Miras yalnızca mirasçıları değil, miras bırakana alacaklı olan kişileri de ilgilendirir. Bir kişi öldüğünde, ona borç vermiş veya ondan alacaklı olanlar haklarını nasıl ve kimden alır? Mirasçılar bu borçlardan ne ölçüde sorumludur? Tereke alacaklıları mirasçılara başvurabilir ancak sorumluluğun kapsamı mirasın kabul biçimine göre değişir. Rehber, alacaklıların haklarını ve mirasçıların savunma imkânlarını ele alıyor.
Terekeden alacağınızı tahsil edemiyor musunuz?
Resmî tasfiye, reddin iptali ve mirasçılara başvuru süreçlerinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Tereke alacaklılarının hakları, mirasçıların sorumluluğunun diğer yüzüdür.
Borçlar mirasçılara geçer
Külli halefiyet ilkesi uyarınca, miras bırakanın borçları da terekeye dahildir ve mirasçılara geçer. Bu nedenle tereke alacaklıları, alacaklarını kural olarak mirasçılardan talep edebilir.
Mirasçılar, mirası kabul ettiklerinde (veya süresinde reddetmediklerinde) bu borçlardan sorumlu hâle gelir.
Mirasçıların sorumluluğu
Mirasçılar, tereke borçlarından kural olarak kişisel malvarlıklarıyla da sorumlu tutulabilir. Bu, mirasçılar için önemli bir risktir; çünkü miras yalnızca mallardan değil, borçlardan da oluşur.
Birden çok mirasçı varsa, tereke borçlarından kural olarak müteselsil (zincirleme) sorumlulukları gündeme gelebilir; bu da alacaklının herhangi bir mirasçıdan borcun tamamını isteyebilmesi anlamına gelebilir.
Sorumluluğu sınırlama yolları
Mirasçılar bu sorumluluğu sınırlamak veya bertaraf etmek için bazı yollara başvurabilir. Tereke borca batıksa ‘mirasın reddi’; terekenin durumunu netleştirmek için ‘resmi defter tutma’; karmaşık terekelerde ‘resmi tasfiye’ gibi seçenekler vardır.
Bu yolların hepsi belirli sürelere ve usule tabidir; zamanında ve doğru kullanılmaları gerekir.
Pratik noktalar
- Borçlar mirasçılara geçer: Tereke alacaklıları mirasçılardan talep edebilir.
- Kişisel sorumluluk riski: Mirasçılar kural olarak kişisel mallarıyla da sorumlu olabilir.
- Reddi miras/resmi defter: Sorumluluğu sınırlayan yollar süreye tabidir.
- Önce terekeyi inceleyin: Borç durumu netleşmeden mirası kabul etmek riskli olabilir.
Miras bırakanın borçları mirasçılara geçer ve tereke alacaklıları alacaklarını mirasçılardan talep edebilir; mirasçılar bu borçlardan kural olarak kişisel mallarıyla da sorumlu olabilir. Reddi miras ve resmi defter gibi yollar bu sorumluluğu sınırlayabilir. Bu nedenle mirası kabulden önce bir uzmana danışmak çok önemlidir.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde yer verilen değerlendirmeler yerleşik yargı uygulaması ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İçtihatlar ve mevzuat zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.
Alacaklının ilk hamlesi: alacağı deftere yazdırmak
Borçlusu vefat eden alacaklının en büyük riski, terekenin mirasçılar arasında pay edilip dağılması ve alacağın takipsiz kalmasıdır. Kanun bu riske karşı alacaklıya bir dizi araç verir; ilki ve en kolayı defter sürecine katılmaktır.
Mirasçılardan biri terekenin resmî defterinin tutulmasını istemişse, TMK m.621 uyarınca alacaklılar ve borçlular belirlenen süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeye ilânla çağrılır. Bu çağrıyı kaçırmak pahalıya mal olur.
TMK m.629 — yazdırmayanın âkibeti: Yapılan ilâna rağmen alacağını yazdırmayan alacaklı, mirasçıyı ne şahsen ne de terekeye izafeten takip edebilir. Yalnızca kendi kusuru olmaksızın alacağını kaydettiremeyenler bakımından mirasçı, mirastan sağladığı zenginleşme ölçüsünde sorumlu kalır.
TMK m.622 bir güvence sağlar: Resmî kayıtlardan veya miras bırakanın belgelerinden varlığı anlaşılan alacaklar deftere doğrudan doğruya geçirilir ve ilgililere bildirilir. Yani noter senedi, banka sözleşmesi gibi belgeli alacaklar bildirim beklenmeksizin kaydedilir. Buna karşılık belgesiz alacaklarda inisiyatif tamamen alacaklıdadır.
Defter sürecinin diğer yüzü: TMK m.625 uyarınca resmî defter tutulması devam ettiği sürece miras bırakanın borçları için icra takibi yapılamaz, yürüyen takip durur ve zamanaşımı işlemez. Alacaklı bakımından bu bir bekleme dönemidir — ancak zamanaşımının işlememesi hak kaybını önler.
Resmî tasfiye isteme hakkı: alacaklının en güçlü aracı (TMK m.633)
Alacaklı, mirasçıların kararını beklemek zorunda değildir. Belirli koşullarda terekenin resmen tasfiyesini kendisi isteyebilir.
TMK m.633’ün üç koşulu:
- Alacaklı, miras bırakandan alacağını elde edemeyeceğinden inandırıcı sebeplerle kuşku duymalıdır,
- Alacağını istemiş olmasına rağmen ödenmemiş ya da kendisine güvence verilmemiş olmalıdır,
- İstem, miras bırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde yapılmalıdır.
Üç aylık süre alacaklı için kritiktir. Bu süre geçtikten sonra tasfiye isteme hakkı kullanılamaz; elde kalan yol, mirasçılara karşı genel hükümlerle takip ya da davadır. Bu nedenle borçlunun ölümünü öğrenen alacaklının ilk işi, önce yazılı talep göndermek (koşul gerçekleşsin diye) ve gerekirse süre içinde tasfiye istemi sunmaktır.
Başvuru şekli: İstem, miras bırakanın yerleşim yerindeki sulh hâkimine yazılı veya sözlü beyanla yapılır; sözlü beyan tutanağa geçirilerek imzalatılır.
Neden güçlü bir araç? Tasfiyede tereke mahkeme gözetiminde yönetilir, alacaklar toplanır, mallar gerekirse paraya çevrilir ve borçlar ödenir. Tereke borçları karşılamaya yetmiyorsa TMK m.636 uyarınca tasfiye iflâs hükümlerine göre yapılır; alacaklar sıra cetveline göre karşılanır. Yani alacaklı, mirasçıların süreci oyalama ihtimalini devre dışı bırakır.
Tasfiyenin işleyişi için: Mirasın Resmî Tasfiyesi (TMK 632 vd.).
Mirasçılar mirası reddederse alacaklı ne yapar? (TMK m.617-618)
Uygulamada alacaklının en sık karşılaştığı manzara şudur: borçlu ölür, mirasçıların hepsi mirası reddeder, ortada muhatap kalmaz. Kanun bu tabloya iki ayrı cevap verir.
TMK m.617 — reddin iptali davası: Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddeder ve alacaklısına yeterli bir güvence vermezse, alacaklısı reddin iptali hakkında dava açabilir. Buradaki alacaklı, mirasçının kendi alacaklısıdır — miras bırakanın değil.
TMK m.618 — reddeden mirasçının beş yıllık sorumluluğu: Ödemeden âciz bir miras bırakanın mirasını reddeden mirasçılar, miras bırakanın ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde miras bırakanın alacaklılarına karşı sorumludur.
Bu hüküm alacaklı için çok değerlidir. Borçlu, ölümünden önceki yıllarda mallarını çocuklarına devretmiş ve mirasçılar da boş terekeyi reddetmişse, ret tek başına kalkan olmaz: son beş yılda alınan ve denkleştirmeye tabi kazandırmalar ölçüsünde sorumluluk devam eder.
Mirastan feragat hâli — TMK m.530: Borçlu murisin terekesi borçları karşılayamıyor ve borçlar mirasçılar tarafından da ödenmiyorsa, feragat eden ve mirasçıları, ölümden önceki beş yıl içinde miras bırakandan almış oldukları karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında sorumludur.
Tüm mirasçılar reddederse ne olur? Sulh hâkimi, en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddettiklerini belirlerse, herhangi bir başvuruya gerek olmadan kendiliğinden resmî tasfiye yoluna gider. Yani tereke boşa düşmez; alacaklılar tasfiye içinde sıraya girer.
Mirasçılara başvuru: kime, ne kadar, ne zamana kadar?
Mirasçılar mirası kabul etmiş (ya da süresinde reddetmemiş) ise alacaklının eli oldukça güçlüdür.
TMK m.641/1 — müteselsil sorumluluk: Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur. Alacaklı, borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilir; hepsine birden dava açma zorunluluğu yoktur. Bu, tahsil kabiliyeti en yüksek mirasçıyı hedeflemeyi mümkün kılar.
TMK m.681 — paylaşmadan sonra: Paylaşma alacaklıyı zayıflatmaz. Mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık ya da örtülü rıza gösterilmemiş tereke borçlarından paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludur. Teselsül, paylaşma tarihinin veya daha sonra yerine getirilecek borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle sona erer.
Alacaklı açısından iki uyarı:
- Rıza göstermeyin. Mirasçıların “bu borç artık şu kardeşte” şeklindeki paylaşmasına açık veya örtülü rıza göstermek, o borç bakımından müteselsil sorumluluğu sona erdirir. Tek bir mirasçıdan tahsilat kabul etmek veya yeni ödeme plânı imzalamak, sonradan “örtülü rıza” olarak değerlendirilebilir.
- Beş yılı takvimleyin. Süre paylaşma tarihinden işler; vadesi sonra gelen borçlarda ise muacceliyet tarihinden. Bu süre geçince sona eren teselsüldür, sorumluluğun tamamı değil — ancak artık her mirasçıdan borcun tamamını isteme imkânı kalmaz.
Kamu alacaklısıysanız kurallar farklıdır: Vergi ve SGK gibi amme alacakları ayrı bir rejime tabidir; bakınız Kamu Alacakları (Vergi/SGK) Karşısında Mirasçıların Sorumluluğu. Mirasçıların sorumluluğunun ayrıntısı için: Mirasçıların Tereke Borçlarından Sorumluluğu (TMK 641).
Alacağı Deftere Yazdırmak Neden Kritik?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Resmî defter | Mirasçı talebiyle tutulur | TMK m.619 |
| İlan | Alacaklılar çağrılır | TMK m.621 |
| Bildirmeyen alacaklı | Deftere yazılmaz | TMK m.621 |
| Sonuç | Mirasçı sorumlu olmayabilir | TMK m.629 |
| Bilinen alacaklar | Resen yazılır | TMK m.621/2 |
| Rehinli alacak | Resen yazılır | — |
| Kefalet borçları | Ayrıca gösterilir | TMK m.630 |
Üçüncü ve dördüncü satırlar alacaklı için en büyük risktir: ilana rağmen alacağını bildirmeyen alacaklı deftere yazılmaz.
TMK m.629 uyarınca mirasçı, deftere yazılmayan borçlardan kural olarak sorumlu tutulmaz.
Beşinci satır kısmi bir koruma sağlar: tapu ve resmî kayıtlardan bilinen alacaklar mirasçının bildirimine gerek kalmadan deftere yazılır.
Bu nedenle alacaklının, borçlusunun ölümünü öğrendiğinde ilanları takip etmesi gerekir.
Resmî Tasfiye: İki Tarafın Ortak Aracı
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kim isteyebilir | Mirasçı veya alacaklı | TMK m.632 |
| Alacaklının şartı | Alacağın tehlikede olması | TMK m.633 |
| Ne zaman | Paylaşmadan önce | — |
| Sonuç | Tereke resmen tasfiye edilir | TMK m.632 |
| Mirasçının sorumluluğu | Kişisel sorumluluk yok | TMK m.632 |
| Öncelik | Tereke alacaklıları | — |
| Artan | Mirasçılara | — |
Birinci ve ikinci satırlar alacaklının en güçlü aracıdır: TMK m.633 uyarınca alacağı tehlikede olan tereke alacaklısı, paylaşmadan önce resmî tasfiye isteyebilir.
Bu talep mirasçıların rızasına bağlı değildir.
Beşinci satır mirasçı bakımından ikili bir sonuç doğurur: resmî tasfiyede mirasçı kişisel malvarlığıyla sorumlu tutulmaz.
Bu nedenle borca batık terekelerde resmî tasfiye, hem alacaklı hem mirasçı için tercih edilebilir bir yoldur.
Ret Kararı Alacaklıyı Nasıl Etkiler?
| Durum | Alacaklının yolu | Dayanak |
|---|---|---|
| Tüm mirasçılar reddetti | Sulh mahkemesince tasfiye | TMK m.612 |
| Alacaklı | Tasfiyeden karşılanır | — |
| Borçlu mirasçı reddetti | Reddin iptali | TMK m.617 |
| İptal süresi | 6 ay | TMK m.617/1 |
| Şart | Mirasçı ödemeden aciz | TMK m.617/1 |
| Kim açar | Mirasçının alacaklısı | TMK m.617 |
| Murisin alacaklısı | Bu davayı açamaz | — |
Altıncı ve yedinci satırlar en sık karıştırılan noktadır: TMK m.617 yalnızca mirasçının kendi alacaklılarını korur.
Murisin alacaklıları bu davayı açamaz; onların yolu TMK m.612 kapsamında tasfiyeden karşılanmaktır.
Dördüncü satır sıkı bir sınırdır: altı aylık süre hak düşürücüdür ve reddin öğrenilmesinden itibaren işler.
Bu nedenle borçlusunun mirasçı olduğunu bilen alacaklı, ölümden sonra ret kaydını düzenli takip etmelidir.
Teselsül ve Beş Yıllık Sınır
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Sorumluluk | Müteselsil | TMK m.641/1 |
| Kapsam | Kişisel malvarlığıyla | TMK m.641/1 |
| Paylaşmadan sonra | Teselsül 5 yıl sürer | TMK m.681 |
| Başlangıç | Paylaşma veya muacceliyet | TMK m.681/2 |
| Alacaklı | Dilediği mirasçıya başvurur | — |
| Ödeyen mirasçı | Diğerlerine rücu eder | TMK m.641/2 |
| İç anlaşma | Alacaklıyı bağlamaz | — |
Birinci ve ikinci satırlar mirasçılar için en ağır sonuçtur: TMK m.641/1 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından kişisel malvarlıklarıyla ve müteselsilen sorumludur.
Yedinci satır sıkça yanılgıya yol açar: mirasçıların kendi aralarında yaptığı “borçlar sana ait” anlaşması alacaklıyı bağlamaz.
Üçüncü satır sürenin sınırıdır: teselsül paylaşmadan itibaren beş yıl devam eder ve bu süre geçtikten sonra her mirasçı yalnız kendi payından sorumlu olur.
Altıncı satır ödeyen mirasçının tek imkânıdır: diğerlerine miras payları oranında rücu edebilir.
İki Tarafın Elindeki Araçlar
| Alacaklının aracı | Mirasçının aracı |
|---|---|
| Deftere kaydettirmek (TMK m.621) | Resmî defter istemek (TMK m.619) |
| Resmî tasfiye istemek (TMK m.633) | Resmî tasfiye istemek (TMK m.632) |
| Reddin iptali (TMK m.617) | Mirası reddetmek (TMK m.605) |
| Teselsüle dayanmak (TMK m.641) | Hükmen ret (TMK m.605/2) |
| 5 yıllık takip (TMK m.681) | Süre itirazı |
| Tasarrufun iptali (İİK) | Deftere yazılmayan borç (TMK m.629) |
| — | Vergi cezası düşer (VUK m.372) |
İkinci satır her iki taraf için de ortak bir araçtır: resmî tasfiye hem alacaklının alacağını güvenceye alır hem mirasçıyı kişisel sorumluluktan kurtarır.
Birinci satır en kritik zamanlamayı gösterir: resmî defter isteme süresi mirasçı için yalnızca bir aydır.
Ayrıca TMK m.619/3 uyarınca mirasçılardan birinin defter tutma istemi diğerleri hakkında da hüküm ifade eder.
Yedinci satır mirasçı lehine bir korumadır: VUK m.372 uyarınca ölüm hâlinde vergi cezası düşer; ancak vergi aslı ve gecikme faizi tereke borcu olarak geçer.
Tek bakışta: alacaklının araçları ve mirasçının sorumluluğu
Miras yalnızca malları değil borçları da taşır. Alacaklı açısından kritik soru şudur: kime, ne kadar ve ne zamana kadar başvurulabilir?
| Soru | Cevap | Dayanak |
|---|---|---|
| Borçlar mirasçılara geçer mi? | Miras, ölümle kendiliğinden ve bir bütün olarak geçer; borçlar dâhil | TMK m.599 |
| Mirasçılar nasıl sorumlu? | Müteselsilen — alacaklı tamamını tek bir mirasçıdan isteyebilir | TMK m.641/1 |
| Mirasçı ‘ben sadece payım kadar sorumluyum’ diyebilir mi? | Hayır. Hüküm emredicidir; iç ilişkideki paylaştırma dış ilişkide ileri sürülemez | TMK m.641 |
| Paylaşmadan sonra ne kadar sürer? | Müteselsil sorumluluk paylaşmadan itibaren beş yıl devam eder | TMK m.681 |
| Kefalet borçları | Deftere ayrı yazılır; mirasçılar iflas hükümlerine göre tasfiyede alacaklıya düşecek miktarla sınırlı sorumlu olur | TMK m.630 |
Alacaklının elinde pasif bekleme dışında somut araçlar vardır. En güçlüsü resmî tasfiye talebidir.
| Araç | Kim kullanabilir | Şartı | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Resmî tasfiye isteme | Mirasçılardan her biri | Ret süresi içinde | TMK m.632 |
| Resmî tasfiye isteme | Tereke alacaklısı | Alacağının mirasçılardan tahsilinin tehlikeye düştüğünü/güç olduğunu ispat | TMK m.633 |
| Reddin iptali davası | Mirasçının kişisel alacaklısı | Borçlu mirasçı, alacaklıya zarar vermek amacıyla reddetmiş ve güvence vermemişse | TMK m.617 |
| Reddeden mirasçıya başvuru | Murisin alacaklısı | Muris ödemeden aciz hâldeyse; ölümden önceki beş yıl içinde alınan ve paylaşmada geri verilmesi gereken değer ölçüsünde | TMK m.618 |
| Kayyım atanmasını isteme | Mirasçının alacaklısı | Paylaşmaya mirasçı yerine katılmak üzere sulh hâkiminden | TMK m.648 |
| Senaryo | Ne olur? | Dayanak |
|---|---|---|
| Mirasçılar süresinde reddetmez | Miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır; müteselsil sorumluluk sürer | TMK m.606 · m.641 |
| En yakın mirasçıların tamamı reddeder | Tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir | TMK m.612 · m.636 |
| Resmî defter tutulur | Mirasçı, deftere yazılan borçlardan sorumlu olur | TMK m.619-631 |
🗺️ İcra Takibi Konu Haritası
İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
🔒 Haciz İşlemleri
- Banka Hesabına Haciz ve E-Haciz: Bloke Nasıl Kaldırılır?
- Borç Ödendikten Sonra Haczin Kaldırılması (Haciz Fekki)
- Haciz İhbarnamesi (89/1) Geldi: Üçüncü Kişi Ne Yapmalı?
- Maaş Haczi: 1/4 Kuralı ve Haczedilemeyen Ödemeler
- Tek Ev Haczedilir mi? Meskeniyet İddiası
- İhtiyati Haciz Nedir? Şartları ve Uygulanması (İİK 257)
📁 Takip Süreci
- İcra Dosyası Nasıl Kapatılır? Kapak Hesabı ve Tahsil Harcı
- İcra Takibinden Vazgeçme (Feragat) ve Haricen Tahsil
- İcra Borcunda Zamanaşımı: 10, 5 ve 3 Yıl Kuralları
- İcra Dosyasının Yenilenmesi: Düşen Dosya Nasıl Canlanır?
- İcra Takibinde Yetki İtirazı: Hangi Daire Yetkili?
- Adıma İcra Takibi Var mı? e-Devlet ve UYAP Sorgulama
⚖️ İtiraz ve Dava
- İcra Takibine İtiraz: Ödeme Emrine 7 Gün İçinde İtiraz
- Ödeme Emrine İtiraz: Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz
- İtirazın Kaldırılması: Kesin ve Geçici Kaldırma (İİK 68)
- İtirazın İptali Davası (İİK 67)
- İstihkak Davası: Başkasının Malı Haczedilirse
- Sıra Cetveline Şikâyet ile İtiraz Arasındaki Fark
💰 Ödeme, Harç ve Faiz
- Haricen Tahsil Ne Demek? Harcı, Oranı ve Bildirimi
- İcra Borcuna Faiz Nasıl Hesaplanır? Faiz Türleri
- İcra Borcunu Taksitle Ödeme (İİK m.111)
- İcra Harç ve Masrafları: Kim Öder, Ne Kadar?
- Ödeme Emri Geldi, Ne Yapmalı? 7 Günde 3 Seçenek
- Mal Beyanı Nedir? Vermezsem Ne Olur? (İİK 74)
🏛️ Satış ve Paraya Çevirme
- UYAP e-Satıştan İcradan Ev veya Araç Nasıl Alınır?
- İcra İhalesi ve İhalenin Feshi
- Satış Talebi Süresi: Hacizde 1 Yıl, Rehinde 6 Ay
- Kıymet Takdirine İtiraz: Malım Düşük Değerlendiyse
- İhale Bedelini Ödemezsem Ne Olur?
- Mehil Vesikası ve Satışın Durdurulması (İİK m.36)
📌 Özel Alacak Türleri
- 2026 İcra Affı Çıkacak mı? Güncel Gerçek
- Kira Borcu ve Tahliye: İcra Yoluyla Kiracı Tahliyesi
- Kredi Kartı Borcum İcraya Verildi: Takip Süreci
- Kambiyo Senedi (Çek-Bono) Takibi: 5 Günde Ne Yapılır?
- Yabancı Para (Döviz) Alacağında İcra Takibi
- Abonelik/Fatura Borcu İcraya Verildi: MTS Takibi
📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Borçlum vefat etti, alacağımı kimden isterim?
Mirası reddetmemiş mirasçılardan. TMK m.641/1 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur; alacaklı borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden talep edebilir ve hepsine birden dava açmak zorunda değildir.
Terekenin resmî defteri tutuluyorsa ne yapmalıyım?
Alacağınızı mutlaka süresinde yazdırın. TMK m.621 uyarınca alacaklılar ilânla bildirime çağrılır; TMK m.629 uyarınca ilâna rağmen alacağını yazdırmayan alacaklı mirasçıyı ne şahsen ne de terekeye izafeten takip edebilir. Kusuru olmaksızın kaydettiremeyenler bakımından mirasçı yalnızca zenginleşmesi ölçüsünde sorumludur.
Defter tutulurken icra takibi yapabilir miyim?
Hayır. TMK m.625 uyarınca resmî defter tutulması devam ettiği sürece miras bırakanın borçları için icra takibi yapılamaz ve yürüyen takip durur. Buna karşılık bu sürede zamanaşımı da işlemez, dolayısıyla hak kaybı doğmaz.
Alacaklı olarak terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir miyim?
Evet, koşulları varsa. TMK m.633 uyarınca miras bırakandan alacağını elde edemeyeceğinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyan alacaklı, istediği hâlde alacağı ödenmediği veya kendisine güvence verilmediği takdirde tasfiye isteyebilir. Başvuru, ölümden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde sulh hâkimine yapılır.
Tüm mirasçılar mirası reddederse alacağım yanar mı?
Hayır. En yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddettiği belirlenirse sulh hâkimi, herhangi bir başvuruya gerek olmaksızın kendiliğinden resmî tasfiye yoluna gider. Alacaklılar bu tasfiye içinde sıraya girer; tereke borca batıksa TMK m.636 uyarınca iflâs hükümlerine göre tasfiye yapılır.
Mirasçı alacaklılarına zarar vermek için mirası reddederse?
TMK m.617 uyarınca malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddeder ve yeterli güvence vermezse alacaklısı reddin iptali hakkında dava açabilir. Bu, mirasçının kendi alacaklısına tanınmış bir haktır.
Borçlu ölmeden önce mallarını çocuklarına devretmişse?
TMK m.618 uyarınca ödemeden âciz bir miras bırakanın mirasını reddeden mirasçılar, ölümden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde miras bırakanın alacaklılarına karşı sorumludur. Yani ret tek başına kalkan oluşturmaz.
Mirasçılar paylaşıp dağılırsa alacağım ne olur?
TMK m.681/1 uyarınca mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık ya da örtülü rıza gösterilmemiş tereke borçlarından paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludur. Teselsül, paylaşma tarihinin veya sonraki borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle sona erer.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Miras Davaları (Ana Kategori)
- Mirasçıların Tereke Borçlarından Sorumluluğu (TMK 641)
- Mirasın Resmî Tasfiyesi: Usul ve Sonuçları (TMK 632 vd.)
- Resmî Defter Tutma ve Deftere Göre Kabul
- Kamu Alacakları (Vergi/SGK) Karşısında Mirasçıların Sorumluluğu
- Miras Payının Haczi ve Mirasçının Kişisel Alacaklıları (TMK 648 + İİK)
- Miras Hukuku Rehberi
- Mirasın Reddi: Gerçek Ret ve Hükmen Ret (Borca Batık Tereke)
- Miras Bırakanın Alacaklarının Mirasçılarca Tahsili
- Banka Mevduatı, Ortak Hesap ve Mirasçıların Erişimi
- Mirasçılık Belgesinin (Veraset İlamı) İptali
- Elbirliği Mülkiyetinden Paylı Mülkiyete Geçiş (TMK 644)
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki 24 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Alacaklı hangi belgeleri hazırlamalı?
Alacağı gösteren belge, vefat belgesi ve mirasçıları gösteren nüfus kayıtları hazırlanmalıdır. Mirasçılık belgesi de talep edilebilir.
Mirasçılar belli değilse takip nasıl yapılır?
Nüfus kayıtları araştırılır. Gerekirse tereke temsilcisi atanması veya kayyım tayini istenebilir.
Alacaklı terekenin tespitini isteyebilir mi?
Menfaati bulunan alacaklı, terekenin korunmasına yönelik önlemlerin alınmasını talep edebilir.
Resmî defterde alacak bildirimi nasıl yapılır?
İlanda gösterilen süre içinde alacak ve dayanağı bildirilir. Süresinde bildirilmeyen alacaklar bakımından sonuçlar doğar.
Mirasçının kişisel malına ne zaman gidilebilir?
Miras kabul edilmişse sorumluluk kişisel mal varlığına yönelir. Ret veya deftere göre kabul hâlinde bu sonuç sınırlanır.
Alacaklı ortaklığın giderilmesini isteyebilir mi?
Borçlu mirasçının payının belirlenmesi bakımından kanunda öngörülen yollara başvurulabilir.


