Babamın Alacakları/Verdiği Borçlar Vardı — Nasıl Tahsil Ederiz?
25 Temmuz 2026

Babamın Alacakları/Verdiği Borçlar Vardı — Nasıl Tahsil Ederiz?

Ne yaşandı?

Bir kişi vefat eder; geride başkalarına verdiği borçlar veya tahsil edilmemiş alacakları (senet, ödünç, kira alacağı) kalır. Mirasçılar bu alacakları kimden, nasıl tahsil edeceklerini ve aralarında nasıl paylaşacaklarını bilemez. Borçlular da ödemeye yanaşmayabilir. Rehber, alacağın ispatını, tahsil yollarını ve mirasçılar arasındaki paylaşımı adım adım açıklıyor.

📌 Bu konunun kapsamlı rehberi: Miras Bırakanın Alacaklarının Mirasçılarca Tahsili — konunun tüm ayrıntıları, güncel mevzuat ve dava süreci orada ele alınıyor.

Vefat eden yakınınızın tahsil edilmemiş alacakları mı var?

Tek başınıza mı, temsilciyle mi ilerleyeceğinizi birlikte netleştirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Mirasçılar, miras bırakanın alacaklarını tahsil etme yollarını araştırır.

Bu durumda ne yapmalısınız?

  • Alacakların mirasçılara geçtiğini bilin: Miras bırakanın alacakları, ölümle birlikte külli halefiyet ilkesi uyarınca mirasçılara geçer; mirasçılar bu alacakları talep edebilir.
  • Alacağı belgeleyin: Senet, sözleşme, banka kaydı, yazışma gibi alacağı ispatlayan belgeleri toplayın.
  • Elbirliği ilkesini gözetin: Mirasçılar terekeye dahil alacaklar üzerinde kural olarak birlikte hareket eder; tahsil ve dava da bu çerçevede yürür.
  • Zamanaşımına dikkat edin: Alacağın türüne göre işleyen zamanaşımı sürelerini kaçırmamak önemlidir.
  • Avukata danışın: Tahsil ve gerekirse icra/dava süreci için profesyonel destek alın.

Miras bırakanın alacakları, ölümle birlikte mirasçılara geçer ve mirasçılar bunları tahsil edebilir; ancak mirasçılar kural olarak birlikte hareket eder. Alacağı belgelemek ve zamanaşımını gözetmek kritik adımlardır. Bu nedenle bir uzmandan destek almak yararlıdır.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.

Alacaklar geçer ama tek başınıza tahsil edemezsiniz

Miras bırakanın alacakları ölümle birlikte külli halefiyet ilkesi uyarınca mirasçılara geçer. Ancak buradan “her mirasçı kendi payını borçludan isteyebilir” sonucu çıkmaz — ve bu, en sık yapılan hatadır.

TMK m.640: “Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

Elbirliği mülkiyetinin özelliği şudur: ortaklığın tüzel kişiliği yoktur, ancak ortaklardan her birinin de eşya veya hak üzerinde doğrudan bir hakkı bulunmaz. Mülkiyet bir bütün olarak ortakların tümüne aittir; ortaklık tasfiye oluncaya kadar hiçbir mirasçının ayrı mal veya hak sahipliği yoktur. Mirasçılar paydaş değil, ortaktır.

Sonuç: zorunlu dava arkadaşlığı. Terekeye ait bir alacağın tahsili için dava açmak bir tasarruf işlemidir ve payda tasarruf geçersizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında; terekede elbirliği mülkiyeti sürdükçe ve taksim kanıtlanmadıkça mirasçıların ancak birlikte hareket edebileceği ya da atanacak temsilciyle dava açabileceği, mirasçılardan birkaçının kendi payları için açtığı davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle dinlenemeyeceği kabul edilmektedir.

Alacağın “bölünebilir” olması bu sonucu değiştirmez. Para alacağı da olsa tereke bir bütündür; alacak terekeye aittir, mirasçıların ayrı ayrı alacağı değildir.

İçtihadı Birleştirme Kararının açtığı kapı

Katı kural uygulamada yumuşatılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 11.10.1982 tarihli ve 1982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca:

Bir ortak tek başına dava açabilir; ancak davaya devam edebilmesi için öteki ortakların olurlarının (onaylarının) alınması veya miras ortaklığına atanacak temsilci aracılığıyla davanın sürdürülmesi gerekir.

Pratikte bu ne anlama gelir? Zamanaşımı dolmak üzereyse ya da acil bir durum varsa tek başınıza dava açabilirsiniz — dava açılmış sayılır ve zamanaşımı kesilir. Ancak yargılama yürüyebilmesi için eksikliğin giderilmesi şarttır.

Mahkeme ne yapar? Uygulamada mahkemeler, dava açmamış mirasçıların muvafakati alındıktan veya davaya katılımları sağlandıktan sonra davaya devam eder. Aksi hâlde ya davayı reddeder ya da TMK m.640/3 uyarınca terekeye temsilci atanması için davacıya uygun bir süre verir. Bu süre kaçırılırsa dava usulden reddedilir.

Önemli istisna — mirasçılar arası davalar. Bu kural yalnızca mirasçı olmayan kişiler aleyhine açılacak davalar için geçerlidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 15.03.2004 tarihli, E. 2003/14108, K. 2004/3199 sayılı kararında belirtildiği üzere, bir mirasçının diğer bir mirasçı aleyhine açtığı davada tüm mirasçıların katılması ya da izni aranmaz. Yani borçlu kardeşinizse tek başınıza dava açabilirsiniz.

Koruyucu işlemler serbesttir. TMK m.640’ın son fıkrası ve TMK m.702/4 uyarınca “mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir; sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.” Zamanaşımını kesmeye yönelik işlemler, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri bu kapsamda tek başına yapılabilir.

Tereke temsilcisi: tıkanıklığı açan anahtar

Mirasçılardan biri onay vermiyorsa — küs, ulaşılamıyor ya da kasten engelliyorsa — ortaklık kilitlenir. Gelir getiren taşınmaz kiraya verilemez, alacaklar tahsil edilemez, borçlar ödenemez, miras kalan işletme çalıştırılamaz.

TMK m.640/3 bu tıkanıklığı aşmak için düzenlenmiştir: mirasçılardan her biri tek başına sulh hukuk mahkemesine başvurarak miras ortaklığına temsilci atanmasını isteyebilir. Diğer mirasçıların muvafakati şart değildir. Bu, elinizdeki en pratik araçtır.

Atamanın niteliği: temsilci tayini miras ortaklığını sona erdirmez; yalnızca yönetim işlevini kolaylaştırır ve paylaşmaya kadar süren geçici bir çözümdür. Temsilci, tereke adına dava açabilir, takip yapabilir, tahsilat gerçekleştirir ve terekeyi yönetir.

Ne zaman başvurmalı? Şu belirtiler varsa vakit kaybetmeden:

  • Mirasçılardan biri belge imzalamıyor, muvafakat vermiyor ya da ulaşılamıyor,
  • Borçlunun malvarlığını eritme ihtimali var,
  • Alacakta zamanaşımı yaklaşıyor,
  • Terekede kira geliri, işletme veya sürekli yönetim gerektiren bir değer var,
  • Yurt dışında yaşayan mirasçı bulunuyor.

Alternatif: yazılı muvafakat. Mirasçılar arasında sorun yoksa, temsilci atamak yerine diğerlerinden yazılı muvafakat almak ya da davayı hep birlikte açmak daha hızlıdır. Muvafakatnamenin dava dosyasına süresinde sunulması gerekir.

Alacağın ispatı, tahsil yolları ve paylaşım

Önce alacağı belgeleyin. Tahsilin önündeki asıl engel çoğu zaman usul değil, ispattır. Toplanacaklar:

  • Senet, çek ve bono — asılları; kambiyo senedi varsa kambiyo senetlerine özgü takip yolu açıktır ve daha hızlıdır.
  • Yazılı sözleşme, ödünç belgesi, protokol.
  • Banka kayıtları — havale ve EFT dekontları, açıklama satırları belirleyicidir.
  • Kira sözleşmesi ve ödeme kayıtları.
  • Yazışmalar — mesaj, e-posta, borç ikrarı içeren her türlü kayıt.
  • Tanık beyanları — senetsiz ödünçlerde sınırlı değere sahiptir; yazılı delil kuralı gözetilmelidir.
  • Miras bırakanın banka hesap hareketleri ve varsa noter işlemleri.

Tahsil yolları. Belge kambiyo senedi ise kambiyo takibi; adi senet veya sözleşmeye dayanıyorsa ilamsız icra takibi ya da alacak davası gündeme gelir. Borçlu itiraz ederse itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yoluna gidilir. Zamanaşımı, alacağın kaynağına göre belirlenir ve miras bırakanın sağlığında işlemeye başlamış süre kaldığı yerden devam eder; ölüm zamanaşımını yeniden başlatmaz.

Tahsil edilen para terekeye girer. Tahsilat yapan mirasçı parayı kendi payına mahsup edemez; tutar terekeye dâhil olur ve paylaşmada dikkate alınır. Aksi davranış diğer mirasçılara karşı sorumluluk doğurur.

Paylaşım. Alacaklar tahsil edildikten ve tereke borçları ödendikten sonra kalan değer, miras payları oranında paylaştırılır. Mirasçılar anlaşarak paylaşma sözleşmesi yapabilir; anlaşamazlarsa mirasın paylaştırılması (ortaklığın giderilmesi) davası açılır.

Bir hatırlatma: terekede yalnız alacak değil borç da olabilir. Alacakları tahsile girişmeden önce terekenin pasifini de görmek gerekir; borçlu bir terekede yapılacak tahsilat işlemi, mirasın zımnen kabulü sayılabilir ve ret hakkını düşürebilir.

Tek başına dava açabilir misiniz? (Yargıtay Büyük GK İBK 11.10.1982, 1982/3-2)
DurumSonuç
Dava AÇMAK (zamanaşımı kesmek için)Tek başınıza yapabilirsiniz
Davaya DEVAM etmekÖteki mirasçıların oluru YA DA TMK 640/3 temsilci gerekir
Borçlu bir MİRASÇIYSA (örn. kardeşiniz)İstisna — tek başınıza sonuna kadar sürdürebilirsiniz
Ne zaman temsilci istenmeli?
BelirtiAnlamı
Mirasçı imza vermiyor/ulaşılamıyorOrtaklık kilitlenmiş demektir
Borçlunun malvarlığını eritme ihtimaliAcele edilmeli
Alacakta zamanaşımı yaklaşıyorKoruyucu işlem + temsilci istemi birlikte düşünülmeli
Terekede kira geliri/işletme varSürekli yönetim ihtiyacı temsilciyi gerektirir
Alacağın türüne göre tahsil yolu
Belge TürüYol
Senet, çek, bonoKambiyo senetlerine özgü takip (daha hızlı)
Adi senet / yazılı sözleşmeİlamsız icra takibi veya alacak davası
Borçlu itiraz ederseİtirazın iptali veya itirazın kaldırılması

Alacağın İspatı: Neyi Belgelemek Gerekir?

Terekedeki alacaklar, taşınmazlardan farklı olarak görünür bir kayda dayanmaz. Tahsil davasının başarısı, alacağın varlığının ispatına bağlıdır.

DelilNe gösterirGücü
Senet veya sözleşmeBorcun varlığı ve tutarıYüksek
Banka transferiParanın verildiğiYüksek
Yazışma ve mesajlarBorcun kabulüOrta-yüksek
Kısmi ödeme kayıtlarıBorcun ikrarı; zamanaşımını keserYüksek
Muhasebe ve defter kayıtlarıTicari alacaklardaYüksek
Tanık beyanıSınırlı; senetle ispat kuralıDestekleyici

Dördüncü satır çoğu dosyada gözden kaçar ancak iki yönlü değer taşır: kısmi ödeme hem borcun ikrarıdır hem de zamanaşımını keser ve süreyi yeniden başlatır.

Bu nedenle ölümden önce yapılmış son ödemenin tarihi mutlaka tespit edilmelidir; zamanaşımı hesabı bu tarihten yapılır.

Altıncı satır ise sınır içerir: belirli tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı kuralı gereği, tanık beyanı tek başına yeterli olmayabilir. Ancak yazılı delil başlangıcı bulunuyorsa tanık dinlenebilir.

Zamanaşımı: Alacak Ölümle Durmaz

Terekedeki alacaklar bakımından en sık yaşanan kayıp, mirasçıların paylaşmayı beklerken zamanaşımını kaçırmasıdır. Alacağın zamanaşımı ölümle durmaz veya uzamaz.

DurumEtki
ÖlümZamanaşımını durdurmaz
Paylaşmanın yapılmamasıSüreyi uzatmaz
Dava açılmasıZamanaşımını keser
Borçlunun ikrarı veya kısmi ödemesiZamanaşımını keser
İcra takibiZamanaşımını keser

Bu tablo şu sonucu doğurur: mirasçılar arasında anlaşmazlık sürerken borçluya karşı hiçbir işlem yapılmazsa, alacak zamanaşımına uğrayabilir ve tereke bu değeri kaybeder.

Çözüm TMK m.640/4’tedir: mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan korumadan hepsi yararlanır. Zamanaşımını kesmeye yönelik işlemler bu kapsamda değerlendirilir.

Ayrıca TMK m.610’un son fıkrası önemli bir güvence içerir: zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Yani ret süresi henüz işlerken bile, alacağı korumak için dava açılabilir ve bu işlem terekeyi sahiplenme sayılmaz.

Tahsil Edilen Para Nereye Gider?

KonuKuralDayanak
Tahsil edilen tutarTerekeye ait; paylar oranındaTMK m.640
Tahsil eden mirasçıTerekeye dâhil etmek zorundaTMK m.646/3
Yapılan masraflarTerekeden karşılanırTereke gideri
Fazla ödeme yapan mirasçıRücu edebilirTMK m.682
Faiz ve semerelerTerekeye aitSemere kuralları

İkinci satır kanuni bir yükümlülüktür: tereke mallarına zilyet olan mirasçılar paylaşma sırasında eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdür. Tahsil edilen alacak bu kapsamdadır.

Üçüncü satır ise tahsil eden mirasçıyı korur: dava masrafları, vekâlet ücreti ve icra giderleri terekeden karşılanır. Bu nedenle makbuzların saklanması gerekir.

Beşinci satır sıkça atlanır: alacağa işleyen faiz de terekeye aittir ve paylaşmada hesaba katılır. Yalnızca anapara üzerinden yapılan paylaşım eksik kalır.

Borçlu Ödemiyorsa: İzlenecek Yol

#AdımNot
1Terekenin tespitini isteyinAlacaklar kayda geçer (TMK m.589)
2Mirasçılık belgesi alınTakibin ön şartı
3Borçluya ihtar çekinTemerrüt ve faiz başlar
4Zamanaşımı yaklaşıyorsa hemen takip başlatınTMK m.610/son güvencesi
5Mirasçılar anlaşamıyorsa temsilci isteyinTMK m.640/3
6Tahsil edileni terekeye dâhil edinPaylaşmada hesaba katılır

Beşinci adım, alacak dosyalarındaki en yaygın tıkanıklığı çözer: elbirliği mülkiyeti nedeniyle takip için kural olarak tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir. Bir mirasçı imza vermezse süreç durur.

Tereke temsilcisi atandığında takip onun eliyle yürütülür ve diğer mirasçıların onayı aranmaz. Talep mirasçılardan yalnızca biri tarafından yapılabilir.

Dördüncü adım ise zaman baskısı altındaki dosyalarda önceliklidir: zamanaşımı dolmak üzereyse, paylaşma tartışması beklenmeden takip başlatılmalıdır.

Alacak Terekede Nasıl Görünür Hâle Gelir?

Terekede alacak bulunduğu çoğu zaman bilinmez; muris kayıt tutmamış olabilir. Araştırma yapılmadan bu değer paylaşma dışında kalır.

AraçNe sağlar
Terekenin tespiti talebiKurumlara toplu müzekkere
Banka hesap hareketleriVerilen paranın izi
Derdest dava ve icra dosyalarıDevam eden alacaklar
Muhasebe kayıtlarıTicari alacaklar
Yazışmalar ve mesajlarBorç ikrarı
Kiralık kasa içeriğiSenet ve sözleşmeler

Üçüncü satır özellikle önemlidir: muris ölmeden önce dava açmış veya icra takibi başlatmışsa, bu dosyalar mirasçılarca sürdürülebilir. Dosyaların takipsiz kalması hak kaybına yol açar.

Derdest dosyalarda vekâlet ölümle sona erdiğinden mirasçıların yeni vekâletname vermesi gerekir. Yurt dışındaki mirasçılar bakımından bu süreç haftalar alabilir; erken başlatılmalıdır.

Birinci satır ise en kapsamlı yoldur. TMK m.589 hâkime terekenin korunması için gerekli olan bütün önlemleri alma yetkisi verdiğinden, kurumlara toplu müzekkere yazdırılması bu kapsamda istenebilir.

Borçlu da Bir Mirasçıysa

DurumSonuçDayanak
Mirasçı murise borçluBorç payından mahsup edilirTMK m.653
Borç payını aşıyorsaAşan kısım ayrıca istenirGenel hükümler
Borç inkâr ediliyorsaAlacak davasıGenel hükümler
Karşılıksız devir yapılmışsaDenkleştirmeTMK m.669

Birinci satır paylaşmayı kolaylaştıran bir kuraldır: TMK m.653 uyarınca mirasçının mirasbırakana olan borcu, payına mahsup edilir. Ayrı bir tahsil süreci gerekmez.

Bu nedenle borçlu mirasçının bulunduğu dosyalarda, paylaşma dilekçesinde mahsup talebi açıkça ileri sürülmelidir. Talep edilmezse mahkeme resen dikkate almaz.

Dördüncü satır ise farklı bir kurumdur: devir karşılıksız yapılmışsa bu bir borç değil kazandırmadır ve TMK m.669 uyarınca denkleştirmeye tabi olur. İki talep karıştırılmamalıdır.

Alacak Paylaşmada Nasıl Ele Alınır?

DurumÇözümDayanak
Alacak tahsil edilmişNakit olarak paylar oranındaTMK m.642
Alacak henüz tahsil edilmemişBir mirasçıya özgülenebilirTMK m.642/3
Tahsili şüpheliDeğeri düşük hesaplanırDeğerleme
Dava derdestSonucu beklenebilir

İkinci satır pratik bir çözüm sunar: tahsil edilmemiş bir alacak, riskini üstlenmek isteyen mirasçıya özgülenebilir ve değer farkı para ile denkleştirilir.

Böylece diğer mirasçılar tahsil riskinden kurtulur, özgülenen mirasçı ise tahsil ettiğinde tamamını alır. Bu, yıllarca sürecek bir bekleyişi ortadan kaldırır.

Üçüncü satır ise değerlemeyi ilgilendirir: borçlunun ödeme gücü zayıfsa alacağın nominal değeri üzerinden yapılan paylaşım adaletsiz sonuç doğurur. Tahsil edilebilirlik değerlemede dikkate alınmalıdır.

Ret Süresi İşlerken Alacak Nasıl Korunur?

Borçlu bir terekede mirasçı henüz karar vermemişken, terekedeki alacağın zamanaşımına uğraması riski doğar. Kanun bu ikilemi çözer.

TMK m.610’un son fıkrası: zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.

İşlemRet hakkını düşürür mü
Zamanaşımını kesmek için dava açmakHayır
Cebrî icra takibi başlatmakHayır
Tahsil edilen parayı kullanmakEvet
Terekeye ait malı kendine mal etmekEvet

İlk iki satır mirasçıya hareket alanı verir: alacağı korumak için yapılan işlemler koruma niteliğindedir ve terekeyi sahiplenme sayılmaz.

Üçüncü satır ise sınırı gösterir: tahsil edilen paranın kişisel olarak kullanılması sahiplenmedir ve TMK m.610/2 uyarınca ret hakkını düşürür.

Bu nedenle ret kararı verilmeden tahsil edilen tutarlar ayrı bir hesapta tutulmalı ve terekeye ait olduğu belgelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Babamın alacağını tek başıma tahsil edebilir miyim?

Kural olarak hayır. TMK m.640 uyarınca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birkaçının kendi payları için açtığı dava taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle dinlenmez.

Tek başıma dava açarsam ne olur?

Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 11.10.1982 tarihli, 1982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bir ortak tek başına dava açabilir; ancak davaya devam edebilmesi için diğer ortakların onaylarının alınması veya miras ortaklığına atanacak temsilci aracılığıyla davanın sürdürülmesi gerekir. Mahkeme bu eksiklik için süre verir.

Diğer mirasçılar muvafakat vermiyorsa ne yapabilirim?

TMK m.640/3 uyarınca mirasçılardan her biri tek başına sulh hukuk mahkemesine başvurarak miras ortaklığına temsilci atanmasını isteyebilir; diğer mirasçıların muvafakati şart değildir. Temsilci tereke adına dava açabilir ve tahsilat yapabilir.

Borçlu diğer mirasçılardan biriyse durum değişir mi?

Evet. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 15.03.2004 tarihli, E. 2003/14108, K. 2004/3199 sayılı kararında belirtildiği üzere, bir mirasçının diğer bir mirasçı aleyhine açtığı davada tüm mirasçıların katılması ya da izni aranmaz. Bu kural yalnızca mirasçı olmayan kişilere karşı açılan davalarda geçerlidir.

Zamanaşımı doluyor, acilen ne yapabilirim?

TMK m.640’ın son fıkrası ve TMK m.702/4 uyarınca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve bu korumadan tüm mirasçılar yararlanır. Zamanaşımını kesmeye yönelik işlemler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri tek başına yapılabilir.

Ölümle zamanaşımı yeniden başlar mı?

Hayır. Zamanaşımı alacağın kaynağına göre belirlenir ve miras bırakanın sağlığında işlemeye başlamış süre kaldığı yerden devam eder; ölüm süreyi yeniden başlatmaz.

Tahsil ettiğim parayı kendi payıma sayabilir miyim?

Hayır. Tahsil edilen tutar terekeye dâhil olur ve paylaşmada dikkate alınır. Parayı kendi payına mahsup eden mirasçı, diğer mirasçılara karşı sorumluluk altına girer.

Tahsilat yapmam mirası kabul etmiş sayılmama yol açar mı?

Yol açabilir. Terekeye ilişkin işlem yapmak mirasın zımnen kabulü sayılabilir ve ret hakkını düşürebilir. Bu nedenle alacakları tahsile girişmeden önce terekenin borçlarının da tespit edilmesi gerekir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 24 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Alacak senede bağlıysa nasıl takip edilir?

Kambiyo senedine dayalı takip yolları kullanılabilir. Senedin zamanaşımı süreleri ayrıca gözetilmelidir.

Borçlu ödemeyi kabul ediyorsa nasıl işlem yapılır?

Borç ikrarının yazılı alınması hem alacağı belgeler hem TBK m.154 uyarınca zamanaşımını keser.

Tahsil edilen para nereye yatırılmalı?

Mirasçılar adına açılacak ortak hesaba yatırılması, sonraki hesaplaşmayı kolaylaştırır.

Borçlu ödemeyi taksitlendirmek isterse ne yapılır?

Taksit anlaşması yapılabilir; ancak bu bir tasarruf işlemi olduğundan mirasçıların birlikte karar vermesi uygundur.

Alacak belgesiz ise ne yapılabilir?

HMK m.202 delil başlangıcı ve m.203/1-a aile içi işlem istisnası değerlendirilir. Banka kayıtları ve tanık beyanları kullanılır.

Alacak tahsil edilemezse tereke bilançosunda nasıl gösterilir?

Şüpheli alacak olarak değerlendirilir. Mirasın reddi kararı verilirken bu husus gözetilmelidir.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk