği hem de ispat kolaylığı sağladığı için tercih edilmelidir.
İntifadan men aranmayan hâller
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 03.12.2018 tarihli, E. 2016/9000, K. 2018/8511 sayılı kararında istisnaları şöyle sıralamıştır:
- Davaya konu taşınmazın kamu malı olması,
- Taşınmazın bağ, bahçe gibi doğal ürün veren ya da işyeri, konut gibi kiraya verilerek hukuki semere elde edilen yerlerden olması,
- İşgal eden paydaşın taşınmazın tamamında hak iddia etmesi ve diğerlerinin paydaşlığını inkâr etmesi,
- Paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı bölümlerin belirli olması,
- Daha önce diğer paydaşlar aleyhine el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi veya ecrimisil davası açılmış ya da icra takibi yapılmış olması.
En sık atlanan nüans
Hukuki semere istisnasının işleyebilmesi için taşınmazın kiraya verilebilir nitelikte olması yetmez; o yerin fiilen üçüncü kişilere kiraya verilip gelir elde edilmiş olması da gerekir. Paydaş bu tür yerleri bizzat kullanıyorsa intifadan men koşulu aranır ve bu olgunun gerçekleştiğini ispat yükü davacıdadır. Aynı ayrım tarım arazilerinde de geçerlidir: tarla kiraya verilmişse ihtar aranmaz, mirasçı bizzat ekip biçiyorsa aranır.
Uyuşmazlığı bitiren yollar
Kayıt tutmak
Gelir-gider defteri tutmak, ayrı bir tereke hesabı açmak, kira sözleşmelerini yazılı yapmak ve ödemeleri banka üzerinden yürütmek, uyuşmazlığın büyük kısmını daha doğmadan çözer. Nakit tahsilat ve sözlü anlaşma, sonradan ispatı imkânsız hâle getirir.
Yönetimi kurumsallaştırmak
TMK m. 640/3 uyarınca sulh hukuk mahkemesinden tereke temsilcisi atanması istenebilir; tek bir mirasçının başvurusu yeterlidir. Temsilci, gelirleri toplar, giderleri öder ve mirasçılara hesap verir. Mirasçılar arasında ağır ihtilaf varsa TMK m. 592-593 uyarınca terekenin resmen yönetilmesi gündeme gelir; bu hâlde yönetici, terekeyi iyi bir yönetici gibi özenle yönetmekle yükümlüdür.
Rejimi değiştirmek
TMK m. 644 ile elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete çevirmek, kira sözleşmesi yapmayı oybirliğinden pay ve paydaş çoğunluğuna indirdiği için gelir yönetimini fiilen mümkün kılar. Maddenin son fıkrası uyarınca terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da aynı hükümler uygulanır; birikmiş kira gelirleri için doğru yol budur.
Ortaklığa son vermek
TMK m. 642 uyarınca mirasçılardan her biri, ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir ve bu hak zamanaşımına tabi değildir. Tüm mirasçılar anlaşırsa TMK m. 676 uyarınca yazılı bir paylaşma sözleşmesiyle de sonuç alınır. Semere tartışmasını kalıcı olarak bitiren, çoğu dosyada bu adımdır.
Gelirin Terekeye Ait Olmasının Dayanağı
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Mülkiyet | Elbirliği hâlinde | TMK m.640/1 |
| Semereler | Terekeye; paylar oranında | TMK m.640 |
| Doğal semere | Ürün, mahsul | TMK m.685 |
| Hukuki semere | Kira, faiz, temettü | TMK m.686 |
| Tahsil eden mirasçı | Eksiksiz bilgi vermekle yükümlü | TMK m.646/3 |
| Tek başına harcarsa | Diğerlerine karşı sorumlu | — |
| Gizlerse | Ret hakkı düşer | TMK m.610/2 |
İkinci satır kuralın özüdür: malı fiilen işleten mirasçı geliri tek başına alamaz; gelir terekeye girer ve paylar oranında bölüşülür.
Beşinci satır bunun denetim aracıdır: TMK m.646/3 uyarınca tereke mallarına zilyet olan mirasçılar, paylaşma sırasında eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdür.
Yedinci satır ağır bir yaptırım içerir: TMK m.610/2 uyarınca tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez.
Borçlu terekelerde bu sonuç ağırdır: geliri gizleyen mirasçı, tereke borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu hâle gelir.
Hangi Gider Mahsup Edilir, Hangisi Edilmez?
| Gider | Durumu | Dayanak |
|---|---|---|
| Zorunlu giderler | Mahsup edilir | TMK m.994 |
| Faydalı giderler | Şartlara göre | TMK m.994 |
| Lüks giderler | Kural olarak talep edilemez | TMK m.994 |
| Emlak vergisi ve aidat | Mahsup edilir | — |
| Tarımsal girdi ve işçilik | Mahsup edilir | — |
| İşleten mirasçının emeği | Ayrıca değerlendirilir | — |
| Belgelenmeyen gider | Talep edilemez | İspat yükü |
Yedinci satır tüm hesabın ön şartıdır: gider iddiası ancak belgeyle ispatlanabilir; sözlü beyan yeterli olmaz.
Bu nedenle malı işleten mirasçı ödeme dekontlarını, faturaları ve girdi belgelerini düzenli olarak saklamalıdır.
Altıncı satır uyuşmazlığın en tartışmalı yönüdür: yıllarca araziyi eken veya taşınmazı yöneten mirasçının emeği, gelir paylaşımında dikkate alınması gereken bir dengedir.
Bu denge sağlanmazsa yeni bir uyuşmazlık doğar: gelirin tamamını paylaşmak, emeği harcayan tarafı mağdur eder.
Rıza Gerektirmeyen Çözüm Yolları
| Yol | Ne sağlar | Rıza gerekir mi |
|---|---|---|
| Yazılı anlaşma | Gelir ve gider paylaşımı belirlenir | Evet |
| Ortak hesap | Şeffaflık | Evet |
| Tereke temsilcisi | Yönetim ve tahsilat | Hayır (TMK m.640/3) |
| Paylı mülkiyete geçiş | Bağımsız tasarruf | Hayır (TMK m.644) |
| Paylaşma davası | Ortaklık biter | Hayır (TMK m.642) |
| Ecrimisil davası | Kullanım bedeli | Hayır; ihtar gerekir |
Üçüncü, dördüncü ve beşinci satırlar ortak bir özellik taşır: hiçbiri diğer mirasçıların rızasına bağlı değildir.
Bu, gelir paylaşımında anlaşamayan mirasçılar için en önemli bilgidir: tek bir mirasçının talebi süreci başlatmaya yeter.
Beşinci satır kalıcı çözümdür: TMK m.642 uyarınca paylaşmayı isteme hakkı süreye tabi değildir ve ortaklık bittiğinde gelir tartışması da sona erer.
İkinci satır ise en basit önlemdir: tereke için ayrı bir hesap kullanılması sonraki hesaplaşmayı büyük ölçüde kolaylaştırır.
Ürün Yılı, Zamanaşımı ve Kayıt Düzeni
| Konu | Kural |
|---|---|
| Gelir talebi | Yıl yıl doğar |
| Zamanaşımı | Ölümle durmaz |
| Kesen işlemler | Dava, takip, ikrar |
| Tek mirasçının kesmesi | Mümkün (TMK m.640/4) |
| Geriye dönük talep | Süreyle sınırlı |
| Belgeler | Yıl bazında saklanmalı |
İkinci satır en sık yaşanan kayıptır: mirasçılar paylaşma tartışmasıyla uğraşırken gelir talepleri bakımından zamanaşımı işlemeye devam eder.
Dördüncü satır çözüm sağlar: TMK m.640/4 uyarınca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve korumadan hepsi yararlanır.
Bu, diğer mirasçılar hareketsiz kalsa dahi tek mirasçının süreyi kesebilmesi anlamına gelir.
Altıncı satır pratik bir öneridir: gelir ve gider kayıtları yıl bazında ayrı ayrı tutulmalıdır; toplu kayıtlar hesaplaşmayı güçleştirir.
Ecrimisilde İntifadan Men Şartı
| Konu | Kural |
|---|---|
| Ecrimisil | Haksız kullanımın karşılığı |
| Paydaşlar arasında | İntifadan men şartı aranır |
| Nasıl sağlanır | Yazılı ihtar veya dava |
| İhtar öncesi dönem | Kural olarak talep edilemez |
| İstisnalar | Bazı hâllerde şart aranmaz |
| Ödediği giderler | Mahsup edilir |
İkinci ve üçüncü satırlar uygulamadaki en kritik noktadır: mirasçılar arasındaki ecrimisil taleplerinde kural olarak intifadan men şartı aranır.
Yani diğer mirasçıların, kullanıma itiraz ettiklerini ve payları oranında yararlanmak istediklerini karşı tarafa bildirmiş olmaları gerekir.
Dördüncü satır bunun sonucudur: ihtar çekilmeden önceki dönem için kural olarak ecrimisil istenemez.
Bu nedenle talebin ilk adımı dava değil, yazılı ihtardır; ihtar tarihi ecrimisilin başlangıcını belirler.
Gelir Türüne Göre Uygulama Farkları
| Gelir | Özellik | Not |
|---|---|---|
| Kira geliri | Terekeye; paylar oranında | Kiracıya bildirim yapılmalı |
| Tarımsal ürün | Girdi ve emek mahsup edilir | Yıl bazında hesap |
| Destekleme ödemeleri | Kayıt kime aitse ona ödenir | Terekeye iade gündeme gelir |
| Banka faizi | Terekeye | Ölüm tarihli bakiye ayrı |
| Temettü | Terekeye | Pay sahipliği üzerinden |
| İşletme kârı | Ayrı değerlendirilir | Faaliyeti sürdürme riski |
Üçüncü satır tarımsal terekelerde sıkça uyuşmazlık doğurur: destekleme ödemesi kaydı kimin adınaysa ona yapılır, ancak arazi terekede olduğundan gelir terekeye aittir.
Bu nedenle kayıt sahibi mirasçı, aldığı desteklemeyi diğerlerinin payı oranında terekeye iade etmekle yükümlüdür.
Altıncı satır ise ayrı bir riski hatırlatır: işletmeyi çalıştırmaya devam etmek TMK m.610/2 kapsamında sahiplenme sayılır ve ret hakkını düşürür.
Birinci satır ise gelir kaybını önler: kiracıya bildirim yapılmadığında ödemeler murisin hesabına yapılmaya devam eder ve takip karışır.
Tek bakışta: gelir kime ait, gider nasıl mahsup edilir?
Ortak maldan doğan gelirin kime ait olduğu, mülkiyetin türüne göre değişir. Bu ayrımı yapmadan hesap kurulamaz.
| Ölçüt | Elbirliği mülkiyeti (paylaşmadan önce) | Paylı mülkiyet |
|---|---|---|
| Gelir (semere) kime ait? | Terekeye aittir; kimse tek başına payını isteyemez | Paydaşlara payları oranında |
| Kim tahsil eder? | Mirasçılar birlikte veya atanan tereke temsilcisi | Her paydaş kendi payını |
| Kiraya verme kararı | Birlikte tasarruf gerekir | Pay ve paydaş çoğunluğu yeter (TMK m.691) |
| Dayanak | TMK m.640/1-2 | TMK m.688 vd. |
Malı fiilen işleten mirasçı yalnız gelir elde etmez; masraf da yapar. Hesaplaşmada bu iki kalem birlikte görülür.
| Kalem | Hesaba nasıl girer? |
|---|---|
| Kira, ürün, faiz gibi gelirler | Ortak hesabın aktifine yazılır |
| Vergi, sigorta, aidat, zorunlu bakım gideri | Ortak hesabın pasifine yazılır; gelirden mahsup edilir |
| Malın değerini artıran zorunlu ve yararlı masraflar | İşleten mirasçı lehine talep doğurur |
| Lüks/keyfî harcamalar | Kural olarak diğer mirasçılara yüklenemez |
| İşleten mirasçının emeği | Somut olaya göre değerlendirilir; kendiliğinden ücret alacağı doğurmaz |
| Hukuki temel | Yetkisiz kullanımda vekâletsiz iş görme hükümleri gündeme gelir (TBK m.526 vd.) |
Bir mirasçı malı tek başına kullanıyorsa diğerlerinin ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talebi gündeme gelir. Burada Yargıtay uygulamasının aradığı özel bir şart vardır.
| Konu | Yargıtay uygulaması |
|---|---|
| Paydaşlar arası ecrimisil | Kural olarak intifadan men koşulu aranır: talep eden paydaş, kullanan paydaşı önce kullanımdan menettiğini ispat etmelidir |
| Menetme nasıl ispatlanır? | Noter ihtarnamesi, açılmış dava, keşideli mektup gibi belgelerle |
| Koşulun aranmadığı hâller | Kira geliri getiren yerler, tarım arazileri gibi bazı durumlarda uygulama koşulu aramaz |
| Talep edilebilecek dönem | Menetme tarihinden sonrası için istenebilir |
| Uyuşmazlığı bitiren kalıcı yol | Paylı mülkiyete geçiş (TMK m.644) veya paylaşma |
Not: İntifadan men koşulunun hangi hâllerde aranmayacağı Yargıtay daireleri arasında zaman zaman farklı uygulanmıştır; somut dosyada güncel içtihat kontrol edilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ortak maldan elde edilen gelir kime aittir?
TMK m. 640/1 uyarınca miras ortaklığı terekedeki bütün hak ve borçları kapsar; ölümden sonra doğan kira, ürün ve faiz gelirleri de terekeye dâhildir ve tüm mirasçılara payları oranında aittir.
Malı işleten mirasçı geliri tek başına alabilir mi?
Hayır. Elde edilen gelir terekeye aittir; işleten mirasçı bunu kendi malvarlığına katamaz. Diğer mirasçılar payları oranında talepte bulunabilir.
İşleten mirasçının masrafları hesaba katılır mı?
Evet. Bu ilişki vekâletsiz iş görme niteliğinde olduğundan (TBK m. 526 vd.) işi gören, iş sahibinin yararına yaptığı zorunlu ve yararlı giderlerin tazminini isteyebilir. Lüks giderler kural olarak bu kapsamda değildir.
Brüt gelir mi paylaşılır, net gelir mi?
Kural olarak net gelir. Zorunlu ve yararlı giderler düşüldükten sonra kalan tutar mirasçılara payları oranında dağıtılır. Bu hesabın yapılabilmesi için fatura, dekont ve sözleşme gibi belgelerin saklanması gerekir.
Bir mirasçı ortak malı kendisi kullanıyorsa ne olur?
Payını aşan ölçüde kullanıyorsa diğer mirasçılar bakımından ecrimisil (haksız işgal tazminatı) alacağı doğar. Ecrimisil, elbirliği mülkiyetinde de malikler tarafından birbirlerine karşı istenebilir.
İntifadan men koşulu nedir?
Bir mirasçının diğerine ortak taşınmazdan veya gelirinden yararlanma isteğini açıkça bildirmesine rağmen yararlandırılmaması hâlidir. Kanunda düzenlenmemiş, Yargıtay içtihadıyla paydaşlar arası ecrimisil taleplerinde dava şartı olarak kabul edilmiştir.
İntifadan men için noter ihtarı şart mı?
Hayır. Bildirimin şekil şartı yoktur ve Yargıtay bu olgunun tanıkla dahi ispat edilebileceğini kabul etmektedir. Yine de yazılı bildirim, tarihi sabitlediği ve ispatı kolaylaştırdığı için tercih edilmelidir.
İntifadan men hangi hâllerde aranmaz?
Yargıtay 14. HD’nin 03.12.2018 tarihli, E. 2016/9000, K. 2018/8511 sayılı kararında sayıldığı üzere; taşınmazın kamu malı olması, doğal ürün veren ya da kiraya verilerek hukuki semere elde edilen yerlerden olması, işgal edenin tamamda hak iddia etmesi, kullanım anlaşması bulunması veya daha önce el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil davası açılmış ya da icra takibi yapılmış olması.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Miras Hukuku Rehberi
- Mirasçılardan Biri Terekeyi Yönetiyor, Masraf Yapıyor — Hesap Verecek mi?Hesap verme borcunun kaynağı
- Miras Ortaklığında Yönetim ve Oybirliği İlkesi (TMK 640 vd.)
- Elbirliği Mülkiyetinden Paylı Mülkiyete Geçiş (TMK 644)
- Mirası Haksız Yere Elinde Tutan Var: Miras Sebebiyle İstihkak Davası
- Miras Taksim (Paylaşma) Sözleşmesi
- Babamın Kira Geliri Olan Dükkânı Var — Kiralar Kime Ait?
- Miras Bırakanın Alacaklarının Mirasçılarca Tahsili
- Banka Mevduatı, Ortak Hesap ve Mirasçıların Erişimi
- Tarımsal İşletmenin ve Aile Mallarının Paylaşmada Özgülenmesi (5403 s.K. m. 8 vd.)
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
Gelir hangi hesaba yatırılmalı?
Mirasçılar adına açılacak ortak hesap uygundur. Çekim için tüm mirasçıların onayı aranacak şekilde düzenlenmesi koruma sağlar.
Kira geliri vergi beyanında nasıl gösterilir?
Her mirasçı kendi payına düşen geliri beyan eder. Ortak hesapta toplanması bu yükümlülüğü değiştirmez.
Hangi giderler gelirden düşülür?
Vergi, sigorta, zorunlu onarım ve işletme giderleri düşülür. Belgelenmesi gerekir.
Geliri tahsil eden mirasçı hesap vermezse ne yapılır?
Hesap verilmesi talep edilir; sonuç alınamazsa dava yoluna gidilir. Tereke temsilcisi atanması da istenebilir.
Ecrimisil ile kira geliri aynı şey mi?
Hayır. Kira, sözleşmeye dayalı gelirdir. Ecrimisil ise rıza dışı kullanım nedeniyle istenen tazminat niteliğindedir.
Geçmiş yıllar için talep edilebilir mi?
Zamanaşımı süreleri gözetilerek geriye dönük talepte bulunulabilir. İntifadan men koşulu ayrıca değerlendirilir.


