Sıra Cetveline Şikâyet ile İtiraz Arasındaki Fark
29 Haziran 2026

Sıra Cetveline Şikâyet ile İtiraz Arasındaki Fark

Bir borçlunun malı satıldığında elde edilen para, tüm alacaklılara yetmiyorsa kim önce, ne kadar alacak? Bu sorunun cevabı sıra cetvelidir. İcra müdürlüğü, satıştan gelen parayı alacaklılar arasında kanuni sıraya göre dağıtmak için bir cetvel düzenler. Cetvele itirazınız varsa, tebliğden itibaren 7 gün içinde harekete geçmelisiniz.

Sıra cetvelinde hakkınız gözetilmedi mi?

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Sıra Cetveli Ne Zaman Düzenlenir?

Sıra cetveli, aynı borçluya karşı birden fazla alacaklının takip yaptığı ve satıştan elde edilen paranın tüm alacakları karşılamaya yetmediği durumlarda düzenlenir. İcra ve İflas Kanunu m.140, satış tutarının alacaklılara dağıtımını düzenler; para herkese yetiyorsa cetvel yapılmaz, herkes alacağını alır.

Cetvel, alacakların türüne ve kanuni önceliğine göre bir sıralama içerir. Rehinli alacaklar, bazı kamu alacakları ve işçi alacakları gibi imtiyazlı kalemler öncelik taşır; adi alacaklar ise garameten (oranlı) pay alır.

İki Farklı İtiraz: Sıraya mı, Esasa mı?

Sıra cetveline yönelik iki ayrı yol vardır ve karıştırılmamalıdır:

1. Sıraya itiraz (şikâyet): Bir alacağın cetveldeki sırasının yanlış belirlendiğini düşünüyorsanız, bu bir sıra şikâyetidir ve icra mahkemesinde ileri sürülür.

2. Alacağın esasına itiraz: Başka bir alacaklının alacağının gerçekte var olmadığını veya miktarının yanlış olduğunu iddia ediyorsanız, İİK m.142 uyarınca cetvel suretinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde, takibin yapıldığı yer mahkemesinde ilgili alacaklı aleyhine dava açmanız gerekir.

Ayrımın Kanuni Dayanağı Tek Bir Cümlededir

Şikâyet ile itiraz arasındaki fark doktrinden değil, doğrudan kanun metninden doğar.

İİK m.142 şöyle der: cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı, takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir. Dava basit yargılama usulüyle görülür.

Ve ayrımı kuran cümle şudur: “İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arzolunur.”

Buradan çıkan ölçüt nettir: iddianız alacağın esasına veya miktarına ilişkinse genel mahkemede dava; yalnızca sıraya ilişkinse icra mahkemesine şikâyet.

Başlık değil içerik belirler: dilekçenize “sıra cetveline itiraz” yazmanız yolu belirlemez; ileri sürdüğünüz iddianın niteliği belirler.

Sürecin başlangıcı da kanunda gösterilmiştir: sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından ilgililere tebliğ edilir; yedi günlük süre bu tebliğden işler.

Borçlu Davalı Gösterilemez

İtiraz davasında en sık yapılan usul hatası budur ve dosyanın bir kısmının reddine yol açar.

Kural: sıra cetveline itiraz davasında takip borçlusunun alacaklı sıfatı bulunmadığından ve kendisine pay ayrılmadığından davalı sıfatı bulunmamaktadır.

Yargıtay’ın somut değerlendirmesi: davacının borçluyu da hasım olarak gösterdiği bir olayda, mahkemece borçlu ile ilgili davanın pasif husumet sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmemesi doğru bulunmamıştır.

Peki kim davalıdır? Kanun “alakadarlar aleyhine” der. Pratikte davalı, payınızı azaltan, sizden önce sıraya giren veya sizin yerinize pay alan alacaklılardır.

Davanın özü de bunu gerektirir: bu davalar, davalı alacaklı ile dava dışı olması gereken borçlu arasında alacağın muvazaalı oluşturulduğu ve davacı alacaklıdan mal kaçırma amacı güdüldüğü iddiasına dayanır.

Benzer iddianın farklı yolu: borçlunun malvarlığını azaltan işlemlerine karşı ayrıca tasarrufun iptali yolu vardır: tasarrufun iptali davası: borçlunun mal kaçırmasına karşı (İİK 277-284).

Dava Açılınca Para Bekler — Bir İstisna Dışında

İtirazın en görünür sonucu, paranın dağıtılmasının durmasıdır. Ancak kanun bunun için bir çıkış yolu öngörmüştür.

Genel kural: itiraz davası açılması, sıra cetveline göre yapılacak paylaştırma işlemlerini durdurur. Mahkeme kararı kesinleşmeden, cetvelin ilgili kısmı esas alınarak ödeme yapılması mümkün değildir.

Bunun sebebi şudur: sıra cetvelinin kesinleşmesi, alacaklılara ödeme yapılabilmesinin ön koşuludur; kesinleşmeyen bir cetvele dayanılarak paylaştırma yapılamaz.

İstisna — teminat mektubuyla tahsil: sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir.

Bu, dava sürerken parasının kilitlenmesini istemeyen alacaklı için doğrudan bir çözümdür ve 2003 yılında kanuna eklenmiştir.

Teminat Mektubunun İçeriği: İki Zorunlu Taahhüt

Her teminat mektubu bu amaçla kabul edilmez; kanun içeriğini belirlemiştir.

Mektup “kesin ve süresiz” olmalıdır. Süreli veya şarta bağlı mektuplar bu hükmün amacını karşılamaz.

Birinci taahhüt — tahsil edilen tutar. Alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblâğın, kısmen veya tamamen icra dosyasına iadesinin gerekmesi hâlinde ödeneceği taahhüt edilmelidir.

İkinci taahhüt — faiz. Bu meblâğın iade tarihine kadar geçecek süreye ait faizinin de ödeneceği taahhüt edilmelidir. Yani banka yalnızca anaparayı değil, bekleme süresinin faizini de garanti eder.

Ödeme şekli: her ikisi de icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenir. Bankanın ayrıca inceleme yapması veya itiraz etmesi öngörülmemiştir.

Tutarı kim belirler? Teminat mektubuyla garanti edilecek miktar icra dairesince belirlenir; alacaklının kendi hesabı esas alınmaz.

Şikâyet Kabul Edilirse Ne Olur?

İki yolun sonuçları da birbirinden farklıdır; bu, yol seçiminin ikinci boyutudur.

Şikâyet haklı bulunursa: icra mahkemesi icra müdürlüğünün işlem veya kararını iptal eder ve gerekirse sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesini emreder.

Şikâyet reddedilirse: cetvel kesinleşir ve paylaştırma işlemi devam eder.

Fark şuradadır: şikâyet cetvelin kendisini hedef alır ve kabulü hâlinde cetvel yeniden kurulur. İtiraz davası ise belirli bir alacaklının payını hedef alır.

Yanlış yol seçiminin bedeli: yedi günlük süre içinde doğru yol seçilmezse, para paylaştırılır ve sonradan toparlamak hem zor hem masraflı hâle gelir.

Hangi alacaklıların aynı paraya yöneldiği ve iştirak şartları için hacze iştirak: aynı mala birden fazla alacaklı yönelirse (İİK 100-101); payını alamayan alacaklının elindeki belge için aciz vesikası (İİK 143): sonuçları ve 20 yıllık zamanaşımı sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Cetvel Elinize Geçtiğinde: Üç Adımlık Kontrol

Yedi günlük süre kısa olduğundan, cetvel tebliğ edildiğinde sıralı bir okuma yapmak gerekir.

1. Tebliğ tarihini kaydedin. Süre, cetvel suretinin size tebliğ edildiği tarihten işler; icra dairesinin cetveli düzenlediği tarih değil.

2. İtirazınızın konusunu belirleyin. Bir alacaklının sırası mı yanlış, yoksa alacağının varlığı veya miktarı mı tartışmalı? Yol bu cevaba göre ayrılır.

3. Hedef alacaklıyı tespit edin. Dava yoluna gidecekseniz, payınızı azaltan alacaklıyı doğru belirlemek gerekir; borçlu bu davanın tarafı değildir.

Her ikisi birden gerekiyorsa: hem sıraya hem esasa yönelik iddialarınız varsa, her biri kendi merciine yöneltilmelidir. Tek dilekçeyle iki farklı mercii kapsamak mümkün değildir.

Kararsız kalınan hâllerde: iddianın ağırlık merkezine bakılır. “Bu alacak hiç yok” demek esasa; “bu alacak var ama benden önce gelmemeli” demek sıraya ilişkindir.

Sık Yapılan Dört Hata

Uygulamada hak kaybı çoğunlukla aynı hatalardan doğar.

1. Yanlış mercie başvurmak. Esasa ilişkin iddiayı icra mahkemesine şikâyet olarak sunmak veya sıraya ilişkin iddia için genel mahkemede dava açmak. Yedi gün bu arada tükenir.

2. Borçluyu davalı göstermek. Borçlunun pasif husumet sıfatı bulunmadığından, dava onun yönünden reddedilir.

3. Süreyi ilandan saymak. Haciz yoluyla takipte ölçüt tebliğdir; ilan esasına göre hesap yapmak iflas rejimine aittir.

4. Parayı beklemekle vakit kaybetmek. Dava süresince ödeme durur; oysa teminat mektubu ibraz ederek payı tahsil etmek mümkündür.

Ve bir hatırlatma: süre içinde hiçbir başvuru yapılmazsa sıra cetveli kesinleşir; kesinleşen cetvele karşı sonradan itiraz edilemez.

Haciz mi İflas mı? Süre ve Başlangıç Değişiyor

Aynı isimle anılan iki cetvel, süre rejimi bakımından farklıdır ve bu ayrım hak kaybına yol açabilir.

Haciz yoluyla takipte: süre, sıra cetveli suretinin tebliğinden başlar ve yedi gündür.

İflasta: süre tebliğ değil, ilan esas alınarak işler ve on beş gündür.

İki fark birlikte önem taşır: hem sürenin uzunluğu hem de başlangıç anı değişir. İflasta tebligat beklemek süre kaybına yol açar; ilanın takip edilmesi gerekir.

Bu nedenle ilk yapılacak iş dosyanın türünü netleştirmektir: haciz yoluyla takip mi, iflas tasfiyesi mi?

İflas tarafının ayrıntısı için iflasta sıra cetveli ve sıra cetveline itiraz davası (İİK 235); haciz yolundaki itiraz davasının usulü için sıra cetveline itiraz süresi ve itiraz davası (İİK 142) sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Sıra Cetveline Giden Süreç

Sıra cetveli, satış bedelinin dağıtımı aşamasında düzenlenir. Bu nedenle önceki aşamalardaki işlemler cetvelin içeriğini doğrudan belirler.

Paraya çevirme ve dağıtım
KonuKuralDayanak
Satış istemeAlacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilirİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkarİİK m.110
Kıymet takdiriRapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilirİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin retİİK m.128/a
Rızaen satışBorçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilirİİK m.111/a
Elektronik artırmaAçık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürerİİK m.111/b
İlanArtırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilirİİK m.114
İhale bedeliBedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenirİİK m.118

Sekizinci satır, dağıtım aşamasına geçişin şartıdır: ihale bedelinin yatırılmasıyla paylaştırılacak para dosyaya girer ve birden çok alacaklı varsa sıra cetveli düzenlenir.

Şikâyet ile itirazın konusu farklıdır. Cetveldeki sıraya, yani alacakların hangi öncelikle yerleştirildiğine yönelik başvuru şikâyet yoluyla; bir alacağın esasına, yani gerçekte var olup olmadığına veya tutarına yönelik başvuru ise dava yoluyla ileri sürülür. Başvurunun niteliği yanlış belirlendiğinde talep esasa girilmeden reddedilir; bu nedenle dilekçede itirazın hangi hususa yöneldiği açıkça yazılmalıdır.

Başvuru Sürecinde Denetlenecekler

Cetvele karşı başvuruda dikkat edilmesi gereken hususlar sınırlı sayıdadır.

Denetim listesi
KonuNe kontrol edilir
TebliğCetvelin ilgililere tebliğ tarihi
SüreBaşvuru süresinin hesaplanması
NitelikSıraya mı esasa mı itiraz edildiği
MerciŞikâyette icra mahkemesi, davada görevli mahkeme
TarafBaşvurunun kime karşı yöneltileceği
AlacakKendi alacağının sırası ve tutarı
Karşı alacakİtiraz edilen alacağın dayanağı
ParaDağıtımın bekletilmesi ve teminat

Beşinci satır, en sık yapılan usul hatasını önler: cetvele karşı başvuruda borçlu davalı olarak gösterilmez; uyuşmazlık, alacaklılar arasındadır. Bu husus taraf teşkilinde belirleyicidir.

Sıra için alacakların sırası rehberimize bakabilirsiniz.

Cetvelin Düzenlenmesi ve İçeriği

Sıra cetveli, birden çok alacaklının bulunduğu dosyalarda dağıtımın esasını oluşturur.

Cetvel içeriği
Unsurİçerik
Satış bedeliParaya çevrilen tutar
MasraflarÖncelikle karşılanan giderler
Rehinli alacakRehin bedelinden öncelikli karşılanma
İmtiyazlı alacakKanuni sıraya göre yerleştirme (İİK m.206)
Adi alacakKalan bedelin oransal paylaşımı
FaizFaiz kalemlerinin dikkate alınması
PayHer alacaklıya düşen tutar
İlanCetvelin ilgililere bildirilmesi

Beşinci satır, adi alacaklıların gerçek durumunu gösterir: öncelikli kalemler karşılandıktan sonra kalan bedel alacakları oranında paylaştırılır. Bu nedenle adi alacaklının tahsilat beklentisi genellikle düşüktür.

Dava açılınca para bekletilir. Cetvele karşı dava açılması hâlinde, uyuşmazlığa konu paya ilişkin dağıtım kural olarak davanın sonuna kadar bekletilir. Bu nedenle başvurunun süresinde yapılması yalnızca hakkın korunması bakımından değil, paranın dağıtılmasının önlenmesi bakımından da önemlidir.

Teminat ile Dağıtımın Devamı

Cetvele karşı dava açılmasına rağmen dağıtımın sürmesi istisnai hâllerde mümkündür.

İstisna ve teminat
KonuDeğerlendirme
KuralUyuşmazlık konusu payın bekletilmesi
İstisnaTeminat gösterilmesi hâlinde ödeme yapılabilmesi
Teminat türüBanka teminat mektubu veya nakit
İçerikTeminatın kapsamı ve süresi
TalepTeminat karşılığı ödeme talebinin yapılması
Kararİcra dairesinin veya mahkemenin değerlendirmesi
SonuçDavanın sonucuna göre teminatın akıbeti
BelgeTeminat belgesinin dosyada saklanması

Dördüncü satır, teminatın işlevini belirler: teminat mektubunun kapsamı ve süresi, davanın muhtemel sonucunu karşılayacak nitelikte olmalıdır. Süresi dolan bir teminat, uyuşmazlık sürerken korumasız bir durum doğurur.

Başvurunun niteliği baştan belirlenmelidir. Sıraya yönelik başvuru şikâyet, esasa yönelik başvuru ise dava yoluyla ileri sürülür. Yanlış yolun seçilmesi hâlinde talep esasa girilmeden reddedilir ve süre kaçırılmış olur. Bu nedenle dilekçede itirazın hangi hususa yöneldiği açıkça belirtilmelidir.

Alacaklı Bakımından İzleme

Birden çok alacaklının bulunduğu dosyalarda süreç yakından izlenmelidir.

İzleme listesi
Adımİçerik
SatışSatışın tamamlanması ve bedelin yatırılması (İİK m.118)
CetvelSıra cetvelinin düzenlenmesi
TebliğCetvelin ilgililere bildirilmesi
İncelemeKendi alacağının sırası ve tutarı
Karşı alacakDiğer alacaklıların dayanaklarının incelenmesi
BaşvuruŞikâyet veya dava yolunun seçilmesi
SüreBaşvuru süresinin kaçırılmaması
DağıtımPaylaştırmanın takibi

Beşinci satır, itirazın dayanağını oluşturur: diğer alacaklıların hangi belgeye dayandığı ve alacaklarının hangi sıraya yazıldığı incelenmeden, kendi payının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı anlaşılamaz.

Cetvel kesinleşirse düzeltilemez. Süresinde başvurulmayan sıra cetveli kesinleşir; alacağın sırası ve tutarı sonradan değiştirilemez. Bu nedenle cetvelin tebliğ tarihi kaydedilmeli ve inceleme gecikmeden yapılmalıdır. İnceleme için gereken bilgi ve belgeler icra dosyasından talep edilebilir.

Cetvel Dışında Kalan Alacaklar

Sıra cetveline girmeyen veya sonradan ortaya çıkan alacaklar ayrı değerlendirilir.

Özel durumlar
KonuDeğerlendirme
Geç hacizSatıştan sonra konulan hacizlerin durumu
KatılmaHacze iştirak imkânı
Rehinli alacakRehin bedelinden öncelikli karşılanma
İmtiyazKanuni sıradaki alacaklar (İİK m.206)
MasrafÖncelikle karşılanan giderler
Aciz belgesiKarşılanmayan alacak için belge
Yeni takipKalan alacak için takibe devam
SüreBaşvuru sürelerinin izlenmesi

İkinci satır, alacaklılar arasındaki yarışın kritik noktasıdır: hacze iştirak şartlarının bulunması hâlinde sonradan gelen alacaklı da dağıtımdan pay alabilir. Bu şartların bulunup bulunmadığı cetvel incelenirken denetlenmelidir.

Cetvel yalnızca o dosyadaki parayı dağıtır. Sıra cetveli, satıştan elde edilen bedelin paylaştırılmasına ilişkindir; alacağın tamamının karşılanmaması hâlinde kalan kısım için takip imkânları saklıdır. Bu nedenle dağıtımdan sonra dosyanın kapatılmaması ve kalan alacak için sürecin sürdürülmesi gerekir.

Cetvel Öncesi Hazırlık

Satış tamamlanmadan önce yapılacak hazırlık, cetveldeki konumu belirler.

Hazırlık listesi
Konuİçerik
Haciz tarihiKendi haczinin tarihi ve sırası
BelgeAlacağın dayanağının dosyada bulunması
FaizFaiz hesabının güncellenmesi
MasrafYapılan masrafların dosyaya bildirilmesi
İştirakHacze iştirak şartlarının değerlendirilmesi
RehinVarsa rehin hakkının bildirilmesi
İmtiyazİmtiyazlı alacak iddiasının gerekçelendirilmesi
TakipSatış sürecinin izlenmesi

Beşinci satır, alacaklılar arasındaki yarışta belirleyicidir: hacze iştirak şartlarının bulunması hâlinde sonradan gelen alacaklı da aynı sırada pay alabilir. Bu şartların değerlendirilmesi cetvel öncesinde yapılmalıdır.

Sıra, haciz tarihine göre belirlenir. Aynı nitelikteki alacaklar arasında sıra, kural olarak haczin konulduğu tarihe göre oluşur. Bu nedenle haciz talebinin gecikmeden yapılması, yalnızca malın korunması bakımından değil dağıtımdaki sıra bakımından da önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Şikâyet ile itiraz ayrımının kanuni dayanağı nedir?

İİK m.142’nin son cümlesi: “İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arzolunur.” Esas ve miktara ilişkin iddialar genel mahkemede dava, yalnız sıraya ilişkin iddialar icra mahkemesinde şikâyet konusudur.

Dava kime karşı açılır, borçlu davalı olur mu?

Borçlu davalı gösterilemez: takip borçlusunun alacaklı sıfatı bulunmadığından ve kendisine pay ayrılmadığından davalı sıfatı yoktur. Davalı, payınızı azaltan veya sizin yerinize pay alan alacaklılardır.

Dava açılınca para dağıtılır mı?

Kural olarak hayır. İtiraz davası açılması paylaştırma işlemlerini durdurur; mahkeme kararı kesinleşmeden cetvelin ilgili kısmına dayanılarak ödeme yapılamaz. Sıra cetvelinin kesinleşmesi ödemenin ön koşuludur.

Dava sürerken payımı tahsil edebilir miyim?

Evet. Sıra cetvelinde hak sahibi görünen alacaklı, bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir.

Teminat mektubunda ne yazmalı?

İki taahhüt: tahsil edilen meblâğın kısmen veya tamamen iadesi gerekirse ödeneceği ve bu meblâğın iade tarihine kadar geçecek süreye ait faizinin de ödeneceği. Her ikisi de icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenir. Tutar icra dairesince belirlenir.

Şikâyet kabul edilirse ne olur?

İcra mahkemesi icra müdürlüğünün işlem veya kararını iptal eder ve gerekirse sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesini emreder. Şikâyet reddedilirse cetvel kesinleşir ve paylaştırma devam eder.

İflasta süre de yedi gün müdür?

Hayır. Haciz yoluyla takipte süre cetvel suretinin tebliğinden başlar ve yedi gündür; iflasta ise süre tebliğ değil ilan esas alınarak işler ve on beş gündür.

Sıra cetveline kaç gün içinde itiraz edilir?

Sıra cetveli suretinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilmelidir (İİK m.142). Bu süre hak düşürücüdür.

Sıra cetveline itiraz nereye yapılır?

Alacağın esasına ilişkin itiraz, takibin yapıldığı yer mahkemesinde ilgili alacaklı aleyhine dava açılarak yapılır. Sıraya ilişkin şikâyet ise icra mahkemesine sunulur.

Hangi alacaklar öncelikli sırada yer alır?

Rehinli alacaklar, belirli işçi alacakları ve bazı kamu alacakları imtiyazlı sıralarda yer alır. Adi (imtiyazsız) alacaklar genellikle son sırada garameten paylaşılır.

Para tüm alacaklara yetiyorsa cetvel yapılır mı?

Hayır. Satıştan elde edilen para tüm alacakları karşılamaya yetiyorsa sıra cetveli düzenlenmez; her alacaklı alacağını tahsil eder.

Sıra şikâyeti ile esasa itiraz arasındaki fark nedir?

Sıra şikâyeti, alacağın cetveldeki sırasının yanlışlığına ilişkindir ve icra mahkemesinde görülür. Esasa itiraz ise başka bir alacağın varlığını veya miktarını hedef alır ve genel mahkemede dava ile ileri sürülür.

İtiraz süresini kaçırırsam ne olur?

7 günlük süreyi kaçırırsanız sıra cetveli kesinleşir ve dağıtım cetvele göre yapılır; sonradan itiraz hakkınız düşer.

Garameten Paylaşım Nasıl Hesaplanır?

Aynı sırada yer alan ve imtiyazı olmayan adi alacaklılar, satıştan kalan parayı alacakları oranında (garameten) paylaşır. Örneğin satıştan 100.000 TL kaldıysa ve iki adi alacaklının alacakları 60.000 TL ile 40.000 TL ise, para 60-40 oranında bölüşülür. İmtiyazlı alacaklar (rehinli alacak, belirli işçi alacakları, bazı kamu alacakları) ise kendi sıralarında öncelikle ödenir; ancak imtiyaz tamamen ödendikten sonra arta kalan, adi alacaklılara dağıtılır.

Bu nedenle sıra cetvelinde bir alacağın hangi sıraya konulduğu, ne kadar tahsilat yapılacağını doğrudan etkiler. Yanlış sıralama, hak kaybına yol açabileceği için itiraz hakkı önemlidir.

Sıra Cetveline İtirazda İspat ve Bilirkişi

Alacağın esasına itiraz davasında, itiraz eden alacaklı, hedef aldığı alacağın gerçekte var olmadığını veya miktarının yanlış olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. Uygulamada bu davalar, borçlunun ticari defterleri, fatura ve banka kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesiyle yürütülür. Sıra şikâyetinde ise inceleme, alacağın kanuni sırasının doğru belirlenip belirlenmediğine odaklanır.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

İflasta Sıra Cetveli ile Farkı

Bireysel (cüz’i) icrada sıra cetveli, satılan belirli bir malın parasının dağıtımına ilişkindir. İflasta ise tüm malvarlığı tasfiye edilir ve İİK m.206’daki alacak sıralarına göre bir iflas sıra cetveli düzenlenir. İflas sıra cetvelinde işçi alacakları, nafaka alacakları gibi imtiyazlı kalemler belirli sıralarda korunur. Her iki durumda da cetvele itiraz, hak kaybını önlemek için süresinde yapılmalıdır.

Sıra cetveline itiraz veya alacak tahsilinde uzman desteği mi arıyorsunuz?

Hukukçular Evi yanınızda.

Post by Av. Fatma Öztürk