Babamın Kira Geliri Olan Dükkânı Var — Kiralar Kime Ait?
25 Temmuz 2026

Babamın Kira Geliri Olan Dükkânı Var — Kiralar Kime Ait?

Ne yaşandı?

Bir kişi vefat eder; geride kiraya verilmiş bir dükkânı veya dairesi kalır. Kiracı, kira ödemeye devam eder; ancak kiraları mirasçılardan biri tek başına tahsil etmekte ya da kimin alacağı belirsiz kalmaktadır. Diğer mirasçılar kendi paylarını isteyemez duruma düşer. Rehber, kira gelirinin paylaşımını, kiracıya bildirimi ve vergi yükümlülüğünü de açıklıyor.

Terekedeki kira geliri elinize geçmiyor mu?

Temsilci atanması ve paylı mülkiyete geçiş süreçlerinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Mirasçılar, vefat sonrası doğan kira gelirlerinin kime ait olduğunu araştırır.

Bu durumda ne yapmalısınız?

  • Kira gelirini ortak sayın: Vefattan sonra doğan kira gelirleri terekeye aittir; mirasçılar tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti altında ortaktır (TMK m.640/2, m.701/2). Paylaşma yapılana kadar hiçbir mirasçının ayrılmış, somut bir payı yoktur.
  • Kiracıyı bilgilendirin: Kiracıya mirasçılık durumunu bildirmek ve ödemelerin doğru şekilde yapılmasını sağlamak önemlidir.
  • Tek başına tahsil edene karşı harekete geçin: Diğer mirasçıların yetkilendirmesi yoksa bu tahsil geçerli bir tasarruf değildir; tahsil edilen para terekeye aittir ve hesabı verilmelidir. Anlaşma sağlanamıyorsa TMK m.640/3 uyarınca tereke temsilcisi atanması tek başına istenebilir.
  • Belgeleri toplayın: Kira sözleşmesi, ödeme kayıtları ve taşınmazın tapu durumu önemlidir.
  • Avukata danışın: Kira gelirlerinin paylaşımı ve tahsili için profesyonel destek alın.

Vefat sonrası doğan kira gelirleri terekeye aittir; elbirliği mülkiyeti sürdüğü sürece hiçbir mirasçı kira parasının ne bir payı ne de bütünü üzerinde tek başına hak ileri sürebilir. Talebinizi tereke adına kurmanız, gerekirse tereke temsilcisi atanmasını istemeniz gerekir. Bu nedenle kiracıyı bilgilendirmek ve ödeme kayıtlarını toplamak önemli ilk adımlardır.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.

Vefattan sonraki kiralar terekeye aittir — “payımı isterim” neden yürümez?

Bu sayfaya gelenlerin çoğu şu cümleyi kurar: “Altı kardeşiz, kira 60.000 lira, benim payım 10.000 lira — kiracıdan bunu isterim.” Sezgisel olarak doğru görünür, ancak hukuken yanlıştır ve bu yanılgı uygulamada en çok dava kaybettiren noktalardan biridir.

Sebep: elbirliği mülkiyeti. Mirasın açılmasıyla birlikte terekedeki tüm malvarlığı değerleri üzerinde kanundan doğan bir ortaklık kurulur. TMK m.640/2 uyarınca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

TMK m.701/2 bunu daha da netleştirir: “Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.” Yani mirasçılar paydaş değil ortaktır; paylaşma yapılana kadar kimsenin ayrılmış, somut bir payı yoktur.

Kira alacağı da bu kurala tabidir. Miras bırakanın kiraya veren sıfatıyla alacaklı olduğu kira parası bakımından mirasçılar, elbirliği hâlinde mülkiyet hükümleri gereğince birlikte kiranın bütününün alacaklısıdır. Bu nedenle mirasçılardan hiçbiri diğerlerinin rızası olmaksızın kira parasının ne bir payı ne de bütünü üzerinde hak ileri sürebilir ya da tasarrufta bulunabilir.

“Para bölünebilir bir şeydir” itirazı sonucu değiştirmez. Alacak bölünebilir nitelikte olsa da tereke bir bütündür; kira terekeye aittir, mirasçıların ayrı ayrı alacağı değildir. TMK m.702/3 uyarınca ortaklık sürdüğü müddetçe bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz.

Doğru formülasyon şudur: Kira geliri “size payınız oranında ait” değildir; terekeye aittir ve siz terekenin ortaklarından birisiniz. Fark teknik görünse de talebi nasıl kuracağınızı ve kime karşı yönelteceğinizi tamamen değiştirir.

Kiracı kime ödeyecek? Ödemeyi kabul bir tasarruf işlemidir

Vefat, kira sözleşmesini sona erdirmez. Kiracı ödemeye devam eder — ancak kime ödeyeceği ciddi bir sorun hâline gelir.

Kritik nokta: Terekeye dahil bir alacak hakkına yönelik olarak borçlu tarafından yapılacak kira ödemesini kabul etmek, alacak hakkını düşürdüğü için bir tasarrufi işlemdir. Mirasçıların tek başlarına veya birkaçı birlikte hareket ederek bu tasarrufi işlemi yapmaları mümkün değildir.

Yani bir mirasçının “kirayı ben tahsil ediyorum” demesi, diğerlerinin yetkilendirmesi yoksa hukuken geçerli bir tahsil değildir. Bu durum hem mirasçılar hem de kiracı için risk doğurur.

Kiracı açısından risk: Yetkisiz bir kişiye yapılan ödeme terekeyi bağlamayabilir; kiracı daha sonra diğer mirasçıların ya da tereke temsilcisinin talebiyle karşılaşabilir. Bu nedenle temkinli kiracılar ödeme yapmadan önce yetki belgesi arar.

Ödemenin güvenli hâle gelmesi için üç yol vardır:

  • Tüm mirasçıların yazılı muvafakati — mirasçılar aralarında yapacakları bir temsil sözleşmesiyle terekenin idaresi için aralarından bir veya birkaçını yetkilendirebilir. Bu yetkilendirme noter kanalıyla yapılabileceği gibi adi yazılı sözleşme şeklinde de oluşturulabilir.
  • Tereke temsilcisi atanması — mahkeme kararıyla; aşağıda ayrıntılı anlatılıyor.
  • Paylaşmanın tamamlanması — taşınmaz artık belirli bir mirasçıya özgülenmişse, kira o kişiye ait olur.

Yazılı yetkilendirmeyi hafife almayın. Uygulamada anlaşmazlıkların büyük kısmı, yıllarca sözlü mutabakatla kira toplayan bir mirasçının sonradan hesap vermeye yanaşmamasından doğar. Yetkilendirme belgesinde tahsilat hesabının nasıl tutulacağını ve paylaşım periyodunu da yazın.

Tek başınıza yapabilecekleriniz: koruma yetkisi ve temsilci talebi

Buraya kadarı karıştırıcı görünebilir — “yani hiçbir şey yapamaz mıyım?” Hayır. Kanun iki önemli çıkış yolu bırakmıştır.

Birincisi — koruma yetkisi (TMK m.702/4): “Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır.” Yönetim ve tasarruf işlemlerinde oybirliği ve birlikte hareket aranırken, hakların korunmasında bu birliktelik aranmamıştır.

Koruma; dava açma yoluyla veya başkaca koruyucu önlemler almak suretiyle sağlanabilir. Olağan koruma eylemleri kapsamında; onarımlar, aceleyle yapılması zorunlu işlemler, istihkak ve el atmanın önlenmesi ile tapu sicilinde hak sahipliğinin korunmasına yönelik işlemler sayılmaktadır. Taşınmaza üçüncü bir kişi müdahale ediyorsa, el atmanın önlenmesi davasını tek başınıza açabilirsiniz ve bu davadan tüm mirasçılar yararlanır.

İkincisi — tereke temsilcisi (TMK m.640/3): Bu, elinizdeki en pratik araçtır. Mirasçılardan her biri tek başına sulh hukuk mahkemesine başvurarak miras ortaklığına temsilci atanmasını isteyebilir; diğer mirasçıların muvafakati şart değildir.

Bu düzenleme tam da sizin yaşadığınız tabloyu çözmek için vardır: tasarruf işlemlerinin oybirliği gerektirmesi nedeniyle gelir getiren taşınmazların kiraya verilememesi, borçların ödenememesi, miras kalan işletmenin çalıştırılamaması gibi sorunları aşmak.

Başvuru ve inceleme: Talep, mirasın açıldığı son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine mirasçılardan birinin dilekçesiyle yapılır. Mahkeme, talep edenin mirasçı sıfatını veraset ilamıyla tespit eder ve diğer mirasçıların görüşünü alır. Temsilci olarak mirasçı olmayan bir üçüncü kişi ya da mirasçılardan biri atanabilir; çıkar çatışması varsa üçüncü kişi tercih edilir.

Temsilcinin tipik yetkileri arasında terekedeki malların olağan yönetimi (kira toplama, zorunlu tamirat, sigorta), tereke borçlarının ödenmesi ve dava açılması yer alır. Atama miras ortaklığını sona erdirmez; yalnızca yönetim işlevini kolaylaştıran, paylaşmaya kadar süren geçici bir çözümdür.

Miras bırakanın diğer alacaklarının tahsili ve bu konudaki dava usulü için şu rehbere bakın: Babamın Alacakları / Verdiği Borçlar Vardı — Nasıl Tahsil Ederiz?

Kalıcı çözüm: payı mülkiyete geçiş, taksim ve hesaplaşma

Temsilci ataması tekniği geçici bir çözümdür. Kira gelirinin kalıcı biçimde düzene girmesi için elbirliği mülkiyetinin sona ermesi gerekir.

TMK m.703 sona erme hâllerini sayar: elbirliği mülkiyeti, malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesiyle sona erer.

Seçenek 1 — paylı mülkiyete dönüştürme (TMK m.644). Elbirliği mülkiyetinin doğurduğu tıkanıklığı aşmak için kanun koyucu mirasçılara paylı mülkiyete geçiş imkânı tanımıştır. Paylı mülkiyete geçildiğinde tablo tamamen değişir: TMK m.688/3 uyarınca paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur; pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir. İşte ancak bu aşamadan sonra “payım oranında” ifadesi hukuken anlam kazanır.

Seçenek 2 — miras taksim (paylaşma) sözleşmesi. Mirasçılar anlaşıyorsa mahkemeye gitmeden paylaşmayı tamamlayabilirler. Ayrıntı için: Mahkemeye Gitmeden Paylaşmak İstiyoruz – Miras Taksim Sözleşmesi.

Seçenek 3 — ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu). Anlaşma sağlanamıyorsa dava yoluyla çözüm: Terekede Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu).

Peki yıllardır toplanan kiralar ne olacak? Kira terekeye ait olduğuna göre, onu tahsil eden mirasçı terekeye ait bir değeri elinde tutmaktadır. Bu değer paylaşma sırasında tereke hesabının bir kalemi olarak dikkate alınır ve tahsilatı yapan mirasçının hesap vermesi gerekir. Terekeyi fiilen yöneten mirasçının hesap verme yükümlülüğü için: Mirasçılardan Biri Terekeyi Yönetiyor, Masraf Yapıyor — Hesap Verecek mi?

Toplayacak olursak — sırasıyla:

  • Kira sözleşmesini, ödeme kayıtlarını ve tapu durumunu toplayın; veraset ilamını alın.
  • Kiracıya mirasçılık durumunu yazılı olarak bildirin.
  • Mirasçılar anlaşıyorsa yazılı temsil yetkisi düzenleyin.
  • Anlaşılamıyorsa gecikmeden TMK m.640/3 temsilci ataması talebinde bulunun — tek başınıza yapabilirsiniz.
  • Kalıcı çözüm için paylı mülkiyete geçişi ya da paylaşmayı gündeme alın.

Vefattan Sonraki Kiralar Terekeye Aittir

KonuKuralDayanak
Ölümden sonraki kiralarTerekeye aitTMK m.640/1
PaylaşımPaylar oranında
“Payımı istiyorum”Kiracıdan istenemezElbirliği
Ölümden önceki alacakTerekeye
Bir mirasçı tahsil ediyorsaHesap vermekle yükümlüTMK m.646/3
GiderlerMahsup edilirVergi, aidat, onarım
ZamanaşımıÖlümle durmaz

Birinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: kira geliri terekeye ait olduğundan mirasçı, kiracıdan doğrudan kendi payını talep edemez.

Kiracı, payına düşen kısmı bir mirasçıya öderse tereke bakımından sorun doğar.

Beşinci satır ise denetim aracıdır: TMK m.646/3 uyarınca tereke mallarına zilyet olan mirasçı, paylaşmada dikkate alınması gereken her şeyi bildirmekle yükümlüdür.

Yedinci satır ise sessiz bir kayıptır: mirasçılar paylaşma tartışmasıyla uğraşırken gelir talepleri bakımından zamanaşımı işlemeye devam eder.

Kiracı Kime Ödeyecek?

DurumKiracının yolu
Mirasçılar anlaşmışBelirlenen hesaba öder
Anlaşma yokÖdeme riski doğar
Birden fazla talepTevdi mahalli tayini
Tereke temsilcisi atanmışTemsilciye öder
Paylı mülkiyete geçilmişPaydaşlara payları oranında
Yanlış kişiye ödemeBorçtan kurtulmayabilir
Kira sözleşmesiÖlümle sona ermez

Üçüncü satır kiracının en güvenli yoludur: birbiriyle çelişen talepler geldiğinde mahkemeden tevdi mahalli tayini istenerek kira bedeli oraya yatırılır.

Böylece kiracı borcundan kurtulur ve mirasçılar arasındaki uyuşmazlığa taraf olmaz.

Altıncı satır ise riski gösterir: yetkisiz bir mirasçıya yapılan ödeme, diğer mirasçılara karşı borçtan kurtarmayabilir.

Yedinci satır ise sıkça sorulan sorunun cevabıdır: kira sözleşmesi ölümle sona ermez, mirasçılar kiraya veren sıfatını devralır.

Tek Başınıza Yapabilecekleriniz

YetkiRıza gerekir miDayanak
Koruma tedbiri istemeHayırTMK m.640/4
Tereke temsilcisi atanmasıHayırTMK m.640/3
Terekenin tespitiHayırTMK m.589
Paylı mülkiyete geçişHayırTMK m.644
Paylaşma davasıHayırTMK m.642
Kira sözleşmesi feshiEvetTMK m.640/2
Taşınmazı satmakEvetOybirliği

İlk beş satır ortak bir özellik taşır: hiçbiri diğer mirasçıların rızasına bağlı değildir.

TMK m.640/4 uyarınca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve korumadan hepsi yararlanır.

İkinci satır ise en işlevsel çözümdür: atanan tereke temsilcisi kiraları tahsil eder, giderleri öder ve hesap verir.

Altıncı ve yedinci satırlar ise sınırdır: tasarruf işlemleri TMK m.640/2 uyarınca oybirliği gerektirir.

Kalıcı Çözüm: Paylı Mülkiyet, Taksim ve Hesaplaşma

YolNe sağlarDayanak
Paylı mülkiyete geçişPayı üzerinde serbestlikTMK m.644
SonuçKirayı doğrudan alabilme
Taksim sözleşmesiOrtaklık biterTMK m.676/3 (yazılı)
Paylaşma davasıAnlaşma yoksaTMK m.642
Geçmiş kiralarAyrıca hesaplaşılırTMK m.640
EcrimisilÖnce yazılı ihtarİntifadan men şartı
ArabuluculukPaylaşmada dava şartı

Birinci ve ikinci satırlar en hızlı kalıcı çözümdür: paylı mülkiyete geçildiğinde her paydaş kira gelirinden payını doğrudan alabilir.

Bu, tek bir mirasçının talebiyle gerçekleşir ve diğerlerinin onayına bağlı değildir.

Beşinci ve altıncı satırlar ise iki ayrı talebi ayırır: kira geliri terekeye aittir ve ihtar şartı aranmaz; ecrimisil ise intifadan men şartına bağlıdır.

Üçüncü satır ise en ucuz yoldur: TMK m.676/3 uyarınca paylaşma sözleşmesi yazılı şekilde yapılır ve taşınmaz içerse dahi resmî şekil aranmaz.

Hesaplaşmada Toplanacak Belgeler

BelgeNeyi gösterir
Kira sözleşmesiBedel ve süre
Banka dekontlarıKime ödendiği
Kiracı beyanıÖdeme geçmişi
Emlak vergisi makbuzlarıGider mahsubu
Aidat ve onarım faturalarıGider mahsubu
Stopaj kayıtlarıVergi boyutu
Yazılı ihtarEcrimisil başlangıcı

İkinci ve üçüncü satırlar hesaplaşmanın temelidir: kiraların kime ödendiği banka kayıtları ve kiracı beyanıyla ortaya konur.

Dördüncü ve beşinci satırlar ise dengeyi kurar: taşınmazı yöneten mirasçının ödediği vergi, aidat ve zorunlu onarım giderleri gelirden mahsup edilir.

Ancak bu giderler belgeyle ispatlanmalıdır; belgesiz gider iddiası dikkate alınmaz.

Yedinci satır ise ecrimisil talebinin başlangıcını belirler ve mutlaka saklanmalıdır.

Tek bakışta: yetkiler, mülkiyet türleri ve başvuru yerleri

Yukarıdaki anlatımın pratik karşılığını üç tabloda topladık. Birinci tablo en sık sorulan soruyu yanıtlıyor: hangi adımı diğer mirasçıların imzası olmadan atabilirsiniz, hangisi için oybirliği şart?

Tablo 1 — Vefattan sonraki kira gelirinde kim neyi tek başına yapabilir?
İşlemTek mirasçı tek başına yapabilir mi?Dayanak
Kiracıdan kendi payına düşen kirayı istemekHayır — kira terekeye aittir, alacak bölünmezTMK m.640/2
Terekedeki hakların korunmasını istemekEvet — korumadan tüm mirasçılar yararlanırTMK m.640/4
Sulh mahkemesinden tereke temsilcisi atanmasını istemekEvet — diğerlerinin rızası aranmazTMK m.640/3
Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini istemekEvet — istem kişiseldirTMK m.644
Kira sözleşmesini feshetmek veya yenilemekHayır — tasarruf işlemi, birlikte yapılırTMK m.640/2
Tahliye davası açmakHayır — ya oybirliği ya temsilci gerekirTMK m.640/2-3

İkinci tablo, kira gelirindeki tıkanıklığın kaynağını gösteriyor. Sorun kötü niyetli bir mirasçı değil, mülkiyetin türü. Elbirliği rejimi devam ettiği sürece tek başınıza tahsil yapamazsınız; paylı mülkiyete geçildiğinde tablo tümüyle değişir.

Tablo 2 — Elbirliği mülkiyeti ile paylı mülkiyet arasındaki fark
ÖlçütElbirliği mülkiyeti (paylaşmadan önce)Paylı mülkiyet (TMK m.644 sonrası)
Payın durumuBelirlenmemiş; malın tamamına birlikte sahiplikTapuda oran olarak belirli (ör. 1/4)
Tasarruf yetkisiOybirliği şartHerkes kendi payında serbest
Kira gelirinin akıbetiTerekeye ait; birlikte tahsil ve yönetimPay oranında talep edilebilir
Payı satma veya ipotek etmeMümkün değilMümkün
Bir mirasçının direnmesiTüm yönetimi kilitlerKilitlemez
Sona erme yoluPaylaşma veya paylı mülkiyete geçişOrtaklığın giderilmesi

Üçüncü tablo, hangi talebi nereye götüreceğinizi özetliyor. Yanlış mahkemeye açılan dava görev veya yetki yönünden reddedilir; bu da aylık kayıp demektir.

Tablo 3 — Hangi talep nereye yapılır?
TalepGörevli mahkemeYetkili yerDayanak
Mirasçılık (veraset) belgesiSulh hukuk mahkemesi veya noterMurisin son yerleşim yeriTMK m.598 · HMK m.382/2-c
Tereke temsilcisi atanmasıSulh hukuk mahkemesiMurisin son yerleşim yeri (kesin yetki)TMK m.640/3 · m.576
Elbirliğinin paylı mülkiyete dönüştürülmesiSulh hukuk mahkemesiTaşınmazın bulunduğu yerTMK m.644 · HMK m.4/1-b · m.12/1
Terekedeki hakların korunmasıSulh hukuk mahkemesiMurisin son yerleşim yeriTMK m.640/4

Not: Terekenin paylaşılması (TMK m.642) davasında görevli mahkemenin sulh hukuk mu asliye hukuk mu olduğu konusunda uygulamada ve öğretide farklı görüşler vardır. Bu nedenle tabloya alınmamıştır; somut dosyada başvuru öncesi avukatınıza danışmanız isabetli olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Babamın vefatından sonra doğan kiralar kime aittir?

Kiralar terekeye aittir. Mirasın açılmasıyla mirasçılar tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti kurar (TMK m.640/2) ve TMK m.701/2 uyarınca ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı malların tamamına yaygındır. Yani kira “size payınız oranında” değil, terekenin bütününe aittir.

Kendi payıma düşen kirayı kiracıdan tek başıma isteyebilir miyim?

Kural olarak hayır. Miras bırakanın kiraya veren sıfatıyla alacaklı olduğu kira parası bakımından mirasçılar birlikte kiranın bütününün alacaklısıdır; mirasçılardan hiçbiri diğerlerinin rızası olmaksızın kira parasının ne bir payı ne de bütünü üzerinde hak ileri sürebilir. Alacağın bölünebilir olması bu sonucu değiştirmez.

Kiracı kime ödeme yapmalı?

Terekeye dahil bir alacak için yapılan ödemeyi kabul etmek, alacak hakkını düşürdüğü için tasarrufi bir işlemdir ve mirasçılar tek başlarına bu işlemi yapamaz. Güvenli ödeme için ya tüm mirasçıların yazılı yetkilendirdiği bir temsilci, ya mahkemece atanmış tereke temsilcisi bulunmalı, ya da paylaşma tamamlanmış olmalıdır.

Mirasçılardan biri tüm kirayı tahsil ediyorsa ne yapabilirim?

Diğerlerinin yetkilendirmesi yoksa bu tahsil hukuken geçerli bir tasarruf değildir ve tahsil edilen para terekeye aittir. Tahsilatı yapan mirasçı terekeye ait bir değeri elinde tutmaktadır; bu tutar paylaşmada tereke hesabının bir kalemi olarak dikkate alınır ve hesap verilmesi gerekir. Yetkilendirme sağlanamıyorsa tereke temsilcisi atanması istenebilir.

Diğer mirasçılar imza vermiyorsa çözüm nedir?

TMK m.640/3 tam bu tıkanıklık için düzenlenmiştir: mirasçılardan her biri tek başına sulh hukuk mahkemesine başvurarak miras ortaklığına temsilci atanmasını isteyebilir ve diğer mirasçıların muvafakati aranmaz. Temsilci, kira toplama dahil olağan yönetim işlerini yürütür; atama miras ortaklığını sona erdirmez, paylaşmaya kadar süren geçici bir çözümdür.

Tek başıma hiçbir şey yapamaz mıyım?

Yapabilirsiniz. TMK m.702/4 uyarınca ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir ve bu korumadan bütün ortaklar yararlanır. Koruma, dava açma yoluyla veya başkaca koruyucu önlemler alınarak sağlanabilir; örneğin taşınmaza üçüncü kişi müdahale ediyorsa el atmanın önlenmesi davası tek başına açılabilir.

Elbirliği mülkiyetinden nasıl çıkılır?

TMK m.703 uyarınca elbirliği mülkiyeti; malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesiyle sona erer. TMK m.644 mirasçılara paylı mülkiyete geçiş imkânı tanır. Paylı mülkiyete geçildiğinde TMK m.688/3 uyarınca her paydaş kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur.

Terekeye ait taşınmaz için dava açarken tüm mirasçıların katılması şart mı?

Elbirliği hâlinde mülkiyete tabi terekede, terekeye ilişkin tasarruf işlemleri TMK m.640 ve m.702 gereğince birlikte yapılır ve dava açma da tasarrufi işlem niteliğindedir. Ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa mahkeme, TMK m.640 uyarınca terekeye temsilci atanması için davacıya süre verir. Buna karşılık koruma amacı taşıyan davalar TMK m.702/4 kapsamında tek başına açılabilir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 24 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Kiracıya bildirim nasıl yapılmalı?

Mirasçılık belgesi eklenmiş, tüm mirasçıların imzasını taşıyan yazılı bildirim yapılmalı ve ödeme yapılacak hesap belirtilmelidir.

Kiracı ödemeyi durdurursa ne yapılır?

Muhatap belirsizliği gideren bildirim yapıldıktan sonra ödeme yapılmazsa temerrüt hükümleri işletilir.

Kira geliri vergi beyanında nasıl gösterilir?

Her mirasçı kendi payına düşen kira gelirini beyan eder. Ortak hesapta toplanması bu yükümlülüğü değiştirmez.

Ölüm öncesi birikmiş kiralar kime aittir?

Ölüm tarihinden önce muaccel olmuş kiralar tereke alacağıdır ve mirasçılara payları oranında geçer.

Kirayı tahsil eden mirasçı hesap verir mi?

Evet. Tahsil edilen gelir miras ortaklığına ait olduğundan, tahsil eden mirasçı diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür.

Dükkân yeniden kiraya verilecekse karar nasıl alınır?

Kiraya verme tasarruf niteliğinde olduğundan mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir. Tıkanma hâlinde tereke temsilcisi atanması istenebilir.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk