Ne yaşandı?
Bir kişi vefat eder; geride başkalarına verdiği borçlar veya tahsil edilmemiş alacakları (senet, ödünç, kira alacağı) kalır. Mirasçılar bu alacakları kimden, nasıl tahsil edeceklerini ve aralarında nasıl paylaşacaklarını bilemez. Borçlular da ödemeye yanaşmayabilir. Rehber, alacağın ispatını, tahsil yollarını ve mirasçılar arasındaki paylaşımı adım adım açıklıyor.
📌 Bu konunun kapsamlı rehberi: Miras Bırakanın Alacaklarının Mirasçılarca Tahsili — konunun tüm ayrıntıları, güncel mevzuat ve dava süreci orada ele alınıyor.
Vefat eden yakınınızın tahsil edilmemiş alacakları mı var?
Tek başınıza mı, temsilciyle mi ilerleyeceğinizi birlikte netleştirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Mirasçılar, miras bırakanın alacaklarını tahsil etme yollarını araştırır.
Bu durumda ne yapmalısınız?
- Alacakların mirasçılara geçtiğini bilin: Miras bırakanın alacakları, ölümle birlikte külli halefiyet ilkesi uyarınca mirasçılara geçer; mirasçılar bu alacakları talep edebilir.
- Alacağı belgeleyin: Senet, sözleşme, banka kaydı, yazışma gibi alacağı ispatlayan belgeleri toplayın.
- Elbirliği ilkesini gözetin: Mirasçılar terekeye dahil alacaklar üzerinde kural olarak birlikte hareket eder; tahsil ve dava da bu çerçevede yürür.
- Zamanaşımına dikkat edin: Alacağın türüne göre işleyen zamanaşımı sürelerini kaçırmamak önemlidir.
- Avukata danışın: Tahsil ve gerekirse icra/dava süreci için profesyonel destek alın.
Miras bırakanın alacakları, ölümle birlikte mirasçılara geçer ve mirasçılar bunları tahsil edebilir; ancak mirasçılar kural olarak birlikte hareket eder. Alacağı belgelemek ve zamanaşımını gözetmek kritik adımlardır. Bu nedenle bir uzmandan destek almak yararlıdır.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.
Alacaklar geçer ama tek başınıza tahsil edemezsiniz
Miras bırakanın alacakları ölümle birlikte külli halefiyet ilkesi uyarınca mirasçılara geçer. Ancak buradan “her mirasçı kendi payını borçludan isteyebilir” sonucu çıkmaz — ve bu, en sık yapılan hatadır.
TMK m.640: “Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.“
Elbirliği mülkiyetinin özelliği şudur: ortaklığın tüzel kişiliği yoktur, ancak ortaklardan her birinin de eşya veya hak üzerinde doğrudan bir hakkı bulunmaz. Mülkiyet bir bütün olarak ortakların tümüne aittir; ortaklık tasfiye oluncaya kadar hiçbir mirasçının ayrı mal veya hak sahipliği yoktur. Mirasçılar paydaş değil, ortaktır.
Sonuç: zorunlu dava arkadaşlığı. Terekeye ait bir alacağın tahsili için dava açmak bir tasarruf işlemidir ve payda tasarruf geçersizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında; terekede elbirliği mülkiyeti sürdükçe ve taksim kanıtlanmadıkça mirasçıların ancak birlikte hareket edebileceği ya da atanacak temsilciyle dava açabileceği, mirasçılardan birkaçının kendi payları için açtığı davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle dinlenemeyeceği kabul edilmektedir.
Alacağın “bölünebilir” olması bu sonucu değiştirmez. Para alacağı da olsa tereke bir bütündür; alacak terekeye aittir, mirasçıların ayrı ayrı alacağı değildir.
İçtihadı Birleştirme Kararının açtığı kapı
Katı kural uygulamada yumuşatılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 11.10.1982 tarihli ve 1982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca:
Bir ortak tek başına dava açabilir; ancak davaya devam edebilmesi için öteki ortakların olurlarının (onaylarının) alınması veya miras ortaklığına atanacak temsilci aracılığıyla davanın sürdürülmesi gerekir.
Pratikte bu ne anlama gelir? Zamanaşımı dolmak üzereyse ya da acil bir durum varsa tek başınıza dava açabilirsiniz — dava açılmış sayılır ve zamanaşımı kesilir. Ancak yargılama yürüyebilmesi için eksikliğin giderilmesi şarttır.
Mahkeme ne yapar? Uygulamada mahkemeler, dava açmamış mirasçıların muvafakati alındıktan veya davaya katılımları sağlandıktan sonra davaya devam eder. Aksi hâlde ya davayı reddeder ya da TMK m.640/3 uyarınca terekeye temsilci atanması için davacıya uygun bir süre verir. Bu süre kaçırılırsa dava usulden reddedilir.
Önemli istisna — mirasçılar arası davalar. Bu kural yalnızca mirasçı olmayan kişiler aleyhine açılacak davalar için geçerlidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 15.03.2004 tarihli, E. 2003/14108, K. 2004/3199 sayılı kararında belirtildiği üzere, bir mirasçının diğer bir mirasçı aleyhine açtığı davada tüm mirasçıların katılması ya da izni aranmaz. Yani borçlu kardeşinizse tek başınıza dava açabilirsiniz.
Koruyucu işlemler serbesttir. TMK m.640’ın son fıkrası ve TMK m.702/4 uyarınca “mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir; sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.” Zamanaşımını kesmeye yönelik işlemler, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri bu kapsamda tek başına yapılabilir.
Tereke temsilcisi: tıkanıklığı açan anahtar
Mirasçılardan biri onay vermiyorsa — küs, ulaşılamıyor ya da kasten engelliyorsa — ortaklık kilitlenir. Gelir getiren taşınmaz kiraya verilemez, alacaklar tahsil edilemez, borçlar ödenemez, miras kalan işletme çalıştırılamaz.
TMK m.640/3 bu tıkanıklığı aşmak için düzenlenmiştir: mirasçılardan her biri tek başına sulh hukuk mahkemesine başvurarak miras ortaklığına temsilci atanmasını isteyebilir. Diğer mirasçıların muvafakati şart değildir. Bu, elinizdeki en pratik araçtır.
Atamanın niteliği: temsilci tayini miras ortaklığını sona erdirmez; yalnızca yönetim işlevini kolaylaştırır ve paylaşmaya kadar süren geçici bir çözümdür. Temsilci, tereke adına dava açabilir, takip yapabilir, tahsilat gerçekleştirir ve terekeyi yönetir.
Ne zaman başvurmalı? Şu belirtiler varsa vakit kaybetmeden:
- Mirasçılardan biri belge imzalamıyor, muvafakat vermiyor ya da ulaşılamıyor,
- Borçlunun malvarlığını eritme ihtimali var,
- Alacakta zamanaşımı yaklaşıyor,
- Terekede kira geliri, işletme veya sürekli yönetim gerektiren bir değer var,
- Yurt dışında yaşayan mirasçı bulunuyor.
Alternatif: yazılı muvafakat. Mirasçılar arasında sorun yoksa, temsilci atamak yerine diğerlerinden yazılı muvafakat almak ya da davayı hep birlikte açmak daha hızlıdır. Muvafakatnamenin dava dosyasına süresinde sunulması gerekir.
Alacağın ispatı, tahsil yolları ve paylaşım
Önce alacağı belgeleyin. Tahsilin önündeki asıl engel çoğu zaman usul değil, ispattır. Toplanacaklar:
- Senet, çek ve bono — asılları; kambiyo senedi varsa kambiyo senetlerine özgü takip yolu açıktır ve daha hızlıdır.
- Yazılı sözleşme, ödünç belgesi, protokol.
- Banka kayıtları — havale ve EFT dekontları, açıklama satırları belirleyicidir.
- Kira sözleşmesi ve ödeme kayıtları.
- Yazışmalar — mesaj, e-posta, borç ikrarı içeren her türlü kayıt.
- Tanık beyanları — senetsiz ödünçlerde sınırlı değere sahiptir; yazılı delil kuralı gözetilmelidir.
- Miras bırakanın banka hesap hareketleri ve varsa noter işlemleri.
Tahsil yolları. Belge kambiyo senedi ise kambiyo takibi; adi senet veya sözleşmeye dayanıyorsa ilamsız icra takibi ya da alacak davası gündeme gelir. Borçlu itiraz ederse itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yoluna gidilir. Zamanaşımı, alacağın kaynağına göre belirlenir ve miras bırakanın sağlığında işlemeye başlamış süre kaldığı yerden devam eder; ölüm zamanaşımını yeniden başlatmaz.
Tahsil edilen para terekeye girer. Tahsilat yapan mirasçı parayı kendi payına mahsup edemez; tutar terekeye dâhil olur ve paylaşmada dikkate alınır. Aksi davranış diğer mirasçılara karşı sorumluluk doğurur.
Paylaşım. Alacaklar tahsil edildikten ve tereke borçları ödendikten sonra kalan değer, miras payları oranında paylaştırılır. Mirasçılar anlaşarak paylaşma sözleşmesi yapabilir; anlaşamazlarsa mirasın paylaştırılması (ortaklığın giderilmesi) davası açılır.
Bir hatırlatma: terekede yalnız alacak değil borç da olabilir. Alacakları tahsile girişmeden önce terekenin pasifini de görmek gerekir; borçlu bir terekede yapılacak tahsilat işlemi, mirasın zımnen kabulü sayılabilir ve ret hakkını düşürebilir.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Dava AÇMAK (zamanaşımı kesmek için) | Tek başınıza yapabilirsiniz |
| Davaya DEVAM etmek | Öteki mirasçıların oluru YA DA TMK 640/3 temsilci gerekir |
| Borçlu bir MİRASÇIYSA (örn. kardeşiniz) | İstisna — tek başınıza sonuna kadar sürdürebilirsiniz |
| Belirti | Anlamı |
|---|---|
| Mirasçı imza vermiyor/ulaşılamıyor | Ortaklık kilitlenmiş demektir |
| Borçlunun malvarlığını eritme ihtimali | Acele edilmeli |
| Alacakta zamanaşımı yaklaşıyor | Koruyucu işlem + temsilci istemi birlikte düşünülmeli |
| Terekede kira geliri/işletme var | Sürekli yönetim ihtiyacı temsilciyi gerektirir |
| Belge Türü | Yol |
|---|---|
| Senet, çek, bono | Kambiyo senetlerine özgü takip (daha hızlı) |
| Adi senet / yazılı sözleşme | İlamsız icra takibi veya alacak davası |
| Borçlu itiraz ederse | İtirazın iptali veya itirazın kaldırılması |
Alacağın İspatı: Neyi Belgelemek Gerekir?
Terekedeki alacaklar, taşınmazlardan farklı olarak görünür bir kayda dayanmaz. Tahsil davasının başarısı, alacağın varlığının ispatına bağlıdır.
| Delil | Ne gösterir | Gücü |
|---|---|---|
| Senet veya sözleşme | Borcun varlığı ve tutarı | Yüksek |
| Banka transferi | Paranın verildiği | Yüksek |
| Yazışma ve mesajlar | Borcun kabulü | Orta-yüksek |
| Kısmi ödeme kayıtları | Borcun ikrarı; zamanaşımını keser | Yüksek |
| Muhasebe ve defter kayıtları | Ticari alacaklarda | Yüksek |
| Tanık beyanı | Sınırlı; senetle ispat kuralı | Destekleyici |
Dördüncü satır çoğu dosyada gözden kaçar ancak iki yönlü değer taşır: kısmi ödeme hem borcun ikrarıdır hem de zamanaşımını keser ve süreyi yeniden başlatır.
Bu nedenle ölümden önce yapılmış son ödemenin tarihi mutlaka tespit edilmelidir; zamanaşımı hesabı bu tarihten yapılır.
Altıncı satır ise sınır içerir: belirli tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı kuralı gereği, tanık beyanı tek başına yeterli olmayabilir. Ancak yazılı delil başlangıcı bulunuyorsa tanık dinlenebilir.
Zamanaşımı: Alacak Ölümle Durmaz
Terekedeki alacaklar bakımından en sık yaşanan kayıp, mirasçıların paylaşmayı beklerken zamanaşımını kaçırmasıdır. Alacağın zamanaşımı ölümle durmaz veya uzamaz.
| Durum | Etki |
|---|---|
| Ölüm | Zamanaşımını durdurmaz |
| Paylaşmanın yapılmaması | Süreyi uzatmaz |
| Dava açılması | Zamanaşımını keser |
| Borçlunun ikrarı veya kısmi ödemesi | Zamanaşımını keser |
| İcra takibi | Zamanaşımını keser |
Bu tablo şu sonucu doğurur: mirasçılar arasında anlaşmazlık sürerken borçluya karşı hiçbir işlem yapılmazsa, alacak zamanaşımına uğrayabilir ve tereke bu değeri kaybeder.
Çözüm TMK m.640/4’tedir: mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan korumadan hepsi yararlanır. Zamanaşımını kesmeye yönelik işlemler bu kapsamda değerlendirilir.
Ayrıca TMK m.610’un son fıkrası önemli bir güvence içerir: zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.
Yani ret süresi henüz işlerken bile, alacağı korumak için dava açılabilir ve bu işlem terekeyi sahiplenme sayılmaz.
Tahsil Edilen Para Nereye Gider?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Tahsil edilen tutar | Terekeye ait; paylar oranında | TMK m.640 |
| Tahsil eden mirasçı | Terekeye dâhil etmek zorunda | TMK m.646/3 |
| Yapılan masraflar | Terekeden karşılanır | Tereke gideri |
| Fazla ödeme yapan mirasçı | Rücu edebilir | TMK m.682 |
| Faiz ve semereler | Terekeye ait | Semere kuralları |
İkinci satır kanuni bir yükümlülüktür: tereke mallarına zilyet olan mirasçılar paylaşma sırasında eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdür. Tahsil edilen alacak bu kapsamdadır.
Üçüncü satır ise tahsil eden mirasçıyı korur: dava masrafları, vekâlet ücreti ve icra giderleri terekeden karşılanır. Bu nedenle makbuzların saklanması gerekir.
Beşinci satır sıkça atlanır: alacağa işleyen faiz de terekeye aittir ve paylaşmada hesaba katılır. Yalnızca anapara üzerinden yapılan paylaşım eksik kalır.
Borçlu Ödemiyorsa: İzlenecek Yol
| # | Adım | Not |
|---|---|---|
| 1 | Terekenin tespitini isteyin | Alacaklar kayda geçer (TMK m.589) |
| 2 | Mirasçılık belgesi alın | Takibin ön şartı |
| 3 | Borçluya ihtar çekin | Temerrüt ve faiz başlar |
| 4 | Zamanaşımı yaklaşıyorsa hemen takip başlatın | TMK m.610/son güvencesi |
| 5 | Mirasçılar anlaşamıyorsa temsilci isteyin | TMK m.640/3 |
| 6 | Tahsil edileni terekeye dâhil edin | Paylaşmada hesaba katılır |
Beşinci adım, alacak dosyalarındaki en yaygın tıkanıklığı çözer: elbirliği mülkiyeti nedeniyle takip için kural olarak tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir. Bir mirasçı imza vermezse süreç durur.
Tereke temsilcisi atandığında takip onun eliyle yürütülür ve diğer mirasçıların onayı aranmaz. Talep mirasçılardan yalnızca biri tarafından yapılabilir.
Dördüncü adım ise zaman baskısı altındaki dosyalarda önceliklidir: zamanaşımı dolmak üzereyse, paylaşma tartışması beklenmeden takip başlatılmalıdır.
Alacak Terekede Nasıl Görünür Hâle Gelir?
Terekede alacak bulunduğu çoğu zaman bilinmez; muris kayıt tutmamış olabilir. Araştırma yapılmadan bu değer paylaşma dışında kalır.
| Araç | Ne sağlar |
|---|---|
| Terekenin tespiti talebi | Kurumlara toplu müzekkere |
| Banka hesap hareketleri | Verilen paranın izi |
| Derdest dava ve icra dosyaları | Devam eden alacaklar |
| Muhasebe kayıtları | Ticari alacaklar |
| Yazışmalar ve mesajlar | Borç ikrarı |
| Kiralık kasa içeriği | Senet ve sözleşmeler |
Üçüncü satır özellikle önemlidir: muris ölmeden önce dava açmış veya icra takibi başlatmışsa, bu dosyalar mirasçılarca sürdürülebilir. Dosyaların takipsiz kalması hak kaybına yol açar.
Derdest dosyalarda vekâlet ölümle sona erdiğinden mirasçıların yeni vekâletname vermesi gerekir. Yurt dışındaki mirasçılar bakımından bu süreç haftalar alabilir; erken başlatılmalıdır.
Birinci satır ise en kapsamlı yoldur. TMK m.589 hâkime terekenin korunması için gerekli olan bütün önlemleri alma yetkisi verdiğinden, kurumlara toplu müzekkere yazdırılması bu kapsamda istenebilir.
Borçlu da Bir Mirasçıysa
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Mirasçı murise borçlu | Borç payından mahsup edilir | TMK m.653 |
| Borç payını aşıyorsa | Aşan kısım ayrıca istenir | Genel hükümler |
| Borç inkâr ediliyorsa | Alacak davası | Genel hükümler |
| Karşılıksız devir yapılmışsa | Denkleştirme | TMK m.669 |
Birinci satır paylaşmayı kolaylaştıran bir kuraldır: TMK m.653 uyarınca mirasçının mirasbırakana olan borcu, payına mahsup edilir. Ayrı bir tahsil süreci gerekmez.
Bu nedenle borçlu mirasçının bulunduğu dosyalarda, paylaşma dilekçesinde mahsup talebi açıkça ileri sürülmelidir. Talep edilmezse mahkeme resen dikkate almaz.
Dördüncü satır ise farklı bir kurumdur: devir karşılıksız yapılmışsa bu bir borç değil kazandırmadır ve TMK m.669 uyarınca denkleştirmeye tabi olur. İki talep karıştırılmamalıdır.
Alacak Paylaşmada Nasıl Ele Alınır?
| Durum | Çözüm | Dayanak |
|---|---|---|
| Alacak tahsil edilmiş | Nakit olarak paylar oranında | TMK m.642 |
| Alacak henüz tahsil edilmemiş | Bir mirasçıya özgülenebilir | TMK m.642/3 |
| Tahsili şüpheli | Değeri düşük hesaplanır | Değerleme |
| Dava derdest | Sonucu beklenebilir | — |
İkinci satır pratik bir çözüm sunar: tahsil edilmemiş bir alacak, riskini üstlenmek isteyen mirasçıya özgülenebilir ve değer farkı para ile denkleştirilir.
Böylece diğer mirasçılar tahsil riskinden kurtulur, özgülenen mirasçı ise tahsil ettiğinde tamamını alır. Bu, yıllarca sürecek bir bekleyişi ortadan kaldırır.
Üçüncü satır ise değerlemeyi ilgilendirir: borçlunun ödeme gücü zayıfsa alacağın nominal değeri üzerinden yapılan paylaşım adaletsiz sonuç doğurur. Tahsil edilebilirlik değerlemede dikkate alınmalıdır.
Ret Süresi İşlerken Alacak Nasıl Korunur?
Borçlu bir terekede mirasçı henüz karar vermemişken, terekedeki alacağın zamanaşımına uğraması riski doğar. Kanun bu ikilemi çözer.
TMK m.610’un son fıkrası: zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.
| İşlem | Ret hakkını düşürür mü |
|---|---|
| Zamanaşımını kesmek için dava açmak | Hayır |
| Cebrî icra takibi başlatmak | Hayır |
| Tahsil edilen parayı kullanmak | Evet |
| Terekeye ait malı kendine mal etmek | Evet |
İlk iki satır mirasçıya hareket alanı verir: alacağı korumak için yapılan işlemler koruma niteliğindedir ve terekeyi sahiplenme sayılmaz.
Üçüncü satır ise sınırı gösterir: tahsil edilen paranın kişisel olarak kullanılması sahiplenmedir ve TMK m.610/2 uyarınca ret hakkını düşürür.
Bu nedenle ret kararı verilmeden tahsil edilen tutarlar ayrı bir hesapta tutulmalı ve terekeye ait olduğu belgelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Babamın alacağını tek başıma tahsil edebilir miyim?
Kural olarak hayır. TMK m.640 uyarınca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birkaçının kendi payları için açtığı dava taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle dinlenmez.
Tek başıma dava açarsam ne olur?
Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 11.10.1982 tarihli, 1982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bir ortak tek başına dava açabilir; ancak davaya devam edebilmesi için diğer ortakların onaylarının alınması veya miras ortaklığına atanacak temsilci aracılığıyla davanın sürdürülmesi gerekir. Mahkeme bu eksiklik için süre verir.
Diğer mirasçılar muvafakat vermiyorsa ne yapabilirim?
TMK m.640/3 uyarınca mirasçılardan her biri tek başına sulh hukuk mahkemesine başvurarak miras ortaklığına temsilci atanmasını isteyebilir; diğer mirasçıların muvafakati şart değildir. Temsilci tereke adına dava açabilir ve tahsilat yapabilir.
Borçlu diğer mirasçılardan biriyse durum değişir mi?
Evet. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 15.03.2004 tarihli, E. 2003/14108, K. 2004/3199 sayılı kararında belirtildiği üzere, bir mirasçının diğer bir mirasçı aleyhine açtığı davada tüm mirasçıların katılması ya da izni aranmaz. Bu kural yalnızca mirasçı olmayan kişilere karşı açılan davalarda geçerlidir.
Zamanaşımı doluyor, acilen ne yapabilirim?
TMK m.640’ın son fıkrası ve TMK m.702/4 uyarınca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve bu korumadan tüm mirasçılar yararlanır. Zamanaşımını kesmeye yönelik işlemler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri tek başına yapılabilir.
Ölümle zamanaşımı yeniden başlar mı?
Hayır. Zamanaşımı alacağın kaynağına göre belirlenir ve miras bırakanın sağlığında işlemeye başlamış süre kaldığı yerden devam eder; ölüm süreyi yeniden başlatmaz.
Tahsil ettiğim parayı kendi payıma sayabilir miyim?
Hayır. Tahsil edilen tutar terekeye dâhil olur ve paylaşmada dikkate alınır. Parayı kendi payına mahsup eden mirasçı, diğer mirasçılara karşı sorumluluk altına girer.
Tahsilat yapmam mirası kabul etmiş sayılmama yol açar mı?
Yol açabilir. Terekeye ilişkin işlem yapmak mirasın zımnen kabulü sayılabilir ve ret hakkını düşürebilir. Bu nedenle alacakları tahsile girişmeden önce terekenin borçlarının da tespit edilmesi gerekir.
İlgili Rehberler
- Mirasçıların Borç Sorumluluğu
- Mirasın Resmî Tasfiyesi
- Kefalet Borcu Mirasçılara Geçer mi?
- Miras Hukuku Rehberi
- Babamın Banka Hesabındaki Paraya/Ortak Hesaba Ulaşamıyoruz
- Tazminat Alacağının Devri, Haczi ve Mirasçılara Geçişi
- Babamın Vergi/SGK Borçları Çıktı — Bunlardan Sorumlu muyuz?
- Kamu Alacakları (Vergi/SGK) Karşısında Mirasçıların Sorumluluğu
- Miras Ortaklığında Yönetim ve Oybirliği İlkesi (TMK 640 vd.)
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki 24 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Alacak senede bağlıysa nasıl takip edilir?
Kambiyo senedine dayalı takip yolları kullanılabilir. Senedin zamanaşımı süreleri ayrıca gözetilmelidir.
Borçlu ödemeyi kabul ediyorsa nasıl işlem yapılır?
Borç ikrarının yazılı alınması hem alacağı belgeler hem TBK m.154 uyarınca zamanaşımını keser.
Tahsil edilen para nereye yatırılmalı?
Mirasçılar adına açılacak ortak hesaba yatırılması, sonraki hesaplaşmayı kolaylaştırır.
Borçlu ödemeyi taksitlendirmek isterse ne yapılır?
Taksit anlaşması yapılabilir; ancak bu bir tasarruf işlemi olduğundan mirasçıların birlikte karar vermesi uygundur.
Alacak belgesiz ise ne yapılabilir?
HMK m.202 delil başlangıcı ve m.203/1-a aile içi işlem istisnası değerlendirilir. Banka kayıtları ve tanık beyanları kullanılır.
Alacak tahsil edilemezse tereke bilançosunda nasıl gösterilir?
Şüpheli alacak olarak değerlendirilir. Mirasın reddi kararı verilirken bu husus gözetilmelidir.


