Tereke Hem Borç Hem Mal Dolu, Karışık – Mirasın Resmî Tasfiyesi Bir Çözüm mü?
25 Temmuz 2026

Tereke Hem Borç Hem Mal Dolu, Karışık – Mirasın Resmî Tasfiyesi Bir Çözüm mü?

Tereke borçlu çıkarsa süre işler — seçeneğinizi birlikte belirleyelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ne yaşandı?

Mirasçılar, terekede hem önemli mallar hem de ciddi borçlar bulunduğunu, durumun karmaşık olduğunu görüyor. Mirası tümden reddetmek malları da kaybettireceği için tereddüt ediyorlar; ancak borçlardan kişisel olarak sorumlu olmaktan da çekiniyorlar. Terekede hem mal hem borç bulunduğunda hangi yolun seçileceği kritik bir karardır. Rehber, resmî tasfiyenin şartlarını, sonuçlarını ve diğer seçeneklerle karşılaştırmasını ele alıyor.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Hukuki durum

Türk Medeni Kanunu m. 632 ve devamı, mirasçılara mirası reddetmek yerine “resmî tasfiye” isteme imkânı tanır. Resmî tasfiyede, sulh mahkemesince atanan bir tasfiye memuru terekeyi yönetir; terekenin alacakları toplanır, borçları ödenir ve geriye bir değer kalırsa mirasçılara dağıtılır. Bu yolda mirasçılar, kural olarak tereke borçlarından kişisel malvarlıklarıyla sorumlu olmazlar; sorumluluk tereke ile sınırlı kalır.

Resmî tasfiye, özellikle terekenin borç-alacak durumunun belirsiz ve karmaşık olduğu hâllerde mirasçıyı korur. Talebin belirli süreler içinde yapılması gerekir; tasfiye sonunda kalan değer mirasçıya geçer, borçlar tereke malvarlığından karşılanır.

Resmî tasfiye, koşulları varsa hem mirasçılar hem de tereke alacaklıları tarafından istenebilir. Tasfiye sonunda terekenin borca batık olduğu anlaşılırsa mirasçıya bir değer kalmaz; ancak mirasçının kişisel malvarlığı da bu borçlardan korunmuş olur.

Ne yapmalısınız?

Terekenin yapısını (mallar ve borçlar) genel olarak çıkarın; resmî tasfiyenin sizin için reddi mirastan daha uygun olup olmadığını bir avukatla değerlendirin. Başvuru süresine dikkat etmek hak kaybını önler.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Üçüncü yol: ret ile kabul arasında

Mirasçının önünde üç seçenek vardır: mirası kabul etmek, reddetmek ya da resmî tasfiye istemek. Üçüncü yol, terekede hem değerli mallar hem ciddi borçlar bulunduğunda dengeli çözümü sağlar.

TMK m.632: “Her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir. Bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz. Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar, terekenin borçlarından sorumlu olmazlar.

Sonuç açıktır: mirasçı yalnızca terekenin net aktifinden pay alır; tereke borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu tutulmaz. Tasfiye sonunda ödenemeyen borçlar düşer. Bu, TMK m.641’deki müteselsil ve kişisel sorumluluğun tek gerçek istisnalarından biridir.

Süre: mirası ret süresi içinde. İstem, mirasın reddi için öngörülen süre içinde yapılmalıdır. Bu süre kaçırılırsa yol kapanır.

Ve en kritik kısıt: birlikte mirasçı olanlardan biri mirası kabul etmişse resmî tasfiye istemi dikkate alınmaz. Yani bir kardeşinizin terekeye ilişkin işlem yapması — mal satması, banka hesabını kullanması — sizin de bu yolu kaybetmenize yol açabilir. Mirasçılar arasında erken ve ortak karar bu nedenle hayatidir.

Alacaklılar da isteyebilir

TMK m.633 uyarınca resmî tasfiyeyi yalnızca mirasçılar değil, tereke alacaklıları da isteyebilir. Şartları şunlardır:

  • Alacaklının, miras bırakanın alacaklarını elde edemeyeceğinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyması,
  • İstediği hâlde alacağının ödenmemiş ya da kendisine güvence verilmemiş olması,
  • İstemin, miras bırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde yapılması.

Aynı koşulların varlığı hâlinde vasiyet alacaklıları da haklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasını isteyebilir.

Mirasçı bakımından anlamı: siz harekete geçmeseniz bile alacaklı bu yolu işletebilir. Bu nedenle borçlu bir terekede alacaklıların üç aylık süresi, sizin ret sürenizle birlikte takvime alınmalıdır.

Karıştırılmaması gereken bir ayrım. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 15.02.2021 tarihli, E. 2021/118, K. 2021/938 sayılı kararında vurgulandığı üzere; “terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi” ile “terekenin resmen tasfiyesi” farklı kurumlardır. İflas hükümlerine göre tasfiye İcra ve İflas Kanunu’na göre, resmî tasfiye ise Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yürütülür.

En yakın mirasçıların tamamı mirası reddederse TMK m.612 devreye girer ve tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Bu tasfiye talebe bağlı değildir; sulh hukuk mahkemesi durumu tespit ettiğinde re’sen başlatmakla yükümlüdür. Buna karşılık olağan usulle resmî tasfiye için tüm mirasçıların reddi şartı aranmaz; yalnızca mirası kabul eden bir mirasçı bulunmaması yeterlidir.

Tasfiye nasıl yürür?

TMK m.634: resmî tasfiye, sulh mahkemesince veya mahkemenin atayacağı bir ya da birkaç tasfiye memuru tarafından yapılır. Tasfiye önemliyse memur atanır; değilse hâkim işlemi bizzat yürütür.

Tasfiye memurunun konumu:

  • Terekenin temsilcisidir; taşınmazları idare etme ve dava açma yetkisine sahiptir.
  • Sulh hukuk hâkiminin denetimi altında çalışır.
  • Tereke ile ilgili dava, takip ve idarî işlemler hakkında mirasçılara bilgi vermekle yükümlüdür.
  • İlgililer, memurun işlemlerine karşı sulh hukuk hâkimine şikâyet edebilir; şikâyet süresi öğrenme tarihinden itibaren yedi gündür.

Süreç defter tutmayla başlar. Sulh hukuk hâkimi alacaklı ve borçluları ilanla çağırır. Defter daha önce mirasçıların isteğiyle tutulmuşsa yeniden tutulmaz.

Malların satışı. Terekedeki taşınmazlar açık artırma ile satılır; bütün mirasçıların kabulü hâlinde pazarlık yoluyla satış da mümkündür. Bu, ailede kalması istenen bir taşınmaz bakımından önemli bir esnekliktir.

Tasfiye sürerken mal talebi. Mirasçılar, tasfiye devam ederken tasfiye için gerekli olmayan tereke mallarının ve paranın kısmen veya tamamen kendilerine verilmesini isteyebilirler. Sürecin yıllarca sürmesi hâlinde bu talep, mirasçıların elini rahatlatır.

Tereke borca batıksa. TMK m.636 uyarınca mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre yapılır.

Alacaklıların durumu ve karar ölçütleri

Süresinde bildirim yapmayan alacaklı. İlana rağmen alacağını süresinde bildirmeyen alacaklı tasfiyeye katılamaz; yalnızca tasfiye sonunda kalan aktif varsa ondan pay alabilir. Bu, alacaklılar bakımından ciddi bir risktir.

Rehinli alacaklılar korunur. Rehin hakkı sahibi alacaklılar bu kurallardan etkilenmez; rehin hakkını korur ve rehinli mal üzerinden önceliğini sürdürür.

Hangi yol size uygun? Kısa bir karşılaştırma:

  • Tereke açıkça borca batıksa → mirasın reddi en hızlı ve masrafsız yoldur.
  • Durum belirsizseresmî defter tutma; yalnızca deftere kayıtlı borçlardan sorumluluk doğar.
  • Hem değerli mal hem ciddi borç varsa → resmî tasfiye; borçlar terekeden ödenir, kalan size gelir, kişisel sorumluluk doğmaz.
  • Tereke net biçimde alacaklıysa → kabul.

Resmî tasfiyenin bedeli: süreç uzundur ve tasfiye masrafları terekeden karşılanır. Mallar açık artırmayla satılacağından piyasa değerinin altında elden çıkma ihtimali vardır. Buna karşılık kişisel sorumluluktan tam koruma sağlar. Karar verirken terekenin aktif-pasif dengesi ile sürecin maliyeti birlikte tartılmalıdır.

Yapılacaklar: terekenin aktif ve pasifini çıkarın (tapu, araç, banka, SGK kayıtları ile UYAP borç ve icra sorgusu); ret süresini takvime alın; mirasçılarla ortak karar alın — birinin kabulü herkesin bu yolunu kapatır; terekeye ilişkin hiçbir tasarrufta bulunmayın; başvuruyu sulh hukuk mahkemesine yapın ve tasfiye memurunun bilgilendirme yükümlülüğünü hatırlatın.

Üçüncü Yol: Ret ile Kabul Arasında

Terekede hem mal hem borç varsa mirasçı iki uç seçenek arasında sıkışır: kabul ederse tüm borçlardan sorumlu olur, reddederse malları da kaybeder. TMK m.632 üçüncü bir yol sunar.

SeçenekBorç sorumluluğuTerekeden payDayanak
Kayıtsız şartsız kabulTüm malvarlığıylaTamTMK m.641
Mirasın reddiYokYokTMK m.605
Resmî defter + deftere göre kabulDeftere yazılanlarla sınırlıTamTMK m.628
Resmî tasfiyeYokArtan değerTMK m.632

Dördüncü satır, karışık terekelerde en dengeli çözümdür: mirasçı borçlardan sorumlu olmaz, ancak tasfiye sonunda değer artarsa bu değeri alır.

TMK m.632/1: mirasçılardan her biri, mirası kabul veya reddetmek yerine, mirasın resmî tasfiyesini isteyebilir.

Aynı maddenin ikinci fıkrası önemli bir sınır getirir: mirasçılardan biri mirası kabul ederse, resmî tasfiye istemi dikkate alınmaz.

Bu nedenle karışık terekelerde mirasçılar arası koordinasyon zorunludur: bir mirasçının acele kabulü, diğerlerinin tasfiye seçeneğini ortadan kaldırır.

Alacaklılar da İsteyebilir

Resmî tasfiye yalnızca mirasçıların elindeki bir araç değildir. TMK m.633 alacaklılara da bu imkânı tanır.

Hükme göre, mirasbırakanın alacaklısı olduğunu iddia edenler; alacaklarının ödenmediğini ve güvence altına alınmadığını ileri sürerek, mirasın kabulünden başlayarak üç ay içinde resmî tasfiye isteminde bulunabilirler.

Kim isterŞartSüre
MirasçıKabul veya ret yerineRet süresi içinde
Vasiyet alacaklısıAynı şartlar
Mirasbırakanın alacaklılarıAlacak ödenmemiş ve güvence yokKabulden itibaren 3 ay

Üçüncü satır, alacaklılar için önemli bir korumadır: mirasçıların borçları ödememesi hâlinde terekenin tasfiye edilmesini isteyebilirler.

Bu, mirasçılar bakımından bir uyarı da içerir: mirası kabul edip borçları ödememek, alacaklıların tasfiye talebiyle karşılaşma riskini doğurur.

Tasfiye Nasıl Yürür?

AşamaİşlemDayanak
1Sulh mahkemesine talepTMK m.632
2Tasfiye kararı verilirTMK m.634
3Tasfiye memuru atanır veya mahkemece yürütülürTMK m.634
4Alacaklılara ilan yapılırTMK m.621 kıyasen
5Tereke malları paraya çevrilirTasfiye hükümleri
6Borçlar ödenirSıraya göre
7Artan değer mirasçılara verilirTMK m.636

Yedinci aşama mirasçılar için asıl kazançtır: borçlar ödendikten sonra artan değer mirasçılara geçer. Ret hâlinde böyle bir imkân yoktur.

Beşinci aşama ise dikkat gerektirir: tasfiye memuru malları paraya çevirirken taşınmazlar satılır. Aile için değerli bir taşınmaz varsa bu, istenmeyen bir sonuç doğurabilir.

Bu nedenle terekede korunmak istenen bir taşınmaz varsa, resmî tasfiye yerine resmî defter tutma yolu değerlendirilmelidir: orada mirasçı malları elinde tutar, yalnızca sorumluluğu sınırlanır.

Dört Yol ve Hangi Durumda Hangisi

Terekenin durumuUygun yolSüre
Açıkça borca batıkRet veya hükmen ret3 ay / süresiz
Belirsiz, borç şüphesi varResmî defter1 ay
Hem borç hem mal var, denge belirsizResmî tasfiyeRet süresi içinde
Mal borçtan fazlaKabul
Korunmak istenen mal varDefter + deftere göre kabul1 ay

İkinci satırdaki bir aylık süre, üç aylık ret süresinden çok daha kısadır ve bu nedenle en sık kaçırılan imkândır.

Ayrıca TMK m.619/3 uyarınca mirasçılardan birinin defter tutma istemi diğerleri hakkında da hüküm ifade eder; her mirasçının ayrı başvurmasına gerek yoktur.

Beşinci satır resmî tasfiye ile defter arasındaki farkı gösterir: tasfiyede mallar satılır, defterde ise mirasçı malları elinde tutar ve sorumluluğu deftere yazılanlarla sınırlı kalır.

Birinci satırdaki hükmen ret ise süreye tabi değildir: TMK m.605/2 uyarınca ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır.

Karar Öncesi Kontrol Listesi

#KontrolNeden
1Terekenin tespitini isteyinMal ve borç dengesi
2Kefalet borcu var mı araştırınGizli ve büyük olabilir
3Kredi hayat sigortası var mıBorcu kapatabilir
4Ödenmemiş pay bedeli var mıŞirket payında gizli borç
5Vergi ve SGK borcunu sorunFarklı sorumluluk rejimi
6Mirasçılar arasında koordinasyon kurunBir kabul diğerlerini bağlar
7Süreleri takvime alın1 ay / 3 ay

Altıncı satır karışık terekelerde en kritik adımdır: TMK m.632/2 uyarınca bir mirasçının mirası kabul etmesi, diğerlerinin resmî tasfiye talebini etkisiz kılar.

Üçüncü satır ise tabloyu tümüyle değiştirebilir: kredi hayat sigortası varsa ipotekli taşınmazın borcu kapanır ve tereke borca batık olmaktan çıkar.

İkinci satır bakımından resmî defter süreci en etkili araçtır: TMK m.621 uyarınca yapılan ilan, kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanları da kapsar.

Resmî Tasfiye ile Resmî Defterin Karşılaştırması

İki kurum da mirasçıyı sınırsız sorumluluktan korur; ancak işleyişleri ve sonuçları farklıdır.

ÖlçütResmî defterResmî tasfiye
Süre1 ayRet süresi içinde
Mallar kimdeMirasçıda kalırParaya çevrilir
Borç sorumluluğuDeftere yazılanlarla sınırlıYok
YönetimMirasçıdaTasfiye memuru veya mahkeme
Terekeden payTamArtan değer
Bir mirasçının kabulüEtkilemezTalebi etkisiz kılar
DayanakTMK m.619-628TMK m.632-636

İkinci satır seçimi belirleyen en önemli farktır: terekede korunmak istenen bir aile taşınmazı varsa resmî defter tercih edilmelidir; tasfiyede mallar satılır.

Üçüncü satır ise tasfiyenin üstünlüğüdür: mirasçı hiçbir borçtan sorumlu olmaz. Deftere göre kabulde ise deftere yazılan borçlardan sorumluluk doğar.

Altıncı satır koordinasyon gerektirir: TMK m.632/2 uyarınca mirasçılardan birinin mirası kabul etmesi, resmî tasfiye talebini etkisiz kılar. Defter talebinde böyle bir sonuç doğmaz.

Birinci satırdaki süre farkı ise pratik olarak belirleyicidir: defter için yalnızca bir ay vardır ve bu süre çoğu mirasçı tarafından bilinmez.

Alacaklıların Durumu ve Karar Ölçütleri

TarafResmî tasfiyede konumu
Mirasbırakanın alacaklılarıTerekeden sıraya göre tatmin olur
Vasiyet alacaklılarıTereke alacaklılarından sonra
Mirasçının kişisel alacaklılarıYalnız artan değere yönelir
Rehinli alacaklılarRehin konusu maldan öncelikli

İkinci satır TMK m.603’e dayanır: mirasbırakanın alacaklılarının hakları, vasiyet alacaklılarının haklarından önce gelir. Borçlar ödenmeden vasiyet yerine getirilmez.

Üçüncü satır ise mirasçı için önemlidir: kendi alacaklıları terekeye doğrudan yönelemez; ancak tasfiye sonunda mirasçıya geçecek artan değer üzerinde hak iddia edebilirler.

Karar verirken üç ölçüt öne çıkar: terekede korunmak istenen bir mal var mı, borç tablosu ne kadar belirsiz ve mirasçılar arasında koordinasyon sağlanabiliyor mu.

Korunmak istenen mal varsa defter, borç tablosu tümüyle belirsizse ve mal koruma kaygısı yoksa tasfiye daha uygundur.

Tek bakışta: dört yol ve hangi durumda hangisi

Tereke karışıksa — hem mal hem borç varsa — reddetmek de kabul etmek de riskli olabilir. Kanun tam bu durum için ara yollar sunar.

Tablo 1 — Dört yolun karşılaştırması
YolNe zaman uygun?SonuçSüre
Kayıtsız şartsız kabulTerekenin açıkça artıda olduğu biliniyorsaTüm borçlardan müteselsil sorumlulukRet süresi geçince kendiliğinden (TMK m.610/1)
Gerçek retBorca batık olduğu belliyseMirastan tümüyle çıkışÜç ay (TMK m.606)
Resmî defter tutulmasıTerekenin durumu belirsizse — en uygun ara yolEnvanter çıkarılır; mirasçı yalnız deftere yazılan borçlardan sorumlu olurİsteme bir ay (TMK m.619); beyan bir ay (TMK m.626)
Resmî tasfiyeKişisel malvarlığıyla sorumlu olmadan net aktiften pay alınmak isteniyorsaMirasçılık korunur, borçlardan kişisel sorumluluk doğmazRet süresi içinde (TMK m.632)

Resmî tasfiye, karışık terekelerde en dengeli çözümdür. İşleyişi şöyledir:

Tablo 2 — Resmî tasfiyenin işleyişi
AşamaİçeriğiDayanak
Kim isteyebilir?Mirasçı (ret süresi içinde) veya tereke alacaklısı (tahsilin tehlikeye düştüğünü ispatlarsa)TMK m.632 · m.633
YürütmeSulh mahkemesince veya atayacağı tasfiye memuru tarafındanTMK m.634
BaşlangıçTerekenin defterinin düzenlenmesiyle; aynı zamanda ilânla alacaklı ve borçlulardan bildirim istenirTMK m.634
DenetimTasfiye memuru sulh mahkemesinin gözetim ve denetimi altında çalışırTMK m.634
Şikâyetİşlemi öğrenmeden başlayarak yedi gün içinde yazılı şikâyetTMK m.634
Taşınmaz satışıAçık artırma veya bütün mirasçıların kabulüyle pazarlıkTMK m.635
Mevcut borçları karşılamıyorsaTasfiye iflas hükümlerine göre yapılırTMK m.636
Tablo 3 — Ret hakkını kaybettiren davranışlar
DavranışSonuçDayanak
Süre içinde hiç beyanda bulunmamakMiras kayıtsız şartsız kazanılmış sayılır — en tehlikeli tuzakTMK m.610/1
Tereke mallarını kullanmak veya satmakRet hakkı düşerTMK m.610/2
Tereke mallarını gizlemekRet hakkı düşerTMK m.610/2
Defter tutulurken icra takibiResmî defter tutulması sürdüğü sürece murisin borçları için takip yapılamazTMK m.625
Kefalet borçlarıDeftere ayrı yazılır; iflas hükümlerine göre tasfiyede alacaklıya düşecek miktarla sınırlı sorumlulukTMK m.630
Paylaşmadan sonraMüteselsil sorumluluk beş yıl devam ederTMK m.681

Sıkça Sorulan Sorular

Resmî tasfiye nedir, kim isteyebilir?

TMK m.632 uyarınca her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir. Ayrıca TMK m.633 uyarınca belirli koşullarda tereke alacaklıları da isteyebilir.

Resmî tasfiyede borçlardan sorumlu olur muyum?

Hayır. TMK m.632 açıkça, resmî tasfiye hâlinde mirasçıların terekenin borçlarından sorumlu olmayacağını düzenler. Mirasçı yalnızca terekenin net aktifinden pay alır; tasfiye sonunda ödenemeyen borçlar düşer.

İstemi ne zamana kadar yapmalıyım?

Mirası ret için öngörülen süre içinde. Bu süre kaçırılırsa resmî tasfiye yolu kapanır. Alacaklılar bakımından ise süre, miras bırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç aydır.

Kardeşim mirası kabul ederse ne olur?

Resmî tasfiye istemi dikkate alınmaz. TMK m.632/2 uyarınca birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde bu yol kapanır. Bu nedenle mirasçılar arasında erken ve ortak karar alınması önemlidir.

Alacaklılar hangi şartlarda isteyebilir?

TMK m.633 uyarınca; miras bırakanın alacaklarını elde edemeyeceğinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyan alacaklılar, istedikleri hâlde alacakları ödenmemiş veya kendilerine güvence verilmemişse, ölümden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde isteyebilir.

Tasfiyeyi kim yürütür, denetimi var mı?

TMK m.634 uyarınca sulh mahkemesince veya atayacağı bir ya da birkaç tasfiye memuru tarafından yürütülür. Tasfiye memuru terekenin temsilcisidir, sulh hukuk hâkiminin denetimi altında çalışır ve mirasçılara bilgi vermekle yükümlüdür. İşlemlerine karşı öğrenmeden itibaren yedi gün içinde hâkime şikâyet edilebilir.

Terekedeki taşınmaz nasıl satılır?

Kural açık artırmadır. Ancak bütün mirasçıların kabulü hâlinde pazarlık yoluyla satış da mümkündür. Ayrıca mirasçılar, tasfiye sürerken tasfiye için gerekli olmayan tereke mallarının ve paranın kendilerine verilmesini isteyebilir.

Tereke borca batıksa ne olur?

TMK m.636 uyarınca mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre yapılır. Ayrıca en yakın mirasçıların tamamı mirası reddederse TMK m.612 uyarınca tereke iflas hükümlerine göre ve mahkemece re’sen tasfiye edilir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 24 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Resmî tasfiye ile resmî defter tutulması aynı şey midir?

Hayır. Resmî defter, mirasçının karar verebilmesi için terekenin envanterini çıkarır. Resmî tasfiye ise terekenin tasfiye memuru eliyle paraya çevrilip borçların ödenmesidir.

Tasfiye sonunda artan mal olursa kime kalır?

Borçlar ödendikten sonra artan değer mirasçılara payları oranında dağıtılır.

Tasfiye süreci ne kadar sürer?

Terekenin büyüklüğüne, alacaklı sayısına ve satılacak malların niteliğine göre değişir. Taşınmaz satışı gerektiren tasfiyeler daha uzun sürer.

Tasfiye istemi geri alınabilir mi?

Tasfiye başladıktan sonra sürecin durdurulması sınırlıdır. Bu nedenle istemde bulunmadan önce terekenin durumu iyi değerlendirilmelidir.

Tasfiye sırasında mirasçılar terekedeki malları kullanabilir mi?

Tereke tasfiye memurunun yönetimindedir. Mirasçıların malları kullanması ve tasarrufta bulunması kural olarak mümkün değildir.

Tasfiye giderlerini kim karşılar?

Tasfiye giderleri terekeden karşılanır. Tereke yetersizse istemde bulunanın avans yatırması gündeme gelebilir.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk